İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - mami2003

Sayfa: [1]
1
1919-1947 / Adolf Hitler ve Yahudi Soykırımı Gerçeği
« : 28 Ekim 2017, 16:56:29 »
1924 ve Sonrasında Filistin Toprakları:

Filistin bu döneme kadar, Yahudi yerleşkesi olarak Dünya Siyonist Örgütü’ nün hayaliydi. Çok paralar akıtılıp bu bölgeden birçok toprak satın alınmıştı. Osmanlı’ nın son bulmasıyla da bu örgüt daha faal bir rol üstlenmiş ve emellerine ulaşacak topraklara kısmen ulaşmışlardı. Ancak sadece toprak yetmiyordu. Hayalini kurdukları Yahudi Devleti için Yahudilerin de bu topraklara gelip yerleşmesi gerekiyordu. Bölgeyi elinde tutan İngilizler de bu örgüte destek veriyordu. Tüm propagandalara rağmen Osmanlı zamanındakilerle ve sonrasında gelen Yahudilerle birlikte Yahudi sayısı ancak 85 bine ulaştırılabilmişti. Çünkü Yahudilerin yaşam kaliteleri Avrupa’ da üst düzeydeydi. Yahudilerin bu isteksiz tavrı örgüt için bir handikaptı. Bir şekilde Yahudilerin bu topraklara göçü sağlanmalıydı. Bu dönemde de en fazla Yahudi Alman toprakları içindeydi. Zaten Yahudi Katliamı’ nda 6 milyon gibi bir sayıdan söz edilmesi de bunu kanıtlıyor. Almanya’ da milliyetçilik söylemleriyle hızlı bir yükselişe geçen Hitler işte bu noktada farklı bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Milliyetçilik söylemleriyle halkın gururunu okşayan Hitler henüz bu dönemde gerekli mali kaynağa ulaşabilmiş değildi. Zaten halkın içinde bulunduğu durumda, siyasal söylemlerini bir şekilde ekonomik olarak da desteklemeliydi. Aksi durumda O da seçimi kazanamayacağının farkındaydı.


Hitler’ in Ekonomik Destekçileri:

 Seçim propagandalarında sürekli ön plana çıkan Hitler’ in mali destekçilerini duyduğunuzda şaşıracaksınız. O dönemde Almanya’ da sanayi devleri olan Thysen, Krupp, Kirdoff ve Rotchilds ailesinin Amerika’ da bulunan uzantılarına ait olan General Motors, Du Pond, Ford’ un yanı sıra Yahudi petrol şirketi Standard Oil ( Rockefeller Ailesi’ nin şirketi ) Hitler’ e mali açıdan çok fazla destek olmuşlardır. Bu desteği de arkasında bulan Hitler 1933 yılında Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg tarafından iktidara getirildi. Bu hamleyle seçim de bir formaliteye dönüştü. Çünkü hem halkın hem de bu büyük şirketlerin baskısına cumhurbaşkanı dayanamamıştı. Hitler için her şey yeni başlıyor. Çünkü artık vaatlerini gerçekleştirme aşamasına gelmişti. Öncelikle Alman ırkı için yeni hayat sahalarını gerçekleştirmeliydi. Ancak çökmüş Alman ekonomisiyle savaşa girmek son derece mantıksızdı. Seçimlerden önce etkin olan Yahudilerin mali desteğine yeniden ihtiyaç vardı. Bu desteklerin organizasyon kısmında ise Dünya Siyonist Örgütü ( WZO ) vardı. Bunun kanıtı da 2. Dünya Savaşı boyunca Almanların kullandığı topların üretimini bir Yahudi şirketi olan SKF yapmıştır. Jacob Wallenberg şirketin sahibidir. Standard Oil de Nazilere ait askeri araçların petrol ihtiyacını karşılamıştır. Üstelik toplama kamplarında kullanılan gazların üretimi bile Yahudi kimya firması olan Farben şirketidir.




Akıllara yeni sorular gelmeye devam ediyor. Yahudi çevreleri bu mali desteği neden sağladılar? Üstelik bu desteği, parti programında açıkça Yahudi aleyhtarlığı yapan bir lidere veriyorlardı. Seneler sonra ortaya çıkan Wilhelmstrasse gizli belgeleri ile bu olaya ilişkin fikirler oluştu. Bu belgelerde Siyonist Örgütler ile Hitler’ in anlaşma yaptıkları ortaya çıktı. Yahudilere yapılan baskıya, Yahudi liderlerin destek verdiği ve mali olarak Hitler’ i de bu baskıyı yapması için destekledikleri bu belgelerde yer alıyor. Özellikle de zengin Yahudi ailelere gözdağı vermek amaçlarıydı. Bu yüzden de toplama kamplarına sadece sakat, engelli, yoksul Yahudiler getiriliyordu. Bunların yanında Romanlar ve Çingeneler de vardı. Bu korkutma ve baskıyla varlıklı Yahudiler satın alınan topraklara göçe zorlanmış oluyordu. Üstelik Hitler, devlet politikası olarak Yahudilere göçün önünü açıyordu. Soykırım amacı olan bir diktatör niçin böyle bir göçe izin versin? Üstelik neden devlet politikasıyla da desteklesin? Göç etmek isteyen Yahudilerin göç organizasyonunu da Siyonistlerle birlikte yürütmüş ve sadece Filistin’ e göçe izin vermişlerdir. Nazi subaylarından olan Adolf Eichmann bu göç organizasyonunun başında yer almış ve Macaristan, Çekoslovakya ve Avusturya’ da göç büroları kurdurmuştur. 1941′ e kadar bu bürolar aracılığıyla Eichmann yasalar çerçevesinde Yahudi göçünü yürütmüş ve 250 bini aşkın Yahudi’ nin Filistin’e göçünü gerçekleştirmiştir. Hitler ilk olarak Romanya, Polonya, Avusturya ve Macaristan’ ı işgal etmiştir. Bunun sebebi de Yahudi nüfusunun bu ülkelerde daha çok olması olarak gösterilir.

Bizim de özellikle 2. Abdulhamid ile görüşmelerinden tanıdığımız gazeteci siyonist Theodor Herlz bu konu hakkında şöyle diyor: Wilhelmstrasse’ nin gizli arşivleri, Hitler İmparatorluğu ile Yahudi Örgütleri arasında, Alman Yahudilerinin Filistin’ e göçlerini kolaylaştırmak amacıyla bir anlaşma imzaladığını ortaya koymaktadır.

2. Dünya Savaşı 1945 yılında bitmiştir. Bundan sadece 3 yıl sonra da İsrail Devleti 1948′ de kurulmuştur. Çok konuşulan bu konu hakkında fikir yürütüp kanaat sahibi olmak, bu bilgiler ışığında size kalıyor.


KAYNAK : http://www.bilgiustam.com/adolf-hitler-ve-yahudi-soykirimi-gercegi/
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Revanchism

2
1947 Sonrası / Tomahawk ;FÜZE
« : 23 Eylül 2017, 19:57:58 »

    Tomahawk, tam adı BGM-109 Tomahawk,stratejik bir seyir füzesidir.
    Çeşitli tipleri bulunmaktadır:

    • Denizden karaya
    • Denizaltıdan karaya
    • Karadan karaya
    • Denizden denize (farklı bir aktif radar güdüm alt sistemi ile)


    Tomahawk füzesi, havadan karaya atılan AGM-86 ALCM/CALM seyir füzesi ile paralel geliştirilmiştir. Her iki füze de birbirleri ile pek çok ortak parça içermektedir.

    Üç kademeli güdüm sistemi uygulanmaktadır.

    • Erken aşamada belirli bir bölgeye ataletsel seyrüsefer güdümü (İng. Inertial Navigation) ile yaklaşmaktadır. Özellikle denizden ya da çöl gibi belirsiz ya da değişken coğrafi alanlardan gerçekleştirilen atışlarda çok önemlidir.
    • Ara aşamada yeryüzü referanslı güdüm (İng. Terrain Contour Matching - TERCOM) ile üzerinden geçtiği bölgedeki coğrafi yüksekliği belleğindeki ile karşılaştırarak seyreder.
    • Son aşamada ulaştığı noktadaki hedef görüntüsünü hafızasındaki sayısal resimler ile karşılaştırarak hedefi bulur.
    • Yeni nesil BLOK III füzelere Küresel Konumlandırma Sistemi (İng. Global Positioning System - GPS) ile yönelme yeteneği de kazandırılmıştır.

    Fırlatma motoru ile bilikte kütlesi 1440 kg'dır. Fırlatma motoru hariç 1190 kg'dır. Menzili 600 deniz mili (>1100 km)dir. Ortalama uçuş hızı saatte 880 km'dir.

    1000 libre (450 kg) ağırlığında çeşitli tipte harpbaşlıkları kullanılmaktadır:

    • Delici/nüfuz edici (Bullpup) - C tipi füzelerde
    • Bombacıklı - D tipi füzelerde
    • 200 kt gücünde W-80 nükleer başlık - A tipi füzelerde
    • WDU-36 harp başlığı
    Bugüne kadar yapılan üretimlerin ortalaması ele alındığında birim maliyeti 1.4 milyon dolardır. Son dönemlerde geliştirilmekte olan Taktik Tomahawk füzesinin 500 bin dolara mal olacağı açıklanmıştır.

    İlk defa yoğun olarak 1991 Körfez Savaşı'da kullanılmıştır. ABD Deniz Kuvvetleri'nin yaptığı atışlarda 297 fırlatma görevi verilmiş, atış için yüklenen füzelerin 7'si teknik sorunlar sebebiyle fırlatıcıyı terkedememiştir. Fırlatılan 290 füzenin 242'si hedefi vurmuştur. 1993, 1996, 1998 ve 2003 yıllarında da Irak'a karşı kullanılan Tomahawk füzeleri, Sırp Cumhuriyeti'ne (1995 Kararlı Güç Harekatı), Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ne (1999 Müttefik Gücü Harekatı), Afganistan'a (2001 Sonsuz Özgürlük Harekatı) ve Humus şehrindeki Şaryat Hava Üssü'nü(2017)(suriye) yönelik bombardımanlarda da kullanıldı.

