İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - kerem1249

Sayfa: [1] 2 3
1
Merhabalar,

Bu başlık altından Hearts of Iron IV'ün bir sonraki yaması olacak 1.4 hakkında, ve (olursa) yeni DLC hakkında son bilgileri ve geliştirici günlüklerini takip edebilir ve yorumlayabilirsiniz.



1.4 Yaması Geliştirici Günlükleri Listesi

       
    [/list]

    2
    Paradox Interactive / Paradox Interactive
    « : 05 Ocak 2017, 17:27:44 »
    Paradox Interactive, Stockholm, İsveç merkezli bir oyun dağıtım şirketidir. Aynı şirketin geliştiricisi olan Paradox Development Studio'nun oyunlarının dağıtımcılığını yapmaktadır. Genellikle tarih-strateji tabanlı oyunlarının dağıtımını yapmaktadır. Dağıtımını yaptığı oyunlar arasında Türk yapımı Mount & Blade serisi'de mevcuttur.

    Paradox Interactive oyunlarının çoğu tarih-strateji temalı gerçek zamanlı strateji oyunlarıdır. Genellikle oyunlar sandbox tarzıdır. Oyunları gerçek zamanlıdır fakat durdurulabilme özelliği mevcuttur ve durdurulduğunda istenen şeyler değiştirilebilir. Her tarihi oyunun odak noktası farklıdır, ancak genel olarak oyuncu seçtiği ulusun ekonomi, ticaret, politika, diplomasi, teknoloji, askeriye alanlarını kontrol eder ve yönetir. Paradox'un oyunları aynı zamanda oldukça karışıktır, yüksek detayları olan oynanış özelliklerine ve modellere sahiptir. Oyunların çoğu çıkışından sonra uzunca bir süre güncellenmektedir. Sürekli yamalar yayınlanır ve bu yamalarda oyunlarda büyük değişiklikler ve eklemeler yapılır. Bu yamalar genellikle oyuncu kitlesinin görüşlerine ve isteklerine göre gerçekleşmektedir.

    Oyunların çoğu zafer koşullarını barındırmayan oyun motoru olan Clausewitz Engine ile yapılmaktadır. Paradox'un oyunları yeni senaryolar oluşturabilinecek kadar kolay modlanabilir. Mod yapımcılarına yardım etmek için Paradox forumlarında onlara destek sağlanır, modlamaların nasıl yapılacağı anlatılır ve modlama programları paylaşılır. Bu nedenle, her oyuna dair çok sayıda mod vardır.


    Paradox Interactive'in en popüler oyunları Europa Universalis ve Hearts of Iron serilerinin oyunlarıdır. Kendi stüdyosunun geliştirdiği oyunların haricinde, başka stüdyoların oyunlarının da dağıtımcılığını yapmaktadır. Bunların arasında hayatta kalma oyunu olan Penumbra, rol yapma oyunu olan Magicka serisi ve Mount & Blade serisi de yer almaktadır. Paradox ayrıca Colossal Order ile işbirliği yaparak Cities In Motion serisini ve Cities: Skylines'ı çıkarmıştır. Metacritic'e göre, şirketin en yüksek puanı alan ürünü Obsidian Entertainment ile birlikte geliştirdiği ve Mart 2015'te çıkışını yapan Pillars of Eternity'dir.

    Şirket her an oyun geliştirmeye devam etmektedir, bunları Paradox Development Studio aracılığıyla yapmaktadır. En yakın tarihlerde, Cities:Skylines, Stellaris ve Hearts of Iron IV çıkmıştır.

    Resmi Sitesi: https://www.paradoxplaza.com

    3
    Merhabalar,

    ÖNEMLİ HATIRLATMA: BİR KİŞİ İKİ SEÇENEĞE BİRDEN OY VEREBİLİR OY HAKLARINIZI BUNA GÖRE KULLANINIZ!

    2017'nin ilk hikaye yarışması HoI3 için olacak. Yarışmamızda, uzun yıllardır ara verilen geleneği canlandırmak için uzun bir tarih aralığındaki HoI3 hikayelerini yarıştıracağız.
    Yarışmaya Hearts of Iron III oyunu ile 2013 - 2017 yılları arasında hazırlanmış tercihen tamamlanmış hikayeler dahil edilecektir. Yarışmanın kazananı üyemize 1.5 yıllığına istediği özel başlık verilecektir. Bu yarışma ile foruma bir nostalji yaşatmayı umuyoruz.
    -Katılım şartları ve kurallar:
    • 1-) Yazdığınız hikaye forumumuz Hearts of Iron III - Hikâye ve AAR bölümünde mevcut olmalıdır.
    • 2-) Hikayenizi 21 Temmuz 2013 ile 12 Ocak 2017 arasında kaleme almaya başlamış olmalısınız.
    • 3-) Hikayede en az 4 bölüm tamamlanmış olmalı ve imlâ hatası çok düşük olmalıdır.
    • 4-) Hikayeyi halen görevde olan bir Global Moderatör-Yönetici yazmamış olmalıdır.
    • 5-) Hikayeniz yarışma komitesi üyelerinden biri tarafından yarışmaya dahil edilebilir, bunu istemiyorsanız konuya cevap yazarak beyan etmelisiniz.
    • 6-) Hikaye Oylaması Kazananları, anket sona erdiği tarihten itibaren 11 gün içinde kendisine Özel mesaj ve e-posta ile sorulacak Özel Başlık seçimine bir yanıt vermezse kazanan hakları oylamada bir geride olan üyeye devredilecektir.
    • 7-) Yarışmada birinci olursanız 1.5 yıllığına, ikinci olursanız 1 yıllığına özel başlığınız istediğiniz şekilde değiştirilecektir. Eğer birinci ve ikinci hikayeler aynı yazara aitse, ikincilik ödülü üçüncü hikayenin yazarına devredilir.
    Hikaye yarışmamız 20 Ocak'ta oylamaya açılacaktır, ay sonuna kadar oylama aktif kalacaktır. Yarışma hakkında görüşlerinizi ve yorumlarınızı bu konu altından yorum göndererek belirtebilirsiniz. Sizlerin katılımları ve ilgisine göre hikaye yarışmaları farklı zamanlarda farklı oyunlar için sıklaştırılarak devam ettirilecektir.
    Bu yarışmaya hikaye alınması ve denetiminden, 1. Hearts of Iron III Hikaye Komitesi üyeleri yetkilidir.

    4
    Bu komite, [2017]1. Hearts of Iron III Hikaye Yarışmasına hikaye alınmasından ve katılan hikayelerin denetiminden sorumludur.

    KHAN [Yönetici] , cemooo [Yönetici] , Gregory [Yönetici]
    kerem1249 [G.Mod] , Rapper [G.Mod] , Annibal [G.Mod]
    FatihTr [HOI4 Bölüm Moderatörü] , neifeless97 [HOI4 Bölüm Moderatörü] , Paytak [EUIV Bölüm Moderatörü]

    5
    Extended Timeline için, Cheviri Grubunun Türkçe yamasına uyumlu olacak şekilde bir Türkçe yama çalışması başlattığımı sizlere duyurmak isterim.
    Çeviri çalışmasının ilk versiyonunu tahminen 1 Martta yayınlayacağım. Bu konu altından çeviri hakkında tartışabilirsiniz. Çeviriye yardımcı olmak isteyenlerde bana özelden ulaşabilir, nereleri çevirmeleri gerektiği konusunda koordineli bir şekilde çalışırız. Bu çalışma ile birlikte ayrıca ülkelerin modern bayrakları da moda eklenecektir. Çeviri çalışması, Extended Timeline 1.3.2 (oyun versiyonu:1.19.X uyumlu) için başlatılacaktır.

    Extended Timeline modu, artık Türkçe olacak.

    İndirme Linki YAKINDA EKLENECEKTİR.

    6
    Crusader Kings II / CKII - İtiraflarınız
    « : 30 Aralık 2016, 23:30:32 »
    CKII oynarken karşılaştığınız durumları itiraf edebilirsiniz. Yoğun istek vardı ve bunun için de bir konu açmak istedim. Güzel paylaşımlar bekliyoruz.
    Müstehcen temalı yazılar paylaşılması yasaktır.

    7
    1939 yılında Hitler'in 50. doğum günü münasebetiyle Berlin'de görkemli bir kabul töreni düzenlenmişti. Tören davetine dünyanın pek çok ülkesinden heyetler icabet etmişti. Bunların arasında Türk heyeti de vardı.

