İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - KoKi

Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 32
1
EU4 - Hikaye ve AAR / Ynt: Avusturya İmparatorluğu Serisi
« : 13 Ağustos 2018, 22:48:10 »
Yaşasın Habsburglar !!

2
HOI4 - Hikaye ve AAR / Ynt: Asya Medeniyetinin Dirilişi
« : 13 Ağustos 2018, 22:43:37 »
Beyler üzücü bir haberim var. Elimde olmayan bazı nedenlerden ötürü hikayeyi bırakmak durumundayım. Umarım bir daha hikayemi yarım bırakmak zorunda kalmam. Üzgünüm gerçekten...

3
aslında tüm modu çevirseniz mükemmel olur.  :) tbrk*

4
HOI4 - Hikaye ve AAR / İptal Edildi Asya Medeniyetinin Dirilişi
« : 12 Ağustos 2018, 21:52:34 »
Bir Halkın Diriliş Hikayesi

Bölüm: 1

(aç/kapa)

5
Hearts Of Iron IV / Ynt: Hikaye Konusunda Kararsız Kaldım
« : 12 Ağustos 2018, 21:39:56 »
neyse karar verdim.  :)  ;D

6
Hearts Of Iron IV / Ynt: Hikaye Konusunda Kararsız Kaldım
« : 12 Ağustos 2018, 19:03:14 »
Abd oynayasım da  var aslında ama çok arada kaldım.

7
Europa Universalis IV / Ynt: EUIV - Kısa Sorular ve Cevaplar
« : 12 Ağustos 2018, 17:36:57 »
Almanya olmak daha mantıklı. HRE'nin başına geçersen tüm yasaları geçirip hre'yi kurman uzun sürecektir. İdeları oyun başında hre'yi kuracağını öngererek alırsan hre'yi kurmak iyi olacaktır.

8
Hearts Of Iron IV / Hikaye Konusunda Tercihleriniz
« : 12 Ağustos 2018, 16:38:02 »
Gençler tekrardan bir hoı ıv hikayesi yazasım var ama çok karasız kaldım. Ben de oylama yapayım madem dedim.

9
1836-1919 / Ynt: 1.DS'de Türk Ordusu
« : 11 Ağustos 2018, 22:46:35 »
Bir kaç resim eklersen daha güzel gözükecektir.

10
1919-1947 / Ynt: SS birliklerinin Kurulması
« : 11 Ağustos 2018, 16:43:55 »
Bu SS'ler yüzünden Wehrmacht'ın da adı karalandı.

11
Savaş için taktik olarak bence munih tarafında nazileri sıkıştırında sıkıntı olmuyor

çek sınırına ilerleyip bavyerada nazi ordusunun bir kısmını paket yapıp imha edince daha kolay oluyor.

12
Victoria II - Modlar / Ynt: Victoria 2 - Türkçe Yama %75
« : 10 Ağustos 2018, 01:27:45 »
Beyler tartışma esnasında üslubunuza dikkat ederseniz sevinirim.  :) ;)

13
HOI4 - Multiplayer / Ynt: HOI4 - Orijinal Oyun Sahipleri
« : 10 Ağustos 2018, 01:25:49 »
Paradoxfan'ın Discord kanalına gelirseniz daha kolay organize olabiliriz.

https://discord.gg/XbFkt5

14
Merak ettim. İyi çevirmişsin.

15
@25itroy25 sen mi çevirdin ?

16
olmadı bunu iptal edip. daha kolay bir challengela başlayalım.

17
Forum Duyuruları / Ynt: Paradoxfan Discord Kanalı
« : 08 Ağustos 2018, 22:24:41 »
güncel

18
Yeni bölüm nerelerde ?  :)

19
Konu Dışı / Ynt: Allaha emanet dostlar
« : 08 Ağustos 2018, 12:37:59 »
Daha fazla "Hoş Geldin" yazmanıza gerek yok. Aksine "Güle Güle" yazsanız daha iyi. ehe  :yes:

20
1919-1947 / Tartışma Japonların İkinci Dünya Savaş'ındaki Hataları
« : 06 Ağustos 2018, 23:26:08 »


En başta savaşa girmeleri.

bunun lamı cimi yok bir çocuk minderde bir sumo güreşçisini alt edemez. hiçbir taktik, kondisyon, idman ona bu şansı sağlamaz. japonya pasifik egemenliği konusunda amerika'yla savaşacak olduğu sürece bu cesurca ancak umutusuz bir girişim olmaktan öteye gidemeyecektir. o d 1940'ların teknolojisiyle. bugün içinse üzerinde düşünmeye bile değmez.

