Gönderen Konu: Yazı Dizisi Türk Tarihi ve Kültürü  (Okunma sayısı 8151 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Binbaşı
  • *
  • İleti: 177
    • Profili Görüntüle
iskitler Türk Mü ? - Avrupa Hunları
« Yanıtla #60 : 09 Eylül 2017, 14:27:23 »
(aç/kapa)
iskitler Türk Mü ?
Evet arkadaşlar en çok tartışılan ve genelde cevaplardan pek tatmin olunmayan bir soru. Öncelikle iskitlerden bahsedelim. iskitler bir halk değil bir halklar konfederasyonudur. Pek çok milletten kişilerin katılarak oluşturduğu bu konfederasyonda çoğunlukla irani Uluslar, Tötonik Uluslar ve Sakalar olarak bilinen Türkler vardır. iskitler hakkında Antik Çağlarda yazılan şeyler genelde çok kısıtlıdır, dillerinin irani, Türki ve bazı antik Roma yazarlarınca Tötonik bir dil olduğu hakkında görüşler vardır. Avrupa Hunlarından'da Romalı Tarihçiler, iskit olarak bahsederler ve günümüzde Ağaçeri Türkmenleri olarak bildiğimiz topluluk. iskit daha doğrusu Hun kökenlidir [1][2]. (Eğer ilgi gelirse Hun konusunu açabilirim). Bu topluluktan eski yunanda Agatzeri olarak bahsedilir. O dönem ki Ağaçerileri, bu gün olduğu gibi ormancılıkla uğraşıyorlardı hatta Ağaçerilerin tarihi yolculuklarına bakıldığı takdirde nasıl Türkmenleştikleri görülebilir [3].
 iskitler az önce de bahsettiğim gibi içlerinde Türki, Farsi, Tötonik pek çok ulusu barındırıyordu. Hatta Pontus Steplerinde (Kırım Steplerinde) yaşayan göçebe ulusların çoğuna iskit deniyordu. Aynı şekilde iran'ın kuzeyinde yaşayan iskitlerde vardı. iskitlerle alakalı olarak Sarmat olarak bilinen bir ulustan bahsetmeliyiz bu ulus, iskitlerin daha güneyinde yaşayan ve günümüz Laz, Bazı Çerkes ve Gürcü Boyları, Yine irani Kavimler ve Türkleri içinde barındıran bir başka konfederasyondu [4]. Bizim Atalarımız şu an Türkçe denilen dilin köknini oluşturan Ön Türkçe'yi (Belki daha da eski bir Türkçeyi) konuşan, daha sonraki zamanlarda daha doğuya göç ederek birlik olacak Sakalardı. Günümüzde Saha Türkleri dediğimiz Türk boyunun, Yakutistan'da yaşadığını (Zaten Yakutlarla, Sahalar aynı halktır) biliyoruz. Turan Şahı, Efrasiyab'ı yani Alp Er Tunga'yı bilirsiniz, Divan-ü Lügat-it Türk'te adı geçen bu kişi bir Türk hakanıdır ve iranlılara karşı verdiği savaşlarla bilinir [5]. Hatta Selçuklular gibi pek çok Türk hanedanı soyunu Alp Er Tunga'ya dayandırmıştır. Kısaca yukarıda anlattıklarım dolayısı ile iskit kavminin içinde Saka adı ile anılan Türklerin olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında iskitler yoğun oranda Fars ve Töton halklarını da içinde barındıran bir boylar konfederasyonuydu.

