Tarih: 13-07-14, 03:24:10

Gönderen Konu: 1. Dünya Savaşı'ndan Sonra MeydanaGelen Siyasal Gelişmeler  (Okunma sayısı 7744 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı newyorker

  • N II
  • *
  • İleti: 20
    • Profili Görüntüle
Dünya Barışının Sağlanması Girişimleri

1919-1939 yılları arasında yaşanan olaylar dünyamızı adım adım bir dünya savaşına
doğru sürüklemiştir. Zira, Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan antlaşmalar
Avrupa'nın ve dünyanın güçler dengesini yeniden düzenlemişti. Avusturya-Macaristan,
Alman ve Osmanlı İmparatorluklarının dağılması uluslararası alanda
önemli boşluklar yaratmıştı. Bu imparatorlukların paylaşılması için yapılan antlaşmalar
ve kurulan statü bir düzen sağlamamıştı. Barış antlaşmalarındaki haksızlık
ve adaletsizlikler, başka bir büyük savaşın gerekçesi olarak görülmüştür. Bu nedenle
antlaşmaların ilk yıllarından itibaren barışın sürekliliğini sağlamak üzere çeşitli
önlemler alınmak istenmiştir.


Milletler Cemiyeti'nin Kurulması

Birleşmiş Milletlerin kurulması hangi konferansta gündeme getirilmiştir?
Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Wilson,
barışın korunması için bir uluslararası örgütün kurulmasını gündeme getirmişti.
Nitekim, savaştan sonra toplanan Paris Barış Konferansı'nda uluslararası örgütlenmeyi
gerçekleştirmek üzere gerekli girişimler başlatılmıştı. Konferansın 15
Ocak 1919 tarihli oturumunda Milletler Cemiyeti'nin kurularak barış antlaşmalarında
yer alması kararlaştırılmıştır. Bu oturumda ayrıca oluşturulacak bir komisyonun
da Milletler Cemiyeti'nin sözleşmesini hazırlaması istenmiştir. Böylece
uluslararası barışın, kurulacak bir örgütle korunması konusunda önemli bir adım
atılmıştır.
Birleşmiş Milletlerin kurulma amaçları nelerdir?
Oluşturulan komisyonun hazırladığı sözleşme (misak) 28 Nisan 1919'da Konferansın
Genel Kurulu'nda kabul edilmiştir. Bu çalışma sonucu Milletler Cemiyeti
kurulmuştur. Cemiyet'in sözleşmesinin başlangıç bölümünde genel amaçlar ve
üyelerin yüklendikleri sorumluluklar sıralanmıştır. Buna göre:
• Savaşa başvurulmaması konusunda birtakım yükümlülüklerin kabul edilmesi
• Gizlilikten uzak, adaletli ve onurlu uluslararası ilişkilerin sürdürülmesi
• Hükümetlerin bundan böyle uluslararası hukuk kurallarına kesinlikle uyması
• Örgütlenmiş halkların karşılıklı ilişkilerinde adaletin korunması ve antlaşmalardan
doğan bütün yükümlülüklerin yerine getirilmesi.
Sözleşmenin diğer maddelerinde de üyelik, cemiyetin yapısı, barışın sürekliliğinin
sağlanması, antlaşmalar, uluslararası ilişkiler vb. konulara yer verilmiştir.
Birleşmiş Milletler hangi etkenden dolayı başarılı olamamıştır?
Bu sözleşme, Paris Barış Konferansı'nda yenilen devletlerle yapılan antlaşmalara
"Birinci Bölüm" olarak konulmuştur. Buna göre, Cemiyet'in sözleşmesi ilk olarak
Versailles Barış Antlaşması'na sokulmuştur. Merkezi Cenevre olan Milletler Cemiyeti,
uluslararası sorunların çözümlenmesinde bir odak olarak düşünülmüştür.
Ancak, Cemiyet büyük devletlerin etkisi altında kaldığından karşılaşılan uluslararası
sorunları çözememiştir. Bu nedenle 1930'lu yılların başlarından itibaren durumu
sarsılmış ve güven duyulan bir kurum olmaktan çıkmıştı.