    Ayrıca Akıllı füze olarak adlandırlan Tomahawk füzeleri, alçak irtifadan yeryüzüne paralel hareket eder , engellerin çevresinden dolanır ve radara yakalanmazlar.

    ABD dışında bir tek İngiltere'ye satışı yapılmıştır.




    https://www.youtube.com/v/8sa7ZX58Kk4&fs=1&wmode=transparent[/list]
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    3
    1947 Sonrası / Ejder Yalçın ; Milli Gurur
    « : 17 Eylül 2017, 11:57:57 »

    EJDER YALÇIN 4x4 Zırhlı Muharebe Aracı Nurol Makina tarafından, askeri birlikler ile güvenlik güçlerinin meskûn mahal ve kırsal alanlar dahil olmak üzere her türlü bölge ve arazi şartlarında harekât ihtiyaçlarına cevap vermek üzere geliştirilen yüksek koruma ve hareket kabiliyetlerine sahip, harekât sahasında kendini kanıtlamış özgün bir platformdur.

    EJDER YALÇIN 4x4; Sınır Gözetleme ve Güvenlik Aracı, Keşif Aracı, Taktik Füze Taşıma/Fırlatma Aracı, Komuta-Kontrol Aracı, Hava Savunma Aracı, Muharebe Aracı, Personel Taşıyıcı Araç, KBRN Keşif Aracı, Mayın/EYP Tespit-İmha Aracı ve Zırhlı Ambulans gibi kullanıcının değişik harekât ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler sunmaktadır. Yüksek faydalı yük taşıma kapasitesi ve özgün araç kontrol yazılımı sayesinde farklı versiyonlarda konfigüre edilebilmekte ve bu sayede farklı uygulamalara yönelik olarak özelleştirilebilmektedir.

    Ejder Yalçın Konfigürasyonları

    Ejder Yalçın değişik harekât ihtiyaçlarına yönelik özel çözümler sunmaktadır.

     
        PATLAYICI İMHA ARACI (EOD)


        HAVA SAVUNMA ARACI


        KOMUTA-KONTROL ARACI


        MUHAREBE ARACI
     

        KBRN KEŞİF ARACI


        PERSONEL TAŞIYICI


        MAYIN/EYP TESPİT-İMHA ARACI


        ZIRHLI AMBULANS


        SINIR GÖZETLEME VE GÜVENLİK ARACI
     

    Teknik Bilgiler


    Personel Sayısı                 11 Kişiye kadar
    Muharebe Ağırlığı         14 Ton
    İlave Yük Taşıma Kapasitesi   4 Ton
    Hız                         120 Km/Saat
    Menzil                         700 Km
    Motor                         375 BG
    İvmelenme                     0-40 Km/s   6 Sn
    Dönüş Yarıçapı                 7.75 m

    Beka

    Yüksek balistik koruma
    Mayın patlamalarına karşı yüksek koruma
    El yapımı patlayıcılara (EYP) karşı yüksek koruma
    Yanal patlamalara karşı yüksek koruma
    Acil durum tahliye kapakları
    Koruyucu ızgaralar (ön ve yan camlarda)

    STRATEJİK ÖZELLİKLER

    Hava,deniz, kara, ve demiryolu ile taşınabilme
    Farklı tür yakıt kullanabilme özelliği (F34 , F54 ve diğer)
    Müşterek ve Uluslararası harekâtlarda kullanılabilme
    Farklı silah sistemlerinin kolay entegrasyonu
    -32°C ile +55°C sıcaklıkları arasında çalışabilme
    Çok amaçlı araç ailesi

    ARAZİ PERFORMANSI

    Tüm tekerlerde çift salıncaklı tam bağımsız süspansiyon sistemi
    Sürekli 4x4 tahrik
    Enlemsel ve boylamsal diferansiyel kilitleri
    Tam yükte ve yüksek eğimde etkili park freni sistemi
    ABS fren sistemi
    Büyük çaplı, geniş lastikler

    TAŞIMA KAPASİTESİ VE İÇ HACİM

    Araç konfigürasyonuna göre 4 tona kadar faydalı yük taşıma kapasitesi
    Kullanım amacına bağlı 11 kişiye kadar personel taşıyabilen farklı oturma konfigürasyonları




    GENEL ÖZELLİKLER

    Mayın ve EYP Patlamalarına Karşı Üstün Koruma
    Monokok “V” Gövde
    Yüzer Taban Sistemi
    Araç Yan Duvarlarına Monteli Ergonomik Mayın Koltukları
    Kapılarda Mayın ve EYP Patlamalarına Karşı Özel Kilit Sistemi
    Ergonomik Tasarım
    Manuel ve Uzaktan Kontrollü Farklı Silah Sistemleri Entegrasyon İmkanı
    Sağ ve Sol El Kullanımına Uygun Silah Mazgazlları
    Patlak Gider (Run-Flat) Lastikler
    Araç içi Barut Gazı Tahliye Fanları
    Personelin Araca Hızlı Giriş Çıkışına Olanak Veren 5 Kapılı Konfigürasyon
    Hazır Telsiz Alt Yapısı
    Araca Entegre Redresör
    Hidrolik Takviyeli Direksiyon Sistemi
    Hızlı, Kolay ve Düşük Maliyetli Bakım
    Balistik ve Mayın Koruma Seviyesi UA Sertifikalı


    RESİMLERİ










    https://www.youtube.com/v/ML0cTsPwZas&fs=1&wmode=transparent




    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    4
    1947 Sonrası / Hızır; Milli Gurur
    « : 17 Eylül 2017, 11:34:37 »

    HIZIR 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç, kırsal ve kentsel alanlardaki yoğun çatışma koşullarında yüksek performans gösterecek şekilde optimize edilerek 9 personel kapasiteli olarak tasarlanmıştır. Araç yüksek balistik ve mayın koruma seviyesine sahiptir. Komuta kontrol aracı, KBRN aracı, silah taşıyıcı araç (çeşitli silah sistemlerinin kolay entegrasyonu), ambulans aracı, sınır güvenliği aracı, keşif aracı olarak çeşitli konfigürasyonlar için çok yönlü, düşük maliyetli ve kolay bakım sağlayan bir platform araç görevini ifa eder.






    VİDEOLAR


    https://www.youtube.com/v/j4k4QqP21NE&fs=1&wmode=transparent

    https://www.youtube.com/v/JVIK0-9fv2o&fs=1&wmode=transparent



    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    5
    1947 Sonrası / TUSAŞ T-129 Atak;Milli Gurur
    « : 16 Eylül 2017, 12:52:42 »

    Genel Bilgiler

    Atak , AgustaWestland üretimi Agusta A129 Mangusta helikopterinin gövdesinin çeşitli aksamlarının değiştirilmesi ve özgün silah ve yazılım sistemlerinin entegre edilmesiyle meydana geldi. Üretimi tamamlanan ilk helikopter 28 Eylül 2009 tarihinde, İtalya'nın Gallarate kenti yakınlarındaki AgustaWestland tesislerinde, bir İtalyan ve bir Türk pilot tarafından deneme uçuşuna tabi tutuldu. Yaklaşık yarım saat havada kalan helikopter, çeşitli manevra testlerinin ardından başarıyla yere indi.

    MOTORU & AMACI

    T-129'da, Rolls-Royce ve Honeywell'ın ortak üretimi iki adet LHTEC CTS800-4A motoru kullanıldı. Helikopter 269 km/s (145 knot) hıza ulaşabilirken, 6,096 m (20,000 ft) yüksekliğe çıkabilmektedir. T-129, yakın hava desteği görevleri ve çok amaçlı görevler için iki farklı tipte tasarlandı. T129-A, yakın hava desteği görevleri, T129-B ise çok amaçlı görevler için üretildi.



    GELİŞİMİ & SÖZLEŞMESİ

    Türkiye, taarruz ve keşif helikopterinin her şeyi ile Türkiye'de üretilmesi için 1995 Ekim ayında ön çalışmalara başladı. Bu proje için Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nı (SSM) görevlendirdi. Yaklaşık 12 sene süren inceleme ve araştırma sürecinin ardından, Savunma Sanayii İcra Komitesi 30 Mart 2007 tarihinde İtalyan AgustaWestland'ı ATAK programı ihalesini kazanan firma olarak duyurdu. Savunma Sanayi Müsteşarlığı Nisan 2007'de Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) firmasının ana yüklenici olduğunu açıkladı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın ihtiyaçlarına göre geliştirilecek olan 51 adetlik taktik taarruz/keşif helikopteri üretim programı sözleşmesi 7 Eylül 2007 tarihinde imzalandı. 24 Haziran 2008 tarihinde yürürlüğe giren projede ana yüklenicisi TUSAŞ, alt yükleniciler ise AgustaWestland ve ASELSAN şirketleri oldu. Bu tarihten itibaren projenin süresi 114 ay olarak belirlendi ve bu süre içerisinde 60'ıncı ayda ilk T-129 helikopterinin teslimatının gerçekleştirilmesi planlandı. Kesinleşen 51 adet T-129 taktik keşif taarruz helikopterin üretimini içeren sözleşmenin toplam bedeli yaklaşık $3.200.000.000 tuttu.Sözleşmede 41 adetlik helikopter alım opsiyonu da yer aldı. Projede TUSAŞ'ın toplam payı $556.000.000, ASELSAN'ın $700.000.000 ve AgustaWestland firmasının da $1.644.000.000 olarak açıklandı. Yapılan sözleşmeye göre Türkiye, T-129 konfigürasyonunun fikri mülkiyetine ortak olmanın yanı sıra, üçüncü ülkelere doğrudan pazarlama ve satış haklarına sahip oldu.