    Heyetin üyelerinden biri olan Falih Rıfkı Atay, sadece küçük olanları değil, büyük dağları da ben yarattım misali bir kibir ve gurur abidesi olarak koca salonun ortasında tek başına dikilen Hitler'in, Türk heyetini kabul ederken yumuşadığını, "Atatürk bir millet bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi kendisini kurtaracak olan vasıtaları yaratacağını öğreten liderdir. Onun birinci talebesi Mussolini, ikinci talebesi benim" dediğini aktarır.

    Bu talebelik durumu o an durumu idare etmek için söylenen boş bir laf değildi; gerçekten de Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda çeşitli komuta kademelerinde bulunan Alman subayları ve askerleri, diplomatları ve mühendisleri Ermeni Soykırımı'na yakından tanık olmuş, sessiz kalmak ve görmezden gelmek suretiyle soykırımı desteklemiş, katledilen Ermenilerden çalınan varlıklara el koymuş ve binlerce Ermeni'yi Hicaz demiryolu inşaatında köle olarak çalıştırmıştı. Bu subay, diplomat ve mühendislerin birçoğu Almanya'da yükselen faşizmin baş aktörlerinden olmuş, Yahudi Soykırımı'nı gerçekleştirirken bu tecrübelerden faydalanmıştı.

    ORTAK ÇIKARLARIN BİRARAYA GETİRDİĞİ İKİ ÜLKE

    Hem Türk, hem de Alman devlet adamları bir araya geldiklerinde, ya da ayrı ayrı, Almanya ile Türkiye arasındaki köklü tarihin derinliklerine dayanan bir dostluktan söz ederler. Oldukça müphem bir dostluktur ama bu: Birlikte girilen bir dünya savaşı, dağ başlarında, çöllerde, köylerde ve şehirlerde hayatını kaybeden milyonlarca insan, sonra birlikte girilmese de büyük ölçüde birlikte hareket edilen bir dünya savaşı daha, toplama kampları, Aşkale kampları, ırkçılık, yine hayatını kaybeden insanlar, ardından Almanya'da sömürülen binlerce ve binlerce Türk ve Kürt işçi, "en alttakiler", Türkiye'nin Kürdistan'da giriştiği katliamlara sessizce göz yuman Almanya ve daha nicesi...

    Almanya ile Türkiye egemenleri arasındaki bu kanlı ve karanlık dostluğun tarihi esas olarak 19. yüzyılda Almanya'nın yeni bir güç olarak dünya sahnesine çıkmasıyla başlıyor. Ulus-devlet olma sürecini çok geç tamamlayan Almanya, sömürgecilik yarışına katılmakta da çok geç kalmıştı; Asya'nın, Afrika'nın, Orta ve Güney Amerika'nın neredeyse tümü İngiltere, Fransa, Hollanda, Portekiz ve Rusya vb. gibi sömürgeci devletler arasında pay edilmişti. Bu paylaşımda kendisine yer bulamayan Almanya devletinin sömürgecilik ve yayılmacılık amaçları için açık olan tek rota, kara yoluyla Balkanlar üzerinden Osmanlı İmparatorluğu'na, oradan da Ortadoğu'nun zengin hammadde kaynaklarına uzanıyordu:

    İran'da zengin petrol yatakları olduğu tahmin ediliyordu, Bakü'de petrol havzaları keşfedilmiş, Musul ve Kerkük'te ilk sondajlar yapılmaya başlanmıştı. Anadolu ve Kafkasya'da zengin mangan, kömür ve krom rezervleri vardı, yine Anadolu'da geniş ölçüde pamuk ve tütün ekimi yapılıyordu. Asya ve Afrika'nın geniş ve zengin pazarlarına uzanan yol da yine Anadolu'dan geçmekteydi.

    Almanya ile Osmanlı İmparatorluğu egemenlerinin çıkarları birçok alanda örtüşmekteydi. Her iki ülke de Fransa ile İngiltere'nin daha fazla güçlenmesinin önüne set çekmek istiyordu. Almanya kara, deniz ve demiryolları üzerindeki kontrolü ele geçirmek ve Ortadoğu'nun hammadde kaynaklarına daha kolay erişebilmek için mevcut ulaşım ağlarını iyileştirmek isterken, milliyetçi akımların etkisiyle dağılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu'nun egemen sınıfları da aynı ulaşım ağlarına, imparatorluğun hemen her tarafında baş gösteren ayaklanma bölgelerine asker sevkiyatını kolaylaştırmak için ihtiyaç duyuyordu.

    Ortadoğu'daki çıkarlarını güvence altına almak isteyen Almanya her şeyden önce Osmanlı İmparatorluğu'ndaki askeri varlığını güçlendirmek istiyordu, ancak Osmanlı ordusu dağılma aşamasında bulunuyordu. Bu ordunun imparatorluğun toprak bütünlüğünü sağlaması mümkün değildi. Böylece ilk kez 1835-39 yılları arasında aralarında ileride Almanya Genelkurmay Başkanı olacak olan Yüzbaşı Helmut von Moltke'nin de bulunduğu Alman subayları, Osmanlı ordusunu modernleştirmek ve eğitmek amacıyla İstanbul'a ayak bastılar. Moltke, Toros Ordusu'nda danışman olarak Kürdistan seferine katıldı ve Kürtlerin çoluk çocuk denmeden katledişini anılarında anlattı.

    "Hafız Paşa bir tepeden aşağıya bakıyordu. Oraya ganimet ve tutuklular getiriliyordu. Erkek ve kadınlar kanayan yaralarıyla. Yaralılar arasında bebek ve her yaşta çocuklar da vardı. Bir yanda kazanlarda kesilmiş kafalar ve kulaklar. Bunları getirenlere 50-100 kuruş arasında para veriliyordu. Kürtlerin sessiz üzüntüsü ve kadınların çaresizliği yürekleri parçalıyordu." (1)

    1878 Berlin Konferansı'nda Bismarck'ın Balkan devletleri, Osmanlı ve Rusya arasındaki ilişkileri yeniden düzenlenmesi, Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki Alman nüfuzunun daha da güçlenmesine neden oldu.

    1882'den itibaren Osmanlı ordusunun yeniden organizasyonunda neredeyse tümüyle Prusyalı subaylar görev yapıyordu. Osmanlı ordusu, modern ateşli silahlar ve toplarla teçhiz edildi. Bu silahların satın alınmasında Alman bankalarının verdiği kredilerin kullanılması zorunlu tutuldu.

    Ulaşım ağlarını iyileştirme projesini gerçekleştirmek için harekete geçen Almanya, Osmanlı İmparatorluğu'nda demiryolu inşaatı yapma imtiyazını aldı. Deutsche Bank'ın sağladığı kredilerle ilk olarak İstanbul-Konya arasında demiryolu inşa edildi, ardından da Konya-Bağdat arasındaki hattın temelleri atıldı. Osmanlı İmparatorluğu'nun dört bir yanında Alman sermayesi boy göstermeye başladı.

    Almanya'nın izlediği bu siyaset, burjuva Alman basını tarafından coşkuyla karşılanıyordu: "Sadece Türkiye Almanya'nın Hindistan'ı olabilir... Sultan bizim dostumuz olarak kalmalı, elbette onu 'yiyecek kadar sevdiğimizi' unutmadan... 'Hasta adam' tekrar sağlığına kavuşturulacak, ona o kadar iyi bakılacak ki, uykusundan uyandığında onu bir daha kimse tanıyamayacak. Sarışın, mavi gözlü sultanın oldukça Cermen bir görüntüye sahip olduğunu söylüyorlar. Sevgi dolu kucaklayışımızda ona o kadar Almanlık aşıladık ki, artık bir Almandan farksız hale geldi. Türkiye'nin mirasçısı biz olabiliriz ve bunu istiyoruz... Önümüzde görkemli bir miras bizi bekliyor." (2)

    BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI: TÜRK-ALMAN SİLAH KARDEŞLİĞİ

    Bütün bunlar olup biterken, Almanya bir yandan da Osmanlı İmparatorluğu'ndaki milliyetçi akımları yakından takip ediyor ve Osmanlı saray bürokrasinin dipten gelen devrimci bir dalganın önünde duramayacağını seziyordu. 1908 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda bir devrim yaşandı. İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne bağlı bir avuç genç subayın kahramanlığı sonucu başlatılmış gibi görünse de, aslında uzun yıllardır süregelen hoşnutsuzluğun geniş halk kitlelerini örgütlemesi sonucunda gerçekleşen aşağıdan bir devrimdi. Devrimden hemen sonra İttihat ve Terakki, hak ve özgürlüklere sırtını döndü. Alman genelkurmayı tarafından hazırlanan Turan projesini olduğu gibi kabul etti ve Almanya'nın tam desteğini alarak, bir hükümet darbesiyle iktidara yerleşti. Osmanlı İmparatorluğu artık Enver Paşa'dan sorulur olmuştu ve Almanlar Osmanlı İmparatorluğu'na "Enverland" demeye başlamıştı.

