İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Rapper

Sayfa: [1] 2
1
Merhabalar.




Görünüşe göre şişman çene espirilerinin sonuna geldik gibi.

Bügün yama ile beraber gelicek olan beleş içeriklerin birinden konuşacağım , karakter durumu.Yeni gelişim paketimizle beraber görsel efektler rastgele olmak yerine dinamik olacak.

Oyun artık karakterinizin yaşam sitilini izleyecek ve ağırlığını ona göre azaltacak veya arttıracak.Belli bir çizginin üstüne çıkmak Şişman özelliğini kazandıracak ve görselini değiştirecek iken belli bir çiginin altına inmek karakteriniz Yeterli Beslenememe özelliğini ve yeni bir görüntü kazanacak.




Bazı eventler sayesinde direkt olarak ağırlık kaybedebilir veya kazanabilirsiniz onun dışında karakterinizin durumu bulundukları kondisyon ve yaşam stiline bağlı olarak değişecek.Kişisel özellikleri , odaklar , topluluk üyeliği ve sağlık karakterinizin durumunu sürekli olarak etkileyecek.Obur gibi faktörler karakteriniz ağırlığını arttırırken Manastır'a üye olmak azaltıcaktır.

Bu yeni mekanik için yeni eventler ekledik ve oyuncunun karakteriyle etkileşimini arttırdık.Bazı eski eventler yeni mekanikler için yeniden düzenlendi ve oyunana tamamiylen entegre edildi.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

2
Selamlar !

Hali hazırda bir çok harita güncellemesi gösterdik ancak en çok hak edeni göstermedik değilmi ?

O yüzden haydi Afrika'ya bakalım.

Evet doğru okudunuz.Afrika sonunda hak ettiği sevgi ve dikkati ediniyor.Kuzey Afrika ve Mali uzun zamandır güncellenmesi gerekiyordu.Artık kontluklar kare veya dikdörtgenlere benzemeyecek.

Haydi kuzeydeki krallıklarla başlıyalım.Krallıkların aynı şekilde kalıyor.Yanlızca Moritanya(Mauretania) Mağrip(Maghreb) olarak değiştirilmiştir ve Afrika Krallığı Mağrip(Maghreb) İmparatorluğu olarak değişmiştir.Nedeni ise çok büyük olan Arab İmparatorluğunu azda olsa güçsüzleştirmekdir.Her kontluk olması gerektiği yerde ve yeniden renklendirilmiştir.






Neticede , yeni bölgeler ve eklenen yeni bina slotları Kuzey Afrika'yı daha güçlü hale getirecek.Ancak agresif Kutsal Savaşlara karşı koruma için deniz bölgelerinin sayısını azıcık arttırdık.Avrupalılar şimdi Afrika kıyılarına ulaşmak için İber kıyılarını veya Güney İtalya'yı aşmak zorundalar.Bu Afrikadaki devletlere azda olsa zaman kazandıracaktır.

Mali için ise.Önceden sahip olduklarının 2 katına bölgeye sahip olucaklar.Bu yanlızca Mali Krallığı'nın olmasını engelliyekecek ve Gana (Ghana) , Mal, ve Songhay Krallığı olarak 3'e bölünecek.Bölgeyi kaplayan önemli güçşler için 1'er krallık.Ve de hepsi Mali İmparatorluğunun bir parçası olucak ve artık tek krallığa sahip imparatorluk ünvanını kaybedecek.




İşte krallıkların görüntüleri.




Haritanın var olan kısımlarını güncellemek Afrika için yaptığımız tek şey değil.Kanem-Bornu ve Çad (Chad) Gölü etrafınıda haritaya ekledik.4 dükalık ve Kanem-Bornu İmparatorluğunu kapsıyan yeni bir bölge.




Haydi burda durmayalım.
Afrikayı diğer bölgelerden farklı yapmak için 2'nci bir ticaret yolu ekliyoruz ; Trans-Sahra Ticaret Yolu.




Bu rotanın kilidini açmak için At Efendileri (Horse Lords) veya Yeşimtaşı Ejderi (Jade Dragon) ek paketlerine ihtiyacınız var.Ticaret yolunun değerinin düşük olması neredeyse hiç bonus sağlamıyor.Bundan kazanç sağlamanız için gereken şey ise ticaret yolundaki belli noktaları elinizde tutmak ve özel binaları inşa etmek.Bu binalar bölgedeki ticari malları tarihsel olarak etkileyecek ve ticareti önemli ölçüde etkileyecek.En önemlisi ise altın madenler.




Haritada 2 altın madenine sahibiz ikiside Mali Krallığı bölgesinde konumlandırıldı.Altın madenleri Mali'nin fazlasıyla altın kazanmasına neden olacak.Tarihte olduğu gibi.Eğerki farklı bir yol denemek isteyip onları feth etmek isterseniz Afrika verdiğiniz efora değicektir.Altın madenleri hem Trans-Sahra Ticaretini geliştirmekle yetmiycek hemde ülkenizin gelirinide yükseltecek.Ve de onlara sahip olduğunuzda özel eventler ile karşılaşacaksınız.

Hatırlayınki hayla bu olaylar işlem sıransında ve değişebilir.Haydi şimdi günlükteki küçük eklemelere bakalım.

Chad gölü etrafındaki ülkeleri kapsıyacak şekilde Batı Afrika dinini basitçe Afrikalı diye değiştirdik.Ayrıca baş tanrılarıda ona göre düzenledik.Bu din ayrıca kendisine özel haneden armasına (veya kalkan) armasına sahip.




Umarızki Afrika'daki değişikleri sevmişsinizdir.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

3
HOI4 - Haberler / HOI IV 1.6 #7 Deniz Geçişi- 15 Ağustos 2018
« : 15 Ağustos 2018, 18:05:21 »
Günlük zamanı! Bugün, 7. günlüğünde, Man the Guns özelliklerini göstermeye devam ediyoruz, ancak endişelenmeyin-daha fazla geliyor! Bugün için konuların her ikisi de erişim ilgilidir.

Deniz bölgesi erişimi
MTG ile artık oyuncuların deniz bölgelerini önlemek veya yasaklamak için işaretlemesi mümkün olacak. Önleme olarak işaretlenmiş bir bölge tehlikeli ve riskliyse önlemek için bir şey olarak kabul edilecektir. Bu tüm gemi yönlendirme leri için de geçerli. Yani eğer düşman denizaltıları geminizi batırıyorsa, başka bir yere, belki de bir müttefiğe daha güvenli ve daha yakın bir yere yönlendirebilirsiniz. Gemiler, nereye gittiklerini elde etmenin başka bir yolu yoksa, hala bir bölge olarak işaretlenmiş bir bölgeden geçecektir.

Yasaklı bir bölge, manuel oyuncu hareketleri hariç, hiç hareket etmesine izin vermez veya oyuncu tarafından tetiklenen bir istila emri olup olmadığını söyler. Diğer olası yollar yoksa, ticareti kapatacaktır. Bölge işaretleri deniz harita modunda gösterilir ve hem stratejik alan uyarıları doğrudan geçiş, ya da deniz için yeni “devlet görünümü” olabilir. Burada, eski seyrek araç ipucu yerine hava bölgeleri için kullandığınız gibi, bölgedeki deniz üstünlüğü düzeyinde uygun bir ipucu  da gösteriyoruz. Gelecekteki bir konuyu bozmamak için sinsi sansürlemeye izin vermeniz gerekecek. ;)

Bu noktada, bazı hevesli U-boot Kaptanları, düşmanın neden bulunduğu ve yasaklı olmaktan kaçınmak için nakliye rotalarını sürekli karıştırıp karıştırmadığını merak ediyor. Rotanızı değiştirmek verimliliğini 0'a düşürecektir, bu nedenle ayarları sürekli olarak değiştirirseniz, işleri rota boyunca hareket ettiremezsiniz. Bununla birlikte, bazen düşmanın akıncılarını yoğunlaştırmasını zorlaştıracak şeyleri değiştirmekde iyi bir strateji olabilir.


Yerleştirme Hakları
Yerleştirme haklarını istemek veya almak yeni diplomatik eylemlerdir. Askeri erişim “ışık” gibi işlev görür ve birisinin deniz üslerinde üslere erişmesine, yeniden kaynak almasına ve onarılmasına izin verir. Aslında askeri geçiş otomatik olarak yerleştirme hakları ile birlikte gelir. Yerleştirme hakları size daha iyi ulaşmak ve zahmetli yolları önlemek verebilir. Örneğin, Alman denizaltısı, İspanyol limanlarından (izin verilirse) geçebilir ve onları savunmanın daha zor olduğu alanlarda İngiliz nakliyesini tehdit edebilir ve kanal veya daha fazla korunan sulardan geçmek zorunda kalmazlar.

Onarım söz konusu olduğunda ve bu tür bir bağlantı noktasının sahibinden daha düşük bir önceliğe sahip olacaksınız, ancak yeni onarım sisteminin nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak öğrenmek için gelecekteki bir geliştirici günlüğü beklemeniz gerekecek. Yerleştirme hakları nedeniyle orada bulunan nötr bir limandaki gemiler üsde hava saldırıları ile saldırıya uğramaz, bu nedenle orada sığınan ya da çalışan gemilerden kurtulmak istiyorsanız, ordaki üsse sahip ulusu da savaşa çekmeniz gerekecektir.

 Hepsi bu kadar Millet. Bir *öksürük* büyük güncelleme için gelecek haftayı bekleyin.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

4


Selamlar Kalradya savaşçıları!

Söz konusu strateji olduğunda bilgi, başarının anahtarıdır. Ortaya çıkabilecek fırsatları iyi değerlendirmek veya yaklaşan tehditlere karşı kendinizi hazırlamak için, oyun dünyasındaki ilişkilerin mevcut durumları hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi edinmek önemlidir. Bu haftaki blogda, Bannerlord’da oyunculara bilgi sunduğumuz yollardan birini inceliyoruz: ansiklopedi.

Warband’de ansiklopedi, oyuncuların, oyunun bütünü ve belki daha da önemlisi belli bir oynanış sırasında oyunun mevcut durumu hakkında daha fazla şey öğrenmek için kullanabilecekleri yararlı bir bilgi kaynağıdır. İşlevsel olarak mükemmel çalışır ve oyuncuları, oyunun içine çekmek için bol miktarda önemli bilgi içerir. Oyuncular, oyun konseptleri hakkında bilgi edinmek, yerleşim yerleri hakkında detaylar toplamak ve oyundaki karakterlerin bilgilerini gözden geçirmek için ansiklopediden yardım alabilirler. Ancak bu ekranlar, gerçekte olmaları gerektiği gibi kullanıcı dostu değillerdir ve zaman zaman gezinmek biraz zor olabilir.