    ATAK programı azami ölçüde yerli teknolojileri ve üretimi içeren bir projedir. Bu proje ile geliştirilmekte olan T-129 %60 oranında yerli bir helikopter olacaktır. İhale sürecinde AgustaWestland firması Türkiye’nin istekleri lehine en çok taviz veren üretici olmuştur. Türk Kara Kuvvetleri için üretilecek olan T-129 helikopterleri doğal olarak 21. yüzyılın en gelişmiş aviyonik sistemleri ve silahları ile donatılacaktır. T-129 performans açısından Türkiye’nin mevcut AH-1 Süper Kobra helikopterlerinden daha ileridedir. Türkiye, T-129 helikopterlerinin tek üretici ülkesi konumunda olacak. Bu vesileyle helikopter sanayiinde başlangıç için önemli bir adım atılması projeyi çok önemli kılmaktadır.

    Tasarımı

    T-129 helikopterinin temel tasarımı itibarıyla tekerlekli olması, 5 palli rotora sahip olması ve kullandığı mühimmat açısından büyük avantajlar sağlaması bu ürünü Türk Silahlı Kuvvetlerindeki diğer helikopterlerden farklı yapmaktadır.

    A-129'la benzer gövdeye sahip olacak olan T-129, S-70 ve AH-64 gibi darbeye dayanıklılıklarıyla ünlü helikopterlerin sahip olduğu MIL-STD-1290 Düşme Dayanıklılığı Standartı'nda üretilecektir. İç yakıt tankları kendini onarmaya vakıf olarak delinme ve çatlamaya dayanıklı, yakıt akıtmayan standartlarda olacaktır. Motorlar iki ayrı bölümde olacak ve aralarında zırhlı bölüm bulunacaktır. Helikopterin transmisyonu 12.7 mm mermiye dayanıklı ve 30 dk. süreyle yağsız çalışabilecek kapasitede, rotor ve paller 12.7 mm mermiye karşı balistik korumaya sahip olacaklardır. Paller 15 cm kalınlığındaki ağaç dallarına çarpmalara dayanıklı şekilde üretileceklerdir.


    ATAK projesinde T-129 taarruz helikopterinin görev bilgisayarı en önemli birim olarak görülmektedir. Görev bilgisayarı ve yazılımları helikopter üzerindeki seyrüsefer, haberleşme, elektronik harp, hedef tespit, platform yönetimi ve silah yönetimi fonksiyonlarını bir bütün olarak yönetiyor ve pilotlara dijital kokpit üzerinden kumanda imkânı veriyor. T-129 helikopterinde ASELSAN ve TÜBİTAK tarafından tasarım çalışmalarına 2001 yılında başlanan ve 2007 yılında atış testleri AH-1S Kobra helikopterinde başarıyla tamamlanan özgün görev bilgisayarı kullanılacaktır.

    T-129 helikopteri ASELSAN özgün üretimi ASELFLIR-300T Gece/Gündüz Termal Görüş ve Hedefleme Sistemi, AVCI Kaska Monteli Nişangah Sistemi ile donatılacaktır.Helikopter iletişimi ASELSAN üretimi MXF-484 U/VHF ve uzun menzilli HF-SSB telsizlerle sağlayacaktır. Gelecekte bu telsizler yine ASELSAN üretimi yazılım tabanlı telsizlerle değiştirilecektir.Helikopterin Elektronik Harp Sistemi (EHS) daha önce Aselsan ile SSM arasında imzalanan sözleşme kapsamında sağlanacaktır. EHS entegreli bir T-129 helikopterinde radar ikaz sistemi, füze ikaz sistemi, lazer ikaz sistemi, IR karıştırıcı sistem, karşı tedbir ışık atıcı, dost ve düşmanı ayırt edici birim bulunacaktır. Bu sistemlerin dizayn, test ve seri üretimleri ASELSAN ve onun sahibi olduğu MIKES şirketlerinin sorumluluğundadır.


    Bunların dışında helikopterde 40’a yakın yerli üretim cihaz yer alacaktır.

    T-129 helikopteri çift LHTEC CTS800-4 motoru ile donatılacaktır. Rolls-Royce ve Honeywell ortaklığı olan LHTEC firmasının hafif platformlar için geliştirdiği CTS800 sınıfı bu motor dünyanın değişik askeri hava platformlarında kullanılmaktadır. Motor 35000 saatlik uçuş deneyimi ile dikkat çekmektedir. CTS800-4N motoru FADEC (Tam Sayısal Motor Kontrol Sistemi) özelliği sayesinde pilotun iş yükünü azaltmakta ve motorun bakım programını hafifletmektedir. Yapılan sözleşme çerçevesinde 96 milyon ABD doları tutarında söz konusu motor ve yedek parçaları Rolls-Royce firmasından 100 adet olarak sipariş edilmiştir.

    Helikoptere Roketsan tarafından üretilen Hydra, Cirit roketi
    (aç/kapa)
    ve UMTAS tanksavar füzesinin de entegrasyonu planlanmaktadır. Hava unsurlarından savunma için FIM-92 Stinger füzesi entegre edilecektir. Helikopter yakın saldırı görevini 300 mermi kapasiteli TM-197 makineli top sistemi ile yapacaktır.


    Üretimi

    ATAK projesi çerçevesinde yüklenici firmaların görev dağılımı şu şekildedir:

    TUSAŞ: Program ve Sözleşme Yönetimi, Gövde Üretimi, Nihai Montaj, Uçuş Testleri, Eğitim, Entegrasyon, Lojistik Destek

    Aselsan: Görev Bilgisayarı ve Yazılımının Üretimi, Aviyonik Sistemlerin Üretimi ve Entegrasyonu, Silah Sistemleri Tedarik ve Entegrasyonu ile Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemleri Üretimi
    AgustaWestland: Uçuş Performansı Şartlara Uygun Platform, Teknoloji Transferi, Yeni Motor Değişikliği, Otomatik Uçuş Kontrol Sistemi, Hava Aracı Durum İzleme Sistemi

    Bu firmalar dışında Roketsan, TEI, Kale Kalıp, Alp Havacılık, MİLSOFT, STM gibi yerli firmaların da TUSAŞ ve Aselsan'ın alt yüklenicisi olarak projede görev almaları beklenmektedir.

    Envanterdeki mevcut AH-1 Cobra serisi helikopterlere eşlik edecek bu yeni helikopter Türkiye'de TUSAŞ'ın Ankara'daki tesislerinde üretilecektir. AgustaWestland 28 Mayıs 2009 tarihinde Türkiye'den gelen yetkililerin katılımı ile Italyada Cascina Costa'daki T-129 tesislerini resmi törenle hizmete açtı.


    Helikopter iki tipte üretilecektir:

    T-129 TUC-1: özgün görev bilgisayarı, özgün elektronik harp ve karşı tedbirler sistemi, Aselsan ASELFLIR-300T elektro-optik gece/gündüz görüş ve atış sistemi, Thales yapımı kaske monteli nişangah sistemi, Hellfire II veya SpikeER tanksavar füzeleri

    T-129 TUC-2: özgün görev bilgisayarı, özgün elektronik harp ve karşı tedbirler sistemi, Aselsan ASELFLIR-300T elektro-optik gece/gündüz görüş ve atış sistemi, Aselsan AVCI kaske monteli nişangah sistemi, Roketsan UMTAS ve Cirit tanksavar füzeleri


    VİDEOLARI


    https://www.youtube.com/v/IWDXxrgnwo4&fs=1&wmode=transparent


    https://www.youtube.com/v/05vTjtSfNqQ&fs=1&wmode=transparent


    https://www.youtube.com/v/-DFI3fNVqYI&fs=1&wmode=transparent

    Kaynak : Vikipedi & http://militaryedge.org/armaments/t129-mangusta/

    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    6
    1947 Sonrası / İHA Bayraktar;Milli Gurur
    « : 15 Eylül 2017, 17:39:45 »

    KaleBaykar İş Ortaklığı tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı için geliştirilerek, test kabul aşamasını başarıyla tamamlayarak envantere giren insansız hava aracı sistemi. 2015 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde operasyonel olarak kullanıma girmiştir.

    14 Haziran 2014 tarihinde tam yüklü olarak gerçekleştirilen uçuş testinde 27,030 feet irtifaya çıkmıştır. 05-06 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen uçuş testinde tam yüklü olarak 18,000 feet irtifada 4040 km yol kat ederek 24 Saat 34 Dakikalık uçuş gerçekleştirmiştir. Milli hava araçları arasında irtifa ve kendi klasmanında uçuş süresi açısından Türk Havacılık tarihindeki rekorları elinde tutmaktadır.

    Bayraktar Taktik İHA Sistemi, 17 Aralık 2015 tarihinde 2 adet Roketsan MAM-L güdümlü füzesi yüklü şekilde yapılan atış testinde %100 isabet ile hedefleri vurma başarısını göstermiştir. Bu deneme ile keşif ve gözetleme yaparken, anlık olarak ortaya çıkan hedefleri vurabileceğini gösteren BAYRAKTAR TB2, hem Türk havacılık tarihinde yeni bir sayfa açmış oldu hem de TSK’ya muharip İHA yeteneğini kazandırabileceğini gösterdi. Baykar Ar-Ge ekibi tarafından askeri ve sivil havacılık standartlarına uygun olarak tasarlanan Bayraktar Taktik İHA sisteminde 3 yedekli uçuş kontrol bilgisayarı, görev bilgisayarı, INS-GNSS Sistemi, servo aktüatör sistemleri, pitot statik sistem, güç sistemi, hava veri kayıt sistemi gibi birçok kritik elektronik ve yazılım bileşenli alt sistem milli ve özgün olarak Türkiye'de ve Türk mühendisler tarafından ilk kez geliştirildi.

    Proje kapsamında platform, elektronik donanım ve yazılım tasarımları tamamen milli olarak gerçekleştirilmiştir. Savunma Sanayi tarihinde ilk kez %93 gibi yüksek bir Sanayi Katılım oranı sağlanmıştır.


