Gönderen Konu: [WB] BİR HAYDUTTUM BULUTLAR GÖKYÜZÜNÜ TERKEDERKEN  (Okunma sayısı 4789 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
BİR HAYDUTTUM BULUTLAR GÖKYÜZÜNÜ TERKEDERKEN
« : 02 Kasım 2013, 12:16:27 »
BAŞLANGIÇ:ABBAS'IN OĞLU YAKUP
   Shariz kenti yakınlarındaki Hawaha köyü... Uçsuz bucaksız Kalradya içinde doğup büyüdüğüm aynı zamanda en çok nefret etttiğim tek yer. Adım Yakup. Babam köy halkı tarafından sevilmediğinden hep dışlandım yıllarca. kim bir hayduttan doğan çocuğu sever ki? Annem ise gönlünü bir hayduta kaptırmış ve baskıyla yaşamış olsa da yılmamış ve beni büyütebilmeyi başarmıştı; ancak ben 15 yaşıma girdiğimde öldürüldü köy halkı tarafından acımasızca. Suçu haydut kralı Abbas'ı sevmek ve beni dünyaya getirmekti.Köy muhtarı olacak o şeytan gülüyordu annemin cansız bedenine bakarken. Daha sonra bana iki seçenek sundular.Ya köyde kalıp en pis işlerde çalışacak ve hayatım böyunca bir hiç olarak kalacak ya da köyü terkedip Sarranid çöllerinde yaşayacaktım. Köyden ayrılmayı seçtim  atım, odun kesmek için kullandığım baltam, av için ok ve yaylarım biraz kürk ve bir miktar para ile birlikte..

   

   Sarranid çölleri... Uçsuz bucaksız kum yığınları, kavurucu sıcak, kan ve ölüm saçan haramiler... Yetmezmiş gibi birde zulmün adının şan ve şeref olduğu, yalanın doğruyla kardeş sayıldığı Sarranid Sultanlığı... Ve ben tüm bunların içinde hayatta kalmaya çalışan yalnız biriydim. Bu topraklarda çölde yaşamak intiharla eşdeğerdir eğer birini öldürecek gücünüz ve cesaretiniz yoksa.Yüce ahlakınız bunu yapmaya elvermezse sadece bekleyin; kavurucu sıcak altında ölmek üzereyken kolaylıkla alacaksınız canları hiç de aldırış etmeden. Sonunda sizde benim gibi olacaksınız; bir katil, bir hırsız, bir haydut...


Sağlık sorunları dolayısıyla uzun bir aradan sonra tekrar döndüm siteye. şimdilik sorunlarım düzeldi ve önümüzdeki 2 ay boyunca bu hikayeyi yazacağım.Uzun soluklu bir hikaye düşünüyorum. Kısa yoldan para kazanıp bir an önce ordu kurma derdine düşmeden yavaş yavaş anlatacağım warbandın dünyasını. Karakterin ağzından yaşananları anlatırken bazen ara ara karakterin düşüncelerinden de bahsedeceğim onun dünyasını size daha iyi yansıtmak için . Umarım beğenirsiniz ve umarım bende aradan geçen 2 yıl sonunda arzu etttiğim seviyede bir hikaye yazma başarısını gösterebilirim.
  Bu hikaye boyunca beni yalnız bırakmamanızı, yorumlarınızı ve hikaye ile alakalı önerilerinizi eksit etmemenizi temenni eder; hepinize teşekkür ederim
   
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2018, 12:24:32 Gönderen: RoadWarriror »
 

