Gönderen Konu: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri  (Okunma sayısı 6053 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ömer

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 13066
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« : 28 Kasım 2009, 21:11:38 »
Hearts of Iron 2 İnceleme


6 Haziran 1944, New York/ABD

Sonunda Alman askerleri beklenen çıkarmayı gerçekleştirmiştir. Tüm güçleriyle direnen Amerikan askerlerinin morali düşüktür, çünkü bir kaç gün önce başkentleri Washington DC'ye "Atom Bombası" adı verilen, o güne kadar kimsenin hayal bile edemediği korkunç bir bomba atılmıştır. Şehir, halkıyla beraber neredeyse tamamen yokolmuştur. Almanların morali yüksektir. Henüz tamamlanmış İngiltere işgali başarılı olmuştur. Moskova düşmüş, Rus ordusu çok küçük bir grup ümitsiz direnişçi dışında tamamen dağıtılmıştır. Mutlak Alman zaferi çok yakındır, tek engel morali yıkılmış Amerika'dır.

Tarihi Değiştirmek

  Evet, yukarıdaki hikaye sizlere inanılmaz geldi değil mi? Savaşı Müttefikler kazanmamış mıydı yahu? Amerika'nın işgali nereden çıktı? Ne Alman zaferi? Neler oluyor? Aslında anlattığım hikaye birazdan sizlere anlatacağım oyun söz konusu olunca gayet mümkün. Oyunumuzun adı; Hearts of Iron 2.

Hatırlar mısınız, yaklaşık üç yıl kadar önce Hearts of Iron (kısaca HoI) adında gösterişsiz, kendi halinde, ama bir bakıma da sessizce hit olmuş bir oyun girmişti hayatımıza. Tarihi değiştirme şansını yakalamıştık ve gerçekten sevmiştik o oyunu. Çok fazla sevmiş olacağız ki, Paradox Interactive bir devam oyunu yapmaya karar vermiş. Eh peki karar vermiş de, ne olmuş? Oyunun ününe ün mü kattılar, yoksa oyunu yerin dibine mi soktular? Bu sorunun cevabını bulacağız şimdi. Ancak incelemeye başlamadan önce söylemem gereken birşey var; Eğer bu tarz politik-savaş oyunlarını seviyorsanız bu incelemeyi okuyun, ama sadece eğlenmek ve vakit geçirmek istiyorsanız, Hearts of Iron 2 size göre olmayabilir.

Savaşa Çağrı!

Öncelikle oyunumuz nedir, türü nedir, neler yapar onu bir anlatayım size. Efendim, oyunumuz bir turn-based strateji ve savaş oyunu. Oyunda 1936-48 yılları arasında dünyadaki devletlerden herhangi birini yöneterek zafere ulaşmaya çalışıyoruz (Manchukuo ile oynamak pek zevkli olmaz gerçi). Biraz detaya inmek gerekirse, ikinci dünya savaşı zamanındaki herhangi bir ülkenin yönetimini alıp, diğer devletlerle diplomatik ve ticari ilişkilere giriyor, kendi ülkemizi de mümkün olan en iyi şekilde yönetmeye gayret gösterip, ülkemizi zafere taşımaya çalışıyoruz. Bunu yaparken bir hayli de zorlanıyoruz, çünkü Paradox'takiler oyunu gerçekçi kılmak için herşeyi yapmış. Sonuçta karşınızda sizi neredeyse bir devlet adamı kadar zorlayan bir oyun çıkmış. Uğraşmanız gereken o kadar çok mesele var ki! Bir yandan ülkenin ticaretiyle ilgilenmeli, bir yandan diplomatik ilişkileri rayında tutmalı, bir yandan kaynak dağılımını etkin bir biçimde yapıp hem talepleri olan halkı memnun etmeli, hem de savaş makinenizi işler durumda tutmalısınız.

