Gönderen Konu: Stellaris İncelemesi  (Okunma sayısı 1553 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ömer

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 13066
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Stellaris İncelemesi
« : 27 Mayıs 2016, 14:52:50 »
19. Yüzyılda başlayan sanayi devrimi ile kas gücünün yerini makineler almaya başladı. İnsanoğlu 200 bin yıllık geçmişinin tümünde harcadığı enerjiyi artık 50 yılda harcıyordu. 20. Yüzyılda; insan nüfusu, bilim ve teknoloji, tüketim ve çevre kirliliği katlanarak arttı. 21. yüzyılda bilinen bitki ve hayvan türlerinin yarısı yok oldu. Gezegenin belli kısımları yaşanamaz hale gelirken fosil yakıtlar ve içme suyu gibi temel ihtiyaçlardaki dar boğaz arttı.

21. Yüzyılın sonuna doğru Birleşmiş Milletlerin finanse ettiği Odesa Programı çerçevesinde 6 devasa uzay gemisi Dünya’nın alçak yörüngesinde inşa edildi. Her biri yaklaşık 250 bin göçmeni taşıyacak olan bu gemiler, güçlü ancak dengesiz olan solucan deliği jeneratörleri ile donatılarak uzak yıldızlara gönderildi. Bir daha hiçbirinden haber alınamadı, solucan deliği araştırmaları sonlandırıldı.

22. Yüzyılda Dünya milletleri bireysel özgürlüğe önem veren ve farklı kültürleri entegre edebilen toplum olarak birleşti. Tek dünya hükümeti kuruldu. Işıktan hızlı gidebilen uzay gemilerinin geliştirilmesi insanoğlunun galaksiyi keşfinin önünü açtı.

23. Yüzyıl başlarken, 1.Ocak.2200’de, hikâyeyi siz devralıyorsunuz.



STELLARIS

Paradox Development Studio (PDS) 10 yıl sonra ilk kez, bir devam oyunu değil, yeni bir seriye dönüşecek bir oyun çıkardı, Stellaris. Gerçek zamanlı ve grand strategy özellikleri stüdyonun diğer oyunları ile ortak. En büyük farkı ise hem haritanın (yani galaksinin) hem de imparatorlukların rastgele oluşturularak sayısız kombinasyonların oluşması. Tekrar oynanabilirliği en yüksek PDS oyunu olması istenmiş olsa da pratikte bu pek mümkün olmayabilir.
Stellaris’in en önemli farklarından biri de hiç şüphesiz görsel açıdan sundukları. PDS oyunlarının alışılmış harita, tablolar, yazılar, rakamlar, ikonlar ve görece önemsiz sayılabilecek 3 boyutlu objelerinden farklı olarak Stellaris zengin bir görsellik sunuyor. Bunu giriş menüsünde, bir gezegenin yörüngesinde dönen uzay istasyonu ve oraya doğru uçan uzay gemilerinden fark etmek mümkün. İstasyon gezegende yaşayanların galaksiye açılan kapısı. Galakside yüzlerce yıldız, gezegen, uydu, asteroid, kara delik ve elbette istasyonlar ve gemiler harika üç boyutlu nesneler olarak yer alıyor.
Girişte bahsettiğim hikâye, yeni oyuna başlarken seçilebilecek ilk imparatorluğu anlatıyordu; United Nations of Earth. İkinci sırada seçilebilecek imparatorluk ise, 21. Yüzyılın sonunda uzak yıldızlara gönderilen ve bir daha haber alınamayan 6 uzay gemisinden sağlam kalan bir tanesinin soyundan gelen insanlar. Kolonileştirdikleri gezegendeki yerli nüfusa karşı verdikleri mücadele sonucunda yabancı türlere karşı düşmanlık besleyen bir gelenek edinmişler. Dünyadaki atalarının demokratik yönetiminden farklı olarak askeri bir diktatörlük kurmuşlar. Nükleer füzeler yerine lazer silahları, ışık-ötesi hız yerine solucan deliği seyahati gibi farklı teknolojiler de geliştirmişler.


