Gönderen Konu: Runemaster Geliştirici Günlüğü 21-Devler  (Okunma sayısı 969 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı TirollüDoruk

  • Yılın Editörü
  • Sekban
  • *
  • İleti: 1992
  • Son Muhabir: Yandım Doruk
    • Profili Görüntüle
Runemaster Geliştirici Günlüğü 21-Devler
« : 04 Ağustos 2014, 16:01:12 »
((Nogrod baştan, ben sondan başladığım için 21. günlük. Ne alaka demeyin o alaka işte.))

Herkese merhaba!
Geliştirmekte olduğumuz Taktiksel RYO'muz Runemaster'ın yeni geliştirici günlüğü için hazır olduğunuzu umuyorum. Geçen Pazartesi günü neden günlük çıkmadığını merak edenleriniz için belirteyim, 25 Ağustos'a kadar geliştirici günlüklerini her iki haftada bir çıkartıp sonra haftada bir çıkartmaya geri döneceğiz.

Bugün, Jotunheimlı Devler hakkında konuşup kültürlerini, dünyalarını ve değer verdikleri şeyleri tanıyacağız. Bildiğiniz gibi Runemaster'da 6 farklı ırkımız var ve Jotunheim'da yaşayan iki tanesi Devler ve Cüceler. Aslına bakarsanız Jotunheim'ın ismi de Devlerden gelmekte, çünkü Devler kendilerini "Jotun" olarak tanıtırken "heim" da ev anlamına geliyor. Böylece Jotunheim'ın kelime anlamı da "Devlerin Evi" oluyor.

Nereden İlham Aldık?
(aç/kapa)
Dev Öfkecisi'nin temsili resmi
İskandinav Efsaneleri'nde Devleri konu alan pek çok hikaye var ve bu hikayelerle kendi yaratıcılığını birleştiren sanatçımız Aline Gladh bizim için çok ilginç ve çok da güzel devler yarattı. Yukarıda çalışmalarından bir kesit görebilirsiniz.

Efsaneler: Devlerin Yaratılışı
İlk Dev Ymir'di. O ve inek Audhumla Nifelheim'ın buzlarıyla Muspelheim'ın ateşlerinden yaratılmışlardı. Ymir hayatını büyük bir kısmını uyuyarak, gelecekte var olacak olan dünyaları ve bu dünyalarda yaşayacak olanları hayal ederek geçirdi. Ve Ymir rüyalarını gördüğü sırada Muspelheim'ın ateşleri bir kez daha ona ulaşıp terlemesini sağladı. Sol kolunun altındaki terlerden bir erkek ve bir de kadın Dev oluştu ve bunlar kendilerine "Jotun" adını verdiler. Bu ilk iki Jotun Audhumla'nın Ginnungagap'ın tuzlu buzunu yalayarak oluşturduğu ilk tanrı Buri oluşana kadar barış içinde yaşadılar.

Buri, Odin'in büyükbabası ve çoğu tanrının atasıydı. Tanrılar ilk başta Ymir'in sürekli yaratmaya devam ettiği Devlerden sayıca daha azdılar. Devler ve Tanrılar sürekli savaşıp duruyorlardı, ta ki bir gün Odin Ymir'i öldürüp devlerin yaratılışını durdurmaya karar verene kadar. Ymir'in ölümüyle fışkıran kanı Devlerin çoğunu aniden yakalayıp boğulmalarına sebep oldu. Geride sadece Bergelmir ve karısı Bera kalmıştı. Tanrılar onları uzun kışlara ve kısacık yazlara sahip bir dünyaya, karların asla erimediği bir yere sürdüler. Bergelmir ve Bera'ysa bu dünyaya Jotunheim, yani Devlerin Evi adını verdiler ve burayı kendi çocuklarıyla doldurmaya başladılar. İşte günümüzdeki bütün devler Bergelmir ile Bera'nın çocuklarından gelmiştir.