Bütün bunlara savaşa birebir etki eden coğrafi detayları, cin gibi dünya devletlerini, işgal ettiğiniz yerlerdeki uslanmaz partizanları, cepheye malzeme yetiştirme ve malzeme hatlarını koruma mücadelesini ve jeopolitik önemi yüksek olan bölgeleri ele geçirme yarışını eklerseniz, saç ağartan bir oyun çıkıyor karşımıza. Korktunuz mu? Korkun zaten. Bu oyun sizi dünyanın gördüğü en büyük savaşların birinde bir devlet adamı pozisyonuna koyuyor ve bunu hakkıyla (!) gerçekleştiriyor. O yüzden devlet adamlığının hakkını vermek lazım.

Hearts of Iron 2, savaş zamanı devlet yönetimini size bütün gerçekçiliği ve zorluklarıyla sunuyor. Bu oyunda devlet ideolojisinden tutun da, cephedeki birliklerin malzeme sevkiyatına, ticaret konvoyu rotalarından, fetihlerde izlenecek stratejik kararlara kadar pek çok büyüklü-küçüklü görevle siz ilgileniyorsunuz. Normal dünyada milletvekili ve bakanlarla dolu bir kabinenin işini, siz Hearts of Iron 2'de tek başınıza yapıyorsunuz. Ama bu açıdan oyuna söylenecek laf yok, çünkü Hearts of Iron 2'nin amacı zaten bu. Eğer bu oyunu alıp oynayacaksanız da, keyif almanız sebebi de bu olacak. Açıkçası tarihi değiştirip, kendi tarihinizi yapmak, hem de bunu o zamanın tüm zorluklarını görerek yapmak oyuncuya bir tatmin duygusu veriyor. Başarılı olduğunuzu görüp, verdiğiniz zor kararların meyvelerini toplamak gerçekten güzel bir duygu. Hearts of Iron serisini kendisi yapan da bu zaten.

İsterseniz, oyunla ilgili biraz daha detay anlatalım. Yapmanız gereken iş çok demiştim. Bu işlerin gerçekleştirilmesinde izleyebileceğiniz yöntem de çok. Mesela Almanya'sınız ve Fransa'nın kömür madenlerine ulaşmak istiyorsunuz. Ordunuzu güçlendirip, Fransa'yı işgal edip kaynaklara el koyabilirsiniz. Diplomatik ilişkileri geliştirip adil ticaret antlaşmaları yapabilirsiniz. Fransa'nın iç politikasına müdahale edebilir, size yakın bir yönetimi darbe yoluyla başa geçirebilirsiniz. Ya da Fransa'nın önemli bölgelerini işgal edip, başa kukla bir yönetim yerleştirip her istediğinizi yaptırabilirsiniz. Bu özgürlük duygusu ve seçenek bolluğu oyunun belkemiği ve bütün bu özellikler oyunu zengileştiriyor. Uygun koşullarda bu durum hoştur ve bir oyunu hit yapan en önemli özelliklerden biridir. Ancak, kullanması zor bir arayüz ve genel olarak zor bir oyunda bu güzellikler biraz arka planda kalabiliyor. Eğer zaten zor oyunlardan hoşlanıyorsanız ve bu tarz "serbest yönetimli" oyunlar tercihiniz ise, bu oyundan büyük keyif alırsınız. Eğer değilse, alacağınız keyif sabrınıza ve azminize bağlı.

Savaş Sisi

İlk oyun olan HoI'yi daha önceden oynamış olanlar olabilir içinizde. O yüzden oyunu ilk açtığınızda şaşıracaksınız ve belki de yanlış CD'yi almış olabileceğinizi düşüneceksiniz. Aslında haklı da olabilirsiniz. İnsan ilk oyunla hemen hemen aynı görüntülere sahip bir devam oyunu görünce şaşırmasın da ne yapsın! Ancak bununla beraber, görsel olarak olmasa da oyunda pek çok yenilik var. Yeterli mi, değil mi tartışılır, ama bazı yenilikler gerçekten yerinde ve önemli. İlk oyunu oynamış olanlar için bir de uyarı yapayım, sakın ilk oyunu oynadığınız için HoI 2'ye kolay alışacağınızı sanmayın. HoI 2 ilk oyun ile pek çok açıdan aynı olmasına rağmen, pek çok açıdan da ilk oyun ile çok farklı.