    Gelişim

    2007 yılında Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından rekabet usulüne dayalı olarak (herhangi bir Ar-Ge desteği olmaksızın) başlatılan Taktik İnsansız Hava Aracı Sistemi Geliştirme programı kapsamında, Eylül-Ekim 2009 tarihlerinde resmi heyet huzurunda Bayraktar Taktik İHA Sistemi ile hedeflenen tüm performans kriterleri başarıyla tamamlanarak uçuş testleri sergilenmiştir. Bu testler esnasında hangardan çıktığı andan itibaren tam otomatik taksi, kalkış, uçuş, iniş, frenleme ve tekrar hangara dönüş gibi özellikler sergilenmiştir.

    2010 Ocak ayında gerçekleştirilen Savunma Sanayi İcra Kurulu'nda 2 Adet Taktik İHA Sistemi (12 Uçak) için sözleşme görüşmelerine başlanmasına karar verilmiş olup, ancak 2 yıl sonra imzalan sözleşme kapsamında 2012 Ocak içerisinde Taktik İHA Geliştirme Projesi programı takvimi başlamıştır.

    Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda nihai seri üretim aşamasına yönelik Ön Tasarım Çalışmaları Ağustos 2012 içerisinde tamamlanarak başarılı bir şekilde sonuçlandırılmıştır. Bu aşamada Elektronik, Yazılım, Tasarım, Test, Üretim vb. yürütülen her türlü çalışma esnasında uygulanan birçok askeri ve sivil standartlar doğrultusunda sistemin sivil hava sahamızda da uçabilecek güvenilirlik ve teknik yeterliliğe sahip olması hedeflenmiştir.

    2013 Ocak ayı içerisinde Kritik Tasarım Aşaması tamamlanan proje kapsamında ilk prototip sistemler geliştirilerek uçuş testlerine Mart 2014 içerisinde başlanmıştır. Uçuş testleri ile birlikte aynı zamanda partiler halinde seri imalat üretim aşamasına geçilmiştir.

    Gereksinimler

    10 saat havada kalış, 18,000 feet irtifa, 150 km haberleşme yarı çapı temel gereksinimlerdir. TSK bünyesindeki kullanımı dikkate alarak projede kapsamında isterlerin çok üstünde bir sistem tasarımı yapıldı.


    Teknik özellikler

    Genel özellikler
    Mürettebat: yok
    Gövde uzunluğu: 6.5 m
    Kanat açıklığı: 12 m
    Toplam Kalkış Ağırlığı: 650 kg
    Faydali Yük Ağırlığı: 55 kg
    Motor: 1× Rotax 912 İçten Yanmalı Enjeksiyonlu Motor, 100 Beygir
    Performans[değiştir | kaynağı değiştir]
    Azami hız: 135 Knot
    Olağan Seyir Hızı: > 70 knot
    Servis irtifası: 27,000 feet
    Havada Kalış Süresi: > 24 Saat
    Bayraktar TB2 UAVs.jpg
    Harekât yarıçapı: 150 km

    Milli ve Özgün Aviyonik Bileşenler]
    Aviyonik bileşenler Bayraktar için elektronik donanım, yazılım ve tasarımı ile milli ve özgün olarak geliştirilmiştir.

    Baykar 3 Yedekli Uçuş Kontrol Sistemi
    Baykar Görev Bilgisayarı Ünitesi
    Baykar 3 Yedekli Ataletsel Seysüsefer Sistemi (INS-GNSS)
    Baykar 8 Farklı Tip Dönel ve Doğrusal Servo Aktüatör Ünitesi[53]
    Baykar 3 Yedekli Pitot Statik Sistem
    Baykar Alfa Beta Ünitesi
    Baykar Lityum İon Akıllı Batarya Ünitesi
    Baykar Manyetometre Ünitesi
    Baykar Sensör Veri Ünitesi
    Baykar Elektrik Güç Sistemi Ünitesi
    Baykar Motor Sensör Veri Kontrol Ünitesi
    Baykar Hava Veri Kayıt Cihazı
    Baykar Kuyruk Kamera Ünitesi

    RESİMLER









    VİDEOLARI

    https://www.youtube.com/v/Xx3MEco1Qlw&fs=1&wmode=transparent

    https://www.youtube.com/v/mWuyzCaHsio&fs=1&wmode=transparent

    https://www.youtube.com/v/7YaNcElcoHA&fs=1&wmode=transparent
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    7
    1947 Sonrası / MPT-76;Milli Gurur
    « : 15 Eylül 2017, 16:05:42 »

    MPT-76, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin piyade tüfeği ihtiyacını karşılamak amacıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın oluşturduğu Modern Piyade Tüfeği projesi kapsamında üretilmiş bir piyade tüfeğidir.

    AR-15 tipi mekanizmanın kullanıldığı ve emniyet sistemini Türk tasarımcıların patentini aldıkları bir sistemle geliştiririlen piyade tüfeği, nişan yolu ve el kundağındaki NATO rail sayesinde her türlü ACOG, Red Dot, dürbün ve aparatı ek işlem gerektirmeksizin taşıyabilir. MPT kısaltması Milli Piyade Tüfeği sözünün baş harflerinden esinlenerek verilmiştir.

    MPT'nin 2014 yılı Ocak ayında ve Mart ayında 200 adet pilot üretimin gerçekleştirildiği bilgisi medya ile paylaşıldı ve aynı yıl Mayıs ayında ilk üretim 200 adet MPT ilk etapta TSK'ya teslim edilmiştir. 2014 yılının Eylül ayında tüfeğin test aşaması tamamlanmış, TSK'ya teslim edilmeye başlanmıştır.Tüfeğin, üretiminin 20.000 adedinin MKEK, 15.000 adedinin ise KALEKALIP tarafından yapılacağı açıklanmıştır.



    MPT-76 tasarımının satılması davası

    7 Nisan 2016'da Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Kırıkkale fabrikası genel müdürü Mustafa Tanrıverdi, MPT-76 piyade tüfeğinin çizim, üretim ve mühendislik planlarını 1.200.000 liraya, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir silah firmasına satmaya çalışırken suçüstü yakalandı. Daha sonra suçunu itiraf eden Tanrıverdi Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesindeki “rüşvet almak ve vermek” ve 333. maddesindeki “devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerine sadakatsizlik” suçlarından tutuklandı ve cezaevine gönderildi.29 Aralık 2016'da; Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın karar duruşmasında Tanrıverdi, "rüşvet almaya teşebbüs" ve "görevi dolayısıyla öğrendiği ve devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanmak" suçlarından 12 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Testler

    Türkiye’nin milli imkanlarla tasarlanarak üretilen ilk piyade tüfeği -40 °C soğuk ve +60 °C sıcak ortamlarda, çamurlu, tozlu iken arazi çalışma testleri ile beraber toplam 42 ayrı teknik testte üstün başarı sağlayan MPT-76’da emniyet mandalı, kurma mandalı ve şarjör mandalı diğer silahlardan farklı olarak her iki tarafta da yer alıyor. Sessiz kurma özelliği olan silah birliklere dağıtılmaya devam ediyor.

    Kullanıcılar

    Türkiye: İlk etapta 38.000 adet üretilecek olan MPT-76'lar sonraki günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dağıtılarak 500.000 HK G3 tüfeğinin yerini alacaktır.Testlerden üstün başarıyla geçen MPT 76'lar G-3'lerden birçok yönden çok daha iyi durumda.

     Azerbaycan: Adex 2014 silah sergisinde Azerbaycan'lı yetkililer tarafından çok beğenildi, test etmek ve ilerleyen zamanlarda Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri için satın alınabileceği belirtildi.


    Potansiyel Kullanıcılar

    Amerika Birleşik Devletleri
     Pakistan
     Şili


    https://www.youtube.com/v/PoI1v49cwDQ&fs=1&wmode=transparent
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    8
    Mustafa Kemal'İ kıskanmasındandır. İlk aklıma gelen bu
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Revanchism

    9
    1947 Sonrası / FNSS ACV 300 ; Milli Gurur
    « : 14 Eylül 2017, 15:24:20 »

    ACV-300 Türk savunma sanayi firması olan FNSS tarafından geliştirilmiş hem zırhlı savaş aracı hem de zırhlı personel taşıyıcı olarak kullanılan bir paletli zırhlı savaş aracı ailesidir. ACV adını İngilizce Armored Combat Vehicle'ın (Türkçe'si Zırhlı Muharebe Aracı) kelimelerinin kısaltılmasından almaktadır. ACV-300 yapımında Amerikan yapımı Geliştirilmiş Piyade Savaş Aracı temel alınmıştır. Araç şu an Türkiye, Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri ordularında hizmet vermektedir.



    TARİHİ

    FNSS firması Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın operasyonel ihtiyaçlarını sağlamak üzerine AIFV aracını temel alarak ACV-300 modelini geliştirmiştir. İlk deneme aracı 1992 yılında geliştirilmiştir. Temel alınan ana AIFV aracının üzerinde 25 mm'lik top ve 7.62 mm'lik eşeksenli makinalı tüfekle donatılmış tek kişilik taret bulunmaktadır.

    FNSS Savunma Sanayi tarafından yenil nesil üretilen ACV lere karayolunda ilerlemesini sağlayacak lastik tekerlekler takılmıştır. Bu sayede aracın menzili uzatılmış ve çok daha üstün yükleme ve çekme kapasitesine ulaşmıştır. Bu araç tümüyle amfibik olabilmektedir. Aracın standart ekipmanı arasında gece görüş sistemi, NBC (nükleer, biyolojik ve kimyasal) korunma sistemi ve sis bombası fırlatıcısı bulunmaktadır.

    Türk Ordusu envanterinde 2249 adet ve Birleşik Arap Emirliklerinde ise 136 adet araç bulunmaktadır. Malezya Ordusu 2000 yılında farklı modellerde 211 adet ACV-300 sipariş etmiş ve hepsi teslim edilmiştir.

    Malezya için üretilen AIFV araçlarında FNSS ve yerel bir firma olan DRB-Hicom Defence Technologies (Deftech) firmaları işbirliğine gitmiştir. Malezya'ya ait ACV-300 araçlarına Adnan takma adı verilmiştir. Bu ad II. Dünya Savaşı sırasında Singapur Cephesi'nde savaşan Malezyalı yüzbaşı Adnan bin Saidi'den almıştır.