Devlerin Görünüşü
Devler şekil değiştiren bir ırktır ve vücutlarını diğer ırkların hayal bile edemeyeceği şekillere sokabilirler. Ne yazıktır ki, günümüzde bu yetenek yok olmanın eşiğinde. Artık bir cüceden kısayken aniden bir dağ kadar büyüyebilen devler sadece hikayelerde görülüyor. Bir zamanlar iri köpek dişleriyle, pençelerle ve canavarlara yakın diğer özellikleriyle hayvani bir ırk olan devler, yavaş yavaş değişerek artık canavarlardan ve hayvanlardan çok diğer ırklara benzedikleri bir duruma geldiler. Çift başlı devler hala doğuyorlar tabi, ama onlar dahi artık çok daha nadirler ve korkarım ki bir gün hepten dünyalardan silinip gidecekler. Devlerse bu konuyu pek kafaya takmıyorlar. Öte yandan, onlar bile ellerin pati veya pençelerden çok daha fazla işe yaradığını kabul ediyorlar.

Çok eski zamanlarda kendilerini çeşitli törenlerde yaralayan ve dağlayan Jotunlar arasında bu gelenekler günümüzde unutulmaya yüz tutmuş ve yerini dövmelere bırakmış durumda. Kendi kendine zarar vermek çoğu Jotun için yaşama tutunduklarını göstermenin bir yolu olarak görülürken, bazıları için topluma karşı kendilerini kanıtlamak için bir araç haline gelmiş de olabilir. Güzellik ve etrafındakilerin saygısını kazanmak için acıya dayanmak takdire değer bir başarı olduğu gibi aynı zamanda bir dayanıklılık ve disiplin abidesidir. Günümüzde çoğu genç Jotun için savaş yaralarını ve dövmelerini göstermek yeterli olmasına rağmen, bu eski gelenekleri yaşlıların derilerinde gözlemlemek hala mümkün.

Devlerin Hayatı, Yaptıkları İşler ve Gelenekleri
Devler Aesir'i pek umursamaz ve aralarında Aesir'den "Tanrılar" olarak bahsettikleri pek görülmemiştir. Çok az Aesir'e Jotunheim'a giriş hakkı tanınacak ve bunlardan daha da azı Devlerin soğuk diyarında yaşamak gibi bir ayrıcalığa sahip olacaktır. Bu kuralın en büyük istisnası belki de buzlu ovalarda gezinip duran ve Lyfjaberg Tepesi'nde yaşayan Tanrıça Eir'dir. İyileştirme yeteneğiyle tanınan bu Tanrıça'nın nereden gelip nereye gittiğin kesin olarak bilen yoktur.

Jotunların yiyemediği pek az besin olmasına rağmen çeşitli otlardan ve çoğu soğan türünden hoşlanmazlar. Öte yandan kırmızı ete ve güzel şaraplara bayılan Devler, alkolü normal bir insanın su içtiği gibi içmeleriyle tanınırlar. Bir devi sarhoş etmek için aşırı miktarda alkol gerektiğinden bir Jotun'un kafayı bulmaya çalışması çok nadir görülen bir olaydır.

Çoğu kişi Devlerin-zamanın onlar için bir anlamı olmadığından dolayı-konuşmaktan hoşlanan kocaman yavaş yaratıklar olduğunu düşünürler. Oysa gerçekte durum bunun tam tersidir. Devasa vücutları devlerin fazla hızlı hareket etmesini engellese de aslında Devler çok zeki ve bilge bir halktır ve çoğu dev az ve öz konuşmayı tercih eder. Bazı bölgelerde bir Jotun'dan kelimeleri teker teker söküp almanız gerekirken başka yerlerde çok daha konuşkan oldukları görülür.

Devler güçlü ahlaki kurallar çerçevesinde hareket ederler ve bir söz verip sonra bu verilen sözden caymayı en büyük suçlardan birisi olarak görürler. Bu ahlaki kuralın belki de en büyük sıkıntısı diğer ırkların Devlerin sözlere verdikleri değeri onları tuzağa düşürerek sözler verip sonradan bu sözleri asla yerine getirmeyerek kullanmalarıdır. İnsanların, hatta Tanrıların dahi Devlere bir şeyler inşa ettirerek sonradan inşaat işi bittiği zaman kararlaştırdıkları ücreti ödememeleri duyulmamış şey değildir.