Oyunumuzun ilk görüşte karışık zannedilebilecek bir arayüzü var. Onlarca bilgiyi ve daha da fazla düğmeyi aynı ekranda görünce, önce bir ürküyor insan. Temel kaynaklarımız, ulaşabileceğimiz seçenekler sistematik bir şekilde aktarılmış gözlerimizin önüne. Ancak seçenek bol olunca, bir düğmeler silsilesi ile karşılaşıyor insan. Kabul ediyorum, ilk oyunu oynayanlar bile bu yeni arayüze alışmakta zorlanacaklardır. Bunun en büyük sebebi; basacağınız düğme ve bakacağınız bilgilerin çok büyük bir kısmının ana oyun ekranına yerleştirilmiş olması. Bunun sebebi, büyük ihtimalle yapımcıların, oyuncuların bilgi ve düğmelere daha kolay ulaşmasını istemesi. Haklı bir sebep. Ancak bunu doğru uygulamak da önemli. Tamam, ilk oyunda da bu seçenekler karışıktı, bu doğru, ayrıca bu seçenekler birbirinin altında sınıflandırıldıklarından bunlara ulaşmak da zordu. Belli ki yapımcılar bu sorunu ikinci oyunu yaparken göz önünde bulundurmuşlar. Keşke her yapımcı şirket böyle olsa. Tamam da, aynı zamanda oyuna gerçekçilik katmak adına çok daha fazla seçenek eklenirse oyuna, bunun bir anlamı kalmaz.

Maalesef HOI 2'deki durum da böyle. Neredeyse iki katına çıkarılan seçenek, bilgi ve düğme sayısı, oyunu kolaylaştırmak için yapılan bir yeniliğin istenmeyerek de olsa daha da zorlaştırılmasına neden olmuş. Ancak bu durum gözünüzü korkutmasın. Oyun ne kadar karışıksa, verilen tutoriallar da o kadar başarılı. Verilen tutoriallar size oyuna başlayabilmeniz için gereken tüm bilgileri veriyor. Ama bu bile oyunu oynarken yaşacağınız o "karmaşa ve işlere yetişememe" duygusundan kurtulmanıza yardımcı olamıyor.

Ses için aslında söylenebilecek pek birşey yok oyunda. Oyunun atmosferine kendinizi kaptırmanız biraz bu tür oyunları sevip sevmemenize bağlı. Ancak müziklere değinmeden geçemeyeceğim. Oyundaki müzikler tıpkı ilk oyunda da olduğu gibi mükemmel. Kendinizi, ordularını savaşa göndermek üzere olan bir lider gibi hissediyorsunuz. Bu da tabii ki atmosfer üzerinde olumlu bir etki sağlıyor. Bunun dışında sesler için dediğim gibi söylenebilecek fazla birşey yok. Zaten oyun daha çok bilgiler ve istatistiğe dayandığı için sese fazla gerek de duyulmuyor.

Oyunda kullanılan az miktarda ses de yerinde kullanılmış. Sorun yok. Yalnız bu oyundan görsel olarak pek birşey beklemeyin. Bunun nedeni oyunun zaten amacının oyuncuya iyi görsellik sunmak olmaması. Oyunda görüp görebileceğiniz görsel öğeler, ana oyun haritası ve kullanılan ikinci dünya savaşına ait resimler. Ancak ana harita da daha iyi olabilirdi. Ana haritanın, birkaç rötuş dışında ilk oyundan hiçbir farkı yok. Sözkonusu bir devam oyunu olunca insan grafiksel açıdan daha fazla yenilik bekliyor (mesela ben). Grafikler o yüzden biraz halkırıklığı yaratıyor.