UZAYLI TASARIMI

İnsanlar galaksinin tek sakinleri değil. Kendi uzaylı imparatorluğunuzun niteliklerini sıfırdan tasarlayabilirsiniz. AI imparatorlukları da yine oyuna başlarken rastgele oluşturuluyor. Tür özelliklerinin çoğu kozmetik, yani oynanışa etki etmiyor. Memeliler, sürüngenler, yumuşakçalar gibi birkaç fenotip ve bunların altında daha çok sayıda görsel olarak farklı canlı türleri var. Bu türlerin seçimi sadece kozmetik olmayıp, seçilecek doğal habitata uygun biçimde yapılabilirdi. Örneğin yumuşakça türlerinin doğal habitatını çöl gezegen olarak belirlemek şu an mümkün. Oysa okyanus tipi gezegenlerde yaşamaya çok daha uygun görünüyorlar.
Kendi oyun tarzınıza göre belirleyeceğiniz bazı özellikler de var. Endüstri, enerji gibi çıktıları artıracak pozitif nitelikler seçilebilir, hatta negatif nitelikler de alarak, buradan kazanılacak puanları başka pozitif nitelikler için kullanabilirsiniz. Etik değerler ve yönetim biçimi çok daha önemli. Eğer ele geçirdiğiniz bir gezegendeki nüfusu köleleştirmek, çoğalmasını engellemek veya katletmek gibi bir amacınız varsa yabancı düşmanlığı olan bir tür yaratmanız işinizi kolaylaştıracaktır. Oynayışınıza etki edecek iki diğer seçenek de yıldızlararası seyahat ve başlangıç silahlarınız.


BAŞLANGIÇ

Başlangıçta sahip olduklarınız bir gezegen, bir bilim gemisi ve bir inşaat gemisi ile küçük bir savaş filosu. Gezegenler boyutlarıyla orantılı biçimde bölgelere ayrılmış. Ana gezegenimizde, geçmiş yüzyıllarda endüstri kirliliği nedeniyle yaşama elverişsiz bölgeler ve gecekondu yerleşkelerinin olduğu bazı bölgeler kullanılamaz halde, şimdilik. Bilim gemisi ile gezegenleri, yıldızları, asteroidleri araştırıp ihtiyaç duyduğumuz mineral ve enerji potansiyellerini keşfediyoruz. Ardından inşaat gemimiz ile bu gök cisimlerinin yörüngelerine maden istasyonları kurarak enerjiyi ve minerali elde ediyoruz. Teknoloji için gerekli olan Fizik, Toplum ve Mühendislik puanları da aynı şekilde gök cisimlerinin yörüngelerindeki araştırma istasyonlarından elde ediliyor. Erken dönemde bilim gemisi ile yapılabilecek küçük görevler alabiliyoruz. Lakin bazıları uzun bir süre teknolojik gelişiminizi duraklatabilir. Oyunun ilk evresi olan keşif süresince nadiren de olsa ortaçağ uygarlıkları, taş devri kültürleri veya ilkel yaşam formlarının bulunduğu gezegenlerle karşılaşıyoruz. Bu canlı türlerini köleleştirmek, eğitip imparatorluğunuzun nüfusuna katmak veya yok etmek gibi seçenekleriniz bulunuyorsa da etik değerleriniz sizi sınırlayabilir. Gezegenlerin kendi türünüze elverişli yaşam sağlayıp sağlamaması büyük önem taşıyor. İmparatorluğunuz birden fazla türe sahip çok kültürlü bir yapıdaysa farklı gezegenlere uygun türleri göçmen olarak seçebilirsiniz. Yine de bu bir mecburiyet değil, zira türünüze uygun olmayan gezegenleri terraform istasyonları ile dönüştürebilirsiniz. Çöl gezegenini önce kurak gezegene, sonra tundraya, sonrasındaysa arktik bir gezegene çevirerek halkıma en uygun iklimi yaratabildim. Terraforming uzun ve pahalı bir süreç olduğundan orta ve geç dönemde yapılabiliyor. Dolayısıyla erken dönemde isyanlarla karşılaşmamak için kolonileştirilecek gezegenlerin seçimi önemli.
Arayüz anlaşılır bir yapıda, diğer PDS oyunlarına oldukça benziyor. Yönetim sekmesi, hükümet, bütçe, politikalar ve demografi alt sekmelerine ayrılıyor. Seçimler –eğer seçim yapan bir yönetimse- de yine buradan takip ediliyor, yönetim biçimi değiştirilebiliyor. Politikalarınız türünüze ait sınırların dışına çıkamıyor, barışsever bir türün diğer türlere ait nüfusları yok etmesi mümkün değil. Yabancılara tam seçim hakkı, gelişmemiş medeniyetlere karşı barışçı yaklaşım, köleliğin yasaklanması gibi politikalar izlediğinizde mutluluk artıyor. Türün niteliklerine aykırı politikalar izlediğinizde ise isyana neden olacak sebeplere bir yenisini eklemiş olabilirsiniz. Hatta bir sonraki başkan adayınız tüm köleleri özgürleştirmeyi vaat ederek başkan seçilebilir.