Warband

Bannerlord’da bu ekranları daha fazla geliştirerek oyuncuların etkileşimlerini daha keyifli hale getirmemiz gerektiğini farkettik. Bu doğrultuda yaptığımız ilk iyileştirmelerden biri arama özelliğini eklemek oldu. Warband’de bir liste dolusu karakteri baştan sona aramak yorucu bir işti fakat yine de yapılabilirdi. Ancak Bannerlord’da belirli bir kişiyi bulmak için tüm karakter listesini baştan aşağı inceleyerek bakmak, oldukça fazla karakter sayısı olmasından dolayı, son derece sinir bozucu olabilirdi. Aynı şekilde Bannerlord’da yüzlerce yerleşim yeri olduğundan (Warband’de olanın neredeyse iki katından fazla) belirli bir tanesini bulmak için imleci kaydırmak usandırıcı olabilirdi. Bu konuda size yardımcı olabilmek adına arayacağınız kelimenin tam olarak nasıl yazıldığından emin olamadığınızda, arama işlevi sizin için otomatik tamamlama önerileri de içeriyor olacak.




Sayfaları dolaşmayı kolaylaştırma fikrine uygun olarak oyuncuların, arama kriterlerini daraltabilmeleri için filtreler ekledik. Bu filtreler, yerleşim yerleri söz konusu olduğunda köyleri, kale ve şehirlerden ayırmanıza yardım edecektir, ki bu tek başına da faydalı olabilir ancak, bu özelliğe bazı birkaç ekranla birlikte baktığımızda ansiklopedi girdilerini filtreleme becerisi gerçekten bir anlam ifade eder. Örneğin, Krallıklar ekranını açarsanız, o sırada kimlerle müttefik ve kimlerle düşman olduğunuzu hızlıca görebilirsiniz. Karakterler ekranı ise öğeleri cinsiyet, kültür, meslek ve her bir karakterin sizin karakterinizle mevcut konumuna dayalı filtreleme imkanı sunarak bu özelliği bir bir adım ileriye taşır.

Ansiklopedinin görünüşünü, verdiği hissi ve tümüyle kullanıcı dostu oluşunu elden geçirmekle de kalmadık. Oyuncuların erişebilecekleri ve faydalanabilecekleri bilgi türlerini de genişletmek istedik. Bu noktada da oyuna Birlikler ekranını dahil ettik. Birlikler ekranı, oyuncuların oyundaki tüm birimlerin tüm birlik şemalarını görmelerine olanak vererek onlara, wiki ya da diğer oyun dışı bilgi kaynaklarında araştırma yapmalarına gerek kalmadan mükemmel ordu kompozisyonlarını planlama imkanı sunar. Şemalar her birimin bir ilerleme sırasında alabileceği dalları ve her bir birimin beceri seviyelerini gösterir.


 
Ansiklopediye eklenen bir başka yeni ek, oyunculara oyundaki her bir klan hakkında detaylı bilgi gösterecek Klanlar ekranı. Bu bilgiler, klan üyeleri, klanın kontrolündeki yerleşim yerleri ve klanın o an dahil olduğu savaşlar hakkındaki bilgileri kapsayacak. Ayrıca, maceralarınız sırasında Kalradya’nın farklı klanları ile kuracağınız dostluklar ve kazanacağınız düşmanlıklarda zamanla aşina olacağınız bir şey olan klanın sancağını da içerecektir.

Son olarak ansiklopedi, Konseptler sayfası olmadan tamamlanmış olmazdı. Konseptler sayfası oyunculara, Bannerlord’un çeşitli konseptlerini ve mekaniklerini tanıtarak açıklıyor. Bir şeyin oyunda nasıl çalıştığını tam olarak anlamadıysanız ya da eylemlerinizden birinin sonucu kafanızı karıştırdıysa Konseptler sayfasında sorunuzun cevabını bulma şansına sahipsiniz.

Genel olarak Bannerlord’un yenilenen ansiklopedisinin Warband’in ötesinde büyük bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Özünde, serinin oyuncularının aşina oldukları tüm yararlı bilgilerin yanında maceralarınızda size yardımcı olacak yeni bilgileri de sizlere sunar. Ve tüm bu yapılanların sonucunda elde edilen, kullanımı basit ve gezinmesi kolay, daha erişilebilir ve kullanıcı dostu bir arayüz.






Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

5
Selamlar!

Temmuz ayının sonuna yaklaşıyoruz. Bu demek oluyor ki 1 günlük sonra CK2 yaz günlükleri sona erecek. Bu hafta Holy Fury için özel hazırladığımız 5 Haçlı Seferinden 3'üne göz atacağız. İlk olarak üzerinde yeniden çalıştığımız Çobanların Haçlı Seferine, PDXCon yayınında görmüş olduğunuz Çocuk Haçlı Seferine ve son olarak 4. Haçlı Seferine bakacağız.

Her zaman söylediğimiz gibi Holy Fury yayınlanmadan önce çeşitli içeriklerde değişiklikler olabilir. Bu arada Çobanların Haçlı Seferini aktif edebilmeniz için Sons of Abraham Expansion'una, diğer iki haçlı seferi için ise Holy Fury DLC'sine sahip olmanız gerekmekte.



Çobanların Haçlı Seferi uzun zamandır ihmal edilmişti. Bu yüzden bütün eski eventleri yok ettik ve sil baştan bir event zinciri yazdık. Holy Fury ile Çobanların Haçlı Seferi başarısız bir haçlı seferinden birkaç yıl sonra Katolik Avrupa'da başlıyor. Hedef ise ya İber yarımadası ya da Kudüs.

Çobanların Haçlı Ordusu ilerlerken harita boyunca asker toplayacak, yerel lordlar ile bazı anlaşmazlıklar yaşayacak, Yahudileri kovmaya çalışacak veya yerel lordlardan sefer için yardım isteyecek.

Kim bilir, belki bir mavi ayda gerçekten kazanma şansları olabilir!



Çocuk Haçlı Seferi ise Papa'nın kutsal toprakların geri alınması gerektiğini söyledikten sonra herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir.

Eğer Kudüs kafirlerin elinde ise Avrupa'daki topraksız bir çocuk kendi ordusunu kurmayı ve kendi küçük Haçlı Seferini yapmayı deneyebilir. Bu süreçte kutsal topraklara giderken kendisine yoldaş bulabilir.



Çocuk Haçlı Seferi hükümdardan hükümdara gezip asker ve erzak isteyebilecek, dindar komutanları toplayabilecek ve şikayetçi reşit olmayan saray halkını kendine katabilecek.

Bir hükümdar olarak Haçlı Ordusu sizin topraklarınızda konaklıyorken onlara destek verebilir veya engelleyebilirsiniz.
Asker bağışlayabilir, sponsor olabilir veya tam tersi yollarına taş koyarak seferlerinin erken bitmesini sağlayabilirsiniz.



Sponsor olmak haçlı seferini daha yakından izlemenize olanak sağlıyor. Yatırım yapmak ya da direkt olarak savaşa katılmak kafirleri kutsal topraklardan kovmak için önünüze serilen seçenekler arasında.



Çocuklar hedeflerine ulaştıklarında yolculuklarının nasıl geçtiğine ve savaş açtıkları ülkeye bağlı olarak bir ordu ortaya çıkacak. Nadir de olsa seferin lideri başarılı olduğunda sefer sona erecek ve lider bölgeyi hristiyanlaştırıp vassal haline getirecek.



Steam sayfamızdaki resimlere bakarsanız Ortodoks Trakya için bir haçlı seferi olduğunu göreceksiniz. Kastettiğimiz şey tahmin ettiğiniz gibi 4. Haçlı Seferi. Bu sefer eventleri her haçlı seferinden sonra eğer Bizans ayakta ise ve İstanbul'u tutuyorsa ortaya çıkabilir.

Bu eventler bir Bizans Courtier'inin sarayı terkedip kendisine Katolik bir tüccar aramaya çalışması ile başlar. Yeterli altın ve ganimet ile tüm Katolikler hedefini İstanbul'a çevirir.



Eğer Katolikler bu savaşı kazanırsa ünvan dağıtımı alışılanın aksine 4. Haçlı Seferine özgü ünvanlar ile olacak.

Bizans İmparatorluğu sona erecek, eski imparator Trakya dışında herhangi bir yere taşınacak ve eğer imparatorluk ünvanı bir şekilde devam ediyorsa bu göstermelik geçici bir imparatorluk ünvanı olacak. Seferin lideri Latin İmparatoru olacak, Trakya ve civarı toprakları alacak ve özel bir kan bağına sahip olacak.




Bizans kaybederse vasalları bağımsız olacak. Trabzon'un sahibi ise hangi ünvana sahip olursa olsun Trabzon Kralı ünvanını alabilecek. Krallık ünvanı alan diğer bir isim ise Epirus'u elinde tutan kişi. Epirus Despotluğu adı altında kral olacak.

İmparatorluğun düşüşünden sonra yeni bir karar seçeneği Hıristiyanlar için açılacak. Bu karar Bizans kültür grubunda olanlar için eski İmparatorluğu geri getirmek üzere olacak. Eğer İstanbul etrafındaki tüm toprakları core olarak ele geçirirseniz, fazlaca prestij ile İmparatorluğu yeniden diriltebilirsiniz. Tabi ki Yunanların hakkı olan Trakya'dan bela Latinleri temizledikten sonra.



Bütün haçlı seferleri için ayrı ayrı kurallar ekledik. Oyuncular istediklerini aktif/pasif edebilecek.



Bu haftalık bu kadar! Umarım Bizans'ın yükselişi ve düş- Bir saniye yanlış oldu... Bizans'ın düşüşü ve yükselişi hakkında okumaktan zevk almışsınızdır.

Önümüzdeki hafta Kuzey Haçlı Seferi ve İber yarım adasının yeniden fethi hakkında konuşacağız. Önümüzdeki hafta son yaz geliştirici günlüğünde görüşmek üzere!

Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

6
Herkese merhaba! Ekibimizin çoğu artık tatilden döndü, yani artık günlük makinesinin çarklarının dönme vakti. Bugün uzun süredir eklemeyi düşündüğümüz yeni bir şey hakkında konuşuyor olacağız: Özel Oyun Kuralları

İlk önce, bunu neden yaptığımızı açıklayayım - HOI4 insanların çok farklı şekillerde oynayabildiği bir oyun. Tek oyunculu , çok oyunculu, achievement toplamak için, sıradan gevşemek için oynayanlar ve diğerleri. Ayrıca "Tarihsel" oynayanlar ile oynamayanlar arasında büyük bir ayrım var (50/50 şeklinde). Tek oyunculu moda eğlence ve güç hissi katan pek çok şey, düzenli rekabet içeren çok oyunculu oyunlarda pek de dengeli değiller o yüzden çok oyunculu oyunları organize etmek güç olabiliyor, uzun kural listeleri ve oyun kuranların polislik yapması da dahil. Rekabetli oyunlar pek yaygın değil (MP oyunların %6'sı rekabetçi), şahsen oyuna dahil olmayan kural listelerini okumaya ve uygulamaya zorlamalarını bunun büyük bir sebebi olarak görüyorum.
Tek oyunculu oyunlara gelirsek, oyuncular sık sık oyunun genel gidişatını belirlemek istiyor. Örneğin bazıları konsol komutları kullanarak ülkelerini değiştiriyor ve o ülkede belli seçenekleri seçerek kafalarındaki senaryodaki uzun vadeli planlarına uyum sağlatıyorlar vs. ama bu tam olarak yeni başlayanların bilebileceği bir iş değil tabi, çok oyunculu oyunlarda da yapılamıyor zaten. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda farklı kural-kümeleri hazırlanabilmesine ve oyuncuların yapay zekanın gidişatını daha detaylı belirleyebilmesine destek vermemiz gerektiğine karar verdik.

Yani, özel oyun ayarları kısmına girin. Yeni oyuna başlamadan önce kullanabildiğiniz bu ayar, eski buff ayarlarını da kapsıyor:


Tercih ettiğiniz bu ayarlarınızı kaydedebilmeniz ve daha sonra tekrar kullanabilmeniz mümkün (hem tek oyunculu hem de çok oyunculu olarak). Kurallar direkt olarak oyunun derin-kodlanmış mekaniklerine etki etseler de uğraştık ve mümkün olduğu kadar modlanabilir kıldık. Sonlara doğru modlama yönlerinin üstünden geçeceğiz!

Ne gibi şeyler mi yapabilirsiniz? Henüz hepsini tam olarak bitirmedik, ama elimizdekileri aktaralım. Eminim ki yorumlarda insanların tonlarca önerisi olacak ;)

Tüm diplomatik durumların kurallarda yeri var. Yani işlerin gidişatını kısıtlayabilir ya da gidişatın önünü daha da açabiliriz. Bu özellikle odak ağaçlarını işin içine katınca daha da güzelleşiyor. Yeni İngiliz odak ağacının serbest bırakılabilir devletlerle birçok etkileşimi var, yani bu ayrıca bunu senaryodan değiştirmemize, saçma durumlardan ve oyun-açıklarından kaçınmamıza yardımcı olacak (mesela oyuncunun 'imparatorluk' yolundan gidip aynı zamanda tüm kolonilerini serbest bırakması gibi).





Burası gizlice yapılan şeyleri de içeriyor, yani örneğin darbeleri engelleyebilir veya sadece YZ'ye yapılabilir hale getirebilirsiniz. (MP oyunlarında genel bir kurald).


Ayrıca fort levelleri kısıtlama, paraşütçüleri kısıtlama gibi üzerinde çalıştığımız diğer ufak şeyler var. Belli zamandan önce savaş açmanın yasaklanması gibi oyuncuların çoğunlukla kullandığı kurallar falan da dahil. Bekliyorum ki yeni versiyon yayınlanmadan önce tüm bu ayarları canlı yayında sunacağız.

Ayrıca YZ'nin nasıl davranacağını da belirleyebiliyorsunuz. Yani bu daha belli seçenekleri tercih edeceği ve alternatif planlara yöneleceği anlamına geliyor. Şahsa özel bir oyun gidişatında YZ tarafından oluşturulan belli tarihsel/tarihsel olmayan olayları engellemek için bu, mükemmel bir yöntem.


Çoğu ülke için ideoloji ayarları var, Mançurya gibileri içinse duruma göre daha spesifik ayarlar bulunuyor:


Özellikle bunun gibi bazı özellikler DLC'lere bağlı, yani Walking the Tiger olmadan (bu odak ağacını getiren DLC) bu seçenek orada olmayacak. Bunun dışında tüm özel oyun kuralları sistemi bedava yükseltmenin bir parçası ve ileride bu özelliği kesinlikle daha da geliştireceğiz.

Kurallar başarımları (achievementları) genel olarak engelleyecek, fakat kurala göre ayarlanabilir yani her iki koşulda da uygun olduğunu düşündüğümüz bir achievement olursa yine de alınabilecek.

Modlama
Şöyle ki, kurallar üzerinde çalıştığımız zaman bazı multiplayer gruplarının kullandığı bazı küçük kuralları destekleyemediğimizi fark ettik ve bunun yerine işleri modüle etmek için mümkün olduğunca kolaylaştırmaya ve modlanabilir bir hale sokmaya çalıştık. Umarız ki yakın zamanda multiplayer oyunlar için tasarlanan kurallar Steam Atölye’de yerini alacak. Büyük mod yapımcılarının bazılarının kendi oyuncuları için özel kurallar ekleyeceğini umuyoruz.

Kural tanımlamaları böyle gözüküyor:


Ve teknoloji ağacı, odak ağacı, olaylara göre de çalışabilirler. Örneğin:


Diplomasi kuralları biraz daha özel. Hepsinin farklı iki tetikleyicisi var. Bu şekilde, standart oyun kontrollerini (oyun kodundan dünya gerilimine karşı kontroller gibi) _TRIGGER_OVERRIDES_GAME ile açıp kapatabilirsiniz. Kendi kural kontrollerinizde belirli eylemler için _ENABLE_TRIGGER kullanabilirsiniz, kurallar ülkeleri de içerebileceğinden böylece ülkeye özel kurallar oluşturabilirsiniz.
Garantiler için olan tetiklemeler böyle gözüküyor:


Bu kadardı! Man the Guns ve 1.6 'Ironclad' güncellemesi ile ilgili gelişmelerimizi görmek için haftaya bir daha uğrayın.

Yayınlayan: Podcat
Çeviri: @pistoltr @Fernweh
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

7
Strateji oyunculuğu biraz gönül ve hobi işi. Zaman zaman betalarda bulunmak ve 1 değil belki 10 firmayı takip etmeyi gerektiriyor. Yanlış anlaşılmasın ama Türkçe içerikli siteler çok bilindik ve takrar oyunları üzerine odaklanıyor. Biraz kabuğunu kırmasında fayda olabilir. Paradox'un yeni CK'3 oyunu ilginç olabilir-bu tür bir benzeri olmamakla beraber- çünkü Victoria 2'nin benzeri Pride of Nations gibi oyunlarda daha detaylı kolonicilik faaliyetleri ve pbem olanağıyla sunulmuştu.

Vampire: The Masquerade zamanında çok enteresan bir oyundu. Paradox'un RPG faaliyetleri güzel.


Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

8
Hearts Of Iron IV / Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« : 29 Temmuz 2018, 20:10:19 »
Yaptığım küçük bir dikkatsizlik yüzünden sovyet içimden geçti. Save'i sildim :(
https://www.youtube.com/v/zpG1Ywmbioc&fs=1&wmode=transparent
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

9
EU4 - Haberler / Eu4- Geliştirici Günlüğü 24 Temmuz 2018
« : 29 Temmuz 2018, 19:59:24 »
Herkese günaydın! EU4 geliştirici günlüğü olmadan bir salı nasıl olurdu? Trajik diyorum, bu sebeple İsveçlilerin çoğunluğu tatildeyken yaz geliştirici günlüklerinin sonuncusunu getirdim; 1.26 Babür Güncellemesi ile yapılan dengeleme değişiklikleri. Çok geniş değil ve yeni eklenen şeylerle değil, var olan mekaniklerde yapılan değişikliklerle alakalı. Gelecekteki başka bir geliştirici günlüğünde yeni mekanikler ve nasıl işleyeceği özet olarak anlatılacak.

Estate:

Daha önceden belirttiğimiz üzere Estateler artık felaketleri %80 değil, %100 düzeyinde etkileyecek. Ayrıca artık toprak için en az gereksinimi yok. Ek olarak:

-Estate topraklarına el koymak artık vilayetlerde 15 yıllığına +5 huzursuzluk verecek. Bu durum bölgeyi başka bir estate'e verdiğinizde ortadan kalkacaktır.
-Estate topraklarına el koymak artık vilayetteki otonomiyi 25 artıracak.
-Estateden elde edilen danışmanların ücretleri artık estate etkisiyle bağlantılı şekilde.
-Estate eventlerinden gelen etki genel olarak artırıldı
-Kosak Estateleri artık sahip oldukları vilayetlerdeki geliştirmenin iki katı kadar etki elde ediyor.
-Verilmiş vilayetlerdeki geliştirme başına düşen sınır bütün estateler için etkiyi %40'tan %50'ye çıkarıyor.

Ticari bölgeler:


-Bengal ticareti artık Doab'a, oradan da Lahor'a(eski adı Keşmir) akıyor, böylece ticaret daha adil işleyecek.
-Katsina ticaret bölgesi artık İskenderiye yerine Etiyopya'ya bağlanıyor.
-Etiyopya ticaret bölgesi artık Aden'e de bağlanıyor.
-Coromandel ticareti doğrudan Ümit burnuna akıyor.



-Hindistan'da genel yeniden isimlendirme ve şekillendirme(ekran resmine bakın)
Genel olarak bu durum Aden'deki ticaretin aşırı derecede kontrol edilmesi gerekliliği yerine Hindistan'daki ticaretin Afrika'yı dolaşarak Avrupa'ya gitmesini sağlıyor. Zanzibar'da çok bir yerleşim maliyeti olmayacak, ancak halen kazançlı durumda.

Haraç:

Yardım beklentisi olmayan veya bağlı olmak için makul bir sebebi olan uzaktaki haraç ülkeleri bu güncellemede değişitirmek istediğimiz bir şey. Mesela AI sınırı olmayan ülkeleri haraca bağlamayacak. Bu durum hem teklif etme, hem de kabul etme için geçerli. Hali hazırda var olan ilişkiler buna dahil değil, yani Ayutthaya ve Kmer aniden 1444'te Ming'den ayrılmayacak.
Ming için konuşursak 1.26 Sukhothai olarak isimlemdirilebilir, çünkü bağımsızlık savaşı vermek artık vasalı olduğunuz ülkenin haraç verdiği ülkeyi savaşa çağırmayacak. Artık Sukhothai Ayutthaya'ya karşı Çin müdahalesi olmadan savaş açabilir.