Şavaşın Dengesi

Oyunun başında birkaç saat geçirdikten sonra dikkatinizi birşey çekecek. Neredeyse tamamı dengeler üzerine kurulu. Araştırmalara ağırlık verince, tüketim malı üretiminiz ve dolayısıyla halkın mutluluğu azalıyor. Merkezci bir ideoloji seçince planlama kapasiteniz gelişiyor ama ticaretiniz düşüşe geçiyor. Serbest (liberal) bir ideoloji benimserseniz de bunun tam tersi oluyor. O yüzden oyunda dengeler çok önemli. Çünkü başarılı bir devlet adamıyla başarısızı birbirinden ayıran budur; Dengeleri iyi oturtmak.

Eğer doğru dengeleri yakalayamazsanız ne mi olur? Almanlar gibi Moskova eteklerinden Berlin'e geri dönersiniz. Bunu önlemek çok zor. Oyunda dengelenmesi gereken çok fazla etken var, ve oyunun ilerleyen bölümlerinde mutlaka, mutlaka iki veya daha fazla olay arasında karar vermek ve bu kararınızın sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaksınız. Detaylara fazla girmiyorum çünkü burada anlatmaya ne benim zamanım, ne de dinlemeye sizin sabrınız yeter.

Oyundaki başarınız iki etkene bağlı, biri dengeleri iyi ayarlamanız, biri de hayalgücünüz. Doğru duydunuz. Hayalgücünüz, oyundaki tek sınırınız. İsterseniz hemen 1936'da savaşa girip rakiplerinizi hazırlıksız yakalarsınız, isterseniz de 1940'lara kadar bekleyip, tüm gücünüzü araştırmalara verip, "teknoloji harikası" bir orduyla rakiplerinizi alaşağı edersiniz. Ya da barışçıl bir tutum sergileyebilir, savaşı belki de tamamen önleyebilirsiniz. Canınız değişiklik mi istedi, Almanya ile oynarken İngilizler'le anlaşın beraber Fransa'ya savaş açın. Verdiği bu özgürlük ve tarihi değiştirebilme olanağı Hearts of Iron 2'ye kimliğini veriyor. Bu oyunu sadece bu özelliği için oynayanlar da var.

Savaşın ..... hay Allah!

Oyunun isminde o "2" rakamını görünce oyuncu genellikle yenilik ister. Ancak Hearts of Iron 2 malesef yenilikler bakımından hayalkırıklığı yaratıyor. Oyuna sadece daha fazla detay eklenmiş ve birtakım rötuşlar yapılmış. Ancak bu rötuşlar oyunu tanınmaz hale getirmeye yetmiş. Sonuçta insan aynı oyunun biraz daha detaylandırılmış halini, durum anlaşılmasın diye anlamsız ve zorlaştırıcı rötüşlar arkasına gizlenmiş halini oynadığını düşünüyor. Bu da oyuna olan isteği büyük ölçüde baltalıyor. Ben Hearts of Iron'ın başından saatlerce kalkamadığımı hatırlarım. Ancak Hearts of Iron 2 için aynı sözleri söyleyemeyeceğim.

Peki bu Hearts of Iron 2'nin kötü bir oyun olduğu anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır. Eğer ilk oyunla mukayese etmemeyi başaribilirseniz, ya da zaten bu seriyle yeni tanışıyorsanız gayet güzel bir oyun Hearts of Iron 2. Ayrıca kendi tarihini yazmak gerçekten önemli ve ilgi çekici bir deneyim. Ancak şunu söylemeliyim, eğer bu oyunun adı Hearts of Iron 2 değil de Hearts of Iron Plus veya Reloaded olsaydı bu oyunu kabullenebilirdim ve oyunun notu kesinlikle fazla olurdu. Ancak Hearts of Iron bu haliyle ismindeki o "2"yi pek haketmiyor.