yine de her şey olup bittikten sonra eğer japonya bu savaşı kazansa nasıl kazanırdı diye senaryo yazacak olursak.

japonya'nın savaş boyunca cebelleştiği iki büyük handikap var: asker kıtlığı, hammadde kıtlığı.

ilkini bertaraf etmenin yolu basit olduğu kadar çetrefilli bir hamleden geçiyor. çin'le olan savaştan vazgeçmek. çin cephesi, 1937'den itibaren kabaca 3-4 milyon askerin hiçbir kazanım elde etmeden savaştığı bir cephedir. japonya buralarda büyük liman şehirlerini elegeçirip sonrasında ilerleme kaydedememiştir. tabi karşısında müttefiklerce her türlü mühimmatla desteklenen çan kay şek'in 20 milyonluk guomündang ordusu olduğunu söylemek lazım. çin savaşı'yla ilgili en trajikomik anektod endonezya'nın işgalinden sonra avustralya'ya yönelmeyi isteyen donanma kurmay başkanı sadatoçi tomioka'yla ordu kurmay başkanı takuşiro hattori arasında geçmişti. ordu kurmay başkanı elindeki çay fincanını yere döktükten sonra mevkidaşına dönüp "bu fincandaki çay japon ordusudur. gördünüz işte ancak sınırlı bir alanı kaplayabildi. ulusal gücümüzü yoğun olarak tutmalıyız. eğer avustralya'nın işgali planı kabul edilirse ben istifa ederim" demişti.

tabi oldukça ironik bir durum çünkü en başta donanma da mealen "japon ulusal gücü bir savaşı başarıyla sonlandıracak boyutta değildir" demiş ancak dinletememişti. bunu söyleyen donanma kurmay heyeti kwantung ordusuna mensup sergerdelerin suikast tehdidiyle yüzyüze gelmişti.

ikinci handikapsa doğal kaynak sorunu. japon adalarında hemen hemen hiçbir doğal kaynak yokken düşmanı amerika istisnasız tüm stratejik hammaddelerin üretiminde dünya sıralamasının ilk üçünde ve hepsinde kendi kendine yeterli. japonya'nın abd'yle karşılaştırıldığında gülünç derecede zayıf olmadığı tek doğal kaynak nüfus ki bu da amerika'nın onda biri büyüklüğündeki üç adaya sıkışmış durumda.

japon ordusu stratejik hammadde sorununu güneydoğu asyayı işgal ederek çözmeyi planlıyor. donanmaysa amerika'nın kendilerine bu bölgeyi yedirmeyeceği savında. sonuç olarak japonya en korktuğu şeyi en önce yapıp amerika'yı gece uyurken evinde basıyor malumunuz.(pearl harbour)



benim japonya'ya savaşı kazandıracak stratejim burada başlıyor. pearl harbor baskını hiç yapılmamalıydı. zaten yapılması abd'yi gereğinden erken bir şekilde savaşa sokmaktan başka işe yaramamıştır. pearl harbor başarısız bir harekattır ki başarılı olsaydı bile ne elde edileceği meçhuldü. amerikan endüstrisi üç geminin beş geminin batmasını kapatabilecek güçteydi ki sonuç olarak tek bir gemi batmıştır.(uss arizona) o da hatıra olsun diye yüzdürülmedi muhtemelen. yoksa pasifik savaşı bize gösterdi ki bir gemi infilak ettikten sonra okyanus tabanına oturmadığı takdirde batmış kabul edilemez.(uss yorktown) pearl harbor'sa adı üstünde açık deniz değil bir limandır ve liman yüzeyine oturan bir geminin yüzdürülmesi çok kolay. su altında kaynak yapıp ters taraftan vanalarla su aldırınca koskoca gemi şampanya mantarı gibi su yüzeyine çıkıveriyor. hani batırmıştın sen bu gemiyi?




dolayısıyla bugün bildiklerimizden yola çıkarak diyebiliriz ki pearl harbor saldırısı hiçbir şekilde başarıyla sonuçlanmayacak ancak arı kovanına çomak sokmakla neticelenmesi beklenecek bir saldırıydı.