    ACV-300 araçlarında müşterinin istekleri doğrultusunda çok farklı taret sistemleri monte edilebilir. Ayrıca aracın içerisinde bulunan piyadelerin dışarıdaki hedeflere ateş edebilmesi için aracın yanlarında küçük mazgallar da açılabilir.

    Adnan araçlarında RVH TacNav model GPS, LWD Avimo lazer uyarı sistemi, Wegmann 76 mm bomba atar, NBC korunma sistemi ve SNVVS-2 model gece görüş sistemleri bulunmaktadır.
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    10
    1947 Sonrası / Roketsan Cirit ; Milli Gurur
    « : 14 Eylül 2017, 15:07:12 »

    Roketsan Cirit, Türk roket ve füze üreticisi Roketsan tarafından üretilmekte olan, 8 km menzilli, lazer güdümlü 70 mm'lik füze sistemidir.

    Türk Ordusu'nun T-129 Atak, AH-1P Cobra ve AH-1W Super Cobra saldırı helikopterleri için geliştirilen sistem, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin düşük maliyetle nokta vuruşu kapasitesini arttırmak için tasarlanmıştır. Cirit sistemi, Eurocopter tarafından Eurocopter EC635 helikopterinin donatılması için de seçilmiştir.


    22 Mayıs 2014 yılında MBDA Almanya arasında 70 milimetre lazer güdümlü füze sisteminin (CİRİT) üretimi ve entegrasyonu konusunda işbirliği anlaşması imzandı.Cirit füzesi Eurocopter Tiger'a entegre edilecektir.

    Sistemin adı geleneksel bir Türk oyunu olan cirit oyunundan gelmektedir.

    ATAK helikopterlerinin havadan yer hedeflerine karşı kullandığı 2.75 yarı aktif lazer güdümlü füzesi Cirit, hafif zırhlı hedeflere karşı yüksek doğrulukta çalışmaktadır. Cirit, dumanı azaltılmış yakıtlı ve duyarsız mühimmat özelliğine sahip roket motoru ile üç etkiye aynı anda sahip çok amaçlı harp başlığı ve elektromekanik kontrol tahrik sistemlerine sahiptir.

    MIL-STD 810 F ve MIL-STD 464 A ile uyumlu, tasarımı Roketsan tarafından gerçekleştirilen MIL-STD-1760 ara yüze haiz farklı entegrasyon modellerine uygun CİRİT podlarından ateşlenmektedir.

    M ve LAU lançerlerden atılabilen füze, tasarımı Roketsan tarafından gerçekleştirilen MIL-STD-1760 arayüze haiz akıllı poddan da ateşlenebilmektedir.



    Kullanım Alanları

    Cirit, farklı kara ve hava platformlarına entegrasyon imkanı bulunmakla birlikte, öncelikli olarak taarruz helikopterlerinden kara hedeflerine yönelik olarak kullanılacaktır. Hafif zırhlı/zırhsız ve hareketli hedefleri imha etme yeteneği bulunan Cirit'in füzesine iki alternatif harp başlığı takılabilmektedir. Çok maksatlı başlık olarak tanımlanan birinci alternatifte, zırh delici, yangın çıkarıcı anti personel ve parçacık etkisi bulunur. Yüksek İnfilaklı Başlık olarak tanımlanan ikinci alternatifte ise sadece parçacık etkisi bulunur.


    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    11
    1947 Sonrası / BORA-12;Milli Gurur
    « : 14 Eylül 2017, 12:02:16 »

    MKEK JNG-90, Jandarma Genel Komutanlığı ve MKE'nin çalışmalarıyla BORA-12 (JNG-90) modeli Türk tasarımı bir keskin nişancı silahı geliştirilmiştir. Jandarma Lojistik Komutanlığı'nın uzun çalışmaları sonucunda ortaya çıkan BORA-12 sonrasında MKE'yle yapılan müşterek çalışmaların sonucunda günümüzdeki halini almış ve seri üretime geçilmiştir.

    MKE'nin Kırıkkale tesislerinde üretimi gerçekleşen Bora-12; 7,62 mm çapında 1200 metre etki mesafesine sahip bir keskin nişancı tüfeğidir. Tüfeğin özellikleri arasında; dipçik boy mesafe ayarı, kaynak (elmacık kemiği - tüfek temas noktası) bölgesi yükseklik ayarı, tetik ve kabza arası mesafe ayarı özelliklerine sahiptir.

    Türkiye'ye ait bir adet Bora-12; 18-20 Haziran 2014 tarihleri arasında Paris'te gerçekleştirilen "Eurosatory" Fuarında çalınmıştır.

    2011 yılında Pakistan Kara Kuvvetleri'nin yaptığı test atışlarında ‘Accuracy AS50' , Almanya - İsviçre ortak yapımı Sig Sauer ve Güney Afrika yapımı Truvelo keskin nişancı tüfeklerini de geride bırakmıştır.

    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    12
    1947 Sonrası / KNT-308 ;Milli GURUR
    « : 13 Eylül 2017, 16:28:06 »


    MUTLAKA OKUYUN

    KNT-308, Türkiye'nin ilk yerli, keskin nişancı tüfeğidir. Hafif zırhlı araçlara yönelik üretilen silah, 5-10 mermilik şarjör kapasiteli ve etkili menzili 1500 metredir. Sınıfındaki silahlardan yüzde 20 daha etkili ve yüzde 30 daha hafiftir. Yaklaşık 2 bin dolar fiyatı olan tüfeğin, ilave aksesuarlar (dürbün vb.) ile birlikte fiyatı 20 bin dolara çıkabilmektedir. Rakiplerinden yüzde 30 daha ucuzdur. Ayrıca kendi dalında dünyanın en hafif silahıdır. KNT-308 yalnızca 5,350 gr ağırlığındadır. Kullanımı ve bakımı kolay olan silah, sınıfının diğer örneklerinden daha kolay da katlanabilmektedir.

    Yeni tasarım tamamen Kalekalıp mühendislerinin tasarladığı modüler, kullanıcı kolaylığına sahip yepyeni bir .308 kalibre Keskin Nişancı Tüfeği olmuştur. Silahın hafifletme çalışmaları devam etmekte olup, .308 kalibre Keskin Nişancı Tüfekleri içinde en hafifi olması hedeflenmektedir. Bunun için yüksek teknoloji hammaddeleri (Havacılık alüminyumları, titanyum) kullanılmaktadır.

    Model dış görünüş itibarıyla dünyadaki diğer bazı modellere (Accuracy International AWM) benzese de çalışan tüm mekanizmaları tamamen Kalekalıp Ar-Ge mühendislerince sıfırdan tasarlanmıştır.

    Üreteci Kalekalıp firması, silaha tipini ve mermi kalibresini anlatan "KNT-308" (Keskin Nişancı Tüfeği- .308)kod adını vermiş, ancak başarısını anlatacak isim bulamamıştır.



    VİDEOSU

    https://www.youtube.com/v/jQbP7lhEYYc&fs=1&wmode=transparent
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    13
    1919-1947 / Grille Tank ; Kundağı Motorlu Obüs
    « : 13 Eylül 2017, 16:04:57 »


    Grille Nazi Almanyası ordusu Wehrmacht tarafından II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan kundağı motorlu obüs türüdür.The Grille serisinin yapımında Çek Panzer 38(t) tankları ve 15 cm sIG 33 piyade topu kullanılmışdır. Askerler arasında "cırcır böceği (Grille)" lâkâbının takılmasının nedeni, topun her ateşlenmesinden sonra, oluşan yüksek geri tepme nedeniyle, aracın, geriye doğru sıçramasıydı.



    Üretimi


    Grille modelinden toplamda 200 adet üretildi. BMM firması tarafından yapımında önce 38(t) Ausf M şasesi kullanılması düşünüldü fakat 38(t) Ausf H modelinin geri dönmesi sonucunda bu şase kullanıldı.


    Grille Ausf. H

    İlk model olan Grille ("Cricket") Panzer 38(t) Ausf. H tankına ait arkadan motorlu şase kullanıldı. , Tankın tareti yenine kısa bir üstyapı yerleştirildi. Top olarak 15 cm sIG 33 (ağır piyade topu) takıldı. Renkli çizimi

    BMM e ait ČKD Praga fabrikasında Şubat ile Nisan 1943 tarihleri arasında bir adet deneme modeli dahil toplam olarak 91 adet üretildi. Orijinal adı 15 cm Schweres Infanteriegeschütz 33 (Sf) auf Panzerkampfwagen 38(t) Ausf. H (Sd.Kfz. 138/1) dir.

    Ausf H modeli şasesinin ön yüzünde 50 mm, üst yapısının ön yüzünde ise 25 mm zırhla kaplıydı.


    Grille Ausf. M

    İkinci Grille modelinin temelinde Panzer 38(t) Ausf. M tankının motoru orta kısımda olan şasesi kullanıldı. İlk modellerinde taret çıkartılarak yerine zırhlı bir üstyapı konuldu Motor Ausf. H aksine arka , daha ufak ve yüksekti. Bu araçta da top olarak 15 cm sIG 33 (ağır sahra topu) kullanıldı. Renkli çizimi

    Araç ilk olarak Nisan ile Haziran 1943 sonra Ekim 1943 den Kasım 1944 arasında toplamda 282 adet üretildi. Bunlara ilaveten topsuz 120 adet mühimmat taşıyıcı araçta üretildi. İstenirse bu araçlara da 150 mm top kolaylıkla takılabiliyordu.

    Orijinal adı 15cm Schweres Infanteriegeschütz 33/1 auf Selbstfahrlafette 38(t) (Sf) Ausf. M (Sd.Kfz. 138/1) di.


    GÖREV TARİHİ

    Her iki araçta Panzer tümenleri içerisinde diğer ağır piyade birlikleri ile görev yaptı.Her müfrezesi 6 adet araçtan oluşuyordu.

    Araç 2 dezavantaja sahipti.