Zor ve gerçekçi bir oyunun başında, politika ve strateji dolu saatler geçirmek istiyorsanız Hearts of Iron 2 sizin oyununuz. Eğer bu türden fazla hoşlanmıyorsanız, yüksek zorluk seviyesi ve sayısı çok yüksek olan detayları nedeniyle Hearts of Iron 2 herkese göre değil.

Ekran Görüntüleri








Kaynak: http://www.trgamer.com/yazi.asp?id=1903&pg=1
« Son Düzenleme: 04 Aralık 2010, 14:58:58 Gönderen: Ömer »
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri

Çevrimdışı Ömer

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 13066
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
HoI2: Doomsday İnceleme
« Yanıtla #1 : 30 Kasım 2009, 15:36:56 »
HoI2: Doomsday İnceleme

  Oyun dünyasının en sevdiği konuların başında geliyor İkinci Dünya Savaşı. Nasıl öyle olmasın? Hangi açıdan bakarsanız bakın yapımcıların bunun üstüne düşmelerine neden olarak haklı gerekçeler bulabilirsiniz. Biz bile kendi oyunumuzu yaparken ilk aklımıza Çanakkale Savaşı ya da onun gibi başka milli olaylar geliyorsa, İkinci Dünya Savaşı’nı bilfiil yaşamış toplumların bunu sürekli gündeme getirmelerine şaşmamak gerek; lakin hak veriyorum, azıtmaya başladılar.
    
İkinci Dünya Savaşı’nın en önemli noktalarından birisi, pek çoğunuzun da en azından oyunlar neticesinde bildiği üzere, yaşananların cephede çarpışma bazında değil de, ondan ziyade devletlerin politikalar oluşturarak birbirlerini güç durumda bırakmasına sahne olmasıdır. Birinci Dünya Savaşı’nın tam aksine gelişen teknoloji ile beraber meydana gelen çarpışmalarda kaybedilenlerin fazla olması, ülkelerin birbirleriyle anlaşmasını ve dolayısıyla da birtakım cephelerin masa başında kazanılmasını gerektirmiştir. Bu sebepledir ki kurulan ittifaklar, çoğu ülkenin güç birliği oluşturarak düşmanlarıyla daha iyi mücadele etmesini de sağlamıştır. Devletlerarasında kurulan bu güç birlikleri ve çeşitli gizli anlaşmalar ülkeleri birbirine yakınlaştırmış; üstelik savaşın en şiddetli şekilde cereyan ettiği, dünyanın en küçük ikinci kıtası Avrupa’nın resmen bir curcunaya dönmesine yol açmıştır. Lakin savaş Dünya Savaşı olunca dünyanın her tarafında bu yaşananların etkileri bir şekilde görülmüş, en ücra ülkeler bile bundan bir şekilde mutlaka etkilenmiştir. Bu ortamı gerçekçiliği ve atmosferiyle oyun dünyasına yansıtan en iyi oyun ise Hearts of Iron serisidir* (bkz. Meydan Larousse, Cilt 12, Sf 598).
   
2002 yılının sonlarına doğru Paradox Interactive tarafından piyasaya sürülen Hearts of Iron, derin strateji kurma imkânı ve İkinci Dünya Savaşı’nı çok derin bir şekilde işlemesi nedeniyle masaüstü stratejilerini sevenler için harika bir oyun olarak ortaya çıktı. Yalnızca masaüstü imkânlarıyla tüm yaşanan olayları kullanıcıya veriyor olması bakımından akranları kadar cafcaflı grafiklere sahip değildi ve çoğunlukla bu yüzden strateji seven çoğu kişi Hearts of Iron’la pek ilgilenmedi; azınlıkla da oyunun zor oluşu insanları negatif etkiledi. Geçtiğimiz sene içerisinde ikincisi de geldi; o da az çok öyleydi. Yine zorlayan yapay zekâ, yine aynı süreçte yine aynı savaş. Lakin bu kez grafikleri biraz daha geliştirilmişti ve ek senaryolar ile beraber daha fazla içerik de sunar olmuştu Hearts of Iron.
    