Locarno Antlaşması


Locarno Antlaşması hangi sorunların çözülmesi için yapılmıştır?
Almanya, Versailles Antlaşması'nca belirlenmiş tamirat ve tazminat konusunda
bir takım kolaylıklar sağlamak için Fransa'yla iyi ilişkiler kurmak istemiştir. Bu nedenle
Alman Hükümeti, 1925 yılının Şubat ayında Fransa'ya bir nota vererek, bir
karşılıklı güvenlik paktı kurulmasını önermiştir. Bunun üzerine, 5 Ekim 1925'te
Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya Locanro'da
bir araya gelerek bir konferans toplamışlardır. Görüşmeler sonucunda, 16 Ekim
1925'te hazırlanan Locarno Antlaşması, 1 Aralık 1925'te Londra'da imzalanmıştır.
Locarno Antlaşması'yla Almanya, batı sınırlarının, diğer bir ifadeyle Fransa ve
Belçika sınırlarının kesin ve sürekli olduğunu kabul etmiştir. Bunun yanında, antlaşmaya
imza atan devletlerin savaştan korunması ve bu devletler arasında çıkacak
her türlü anlaşmazlığın barış yoluyla çözümlenmesi amaçlanmıştır. Locarno
Antlaşması, kısa vadede Avrupa'daki siyasi gerginliği azaltmasına rağmen, uzun
vadede Versailles Antlaşması'nın "öngördüğü düzenin" iflasına yol açmıştır.


Briand-Kellogg Paktı


Briand-Kelogg Paktı, hangi amaçla yapılmıştır?
Fransız Dışişleri Bakanı Aristide Briand, ABD'nin Birinci Dünya Savaşı'na girişinin
10. yıldönümünde (1927) Avrupa'da, Fransa'ya özel bir prestij sağlamak amacıyla,
ABD ile Fransa arasındaki ilişkilerde savaşı yasa dışı ilan eden karşılıklı bir
taahhütte bulunulmasını önermiştir. ABD Dışişleri Bakanı Kellogg ise, Fransa'ya
verdiği yanıtta, Amerika'nın sadece Fransa ile değil, bütün dünya devletleriyle
böyle bir taahhüdün yapılmasından ve savaşın yasa dışı ilan edilmesinden yana
olduğunu bildirmiştir. Kellogg'un bu önerisini kapsayan Briand-Kellogg Paktı, 27
Ağustos 1928'de ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Polonya, Belçika
ve Çekoslovakya arasında imzalanmıştır. Briand-Kellogg Paktı ile, savunmaya
dayanmayan savaş kanun dışı ilan edilmiş ve ülkelerarası ilişkilerde barışçı yollara
başvurulması esas alınmıştır. Ancak, Pakt uzun ömürlü olmamış 1930'lardan
sonra Almanya, İtalya ve Japonya'nın saldırgan tutumları, Pakt'ın işlevini ortadan
kaldırmıştır.


Bazı Büyük Devletlerde Rejim Değişikliklerinin Meydana
Gelmesi

İtalya'da Faşist Rejimin Kurulması


Faşist Parti, hangi siyasal, toplumsal ve ekonomik ortamda kurulmuştur?
İtalya, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra büyük bir ekonomik çöküntü içine girmişti.
Savaşta istediklerinin çoğuna kavuşamamıştı. Ülkede sosyalizm ve komünizm
gibi akımlar güçlenmişti. Bunun yanında toplumsal ve ekonomik sorunların giderek
artması, 1919'da Benito Mussolini önderliğinde kurulan Faşist Parti'nin büyümesine
de yol açmıştı. Paris Barış Konferansı'nda küçük düşürüldüğü öne sürülen
İtalya'yı güçlendireceğini, Roma İmparatorluğu'nu yeniden kuracağını ve ülkedeki
sol muhalefetle mücadele edeceğini belirten Faşist Parti, 28 Ekim 1922'de Napoİ
li'den Roma üzerine yürüyerek büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. Faşist Partisi'nin
"Kara Gömleklileri" tarafından gerçekleştirilen bu olay üzerine hükümet istifa
etmiş ve başbakanlığa Mussolini getirilmiştir.
Faşist yönetimin iç ve dış politikadaki amaçları nelerdir?
Mussolini'nin kurduğu faşist yönetim, aşırı ulusalcılığı (milliyetçiliği) esas aldığından,
kısa bir süre sonra demokrasiyi ortadan kaldırmıştır. Ülkedeki diğer ırklardan
olan kişileri zorla İtalyanlaştırmaya çalışmıştır. Roma İmparatorluğu'nun
yeniden kurulması için de, Akdeniz çevresinde sömürgeler elde etmeye yönelmiştir.
Mussolini'nin Anadolu'yu da içine alan bu yayılma politikası, Türk-İtalyan ilişkilerinde
gerginlik yaratmıştır. Ancak, İtalya'daki faşist yönetim 1930'lu yıllarda
taleplerini arttırarak saldırgan politikasını sürdürmüştür.


