Anket

Ymira Ba

A
21 (63.6%)
A
7 (21.2%)
Karars
5 (15.2%)

Toplam Oy Verenler: 33

Oylama kapandı: 08 Temmuz 2013, 23:54:20

Bağlanılan Hatırlatmalar

  • Anket: Ymira Ba: 01 Temmuz 2013 - 14 Temmuz 2013

Gönderen Konu: [WB] Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı  (Okunma sayısı 10137 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« : 29 Haziran 2013, 13:24:09 »


Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı

1. Bölüm: Shariz şehri
2. Bölüm: Vedasızca
3. Bölüm: Fakir ve asil
4. Bölüm: Son kervan

Bir türlü bitmek bilmeyen kum fırtınası, kervanı yolundan edecek kadar etkili olmasa da, görüş mesafesini neredeyse elli adıma düşürmüştü. Kervan başı şehre yarım günlük yol kaldığını biliyordu ancak, bu mesafede çöl haydutlarının cirit attığı da bir gerçekti. Yıllar boyunca kervanlarda görev almış, onlarca baskından sağ sağlim çıkmıştı. Ancak bugün kasvetli bir gündü ve içindeki garip hisler, onu tedirgin ediyordu. Arkalardan duyduğu bir feryatla ürperdi: "Baskın vaar!"

***

Nal sesleri, kılıç şakırtıları, ok vızıltıları ile irkildi, sürekli hakkında uyarıldığı çöl haydutlarını görünce yerinden fırladı. Bu Başıbozuk'tan başkası değildi. Uzak bir diyardan gelmişti ve Kalradya hakkında neredeyse hiç bilgisi yoktu. Pek konuşmayan bir gençti. Geniş omuzları ve kaslı vücudu güçlü birisi olduğu anlamına geliyordu. Ayrıca iki gün önce büyükçe bir testi arabadan düşecekken bir anda atılıp yakalaması da ne kadar çevik birisi olduğunu göstermişti. Şimdi ise sık sık çattığı kaşlarının altından çarpışmayı inceliyordu. Bacaklarını omuz hizasında açarak germişti ve bu duruşu ile tam bir savaşçıya benziyordu.

Başıbozuk, çocukluğunda zanaatkar çırağıyken kendi yaptığı kalkanını sırtındaki askısından alarak sol koluna sabitledi, bir yıl öncesine kadar silahtarlığını yaptığı şövalyeden miras kalan çelik kılıcını kınından sıyırdı. Atına atladığı gibi gözüne kestirdiği bir haydutun üzerine sürdü. Haydut elindeki şimşir ile önüne geleni biçiyor, etrafa ölüm saçıyordu. Çevresinde kalan son kervan muhafızını da yere serdi ve yeni bir kurban ararken başını sola çevirdiği an şimşek gibi bir nara çaktı ve yıldırım gibi bir çelik haydutun vücuduna düştü. Başıbozuk haydutu neredeyse ikiye biçmişti.

***

- Arrrg!
- Tamam, işte bitti, geçmiş olsun.
- Teşekkürler.

Başıbozuk, iki saat önce biten çarpışmada dördüncü haydutu da yere sermişti ancak sol kolunu sıyıran ciritin açtığı yara oldukça acı vericiydi. Neyse ki kervanın sağlık sorumlusu Ymira yara bakımı konusunda uzmandı ve sürdüğü merhemler de bir hayli rahatlatıcıydı.

"İşte! İşte! Görüyorum, çok yaklaştık, Tanrı'ya şükürler olsun!"

Kervan başı çarpışmada ölmüştü, vekili sakinlik nedir bilmiyordu. Kervanın yeni bir saldırıya uğrayabileceği endişesi ile şehri görünce olanları unutmuştu ve çocuk gibi seviniyordu. Neyse ki iki saat sonra şehrin ana kapısından giriş yaparak, kervanlar için ayrılan geniş alanda yolculuğu noktaladılar.

Başıbozuk yarası ile ilgilenen Ymira'dan ayrılarak, bu ilk defa gördüğü yapıdaki şehiri gezmek istiyordu.

- Yaramla ilgilendiğin için tekrar teşekkür ederim Ymira.
- Asıl haydutlar ile cesurca savaştığın için ben teşekkür ederim.
- Önemli değil.
- Peki geldiğin yerde ne yapıyordun, hala söylemedin?
- Artık gitmem gerekiyor Ymira, hoşçakal.
- Lütfen, neden gizliyorsun ki?
- Ben savaşçıyım Ymira, aynı babam gibi!
« Son Düzenleme: 25 Ağustos 2018, 12:31:01 Gönderen: RoadWarriror »
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #1 : 29 Haziran 2013, 14:05:40 »
Güzel başlangıç, başarılar.
 