Doomsday ise Hearts of Iron’ın ilk genişleme paketi. İlk oyuna herhangi bir ek paket sunulmamıştı, fakat bu kez oyun yapımcılar tarafından daha da geliştiriliyor. Farklı ne sunulabilir peki, eksik olan neydi? Eklenecek olan en temel şey uzatılmış oyun süresi olacak. Bildiğiniz gibi ana oyun 1947 tarihinde sona eriyordu ve oyunun mantığı gereği dünya haritası üzerindeki kontrol noktalarının çoğuna sahip olan taraf savaşın galibi ilan ediliyordu. Uzatılmış oyun süresi ile birlikte genel senaryoya altı yıllık bir eklemede bulunuluyor; böylelikle 5 Mart 1953 senesine gidiyoruz. Bu altı yıllık ekin, daha doğrusu 5 Mart 1953 tarihinin önemi; sadece Rus tarihinin değil, dünya tarihinin en büyük diktatörlerinden biri olan Josef Stalin’in ölüm tarihi olması. Yapımcılar da Stalin’in İkinci Dünya Savaşı’nın en önemli yüzlerinden biri olması nedeniyle bu tarihte oyunu sonlandırmayı uygun görmüşler.
    
Uzayan oyun süre maalesef Hearts of Iron takipçilerinin Paradox Interactive’den beklediği en çok şey olan soğuk savaş dönemine yine pek değinmeyecek. Yapımcılar bunu Hearts of Iron’ın özünde savaş mantığının yatmasıyla özetliyor. 1953 yılında son bulacak oyunda ana senaryonun haricinde eklenecek önemli ek görev ise İsrail savaşı. Bu gibi ek görevlerin yanı sıra Doomsday ile gelecek önemli yeniliklerden biri de senaryo editörü. Böylece kendi senaryolarımızı istediğimiz topraklarda oluşturabileceğiz. Oyunun süresinin 50’li yıllara uzamasıyla bu yıllardaki teknolojileri de oyunda bulabileceğiz. Bu sayede şimdiye kadar görmediğimiz bir birim olarak helikopterleri de dünya haritasındaki ordularımızda yer alabilecek. Devletlerarası silah takası enteresan bir yenilik olarak farklı stratejiler üretmeyi sağlayacak, daha geniş teknoloji ağacı oyundaki süreç boyunca savaşta kullanılan bütün araçları, silahları ve taktikleri oynayışımıza ilave etmeyi mümkün kılacak, sabotaj birlikleri geliştirilerek taktik icabı savaşta istenildiği gibi kullanılabilecek.
    
Tekrar söylüyorum; Hearts of Iron, İkinci Dünya Savaşı’nı tüm detaylarıyla işleyen en iyi ve belki de tek oyundur. Ek paketin sağlayacaklarıysa en iyiyi biraz daha geliştirecek. Türüne göre eksik veya eksi yön olarak belirtilebilecek şeyler oyunun karmaşık, zor ve alışma süresinin biraz yıldırıcı olması. Lakin oyunun tüm dünyadaki hayranlarının onlarca kere aynı oyunu çeşitli farklı taktikler ve her ülke ile defalarca oynaması, oyunun gerçekten de üst düzey olduğunu gösteriyor. Hem oyunun zor olması onu biraz daha özelleştirmiyor mu sevenlerinin gözünde? IC seviyesi, kaynak geliştirme gibi ayrıntıları değiştirmeksizin Hearts of Iron arabirimini koruyan Doomsday, ek görev paketinden ziyade başlı başına bir oyun. Paradox Interactive’in belirttiği üzere Doomsday’in içeriğinde orijinal Hearts of Iron 2 de yer alıyor; yani ek paketi oynamak için orijinal oyuna ihtiyacınız yok. Resmi çıkış tarihi ise 7 Nisan. Yaklaşık bir ay sonra tarihin en pis savaşı tekrar başlayıp yıllarca sistemlerimize konuk olmaya devam edecek. Sanırım…