burada dönemin amerikan kamuoyu yapısına da değinmek gerekiyor. savaş çıkalı iki yıl olmasına rağmen amerika içinde ingiliz imparatorluğunu veya bilmem hangi emperyalist ülkeyi kurtarmak için amerikan gençlerinin ölmesine şiddetle karşı çıkan ve neredeyse %50'ye varan bir kitle var. bunlar abd doğrudan saldırıya uğramazsa hükümetin stratejik varsayımlarla ülkeyi savaşa sokmasını engelleyebilecek güçte. ancak bunun için son derece makyevelist bir politika izleyip savaş boyunca abd hedeflerinden imtina etmek gerekiyor. elbette bu çok zor çünkü filipinler amerikan işgali altında. eğer amerika tehlikeli biçimde yığınak yaparsa filipinler'de savaşmak işten bile değil. yine de esnek bir politikayla yapacağı yığınağın emperyalizme destek anlamına geleceği propagandasıyla işin içinden sıyrılınabilirdi miydi? eğer sıyrılınamazsa kötü. eğer savaşı japonya kazanacaksa amerikan halkı ve hükümetinin o gazı yemesi gerekiyor.

şimdi geldiğimiz noktada japonya hawaii'leri basmadı, filipinler'i de işgal etmedi. güneyde yalnızca ingiliz, fransız ve hollanda sömürge imparatorluklarına saldırdı ve sonuç olarak bugünkü endonezya, malezya, borneo, vietnam, birmanya ve laos'u işgal etti. senaryomuz gereği buralarda bağımsız devletler kurup ortak savunma anlaşmaları imzaladı. asya'yı emperyalizmden temizleyene kadar ilgili ülkelerin ulusal savunmasını japonya yapacak. çaktın mı köfteyi! savaş bittiği zaman uygun ekonomik anlaşmaları yapıp buralardan çıkacağız, durucu değiliz. asıl hedef avustralya bunu hiç aklından çıkarmamalısın. çok zor ve yorucu bir savaş olacak!



devam ediyoruz...

eğer bu bir strateji oyunu olsaydı japonya'nın savaşı kazanma koşulları şöyle olurdu: 1942 yılı sonuna kadar avustralya, yeni zelanda, tazmanya ve yeni gine dahil 20 bölgeyi işgal et ve 20 tur boyunca düşmandan koru.

dikkat buyrun pearl harbor'un tarihi 6 aralık 1941'dir yani bir yıl içerisinde asya-pasifiği paketledikten sonra anca uyanabilmiş amerika'ya dönüp nanik yapmaktan başka çıkar yol yok. hız çok önemli. amerikalılar uyanmadan önce amerika'ya eşdeğer bir ülkeyi işgal edip, kolonize edip, nüfus yığıp, endüstriyel kapasitemizi abd'nin en az yarısına çıkarmamız gerekiyor.

senaryomuzda donanma burada devreye giriyor. gerçekteyse ilk vuruşu donanma yapmıştır malum. gerçekte japonlar pasifik'te bir uçak gemisi satrancına girip yanıltıcı hamlelerle amerikan donanmasını kafasını kaldıramayacak halde tutmaya çalıştılar. pearl harbor'da abd donanmasının başı ezildi ya güya! hatırlayın ezilmediğini izah etmiştim. sonrasında batırdıklarını varsaydıkları gemilerin batmayıp pusuda beklediğini dehşetle gördüler.(midway savaşı)



japonlar savaş boyunca biraz da zorunluluklar yüzünden wishfull thinking yapmakla zaman öldürdüler. kara kuvvetleri avustralya'sız bir güneydoğu asya'nın japonya'ya yeteceğini umarken donanma da amerikan tersanelerinden çıkan gemileri açık denizde batırmak suretiyle anavatanı koruyacağını umarak yanlış hamleler yaptı.

bunun sonucunda amerikan denizaltıları filipin denizine kadar sokularak güneydoğu asya'dan gelen hammaadde gemilerini batırırken amerikan su üstü filosu midway sonrası hiç umursamadan japon anavatanına giden yola hamle etmiştir.(saipan adası) bir tür denizde cereyan eden blitzkrieg yani..

bizim senaryomuzda donanmanın işi avustralya'dan güney amerika'ya kadar azalan bir sıklıkta yayılmış malinezya-polinezya adaları arasında amerikan donanmasını durdurmak. burayı seçmemin teorik ve pratik iki faydası var. teorik fayda bu adalar üzerinde ilerledikçe kurabileceğiniz hava üsleri sayesinde amerikan donanmasının önünü geçemekte son derece zorlanacağı bir uçaksavar ormanıyla kesme olasılığı. pratik nedense abd'nin en yaralı olduğu anda, pearl harbor sonrası burayı savunmak için iki uçak gemisini riske edebilmiş olması. eğer uçak gemisi satrancı japonların yapmayı seçtiği gibi açık denizde değil de bu bölgede yürütülseydi hem alınan her risk sonucu elegeçirilen adalara kurulacak üslerle kaybedilen uçak gemilerinin telafisi yapılmış olacak hem de karşı tarafta da kayıp verdirilmiş olacağı varsayımı.