Çevrimdışı Oğuz Kağan

  • (NeoEgenazi)
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1007
  • Haray Haray Men Türkem !!!
Güzel bölüm kardeş.Bu arada geçmiş olsun.Takipçinim
« Son Düzenleme: 02 Kasım 2013, 14:01:01 Gönderen: NeoEgenazi »
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
BÖLÜM 1: SHARİZ YAKINLARINDA...
   Köyden sürüleli 1 gün olmuştu. Bitmek bilmez şu kum yığınında halim kalmayana kadar yürüyor; daha sonra tekrar hareket etmeye çalışıyordum. Belirli bir amacım yoktu; ne yapmalıydım, nasıl yaşamalıydım aklımdaki bir çok soruya hiçbir cevap veremiyordum. Kavurucu güneş altında yürümeye çalışırken ne yapmam gerektiğini anladım. Yaşamalıydım; ne olursa olsun, hangi durumda olursam olayım bir sonraki günü görebilmeliydim.Evet, cevabım buydu. Nedense bir neşe kapladı içimi. Gülümsüyordum canımı almak istercesine bana bakan güneşe. Derken uzakta bir grup gördüm. bana doğru geliyorlardı. Kimisinin üzerinde bir elbise vardı; kimisi de yarı çıplaktı. Bana biraz daha yakınlaştıklarında kim olduklarını anladım. Bunlar çapulculardı. Birden soğuk soğuk terledim. Çapulcuların tehlikesini köylülerin anlatttığı hikayelerden hatırlıyordum. Daha önce yalnızca bir kere bir çapulcu görmüştüm; o da kaçak olarak avcılık yaparken karşılaştığımdı. Yalnız bu sefer tam 13 kişiydiler ve açıkçası hayatım için yalvarmak benim güvenliğimi sağlamaya yetmeyeceğe benziyordu.Bir an için atıma atlayıp kaçmayı düşündüm; ama bu da olmazdı. Çapulcular bu çölü benden çok daha iyi biliyorlardı, mutlaka izimi bulur ve canımı alırlardı. Bu nedenle savaşmalıyım dedim. Savaşacaktım. Çapulcular gelmeden bir anda atıma bindim ve onların yanıma gelmesini bekledim. Yayımı elime alıp, bir diğer elimlede oklarımdan birini kavradığımda savaşmadan teslim olmayacağımı anladılar. Ve o an gelmişti hayatım için verdiğim o zorlu mücadele başlamıştı.
   

   Bir can almak her zaman zordur. Hele ki ilk  can alışınız daha bir zordur. Bu sözün ne kadar doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyordum. Yıllarım kaçak avcılık yaparak geçmişti, bu yay ve oklarımla bir çok  hayvan öldürmüştüm ancak bir yayı bir insana doğrultmak gerçekten bambaşkaydı. Ellerim titriyor, gözlerim kamaşıyordu. Rastgele bir ok savurdum; ancak ok hedefi vuramamıştı. Daha kötüsü benim durumumu anlayan çapulcular gülüyor ve hızla üzerime doğru geliyorlardı. Seçeneklerim hızla tükenirken atımı sürmeye başladım ve çapulcularla aramdaki mesafeyi biraz açtım. Arkamdan fırlattıkları taşların bir tanesi sırtıma isabet etti. Kaburgamın acısıyla inledim. Ölecektim, bu durumumu düzeltmezsem ölecektim. Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalıştım. Öl ya da öldür durumum buydu. Arkamdaki 13 uğursuz yaşamayı benden fazla haketmiyordu. Aslında Kalradya'da hakedenler yaşamıyordu; sadece güçlüler hayattaydı. O halde güçlü olmak zorundaydım. karar verdim. Savaş meydanında önüme kim çıkarsa canını alacaktım.
   Yıllardır avcılık yapmanın getirisi iyi atıcılıktır. Söz konusu ok ve yay olunca ben şu Kalradya'daki bir çok kişiden daha deneyimli ve daha becerikli sayılırım. Kendime bunları tekrar ederken farkettiğim el titremesinin yavaş yavaş geçiyor oluşuydu. Bunu görünce sevindikten sonra derin bir nefes alı oklarımdan birini kavradım. Nişan alıp oku bıraktığımda okum çapulclardan birinin göğsüne saplanmıştı. Vakit kaybetmeden ikinci okumu aldım ve onuda attım . Sonuç şaşırtıcıydı. 2. okum çapulculardan birinin gözüne saplanmıştı. Ve işte çözüm buydu. benim canımı almak için gelenleri oklarımla öldürecek, oklarım bittiğinde baltamla saldırcaktım. Atla hızlı hareket halinde nişan almak zor olduğundan çapulcularla aramdaki esafeyi açıyor; sonra çapulculara dönüp onları yanıma gelene kadar okluyordum kısa bir süre sonra çapulcuların 9'u yere serilmişti bile. Kalan 4'ünü de onlar kaçmaya çalışırken peşlerinden giderek baltamla öldürdüm. Savaş sonunda zafer benimdi.Kum yığını kızıla boyanırken ben hayattaydım.