    Şasesini kullandıkları, (o zamanki ismiyle, Çekoslovakya'da üretilen ilk tanklardan, 35t'nin bir sonraki versiyonu) 38t tankı, ilk tanklardan olduğu için, küçük ve dar. Taretini çıkartıp, şasenin üstüne topu ve top personelini ekleyip, etraflarına da koruyucu zırhlı bir üst yapının kurunca, doğal olarak, çok sayıda ek top mermisine yer kalmıyordu.

    Ayrıca, topu ateşliyen personelin bulunduğu üst yapının zırh kalınlığı, gerek düşman top ateşinden, gerekse düşman piyadesinin yakın saldırısından koruyucu nitelikte değildi.


    Kaynak: Vikipedi
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Revanchism

    14
    1919-1947 / The Battle Of Stalingrad (Stalingrad Muharebesi)
    « : 13 Eylül 2017, 10:37:00 »





    ÖZET

     II. Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi'nde, Mihver ordularıyla Kızıl Ordu arasında, Stalingrad kenti için yapılan savaştır. Hemen hemen tüm tarihçiler tarafından II. Dünya Savaşı’nın kesin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Bu savaş, tarafların tüm güç ve azimlerini ortaya koydukları, kıran kırana süren ve sonuçta, toplam kayıpların neredeyse iki milyona ulaşmasıyla askeri tarihin en kanlı savaşları arasında yer almaktadır.Savaşın sonu Almanya açısından bir yıkım oldu. Mihver güçlerin savaşı kendi lehlerine döndürmeleri çabasında bir dönüm noktasıydı ve Doğu Cephesi'nde Alman zaferini olanaksız kıldı. Doğu Cephesi'ndeki Mihver kuvvetleri toplamının neredeyse dörtte biri bu muharebe sırasında kaybedilmiştir.


    Vikipedi sitesinden alınmış bir kesit
    Sol taraf Mihver, sağ taraf Sovyetler



    Barbarossa Harekâtı'nın ilk yılı olan 1941 yılında, ağırlığını Wehrmacht(1935-1945 yılları arasında Nazi Almanyası'nın silahlı kuvvetleridir.) Doğu Ordularının (Ostheer) oluşturduğu Mihver kuvvetleri, hızla Sovyet topraklarında ilerlediler ve Leningrad - Moskova - Rostov hattına ulaştılar. Son derece parlak başarılarla Moskova önlerine gelen Mihver kuvvetlerinin ilk başarısızlığı 1941 kışında Moskova önlerinde yaşandı, Moskova Kızıl Ordu tarafından başarıyla savunuldu. Bu üç kent önünde durdurulan genel taarruz, 1942 yazında cephenin güneyinden başlatıldı. Kırım ve Harkov operasyonlarından sonra Mavi Durum'la sürmüştür. Mavi Durum, Alman ordularını Stalingrad önlerine getiren ve bir başka görev grubuna da Kafkasya'nın yolunu açan bir operasyondur. Almanların 1942 yılı Yaz Taarruzları, Mavi Durum'un tamamlanması ardından Stalingrad kentini ve Kafkasya'yı ele geçirmek yönelimli operasyonlarla devam etmiştir. İki kol halinde ayrılarak taarruz eden Mihver kuvvetlerin bir kolu Kafkasya yönünde ilerlerken diğeri Stalingrad'a yönelmiştir. Kenti kuşatan Alman kuvvetleri, onları zaferden zafere götüren yıldırım savaşı tekniklerini (blitzkrieg) bir yana bırakarak ve ağırlıklı olarak piyadeyi kullanarak sokak çatışmalarına girdiler. Bina bina, hatta oda oda inatla direnen Kızıl Ordu'ya rağmen kenti Volga kıyılarında kuşattılar. Ancak üç ay süren sokak savaşlarında ilerleme hızı giderek yavaşladı. Bununla birlikte kentin yüzde doksanı Alman kuvvetlerinin kontrolüne geçmişti. Ekim ayı ortalarından itibaren Volga kıyılarına iyiden iyiye sıkışan Sovyet birlikleri, nehrin donmaya başlamasıyla ikmal ve takviye de alamaz hale geldiler. Yine de inatla sürdürülen direnme Kasım ayı ortalarına kadar tutunmayı başarmıştır. Daha sonra dar bir kıyı şeridinde sıkışmış olan savunma, ikiye bölündü. Kızıl Ekim Çelik Fabrikası, Traktör Fabrikası, Barrikadi Top Fabrikası, Ana Demiryolu İstasyonu ve Mamayev Kurgan tepesi uğruna sürdürülen direnme savaş sonrasında dünya kamuoyunca tanındı, takdir topladı.

       Kızıl Ordu 1942 Kasım'ında Uranüs Harekâtı'nı başlatarak kenti istila etmekte olan Alman 6. Ordu'sunun kanat açıklarından kanatlardan kuşatma harekâtına girişti. Kuşatma kollarının taarruz eksenleri özellikle Romen ve İtalyan birliklerince tutulan kesimlere yönelmişti. Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi. Mihver kuvvetlerin zayıf tutulan kanatları çöktü ve 6. Ordu Stalingrad'da kuşatılarak tecrit edildi. Rus kışı şiddetini arttırdığında, soğuk ve ikmal zorluklarının yol açtığı açlık, diğer yandan devam eden Kızıl Ordu taarruzları, 6. Ordu'yu hızla güçten düşürdü. Komutanlık, Hitler'in "iradenin gücü"ne olan sarsılmaz inancını benimsedi ve bir yarma hareketine girişmeye yönelmedi. Dışarıdan bir girişimle 6. Ordu'yu kurtarma çabası ise savunma önünde başarısız oldu. Öte yandan hava yoluyla ikmal de yetersiz kalmıştır. Kızıl Ordu'nun süren baskısıyla kuşatma çemberi giderek daraldı. Alman savunması daha da dar bir alana sıkıştırılmayı önleyemedi ve sonuçta Stalingrad'da kuşatılmış olan Mihver kuvvetleri çözüldü. Şubat ayının ilk günlerinde Stalingrad'daki Alman direnmesi sona erdi ve 6. Ordu'dan sağ kalanlar teslim oldu.

    Kaynak:https://tr.wikipedia.org/wiki/Stalingrad_Muharebesi



    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Revanchism

    15
    1919-1947 / Churchill 2 Tank
    « : 10 Eylül 2017, 21:40:10 »

    Genel Bilgiler

    Churchill 2 Birleşik Krallık, SSCB ve milletler topluluğunun İkinci Dünya Savaşı'nda kullandığı ağır piyade tankıdır. Tankı tamamen çevreleyen paletleri ve uzun şasisi ve ağır zırhıyla bilinir. II.Dünya Savaşı'ndaki Müttefiklerin en ağır tanklarından biridir. Piyade tankları piyade birliklerinin duraklamak zorunda kaldıkları yerlerde düşman mevzilerini açmaya yarayan tanklardır. İsmini Winston Churchill'den almasının en büyük sebebi, kendisinin Birleşik Krallık başbakanı olmasının yanı sıra I. Dünya Savaşı sırasında tank üretimine katkıda bulunmasıdır.


    == Hizmet tarihçesi ==

    1940 yılında hizmete girdiğinde Müttefiklerin en ağır tanklarından biriydi. Zırhı ön tarafta 176 mm fakat yan tarafları 58 mm kalınlığında ve Savaş'ın ilk yıllarında Genellikle hep ön tarafa Atış yapıldığı için iyi korunuyordu ama sonradan tank etkisini kaybetmeye başladı.Churchill tankında ayrıca bedford motorları çok sık arıza veriyor ve süspansiyonu çok ilkeldi Tankın Hızı bu Yüzden düşük seviyede hızlanma durumunda kalıyordu ama Müttefiklerin en yakın rakibi Tiger tankına nazaran sayıca fazla ve taktikler daha iyi olduğu için sayıca üstün geldiler.Müttefikler Churchill tankının 10 farklı konfigürasyononu ürettiler bunların bir kısmı lens lease anlaşması Gereği Sovyetler birliği Tarafından kullanıldı ve Kursk Savaşı'nın kaderini etkileyen phorovkorovka köyü muharebesinde kullanıldı.savaştan sonra İngiliz ordusunda kullanımdan çıktı ama İrlanda cumhuriyet ordusunda kullanılmaya devam etti ve 1952 yılında kullanım dışı kaldı chirchil Tankı bir nesil tank yapımının sonuncusudur yani ön tarafta ağır 75 mm ilk silah ve yukarıda 40 mm ilk silah yani 2 silahlı tankların son neslidir sonra daha hiç kullanılmadı Churchill tankı aynı zamanda Tiger tankını imha eden ilk müttefik ağır tankıdır Churchill tankları savaş alanının kraliçeleri olarak bilinir bu lakaplarını çöl Savaşları'nda kullanıldığı sırada aldı tankın önzırhı aşırı kalın ve o zamanın Alman tanksavar silahları yetersiz olduğu için cepheyi yarma ve taarruz açısından rakipsiz tanklardı Ancak Mareşal Erwin Rommel 88 mm Flak toplarını tanksavar olarak kullanınca etkilerini yitirdi bu yüzden müttefikler Churchill tankının motorunu ve süspansiyonunu iyileştirdiler bu sayede excelsior adlı prototip çıktı ama prototip Shermen Firefly tankları için askıya alındı tank komutanlarında douglas kay aynı zamanda İngiliz Ordu'sunda tankçı subayıydı tiger tankını vuran ve İngiliz tank ası olan kişinin kullandığı tank da Churchill tankıdır.


