Gönderen Konu: HOI4 - Devletinizi Yollayın!  (Okunma sayısı 41927 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı wintermute

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 53
  • - Memento Mori -
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #480 : 22 Eylül 2017, 21:14:46 »
Hocam focusları nasıl Osman'ın?

Hocam inanılmaz detaylı focusları var. Misal istersen Balkanları bırakıp barışçıl olabiliyorsun. Araplarla barış imkanı var. Libya'da İtalyan işgali sonrası isyana teşvik edebiliyorsun. İngilizler ile savaşırsan Mısır isyanını destekleyebiliyorsun. Ordu modernizasyonu, Jön Türk vs Parlamento feshi tonla focus var. Hatta dünya savaşına katılmak istiyorsan Entente ile anlaşıp İtilaf safına geçebiliyor yahut Alman hayranlığı yapıp Rus kıyılarını topa tutabiliyorsun. "Assert Your Position In Europe"

Üstelik politik focuslar ile bir sivil fabrika, bir askeri fabrika ve toplam 30 army exp kazanabiliyorsun ve üstüne organizasyona bonus da var. "Yeniden silahlanma" focusları. Fransa, Belçika, Rusya ve Almanya'yı hatta Sırbistan ve Avusturya'yı dahi merak ettim. Hepsini deneyeceğim.
Acta est fabula

Çevrimdışı ReistiLs

  • Azab
  • *
  • İleti: 26
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #481 : 28 Eylül 2017, 01:46:40 »
(aç/kapa)

For the Queen!

Çevrimdışı wintermute

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 53
  • - Memento Mori -
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #482 : 28 Eylül 2017, 14:47:34 »
WW1 Modu Osmanlı oyunumun devamı:

Balkan savaşlarından muzaffer ayrılan devletimiz, tüm Balkan ulusları üzerinde egemenlik kurmakla kalmamış, aynı zamanda hafif ve ağır sanayi atılımları da yaparak Avrupai sanayileşme reformlarına ayak uydurmayı denemiştir. Üretim kapasitemizin artmasına ek olarak ordunun ihtiyaç listesi çıkarılmış, Hicaz ilhak edilmiş ve Çöl Kaplanları Ordular Grubu Mısır sınırına konuşlandırılmıştır.

Askeri "ıslahatlar" devrini kapatıp kökten değişimler, yani reformlar ve devrimler hedefleyen yeni anlayış elbette Meclis-i Mebusan'ı şoke etmiştir. Balkan Savaşları sırasında dört cephede savaşan Devlet-i Aliye, batılıların deyimiyle Türkiye, ordu içindeki siyasi kutuplaşmaları dahi süratle çözüme bağlamış ve Jurnal teşkilatı sessiz sedasız faaliyetlerine son vermiştir. Sultan'ın bir hinlik peşinde olup olmadığı anlaşılamasa da halinden memnun mebuslar durumdan istifade edip yasaları peşi sıra geçirmiş, donanma ve havacılık alanlarında Avrupa'yı yakalama namına yeni kalkınma planlarını ve bütçe tasarılarını oylamaya sunmuştur.

Netice olarak denizaltı üretimine son verilmiş, yeni tersanelerin açılışı yapılmış, ilk Drednot denize indirilmiş ve bu ağır savaş gemisini gerek suyun altından gerek üstünden müdafaa eden birer kalkan işlevi görecek Destroyerler de filoya eklenmiştir. Zırhlı ağır kruvazörlerin ilki suya indirildiğinde donanmamız çoktan Boğazlara yapılabilecek her türlü saldırıyı durdurabilecek kapasiteye erişmişti. Takriben 7 harp gemisi ve 11 denizaltıya sahibiz. Üretim kapasitemizin artacağını varsayarak, gelecek on sene içerisinde İtalyanları geçmeyi ve intikamımızı almayı hedefliyoruz-ki tarihimizde ilk defa ülkeyi sabır ve ciddi planlamayla yönettiğimizden ötürü zafere ulaşacağımıza dair inancımız tam.

Hava kuvvetlerine 1910 model keşif/yakın destek uçaklarından 200 adet tahsis edildi. Fabrikalar derhal üretimi değiştirip Fransız ve Cermen uçaklarına rakip olabilecek "Triplane" modeli uçakların seri üretimine geçti. Hava hakimiyeti doktrinini benimseyerek düşük sanayi kapasitemizi bombardıman uçağı ve zeplin üretimiyle parça pinçik edeceğimize tüm kuvvetimizle çelik kanatlıları göklere salmayı hedefliyoruz.