Ölülerin yanına gidip işime yarayacak eşyaları yanıma aldım. Bir adet giysiyi ve bir çift çizmeyi beğendim ve üzerime giydim kalan eşyaları da atıma yükledim ve Shariz kentinin yolunu tuttum. Atıma yüklediklerimi tüccarlara sattım ve sonunda cebim biraz para görmüştü. Mutluydum; bir günde 13 kişiyi öldürmüş bir katil olduğum halde yine de mutluydum. gece olduğunda shariz kenti dışında küçük bir cadır yaptım ve ölen annemi düşündüm yaşlar gözlerimden süzülürken.Ve bir süre sonra uyuyakaldım.
« Son Düzenleme: 02 Kasım 2013, 16:32:07 Gönderen: ysndmr 1963 »
 

Çevrimdışı Oğuz Kağan

  • (NeoEgenazi)
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1007
  • Haray Haray Men Türkem !!!
Güzel bölümde kardeş savaş içi görüntüde gönder birde keşke taleworldsta paylaşsaydın.
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
Olur oyun içi görüntülerde paylaşırım  bir dahaki bölümde. daha fazla resimle desteklerim. ancak keşke taleworlds'te paylaşsaydın derken talewords forumunu kastediyorsan benim başka bir yerde üyeliğim yok yalnız orda daha fazla okuyucu kitlesi var diyorsan da orda da bir üyelik açar bölümleri oraya kopyalarım..
Bu ve bunun gibi başka önerilerin de varsa benimle paylaşırsan sevinirim. Bu hikaye yazma işi okuyucu buldukca ve okuyucu yorumlarıyla daha tatlı oluyor
 

Çevrimdışı Oğuz Kağan

  • (NeoEgenazi)
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1007
  • Haray Haray Men Türkem !!!
Olur oyun içi görüntülerde paylaşırım  bir dahaki bölümde. daha fazla resimle desteklerim. ancak keşke taleworlds'te paylaşsaydın derken talewords forumunu kastediyorsan benim başka bir yerde üyeliğim yok yalnız orda daha fazla okuyucu kitlesi var diyorsan da orda da bir üyelik açar bölümleri oraya kopyalarım..
Bu ve bunun gibi başka önerilerin de varsa benimle paylaşırsan sevinirim. Bu hikaye yazma işi okuyucu buldukca ve okuyucu yorumlarıyla daha tatlı oluyor
Bende takipçi yüzünden dedim oraya yazarsan daha çok kitle yakalarsın ve sırf senin için oraya üye olurum.  ;D
 

Çevrimdışı Egeli

  • Mandate
  • *
  • İleti: 209
Kısa sürecek savaşların videosunuda çekebilirsin hatta.
"Sakın sana kötüsün diyenlere inanma.Bana da aptal dediler,atomu parçalayıp ellerine verdim." A.Einstein

"Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış bir Amerikalıdır!.."
Bernard Shaw

''Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.''
Descartes
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
Bende takipçi yüzünden dedim oraya yazarsan daha çok kitle yakalarsın ve sırf senin için oraya üye olurum.  ;D

   teşekkür ederim  :).. Paradoxfan'ın  bende yeri ayrı bu nedenle özellikle ilk bölümler için burada paylaşıma deam edeceğim. Gördüğüm kadarıyla  hikayelerde bir ölü toprağı var yazan sayısı az, özellikle son zamanlarda warband hikayeleri neredeyse unutulmuş. Bunu değiştirmek ve burada yeniden bir hikaye geleneği oluşturmak istiyorum.. Crusader kings, europa universalis, hearts of iron gibi oyunların hikayeleri yazılıyor şu sıralar. Oysa ki benim kendi görüşüm warband hikayeleri daha bir başka daha bir özgürdür.  Umarım okuyucuların ve üyelerin ilgisini bu hikayeye çekmeye başarabilirim..

