Gönderen Konu: KAŞİFLER ALEMİ - BALBOA  (Okunma sayısı 374 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Galileo Galilei

  • Teğmen
  • *
  • İleti: 19
    • Profili Görüntüle
KAŞİFLER ALEMİ - BALBOA
« : 03 Nisan 2018, 21:48:40 »
BÜYÜK OKYANUSA İLK DEFA AYAĞINI ATAN AVRUPALI
B A L B O A

Vasco Núñez de Balboa

Kristof Kolomb'tan sonra yeni bulunan kıt'aya doğru Avrupanın batısından birçok seyyahlar yola çıktı. Bunlardan biri, Balboa 1513 Eylülünün 25 inde Dorian berzahının öbür ucunda Büyük Okyanus kıyısına varmıştı. Bu mühim bir hadise idi. Daha evvel hiçbir Avrupalı bu denizi görmemişti. Bu cihetle Vasco Núñez de Balboa  bu engin denizi görünce şaşırmış kalmış, yere diz çökerek bu nimeti kendisine bahş ettiği için Tanrıya hamdetmişti.

Balboa Orta Amerikanın doğu kıyısına geldiği vakit oradaki yerlilerden bu karaların batısında büyük bir deniz uzandığını öğrenmiş ve berzahı geçerek bu denize varmıştı. Berzah 50 kilometre genişliğinde olmakla beraber içinden geçilmesi kolay bir yer değildi. Arazi dağlıktı ve sık ormanlarla kaplı idi. O tarihlerde yeni arazi keşfine çıkan İspanyolların fena bir adeti vardı: kimseye bir zararları olmayan ve silahları olmayan yerlileri vahşi ve zararlı hayvanlar imiş gibi avlarlar ve öldürürler, neleri var neleri yoksa ellerinden alırlardı: Balboa da bunlar gibi idi. Bu cihetle önüne çıkan yerlilere karşı pek şiddetli davranıyor, üzerine azgın köpekler gibi saldırıyordu.
Bu kadar gaddar olan İspanyollar aynı zamanda çok dindar idiler. Bu deniz kıyısına varan Balboa'nın ilk işi arkadaşlarını toplamak ve bir ağızdan ilahiler okuyarak Tanrı'ya dua etmek olmuştu.
Balboa gördükleri suyun deniz olduğuna kanaat getirmek için kıyıda diz çökmüş ve bu sudan içtiği gibi arkadaşlarına da tattırmıştı. Balboa bu denize İspanya kralı namına sahip çıkıyor ve yanında getirdiği bir notere bir mazbata yazdırarak yanındakilerin hepsine imzalatıyordu.
Vasco Núñez de Balboa 1475 de İspanyada Badajoz civarında bir şatoda doğmuştu. O zaman Osmanlı Sultanlığının İstanbulu fethinden evvelki devirlerine tesadüf eder. Balboa kendisine kalan serveti hovardalıklarla yemiş bitirmiş ve daha birçok münasebetli münsaebetsiz hareketlerde bulunmuş, hasılı artık İspanyada tutunamıyacak hale gelmiş, ne kadar parası varsa alarak şimdi Haiti o devirlerde Hispaniola denilen adada yerleşmişti. Fakat orada da az zaman içinde kumarda ve zevk ve eğlencelerde paralarını bitiriyor, alacaklılarının elinden nasıl kurtulabileceğini düşünüp duruyordu. Limanda bir sefere çıkmak üzere hazırlanan bir gemi vardı.: Balboa bu gemiye yüklenecek bir fıçının içinde saklanmış ve gemi denize açıldıktan iki gün sonra ortaya çıkmıştı. Gemini kaptanı Enciso bu firariyi görücne fena halde canı sıkılmıştı, çünkü o tarihlerde İspanyol kolonilerinde cari olan bir kanun mucibince bir borçlunun adadan kaçmasını kolaylaştıran kaptanlar cürüm ortağı sayılıyor ve borcun bir kısmı onun sırtına yükleniyordu, bu cihetle Kaptan ilk rastlayacakları ıssız bir adaya bu serseriyi çıkararak bu dertten kurtulmaya karar vermiş, sonra giriştikleri güç işte bu delikanlı gibi her şeyi göze aldıran atak bir gençten