Kara kuvvetlerinde ise ilk zırhlı araç tugayı Mustafa Kemal komutasındaki Ordu'da görevine başladı. Ordu düzeni baştan aşağı ele geçirildi. İstihkam tugayları modern eğitimden geçirilip yeni ekipmanlarla donatıldı, tümenlerin mukavemet kuvveti arttırıldı. Keşif ve İstihbarat birimleri için kameralar tanıtıldı, fotoğraflama ile edinilebilecek bilgilerin daha sağlam olacağına şüphe yoktu. Piyade silahları 1914 model Türk mavzerleri ve yerli üretim makineli tüfeklerle çağa ayak uydurmayı başardı, bu hususta önümüzdeki tek engel üretim ve kaynak sıkıntısıydı. Vaziyet, Osmanlı'nın bir savaşa girmesini iki yıl geciktirecek cinstendi.

Krupp çeliği 1914 model toplar ve 1915'te getirilen güçlendirmeler ile tüm topçu taburları çağın ötesine geçerek Avrupa'nın birincil topçu kuvvetini teşkil etmeyi başardı.

Her tümene bir sıhhiye destek kıtası eklendi, yol şartlarına bağlı olarak atlı yahut motorlu ambulanslar ile çatışmaya girecek askerlerimize ilk müdahalenin cephe hattı ve hemen gerisinde yapılıp derhal toparlanmalarını sağlayacak bu gelişmenin, Balkan Savaşları'nda aynı anda iki cephede taarruz etmemizi imkansızlaştıran devasa insan kayıplarının önüne geçeceğini umuyoruz.

1914 temmuz ayında Darülfünun Fen Bilimleri Fakültesi'nin saygıdeğer Kimyagerlerinden Profesör Dr. Haşim Bey(Halk arasında Galatalı Haşim Hoca) ve ailesi Kırım Harbi sonrası göç etmiş Profesör Doktor Ziya Bey(Kırımlı Ziya Hoca) önderliğindeki sekiz kişilik ekip, kimyasal maddelerin savaş alanında kullanabileceğini keşfetti. İlk fikirleri 1912 sonbaharında, Balkan Savaşları ertesinde filizlenen Araştırma Ekibi, 1913'te ilk denemelerini gerçekleştirdikten sonra tüm dikkatini bu projeye verdi. Kimyasal maddelerin aynı anda hem birçok düşmana hem de geniş bir alana tesir etmedikçe maliyetli ve lüzumsuz olacağını öngörerek maddenin "Gaz" hali üzerinde çalışmalarına ara vermeden devam ettiler. Sonuçta 1914 Temmuz'unda Klor ve Hardal gazları top bataryalarınca kullanılabilecek biçimde mühimmatlara yerleştirildi ve Avusturya Cephe Hattı'na sevk edildi. Hemen sonraki ay yapılan birkaç deney ile beraber aynı ekip tarafından "Gaz Maskeleri" geliştirildi. Bu gizli ve fevkalade ölümcül silahlara bir tek bizim sahip olamayacağımız fikrinden yola çıkarak askerlerimizi kimyasal gazın etkilerinden koruyarak solunum yollarını ve gözlerini sağ salim ayakta tutabilmeyi amaçladılar. Elbette Hardal Gazı'nın deride bıraktığı etkiyi tam kestiremeyen ekip bu konuda herhangi bir önlem alamadı.

Tüm birlikler aynı gün başlamak üzere Batı, Kafkas ve Mısır potansiyel cephe hatlarında siper savaşı ve kimyasal harp tatbikatı gerçekleştirdi. Hava kuvvetleri it dalaşı ve havadan havaya muharebe eğitimi almak üzere otuz pilotu İngiltere'ye eğitime gönderdi ve Osmanlı bu vesile ile İtilaf devletleriyle ilk defa ciddi bir ortaklık/işbirliği babında temasa geçmiş oldu.

Devam eden süreçte 31 Temmuz 1914 tarihinde modernizasyonun henüz yüzde ellisi bitmişken ciddi bir hadise yaşandı. Rusya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na savaş ilan ettiğini duyurdu. Habsburg Hanedanı ile yaşanan bu münakaşanın ciddi bir savaşla sonuçlanacağına kimse inanmazken, Fransa'nın devreye girmesi uzun sürmedi ve Almanya da kardeşlerinin, Avusturya'nın yanında yer aldı. İtalya ve Osmanlı çekingen tavrını muhafaza etti, İngiltere üç gün sonra Fransa'ya olan desteğini resmiyete döküp İttifak güçlerine harp ilan etti. Arada kalmış Belçika ordusunu seferber etti ve istihkamlarını Fransız kurmaylarla ortaklaşa kumanda etmeye gönüllü razı oldu.

Aynı tarihte Fransız Sosyalistlerinden Jean Jaures, geçmişten kavgalı olduğu siyasi grupların "kışkırtmaları"ndan etkilenen aşırı Milliyetçi bir namludan çıkan kurşunlarla hayata veda etti. Cesedinin serildiği Kafe'nin önünde yaşanan anlık panik, cephe hatlarındaki vahşetin bu tek bir kişinin ölümüyle korkuya kapılan halka sıçraması halinde yaşanacak psikolojik çöküşün habercisiydi.