  Bir de yeni bölümle alakalı malzeme topladım. bu gece ya da en geç uyandığımda yeni bölümü yayınlamış olurum  umarım beğenirsin  :)
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
Kısa sürecek savaşların videosunuda çekebilirsin hatta.

    Video çekmeyi ve yüklemeyi bilmiyorum daha önce hiç denemedim bunun için hangi programı kullanmam gerekiyor?
 

Çevrimdışı Spartan

  • İmperium
  • *
  • İleti: 2140
Güzel yazıyorsun takip ediyorum, başarılar.  tbrk*
Benim eylemlerimi komuta etmek, nasıl davranmam gerektiğini söylemek ve bunu yönlendirecek bir yasa oluşturmak hiç kimsenin üstüne vazife değildir. - Max Stirner

Yükseldikçe uçma bilmeyenlere daha küçük görünmemiz kaçınılmazdır. - Friedrich Nietzsche

http://theanarchistlibrary.org/library/the-anarchist-faq-editorial-collective-an-anarchist-faq
http://www.submedia.tv/
http://sosyalsavas.org/
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
BÖLÜM 2: ŞAFAKTAN SONRA...

   Shariz yakınlarındaki kanlı mücadelemin üzerinden birkaç gün geçmişti. Geride bıraktığım 13 çapulcu cesedini Shariz'e doğru gelmekte olan bir kervan farketmiş ve dedikodular tüm Shariz'e yayılmıştı.Tüm Shariz halkı çapulcuları katledenin kim olduğunu merak ediyordu. Bunu herhangi bir bey veya ordusu yapmış olamazdı; çünkü onlar o haşmetli kalelerinin içinde  kendi sefalarına düşkünlerdi.İçki ve kadın yüzünden yıllarca yozlaşmışlar ve sonunda gerekli askeri yeteneklerini kaybetmişlerdi. Tüm halk merak içindeydi.Herkes içinden çapulcuları öldürenin dost olmasını umuyor ve korkulu gözlerle birbirine bakıyordu. Bense o sırada bir evin çatısında pazardan çaldığım elmayı ısırıyor ve önümdeki bir şehrin surları içine sığınmış korkak sürüsüne bakıyordum alaycı bir ifade ile.
   Evet son günlerde hayat benim için bir başka ilerliyordu. Kavurucu sıcak altında geçen her bir gün sonrası ben daha da vahşileşiyor bu zor şartlarda hayatta kalmayı daha da fazla öğreniyordum. Çölün sahibi yoktu ; çölün kanunu, kuralı yoktu; çölün merhameti yoktu. Tek yapılması gereken yaşamaktı; gerekirse öldürerek, çalarak ya da başka bir yolla yaşamaya devam edebilmeyi sağlamaktı. Bunları düşünerek sürüyordum atımı. Biraz ilerde bir grup insan gördüm.Gülümsedim yayımı sıkıca kavrarken. Benim için bir sonraki mücadele başlamıştı

   8 çapulcu... Başlarına ne geleceğinden habersiz muhtemelen ölen çapulcuların katilini aramaya çıkmış 8 şanssız insan... Onlara bakarken düşünüyordum onlara karşı koyma şansı bile vermemem gerekirdi.Çapulcular benim ok menzilime girdiklerinde derin bir nefes aldım bir çapulcunun başını hedef alırken. okumu bıraktığımda kalan 7 tanesinin yüzünde bir korku hakimdi; dehşet içinde birbirlerine bakıyorlardı. Derken havada ıslık çalarak gelen bir ok bir diğer çapulcuya saplandığında onlar için çok geçti. Hızla atımı onlara doğru sürüyor ve birbiri ardına ok sallıyordum. 4 tanesi yere yığılmıştı; beşinciyi de kafasından vurduğum bir okla öldürdüm. Kalan üçü içinde baltamı elime aldım ve onları kısa bir süre içinde doğradım. tüm bunlar bitttiğinde nefes nefeseydim.Biraz dinlendikten sonra çapulcu cesetlerinden işime yarayacak silah ve giysileri aldım ve atıma yükledim  ve Shariz'in yolunu tuttum.