    Osmanlı İmparatorluğu'nun resmi ideolojisi artık Turancılık olmuştu. İttihat ve Terakki'nin okullarında gençlere dur durak bilmeden Türkçülük ve milliyetçilik aşılanmaya başlanmış, "Alp", "Tigin", "Aydemir", "Börteçine" isimleri giderek daha fazla duyulur olmuştu. Ortadoğu ve Orta Asya üzerindeki emperyalist amaçlarını ortaklaştıran "Türkler" ve Almanlar, Birinci Dünya Savaşı'na girmekte gecikmediler. Ancak çökmekte olan Osmanlı ekonomisi tümüyle Almanya'nın açtığı kredilere muhtaç olduğu için, savaşın idaresi de neredeyse tümüyle Almanların elindeydi. General Liman von Sanders "paşa" rütbesiyle Harbiye Nazırı'nın hemen altında bulunuyor ve aslında bütün ipleri elinde tutuyordu.

    Böylece Almanya, Osmanlı toprakları üzerinden zengin doğal kaynaklara ulaşmak ve emperyalist rekabette bir adım öne geçmek için Osmanlı ordularıyla birlikte başta İngiltere, Fransa ve Rusya olmak üzere bir dizi büyük devletle savaşırken, artık Osmanlı'nın hakimi olan "Türkler" Müslüman/Sünni/Türk ulus-devletlerinin önünde engel olarak gördükleri Anadolu Hıristiyanlarına yönelmiş, 1915 yılında Teşkilat-ı Mahsusa komutası ve denetiminde Ermeni soykırımını başlatmış, aynı dönemde on binlerce Anadolu Rum'unu katletmişti.

    Osmanlı ordusunu çok büyük ölçüde denetimi altında tutan Almanya'nın, Ermeni soykırımından haberdar olmaması söz konusu değildi. Çok çeşitli kaynaklara göre Alman askerleri soykırıma bizzat katılmışlardı. Prusyalı General Fritz Bronsart von Schellendorf, imparatorluğun doğu vilayetlerinde yaşayan Ermenilerin tehcirini yönetenlerin ve örgütleyenlerin arasında bulunuyordu. Bir başka Alman subayı olan ve Osmanlı genelkurmayında demiryolu lojistiği sorumlusu olan Binbaşı Boettrich, Alman firmaları tarafından inşa edilen Bağdat demiryolunun tehcirlerde kullanılması için gereken düzenlemeleri yapmış ve emirleri vermişti. Üçüncü bir subay, Eberhard von Wolfkiel, Urfa'nın Ermeni mahallesinin topa tutulması ve ardından yerle bir edilmesi operasyonuna katılmıştı. (3)

    Anadolu'da bulunan misyonerlerden Johannes Lepsius'un "Türkiye'deki Ermeni halkının durumu" başlıklı raporu, 1916 yılında Alman askeri sansür makamları tarafından, daha Osmanlı büyükelçisinin protestosu bile gelmeden yasaklanmıştı.

    İleride Nazi Almanya'sında önemli görevlere gelecek pek çok Alman subayı da Ermeni soykırımına katılmış ve tabiri caizse stajlarını burada yapmışlardı; nitekim daha sonra Yahudi soykırımında yine bu subaylar Anadolu'da öğrendiklerini uygulamaya koymuş, milyonlarca insanı gözlerini bile kırpmadan ölüme göndermişlerdi.

    1917 yılında Alman bankaları ve şirketlerinin Osmanlı İmparatorluğu'ndan olan alacakları 3 milyar Reichsmark'a yükselmiş ve Emval-ı Metruke İdaresi'nin el koyduğu Ermeni serveti kısmen İttihat Terakki yöneticileri ile soykırıma katılan yerel yöneticilere ve eşrafa dağıtılırken, bir kısmı bu borçların ödenmesinde kullanılmıştı.

    İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA TÜRKİYE_ALMANYA DOSTLUĞU

    Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte kurulan Weimar Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında ilişkiler hızla gelişti. Alman subayları Türkiye'ye dönmeye ve Yıldız Sarayı'nda bulunan Harp Okulu'nda eğitim vermeye başladılar.

    Almanya ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin kurulmasından üç yıl sonra, Almanya bir kez daha Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı haline geldi. 1933 yılında Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, ticaret hacmi büyük bir hızla artmaya başladı. Nasyonal sosyalistler, Almanya'nın Akdeniz, Kafkasya ve Balkanlar üzerindeki çıkarlarının Türkiye ile ilişkileri geliştirmekten geçtiğini biliyorlardı. Daha önce Osmanlı döneminde başta Bağdat demiryolu olmak üzere çeşitli sanayi projelerinde görev almış olan Alman firmaları Türkiye'ye döndüler ve demiryolları, köprüler, barajlar yapmaya başladılar. Bunun karşılığında ise Türkiye, Nazi Almanya'sına o dönemde en önemli savaş hammaddesi olan krom gönderiyordu. Almanya'ya yapılan krom ihracatı birkaç yıl içinde yüzlerce kat artmış, Nazi orduları bu kromdan yapılan ağır silahlarla Avrupa'ya kan kusturmaya başlayınca, Türkiye de Nazi katliamlarının doğrudan sorumlusu haline gelmişti. (4)

    Bu ticari hareketliliğin de katkısıyla, Türkiye kanunlarında özel antisemit maddeler olmamasına rağmen antisemitizm devlet eliyle giderek güçlendirilmeye başlandı, 1934 Trakya Olayları ile binlerce Yahudi yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlandı. 1940'lı yıllarda çıkartılan Varlık Vergisi ile başta Yahudiler olmak üzere Türkiye'de hayatta kalmayı başarmış gayrimüslimler mülksüzleştirildi, tahakkuk ettirilen vergiyi ödeyemeyenler toplama kamplarında zorunlu çalıştırmaya tabi tutuldu. Çok sayıda insan bu kamplardaki kötü koşullar nedeniyle hayatını kaybetti.

    Bunun yanı sıra Kürt ayaklanmaları da en ağır ve insanlık dışı yöntemlerle, yine Almanya'dan alınan ve Almanya'nın bilgisi dahilinde bastırıldı.

    Naziler Kırım'ı, Bakü civarındaki petrol bölgelerini ve Volga bölgesini sömürgeleştirmek için harekete geçen Almanya, Türklerle birlikte Turancılığı yeniden canlandırdı. Ankara büyükelçisi Von Papen, Turancı kişi ve yayınları olanca gücüyle desteklemeye başladı. Berlin'de çeşitli Turancı örgütlerle görüşmeler gerçekleştirildi.

    Alman genelkurmayı ve SS yönetimi, Türkiye'deki Turancı ve faşist hareketten de aldığı destek ve güçle, Türk gönüllülerden ve Kızılordu'daki Türk kökenli tutsaklardan yaklaşık 200 bin kişilik bir ordu kurdu. 1944 yılında SS'lere bağlı ve dört alaydan oluşan bir "Doğu Türk Silahlı Birliği" oluşturuldu.

    Almanya'nın yenilgisinin kesinleşmesiyle birlikte Türkiye devleti Turancı ve faşist hareketleri desteklemekten vazgeçti ve Almanya ile siyasi bağlarını kopardı. 1941 yılında "Almanlar saatte 80 km. hızla ilerliyor. Bu durumda Ruslar 1,5 ay zarfında mağlup olabilir. Bu bizim için büyük bir kazanç; Kafkasları alacağız ve nüfusumuz 30 milyon olacak. Ayrıca Bakü petrol bölgesi de bizim olacak" diyen İnönü, bu kez Almanya'ya savaş ilan etmekten çekinmiyordu.

    ORTAKLIK SÜRÜYOR...

    İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesiyle birlikte, NATO ve batılı ülkeler için Türkiye çok önemli bir konuma yükseldi. Türkiye, Sovyetler Birliği'ne karşı batılı ülkelerin Ortadoğu ve Akdeniz bölgesindeki çıkarlarının en önemli savunucusuna dönüştü. Özellikle ABD tarafından silah sanayisini geliştirmek için büyük paralar aktarıldı. Ancak ABD Türkiye'nin bir hammadde kaynağı olarak kalmasını istiyor, kendi hammaddelerini işleyen bir ülke olması için fabrika vb. yapımını desteklemiyordu. Bu rolü süratle Almanya üstlendi. Daha 1949 yılında Almanya ile Türkiye arasında ticaret anlaşmaları imzalandı. Üç yıl sonra Almanya tekrar Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı oldu. 1952-59 arasında MAN, AEG, Siemens gibi büyük Alman sermayesi, bankalar ve sigorta şirketleri Türkiye'de büyük yatırımlar yaptılar. Almanya'dan alınan kredilerle şeker ve çimento fabrikaları inşa edildi. Hitler'in en büyük destekçilerinden olan Krupp şirketi, Karabük'te bir demir-çelik fabrikası inşa etti. 50 milyon Mark tutarında bir başka Alman kredisiyle, Irak-İskenderun arasında bir petrol boru hattı inşa edildi.

    1960 yılında Türkiye'de gerçekleşen askeri darbe, istikrarın sağlanması bakımından Almanya tarafından sevinçle karşılandı. Darbeden üç gün sonra ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya hükümetleri askeri rejimi tanıdılar ve Almanya darbecilere 200 milyon Mark tutarında acil kredi verdi.

    1961 yılında Almanya'da yaşanan ekonomik patlama, ağır bir işsizlik ve enflasyon altında ezilen Türk ve Kürt işçilerinin Almanya'ya akın etmesine neden oldu. İmzalanan çeşitli anlaşmalar sonrasında yüz binlerce Türk ve Kürt işçi Almanya'ya göç etti, burada yoğun bir sömürüye tabi tutuldular.

    Bu arada Türkiye'de yükselen sol muhalefet ve Kürt hareketi, 1971 yılında yeni bir askeri darbeyle ağır bir şekilde ezildi. Darbe hükümeti tarafından ilan edilen sıkıyönetim ve yapılan operasyonlar sonucu sendikalar ve sol partiler kapatıldı, binlerce Kürt "ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşı" eylemlerden hapse atıldı. 1973 ilkbaharında Türkiye hapishanelerinde 10 bin siyasi tutsak vardı. Kürdistan'da ise durum çok daha kötüydü. Diyarbakır ve Siirt'te toplama kampları oluşturuldu ve sadece Diyarbakır'da 5 bin'in üzerinde insan tutuklandı.

    Almanya'nın Türkiye üzerindeki nüfuzu, özellikle de silah satışı, giderek artan bir hızla büyümeye başladı. 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgal ettiği dönemde ABD'nin koyduğu silah ambargosu, başta Almanya olmak üzere İngiltere ve Fransa tarafından delindi. Türkiye hükümeti Almanya'dan leopar tankları, zırhlı araçlar, denizaltıları, savaş gemileri, nakliye araçları, donanma helikopterleri, F-104 savaş uçakları satın aldı. Bu yoğun savaş yatırımı, Türkiye'de diğer sanayi ve tarım yatırımlarının hızla gerilemesine neden oldu. 1976'da işsizlik oranı en az yüzde 20'ye, enflasyon yüzde 50'ye ulaştı. Bu siyasete karşı yükselen işçi mücadelesini bastırmak için faşistler bir kez daha sahneye çıktı. Her şeye rağmen işçi mücadelesi giderek yükseldi ve hükümetin 24 Ocak kararları bir türlü uygulanmaya konamadı.

    11 Eylül 1980'de - beklenenden erken olarak - NATO sonbahar manevrası, olağanüstü halin yürürlükte olduğu Kürdistan'da başlatıldı. manevraya katılan 3 bin askerin bin kadarı Alman askeriydi. 12 Eylül'de, NATO manevrasının başlamasından bir gün sonra, Türk ordusu bir kez daha darbe yaptı ve bir cunta oluşturdu. NATO manevrası, Kürdistan'da oluşabilecek hareketlere karşı cuntanın sırtını kolladı.

    Almanya, bir kez daha darbeyi destekledi. Türk ordusunun Türkiye ve Kürdistan'da uyguladığı ağır terör ve katliamlar, "huzur ve güvenin tesis edilmesi" nedeniyle Alman yöneticilerden övgü aldı. Türkiye'den kaçmaya çalışan insanların Almanya'ya girişinin engellenmesi için vize zorunluluğu getirildi. Darbe hükümetiyle iyi ilişkiler kuruldu, Türkiye'ye silah satışları başladı ve "grevlerin azalması" nedeniyle Alman sermayesi tekrar yatırımlarına başladı.

    İlerleyen dönemde Almanya ile Türkiye egemenleri arasındaki iyi ilişkiler varlığını her zaman korudu. Almanya sendikalarının ve sol kamuoyunun baskısı nedeniyle özellikle Kürt sorunu konusunda bazı gergin anların yaşanmasına karşın, Kürtler hâlâ ağırlıklı olarak Almanya'da ithal edilen silahlarla öldürülmeye devam ediliyor...

    Almanya ile Türkiye arasında var olduğundan söz edilen dostluk, aslında egemen sınıfların dostluğu. Her iki ülkenin egemen sınıfları, örtüşen çıkarları doğrultusunda dünyayı ateşe ve kana boğmaktan, milyonlarca ve milyonlarca işçiyi ve emekçiyi birbirine düşürmekten asla vazgeçmediler.

    Bu dostluk, ne Alman sermayesinin Türk ve Kürt işçileri ölesiye sömürmesine engel oldu, ne de Türk egemenlerinin Almanya'dan aldığı silahları kendi yurttaşlarına çevirmesine...

    ____________________________________________

    (1) (Moltke, Unter dem Halbmond, 1984, S. 258 vd.)

    (2)"Welt am Morgen" gazetesinde yayınlanan makale, 21.11.1898.

    (3) Der Tagesspiegel, 24.4.1997, Kurdistan Rundbrief, 15.5.1998

    (4) Krom, silah sanayinin en önemli hammaddesiydi. Uçak yapımı, tank zırhları ve top yapımı için krom vazgeçilmez önemdeydi. 1929-37 arasındaki dönemde Almanya'nın Türkiye'den yaptığı krom ithalatı yılda 35.000 RM'dan 3,437 milyon RM'a yükselmişti (Glasneck 1968, S. 25). Türkiye, Almanya'ya krom ihracatını ancak müttefik devletlerin ağır baskısı sonucunda 1944 yılında durdurdu.

    Alıntı yapılan: sesonline
    Atilla Dirim, 2 Ağustos 2012

    8
    Crusader Kings II - Rehberler / Crusader Kings II Genel Rehberi
    « : 26 Aralık 2016, 21:23:20 »
    Yeni bir Paradox oyunu olan Crusader Kings 2’yi oynamaya başlayanlar onun ne kadar derin bir içeriğe sahip olduğunu anlamışlardır. Bu rehberde sizlere elimden geldiğince oyun hakkındaki tüm bilgileri basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım – lakin bazıları o kadar basit olmayacaktır elbette. Bölümlere ayıracağım bu rehberin şemasını oyunun tutorial bölümünü ve dijital kılavuzunu esas alarak tasarladım. Dolayısı ile ana hatlarıyla;

    -Arayüz
    -Feodal Sistem
    -Ekonomi
    -Hızlı Tuşlar
       Konsey(Council)
       Yasalar(Laws)
       Teknoloji(Technology)
       Ordu(Military)
       Entrika(Intrique)
       Diplomasi(Diplomacy)
       Din(Religion)
       Karakterler(Characters)

    -Komplo
    -Savaş
       İddia(Claim)
       Savaşskoru(Warscore)
       Gereken(De Jure)

    -Haçlı Seferleri(Crusade)
    -Ordu ve Çatışma
    -Varislik
    -Ek Bölümler




    şeklinde olacaktır. (Listede bulunan herhangi bir konuya doğrudan gitmek için o konunun üzerine tıklamanız yeterlidir. Şu an için hazırlanan bölümler Ara yüz ve Feodal Sistem. Kısa zaman içinde rehberin geri kalanı da sizlerle birlikte olacak. )

    (Burada yazmayıp da başınıza gelen, burada okumanıza rağmen tam olarak çözemediğiniz veya oyunla alakalı başka her türlü sorunuz için murathalilbeyoglu@merlininkazani.com adresine mail atabilirsiniz.)

