Gönderen Konu: The Story of The Ottomans  (Okunma sayısı 3327 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Abdulhamid III

  • (lawgiverkhan)
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 308
    • Profili Görüntüle
The Story of The Ottomans
« : 22 Mart 2013, 17:18:35 »
Bir önceki hikayeyi genel olarak beğenmediğim için yeni bir hikaye yazmaya karar verdim.
Bu hikaye öncekinin aksine normal hikaye formatında olacak.
Beğenmeniz dileğiyle...

Çevrimdışı Little Jacob

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2201
  • Khal fini laz vos dothrao, vos khal.
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #1 : 22 Mart 2013, 18:17:26 »
Hadi bakalım.

Çevrimdışı Abdulhamid III

  • (lawgiverkhan)
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 308
    • Profili Görüntüle
I. Bölüm
« Yanıtla #2 : 22 Mart 2013, 19:08:06 »

<a href="http://www.youtube.com/v/TPpswxJKtqE" target="_blank" class="new_win">http://www.youtube.com/v/TPpswxJKtqE</a>
March of The Eagles - Game Music

1805 yılına girmişken, 1789 Fransız İhtilali'nden bu yana tahtta III. Selim oturuyordu. Devlet eski gücünde değildi lakin yapılan ıslahatlar ile devleti eski ihtişamına kavuşturmaya; iki asırdır süren bu kötü gidişata dur demeye çalışılıyordu. Ancak zayıf dahi olsa da yine de büyük bir coğrafyada hüküm sürmekle beraber büyük bir imparatorluktu. Devlet eski ihtişamına dönebilirdi, dönmeliydi...


Batıda Avusturya; kuzeyde Rusya olmak üzere iki büyük güç ile devletimiz komşuydu. Bu dönemde devletler ikiye ayrılmıştı diyebiliriz; Anti-Fransız ve Anti-İngiliz Koalisyonları. "Bitaraf olan bertaraf olur." mantığıyla Anti-Fransız Koalisyonuna girmek istiyorduk. Çünkü, Avusturya ile suların ısındığı şu dönemde kuzeyimizde bir düşman eksilterek iki ateş altında kalmayacaktık. Ayrıca İngilizlerden de ekonomik destek alabilecektik. Bunun için Fransa'ya önce nota vermeyi tercih ettik. Daha sonra ise İngilizlere koalisyona girme teklifimizi ilettik lakin kabul edilmedi. Bu müthiş bir hayal kırıklığı oldu. Ancak ileride kabul etmek zorunda kalacakları oldukça muhtemeldi.


Avusturya savaş hazırlıklarına başlamıştı. Alınan istihbarat bu şekildeydi. Kış da etkisini kaybediyordu. Bu da demekti ki harp birkaç haftaya hatta birkaç güne çıkabilirdi. Bunun üzerine tüm ordular seferber edildi. Çok geçmeden Avusturya savaş ilanını bildirmişti.


Avusturya ve bizim durumumuza baktığımızda Avusturya her şeyiyle bizden üstün bir konumda gözüküyordu. Savaş planları çoktan buna göre hazırlanmıştı. Endişe edilecek bir şey yoktu...


Avusturya beklenilenden çok çok yavaş ilerliyordu. Ordularımız da beklenilen hızlı toparlanmıştı. Tuzla kalesi düşmüştü. Niş önlerine kadar gelmişlerdi. Bosna ve çevresi kaybedilmiş ancak daha sonra geri alınmıştı. Ancak birkaç önemli kale onlardaydı ve bu bölgelerde kalabalık bir ordu bulunduruyorlardı.


Avusturya kuvvetlerini kuzeye doğru Eflak ve Boğdan'a doğru çekmişti. Avusturya savaşın cephesini genişletmek için ordularını parçalamıştı. Ordular güney cephesinde kaldı ve Eflak'ın büyük bölümü işgale uğradı. Bu arada Sultan Selim Han bu cephede bıraktıkları küçük bir orduya karşı da zafer kazanmıştı.


Cephe küçültmek için uyguladığımız taktik başarılı olmuştu. Belgrad'a hatrı sayılır bir kuvvet gönderdiler. Bunu bekliyorduk. Tahminimiz arkası da gelecekti. Ancak görünene göre bu orduya destek gelmesi çok kolay olmayacaktı. Çünkü diğer orduları oldukça geride kalmıştı. Alemdar Mustafa Paşa bunu fırsat bilerek Belgrad'ta harika bir zafer kazandı. Otuz üç bin Avusturya askeri için Belgrad mezar olmuştu.


Avusturya orduları, Eflak ve Boğdan'ı işgale devam ediyordu ancak oradaki ordularının güçlü oldukları söylenemezdi. Ayrıca ordularının büyük bir kısmını güney cephesine kaydırıyordu.