Genişleme:

EU4'te var olduğunu bildiğimiz bir konu fethetmenin neredeyse her zaman iyi bir fikir olduğu; anında bölgeden ekonomik kazanç sağlayabiliyor, kuvvet sınırını, büyüklüğünü, ticaret gücünü artırabiliyor ve aynı zamanda düşmanları bölgeden uzaklaştırabiliyorsunuz. Uzun zamandır bunu değiştirmek istiyorduk, böylece oyuncu nereyi fethedeceğini daha duyarlı bir şekilde göz önünde bulunduracak.
Şimdi eyaletlere geçebiliriz. Artık eyalet sınırı çok daha önemli: eğer eyalet sınırının üzerinde bölge sahibiyseniz yıllık bozulma cezasıyla karşılaşacaksınız, şimdilik bölge başına(vilayet başına değil) +0.02 düzeyinde. Örneğin eyalet sınırı 15 ise elinizde ceza olmadan 15 bölge tutabilirsiniz. Denizaşırı koloniler ve ticaret şirketleri bu hesaplamanın dışında. Bu bozulma artışı kolay seviyede yarısı düzeyinde ve çok kolay seviyesinde tamamen bulunmamakta. Ek olarak bölgelere misyoner göndermek ve kültürel değişim yapmak artık mümkün değil, öncelikle buraları eyalete çevirmelisiniz.
Tüm bunlarla birlikte bütün milletlerin temel eyalet sınırı iki katına çıkarıldı(5'ten 10'a kadar)

defines.lua dosyasına ALLOWED_TERRITORY_VS_MAX_STATES adında bir belirteç(=define) yerleştirdik, bununla bu değerleri değiştirebilirsiniz

Vasallar:

Daha dolaylı yönetimi teşvik etmeye yönelik ilgi sonucunda bir ülkeyi uzun süre vasal olarak yönetmek artık gözle görülür biçimde özgürlük isteğini azaltacak. Bağlı ülkeler ayrıca sabitlenmiş 50 güven yerine bağlı oldukları ülkelere karşı güven elde edebilir.
Bağlı ülkelerden gelen kuvvet sınırı desteği artık bağlı ülkenin kendi kuvvet sınırı ile orantılı, vasallardan en az +1+10% ve bağlı bölgelerden(=march) +20%

Oyun Sonu Tagları:


Saçma ülke kuruluşlarını engellemek için, mesela Osmanlı'dan Bizans'a ya da Minghal ya da İngiltere'den Babür'e, oradan Shan'a, oradan Babür'e, oradan Japonya'ya tarihsel olarak pek de iyi değil. Genel olarak çok fazla dosya değişikliğine yol açıyor ve bazı şeyler genelde gözardı ediliyor. 1.26'daki script ile "end game tags" adında bir scope ekledik, bu bahsedilen ülke kuruluşlarını engelleyecek.(Kutsal Roma İmparatorluğu, Roma ve Kilise Devleti özel durumdalar; mesela Bizans Roma'yı kurabilir, İtalya Kutsal Roma'yı kurabilir...)

Şu anki liste:

Babür
Osmanlı
Bizans
Roma
Kustal Roma İmparatorluğu
Rum
Qing
Rusya
Polonya-Litvanya
Japonya
Yuan
Hindustan
Bharat
Arabistan
Kilise Devleti
İspanya
Büyük Britanya
İtalya
Almanya
Ming

Değişikliklerin çoğu bunlar. Her zamanki gibi bunlar dışında detaylı ince değişiklikler çıkışa yaklaşıldığında tam changelog dosyasında gelecek.
Bu değişikliklerin oyuncular üzerindeki nadiren tartışılmadan yapıldığının farkındayız. Forumda 1.12 çıkışından kalma anılarım var. Favori denge değişiklikleri üzerindeki düşüncelerinizi görürken sizinleyiz, ayrıca neden bu değişiklikleri yaptığımızı açıklamaya çalışıyoruz. Dünyada göz sayısı kadar düşünce var.
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Ek olarak eğer bu değişiklikler aradığınız şeyler değilse 1.26 güncellemesinde gelecek ulusal fikirler değişikliklerine bakabilirsiniz. Artık Bengal Sultanlığı ve oradaki küçük devletler arasında ayrım olan Bengal bölgesine bakacağız.



Bengal Sultanlığı Fikirleri:

(aç/kapa)


"Büyük Ganj ve Brahmaputra nehirleri uzak yolculuklar yaparak, birbirine karışarak ve Bengal Deltası'na yayılarak, ticareti ve alım satımı uyandırmaya yönlendiriyor. Binlerce yıldır delta çevresindeki topraklar kolayca ürünlerin ve fikirlerin ticareti için doğal bir yer oldu."

Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

10
EU4 - Haberler / Eu4 geliştirici günlüğü 10 Temmuz 2018
« : 29 Temmuz 2018, 19:40:03 »

Herkese Merhaba. Sizin benim kim olduğuma dair fikriniz yoksa. Ben Eu4’ün içerik tasarımcısıyım. İmparator rome daki oyun tasarımcısı ile yer değiştirdim.
Ocak ayında Rule of britania Dlcsi ile EUIV'de çalışmaya başladım ve önümüzdeki bir süre için oyun için içerik oluşturmayı dört gözle bekliyorum.
Bugün’ün günlüğünde, 1.26 Mughal  güncellemesinde yer alan yeni şekillendirilebilir devletleri ve ulusal fikirlerini göstereceğim.
Haftalık Dev Clash'mizin izleyicileri (şu anda Yaz için ara sıra), Delhi'nin artık şekillenebileceğini fark edecek. Bir zamanlar tüm alt kıtayı kapsayan güçlü bir imparatorluk, Timur’un yıkıcı işgalinden sonra Sultan’nın servetleri dramatik bir şekilde azaldı.
1.26'da Delhi'yi kurmanız, sadece kendi eşsiz görev ağacına erişmenizi değil, aynı zamanda yeni ulusal fikirlerine de ulaşmanızı sağlayacaktır.


Delhi Fikirleri:

(aç/kapa)

Delhi'nin tahtında hakları olmayan (yani Delhiyi oluşturamayan)  Panjabi oyuncuları artık Sihizm'e dönüştükten sonra Pencap'ı oluşturabilirler. Bu, Sikh İmparatorluğu'nun kurulmasına odaklanan yeni Hint görev ağacının Sikh şubesine olanak tanıyacak.

Daha önceki dev günlüklerde görüldüğü gibi, Nepal'i birkaç küçük ülkeye ayırdık, Nepal'in kendisi de çarpıcı bir harita rengiyle şekillendirilebilir bir ulus haline geldi.


Nepal prensliğinın fikirleri :


(aç/kapa)

Kıta parçasının doğu bölgelerine doğru gittiğimizde, Orissa ile karşılaşıyoruz  kurulabilir devlet olan Orissa vassal sürülerini ortadan kaldırmak isteyen devletler içinde güzel bir devlet.
Bu Ülkeyi oluşturursanız size özel görev ağacına net bir şekilde erişiminiz olacak.
Ama bölgedeki uluslar için tek seçenek bu değil. Nagpur Krallığı artık Gond'leri ve Garnitleri birleştirmeyi başaran Orta Hint ülkeleri tarafından oluşturulabilir. Tarihsel olarak Gond krallıklarından biri tarafından kurulmuş, daha sonra onu 18. Yüzyılın en büyük Hint alemlerinden biri haline getiren Bhonsle Marathas tarafından yönetilimişti. Yeni şekillendirilebilir uluslarımızda olduğu gibi, Nagpur da kendine özgü ulusal fikirlere sahiptir.


Nagapur fikirleri:


(aç/kapa)

Güney Hindistan için Deccan Nizamlığı kurulabilir bir devlet. Tarihsel olarak Mughal yönetimi altında sadece valiler olarak başlayan Nizamlar, Deccan Yaylası'nın büyük bir kısmı üzerinde bağımsız bir monarşi kararı oldu. Deccan'ın oluşturulması, sadece size özel bir ulusal fikir setine değil, Bahmani görev ağacına da erişmenizi sağlayacaktır.


Deccan Fikirleri:


(aç/kapa)



Nagapur ve Deccan'ın yanı sıra, 1756 yılındaki bu fotoğraf, başka bir biçimlendirilebilir milleti de gösteriyor: Maratha İmparatorluğu. Zaten 1.25'te bir fikre sahipken,
onları 1.26 için geliştirdik ve yeniledik.


Maratha Fikirleri:

(aç/kapa)

Mewar'ın yeni görev ağacının ardından, 5130 yılının uzak geleceğinde büyük bir yarışmacı olmaya aday olan bir ülke olan Rajputana'yı kurma yolunda ilerleyeceksiniz. Mewar'ın kendisi de kendi ulusal fikirlerini kazanmıştır. Bu Rajput fikirleri, Rajput Alaylarının güçlü yanlarını, ateşe gücü ile verdikleri zararlar daha da güçlendirecek.


Rajputana ve Mewar Fikirleri:


(aç/kapa)

Son olarak, Bharat ya da Hindustan'ın oluşması 1444'teki herhangi bir Ülkenin kolayca ulaşamayacağı bir yer olacaktır. Tüm alt kıtada hak iddia etmeden önce gerçekten Hindistan'ın efendisi olmanız gerekir. Bu milletlerin oluşması çok daha zorlaşsa da, şimdi yeni bir görev ağacını paylaşıyorlar ve her birinin kendi ulusal fikirleri var.


Bharat ve Hindustan Fikirleri:


(aç/kapa)

Bu günlük bu kadar! Gelecek hafta @Groogy, Çok oyunculu sistemde takımları ve yeni Hint kuşatma görünümü hakkında konuşacak.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

11
IR - Haberler / Imperator Rome - 2. Geliştirme Günlüğü
« : 28 Temmuz 2018, 04:15:33 »
Herkese Imperator Rome'un 2'nci geliştirme günlüğünden merhaba.Bu sefer harita hakkına konuşacağız.


Bir oyun için yaptığımız tartışmasız en detaylı ve büyük harita.(ÇN : Büyük ve detaylı harita diyorsun beni benden alıyorsun.)Bazen daha fazlası iyi birşey değildir HOI3'ün ilk çıkışı bir örnek.Küçük bir ülke ve ya büyük bir impratorluk oynarken bu sefer daha fazla ilgi çekici şeyler görmenizi sağlıyacağız.


Önceki oyunlarımızda haritadaki varlıkları farklı şekillerde organize ettik , eyaletlerin il gruplarından oluşması Victoria 1'e dayanıyor mesela.Imperator oyununda ise 2 katmandan oluşan etkileşimlerden oluşturuyoruz.Haritanın en küçük parçası önceki oyunlarda il'e tekabül eden şehirlerdir.Bir şehir kente(yada köy veya metropolis.) , bir sürü nüfüsa , ticaret malzemesine ve birkaç binaya sahip sahip olabilir.Vilayet kentlerin hepsinin bağlı olduğu tek ülkedir.Bir vilayet
10'dan 12'ye kadar kente sahip olabilir ve burayla ticareti yönetmede ve vali atayarak etkileşime geçebilirsiniz.


Haydi hızlıca Sicilya'yı diğer oyunlarımızla karşılaştıralım.