polinezya'yı da işgal edip avustralya'yı izole ettik mi?

bu arada mayıs 1942'de port moresby açıklarına üç değil beş-altı uçak gemisi gönderdik. bunların sağladığı hava üstünlüğüyle yeni gine'yi işgal edip avustralya'ya doğru bir sıçrama tahtası elde etmiştik. sonra donanmayı polinezya adaları etrafında uçak gemisi satrancı oynasın diye gönderip kara kuvvetlerinin var gücüyle avustralya'ya yüklendik. gerekli askeri nereden bulduk? çin'le barış yapmıştık ya! 3-4 milyon asker boşa çıktı. oradan aldık.

avustralya'nın nüfusu 7 milyon yüzölçümüyse 6 milyon. bu kadar büyük bir ülkede bu kadar az nüfusun yaşaması zaten abes. burası gelecekte japon anavatanı olacak. ancak şimdi çaktırmıyoruz. amacımız asya'yı emperyalizmden kurtarmak ve kraliçenin köpekleriyle bir savaş yürütüyoruz. 7 milyonun dörtte üçü kadın ve çocuklardan oluştuğuna ve mac arthur filipinlerden kaçtığında hava savunma gücü olarak birkaç yüz eski uçak bulduğuna göre kötü teçhizatlanmış 1 milyon civarında bir düşmanımız var. ülkenin iç kısımları çöllük, batısı bataklık, doğusundaysa geçit vermez dağlar var. işte burada allah ne verdiyse savaşmak icap edecek. o manyak japon savaş çığlıklarını atıp düşmanı korkutmak vs her türlü pislik serbest. japonya'nın geleceği sözkonusu.

görüldüğü üzere ülkenin iç kısımları gerilla taktiğine oldukça elverişli. ancak endüstrinin yoğunlaştığı doğı kısımlarını almanların ardennes saldırısı benzeri bir tank hücumuyla elegeçirmek son derece olası. doğu elegeçtiği takdirde avustralya fethedilmiş sayabiliriz. içeride lojistiksiz kalmış güçlerin direnişi er ya da geç bitecektir. işin sonunda bunları japon vatandaşı olmak veya gerisin geri ingiltere ve amerika'ya siktir olup gitmek gibi iki seçenek sunacağız.

şimdi geriye kaldı savaşı bitirme işi.

biz alacağımızı aldık da düşman ne alemde acaba? ingiltere'yi boşversek de amerika'nın alacağı tavır çok mühim. polinezya taraflarındaki deniz savaşından galip çıkmak çok önemli. abd, buralara ulaşmaktan ümidi keserse büyük olasılıkla barış yapmaya hevesli olacaktır.

yok abd barış yapmaya yanaşmadı mı! o zaman işler fena sarpa sarar benden söylemesi.

çünkü evet belki avusrtalya gibi büyük bir adaya yerleştik ama buraya en az yirmi milyon göçmen iskan etmek gerekir ki o da ilk elden en kısa sürede. öbür türlü avustralya bizim için bir vatan değil ancak kontrolümüz altındaki askeri bölge olmaktan öteye gidemez. her geminin beş bin kişiyi taşıma kapasitesi olduğunu varsayarsak çarpıp bölün bakalım kaç geminin kaç sefer yapması gerekiyor. yirmi milyon kişinin 6 ayla iki sene boyunca üretimden el çekeceğini de hesap edin. bu adamlar karı koca, çoluk çocuk palas pandıras avustralyalara gidecek de oraya yerleşecek evler, tarlalar, tersaneler, fabrikalar kuracak da iç bölgelere doğru yollar yapılıp raylar döşenecek de oradan çıkarılan petrol ve sair hammaddeyle savaş gereçleri üreteceğiz de bunların hepsini zaten üretip en iyi ihtimal polinezya taraflarına yığmış abd'yle savaşacağız. hem de kazanacağız!

ölme eşeğim ölme...

ancak japonya'nın amerika'yla giriştiği bir pasifik savaşını kazanması ancak tüm bu anlattıklarım gerçekleşirse mümkün olabilir. bilmem anlatabildim mi? anafikri kapmışsınızdır umarım..

alıntı: eksisozluk.com yazar:  hickimsehayattansagkurtulamaz

Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 32