Kaynak: http://www.xoyun.com/oninceleme-Hearts-of-Iron-2--Doomsday-441.html
« Son Düzenleme: 19 Şubat 2010, 09:29:34 Gönderen: Ömer »
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri

Çevrimdışı Ahilex

  • Kısıtlı Üye
  • *
  • İleti: 1707
  • Brawlers, Bawlers & Bastards
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #2 : 22 Mayıs 2010, 22:25:09 »
Bu oyunu daha indirmedim.Bir konuda kararsızım.Bu oyun mod gibi mi yoksa başka bir oyun mu ???
don't be another brick in the wall

Çevrimdışı spyboy

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1545
  • In Soviet Russia, pants jizz in you!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #3 : 23 Mayıs 2010, 01:18:35 »
Mod değil, normal oyun :)
1.(ma)ru de (da)me na (o)ssan: good-for-nothing old man                       6.(ma)ttaku (da)ijobu ja nai (o)kyaku: customer who's really not all right
2.(ma)jide (da)ssai (o)yaji: the really uncool old man                              7.(ma)tomo ni (da)karetakunai (o)toko: men no one wants to date
3.(ma)ssa ni (da)rusou na (o)yaji: really uncool-looking old                      8.(ma)ji de (da)kaetai (o)toko: man one seriously wants to date
4.(ma)ttaku (da)rakushite (o)ssan: really depraved old man                     9.(ma)ttaku (da)masenai (o)toboke: fool who unconvincingly feigns ignorance
5.(ma)zui (da)shi to (o)age: horrid bean curd                                        10.(ma)ssugu ikite no (da)inashi na jinsei na (o)jisan: old man who lives as he wants, but accomplishes nothing

Çevrimdışı Ertürkhan

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2557
  • Yesil
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #4 : 23 Mayıs 2010, 01:28:49 »
mod mu normal oyunmu belli değil ki  ;D
Taht Oyunları Hanedanları;

Stark Hanedanı: Kış geliyor.                                       Lannister Hanedanı : Beni kükrerken duy.
Kamuoyu Hanedanı: Medya kadar temiz.               Tyrell Hanedanı: Güçlenerek büyür.
Baratheon Hanedanı: Gazap bizimdir.                          Arryn Hanedanı: Onur kadar yüksek.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir ilim talebesi ilim tahsil etmekteyken ölüm ve ecel gelse, vefât etse şehiddir.

Çevrimdışı Baranduin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 565
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #5 : 31 Mayıs 2010, 20:19:04 »
Hearts of Iron 2 İnceleme


Daha önce bu kadar çok tankı bir arada hiç görmemiştim.(Hemde savaşın başlarındayken.)

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 7004
  • Einhärjar
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #6 : 01 Haziran 2010, 19:06:51 »
istersen sana 1939da 200 tanklı ordu yapayım :D

bayern münih

  • Ziyaretçi
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #7 : 01 Haziran 2010, 19:35:46 »
istersen sana 1939da 200 tanklı ordu yapayım :D
almanyaya yapacaksan o tanklar iki gün sonra yürüyemez. :D  çünkü petrol kalmaz. :)

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 7004
  • Einhärjar
    • Profili Görüntüle
Ynt: Hearts of Iron 2 ve Doomsday İncelemeleri
« Yanıtla #8 : 01 Haziran 2010, 19:39:46 »
sscbdede yaparım ne olcak :d