    Bütün bu bölümler biriyle alakasız yerler olmadığı için anlattığım bölümün ilgili bir başka bölümle olan bağlantısına da olabildiğince değinmeye çalışacağım. Ayrıca bölümlerin de kendine ait alt bölümleri bulunacak. Öte yandan tutorial bölümünde bulunmayan özelliklerle ilgili şeylere de bu rehberde değineceğim.

    Başlamadan önce şunu söylemek isterim ki ben ne kadar size bütün oyunun açıklamaya çalışsam da hepinize mutlaka tutorial’ı bir kere oynamanızı tavsiye ederim.

    İnceleme yazısında da belirttiğim gibi oyunda bir ülke değil bir hanedan seçiyorsunuz. Dolayısı ile seçtiğiniz hanedanın liderinin ülkenin kralı olup olmamasına göre farklı seçenekleri bulunuyor. Örneğin kralın “Taç Kanunları”  (Crown Laws) seçeneklerine erişimi bulunurken sadece derebeyi iseniz  bu seçenekler karşınıza çıkmıyor. Öte yandan aynı konuma sahip kişilerin cinsiyet veya statü gereği farklı isimler alması mümkün.

    Bir hatırlatma da oyundaki ipuçları (Hint) ile alakalı. Bunları mümkün olduğunca açık tutmaya çalışın, ta ki ilgili alanda artık hiç ipucuna ihtiyacınız kalmadığını düşünene kadar. Çünkü öyle bir an geliyor ki bazen çözümü zar zor gözüken bir sorunun aslında çok basit bir alternatifi olabiliyor ve bu ipuçları size onları gösteriyor.

    Yükleme ekranlarında çıkan yazıları dikkatle okuyun, oralarda oyunun hiçbir yerinde söylenmeyen ipuçları ve özellikler anlatılıyor.

    Son olarak imlecinizi bir simge veya yazı üzerinde tuttuğunuzda o konu ile ilgili detaylı bilgi imlecin aşağısında açılıyor bunu unutmayın. Bu şekilde o seçeneğin ne işe yaradığını daha iyi anlayabiliyorsunuz.

    Rehbere arayüz ile başlamayı uygun buldum çünkü burada da sizi rahatlatacak seçenekler mevcut. Şimdi gelin rehberimize geçelim.
    NOT: Bu rehberi daha rahat anlayabilmeniz için rehberi okurken bir yandan da İskoçya Kralı Malcom III’ü seçip oyuna başlamanızı tavsiye ederim.  Nitekim rehberdeki görseller ve anlatılanlar yoğunlukla  onun oyunundan yapılan alıntılardan oluşacaktır.
    Alıntı yapılan: Merlin'in Kazanı
    Crusader Kings II Rehberi - Hazırlayan: Murat Halilbeyoğlu

    9
    Merhabalar, bu mod ile GTA San Andreas Android haritasını Türkiye'de olan yapılara çevirebilirsiniz. Türk araçları, plakaları, polis araçları, yapı türleri eklenmiştir. Ortaköy camii, Kız Kulesi gibi yapılar da mevcuttur.
    Detaylı bilgi ve yenilikler rar içerisinde anlatılmıştır.



    Paylaşımcıları tarafından WebRoot ile taranmıştır ve temiz çıktığı açıklanmıştır.

    Boyut: 555MB
    Sıkıştırma: RAR dosyası
    Platform: GTA San Andreas - Android için uyumludur

    Alıntı yapılan: Full Programlar İndir
    GTA Turk City v3 Mobil Android Mod Full İndir Türkçe



    İNDİRME LİNKLERİ

    Mod yapımcılarına destek olmak için turbobit üzerinden indirebilirsiniz
    Hızlı ve kolayca indirmek için Clodmail üzerinden indirebilirsiniz

    10
    HOI4 - Rehberler / HOI4 - İttifaklar Rehberi
    « : 26 Aralık 2016, 01:35:04 »
    Merhaba, bu rehberde ittifaklar (hizipler) hakkında bilgi edinebilirsiniz.

    İttifak nedir? İttifak sistemi, ittifak üyesi ülkelerin birbirleriyle aynı savaşta savaşabilmelerini, askeri geçiş iznine sahip olabilmelerini, ödünç verme ve kiralama gönderebilmelerini/veya talep edebilmelerini, birbirlerine bağımsızlık garantisi verebilmelerini sağlar. İttifak lideri bir üyeyi ittifaktan kovamaz, ittifak üyeleri birbirleriyle savaşamaz, ittifak üyeleri savaş sırasında ittifaktan çıkamazlar veya lider ittifağı savaş sırasında dağıtamaz.

    Bir ittifağa nasıl girerim? İttifak üyeliğine başvurabilirsiniz, veya ittifak lideri sizi davet edebilir. Tek Oyunculu oyunda YZ, benzer ülkelere düşmansanız ve genelde aynı ideolojide iseniz sizi ittifağına davet eder. İttifak üyesi olabilmek için ideolojinize bağlı olarak belirli bir dünya tansiyonu geçmelidir, ittifak lideri ile ilişkileriniz iyi olmalıdır ve (tercihen) ideolojileriniz aynı olmalıdır. İttifak başvurunuz kabul edilmesi için ittifak lideriyle benzer düşmanlarınız olmalı. (İspanya ile Birleşik Krallık tarihsel olarak ittifak olamaz mesela.)

    İttifak üyelerinin diplomasisi nasıl olur? Oyuncu, kendi ittifakından kimselere savaş açamaz. Demokratik değilse, ittifağı ve ideolojisi dışındaki ülkeleri garantileyemez. YZ, ittifağında olmayan ancak benzer savaşlardaki ülkelere saldırmazlık paktı gönderir. Örneğin Çin olarak oynuyorsanız, 1940'ta tüm Müttefikler size (Birleşik Krallık - Japonya Savaşı dolayısıyla) saldırmazlık paktı gönderir.

    Kendi ittifağımı nasıl kurarım? İttifak kurabilmek için, ideolojiye göre değişen bir dünya tansiyonu limiti vardır. Ayrıca standart olarak ittifak oluşturabilmek için bir ülkenin sizle ittifak yaratmayı kabul etmesi gerekir. Bazı ülkelerde, ittifaklar "Ulusal Odaklarla" oluşturulabilir, veya ittifak oluşturmak için "Ulusal Odaklarla Edinilen" bir milli ruh gerekebilir. Bir devletin tebaasıysanız kendi başınıza bir ittifak oluşturamaz, ustanızın girdiği ittifak dışında da ittifağa giremezsiniz.

    Savaş açtığım ülke, kısa süre sonra niye bir ittifağa katıldı? Eğer hiçbir ittifakta olmayan bir ülkeye, haklı savaş hedefi ile savaş açarsanız bu ülke kendini savunabilmek için müttefik arayacaktır. Savaşa kendi müttefiklerinizi çağırırsanız, bu durum daha da yüksek hızla tetiklenir. Sizin ideolojinize ve kendi ideolojisine göre, düşmanınız olan ülke bir ittifağa katılır. Eğer Türkiye ile oynarken Macaristan'a savaş açarsanız Mihver'e, Yunanistan'a açarsanız Müttefikler'e katıldığını göreceksiniz. Bunun olmaması için ittifağa katılma potansiyelindeki ülkelere dünya tansiyonu %50'yi geçmeden savaş açın.

    İttifakların müdahil olduğu savaş nasıl biter? Tüm savaş (ittifak) üyelerinin başkentlerini ve önemli şehirlerini işgal etmeniz gerekecektir.

    Oyunda başlangıçta hangi ittifaklar var? Oyun başında 3 ittifak vardır. Müttefikler,Komintern,Mihver. Ancak tarihsel olarak oynuyorsanız 1937 yazında İkinci Japon-Çinli Savaşı başladığında Çin Birliği Cephesi adlı dördüncü ittifak oluşacaktır. Tarihsel olmayan bir şekilde, Polonya ile oynarsanız Baltık, Japonya ile oynarsanız Doğan Güneş, İtalya ile oynarsanız Roma İmparatorluğu ittifaklarını ulusal odak ile kurabilirsiniz.