    Shariz'e vardığımda ilk işim atıma yüklediğim silah ve giysileri tüccarlara satmak oldu. Bu ticaret sırasında silah tüccarındaki ok çantası dikkatimi çekti. içinde iyi kalite tam 30 tane ok vardı ve  bunu aldığımda kendi çantamdaki oklarla beraber tam olarak 60 tane okum olacaktı.Biraz pazarlık sonrası tüccarla anlaşıp bu çantayı da sırtıma astım.Sonrasında da geceyi geçirmek üzere eski çadır kurduğum yere gittim ve uyuyana kadar ölen annemi düşünürken yıldızları seyrettim.




Not: Bir sonraki bölümü yazmaya başladım bir aksilik olmazsa birkaç saate paylaşırım umarım beğenirsiniz...
« Son Düzenleme: 03 Kasım 2013, 18:07:09 Gönderen: ysndmr 1963 »
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
Bölüm 3: TALİM ALANI...

   Günler birbirini kovalıyordu. Gündüzleri çöl içinde dolaşıp  bana paraz kazandırabilecek bir yol ararken akşamları  Shariz'de  halkın söylemlerine kulak misafiri oluyordum. Son günlerde bir iki grup çapulcu öldürmenin dışında başka birşey yapmamıştım.  Elimdeki para miktarı da hızla tükeniyordu.  Bir fırsat arıyordum; bu durumumu daha iyiye getirebilecek bir yol. Derken tavernaya giden yolun kenarında çökmüş içtikleri içkiden doğru dürüst konuşamayan; buna karşın yoldan geçen şehirli kadınları taciz etmeye çalışan iki muhafız gözüme ilişti. Yanlarına doğru yürüdüm ve onları dinlemeye  başladım. Biri "İyiki talim alanına gitmişiz." diyordu." Bunun sayesinde muhafız olduk ve şimdi şehirde ne istersek yapabiliyoruz. Bedava içki, eğlence ve kadınlar." ve kahkahalarla gülmeye başladı. Her ne kadar ayyaş bir muhafız olmak istemesem de talim alanına gitttiğimde kendimi geliştireceğim aşikardı ve bu durum Kalradya'nın zorlu şartlarında hayatta kalmamı sağlayabilirdi. Kararımı verdim; talim alanına gidecektim. Ayrılmadan önce iki ayyaşın karşılarına dikildim. ve aniden  birinin yüzüne yumruk attım. Diğerine de bir tane patlattıktan sonra ikisi de yerdeydi ve ayağa bile kalkmaktan acizlerdi. İçimden bu gibi çöpler yüzünden bu şehir, bu ülke bu hale diyordum. Fazla oyalanmadan ve birilerinin beni farketmesine izin vermeden şehirden ayrıldım ve talim alanının yolunu tuttum.

  Talim alanından yaşlı bir adam sorumluydu.Yüzündeki ifadeden bu topraklardaki savaşlardan oldukça tecrübeli olduğu anlaşılıyordu. Belki sayısız savaşa girmiş olsa da yine de şuan hala karşımdaydı. Kendimi tanıtıp eğitim almak istediğimi söyledim. Bana silah kullanmanın basitlerini biliyormusun diye sordu ve ben de evet anlamında başımı salladı. beni sınamak için dövüş alanına geçmemi söyledi ve o sırada eğitim görmekte olanlardan bana doğru bir bir göndermeye başladı. İlk gelenler acemilerdi ve bunları yenmek benim için çocuk oyuncağıydı; gerçekten de çapulcudan beter savaşıyorlardı. Yalnız her bir geleni yere serdiğimde yeni gelen eskesine göre daha tecrübeli ve güçlü oluyordu . Son 3 tanesine kadar darbe almadan atlatabildim ancak açıkçası yorulmaya başlamıştım; hareketlerim yavaşlıyordu. sıradaki rakip de kafama bir darbe aldım. Canım yanmıştı; ancak peşi sıra yaptığım saldırıyı karşılamayınca 2-3 hamlede onu da yere serdim. Daha sonrakini ise bana saldırmaya fırsat vermeden biraz da hileli bir vuruşla yere serdim.Sonuncu buna sinirlendi ve huşımla üzerime yürüdü. Uzun tahta kılıcıyla önce kaburgame daha sonra da karnıma vurdu; gerçek kılıç olsa oracıkta ölmüştüm. Üçüncü darbesini elimdeki tahta asayla karşıladım ve etkili karşı saldırılarla onu da bayılttım.