⦁   Eu2 2 ile sahip
⦁   Ck2 5 ile sahip
⦁   Eu4 3 ile sahip
⦁   Hoı4 9 ile sahip


Imperator'da ise Sicilya 23 kente(Önceki oyunlardaki il.) ve 4 geçilemez dağ bölgesine sahip.
Bu daha ilginç  bir askeri sefer ve daha fazla barış dönemi aktivitesi sunuyor.





Tabikide oyundan beklediğiniz üzere Mare Nostrum'un tamamını kaplıyan bir haritaya sahip ama oyunda sadece bu bölgeden daha fazlasıda var ve bu sözlerle anahtarları Arheo ve Trin Tragua'laya veriyorum yani araştırma takımımıza.


Başlangıç tarihini seçmedeki en önemli etken , Roma tarihinin ilginç bir dönemi olması dışında, doğudaki Varis Devletlerdir.Onlara başka bir günlükte derince bakacağız (ÇN : Çok derin olmasın yeter.) ancak bir çok kararımız bahsi geçmeye değer olan belirli alanların helenistik dönemle ilişkilili olması onları daha da ilgi çekici yapıyor.


İngiltere tarihi Roma fetihlerinin büyük bir bölümünü oluşturdu ve ve bronz çağında kalay ticaretinde önemli bir rol oynadı. Demir çağına girdiğimizde Roma öncesi Britanya ile ilgili veriler, özellikle de M.Ö. 150 öncesi dönem için kıttır ve Caesar'ın bildiği gibi kabile topraklarının tahmini ile ilgili olarak bazı özgürlükler alınmıştır.


Güney İskandinavya dahil , tüm modern medeniyetin simgesi olmasına rağmen (şu an bu kadarı yeterli-PP.Editör) hesaplanmış bir karardı.Başlangıç tarihi M.Ö. 304  göç karışıklığı sırasında bizim yerimizi aldı. (MS 4. Yüzyıldan itibaren meydana gelen Göç Dönemi ile karıştırılmamalıdır)


Etiyopya bölgesinin kayıtlı tarihi bizim zaman çizelgemizin ötesine taşıyor , yinede hiç bir çağdaş kaynak bölgesel ve politik durum hakkında bilgi edinemedi.Şimdi bile M.Ö 700'de D'mt Krallığı tarafından kurulan binalar hayla yerinde duruyor.Nil her zaman kuzey doğu afrika'nın yaşam kaynağı olmuştur ve biz bunu hak ettiği değerde oyunda bulundurduk.


Hint yarımadasının dahil edilmesi, Helenistik döneme ait olan dünyayı tamamlamak için hayati bir gereklilik olarak gördüğümüz bir şeydi.Maurya İmparatorluğu ve Seleukos Nikator , kendini kral ilan etmiş kişilik , arasındakı çatışma halı hazırda vardı.Yunan tüccarlarıda zaten uzun zamandır Batı Hint ticaret limanlarını ziyaret etmesi , dokuma ticareti , değerli taşlar ve baharatlar , ve cidden baktığımız yerlerin antik isimleri Yunanca beliriyordu ya da Yunanca diline benzerlik taşıyordu.


Son olarak , yanlızca 1 adet başlangıç tarihimiz olduğu için olabilidiğince ilginç şeyi içine katmaya çalıştık.Bu şu demek oluyor ilgi çekici eyalet/devletleri diğer ülkelerin vasal'ı olarak başlattık.


Gelişim boyunca inandığımız şeyi yaratmak için bir çok kaynak , yazıt ve harita kullandık.İnandığımız şey ise sürükleyici , yaşıyan bir dünya , tarihe olabildiğince yakın bir dünya oluşturmak.Bahsetmesi önemli kaynağımız ise Lund Üniversitesinde bulunan Roma İmpratorluğunun Dijital Atlas'ıdır.


Ek kaynaklarımız ise alttakilerdir.(Daha fazlasıda var elbetteki.)

⦁   Schwartzberg Güney Asya Atlas'ı
⦁   Antik Hint Tarihinin Atlası - Habib & Habib
⦁   Perseus Dijital Kütüphanesi
⦁   Pelagios Projesi
⦁   Pleiades Coğrafya Sözlüğü


Söylenmeliki haritanın tamamını yaratmak için kendi hayal gücümüzüde kullandık eğerki haritada bir hata olursa kaynaklardan değil bizdendir. :D

Eğerki önemli olduğuna inandığınız her hangi bir kaynak varsa bize söylemekten çekinmeyin.



Çevirmen Notu : Sizin yazacğınız günlüğe tüküreyim  bu kadar uzun ve bilmediğim kelime olur mu ya :'(.Aynı zamanda teşekkürler  bilmediğim kelimeleri falan öğrenmemi sağladı.Bu arada yardımları için @Dutchy arkadaşıma teşekkürler.Herhangi bir yazım hatası var ise yazmaktan çekinmeyin.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

12
1453-1836 / Köroğlu Üzerine - 2
« : 28 Temmuz 2018, 03:10:43 »
1. Kısım: http://paradoxfan.com/forum/1453-1836/t56030/msg947011/?topicseen#msg947011

Ancak Türk hayal gücündeki en büyük noksan da resme tepeden bakıldığında bir yerde Köroğlu’nun kendi vücüdunda kişileşmektedir. Adaletsizliğe karşı atına binip elde kılıç savaşabilen birilerinin en azından efsanelerde, türkülerde hikayelerde bile olsa varlığı bir halkı komple yeni bir merkezi opresyonda/baskıda yeni bir Köroğlu’ya özlem duymasına neden olacaktır. Bu da sadece bizde değil balkanlardan Özbekistan’a kadar böyle olacaktır. Biat kültürünün hüküm sürdüğü her yerde bir de Köroğlu vardır arka planda.


Bunu açalım. İdareye karşı ayaklanmayan, baskı, vergi, adaletsizlik karşısında dişini sıkan ve bunun geçmesini bekleyen bir dirayet makinası olan averaj anadolu insanı çok çok nadir de olsa arada bir, koşullar ve şans müsaade ederse bir adet Köroğlu çıkartabilmektedir. Bu figür arkasına büyük bir moral destek almakta, insanlar onun başarısı için dua etmekte ve adaletsiz idareye karşı verdiği mücadelenin hikayelerini duydukça zevke gelmektedir. Ama kılıcı biz de alalım, kır olmasa da boz ata, sütçü beygirine binelim de Köroğlu’na aktif destek verelim gibi bir fikir hiç bir zaman hasıl olmaz. Köroğlu yaşlanıp öldükten hikayeleri artık sadece kıraathanelerde bağlama eşliğinde halk ozanları tarafından çalındığı zaman bir başka Bolu beyi gelip siyasi baskıyı kaldığı yerden devam ettirir. Halkın o andan sonra artık tek yaptığı şey bir başka Köroğlu beklemektir. Bir tane çıktıysa ikincisi neden çıkmasındır. Bunun için iki nesil üç nesil, yüz kadar yıl da olsa beklerler. İçten içe çıksın dua ederler. Otoriteye, vergiye, baskıya beddua eder, diş bilerler. Köroğlu mk2 en sonunda geldiği gün ise kıratında yine yalnız olacaktır. Bu döngü nedense bir türlü kırılamamaktadır.


Bülent Somay devletin psikanalitik incelemesinde çok ilginç bir konuya temas etmektedir. Doğu ve Batı siyasi anlayışlarında iktidar kendisine göre bir Baba figürüdür. Devlet bir baba’dır. Aynı bir baba’nın evinde patria potestas haklarını kullanıyor olması gibi devlet evin ahalisi gibi herşeyi üzerinde tam bir iktidar sahibidir. Babaya haytalık yapılır, yaramazlık yapılır ancak bizim anlayışımızda Babayı çekip vuramazsınız. Çünkü o Baba’dır. Babanın bizim üzerimizdeki tasarruf hakları ve yetkileri biz doğmadan konmuş kurallarla sabittir. Köroğlu ise babaya sesi bir miktar yüksek çıkabilen büyük ağabey figürü gibi bir şeydir. Ağabeyin haklı olduğu durumlarda ses çıkarmadan içten içe kendisinin kazanmasını ister ev ahalisi. Ancak onun yanında aktif olarak yer almaz. Alamaz. Babaya biat/saygı o derece derinlere işlemiştir.


Batı toplumları ise Bülent Hoca’ya göre işte o siyasi babalık ile bizzat uğraşmışlardır. Ev ahalisi olarak babayla hesaplaşmışlardır. Onu tahttan indirmiş. Oliver Cromwell’in 1. Charles’a, Convention National’in Louis XVI’ye yaptığı gibi kafasını kesmişler, gücünü de paylaşmışlardır. O noktadan sonra aile babaları adımlarını dikkatli atmak zorunda kalmış bugün ise iktidar çok farklı oluşumlarda toplanmak üzerinde evrilmiştir.



Aşağıdan yukarıya gelen adalet, vatandaşlık hakları gibi günümüzde daha geçer sebepler yüzünden bizde hiçbir halk ayaklanması hiç bir zaman en tepedeki baba ile siyasi olarak hesaplaşmadığı için, yeniçeri isyanları, patrona halil, celaliler, sadece baba figürünü bir başkasıyla değiştirdiği ya da başka bir hakim figür, mesela ağabey bir anda yeni baba oluverdiği için biat Türk kültüründe bugün dahi çok canlı olarak varlığını sürdürmektedir.

Özetlersek Türk insanı sıkıntıya düştüğünde Bolu Beyi ile uğraşmak yerine hala ama hala bir Köroğlu çıksın da bizi kurtarsın diye beklemektedir. Eli taşın altına sokmak buralarda hala bir tabudur.

Yakın siyasi tarihimizde en köklü değişiklikleri yapmış Mustafa Kemal Atatürk bile ne kadar muhteşem bir insan ve inkılapçı ise de yalnızca bir baba figürüdür. Kendisine verilen soyadı Atatürk dahi Türklerin atası/babası demektir. Babaların en nüfuzlusu artık tarihimizde O’dur. Ancak başımıza gelebilecek bu en iyi baba figürünün inkılapları da bu döngüyü kıracak kadar uzun yaşayamamış, Devletin kutsallığı ve otoriteye koyunvari biat halkın damarlarına çok daha derin işlediğinden ve halk yeterince eğitilip siyasi bir yetkinliğe erişemeden boğazından aşağı parlementer demokrasi boca edildiğinden artık hemen hemen başladığı yere dönmüştür.