2.2.2. Almanya'da Nazizmin Kurulması


Almanya'nın Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra siyasi, toplumsal ve ekonomik
yapısı nasıldır?
Almanya, Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkması nedeniyle 1918'den sonra büyük
çapta iç sorunlarla karşı karşıya gelmişti. 1918 yılının Kasım ayı başlarında çıkan
bir askeri ayaklanma sonucu İmparatorluğa son verilmiş ve cumhuriyet ilan
edilmişti. Sosyalist ve komünist hareketler de büyük bir atılım içine girmişlerdi. Bu
önemli siyasal değişiklik, Almanya'nın karşı karşıya bulunduğu siyasi, sosyal ve
ekonomik sorunları çözememişti. Hatta, sorunları daha da arttırmıştı. Özellikle, 28
Haziran 1919'da ağır koşullar taşıyan Versailles Antlaşması'nın imzalanması, siyasi
yelpazenin sağında ve solunda bulunan tüm Almanların tepkisine yol açmıştı.
Alman kamuoyu, barış antlaşmasının gerektirdiği ödemelerin yapılmasını, savaş
onarımları nedeniyle Danimarka'ya bırakılan Schleswig'in elde çıkarılmasını, Eupen
ve Malmedy'in Belçika'ya verilmesini büyük bir öfkeyle izlemiştir. Buna karşılık,
Cumhuriyet yönetiminin iç ve dış politikadaki başarısızlığı, ekonomik önlemler
almadaki yetersizliği işsizlik sorununu büyütmüştü. 1922 yılında Alman Markı'nın
değerinin düşmesi halkın yaşamını zorlaştırmıştı. Örneğin, bir somun ekmek
alabilmek için milyonlarca marka ihtiyaç duyulmuştur.
Bu arada Fransızların 1923 yılında, savaş tazminatının ödenmemesini bahane ederek
Ruhr bölgesini işgal etmesi, kamuoyununVersailles Antlaşması'na olan tepkisini
daha da çoğaltmıştır.
Alman Nasyonal-Sosyalist İşçi Partisi'nin iç ve dış politikadaki amaçları nelerdir?
İşte, bu toplumsal ve ekonomik çalkantılar içinde Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra
terhis edilen onbaşı Adolf Hitler, 1919'da küçük bir siyasal topluluk olan Alman İşçi
Partisi'ne üye olmuş ve liderliğini ele almıştır. Hitler, 24 Şubat 1920'de Münih'te
ilk kitle toplantısını gerçekleştirerek Parti'nin programının esaslarını belirlemiştir.
Bu toplantıda Parti'nin adını Alman Nasyonal-Sosyalist İşçi Partisi (Nazi Partisi)
olarak değiştirerek aşırı ulusalcı (milliyetçi) ve ırkçı bir politika benimsemiştir.
Zengin sermaye kesiminin desteğini arkasına alan Hitler, örgütlenmeye hız vermiş
ve taraftarını arttırmaya çalışmıştır. Bununla birlikte, işsizliğe çare bulunacağını,
Almanya'nın büyümesini sınırlayan Versailles Antlaşması'nın ortadan kaldırılacağını
ve şiddetli bir şekilde Yahudi düşmanlığının körükleneceğini öne sürerek
güçlenmeye devam etmiştir.