    Savaşa müttefiklerimi nasıl davet ederim? Savaşa müttefiklerinizi çağırmak için savaş açma ekranından "Müttefikleri Çağır" tuşunu onaylayın, veya savaşa girdikten sonra savaş panelinde müttefiğinizin isminin yanında görünen "Çağır" tuşunu tıklayın.

    Okuduğunuz için teşekkürler, eğlenceli bir Dünya Savaşı deneyimi dileğiyle.

    11
    Oyun Rehberleri / [NosTale]SP6 Akınına Katılabilme Kılavuzu
    « : 24 Aralık 2016, 19:15:55 »
    Merhaba Sevgili Nostale Severler,
     Bu klavuzumuzda sizlere Sp6 Uzman kartının nasıl alındığını anlatacağız. Aşağıda resimli ve videolu klavuzumuzdaki adımları tek tek takip ederseniz ve şansınızda yaver giderse Sp6 Uzman kartını alabileceksiniz.
     
     GÖREV YERİNE GİDİŞ YOLU
     Liman Alveus Meydanından Mortaz Taşıyıcısına Gidiniz.

    Liman Alveus Meydanından, Mortaz Çölüne geçeceksiniz.

    1.Gemiden ineceksiniz.
     2.Işınlanma kulesi hemen yan tarafında zaten.Işınlanma kulesine gideceksiniz.
     3.Çöl Kartalı Şehrini seçeceksiniz. 10 000 altın karşılığında Çöl Kartalı Şehrinde olacaksınız.

    Görev yerine vardınız.Görevi Buz Felix'ten alacaksınız.


    Görev Anlatımı:

    1)Buz Felix'ten görev alınır.
     2)Buzlu Ruh Taşı ile konuş.(Buzlu Ruh Taşı nerede? Çöl Kartalı Şehri>Kayıp Çöl>Kaos Bölgesi>Kaos Muhiti)


    3)Buz Felix ile konuş.(Çöl Kartalı Şehri)


    4)Ria akamur ile konuş. (Ria Akamur nerede? Çöl Kartalı şehri > Define avcıları kampı)
     5)100.000 altın Serena'ya öde. (Serena nerede? Çöl Kartalı Şehri>Define avcıları kampı)
     6)Verilen bu görevde bizden bazı canavarları avlamamızı ve görev eşyasını düşürmemizi istiyor. Bunun için sadece bir canavarı avlayıp bir tane düşürebilirsiniz. Size tavsiyem Çöl Kumu Tilkisi avlamanız. Çöl kumu tilkileri kayıp çölde bulunur. (Çöl kumu tilkileri nerede? Çöl Kartalı Şehri > Kayıp çöl)
     7)Buzlu Ruh Taşı ile konuş.
     8)Kasap Velmon ile konuş. (Kasap Velmon nerede? Çöl Kartalı Şehri > Kayıp Çöl > Kaos Bölgesi)
     9)Verilen canavarları avla:
     Gatonun seçkin samurayı x3
     Gatonun seçkin birliğinin suikastçisi x3
     Gatonun seçkin birliğinin keskin nişancısı x3
     Gatonun seçkin birliğinin bombacısı x3
     (Bu canavalar nerede? Çöl Kartalı Şehri > Kayıp Çöl > Gaton Kampı Muhiti > Gaton Kampı)
     10)Komutan Gaton avla ve Kaos bölgesi için saldırı emri topla (Komutan Gaton nerede? Çöl Kartalı Şehri > Kayıp Çöl > Gaton Kampı Muhiti > Gaton Kampı)
     11)Kasap Velmon ile konuş.
     12)Buzlu Ruh Taşı ile konuş.
     13)Verilen uzay zaman taşını tamamla.
     
     Uzay zamandaki canavarların tamamı su elementine sahiptir. Uzay zamandaki canavarlara sadece size tek kullanım için verilen +10 SP6 kartları hasar verecektir. Bu yüzden sadece bu kart ile uzay zamanı tamamlayabilirsiniz. Kart Harita Envanterinizde mevcuttur.
     Uzay zamandaki amaç son odada bulunan Glacerusun Buz Mührü'nü yok etmektir.Uzay zamandaki canavarların tamamı su elementine sahiptir. Bu yüzden size tavsiyem en az 80 su direnci ile uzaya girmenizdir.
     
     14)Buz Felix ile konuş.
     15)Nephy ile konuş.(Nephy nerede? Çöl Kartalı Şehri > Akamur Karargahı)
     16)Nephy'e üç adet buzçiçeği ver. (Buzçiçekleri Donuk Diyarda bulunur. Donuk diyardan toplayabilirsiniz.)
     17)Buzlu Ruh Taşı ile konuş.
     18)Buz Felix ile konuş.
     NOT = Buz Felix ile konuşmak için ayazın parşömeni gereklidir. Bu parşömene sahip olmak için size uzay için verilen +10 SP6 kartınızı envanterinize koymanız ve Buzul Ruh Taşı ile tekrar konuşmanız gerekiyor.
     

    Buz Felix ile konuştuğunuzda size Glacerus Akın Mührü'nü verecektir.                        

    Alıntı yapılan: NosTale TR Resmi Forumu
    SP6 Kılavuzu - Kartlar - NosTale Türkiye Forumu

    12
    Oyun Rehberleri / [Bitefight]Yetenekler Hakkında Bilgilendirme
    « : 23 Aralık 2016, 13:49:04 »
    Güç: Bonus Hasarı arttırır
     
    Savunma: Yaşam enerjisini artırır yetenek puanı başına 300 / Rakiplerin Bonus İsabet Şansını azaltır
     
     Beceriklilik: Bonus İsabet Şansınızı arttırır / İnsan avında etkilidir
     
    Dayanıklılık: Rakiplerin Bonus Hasar özelliğini azaltır / Yaşam enerjisi yenilenmesini her yetenek puanı başına saatte 125 arttırır
     
    Karizma: Aktif kabiliyetlerin(sadece dövüş raundlarında aktif olan kabiliyetlerdir) tetiklenmesi için şansı arttırır (Özel fırsat) / Rakiplerin aktif kabiliyet tetiklenme özel fıtsat şansını azaltır / İnsan avında etkilidir
     
     
    Yetenekleriniz rakiplerin hangi yeteneklerine karşı hareket halinde olur?
     Güç Vs. Dayanıklılık (Hasar verme)
     Beceriklilik Vs. Savunma (İsabet Şansı yükseltme)
     Karizma Vs. Karizma (Kabiliyet Tetiklenmesi şansını yükseltme)
     
     
     Daha çok Bonus Hasar için o kadar daha çok Güç Yeteneğinizi eğitmeniz gerekmektedir.
     
     Dayanıklılık, Savunma ve Karizma sırası ile Bonus Hasar miktarını belirler, Bonus İsabet Şansını belirler, ve aktif Yetenek tetiklemesini etkiler, aynı zamanda rakiplerin özelliklerni de azaltıcı etkiler. Dolayısı ile Yetenek puanları rakibinizin şansını azaltırken sizin şansınızı arttırır.
     
     
     Her atlanan kademede +20 Faliyet puanı hesabınıza aktarılır.   

    Her bir yeteneği kademe atlatmak için ne kadar puan gerektiği, bu bağlantıdaki tabloda görülecektir.

    Alıntı yapılan: ALINTI
    Bitefight Forumlarından Alıntıdır. Tüm hakları Emekli Bitefight BA Ros'a aittir.

    13
    Paradox Interactive / TAŞINDI: -Magicka Wizards Wars- Genel
    « : 23 Aralık 2016, 13:42:10 »
    Bu konu Oyun Rehberleri isimli bölüme taşınmıştır.

    http://paradoxfan.com/forum/index.php?topic=42042.0

    15
    Oyun Rehberleri / [Therian Saga]Sıkça Sorulan Sorular
    « : 20 Aralık 2016, 21:20:54 »
    Oyuna başladım ve kaybolmuş durumdayım. Şimdi ne yapmalıyım?

    Bildiğiniz gibi bu oyun ihtiyaçlarınıza ve ilerleyişinize uygun olarak 1001 türlü imkân sunmaktadır. Therian Saga ekibi, Sıkça sorulan soruları burada bir araya toplayarak oyun stiliniz ya da oyundaki durumunuz ne olursa olsun birçoğunu yanıtlayacaktır.

    Therian Saga'yı buradan oynayabilirsiniz, oyunun %80'i Türkçe ve Türkçe tartışma forumları da var: theriansaga.com
    Therian Saga hakkında soracağınız soruları, oyunun Türkçe forumunda sorabilirsiniz, elimden geldiğince size cevaplayacağım.