(aç/kapa)

Avusturya, Balkanlardaki askeri hareketliliğimizden kapıldığı kuşkuyla Viyana büyükelçimizi acil durumla çağırdı. Verilen Ültimatom'a göre Osmanlı, Avusturya-Macaristan sınırında en fazla on beş tümen bulunduracağının ve "Avrupa Savaşı" birkaç yılda İttifak zaferiyle sonlandıktan sonra Balkanlardaki siyasi sınırların "stabilize" edilmesine yönelik yapılacak toplantıya oturacaktı. Avusturya, Osmanlı'nın Balkan zaferini tanımamış ve bu konuyu ara ara gündeme getirmişti. Almanya'nın ve İtalya'nın da baskısıyla Osmanlı ültimatoma boyun eğmeye mecbur edildiyse de, Mustafa Kemal'in önerisiyle tümenler "sivil" görünüm altında sınırlarda hazır tutulmaya devam edildi.

Tam bu tarihte Sırplara özel Sevk ve İskan kanunu çıkarıldı. Üç yüz bin Sırp, Bosna Hersek ve Arnavutluk topraklarına yerleştirildi. Makedonya'daki Arnavutlar da bu kanunla arada kaynayarak anavatanlarına sürüldü.

(aç/kapa)

22 Haziran 1915'te Çar Nikolay'ın iktidarı son buldu ve yerine atadığı kişi görevi kabul etmedi. Bolşevikler gitgide silahlanırken Almanya karşısında mağlubiyet üstüne mağlubiyet tadan ve hala doyuma ulaşamayan Rus ordusu tüm bu siyasi kargaşa karşısında ağzını açıp tek laf dahi edemedi. Polisler her gün grevdeki İşçiler tarafından adeta dayak yemekte ve Geçici Hükümet olanlara karşısında çaresizliğini korumakta. Rusya'nın geleceğini Petrograd'da yapılacak kanlı bir Devrim mi çizecek yoksa Çar fikrini değiştirecek mi? Bize zaman gösterecek.

Hatta zaman bile değil, bir ayı zar zor geçen kısa bir bekleyiş dahi bize bu Bolşevik devrimini göstermek için kafiydi. On Ağustos 1915'te Lenin önderliğindeki Komünist Parti, Rusya'da yönetime el koydu ve 15 Ağustos 1915'te Almanya ile Brest-Litovsk andlaşmasını imzalayarak savaştan çekildiğini duyurdu. Ukrayna ve Birleşik Baltık Devletleri başlıca Alman egemenlik alanlarını oluşturuyordu.

Elbette bu acı yenilgiyi ve gelenek düşmanı, Çar ailesinin "katili" yaftasıyla anılan Bolşevikleri hazmedemeyen bir grup Rus General, düşünür, siyasetçi ve Bürokrat gizliden gizliye "Kızıllara karşı Beyaz hareketi" oluşturmak üzere Kırım, Kafkasya, Türkistan ve Sibirya coğrafyalarında örgütlenmeye koyuldu.

(aç/kapa)

Brest-Litovsk andlaşması sonrası sınırlar(Almanya geri kalmış Rus ordusunu tokat manyağı yapsa dahi iyi eğitimli ve harp sanatında Napolyon'dan çıkardığı derslerle gücüne güç katan Fransızlar karşısında ilerleme sağlayamamaktan yakınıyor):

(aç/kapa)

Brest-Litovsk aynı zamanda Osmanlı için de bir kapı araladı: Teşkilat-ı Mahsusa'nın deşifre ettiği gizli kanalla iletilen şifreli diplomatik mesajlar, Osmanlı kuvvetlerinin on gün içerisinde Mısır-Yemen-Omman-Basra Körfezi hatlarında ilerleyişe geçmeleri halinde Balkan mevzusuna ilişkin ültimatomun geçerliliğini yitireceğini, Osmanlı toprak bütünlüğünün tanınacağını ve Mısır başta olmak üzere pek çok vaadi barındırıyordu. Böylesine diplomatik dilden yoksun bir davetiye elbette harpte ve diplomaside geleceği olmayan Almanya'dan başka bir devlet tarafından gönderilmiş olamazdı. Bismarck'ın ölümü sonrası bilhassa Fransızların "idiot" diye tanımladığı Kaiser 2. Wilhelm ile aynı safta yer alacağımıza revolverlerimizle kafamıza sıkmamızın daha çabuk sonuç getireceğini öne süren Mebus Cevdet Paşa, Meclis'i kahkahaya boğdu.