Devlete biat edilmesi için devletin başında kim olduğunun mühim olmaması da Türklere özgü çok ilginç bir kültürdür. Bunu devlete duyulan aşk  olarak söylesek de aslında yeridir. Devlet Türk kültüründe kendilerine hizmet eden bir organdan ziyade ölene kadar işler halde tutulması gereken bir karınca yuvası gibi olarak addedildiğinden şu anki iktidara ideolojik olarak en uzakta en muhalif duran mesela Atatürkçüler dahi sözkonusu devlet olduğu anda “herşey teferruattır” diyebilmektedir. Devletin başına saygı duymamak ancak devletin başının şahsi olarak yöneticilerini atadığı tüm kurumlara da (ve mesela sağladığı bilgilere, raporlara) körlemesine bir biat içinde olmak çok ilginç bir ruh hali olsa gerektir. Mesela Seçim kurulu verilerinde atıyorum bir kolpa olduğuna kani olsalar dahi devletin bütünlüğünü bozacak devlete karşı olarak addedilecek herhangi bir hareketten kaçınmaktadırlar. Devletin uzun süre sahibi olan bu kesim devleti hala kendilerinden ayrı bir yapı olarak görmeyi beceremedikleri için devlet organlarına karşı harekette bulunmaya geldiğinde durumu algılayamamakta, deyim yerindeyse mavi ekran vermektedir. Anlayanlar ise kendileri güçsüz görerek gizliden gizliye bir başka Köroğlunun çıkıp kendilerini bu sıkıntıdan kurtarmasını ummaktadırlar. Sistemin devamlılığı ile ilgili köroğlundan 500 sene sonra hala hiçbir aşama kaydedilememesi, elit sınıflarda bile bunun böyle olması şayanı hayrettir.

Bu sistemi kısır döngüden kurtarıp baba figürünün otoritesini ev ahalisine dağıtacak ve gücü halka verebilecek bir model mevcut mudur? Bilemiyorum, ancak bildiğim bir şey varsa bu yeni Bolu haritasındaki yeni Köroğlu’nun işinin sosyal medya aracılığı ile bir miktar daha kolaylaştığı. Şu an baskı altında olan toplumun nispeten okumuş, sandığa kör biatından ziyade sağlıklı siyasi tahlilini yönlendirebilen ve aralarında çoğunluk beyaz yakalı olan insan güruhunun eğer isterse bu denklemi bozabilmesi ve tekere Köroğlu’nun Bolu’da yaptığından çok daha ciddi ve etkili bir çomak sokması da iletişimin decentralized olması sayesinde çok ihtimal dahilindedir. Bolu beyi sizi öldürebilir, sürebilir, hapse atıp kör edebilir. Ama tebaasını iyileştirecek doktorları, inşaatlarını yapacak mühendislerini, bankalarını döndürecek finans uzmanlarını biat kafasındaki tebaa’dan devşiremez. İthal de edemez. En önemlisi sizi artık susturamaz. Bolu’nun sizin emeğinize olan ihtiyacı Köroğlunun kıratından çok daha etkili bir silahtır.

Aslan gücünün farkına varırsa bu bekleyişi belki de o gün geçersiz kılar.

Acep o günü beklemek de bir Köroğlu bekleyişi midir, Kimbilir.


Yazar: Anglachelm
Kaynak: www.lobotomi.com
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

13
1453-1836 / Köroğlu Üzerine - 1
« : 28 Temmuz 2018, 03:06:53 »
Her ülkenin kendi folklorunda düzene karşı durabilmiş halk kahramanları bir şekilde hatırlanıyor. Ortaçağ İngilteresinde yarı mistik Robin Hood, ondan biraz daha gerçek İsviçreli Guillaume Tell, İskoç William Wallace, Hollandalı Pier Gerlofs Donia’nın ortak paydaları kendilerinden çok daha üstün bir organizasyon, silah gücü ve finansal olasılıklara sahip siyasi entitelerin karşısında kendilerinden beklendiği gibi korkup sinmeden “kendilerince” direnişe geçmeleri. Bu isimler tabii daha uzayıp gidiyor ve sisteme ciddi bir yapısal hasar verenler olsa da direndikleri güçlere karşı sınırlı imkanlarıyla total bir zafer kazananları pek yok. Buna en yaklaşanlardan biri olan Spartacus’un hikayesi Appia yolunun iki şeridinde Roma’ya kadar ordusuyla beraber çarmıha gerilmek oluyor. Robin Hood’un aslında sisteme dair bir eleştirisi zaten yok, Whitby’de bir korsan gemisi içindeki herkesi okladıktan sonra bir manastırda ölüyor. Wallace’ın ayaklanması kendisinin asılıp indirilip dörde bölünmesiyle bitiyor. Guillaume Tell ise oğlunun başındaki elmayı emirle vurduktan sonra Avusturya valisi Albrecht Gessler’e de suikast düzenleyerek aslında aralarında en başarılılardan biri oluyor. Ancak İsviçre’nin bağımsızlığı için kendisinden biraz daha fazla şeye ihtiyaç olduğu için halk kahramanlarının sıfırdan en tepeye geldiği pek gözlenmiyor.


Bizde ise otoriteye karşı -eğer varsa- hareketler genellikle ya azınlığın değişik dini ya da mezhebiyle bu eşleştirildiği için opresif idareye karşı halk kökenli bir hareket olarak bunlar pek görülmez. Celali isyanları mesela birer huzursuzluktur. Celaliler hakim mezhebe göre Alevi-Bektaşi oldukları için zaten huzursuzluğun çekirdeği olarak görülmektedir. Pir Sultan Abdal’ın idari eleştirisi mezhep farkındandır. Devlet’i Ali Osman’ın mezhebi onikiler şiası olsa kendisinin yine ayaklanacağı mesela düşünülmediğinden bu böyledir. Şeyh Bedrettin ise kendi politik gücünün konsolidasyonu ya da kendi devletini kurmak için ayaklanıyor gibi bir imaj vermektedir. Kastoryotoğlu İskender Bey (Skanderbeg) ise etnik yabancı osmanlı’ya karşı bildiğini yapmakta ülkesini savunmaktadır. Bunlar şu an halk kahramanlığına yakın düzeyde seyrediyor olsa da otoriteye başkaldırışlarındaki siyasi sebepler ele avuca gelir, “ha bu yüzden” diyebileceğimiz şeylerdir.

Köroğlu işte öyle değildir.


Sovyetler Birliğinin Köroğlu anısına bastırdığı pul serilerinden biri

Köroğlu Yaşar Kemal romanlarından fırlayıp çıkmış bir karakter gibidir. Kendisi daha sonra Üç Anadolu Efsanesi’nde bunu gayet destanlaştıracak da olsa daha sonradan yazacağı Anadolu kahramanlarında da Köroğlu mitinden çok beslenecektir. Bilmeyenler için kısa bir özetini geçersek Köroğlu, Koca Yusuf namlı efsanevi bir at yetiştiricisinin oğludur. Bolu beyi Koca Yusuf’a yaşayan en doru en güçlü atı bulmasını ya da yetiştirmesini emreder. O da olabilecek en hastalıklı cılız ve albino atı bulup “aha buldum” diyecektir. Bunu direkt bir aşağılama kabul eden Bolu beyi Koca Yusuf’un gözlerine kızgın miller sokup kendisini kör eder. Koca Yusuf’un oğlu Ruşen Ali bu sayede artık körün oğlu, ya da Köroğlu olarak anılacaktır. Atı içine bir milim bile güneş girmeyen bir ahırda organik spa kürüne tabi tuttuktan sonra at gerçekten Rohan’da gezen Gölgeyele gibi bir efsanevi at haline gelir. Öyle ki çamur deryasında dörtnala koşup toynaklarını bile kirletmemektedir. Köroğlu bu Kır-At’ın üzerine elde kılıçla çıkıp artık babasının kanunsuz sorgusuz sualsiz ve yanlış yere kör edilmesinin intikamını almaya yemin etmiş bir otorite karşıtı figür haline gelir.

İşte bu siyasi opresyon/baskı karşıtlığı Köroğlu’nu gri, nispeten seküler ve adalet orjinli bir karakter haline getiriverir. Köroğlu Bolu beyi olmak istememektedir, hakim dini veya mezhebi yıkıp yerine yenisini getirmek de istememektedir. Adalet istemektedir. O zamana kadar adaletsizliğe karşı yaptıkları yapacakları sadece mevcut otoritenin sahibi kimse ölüp gitmesini beklemek olan Anadolu halkı için bu haklı sayılacak sebepleri olan bir genç yiğidin elde kılıç altında kırat gibi anadolu rock figürleriyle merkezi idareye karşı durabilmesi karşısında hem çok korkarlar hem de çok saygı duyarlar. Köroğlu’ya karşı duyulan bütün duygular genellikle başka kimsenin yapmaya götünün yemediği cesaret timsali işleri doğuştan gelen bir karizma ve kişilik patlamasıyla yerine getiriyor olmasıdır. Bu halk kahramanının kavga ettiği ejderin o zamana kadar rakibi yoktur.

Kendisi o kadar efsanevi olmuştur, günümüz ikonografisinde bile o denli etkilidir ki Köroğlu hikayesinden bihaber nesiller dahi “Silah icat oldu mertlik bozuldu” sözüne aşinadır. Veya Türk siyasi hareketinin son 75 yılına damgasını vurmuş olan Kırat gibi bir sembolün ne olduğunu bilmektedirler. Dahası aslında iktidar namzedi siyasi partiler bile bu popülariteden pay almak için “sizi beladan kurtarmaya geldik” imajını iktidarın baş düşmanı sembollerden olan kıratla falan vermeye çalışacaktır.





2. Kısım:http://paradoxfan.com/forum/1453-1836/t56031/
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

14
475 Öncesi / Pleb
« : 28 Temmuz 2018, 00:35:31 »
Roma'da bir sınıf. yalnız bu sınıf ekonomik bir sınıf olmaktan çok, hukuki bir sınıftır. çünkü içlerinde çok zenginleri de vardır, aşırı derecede fakirleri de. pleb sınıfının tamamiyle anlaşılabilmesi için diğer sınıflara, özellikle de patrici sınıfına bakmak gerekir.

eski roma'da patrici, pleb, cliens ve servus olmak üzere dört hukuki sınıf bulunmaktadır. bunlardan cliens ve servus sınıfı cumhuriyetin ilk dönemlerinde pek önem arz etmemekte, asıl mesele patrici ve pleb sınıfı arasındaki mücadeleden kaynaklanmaktadır.

pleb sınıfının tamamiyle anlaşılabilmesi için patrici sınıfına bakılması gerekiyor dedim çünkü gerçekten tek başına "pleb sınıfı nedir" sorusunun cevabı ancak patrici teşkilatlanmasının dışında kalan, tam hukuklu olmayan roma vatandaşı şeklinde verilebilir. patrici/pleb ayrımının tam olarak ne zaman gerçekleştiği ise kesin olarak bilinmiyor.

dolayısıyla plebleri anlamak için önce patricilerin teşkilatlanmasına bakılmalı. roma'da en küçük birlik ailedir ama bu aile günümüzdeki ailelere pek benzememektedir. çünkü devletin de, patricilerin de temeli ailede yatmaktadır.

roma ailesinde pater familias namında bir makam bulunur. ki batı dillerine hakim olan okuyucuların hemen anlayacağı gibi, direkt çevirisi "aile babası" anlamına gelir. bu aile babası ki bugün evlerden ırak diyebileceğimiz bir olgudur. roma ailesinde "baba" mutlak otorite sahibidir. bu otorite ki öyle 10'dan önce evde ol, onu giyme bunu giyme şeklinde değil; aile bireyinin tüm hayatına tasarruf eden cinstendir.