çok istifade edebileceklerini düşünerek bu kararını tatbikten vazgeçmişti. Birkaç gün sonra fırtınalı bir havada gemileri kayalara çarpmış, parçalanmış, içindekilerden pek azı canlarını kurtarabilmişlerdi. Ne yiyecek ne mühimmat gemiden bir şey çıkaramamışlardı. Aç ve sırılsıklam kıyı boyunda titreşen bu yabancılar üzerine yerli kabileler zehirli oklarını yağdırarak hücum etmişlerdi, Balboa da kurtulanlar arasında idi. Balboa batıda zengin bir memleket, yabancılara karşı mülayim davranan bir halk ve büyük şehirler bulunduğunu vaktile duymuş olduğunu anlatarak arkadaşlarını Berzahın öbür ucuna geçmiye teşvik ediyordu.
Fakat Balboa'nın başınagelecek daha büyük dertler vardı. Geminin kazaya uğradığı kıyı Kaptan Ensico'nun bir İspanyol kolonisi tesis etmek üzere gönderildiği yer değildidi: buralara Nicusea isminde başka bir kumandan gönderilmişti. Bunun adamlarından bir kısmı Nicusea'ya düşman olmuşlardı, bu cihetle bunlar Balboa'nın gelişinden memnun oldular. Bu sırada Balboa zengin bir yerli şehrini ele geçirmiş ve oraya Santa Maria de Antigua ismini vermişti. Nicusea ise Hispanyoladan iki imdat gemisi almıştı. Bununla beraber iki kumandan içlerinden birinin seçilmesi işini halkın reyine bırakmak üzere anlaştılar. Bu rey Balboa'nın lehine çıkmıştı. Halk azlettikleri valiyi kendisine sadık kalan on altı kişi ile çürük bir gemiye bindirerek o kıyılardan kovmaya kalkıştıkları vakit Balboa işe karışmak istememiş, böylece zavallı Nicusea ve arkadaşları boğulmuş gitmişlerdi. Balboa fıçı içinde Hispanyoladan kaçışı üzerinden daha bir sene geçmeden, Amerikada büyük bir arazinin valisi oluyordu. yerlilerin elinde pek çok altın bularak gasbetmiye başlamışlardı. Yerliler ispanyolların altına karşı gösterdikleri meyle bir mana veremiyorlardı. Bir yerli prensi Balboa'ya "Bu berzahın ötesinde bir deniz var, onun kıyılarında bir memlekette bu altınlardan istediğiniz kadar bulabilirsiniz." demişti. Bunu duyunca Balboa bu memleketin, o asırlarda zenginliği Avrupada dillere destan olan Hindistan olabileceğine hükmetmişti. Yerli prens diyordu ki: "Bu memleketin ahalisinin sizinkilerden biraz küçük amama öyle gemileri var ki direkleri altın kaplı ve yelkenleri ipek kumaştan yapılmıştır, bu adamlar altın tabaklar içinde yemek yiyorlar." demişti.



Bu sırada İspanya Kralı Balboa hakkında birçok şikayetler almış, yeni müstemlekeye bir vali göndermişti. Yeni vali şikayetleri dinlemiş, Balboa'yı kabahatli bulmuştu: Balboa yakalanıyor, sokak sokak dolaştırılıyor. Önde bir münadi:"Ey ahali... Bu adam memleketi kendi keyfine göre idare ettiği için ölüme mahkum oldu." diye bağırıyordu. Balboa'nın kafası satır ile kesilmişti. Balboa kabahati eline geçen altınları ve incileri iyice muhafaza ederek İspanya Kralına göndereceği yerde şuna buna kaptırmış olması idi.





Kaynak: Faik Sabri Duran, Kaşifler Alemi, Kanaat Kitabevi, 1944

« Son Düzenleme: 03 Nisan 2018, 21:50:30 Gönderen: neynas1010 »
 

Çevrimdışı vakanüvis

Ynt: KAŞİFLER ALEMİ - BALBOA
« Yanıtla #1 : 06 Nisan 2018, 21:08:15 »
Ilginc bir yazi tbrk*
Savaş, sonsuz yaptırım ister
-Cicero
 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.