Çevrimdışı baba277

  • Misyoner
  • *
  • İleti: 5
  • Allahu Ekber!!!!
Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #2 : 29 Haziran 2013, 14:08:26 »
Güzel,başarılar
resimde bekleriz tbrk* tbrk* tbrk* tbrk* tbrk*

Çevrimdışı Can Aydın

  • (canaydin98)
  • Kaptan
  • *
  • İleti: 674
Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #3 : 29 Haziran 2013, 14:28:20 »
 

Çevrimdışı Ali Atay

  • (metehan007)
  • Kaptan
  • *
  • İleti: 995
  • Forza L&M
Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #4 : 29 Haziran 2013, 14:38:29 »
Güzel başlangıç ama umarım kısa sürmez.Çünkü Warband hikayeleri en fazla 4 bölüm sürüyor.  :fpalm:
 

Çevrimdışı Luftwaffle

Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #5 : 29 Haziran 2013, 15:56:50 »
 

Çevrimdışı Mundar

  • Mülkiyetçi
  • *
  • İleti: 390
Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #6 : 29 Haziran 2013, 17:13:11 »
Başlangıç hoş olmuş, hemen bitmez umarım  :popcorn:
 

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #7 : 29 Haziran 2013, 18:09:30 »
Güzel dilekleriniz için teşekkürler arkadaşlar.
 

Çevrimdışı Senttor

  • Amiral
  • *
  • İleti: 68
Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #8 : 29 Haziran 2013, 18:21:19 »
İnşallah bitmez, başarılar.  tbrk*
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #9 : 29 Haziran 2013, 18:21:53 »
BySeco ? :B
 

Çevrimdışı unonimus

Ynt: Yenilmez Savaşçı: Başıbozuk
« Yanıtla #10 : 29 Haziran 2013, 18:43:02 »
Sanmam.
 

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Başıbozuk şehirde küçük bir gezi ve keşif yapıyordu. Gördüğü ihtişam, yapılar, kalabalık ve düzen karşısında hayretler içerisinde kalmıştı. Akşamüstü olduğunda yaklaşık üç saat süren gezi ve keşif sonrası oldukça önemli bilgiler edinmişti. Zanaatkar çırağıyken ustasının ona tavsiye ettiği günlük tutma olayını hiç sevmezdi ancak  bilgisi olmadığı bir diyar hakkında kalıcı notlar almak günlük tutmaktan daha mantıklıydı. Bir saman balyasının önüne çöktü, sırtını balyaya vererek oturdu, yazmaya başladı.

Nisan 1267, Shariz Şehri
Shariz, çok ihtişamlı bir şehir, ancak halk o kadar da zengin görünmüyor. Genel de ticaretle uğraşanlar daha varlıklı bir görünüm sergiliyor. Özellikle pazar meydanında çeşitlilik üst düzeyde. Sanki çöl ikliminin bütün nimetleri burada toplanmış gibi.

Tüccarlardan aldığım bilgilere göre Kalradya'da ticaret oldukça zor ancak kazançlıymış. Çünkü ticaret yolları kaçaklar ve haydutlar ile doluymuş. Altı devletin hüküm sürdüğü Kalradya'da yola revan olanlar altı farklı iklim şartı ile karşı karşıya kalıyormuş.

Sarranid çölleri, Kergit bozkırları, Svadya ovaları, Nord ormanları, Vaegir tundraları ve Rodok dağlarında mesken tutan kaçaklar ve haydutlar; ticaret kervanlarını, sivilleri, köylüleri, kısacası gözlerine kestirdikleri herkesi hedef alıyormuş. Kaçaklar genel de geçiş için haraç almakla yetinse de, haydutlar mala ve cana kast etmekten çekinmiyormuş.

Daha da ileri giderek bazen köyleri yağmalama cürreti bile gösterebilen haydutlar, herkesin ortak sorunuymuş. Öyle ki toprak sahibi lordlar kendi tımarlarında devriye atarak, gönüllüler ise istihbarat ile haydut izi sürerek mücadele ediyormuş. Ancak Kalradya'da devletler kendi aralarında sürekli savaştığı için, her geçen gün kaçaklar ve haydutlar güçlerine güç katıyormuş.

Yaşlı şövalyenin söylediğine göre bir gün bir savaşçı çıkacakmış ve bu kargaşaya son vererek, Kalradya'yı eski ihtişamına tekrardan kavuşturacakmış.


Yaklaşık on beş dakikadır bir şeyler karalayan genç, üzerindeki keskin bakışları fark etmemişti.

***

Not almayı bitirdiği gibi şehir de karanlığa gömülmüştü, görünüşe göre Shariz halkı akşam olunca evlerine çekiliyordu. Kısa bir süre önceki ihtişamdan ve kalabalıktan eser bile kalmamıştı.