Teklif Meclis-i Mebusan'da oy birliğiyle reddedildi ve İtilaf kuvvetleriyle diplomatik temasa geçildi. Osmanlı ilk başlarda düşük ölçekli bir çatışma tahayyül ederken hedefini ansızın değiştirmişti: Avrupa Savaşı'nı ve devamında yaşanacak bütün istikrarsızlıkları rahatlıkla göğüsleyecek bir ordu, istihbarat, ekonomi, donanma ve diplomasi ağı kurmak için tam bir seneleri vardı.

(aç/kapa)
Acta est fabula

Çevrimiçi kerem1249

  • Strong Turkey, Strong Army
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2045
  • 23 Ekime kadar yoğunum...
    • Profili Görüntüle
    • Wizard101 Türkiye
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #483 : 28 Eylül 2017, 15:06:51 »
İstersen hikaye yaz çok güzel bir anlatım :) Bence İtilaf Devletlerine katıl.

Çevrimdışı wintermute

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 53
  • - Memento Mori -
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #484 : 28 Eylül 2017, 18:29:13 »
İstersen hikaye yaz çok güzel bir anlatım :) Bence İtilaf Devletlerine katıl.

Onun için uzun soluklu bir planım var beklemede kalın...
Acta est fabula

Çevrimdışı Elessar

  • CKII
  • Sekban
  • *
  • İleti: 1023
  • Bunu Merlin'den çaldık. Hırsızız biz.
    • Profili Görüntüle
    • Paradoxfan
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #485 : 01 Ekim 2017, 13:08:03 »
(aç/kapa)
Devamı:
Roma Düşer :smoking:


(aç/kapa)

(aç/kapa)

Modlar uyuy*r y*vrucaklar :fpalm:


Çevrimdışı Heinz Guderian

  • Achtung,Panzer! | CKII
  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 1240
  • Crusader Kings 2 Bölüm Moderatörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #486 : 13 Ekim 2017, 11:43:45 »
İyi oyun, Atatürk portresi de ayrı güzel olmuş.

Çevrimdışı Furkan 65

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 842
  • ''Paradox'a geldim''
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #487 : 13 Ekim 2017, 16:42:55 »
Çok  karizmatik
İstanbulda sevilmeyen 3 şey;
1.Sabah Metrosu
2.Sabahları Boğaz Köprüsü
3.Akşam 6-7 metrobüsü

Çevrimdışı onuray210

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 83
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #488 : Dün, 18:38:31 »
Almanya ile bakalım 4 kez güçlendirilmiş (5 fazla gelir diye yemedi  ;D) Sovyetleri yenebilecekmiyim diye oyun açtım.Yaklaşık 240( bunlardan yaklaşık 3x24 ü tank tümeni Manstein,Rommel ve Guderian komutasında) tümen ve 2500 yakın hava desteği,1000 fighter i1941 temmuzuna kadar bitirdim ve savaş açtım.

240 tümenime karşılık sovyetlerin toplam 400-500 e yakın tümeni vardı(kaç tanesi benim sınırımda bilmiyorum tam) Ama hepsini benim sınıra yığmış.Zırhlı tümenlerimden birini Kuzeye,diğerini merkeze,diğerinide romanyaya gönderdim.Merkezdeki ve Romanyadaki zırhlı birliklere Kievin kuzeyinde birleşmek üzere Blitz emri verdim



ve yaklaşık 80 Sovyet tümenini 4 taraftanda kuşattım.Kuşatılan orduların etrafını 24 tümenle sardım ve öyle bıraktım.(çok kayıp vermemek için yavaş yavaş eriticem) Tank tümenlerinden birini kuzeydeki ordularla birleştirmek için yine blitz emri verdim,diğerini Kiev'i ele geçirsin diye yolladım.

2 tank tümenim kuzeyde birleşti gene ve kuzeydeki yaklaşık 100 sovyet tümenini daha kuşattım.(Sovyetler tüm kuvvetlerini sınıra yığdığı için-normal olarak- hattı bi kere yardınmı tanklar çok hızlı ilerliyor ve karşısına ordu çıkmadan kuşatmayı tamamlayabiliyor)



Sovyet ordusunun büyük çoğunluğunu paketleyince orduları Leningrad Moskova ve Stalingrad doğrultusuna yollayıp çıktım.Gerisine yarın devam ederim artık :D

Ek olarak,güneyde piyadelerim bile 24 sovyet tümenini kuşatmış :D






Çevrimdışı Furkan 65

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 842
  • ''Paradox'a geldim''
    • Profili Görüntüle
Ynt: HOI4 - Devletinizi Yollayın!
« Yanıtla #489 : Dün, 18:57:39 »
Hikaye gibi paylaşımlar geliyor.
İstanbulda sevilmeyen 3 şey;
1.Sabah Metrosu
2.Sabahları Boğaz Köprüsü
3.Akşam 6-7 metrobüsü