    KULLANICILAR

    Birleşik Krallık 1951 yılında hizmetten çıkarıldı
    İrlanda 1969 yılında emekli edildi
    Polonya 1947 yılında emekli edildi
    Kanada
    Sovyetler Birliği daha sonra yerini Josef Stalin Tank'ı aldı




    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Revanchism

    16
    1947 Sonrası / Kale ; Milli Gurur
    « : 10 Eylül 2017, 19:58:58 »

    GENEL BİLGİLER(Elimle Yazdım Tek Tek)

    Mayına dayanıklı personel taşıyıcı olarak tasarlanan KALE, mayın ve kinetik enerjili mühimmatlara karşı üstün korum sağladığı gibi tam bağımsız süspansiyon sistemleri ile her türlü çetin arazi ve iklim koşullaırnda benzersiz bir hizmet sunmaktadır. Tek kabinden oluşan monokok gövdeli KALE komutan ve sürücü dahil 13 kişi taşıma kapasitelidir



    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    17
    1947 Sonrası / 8x8 Arma ; Milli Gurur
    « : 07 Eylül 2017, 10:47:25 »


    8x8 Arma


    Arma zırhlı muharebe araçları ailesinin 8x8 versiyonu olan ARMA 8x8, modern orduların çok tekerlekli modüler bir platformdan bekledikleri tüm görevleri karşılama yeteneğine sahip bir zırhlı araç. Farklı görevlere uygun geliştirilebilen ARMA, ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah ve kule sistemleri ile donatılabiliyor. 8x8 ARMA zırhlısı, sürücü ve komutan dahil toplam 12 personel taşıma kapasitesine ve 24.000 kg.'lık muharebe ağırlığına sahip. ARMA bu konfigürasyonu ile C130 dahil her türlü nakliye uçağı ile taşınabiliyor.
    Bağımsız hidropnömatik süspansiyonu, kilitli transfer kutusu özelliğiyle her arazi koşulunda hizmete hazır ARMA, amfibi harekat kabiliyetine de sahip. Düşük dönüş çapı, patlak gider lastikleri, üstün balistik koruması ve düşük idame giderleri ile ARMA dünyadaki benzerleri ile rekabete hazır.
    ARMA, yüzde yüz yerli tasarım olarak Otokar'ın tamamen Türk mühendislerden oluşan yetkin kadrosu tarafından tasarlandı ve geliştirildi. Araç, bu yönüyle aynı zamanda Türk savunma sanayisinin de ulaştığı düzeyi işaret ediyor.

    Özellikleri


    Tüm elektronik sistemleri Otokar tarafından geliştirilen Arma 8x8, sahip olduğu özel sistem sayesinde sürücüsüne karanlıkta, siste, dumanda hiçbir ışık yakmadan termal kamera ile yolu ve etrafı görme ve ilerleme imkanı sağlıyor. Aynı kamera sayesinde sürücü, geri manevra sırasında aracın arkasını da görebiliyor. Araç Amfibi kit sayesinde hiçbir ön hazırlık yapmadan suda yüzebiliyor ve suda saatte 8 kilometre hız yapabiliyor. İsteğe bağlı sunulan NBC kiti ile de mürettebatını nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı koruyor.

    Modüler bir platform olma özelliği taşıyan araç, ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah kule sistemleriyle donatılabiliyor. Sürücü ve komutan dahil 12 personel ve 24 ton azami yük taşıyabilen araç, ön tarafa yerleştirilmiş kompakt motoru sayesinde geniş bir iç hacim ve ergonomik bir çalışma ortamı sağlıyor.



    Araçta kullanılan hidropnömatik süspansiyon sayesinde arazi koşullarında da titreşim minimuma indiriliyor. Sınıfında en büyük lastiklerin kullanıldığı araç, paletli araçlar kadar hareket kabiliyetine sahip. Araç 1 düğme ile 8x4 veya 8x8 kullanım seçeneklerine geçirilebiliyor. 450 beygir gücünde motora ve 7 ileri 1 geri vitese sahip aracın yakıt sarfiyatı da oldukça düşük. Bu da aracın 1 depo yakıtla 750 kilometre yol almasına imkan sağlıyor.

    Arma 8x8, yüzde 60 rampa tırmanma, yüzde 30 yan eğimle gitme ve 2000 milimetrelik hendeklerden rahatlıkla geçebilme özelliklerini barındırıyor. Araçla birlikte tercih edildiği takdirde ilave RPG zırhı, kendini kurtarma sistemi, amfibi sistemi, NBC koruması, sisleme havanları ve yangın söndürme ile infilak baskılama sistemi opsiyonel olarak sunuluyor.


    Kaynak:https://tanktarihi.tr.gg/Otokar-Arma.htm
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    18
    1947 Sonrası / Otokar Kobra ; Milli Gurur
    « : 06 Eylül 2017, 14:07:13 »


    GENEL BİLGİLİR

    Cobra, Otokar'ın araştırma ve geliştirme ekibi tarafından silahlı kuvvetlerin zırhlı tekerlekli araç ihtiyacı doğrultusunda en uygun çözümü sağlamak üzere geliştirilmiştir. Cobra, üstün hareket kabiliyeti, iyi bir balistik korumanın yanısıra, aynı platformun farklı görevlere uyarlanabilir olması ile dikkat çekmektedir. Aynı gövde ve altyapı üzerine tasarlandığı ve bir çok model ve tip üretilebildiği için bakım ve serviste büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Farklı kullanım amaçları için üretilmiş farklı Cobra'larda bile ana yapının aynı kalması bakım, onarım ve yedek parçada da büyük tasarruf sağlaması, Cobra'yı pek çok ordunun tercih ettiği bir zırhlı araç yapmaktadır. 9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4x4 Cobra Zırhlı Aracı aşağıda belirtilen tiplerde üretilmektedir. Aynı zamanda amfibik versiyonu da bulunmaktadır.


    Cobra Açık Kuleli Personel Taşıyıcı Araç

    Cobra aracının süspansiyon yapısı, hızlı iniş ve binişi kolaylaştıran geniş kapıları, personelin güvenli intikalini ve kolay müdahalesini sağlar. Aracın monokok gövdesi ve duvar açıları daha üstün mayın ve balistik koruma için tasarlanmıştır. Araç, düşük profile sahip olması sayesinde, kolay hedef olmaz.

    Cobra Kapalı Kuleli Personel Taşıyıcı Araç

    Otokar tarafından tasarlanmış kapalı kule, gece ve gündüz şartlarında, sınır güvenliği, yol ve kritik noktaların korunması, muharebe alanında timlere atış desteğinin sağlanması gibi birçok görevde Cobra'yı daha etkin kılmıştır.

    Cobra 40 mm ve 12.7 mm Makinalı Tüfekli Araç

    Araç içinden korunmalı olarak gözetleme ve ateş etme imkanı veren sınırsız çepeçevre dönebilen ergonomik dizaynı ile özel görevlere uygun bir kule ile donatılmış araçtır.

    Cobra Ambulans

    Riskli bölgelerde yaralıların ve sağlık görevlilerinin güvenli taşınmasını sağlar. İlk müdahalede gerekli tüm tıbbi, ekipmanlar araçta mevcuttur.

    Cobra Keşif/Gözetleme Aracı

    Cobra Keşif/Gözetleme Aracı zor muharebe koşullarında hedeflerin tespit edilmesi ve toplanan bilgilerin komuta kontrol kademelerine iletilmesi amacıyla geliştirilmiştir.



    Cobra Komuta/Kontrol Aracı

    Hem barış, hem de savaş durumunda komuta kontrol sisteminin bir parçası olarak veya tek başına komuta-kontrol merkezi görevini üstlenir, operasyon ve istihbarat bilgilerini toplar, bulunduğu ortamdaki değişiklikleri takip eder. Çeşitli komünikasyon alt sistemleri tarafından toplanan bilgiler bilgisayar destekli ortamda değerlendirilir.

    Cobra EOD Aracı

    Hava alanlarında pistlere yapılabilecek bombalı saldırıları önlemek maksatlı geliştirilen, ön tarafında şöför mahalinden hidrolik olarak kumanda edilebilen gövde zırhından imal edilmiş bıçağa sahip araçtır.

    Cobra Amfibik Versiyon

    Amfibik Cobra'lar özel gövde yapıları sayesinde NATO Deniz Durumu 2 koşullarında seyir etmekte ve joystick kontrolü ile suda nokta dönüşü yapmaktadır. Hibrid soğutma sistemi amfibik harekatta güvenirliği arttırmaktadır.

    COBRA 20mm Otomatik Top Platformu

    Yüksek atış kabiliyetine haiz 20 mm'lik otomatik top platformu. Üzerine takılabilen otomatik top ile araç daha yüksek ateş gücü kazanırken; yerden yere ve yerden havaya hedeflere karşı, daha uzun menzillerde etkin bir şekilde müdahale yeteği sunar.

    Cobra İçeriden Kumandalı Silah Platformu

    Cobra'nın içeriden kumandalı elektrikli kuleli tipi isteğe göre farklı tipteki silahlarla donatılabiliyor. Araç, termal ve gündüz görüş sistemleri ile gece-gündüz her türlü hava şartlarında gözetleme, keşif ve müdehale yeteneğine sahip.