   Talim ustası açıkça çok etkilenmişti."Uzun bir aradan sonra şu yaşlarım gerçeten yaman bir savaşçı görüyor." dedi. Bana mutlu bir şekilde bundan sonra herkese kendisi tarafıldan eğitildiğimi söyleyebileceğimi ve istersem bununla pek ala herhangi bir orduda görev alabileceğimi söyledi. Ayrıca " Sen, Kalradya'nın içki ve kadından başka birşey bilmeyen sözüm ona güçlü asil beylerinden ble daha yaman savaşçısın.  Kim bilir; belki bir gün bir topraklara bey olup tüm Kalradya'ya yeni doğmuş bir güneş gibiışıldarsın." dedi. İhtiyarın bu samimi sözleri için kendisine teşekkür etttiken sonra talim alanından ayrıldım.Vakit gece yarısıydı ve çölde yürürken aklımda yine yitirdiğim annem vardı.
« Son Düzenleme: 03 Kasım 2013, 19:51:27 Gönderen: ysndmr 1963 »
 

Çevrimdışı Oğuz Kağan

  • (NeoEgenazi)
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1007
  • Haray Haray Men Türkem !!!
Güzel :D bölüm
 

Çevrimdışı ysndmr 1963

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 38
hikayeye ilgi olursa buna devam etmeyi düşünüyorum..
okuyan arkadaşlar lütfen görüşlerinizi belirtin yazmak çok keyifli  benim için hikaye karakteri de devam için çok uygun.
eğer isterseniz lütfen cevap yazın en kısa sürede birden fazla bölümü yazarım ilgi ve alakanızı bekliyorum. Saygılarımla..
 

Çevrimdışı Muhafız

  • Mr. Achievement
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1037
  • EU4 Moderatörü
güzel   :ceasaryes:
 

Çevrimdışı KürŞAAD

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 25
  • Eski adım baba1(emekçi hikayeci)
Güzel olmuş kardeş takipteyim.
Savaş alanında devirdiğin ölülerin resmini şehirdeki halini de çeksen daha iyi olur. tbrk*
Eski sayılmam ama hatırladığım kadarıyla Bize "Eski Paradoxfan" gerek.
 

Çevrimdışı Görkem Han

  • Mandate
  • *
  • İleti: 101
  • North Remembers
Kürşad hort yapmışsın yeni bölüm gelmicek
Steam:King in the North
Origin:grk213
Uplay:grk213
Rockstar:gorkem213
 

Çevrimdışı emirhankyy

  • İmperium
  • *
  • İleti: 2009
  • Krdş Grup Bura Ne Beklion (KGB)
Resimleri ne ile kaydediyosun(Oyun içi hangi tuş  veya program)
 

Çevrimdışı human

  • İmperium
  • *
  • İleti: 2407
  • koyaanisqatsi
Print screen tuşu ekran görüntüsü yakalamanı sağlar. Fraps ve benzeri programlar da aynı görevi görür.
All day and all of the night!
 

Çevrimdışı emirhankyy

  • İmperium
  • *
  • İleti: 2009
  • Krdş Grup Bura Ne Beklion (KGB)
Print screen tuşu ekran görüntüsü yakalamanı sağlar. Fraps ve benzeri programlar da aynı görevi görür.
Teşkkür ederim frapsın bu özelliğini unutmuştum teşekkür ederim :)
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.