    Alıntı yapılan: KONUDAKİ TÜM İÇERİKLER ALINTIDIR
    Sıkça Sorulan Sorular rehberindeki tüm içerikler, Therian Saga Forumlarından alıntıdır.


    Ayrıca, bazı bağlantılarımız yoluyla kullanışlı mesajlara, içeriklere, web sayfalarına ve daha fazlasına ulaşabileceksiniz. Bu sayede sorularınıza kapsamlı yanıtlar almanız mümkün.  Daha fazla bilgi edinmek için bunlara bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

    Bazı soru başlıkları:

    (Yeni başlayan bölümü)

    Buraya ulaştım.  Bazı metinleri okudum ancak daha fazla açıklamaya ihtiyaç duyuyorum ve tam olarak nereye göz atmam gerektiğinden emin değilim. Bana yardım eder misiniz?
    Deneyeceğiz! Bu kısım, sorgularınızın çoğunu kapsayacak şekilde sizin için yapıldı.

    (Sohbet ve mesajlaşma)
    Oynadığım diğer oyunlarda kullandığım mesaj sistemleriyle kıyasladığımda, buradaki sohbet ve mesaj sistemi çok farklı. Bu yüzden kafam karıştı…
    Sakın endişelenmeyin. Bu bölüm, çoğu sorunuza yanıt verecektir.

    (Lanfar ile ilgili sorular)

    Lanfar’a ulaştım ve her şey çok farklı geliyor.
    İhtiyacınız oldukça bu bölümü kontrol edebilirsiniz. Bunun, sadece yeni bir başlangıçtan ibaret olduğunu göreceksiniz.

    (Nostria ile ilgili sorular)
    Nihayet! Nostria işte orada… Kendimle gurur duyuyorum.  Peki ya şimdi?
    Deneyimli oyuncularımız; Nostria macerasına başlamak için hazır hissettiğin anda, kullanışlı pek çok bilgiyi senin için bir listede topladı.

    (Ticaret ve yetenekler)
    Her şey son derece iyi ancak ticaret ile ilgili daha fazla bilgi edinmek istiyorum. Bana yardım edebilecek misiniz?
    Elbette. Lütfen bu bölüme bir göz atın.

    (Savaş bölümü)

    Ticaret çok sıkıcı. Ben savaşmayı severim! Oyun içerisindeki savaş sistemiyle ilgili bana neler söyleyebilirsiniz?
    Burada görebildiğiniz gibi, size pek çok şey söyleyebiliriz.

    (Arsalar ve Yapılar)
    Arsalar, tapular…  İnsanlar devamlı bunlar hakkında konuşuyor fakat ben bu konularda sağlıklı bilgiye bir türlü ulaşamıyorum.
    Arsalar hakkında ihtiyaç duyduğunuz en önemli bilgiler buradadır.

    (Lonca bölümü)

    Kendimi bir loncaya dahil etmenin zamanı geldi.. Acaba var olan bir loncaya mı katılmalı? Yoksa sıfırdan yeni bir lonca mı kurmalı?
    Korkarız bu soruya sadece kendiniz yanıt verebilirsiniz. Ancak en doğru kararı vermenizde size yardımcı olabilmeyi umuyoruz.

    16
    HOI3 - Hikaye ve AAR / TAŞINDI: HOI3 - Devletinizi Yollayın
    « : 20 Aralık 2016, 00:08:23 »
    Bu konu Hearts of Iron III isimli bölüme taşınmıştır.

    http://paradoxfan.com/forum/index.php?topic=40.0

    17
    Europa Universalis IV / Harita renklendirme modu önerisi
    « : 19 Aralık 2016, 15:51:53 »
    Bildiğiniz üzere 1.19'ta siyasi harita renklenmiyor.
    Bana 1.19 moduna uyumlu siyasi harita renklendirici bir mod önerebilir misiniz? Şimdiden teşekkürler.

    18
    Oyun Rehberleri / [NosTale] Ölüler Ülkesi Rehberi
    « : 18 Aralık 2016, 19:13:51 »
    Merhaba maceracılar,
    Bu kılavuzumda sizlere ölüler ülkesi ile ilgili detaylı bilgi vermeye çalışacağım.
    Ölüler ülkesi 55. Lv. üzeri ailesi olan her oyuncunun girebildiği tehlikeli canavarlar ile dolu bol bol tecrübe kazanabileceğiniz belirli saatleri olan bir etkinliktir. Sadece tecrübe değil, belirli bir değerleri olan takılar, teçhizatlar, eldiven ve ayakkabılar, maskeler, iksirler, sp puanı doldurucu kartlar içeren bir ortamdır. Belirli saatlerde belirli kanallarda gerçekleştirilen bu etkinlik siz maceracılar için gayet eğlenceli, kullanışlı, mantıklı tasarlanmıştır. Neredeyse her yeri güçlü canavarlarla doldurulmuştur.
    Ölüler ülkesine;
    Aile üyesi
    55 level üzeri (yeni sistemi)
    Ölüler Ülkesinin açık olduğu saat
    her oyuncu girebilir.
    Ölüler ülkesine gidiş için iki farklı yol vardır;
    Malcolm Mix (Simya Dükkanı), Marvin Magicus (Simya Dükkanı) bunlardan 14.000 altın değerinde alacağınız "Akşamkızılına Işınlanma" eşyası ile otomatik olarak Ölüler ülkesi giriş kapısına gidebilirsiniz.
    Veya şu yolu izleyebilirsiniz Nosville > Nosville Çayırları > Güneşli Çayırlar > Fernon Tapınağı Girişi > Fernon Tapınağı 1 > Fernon Tapınağı U1 > Fernon Tapınağı B2 > Batı Mt. Krem > Doğu Mt. Krem > Mt. Krem Zirvesi > Tankızılı Kayalarıyolu ile de ulaşabilirsiniz. Eğer direk olarak Batı Mt. kreme geçmek isterseniz Nosville ve Liman Alvelus Meydanındaki ışınlanma kuleleri veya yine aynı yerlerde bulunan "Titus Trip" den ışınlanabilirsiniz.
    Ölüler ülkesi belirli saatlerde belirli kanallarda düzenlenir demiştik. Bu saatler ve kanalları şöyledir :
    Kanal 1 (ch1): 15:00 16:30 17:00
    Kanal 2 (ch2): 16:00 17:30 18:00
    Kanal 3 (ch3): 17:00 18:30 19:00
    Kanal 4 (ch4): 18:00 19:30 20:00
    Kanal 5 (ch5): 19:00 20:30 21:00



    Ölüler Ülkesinde ne yapmamız gerekiyor ?
    Beraber hareket etmelisiniz. Herkes dağılırsa çok zorlanırsınız.
    Alttaki süre sayacını devamlı olarak takip etmeli kara boynuzun geleceği dakikaları kaçırmamalısınız.

    Kara Boynuz nedir ?
    Kara Boynuz Ölüler Ülkesi açıldıktan bir buçuk saat sonra beliren ölüler ülkesindeki en güçlü yaratıktır. Kara boynuzun belirmesi ile birlikte kazanılan tecrübe 2 katına çıkar. Eğer kara boynuz kaybolmadan yaratık keserseniz tecrübe 3 katına çıkar. Her dört dakikada bir düşer ve bir dakika kalır.
    Özellikleri :
    85 Lv'dir. Ölüler ülkesindeki en yüksek seviyeli yaratıktır.
    Ateş elementine sahiptir. Ateş özelliği %150'dir.
    Saldırı menzili +3'dür.
    Görünmez şeyleri görebilir. (Hergele ve jajamaru kart)
    Çevredeki 2 hücre birime hasar verebilir. Bu da alan vuruşu var demektir.
    Belirli bir olasılık ile kül düşürür ve bu kül belirli bir olasılık ile baygınlık oluşturur. Bundan kaçınmak için hipopotam şapkası veya maymun şapkası kullanmanız gerekir.
    %97 olasılıkla en son giren kişiyi hedef alır.