Avrupa Hunları
Öncelikle Avrupa Hunları'ndan bahsetmeden evvel kısaca Asya Hunları ve hakimiyeti altındaki Türklerden bahsedeyim. Asya Hunları'nın kurucu hanedanının bir iskit hanedanı olduğu düşünülür. Bu arada Hunlar döneminde Türkler ilk defa farklı boylara ayrılmıştır. Bu boylarsan en bilineni Oğuz Türklerinin atası Ting-Lingler ve Kırgızların atası Kırkızlardır. Hunlar Mete Han döneminde zirve yapmış ancak zaman geçtikçe kabiliyetsiz liderler çıkmaya başlamış ve devleti Çin'e bağlı bir ekonomi ile yönetmeye başlamışlardır. Taa ki Ho-Han-Yeh, Çin'e bağlanmayı önerene kadar. Ho-Han-Yeh'in kardeşi Çi-Çi karşı çıkmış ve devlet ikiye bölünmüştür. Ho-Han-Yeh'in yönettiği taraf Çin'e bağlanmış, Çi-Çi'nin yönettiği taraf ise bir süre bağımsız kalmış ardından Çin tarafından ilhak edilmiştir. Hunları asıl dünya tarihinde önemli kılan şey ise Avrupa akınlarıdır. Hun efsaneleri, içlerinden birinin bir geyiği kovalarken, bir atsineği tarafından güdülen bir koyun gördüğünü ve oralarda bir çobanın kendisine Avrupa'yı anlattıgını söyler [6]. Romalı Tarihçiler, Hunlardan iskit Prensleri şeklinde bahseder ve Balamir hakkında kaynaklar olan ilk liderleridir bunu yanında Balamir'den önce başka Hun hükümdarları da vardır hatta bunlardan birinin ismi Boks'tur.Avrupa Hunları'nın iskit kökenli olduğundan bahseden Romalılar, Agatzeri olarak geçen Ağaçerilerin bir Hun boyu olduğunu kaydetmiştir. Ağaçerileri, Doğu Roma adına savaşıyorlar ve bazıları Anadolu'ya kadar geliyordu. Hunların akınlarını tanrıların cezalandırması olarka gören Roma halkı yavaş yavaş tekrar eski putperest dinlerine dönüyorlar ve tanrılara kurban sunuyorlardı. Romalılar, Hunlardan kısa boylu, çok kıllı, kafkas tipli, sakalları çıkmasın diye çocukken yüzlerini bıçaklarla kesen bir kavim olarak bahsederler fakat burada bazı abartılar olduğu bellidir [7]. Öncelikle Hunların kafkas tipli olarak geçmelerinden, Batılı kavimlerle karışmalarının bir kanıtı olarak bahsedebiliriz. Çünkü Asya Hunları Evenki-Mongoli bir tipe sahipti (Genellikle badem göz, seyrek vücut kılı, renkli göz, özellikle yeşil. Uzun veya orta boy) Ancak Attila'nın yani Avrupa Hunlarının efsanevi liderinin kısa boylu, güneşten yanmış ve bronzlaşmış bir tene sahip, çok hafif çekik gözlü, kafkas fenotipli birisi olduğu biliniyor [8]. Avrupa Hunlarının toprakları genel olarak Almanya, Kırım arasında yayılmış olarak bilinse de bir Romalı tarihçi yazısında kadim Hun topraklarının İberya'dan Doğu Avrupa'ya uzandığını yazıyor. Attila tahtı bir süre kardeşi Bleda ile beraber yönetmiştir. Yine eski Latin ve Yunan kaynaklarından bunun daha önce de Hunlar arasında gerçekleşmiş bir yönetim sistemi olduğunu, daha önce de defalarca iki Han tarafından yönetildiğini biliyoruz. Attila'nın kardeşini öldürmesi ile ilgili olarak ise pek çok farklı tahmin vardır bunlardan en çok rağbet göreni taht kavgasıdır fakat, kurban edilme ihtimali de vardır.  Romalı tarihçiler Hunların kökeni hakkında pek fazla yorum yapmamışlar ancak sonraki Latin kaynakları onların kesin bir biçimde Türk olduklarını söylemiştir. Bunun yanında bazı Romalılar onları Avar olarak adlandırmıştır. Bunun sebebi Hunlar ile aynı kültüre sahip Avarların, Avrupa'ya gelmesidir. Dönemin Hristiyan alemi ise, Hunlardan bazen Nemrut'un çocukları bazen de Gog-Magog olarak bahsediyor, Attila'yı ise deccal olarak görüyorlardı. Attila, Avrupa'ya çok uzun süre korku salmıştır. Hatta Aquilia Şehri Kuşatması da çok ünlüdür. Hunların tüm saldırılarını savuşturan bir kumandan surlara heykeller koymak yolu ile Hunları kandırıp halkı şehirden çıkartmıştır. Hunlar şehre saldırınca içeride kimsenin olmadığını görerek şehri yıkmışlardır. Papa gelip Attila'nın ayaklarına kapanmıştır. Ancak evlilik gecesi gerdekte zehirlenerek öldürülen Attila, Hunları bir karanlığa terk etmiştir. Hunlar Avrupa'da bir daha kudretleriyle anılmamışlardır.   



[1] Dr. İsmail Engin, Tahtacılar, Tahtacı Kimliğine ve Demografisine Giriş, Ant Yayınları, 1998.

[2],[3],[6],[7],[8] William Herbert, Attila,2011 (Priscus ve diğer Romalı Tarihçilerin yazılarını içerir Hunlar ile ilgili bence en sağlam kaynaklardandır çünkü bizzat o dönemde yaşamış kişilerin yazdıklarını içerir)

[4] Ana Britannica, 1987

[5] Divan-ü Lügat-it Türk, (Bende Fuat Bozkurt'un derlediği bir kopyası var)

[9] Wright, David Curtis (2011). The history of China.

 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.