örneğin roma ailesinde pater familias, yani aile babası, karısını veya oğlunu köle olarak satabiliyor, kendisi ölmediği müddetçe oğlu isterse en yüksek memurluğa gelsin tüm malına baba sahip oluyor ve aileden birisi bir suç işlediğinde hakimlik yapıp bizzat kendi ailesinden birine ölüm cezası verebiliyordu. oğul, ancak baba öldüğünde kendi ailesinin pater familias'ı olabiliyordu. kız çocukları söylememe gerek yok herhalde..

işte roma cemaatinin temelini oluşturan aile yapısı buydu. hatta roma devleti'nin bu kadar büyük başarılar sağlayıp bir cihan devleti olmasını bu disiplinli aile yapısına bağlıyormuş tarihçiler.

işte bu ailelerin, kendileriyle kan bağı olan diğer ailelerle birleşerek oluşturduğu yapıya da gens adı veriliyor. buna biz türkçe'de sülale de diyebiliriz. genslerden sonra bir de komşuluk esasına dayanan curiaları görüyoruz. buna da mahalle birliği diyebiliriz. en nihayetinde bir de yine kan bağına dayalı olan tribus birliklerini görüyoruz. henüz krallık zamanında tribus sayısı üç olmakla birlikte, her tribus'ta on curia ve her curiada on gens bulunmakta. yani toplamda 300 gens, 300 sülaleden oluşan bir tam hukuklu roma vatandaşları cemiyeti olduğunu görüyoruz.

işte bu 300 gens roma'nın patrici sınıfını oluşturuyordu. zaten patrici de kelime anlamı olarak baba oğulları anlamına geliyordu. burada sanırım pater familias'a da bir atıfta bulunuluyor.

nihayet, işte bu 300 genslik patrici sınıfından olmayan, yanaşma ve köle sınıfına da girmeyen halka pleb deniyordu. plebler tam hukuklu patriciler gibi değillerdi ama bir miktar hukuka da sahiplerdi. örneğin mülk edinebiliyor, ticaret yapabiliyorlardı.

sahip olmadıkları haklara gelirsek; orduya alınmıyorlardı, patricilerle evlenmeleri yasaktı, devlet memurluğu yapamıyorlardı, seçme ve seçilme hakları bulunmuyordu, adli makamlara yükselemiyorlardı, dini görevler alamıyorlardı. kısacası neredeyse hiçbir hakları yoktu.

eski roma'da ordu daha önce yazdığım gibi patricilerden oluşuyordu. her tribustan 100 süvari ve 1000 piyade, toplamda 300 süvari ve 3000 piyadelik bir patrici ordusuydu bu. ancak devlet büyüdükçe, savaşanlar ve ölenler de sürekli patriciler oldukça bu sayı yetmemeye başladı ve daha krallık döneminde yeni bir nizam kuruldu. buna göre halk servetine göre 5 sınıfa ayrıldı ve her sınıftan farklı sayılarda 100 kişilik birlikler alındı. bu yüz kişilik birliklere de centuria adı verildi.

örnek vermek gerekirse 1. sınıftan, yani en zenginlerden 18 centurialık süvari birliği ve 80 centurialık piyade birliği alınıyordu. toplam centuria sayısı 193'tü. yani askeri birliklerin 98'ini en zenginler, 95'ini de halkın geri kalan kısmı oluşturuyordu. burasının neden önemli olacağını birazdan anlatacağım.

roma'da ilk dönemlerde senatus ve curia meclisi isimli iki meclis bulunuyordu. senatus krallara danışma vazifesi gören bir yapıydı, üyeleri yaşlı aile babaları arasından seçilirdi, kanun yapıcı bir meclis değildi. daha sonra cumhuriyet döneminde de consullere danışması vazifesi gören bir yapıya evrilecektir ancak çeşitli sebeplerden dolayı sonra daha çok güçlenecektir. ikinci meclis olan curia meclisi yukarıda anlattığım curialardan oluşan bir meclisti. toplam 30 curianın birer oy hakkı vardı. roma cumhuriyetinde hiçbir zaman bireysel oy kullanımı olmamıştır.

işbu halde pleblerin kazandığı ilk hak, artık orduya katıldıklarından dolayı olsa gerek, oy kullanma hakkıdır. bu hakkı kullandıkları yer de yeni kurulan centuria meclisi'dir. centuria meclisi'nde her bir centuria'nın tek bir oy hakkı olduğundan, birinci sınıf roma vatandaşları konuda uzlaşıp 98/193 oyu sağlayınca istediklerini kabul veya reddedebiliyorlardı. dolayısıyla pleblere verilen bu ilk hak aslında göz boyamaktan başka bir şey değildi.

plebler şimdi göz boyama dışında bir hakka sahip değillerdi ve üstelik orduya da alındıklarından dolayı arkalarında bıraktıkları tarlaları boş kalıyor, patricilerden borç almak zorunda kalıyor ve bu borcu da ödeyemediklerinden dolayı onlara köle oluyorlardı. patricilerin zaten hali hazırda köleleri olduklarından dolayı, orduya katıldıklarında arkalarında tarlada çalışacak birileri oluyordu.

üstelik roma'nın işgal ettiği topraklardan; vatandaşa kiralanan, satılan veya dağıtılan topraklardan plebler yararlanamıyordu. dolayısıyla patricilerin mal varlığı gittikçe büyürken plebler nüfuslarının da sürekli artmasıyla ellerindekini git gide kaybediyorlardı.

roma büyüdükçe dışarıdan gelen asil aileler dahil her türlü insan da pleb sınıfına sokuluyordu. bu asil aileler de patricilerle evlenebilmek, devlet yönetimine katılabilmek gibi haklar istiyorlardı. dolayısıyla bin bir çeşit farklı hak için mücadele eden farklı plebler vardı.

yine bir başka mücadele konusu, pleb davalarında keyfi kararlar veren patrici hakimler ve pleblerin bu kararları temyize götürme haklarının bulunmamasıydı.

işte tüm bunlar birleştikten sonra m.ö. 494 yılında plebler roma şehrinden el etek çekip roma yakınındaki bir dağa sığınıyorlar. artık pleblere sonuna kadar bağımlı olan patriciler de aman etmeyin eylemeyin deyip pleblerin tüm isteklerini kabul ediyorlar. tüm istekleri dediğime bakmayın, o günkü istekleri aslında sadece borçlarının silinmesi, köle durumuna düşmüş pleblerin affedilmesi, bir de hukuki alanda kendilerini gözetecek bir memur gibi istekler. ancak plebler bir kez bu gücü gördükten sonra artık durmayacaktır.

patriciler ise sahip olduklarını korumak için ellerinden geleni yapacaklardır. örneğin henüz m.ö. 480'li yıllarda yine patricilerden olan bir consul, cassius, roma'nın işgal ettiği topraklardan pleblere de pay verilmesini öneriyor ama diğer consul bunu reddediyor.`:cumhuriyet devrinde 1 yıllığına seçilen iki ortak consul var kral yerine` mesele böyle kapanıyor ama buna bile hınç dolan patriciler, görev süresi dolar dolmaz cassius'u idam ediyorlar.

pleblerin hak arayışları daha yüzyıllar boyu sürüyor, ancak m.ö. 3. yüzyılda neredeyse tüm haklarına kavuşuyorlar. elbette bunun için bir kaç kez daha dağa çekilmeleri, kendi meclislerini kurmaları, bir çok da kurban vermeleri gerekiyor gerek patrici gerek pleblerden.



alıntı: ekşisözlük/ pilavmaker
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

15
EU4 - Haberler / Eu4- Geliştirici Günlüğü 17 Temmuz 2018
« : 27 Temmuz 2018, 17:28:16 »
       Bütün gelecekteki Dünya fatihlerine selam olsun!  Bu günün günlüğü 1.26 yamasnda gelecek 2 küçük özelliği kapsıyor. İlki Çok oyunculu ile ilgili bir özellik ve diğeri biraz , güzel grafikler.
"3 Mutlu Arkadaş" İsmindeki Dev Clashı izleyenler bu özelliği hatıralayacak.Bir öğleden sonra çok hızlı bir şekilde hackledim ya da üç oyuncu arasında takımlarla oynayabildiğimiz bazı özel kurallar içeren  oyunda skorumuzu birlikte paylaşabildik.(yani Sen Osmanlı Arkadaşın Fransa ise toplu skorunuz alınıyor senin yaptığın iyi bir hamle arkadaşının skoruna da yansıyacak gibi) Bu özelliği eklememiz için bazıları bizden istekte bulundular.O zaman gerçekten  kullanışlı değildi o yüzden çıkartık ve biraz düzeltik.

Artık çoklu oyuncu sekmesinin altındaki ayarlar arayüzünde etkinleştirildi. Ayrıca, herkesin ister istemez, sadece  server kurucusunun değil, bir takım oluşturabilmesini sağlayan ekstra bir seçenek var. Bu özellik diğer şeylerin yanı sıra, ittifakların ve zafer kartlarının oyuncular için nasıl çalıştığını da değiştiriyor.Oyuncu o ittifaki feshedememesi için zorluklar getirilecek.İttifakın bazı özel durumlarla bozulmasıda mümkün mesela vassallık. Ancak eğer bir takımdaysanız, siz ve takım üyeleriniz arasındaki fikir ne olursa olsun, her zaman ittifakı yenilemek olacak. Bu ittifaklar sizin diplomatik slotunuzu doldurmayacak. Ve aynı zamanda bir kişinin kazandığı zafer kartı takım arkadaşınıda etkileyecek ve takım arkadaşının zafer kartı almasına gerek kalmayacak.
Burada akılda tutulması gereken şey ise eğer takımınızdaki bir oyuncu oyundan ayrılırsa yapay zeka takımınızı devam ettirecek ve sizin yanınızda kalacaktır.
Diğer eklenen bir özellik ise Hint kuşatmalarını daha zevkli daha canlı bir hale getirmek için yapılan grafiksel yenilik.