Öte yandan, çoğu Jotun kendilerini Dokuz Diyar'ın tek "Gerçek" ırkı olarak görürler. Hatta bu görüşün tarihi belki Ymir'e kadar uzatılabilir. Bu inançlarından dolayı bazı bölgelerde bir Devin verdiği sözü eğer bu söz başka bir ırktan birilerine verilmişse yerine getirmemesi bağışlanabilir görülmektedir. Bu yüzden Devleri kandırmanın günümüzde eskisi kadar kolay olmadığını söyleyebiliriz.

Bunca inanç ve geleneğe rağmen, Devler dindar değildir ve batıl inançlardan hoşlanmazlar. Belki de Tanrılarla olan sıkıntılı ilişkilerinden dolayı herhangi bir İlaha tapınmadıkları gibi, "Tanrıların" o kadar da olağanüstü olduklarını düşünmezler.

Doğal yaşam süreleri sınırsız olduğu için yaşamaktan sıkılan Devler yaşamlarını rahatça bitirirler. Bazıları yaşadıkları şehrin vatandaşları ya da ailelerinin yanında son yolculuklarına çıkarken bir kısmı da Jotunheim'ın uzak bölgelerine gidip kendilerini Ymir'e sunar ve bir zamanlar geldikleri yere sonunda geri dönerler.

Dev Kahramanları
Devlerle oynayacaksanız önünüzde iki seçenek var, Dev Öfkecisi(Kadın) ya da Dev Skaldı(Erkek) olabilirsiniz.

Dev Askerleri
Runemaster'da her ırkın 3 genel, 3 de özel olmak üzere 6 değişik birimi bulunmaktadır. Devler için bu birimler genel birimler olan "Yakın Dövüş", "Saldırı" ve "Zırhlı" birimleriyle özel birimler olan "Fırtına Devleri", "Buz Devleri" ve "Kartallar"'dır.

Devlerin genel birimleri, ki isimlerine şu anda karar veremediğimiz için "Yakın Dövüş", "Saldırı" ve "Zırhlı" isimlerini kullanıyoruz, ikişerli gruplar halinde savaşırlar. Bu birimlerden saldırı birimi düşmana bolca zarar verebilecek olmasına rağmen savunması pek de güçlü değildir. Zırhlı birimler tam tersine güçlü savunmaya sahip olmalarına rağmen fazla saldırı güçleri yoktur. Öte yandan ikisinin arasında bir yerde bulunan yakın dövüş birimlerinin zırhlı birimler kadar olmasa da önemli bir miktar zırhları ve saldırı birimleri kadar olmasa da düşmana yine önemli bir miktar zarar verebilme yetenekleri bulunmaktadır.

Devlerin özel birimlerinden ise Buz Devleri savaşta suları kontrol edebilmesi sayesinde önemli bir güç olmalarına rağmen bu güçlerini dostlarını iyileştirmek için kullanamazlar. Öte yandan hem saldırı hem de savunmada bu devleri kullanmak mümkündür. Fırtına Devleriyse benzer özelliklere sahip olmalarına rağmen aynı zamanda yıldırımları da kontrol edebilir. Bu özelliği savaşta çok yararlı olsa bile Fırtına Tanrısı Thorla aranızın açılmasına da neden olabilir.

Çok çok eskiden bazı Devlerin Kartallara dönüşebildikleri söylenir. Bu efsanelerin doğrulukları şüpheli olsa da, Devlerin her zaman kartal besledikleri ve bu kartalları savaşta kullandıkları su götürmez bir gerçektir. Normal kartallardan çok daha büyük olan bu efsanevi yaratıkların bazı yetenekleri savaş alanında aklınıza gelmeyecek yollardan size yardımcı olabilir.

(aç/kapa)
Çadırlarının önünde duran iki devin resmi

NOT: Bir sonraki Geliştirici Günlüğünün konusu Svartalfheim olacak.