GALAKTİK EYALET SİSTEMİ

İkinci sekme imparatorluk yönetimine ayrılmış. Benim en çok vakit geçirdiğim sekme burası oldu. Başlangıçta burada; gezegen özellikleri, üretimi, demografisi..vs ile sadece baş gezegeniniz yer alıyor. Gezegen başına bir tane olan uzay istasyonları da aynı ekranda bulunuyor. Lakin başlangıçta sade görünen bu ekran, imparatorluk genişledikçe onlarca ve yüzlerce gezegeni kapsayacak. Doğrudan yönetilebilecek gezegen sayısı 5 olduğundan burada devreye sektörler giriyor. Sektörler günümüzdeki eyaletlere benzer yönetim biçimleri. Yıldız sistemleri ve içerdikleri gezegenler ile istasyonlar, sektörler altında toplanarak valilerin idaresine veriliyor. Bir sistem imparatorluğun doğrudan yönetiminden ayrılıp sektör yönetimine verildiğinde buradan elde edilen enerji ve mineralin istediğiniz kadarı imparatorluk havuzuna aktarılıp geri kalanı sektörün havuzuna giriyor. Ancak imparatorluk sektörlerden en çok üretimin %75’ini alabilirken, fakir sektörlerin gelişebilmesi için üretim fazlasını buraya aktarabilir. Yapay zekâ sektörlerde inşaatları devralarak sizi tüm gezegenlerle tek tek uğraşmaktan kurtarıyor olsa da doğrudan yönetemediğiniz gezegenlerdeki nüfusun kontrolünü kısıtlıyor.


Sektörler imparatorlukta ortaya çıkan hizipleşmelerde de etkili. Yeni fethettiğiniz halkların yer aldığı 4 gezegeni tek bir sektörde topladığınızda bu sektörün isyan riski hızla artacaktır. Oysa bu 4 gezegeni kendi halkınızın çoğunlukta olduğu sektörlere paylaştırdığınızda isyan riski de paylaşılarak azalmış olacaktır.  Ayrıca büyük sektörler isyana daha yatkın oluyor diyebilirim, gerçekte de farklı değil. İmparatorluğunuza yeni kattığınız toplumları entegre etmek ve isyan riskini düşürmek için politik etki puanı kullanılabilirsiniz.


Sektörlerde, enerji, mineral, teknoloji, askeri yatırımlar gibi öncelikler verilebiliyor, bu açıdan mikro yönetimi azaltıyor olsa da tam düzgün çalışmıyor. Nitekim tüm gezegenleri tek tek dolaşıp uzay istasyonları kurmak, bu istasyonlara güneş enerji panelleri, topraksız tarım gibi modülleri tek tek inşa etmek gerekiyor. Terraforming ve gezegenleri kolonileştirme işlemleri de yoğun mikro yönetim istiyor.
Gemilerin silah, kalkan ve iticilerini belirleyebileceğimiz bir arayüz yapılmış ancak fazla ilginç bir tarafı yok, otomatik tasarla diyerek en iyi tasarımı yapay zekâya yaptırabiliyoruz.
Stellaris’e özgü olan bir şey de belirli bir çizgide ilerleyen teknoloji ağacı yerine daha çok rastgele ilerleyen bir teknoloji sisteminin olması. Her üç kategoriden karşınıza gelen 3-4 farklı teknolojiden işinize en çok yarayanı seçmeniz uygun olacaktır çünkü aynı seçeneklerin bir daha ne zaman karşınıza çıkacağı belirsiz.