Gelecek haftadaki günlüğümüzde çeşitli dengelemelerden bahsedeceğiz.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

16
EU4 - Haberler / Ynt: EU IV Geliştirici Günlükleri Arşivi
« : 27 Temmuz 2018, 17:23:40 »
                               




 


 

 
       




       
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

17
IR - Haberler / Imperator Rome - 8. Geliştirici Günlüğü
« : 27 Temmuz 2018, 17:21:33 »
Herkese Merhaba İmparatorun 8. geliştirme günlüğüne hoş geldiniz. Bu gün oyundaki ticaret sistemi hakkında konuşacağız.

İmparatordaki ticaret , şehirlerinizi daha iyi hale getirmek için ürün girişi yapmakla alakalıdır ve bunun yanında ticaretten para kazanmaktır. Ticaret yolu bir ticaret ürününün bir yerden bir yere ithalatıdır, ya yabancı ya da kendi şehriniz olsun sermaye fazlalığı neredeyse bu sizin ticaret yolunuzdaki şehrinizdir.

İstediğiniz zaman diğer şehirlerinizdeki sermaye fazlası olan ticari ürünleri başka bir şehrinize ihraç edebilirsiniz ama diğer milletlerle ticaret yapacaksınız öncelikle ticari geçiş izniniz olmalı ve eğer birbirinize karşı savaşta iseniz antlaşmalar iptal olur.

Bir şehir ancak sermaye fazlası sağlıyorsa o ürünü ihraç edebilir yani toplam üretim ticari ürününüzden bir fazlaysa. Her şehir bir ürün üretir ve her 30 nüfusta 1 üretme hakkı daha kazanır.Sahip olduğu sermaye fazlasının dışında şehrin ihracat yapma sınırı yoktur.

İstediğiniz zaman ürün ithal edebilirsiniz eğer sermaye fazlanız varsa bu size fazladan küçük bir bonus sağlar.
Başkentinizde ki sermaye fazlalıkları özel bonuslar vererek ülke seviyenize katkı sağlar ve fazlalıklar UI'da açıkça belirtilir.

Sadece başkentteki stoklanmış ürünler bütün şehirlere yarar sağlar.Diğer şehirler ticaret mallarından sadece birine erişimi vardır. Birden fazla kez bir şehirle stok bonusu uygulanabilir bu yüzden 20 kez kullanabilirsin eğer büyük bir nüfuza erişmek istiyorsan.
Yeni rotalar oluştururken sivil gücüne mal olacağını lütfen hatırlayın.
Bir ürünü var sayılan olarak başkentinize ayarlayabilirsiniz.
Şehirlerinizden ticaret yolları geçirmenin bir çok yolu vardır. Daha büyük ülkeler başkentlerinizden bir çok ticaret yolu geçirirler bu görüş şehirlerinizden ve başkentlerden daha çok ticaret yolu geçirmeyi ve ticareti arttırmayı amaçlayan buluşlar geliştirir. Gelirinizi ticaretten sağlayabileceğiniz ya da tam tersi olabilecek şekilde bir çok ekonomik politikalar vardır.

Ticaretten elde ettiğiniz gelir alım-satım olarak adlandırdığımız yerde kullanılır.Şehrinizde her alım-satım binası şehrinize +%20 alım-satım gücü sağlar,ayrıca vatandaşlar da buna katkı sağlar.Ticari gelir şehirde bulunan ticari yolların sayısına bağlıdır.



Ticari malların listesi;
Tahıl,tuz,demir,at,şarap,odun,kehribar,taş,balık,baharat,fil,basit metaller,değerli metaller,bozkır atı,çiftlik hayvanı,çanak,çömlek,boya,kürk,zeytin,deri,çivit,mermer,bal,tütsü,kenevir,sebze,değerli taşlar,deve,cam,ipek,hurma,kıyafet,papirüs,vahşi hayvan

 
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

18
EU4 - Haberler / Ynt: EU IV Geliştirici Günlükleri Arşivi
« : 27 Temmuz 2018, 17:21:16 »

 

 

 

 

 


                                                                                                                                         

                   
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

19
EU4 - Haberler / Eu4- Geliştirici Günlüğü 26 Haziran 2018
« : 24 Temmuz 2018, 19:10:12 »
Merhaba Bugün Dharma genişlemesinde gelen 2 küçük özellik hakkında konuşacağız.
İlkini büyük ihtimal Yayın akışını takip ediyorsanız biliyorsunuzdur.Ancak ikincisi bizim tuttuğumuz favori olanı.
İlki, muhtemelen şehir görünümünde gördüğünüz Yerleşim Büyümesi'dir. Sömürülecek başka bir şeyin olmadığı noktaya geldiniz ve artan kolonistlerinizle bir şey yapamamaktasınız.şimdi ise biz size başka bir kullanım şekli sunarak bu kolonistlerin şehrinizin developmentını yavaşça yükseltmesini sağlıyoruz.

Koloni yapımı gibi çalışıyor ve aynı bakım maliyetinde… Ancak yerleşimcilerde kolonilerdeki gibi sürekli olarak artması söz konusu değil(yani oyun boyunca istanbula koyduğunuz kolonist gidipte developmentı 100 yapmayacak.) Yıllık şans,şehrin şu anki gelişimine dayanır ve yıllık% 5'lik bir şansla sınırlandırılmıştır.
Bu yüzden şehrin gelişmesine bağlı olarak size pahalıya patlayabilir yada karda olabilirsiniz.

İkinci özellik, uzun zamandır eksik olan bir ekleme:Hakaretler daha etkili olmasıyla ilgili. Bir yumruk gibi.bu yüzden ileri gittik ve düzelttik.

Ve Güçlü hakaret dediğimiz. Şeyi ekledik bu 5 prestije mal olmakla beraber düşmanınız ile ilişkinizi iki kat azaltmakla berabert size gelen Gücü(power production)2 kat arttırıyor.ve Düşmanınız düşmanları ile ilişkiniz artıyor.

60'dan fazla hakaret ekledik ve ekran görüntüsünde gördüğünüz gibi hepsi jenerik değil. Hangi devletin hangi tür devlet altında kime karşı yaptığı hakarete bağlı olarak saklı olan bazı değişler var.Örneğin orada İngiltere olarak Avusturya İmparatorluğuna gönderilen Kışkırtma/hakarette şu söz geçiyor.Sen ne Kutsal ne Romalı Ne de İmparatorsun!(Merak ettiğim konu devletlere karşı nasıl insultarın olduğu yani Osmanlıya ispanyaya İsveçe vs. gayet hoş bir özellik gibi görüyorum.)

Şimdilik bu kadardı ilerleyen haftalardaki Günlükleri çevirmeye devam edeceğiz. Takipte kalın.
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

20
EU4 - Haberler / Eu4- Geliştirici Günlüğü 19 Haziran 2018
« : 23 Temmuz 2018, 20:27:01 »

Eu4 Geliştirici günlüğü:Dharma geliştirmesinde Ses
Dharma ile ses deneyimini biraz daha geliştirmeye karar verdik.
Kısaca Dharmadakai ses geliştirmesinin hedefi Eu4 te var olan sınırlar içinde mordernize etmekti.
Aynı şekilde EU4'ü ilk kez denediğinizde, 4 e 3 en / boy oranına sahip bir ekranda oynamış olabilirsiniz ve şimdi ultra geniş ekranlarda görebilmektesiniz.
Son yıllarda Ses sistemleri çok yol kat etti. ve Bazı seslerin daha geniş bir dinamik aralıktan faydalanabileceğini ve daha karmaşık katmanları yeniden üretebileceğini fark ettik.
Tabi ki de sadece kalite anlamında değil. Aynı zamanda oyunda neler olup bittiğine dair size daha iyi geri bildirim verebiliriz. Bu yüzden dikkatli dinlerseniz sesin de daha etkileşimli ve daha dengeli olduğunu algılayacaksınız.(bla bla bla sadece terim)
Genel olarak oyunun genel ses yüksekliği -23 LUFS civarında endüstri standartlarına uyacak şekilde yükseltildi. Bu kısa yoldan, oyunu düzenli olarak oynayabileceğiniz diğer mevcut başlıklara göre daha yüksek ve daha karşılaştırılabilir.
Artık müzik oynatıcısında Müzikler özelliklerine göre çeşitli gruplara ayrılacak.
Askeri geliştirmeler artık savaş seslerini daha fazla etkileyecek örneğin sizin askeri teknolojiniz 5 oldu ve askerinizi geliştirdiniz. Savaşlarda önceki askerlerinizden daha farklı sesler alacaksınız( bence güzel bir detay)
Yukarıdaki maddeye göre: Eğer kara savaşına katılıyorsanız ve topçularınız varsa, artık toplar ve havan topları duyacaksınız demektir, bu yüzden bunun sadece savaş sonucu üzerinde değil, aynı zamanda daha tutarlı bir ses gösterimi üzerinde de bir etkisi olacaktır.Eğer daha barut teknolojisini araştırmadıysanız mantıklı olarak duymayacaksınız :D
Aynı şey gemi savaşları içinde geçerli olacak yani bir taşıma gemisini savaştırırken de top seslerini duymayacaksınız tüfek ve kılıç seslerini duyacaksınız( yine mantıklı bir şey çünkü top olmadığı halde top atışı yapmaları hep zoruma gitmiştir Taşıma gemilerinin. :D)
Kuşatma sırasında surları kırdığınızda sizin surlarınız kırıldığında topçu atışı yaptığınızda farklı sesler oyunu zenginleştirecek.
Son olarak Ambiyans yani oyunun havası. Burayıda özetlemek gerekirse savaştığınız ortam sesleri değiştirecek yani İstanbuldaki savaş ile Erzurumdaki , Edirnedeki savaşla iç anadolu bozkırlarındaki savaş sesleri farklı olacak.Yani bütün savaş sahalarında sesler farklı ve daha hoş gelecek.
Yukarıda bahsedilen birçok unsur, rastgeleliği arttırmak ve daha dinamik bir ses akışı sağlamak için katmanlı bir yaklaşım kullanarak entegre ve tetiklenir.
Bu güncellemelerin çoğu, Dharma başladığında ücretsiz bir güncelleme olarak size geliyor, böylece hepiniz bunları denemek için şansınız var!
Kısaca bu Günlükte olan değişiklikler;
1-Seslerin yeni teknolojiye olan uyumlarının arttırılması
2- Kalite ve Etkileşimli seslerin eklenmesi
3- Seslerin dengelenmesi
4- Savaştığınız ortama göre ses değişiklikleri yani ambiyans.(Ormanda savaşıyorsanız çölde savaşıyorsanız vs.)

Çeşitli sesler
1-Deniz kıyısındaki savaşlardaki top atışları:

2-Deniz savaşları:

3-Deniz savaşları 2:

4-Kuşatma topları:

5-Kuşatmada surların yıkılması:

6-Savaş meydanından bir ses:
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

Sayfa: [1] 2