Alemdar Mustafa Paşa destek gelmeyeceğini düşündüğü Petrovaradin'de ki orduya karşı taaruza geçmişti. Bu savaş da mutlak Osmanlı galibiyeti ile sonuçlandı. Alemdar Mustafa Paşa sadrazamlığı sonuna kadar hak ettiğini adeta ispatlıyordu.


III.Selim Han seferdeyken dahi ıslahatlardan vazgeçmemişti. Orduda birçok yeniliğe imza atmaktan çekinmedi. Hem de bu uğurda onlarcası canından olduğu halde...


Avusturya Orduları Eflak üzerinden güney cephesine inme yolunu seçmişti. Bunu engellemek için Alemdar Mustafa Paşa ordularıyla bu tarafa doğru harekete geçmişti. Ve nihayet Kutlofça'da muharebe gerçekleşmişti. Sayıca 6 kat üstün olduğumuz savaşta mutlak galibiyet almıştık. 11.000 Avusturya askeri için Kutlofça tıpkı Belgrad'ta ki gibi bir son olmuştu...


Avusturya orduları bizi tuzağa düşürmüştü. Alemdar Mustafa Paşa Kutlofça'da küçük bir kuvvete karşı kazandığı zaferi kutlarken Avusturya, Sultan Selim Han'ı Tuzla'da müthiş bir mağlubiyete uğratmıştı. 24.000 Osmanlı Askeri şehadet şerbetini içmişti. Ancak o şehid-i azimüşşan giderken 14.000'e yakın kafir askerini de cehenneme götürmüştü. Ayrıca Avusturya orduları kuzeyi tamamen terketmiş; tüm ordularını güney cephesine göndermişti. Avusturya orduları akın akın topraklarımızda ilerliyordu...


Oldu veya olmadı, bir şeyler yapmaya çalıştım. Beğenmeniz dileğiyle. İyi veya kötü yorumunuzu eksik etmezseniz sevinirim...

Çevrimdışı Medic

  • Eski adım pccanavari
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 912
  • cCc colin reyiz cCc
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #3 : 22 Mart 2013, 19:09:43 »
Bu oyun Napolyon dönemini sevmeme rağmen pek ilgi çekici gelmemişti bana.Ama takip edeceğim. :)

Çevrimdışı Abdulhamid III

  • (lawgiverkhan)
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 308
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #4 : 22 Mart 2013, 19:12:25 »
Bu oyun Napolyon dönemini sevmeme rağmen pek ilgi çekici gelmemişti bana.Ama takip edeceğim. :)
Sürekli oynanacak bir oyun değil zaten. İlk iki gün zevkli daha sonra sıkıyor. Ama ara ara oynayınca da zevkli olabiliyor.

Çevrimdışı Medic

  • Eski adım pccanavari
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 912
  • cCc colin reyiz cCc
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #5 : 22 Mart 2013, 19:21:17 »
İşte bende biraz oynayıp bırakmıştım.Başta eğlenceli gelmişti ama.

Çevrimdışı Furkan Ali Tunca

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2262
  • Furkan Ali Tunca
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #6 : 23 Mart 2013, 17:58:40 »
Normal hikaye formatina donmen cok iyi olmus. Basarilar.
Bu dünyada 2 şeyden nefret ediyorum.
1-Irkçılık
2-Yahudiler :P

Çevrimdışı Ali Atay

  • (metehan007)
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 880
  • Forza L&M
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #7 : 23 Mart 2013, 18:19:39 »
takip

Çevrimdışı TheInvasion

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 743
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #8 : 24 Mart 2013, 20:53:01 »
Bu oyun bence Paradox'un diğer projeler için biraz para kazanmak için yaptığı tadımlık bir şey. 1-2 oyun sonra sıkıyor.

Çevrimdışı Abdulhamid III

  • (lawgiverkhan)
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 308
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #9 : 25 Mart 2013, 14:00:32 »
Bu oyun bence Paradox'un diğer projeler için biraz para kazanmak için yaptığı tadımlık bir şey. 1-2 oyun sonra sıkıyor.
Ara ara oynayınca çok sıkmıyor insanı. Ayrıca multiplayer oynanırsa güzel olabilir.

Çevrimdışı erkanhan

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 677
  • “Europa Universalis IV”
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #10 : 10 Nisan 2013, 16:33:42 »
Sende ne cevher varmış be :D

Çevrimdışı the last attack 59

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 595
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #11 : 18 Temmuz 2013, 21:35:56 »
Hort olacak da oyun güzele benziyor.

Çevrimdışı Lejyoner

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 422
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #12 : 18 Temmuz 2013, 22:15:46 »
Arayüzü güzelmiş oyunun gerçekten.

Çevrimdışı Ali Atay

  • (metehan007)
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 880
  • Forza L&M
    • Profili Görüntüle
Ynt: The Story of The Ottomans
« Yanıtla #13 : 19 Temmuz 2013, 16:59:00 »
Hort olacak da oyun güzele benziyor.

Hep hort oluyor zaten ;D