DİPLOMASİ

Galaksinin keşif evresi sona erdikten sonra imparatorluklar arası diplomasinin arttığı yeni bir dönem başlıyor. Bu aşamada teknoloji geliştikçe kolonileştirilebilecek yeni gezegenler bulunsa da imparatorlukların sınırlarının az çok stabil hale geldiğini görüyoruz. Galaksi iki boyutlu bir düzlem olduğundan artık bir haritaya benziyor.


Diplomasi seçenekleri, savaş hedefleri diğer PDS oyunlarına göre kısıtlı. Bir imparatorluğa savaş açmadan önce ne kadar güçlü olduğunu gösteren basit bir gösterge olsa da o imparatorluğun yer aldığı federasyondaki tüm imparatorlukları teker teker gezip toplam güçlerini tahmin etmek yorucu. Üstelik bu imparatorluklar Europa Universalis 4’teki gibi ismini veya bayrağını görünce haritadaki konumunu ezbere bildiğimiz bir yapıda olmadığından sıkıntı daha da büyüyor.

Diğer imparatorlukları vasallaştırmak ve daha sonra imparatorluğunuza entegre etmek mümkün (hemen ardından köleleştirip çoğalmalarını engellemek de).

Savaşlar, orduların gezegenleri istilası ve savaş gemilerinin çarpışmalarından oluşuyor. İstasyonlar, gezegenlerin sahip olduğu istihkâmlar dâhil inşa edilmiş hemen her şey hedef olabilir. Gezegenlerin bombalanması ise genellikle nüfusun üretimini durduruyor. Bombardıman sonucu gezegen sakinlerinin ölmesi veya gezegenin yüzeyindeki binaların yıkılması için uzun süre bombalamak gerekli. Sınırsız bombardıman -ki uygulanabilecek seviyeler etik değerlendirmeden ötürü hükümet politikalarına bağlı- gezegenin bazı bölgeleri yaşanmaz hale gelebilir.

Yeterince uzun zaman geçtikten sonra, başka bir boyuttan sizin galaksinize gelip galaksideki tüm uygarlıkları besin olarak gören holografik görünümlü varlıklarla karşılaşabilirsiniz. Bu diğer birkaç oyun sonu felaketinden yalnızca bir tanesi.


Sesler ve müzikler yeterince iyi yapılmış, hatta müzikler sizi oyunda tutan önemli öğelerden biri olabilir. Ayarlar menüsünde zoom ve scroll hızlarını değiştirememek bir eksiklik. Gezegenlerin ve uyduların Güneşin yörüngesinde dönmeyip sabit şekilde durmaları gerçekçi olmasa da oyun sırasında çoğu kişinin fark etmeyeceği önemsiz bir kusur sayılabilir. Oyunun ileri dönemlerinde özellikle filoların çarpıştığı anlarda performans ciddi oranda düşebiliyor.

SONUÇ

Uzay ve gelecek temalı 4X stratejileri sevenler için Stellaris mutlaka denenmesi gereken bir oyun. PDS severler için ise aynı aynısını söylemek zor. Stellaris diğer dört büyük PDS serisinin gerisinde kalıyor; her yeni oyunda rastgele oluşturulmuş milletler ve imparatorluklar geçmiş tarihte yer almış gerçek imparatorlukların yerini tutmuyor. Gelecekte çıkacak DLC’ler oyunun diplomasi, gemi tasarımı gibi yetersiz kalan kısımlarını mutlaka iyileştirecektir ve içeriğini zenginleştirecektir ancak Stellaris şimdilik tamamlanmamış bir oyun izlenimi veriyor. Uzak yıldızlardaki ilkel kültürleri, gelişmiş medeniyetleri keşfetmek, Star Wars evrenindeki gibi galaktik bir imparatorluk kurmak, çok farklı canlı türlerini sahip oldukları etik, politik ve kültürel değerlerine göre yönetmek ilginizi çekiyorsa bu oyunu almanızda sakınca yok.