    Kara Boynuz geldiğinde neler yapılmalıdır ?
    Kara boynuz geldiğinde tank olacak kişiden daima uzak durulmalı ve herkes oradan uzaklaşana kadar tank kara boynuzu oyalamalıdır. Bir yandan diğer oyunculardan birisi canavarları toplamalı ve diğerleri kesmelidir.
    Herkes kara boynuz sırasında ölüp dışlanmamak için yanında en az bir adet savior iksiri bulundurmalıdır.
    Kara boynuz geldiğinde ölüler ülkesine kimse giremez.
    Savior İksiri nedir ?
    Savior iksiri ölüler ülkesindeki her yaratıktan düşen öldüğünüzde ölüler ülkesinde canı dolu bir şekilde doğmanızı sağlayan iksirdir. Eğer savior iksiriniz yok ise ölüler ülkesi sırasında ölürseniz tekrar ölüler ülkesi giriş kapısına ışınlanırsınız. Savior iksiriniz yok ve kara boynuz geldiğinde öldünüz diyelim. Bu takdirde ölüler ülkesine girişiniz mümkün olmayacaktır.
    Tank nedir ? Ölüler ülkesinde görevi nedir ?
    Tank kara boynuzun vurduğu kişidir. Tank diğer oyuncuların ölmemesi için kara boynuzun kendisine vurmasını sağlar ve diğer oyuncuları kendisinden uzak tutar. Tank olacak kişi ölüler ülkesine herkesten sonra girmeli ve dayanıklı olmalıdır. Ateş dirençli eldiven ve ayakkabı kullanmalıdır ki tavsiyem en az 90 üzeri bir ateş dirençli oyuncunun tank olmasından yanadır. Tank diğer oyunculardan ayrı bir yerde uzakta durmalıdır. Eğer oyuncuların arasına karışırsa kara boynuz alan vuruşu yaptığından saldırı diğer oyunculara da sıçrar.
    Kara boynuz geliş saatini nasıl bilebiliriz ?
    Zamanını tutmak kolaydır. Her 4 dakikada bir gelir. /size]
    Ölüler ülkesi haritası nasıldır ?

    Yalın hali budur.
    Eğer bölümlere ayırırsak ;

    1. Bölüm : Tamamıyla yeniden dirilmiş iskeletlerin olduğu bölümdür. İskeletlerin özellikleri;

    2. Bölüm: Bu bölümde kemik ejderhaları, ateş ejderhaları ve bunların arasına girmiş iskeletler vardır.


    3. Bölüm: Bu bölümde Lander, İskelet, Cehennem Şövalyesi, Ateş ejderhası, Kemik ejderhası vardır. Lod'un en tehlikeli ve en zor kısmıdır.


    Ölüler ülkesinde hangi uzmanlık kartları kullanılmalıdır ?
    Ölüler ülkesinde her kart takılabilir. Ancak buna bir çoğu ailede izin verilmez. En çok iskelet olduğu için herkes ışık elementi uzmanlık kartına sahip olmalıdır. Aksi takdirde hasarınız oldukça düşer.

    Ölüler ülkesinde nasıl bir tecrübe kazanma yolu izlenmelidir ?
    Gruplar ölüler ülkesini yöneten kişi tarafından ayarlanmalıdır. Grubu olmayan oyuncu gelen canavara vurduğunda tecrübe puanı bölünür. Bunu engellemek için mutlaka grup ile ölüler ülkesinde olmanız gerekir. Genel olarak büyücüler atak yapmaz devamlı iyileştirme yapar. Bu yüzden onları atak oyuncular gruplarına alır ve tecrübe kazanmalarını sağlar. Lure (Canavar toplama) yapan kişi canavarlara zor bir şekilde vuracak nedeni ise tüm canavarların ona odaklı olmasıdır. Bu da atakların lure yapan kişiyi gruplarına almasına sebep olur. 3 adet atak aynı grupta çoğu zaman olamaz. Bunları göz önüne alırsak genelde atak çoğunluğu olması gerekir.
    Ölüler ülkesinin hangi bölgesinde kim canavar kesmelidir ?
    Sizlere tavsiyem 84 Lv'e kadar iskelet, kemik ejderhası ve ateş ejderhası keserek tecrübe kazanmanızdan yanadır. Yüksek seviyelere ulaşmadan ölüler ülkesi üst kısımlarına çıkmak anlamsız olur.
    84 Lv sonrası her oyuncu cehennem şövalyesi kısmına yani haritada gösterdiğim 3. bölgeye çıkarak tecrübe kasmalıdır. Alt kısım artık onlara çok az bir tecrübe kazandırmaya başlar.
    Tecrübeyi katlamak için neler yapabilirim ?
    Ancelloandan kutsama, tecrübe yükseltici iksir, tarot oyun kartı, runik, muska bu eşyaları kullanarak tecrübenizi artırabilirsiniz.
    Ölüler ülkesinden hangi eşyalar düşer ?
    Antika ve asil oriharcon takılarının hepsi donuk diyardan düştüğü gibi Ölüler ülkesindende düşer
    Ruhun sihirli asası
    Kuşatma yayı
    Ölüm vurucu
    Alev eldiveni
    Ateş ayakkabıları
    Dalgaların ayakkabısı
    Fırtına eldiveni
    Ölüm eldiveni
    Gölgenin ayakkabıları
    İlahi eldiven
    Işıldayan ayakkabılar
    SP doldurucu kart
    X Maskesi

    Alıntı
    Rehber, saygıdeğer emekli NosTale Wiki Moderatörü Procyon kardeşimden alıntıdır.

    19
    Hikâye Yarışmaları / 1. Hearts of Iron IV Hikaye Komitesi
    « : 18 Aralık 2016, 02:53:29 »
    Bu komite, [2016]1. Hearts of Iron IV Hikaye Yarışmasına hikaye alınmasından ve katılan hikayelerin denetiminden sorumludur.

    Gregory [Yönetici]
    kerem1249 [G.Mod] , Rapper [G.Mod] , Turgay [G.Mod] ,
    FatihTr [HOI4 Bölüm Moderatörü] , hunglasx [HOI4 Bölüm Moderatörü]

    20
    Şimdiden herkese mutlu yıllar dileyerek yarışmayı duyuruyoruz.

    2016 1. HOI4 Hikaye Yarışması başlıyor. Bu yarışmada 2016'nın en iyi HOI4 hikayesini seçiyoruz.
    Yarışmaya Hearts of Iron IV için 2016 yılında hazırlanmış ve tercihen tamamlanmış hikayeler dahil edilecektir. Ödül olarak ise yarışmayı kazanan kullanıcıya istediği Özel Başlık, 1.5 yıllığına profiline eklenecek. Katılım şartları ve Kurallar:
    • 1-) Yazdığınız hikaye forumumuzdaki Hearts of Iron IV Hikaye ve AAR bölümünde mevcut olmalıdır.
    • 2-) Hikayenizi oyun çıkış tarihi 7 Haziran 2016 ile 20 Aralık 2016 arasında kaleme almış olmalısınız.
    • 3-) Hikayede en az 3 bölüm tamamlanmış olmalı ve imlâ hatası çok düşük olmalıdır.
    • 4-) Hikayeyi Global Moderatör-Yönetici yazmamış olmalıdır.
    • 5-) Hikayeniz Yarışma Komitesi üyelerinden biri tarafından konuda açılan ankete dahil edildiyse, ankete sunumu kabul etmiyorsanız bunu beyan etmelisiniz.
    • 6-) Hikaye Oylaması Birincisi, anket sona erdiği tarihten itibaren 11 gün içinde kendisine ozel mesaj ve e-posta ile sorulacak Özel Başlık seçimine bir yanıt vermezse birincilik hakları oylamada ikinci olan üyeye devredilecektir.
    Yarışmaya dahil edilecek hikâyeler 1. Hearts of Iron IV Hikaye Komitesi tarafından 23 Aralık 2016 saat 21:00'a kadar seçilecektir.
    24 Aralık 2016 günü belirsiz bir saatte anket açılacak ve herkes bu yıl en iyi bulduğu HOI4 hikayesine oy verebilecek. Anket, 31 Aralık 2016 saat 15:12'de duracak ve kazanana ödülünü seçmesi için en geç 02 Ocak 2017'de olmak üzere e-posta ve özel mesaj gönderilecek.

    Ankete dahil edilmiş hikayeleri seçenek üzerindeki bağlantılarına tıklayarak okuyabilirsiniz.

    Yarışmaya hikayesinin alınmasını isteyenler Hikaye Komitesi üyelerine özel mesaj atabilir veya konuya yazabilirler. Konu, yarışma hakkında iletişimin aktif olması gerektiğinden yoruma açık kalacaktır.
    Hikaye Komitesi üyeleri Bu Konuda listelenmiştir.

    Sayfa: [1] 2 3