Oturduğu yerden doğruldu, şehre geldiği kervanın konakladığı hanın yerini hatırlamaya çalıştı, ancak seyrek bulunan meşalelerin aydınlığı bir anımsama için bile yetersizdi. Kafası iyice karışmış, biraz da tedirgin olmuştu, sezilerine güvenerek karşısındaki sokağa doğru yöneldi.


Aylar süren yolculuğun ve bugün yaşadıklarının üzerine bir de hiç tanımadığı bu büyük şehirde saatlerce gezerek oldukça bitkin düşmüştü. Geçte olsa durumunun farkında vardı ve kaybolduğunu anladı. Son bir umutla koşar adımlarla girdiği her sokak daha da daralıyor, iyice karanlık çöküyor, duvarlar sanki üzerine geliyordu. Girdiği son sokakta oldukça uzun bir mesafe kat etmişti, etrafına baktı ancak gördüğü tek şey karanlıktı.

Ölüm sessizliğini birden çeliklerin sıyrılması ile bozuldu. Arkasına döndüğünde kendisine doğru yaklaşan ayak sesleri ve zaman zaman meşalelerin aydınlattığı çirkin suratlar ve parlayan çeliklerden başka bir şey göremiyordu. Zorda olsa kendini toparladı, kalkanını ve kılıcını hazırladı. Ayaklarını her zamanki gibi omuz hizasında açtı, dizlerini hafif kırdı. Kalkanını olabildiğince önde tutmaya çalışırken, kılıcının ucu ile kalkanı aynı hizada tutmaya çalışıyordu.


Ayak sesleri iyice yaklaştıktan sonra birden kesilmişti ve ölüm sessizliği perdesi yeniden açılmıştı. Genç, karşısındaki çirkin suratları artık göremiyordu, heyecandan bir meşalenin tam altında durduğunu bile fark edemiyordu. Oldukça gür ve çirkin bir ses duyuldu:

- Kimsin?
- Ee, şey, ben...
- Evet, sen! Kimsin?
- Evet ben, ben, ben Başıbozuk!

Bu yanıt üzerine aynı gürlükte ve çirkinlikte bir çok farklı seste kahkaha kulağında çınladıkça çınladı.

- Tamir edelim o zaman!

Genç, bu yanıttan sonra ne olduğunu anlayamadan biraz önce sıyrılan çeliklerden birisinin tersini kafasına yediği gibi yere yığılmıştı bile...
« Son Düzenleme: 30 Haziran 2013, 16:25:25 Gönderen: Sercan »
 

Çevrimdışı Quaim

  • Kral
  • *
  • İleti: 4758
  • Faber est suae quisque fortunae
    • YokÖyleBişi Blogum
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #12 : 30 Haziran 2013, 10:54:40 »
Ay resmen kaçırıyorlar Başıbozuğu, bakamayacağım. :(:(

Devam et Sercan. Bekliyoruz.
Doğruların peşinden giden geminin rotasını fırtına bile değiştiremez.
 

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #13 : 30 Haziran 2013, 10:56:30 »
Sağol kardeşim, kaçırıyorlar evet, ne olacağı belli değil :(
 

Çevrimdışı Ali Atay

  • (metehan007)
  • Kaptan
  • *
  • İleti: 995
  • Forza L&M
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #14 : 30 Haziran 2013, 15:25:44 »
2.resim çok iyi  tbrk*
 

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #15 : 30 Haziran 2013, 15:28:18 »
2.resim çok iyi  tbrk*
Evet, anı yaşatmak için zor olsa da güzel bir kare yaratabildim. :)
 

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Gözlerini açtığında başı o kadar ağrıyordu ki, yapabildiği tek şey tavana boş bakışlar atabilmekti. Vücudunda en ufak bir güç zerresi kalmamıştı. Sanki koca bir ordu kafasına tek tek şamar atmış, vücudunu itina ile çiğnemişti. Ona kalırsa oldukça güçlü ve çevik bir gençti, ancak neden bu haldeydi hala anlam verememişti. Bunları düşünmeye devam ederken başında bir acı hissetti, ağrı acıya dönüşmeye başlamıştı, elini gayrı ihtiyari başına götürdü. Birden yataktan fırladı, bütün ağrıları ve acıları dinmiş, yorgunluğundan eser kalmamıştı. Tek merak ettiği, çirkin adamların nerede olduğuydu.