    Cobra Testleri

    Cobra'nın taktik arazi özelliklerinin geliştirilmesi ve yüksek hareket kabiliyetinin belirlenmesi amacıyla birçok test yapılmıştır. Aracın dayanıklılık ve sıcak iklimdeki performansı ayrıca ABD'de bulunan özel test merkezlerinde de değerlendirilmiştir. Cobra tüm testleri başarıyla tamamlamıştır:

    -İklimlendirilmiş Rüzgar Tünelinde Performans
    -5.Tekerlek ile Fren Testleri Değerlendirilmesi
    -Sıcak İklim Testleri
    -Tırmanma Testleri
    -Su'dan Geçiş Yan Eğim Testleri
    -Arazi Performansı
    -Mayın Testi

    KAYNAK:https://tanktarihi.tr.gg/Otokar-Kobra.htm

    VİDEOYU MUTLAKA İZLEYİN

    https://www.youtube.com/v/lM4Pxy9Bx7E&fs=1&wmode=transparent


    GÜNCELLENEN KISMI

    Moritanya - 12 Cobra

    Otokar Kobra kullanıcı ülkeleri

    1- Azerbaycan -
    2- Cezayir - 600
    3- Bahreyn
    4- Bangladeş - 24 Cobra 2007-2008 yıllarında test için alındı. 2010 yılında Bangladeş Polisi 7 Cobra aldı.
    5- Gürcistan - 300 Cobra, toplam $58 milyon.
    6- Kazakistan - 30+ Cobra aracı
    7- Kosova - 100
    8- Malezya - 257 Cobra siparişi alındı.
    9- Maldivler - 5
    10- Nijerya - 193
    11- Slovenya - 10
    12- Pakistan
    13- Peru - Görüşmeler devam ediyor
    14- Türkiye - 1213
    15- Birleşik Arap Emirlikleri

    (aç/kapa)


    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    19
    1947 Sonrası / T 155 Firtina ; Milli Gurur
    « : 06 Eylül 2017, 10:18:39 »

    Genel Bilgiler

    (aç/kapa)


    Atış Kontrol Sistemi

    Fırtına`nın Aselsan tarafından geliştirilen özgün atış kontrol sistemi dört ana bölümden oluşmaktadır
     
    -Ataletsel Seryrüsefer Sistemi (Inertial Navigation System)
    -Atış Kontrol Bilgisayar
    -Otomatik Namlu Yönlendirme Sistemi
    -İlk Hız Ölçme Radarı

    Obüs Ataletsel Seryrüsefer Sistemi sayesinde tevcih hattı istikamet açısını 0,3 milyem, mevzi koordinatlarını 17,5m ve mevzi rakımını 10m doğrulukla tespit edebilmektedir. Obüs ayrıca, mevcut sistemlerin aksine, tevcih herekli nişan dairesi, nişan çubuğu, ´vb. alet ve avadanlığa ihtiyaç duyulmadan çok kısa bir süre zarfında mevzilenebilmektedir. En önemli özelliği; 8-25 km arası mesafelere yapılan atışlarda farklı namlu açılarından ardarda atılan üç merminin, hedefe aynı anda ulaşması ile üç adet obüsün atış gücünü tek başına karşılayabilmesidir.



    Silah Sistemi

    Nato standardı her cins 155mm obüs mühimmatını kullanabilen Fırtına, 48 adet silah payı kıt`a yükü mühimmata sahiptir. Elektrikle çalışan ve elektonik olarak kontrol edilen otomatik mermi doldurma sistemi sayesinde obüs; ani atış için 15 saniyede 3 atım ve sürekli atış için dakikada 2 atım gereçekleştirebilmektedir. Obüs, 52 çap uzunluğunda, monoblok olarak imal edilen ve 23Lt`lik yanma odası hacmine sahip bir namlu ile donatılmış olup halihazırda MKE tesislerinde üretilmektedir.

    Zırh
    Fırtına tam zırh ve NBC korumalıdır. Bu sayede mürrettebat düşman NBC taaruzuna ve görerek veya görmeyerek ateş eden sılahların etkilerine karşı korunmakta ve aracın beka kabiliyeti artırılmaktadır. Fırtına`nın sahip olduğu korunması: kule ve gövde çepeçevre kaynaklanmış çelik zırh plakalar ile kaplanmıştır 14,5mm zırh delici mermi ve 155 mm mühimmatın parça tesirine karşı balistik koruma sağlamaktadır.[/size]


    Mühimmat

    -M107 (HE): 18 km
    -M549A1 (RAP/HE): 30 km
    -ERFB/BB: +40 km


    Geliştirme programı

    155mm M-44T ve M-52T kundağı motorlu obüs modernnizasyon programlarından alınan dersler ışığında, Türk Kara Kuvvetleri Topçu Birlikleri'nin taktik ve teknik kulanım konseptleri ve geleceğin muharebe sahası ateş destek ihtiyaçları dikkate alınarak 1995 yılında T-155 Fırtına Modern Obüs Geliştirme Programına başlanmıştır. Program kapsamında tasarım ve prototip üretim çalışmalarına Kara Kuvvetleri Teknik ve Proje Yönetim Daire Başkanlığı silah ve Mühimmat Şube Müdürlüğü Proje Yönetiminde 1995 yılında başlanan ve azami menzili 30 km olan 155mm/39 kalibre namluya sahip ilk prototip 1997 yılında üretilmiş, ancak daha uzun menzil ihtiyacı neticesinde yeni obüsün 155/52 kalibre silah sistemine sahip olması kararlaştırılmıştır. Kara Kuvvetleri ihtiyacına yönelik olarak 40 km menzilli, 155mm/52 kalibre silah sistemine sahip ikinci prototip obüsün üretimine 2000 yılı içerisinde başlanmıştır. Obüsün gövdeve kule tasarımları ve analizleri modern tasarım programları kullanılarak tamamen bilgisayar ortaminda yapılmıştır. Prototip obüsün gövde, kule ve süspansiyon sistemlerinin üretimi Eylül 2000`de yurtdışından tedarik edilen komponentlerin entegrasyonu ise Aralık 2000`de tamamlanmıştır. Prototip üretim çalışmaları sırasında Türkiye yeni obüste Almanya üretimi PzH 2000 obüsünün alt sistemlerini kullanmayı planlamış, ancak Alman Federal Güvenlik Konseyi`nin PzH 2000 obüsünün alt sistemlerinin satışına yönelik ihracat lisansını onaylamaması üzerine, söz konusu sistemler Güney Kore'li Samsung Techwin şirketinden tedarik edilmiştir. Prototip obüs, Tek Top-tek Batarya Konsepti`ne uygun olarak at ve gözle(shoot and scoot) prensibine göre tasarlanmıştır.Temmuz 2001 de bazi altsistemlerin (otomatik yükleyici, komple 155mm/52 kalibre silah sistemi) tedarikine yönelik olarak Güney Kore ile Türkiye arasında bir kontrat imzalanmıştır. Halihazırda güç paketi dışında kalan tüm alt sistemler Türkiye'de üretilmektedir.

    Atış Hızı:
    -Ani: 15 saniyede 3 mermi
    -Maksimum: 6-8 mermi/dak
    -Sürekli: 2 mermi/dak
    -Yükselme: -2, 5º +70º
    -Yana Dönüş Açısı: 360º

    Teknik Veriler

    -Üretici: Türkiye

    -İmal Yeri: 1010′uncu Ordu donatım Ana Tamir Fabrika Müdürlüğü/Arifiye
    -Muharebe Ağırlığı: 47 ton
    -Uzunluk: 12 m
    -Genişlik: 3.4 m
    -Yükseklik: 3,43 m
    -Mürettebat: 5
    -Atış Kontrol: Otomatik Atış Kontrol ve Yönlendirme(NABK Yazılımı kullanılmaktadır)
    -Mermi Doldurma: Otomatik
    -Gece Görüşü: İkinci Nesil Gece Görüşü
    -NBC Koruma: Gaz Parçacık Filtreli
    -Namlu Çapı: 155 mm/52 Kalibre
    [/size]

    Menzil:

    -M107 He: 18km
    -M549a1/RAP He: 30 km
    -ERFB/BB He: 40km +
    -Hız: 65km/s
    -Yerden Yükseklik: 0,42 m
    -Meyil Tırmanma: 60%
    -Dik Engel Geçme: 0.75 m
    -Hendek Geçme: 2,8 m
    -Sudan Geçme: 1,5 m
    -Hareket Sığası: 360-400 km
    -Süspansiyon: Hidro-Pnömatik
    -Motor: 1000BG, MTU-881
    -Transmisyon: X 1100-5 Otomatik
    -Güç/Ağırlık: 21 bg/t

    Rakip sistemler

    -Birleşik Krallık - AS-90
    -Almanya - PzH 2000
    -ABD - XM2001 Crusader(proje iptal oldu)


    Kaynak:https://tanktarihi.tr.gg/T-155-Firtina.htm
    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    20
    1947 Sonrası / Altay Tank ; Milli Gurur
    « : 04 Eylül 2017, 10:52:01 »

    ALTAY TANK




    İSMİ NEREDEN GELİYOR ?

    İsmini Kurtuluş Savaşı'nda 5. Süvari Kolordusu'nu komuta eden Fahrettin Altay'dan almıştır. Fahrettin Altay'a ise soyismi Altay Spor Kulübü'nden esinlenerek Mustafa Kemal Atatürk tarafından verilmiştir.


    Genel Bilgiler

    (aç/kapa)



    TASARIMI

    Tankta 120 mm yivsiz top olacağı tahmin edilmektedir. Kimyasal, biyolojik ve radyoaktif saldırılara karşı korumalı olacaktır. Planlanan maksimum hız saatte 90 kilometre, bir 1,800 hp(1,300 kW) motor(ilk iki parti 1,500 beygir motorlara sahip olacak) sayesinde ayarlamalar yapılarak suyun 4,1 metre altında çalışması mümkün olacaktır.

    Aracın Volkan-III tank atış kontrol sistemi ve tank komuta kontrol muhabere bilgi sistemi Aselsan tarafından tasarlanacak ve üretilecek, 120 mm’lik 55 kalibre ana silah sistemi, Hyundai-Rotem kanalı ile teknoloji transferi yapılarak MKE tarafından, modüler zırh paketi ise Roketsan tarafından üretilecektir. Otokar 4 prototipin tasarımı ve geliştirilmesi için 500 milyon ABD Doları tutarında teşviğe hak kazanmıştır.

    Elektrik motoru

    Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, Altay için bir elektrik motorunun geliştirilmesi gerektiğini düşündüğünü duyurdu. Görgüç, bir elektrik motorunun savaş alanında terman kameralar ile tank tespiti yapan düşmanın tespit yeteneğinide azaltacağını belirtti. Görgüç, "içten yanmalı araçlar terman kameralara daha kolay yakalanabilir" diyerek sözlerine ekledi. Otokar otobüsleri için bir elektrik motoru geliştirildi ve Altay tankınada uyarlama çalışmaları devam ediyor.

    Arazi Testleri

     Türkiye'nin ilk ana muharebe tankı Altay, zorlu testlerden geçiriliyor. Kış testleri Sarıkamış'ta yapılan Altay'ın sıcak hava koşullarına dayanıklılığı ise 55 derecede ölçülüyor.

    KAYNAK: https://tanktarihi.tr.gg/Altay-Tank.htm

    VİDEOSU MUTLAKA İZLEYİN






    Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Furkan 65

    Sayfa: [1]