Demokratik bir rejimde, demokrasiyi ortadan kaldırmayı hedefleyen siyasal
örgütlenmelere yer verilmeli midir? Tartışınız.
Alman Nasyonal-Sosyalist İşçi Partisi 1930 seçimlerinde başarılı olduktan sonra,
1932 seçimlerinde de Alman Parlamentosu'nun (Reichstag) 608 üyeliğinden
230'unu kazanarak, ülkenin en büyük partisi haline gelmiştir. Bu siyasal gelişmelerden
sonra Cumhurbaşkanı Hindenburg, 30 Ocak 1933'te Hitler'i Başbakanlığa
atamıştır. Böylece, demokratik bir ortamda ırkçı söylemler benimseyen Nasyonal-
Sosyalist İşçi Partisi iktidara gelmiştir. Öteden beri Alman liberalleri, sosyalistleri
ve komünistleri, nasyonal sosyalizmin (nazizm) bir zafer kazanabileceğine inanmamışlardı.
Ancak, 30 Ocak 1933 akşamı Hitler'in başbakanlığını kutlayan "kahverengi
gömlekli" nazizm yanlısı gençler, "yozlaşmış burjuva kültürü" olarak nitelendirdikleri
Sigmund Freud'un psikanaliz metinlerini, Thomas Mann'ın, Jack
London'ın, Ernest Hemingway'in, Marx'ın, Engels'in ve Albert Einstein gibi değişik
siyasal görüşteki yazarların kitaplarını yakarken acı gerçekle yüzyüze gelmişlerdir.
Hitlerin kurduğu Nazizmin uygulamaları nelerdir?
Hitler, 3 Şubat 1933'te Alman ordusunun komutanlarıyla yaptığı görüşmede iç ve
dış politikaya yönelik düşüncelerini açıklamıştır. Hitler'e göre, ilk yapılması gereken
politik güçün tekrar ele geçirilmesiydi. Buna göre iç politikada; halihazır durumun
tam tersine döndürülmesi, amaca aykırı düşen herhangi bir düşünce tarzının
faaliyetine göz yumulmaması, kendiliğinden bu yola dönmeyenin zorla bu yola
getirilmesi, marksizmin kökünün kurutulması, gençliğe ve halka savaşın tek çözüm
olduğu fikrinin yerleştirilmesi ve en sert şekilde otoriter devlet yönetiminin
sağlanması gerekiyordu. Dış politikada ise; Versailles Antlaşması'nın ortadan kaldırılması
ve bunun için müttefikler sağlanması yoluna gidilmesi gibi amaçlar belirlenmişti.
Hitler, bu amaçlarına ulaşmak ve kendisine bağlı bir parlamento oluşturmak için
meclisi feshederek seçimlere gitmiştir. Fakat, 5 Mart 1933'te yapılan seçimlerde
Nasyonal Sosyalist Parti (Nazi Partisi) çoğunluğu elde edememiştir. Ancak, Hitler
baskıyla Alman Parlamentosu'ndan (Reichstag'tan) dört yıl süreyle olağanüstü
yetkiler almıştır. Böylece, Hitler diktatör olma konusunda önemli bir adım atmıştır.
İlk iş olarak sendika ve siyasal partileri kapatmıştır. Kendisi gibi düşünmeyen
kişileri ya öldürtmüş ya da toplama kamplarına göndermiştir. 2 Ağustos 1934'te
Devlet Başkanı von Hindenburg'un ölümü üzerine bu makamı da şahsında birleştirerek
"Führer" olmuştur. Tüm bu gelişmelerin sonucunda Almanya'da tek partili
totaliter devlet kurulmuş olmaktaydı.

Hitler, totaliter devleti anlayışını yerleştirdikten sonra Almanya'nın sınırları dışında
kalmış bulunan bütün Almanların birleştirilmesini ve bir tek devlet altında
toplanmasını, doğuda "yaşam alanı" oluşturulmasını esas almıştır. Amaçlarına
ulaşmak için Versailles Antlaşması'nın sınırlayıcı hükümlerini ortadan kaldırmış,
Alman ordusunun toplam kuvvetini arttırmış, Locarno Antlaşması'ndan ayrılmış
ve askersiz bölge olan Ren Bölgesini işgal etmiştir. Almanya'da Nasyonal Sosyalist
Parti'nin iktidara gelmesi ve statükonun değiştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunması,
devletler arasında yeni ve önemli anlaşmazlıklar ortaya çıkarmıştır.