Hemen önünde beliren silüet "Demek kendine geldin, hemen ayaklanmışsın." dedi. Oldukça tatlı bir ses tonuydu, hatta çok tanıdık geliyordu, ancak kafasını kaldırıp bakacak hali yoktu. Biraz kendisini toparladıktan sonra bu güzel ayakların sahibi Ymira olmalı dedi. Peki, bu Ymira'nın ayakları ise kafasına kılıcın tersini indiren adam neredeydi. Hatta o kimdi diye düşdü, mantıklı bir cevap bulamadı. Zaten giderek nabzı daha hızlı atıyor, başındaki ağrı da alevleniyordu. Birden gözleri kapandı biraz önce doğrulmaya çalıştığı yatağa baygın halde boylu boyunca tekrar uzandı.

***

Sabah olmuştu, genç adamın durumu biraz daha iyiydi, Ymira'nın şifalı ellerine emanet edilmişti yine. Çorbasından bir kaşık daha aldıktan sonra biraz durdu ve bitkin bir ses tonu ile "Ne oldu bana?" diyebildi.

Ymira genç adamı yormak istememesinden olsa gerek, basit bir cümle kurarak konuyu kapatmak istercesine "Geçti!" dedi.

"Geçtiği belli, ne oldu dedim sana!"

Ymira Başıbozuk tarafından böyle bir tepki beklemiyordu. Kalbi kırılmıştı ancak, gencin mazereti vardı.

"İki gün önce kervan şehre ulaştığında sen bizden ayrıldın, senin için endişelendik. Kalradya bir yabancı için tehlikeli bir diyar. İki saattir geri dönmediğin için, seni aramaya koyulduk ki akşam çöktü, şehir karanlığa ve sessizliğe gömüldü. Neyse ki seni bulduğumuzda şehir muhafızları ile birkaç dakika önce kavgaya tutuşmuş ve bayılmıştın. Küçük bir rüşvet karşılığında da olsa seni ellerinden alabildik. Geç olmadan seni bulabildiğimiz için kendini şanslı saymalısın."

"Demek onlar muhafızdı!"

"Evet. Kalradya'da devletler sürekli savaş halinde olduklarından ve hepsinin hedefi Kalradya hakimiyeti olduğundan dolayı savaş hiç bitmiyor. Bu da casusluk, suikast ve sabotaj faliyetlerinin yoğun olması anlamına geliyor. Muhafızlar da senin saatlerce şehirde keşif yaptığını ve notlar aldığını görünce şüphelenmişler. Neyse ki aldığın notları okuduklarında senin sadece bir yabancı olduğunu anladılar."

"Çok karanlıktı, yoksa ben geldiğim diyarlarda dokuz kişiye karşı rahatlıkla savaşabiliyorum, beni haince vurdu!"

"Bunun bir önemi yok, senin ne kadar cesur ve iyi bir savaşçı olduğunu hepimiz gördük, bu hatalarından ders çıkartmalısın."

"Haklısın, bu bana iyi bir ders oldu. Yaptığın her şey için çok teşekkür ederim Ymira. Son üç gündür benim için çok şey yaptım. Sana olan bu borcumu nasıl ödeyebilirim?"

"Ben sadece dostluk görevimi yapıyorum, benim için fazladan bir şey yapmana gerek yok, kendine iyi bak yeter."

"Teşekkür ederim Ymira, benim biraz daha dinlenmeye ihtiyacım var, sanırım yarın sabaha kadar uyuyabilirim!"

"O zaman doğru yatağına!"

"Emredersin benim nazik dostum!"

Başıbozuk, Ymira ile karşılıklı tebessümleşmeden sonra deyim yerindeyse ayakta sürünerek uyumak üzere yatağına yöneldi.

***

Ymira, gözlerini açar açmaz aklına o cesur genç geldi. Sağlık durumunu kontrol etmek için odasına doğru yöneldi. Ses yapmamak için ayak parmaklarının üzerinde, bir casus gibi sessiz, bir selvi gibi narin yürüyordu. Yavaşça kapıyı araladı ve yatağın boş olduğunu gördü, Başıbozuk yine vedasızca gitmişti, vedasızca...
« Son Düzenleme: 30 Haziran 2013, 16:29:03 Gönderen: Sercan »
 

Çevrimdışı Senttor

  • Amiral
  • *
  • İleti: 68
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #17 : 30 Haziran 2013, 16:37:20 »
Çok güzel yazıyorsun. :)
 

Çevrimdışı Sercan

  • Diplomat
  • *
  • İleti: 44
  • Kurucu
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #18 : 30 Haziran 2013, 16:37:53 »
Çok güzel yazıyorsun. :)
Teşekkür ederim. :)
 

Çevrimdışı Ali Atay

  • (metehan007)
  • Kaptan
  • *
  • İleti: 995
  • Forza L&M
Ynt: Başıbozuk: Yenilmez Savaşçı
« Yanıtla #19 : 30 Haziran 2013, 16:53:42 »
harbiden iyi  tbrk*
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.