Puan: 70/100

Yıldızların keşfi ile başlayan harika ilk evreden sonra yetersiz diplomasi ve yapay zekâ ile yoğun mikro yönetim gerektiren orta evrede sorunlar başlıyor. Büyük ihtimalle gelecekte çıkacak sayısız DLC ile oyunun eksikleri giderilecektir.

Artıları:
-   Dinamik idari yapı sektörler
-   Detaylı popülasyon mekanikleri
-   Görselliği ve güzel müzikleriyle içine çeken atmosfer

Eksikleri:
-   Zayıf diplomasi seçenekleri
-   Oyun içi istatistiklerin neredeyse bulunmaması
-   Galaksi haritasında farklı harita modlarının bulunmaması

http://www.oyunfest.com/stellaris-inceleme.html
« Son Düzenleme: 07 Haziran 2016, 22:54:29 Gönderen: Ömer »
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri

Çevrimdışı Schwarze Herz

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 368
    • Profili Görüntüle
Ynt: Stellaris İncelemesi
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2016, 17:17:24 »
Elinize sağlık doğru tespitler hepside.

Oyun gerçekten eksik çıkmış gibi duruyor, ancak buna rağmen de oynatıyor kendisini. Oyunun sonunda çıkan felaketler son derece güzel ve oyundan tam sıkıldığınızda sizi tekrar oyuna bağlayabiliyor, ancak o zamana kadar dayanabilirseniz tabi.

Her şeyden önce, kozmetik olarak çok daha ilerlemesi lazım. Oyunda sadece 6 gemi çeşidi var ve bunlarda ırkların türüne göre değerlendirilmiş. Gemileri özelleştirme seçeneği ise sadece özelliklerden ibaret. Biraz daha kozmetik değişiklikler olabilirdi. Nede olsa koskoca galakside oynuyoruz, ancak her nedense her ırk hemen hemen aynı dış görünüşlere ve silahlara sahip gemileri kullanıyor.

Bunun dışında oyunda ki bir diğer eksiklik ise askerler. Orduyu da özelleştirebilmek [ki hem kozmetik hem özellik açısından bakıyorum (kozmetik: kask gövde / özellik: silahlar vs.) ] oyuna yine bir değişiklik getirebilirdi.
Kozmetik EU4 de o kadar önemli olmasa da bu oyunda maalesef öyle ve buna dikkat edilmeliydi.

Diplomasi kesimi de bir o kadar donuk ve sıkıcı. Diplomasinin son derece renkli olması gereken bir çağ. Çok fazla çeşitlik olmalıydı. Savaşlar bile sırf toprak için yapılıyor halbuki ben ırkçı bir imparatorluk olarak amacı diğer uzaylıları yok etmek olan savaş açmayı isterdim. Yada bir pasifist olarak (pasifistlerin amacı barış değil, barışı bozanları (başkalarını öldürenleri) öldürmek) bir ırkı katleden bir imparatorluğu durdurmak için kendi rızamla o imparatorluğa savaş açmak isterdim.

Kendilerini hiçbir şekilde tarihi ve teknolojik olarak sınırlama koymayan bu oyunu bu kadar düz yapmaları, paradox'un yine bizi DLC manyağı yapacağının belirtisidir maalesef.
In War, Victory. In Peace, Vigilance. In Death, Sacrifice...

Çevrimdışı kuzzokort

  • Azab
  • *
  • İleti: 23
  • Yeni üye oldum.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Stellaris İncelemesi
« Yanıtla #2 : 02 Eylül 2016, 11:15:24 »
Bunu yapacagina paradox victoria 3 cikarsa ne guzel olurdu.
Dalarım ona buna
Asarim imfamyi degil umrumda
Isgal eder binbir devlet beni, kalirim dona kala
Gitti tüm emek b*kuma
Tükiriyim boyle oyunun avradına
Kuzzokort etti sen etme evlat
Olursun helak

Çevrimdışı momidik

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 119
  • Bırak acımayı kendine bir korkak gibi saklanma.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Stellaris İncelemesi
« Yanıtla #3 : 04 Eylül 2016, 17:49:32 »
ah ah alcıaktım para vardı pasha almamamı sağladı :/