Sovyetler Birliği


Rusya'da 1917 yılında Bolşevik Devrimi gerçekleştirildikten sonra, yeni yönetim
savaştan çekilmişti. Lenin'in başkanlığındaki hükümet, savaş sırasında Çarlık yönetiminin
yapmış olduğu gizli anlaşmaları açıklamıştı. Bununla birlikte, Sovyetler
Birliği, Almanya ve müttefikleri ile 3 Mart 1918'de Brest-Litowsk Antlaşması'nı yaparak
durumunu güçlendirmeye çalışmıştır.
Ancak, devrimden sonra Bolşeviklerle Çarlık taraftarları arasında uzun bir iç savaş
yaşanmıştır. 1922'de tümüyle sona eren iç savaş, Sovyet halkı üzerinde büyük
etkiler bırakmıştır. Halk, Birinci Dünya Savaşı ve devrim sırasında fakir düşmesine
rağmen, üç yıl daha açıklıkla mücadele etmek zorunda kalmış ve milyonlarca
kayıp vermiştir. Ancak, Komünist Parti gücünü ve denetimini arttırmıştır. Parti'ye
karşı silahlı ve örgütlü muhalefet ortadan kaldırılmıştır.
Sovyetler Birliği'nin dünya savaşından beklentileri nelerdir?
1924'te Lenin'in ölümünden sonra iktidarı eline geçiren Stalin, Sovyet Birliği'ni sanayileşmiş
bir sosyalist ülke haline getirmek için ekonomik sorunları çözmeye çalışmıştır.
Ancak, devletin askeri gücü olan Kızıl Ordu'nun silahlanmasını da ihmal
etmemiştir. 1933'ten sonra Almanya'nın gelişmeye ve çevresini tehdit etmeye başlaması
üzerine uluslararası alanda silahsızlanmayı savunmuştur. Sovyetler Birliği'nin
önderlerine göre; kapitalist ve faşist devletler arasında çıkacak bir savaş sonucunda,
her iki taraf yıpranacağından, dünyada sosyalizmin yayılması daha kolay
olacaktır. Bu nedenle, yeni bir dış politika izleyerek, Almanlarla görüşmüşlerdir.
Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı'ndan önce önemli ölçüde güçlenmiştir.

Japonya


Japonya, 1920'li ve 1930'lu yıllarda Uzakdoğu'nun en güçlü devleti idi. Özellikle
1930'lardan sonra militarist bir anlayışla yönetilen Japonya, yayılmacı bir politika
izlemeye başlamıştı. 1931'de Mançurya'yı işgal ettikten sonra Çin'e yönelmiştir.
Nitekim, 1932'de Çin'le savaşa tutuşarak, bu ülkenin orta bölgelerine doğru ilerlemeye
başlamıştır.

Japonya'nın yayılmacı politikası, Uzakdoğu'daki güçler dengesini alt-üst etmiştir.
Bu bölgede çıkarları olan İngiltere ve A.B.D. gibi devletler, Japonya'nın bu tutumuna
seyirci kalmışlardır. Ancak, Japonya'nın 1937'de Çin'e ikinci kez saldırmasından
sonra, bu ülkeye karşı çıkmışlardır. Japonya'yı durdurmak için Çin'e yardıma
başlamışlardır. Fakat, Uzakdoğu, Japonya'nın emperyalist tutumu nedeniyle kendisini
İkinci Dünya Savaşı'na girmekten kurtaramamıştır.


kaynak:İkinci Dünya Savaşı- Yazar Yrd. Doç. Dr. Kemal Yakut
« Son Düzenleme: 01 Aralık 2010, 14:04:24 Gönderen: Ömer »
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğruna, namus yolunda,
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele
Mehmet’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir

Çevrimdışı Baranduin

  • N VI
  • *
  • İleti: 561
    • Profili Görüntüle
Ynt: İkinci Dünya Savaşından Sonra MeydanaGelen Siyasal Gelişmeler
« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2010, 10:46:57 »
Güzel paylaşım, sağol.

Çevrimdışı fear34

  • N VII
  • *
  • İleti: 1425
    • Profili Görüntüle
Faydalı bir konu ama başlık "Birinci DS'den Sonra Meydana Gelen Siyasal Gelişmeler" olmalı.
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."

 

Paradox Development Studio Facebook sayfasıParadox Dev Studio Twitter sayfasıParadox Interactive Google+ sayfasıParadox Interactive Youtube sayfasıParadox Interactive Steam sayfasıParadoxfan RSS beslemeleri

| www.totalwarturkiye.com | www.assassinscreed1092.com | www.diablofanturkiye.com | www.starcraftturkiye.com |