Gönderen Konu: MEDENİYETLER TARİHİ: Kartaca İmparatorluğu'na Genel Bakış [Tarihsel Makale]  (Okunma sayısı 6647 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
KARTACA İMPARATORLUĞU
MÖ 650–MÖ 146

~Künye~

MÖ 264'te Kartaca sınırları
Başkent: Kartaca
Dil: Kenanîce
İnanış: Kenanî inancı
Yönetim biçimi: MÖ 308'e kadar monarşi, sonrasında cumhuriyet.
Kral, Sofet
Tarihsel dönem: Eski Çağ
- Kuruluş   MÖ 650
- Yıkılış    MÖ 146

Kartaca İmparatorluğu, sonradan cumhuriyete dönüşen, Kuzey Afrika ve İspanya boyunca yaşayan Fenikeli şehir devletlerinin oluşturduğu, MÖ 650 (anavatanları Tyre şehrinden ayrıldıkları yıl) ile MÖ 146 yılları arasında hüküm sürmüş olan bir monarşidir. Kartaca şehir-devletinin himayesindeki Tyre şehrinin Babil orduları tarafından ele geçirilişinden bir kaç yıl fazla veya az... Şehir, en gelişmiş olduğu dönemlerde, batı Akdeniz'in büyük bir çoğunluğuna hükmediyordu. İmparatorluk, Roma ile sürekli bir çekişme hâlindeydi, bu çekişmeler silsilesi Pön Savaşları olarak adlandırılır. Üçüncü ve son Pön Savaşı'ndan sonra, Kartaca Romalılar tarafından yok edildi ve ele geçirildi. Sonrasında neredeyse imparatorluğun tümü Romalıların eline geçti.

İçerik
1 Fenike Kolonilerinin Kuruluşu
2 Romalılar ile Anlaşma
3 Sicilya Savaşları
   3.1 Birinci Sicilya Savaşı
   3.2 İkinci Sicilya Savaşı
   3.3 Üçüncü Sicilya Savaşı
4 Pirik Savaşı
5 Pön Savaşları
6 Kaynakça


FENİKE KOLONİLERİNİN KURULUŞU


İkinci Pön Savaşı sırasında Kartaca ve sınırları
Tüccar filolarına dinlenme yeri sağlamak, yerel kaynaklar üzerine bir Fenike tekeli oluşturmak veya kendi ticaretlerini yönetmek için, Fenikeliler Akdeniz kıyısı boyunca çok sayıda koloni kurmuşlardır. Akdeniz'in ticaret için uygun olan bölgelerinde Yunan kolonileşmesi korkusu yüzünden ve kendilerini yöneten devletlerin Tire, Sidon ve Biblos şehirlerine vergi ödenmesi ve ticareti canlandırmak için kendi şehirlerini kurma girişimlerinde bulundular.  Fenikeliler kendi başlarına şehir kurmak için çok az nüfusa sahiptiler, her şehirde 1,000 kişiden daha az insan bulunuyordu, fakat Kartaca ve bazı diğer şehirler zamanla dev yerleşim bölgelerine dönüştüler.

Tunus'ta, Fas'ta, Cezayir'de, İberya'da ve Libya'nın küçük bir kısmında yaklaşık olarak 300 koloni kuruldu. Fenikeliler Girit ve Sicilya'nın küçük bölgelerinin yanı sıra, Kıbrıs, Sardunya, Korsika ve Balerik Adaları'nı kontrol ediyorlardı; diğer küçük bölgelerde ise sürekli Yunanlılarla savaşılıyordu. Fenikeliler çok az bir süre Sicilya'nın tamamına hakim oldular. Bütün bölge sonradan Kartacalıların koruması ve himayesi altına girmiştir.

İlk koloniler, İberya'nın, Kuzey Afrika kıyısının, Sicilya'nın, Sardunya'nın ve Balerik Adaları'nın zengin mineral kaynaklarına giden yollar üzerinde kuruldu. Fenike diyarının merkez şehri Tire şehriydi, aynı zamanda ekonomik ve politik bir merkezdi. Şehrin gücü, kuşatmalarla azalmaya başladı ve Büyük İskender tarafından yıkıma uğradı, merkez şehir görevi Sidon'a geçti, aslında Kartacalılara... Her koloni Tire ya da Sidon şehirlerine vergilerini ödüyorlardı, fakat bu şehirlerin koloniler üzerinde bir hakimiyeti yoktu. Bu, çoğunluğu kolonilere ait kasabaları yönetmek için kendi valilerini atamaya başlamasından itibaren değişti. Bu politikanın uygulanması, Pön Savaşları'nda İberya'daki kasabaların bir kaçının Romalıların yanında yer almasıyla sonuçlandı.

ROMALILAR İLE ANLAŞMA

MÖ 509 yılında, Kartaca ve Roma arasında, etkisel ve ticarî aktivitelerin paylaşıldığı bir anlaşma imzalandı. Bu, Kartacalıların Sicilya ve Sardunya üzerinde kurduğu hakimiyeti belirleyen ilk kaynaktır.

MÖ 5. yy'ın başlaması ile Kartacalılar, Roma Cumhuriyeti tarafından yıkılana dek, Batı Akdeniz bölgesinde ticaretin merkezi hâline geldiler. Hadrumetum, Utica ve Kerkouane gibi bir çok Fenike kolonisi sınırlar içerisine dahil edilmiş, Libya kabileleri (Numidya ve Moritanyalılar ile beraber) ülkeye bağlanmış ve günümüz Fas bölgesinden Mısır'a kadar olan kıyı bölgelerini ele geçirilmişti (Cyrenaica hariç, burası Helenistik Mısır'a aitti). Devletin etkisi ayrıca Akdenizdeki Sardunya, Malta, Balerik Adaları ve kıyılarında Motya ve Lilybaeum gibi kalelerin bulunduğu Sicilya'nın batı kısmını da kapsıyordu. İberya yarımadasında da önemli koloniler kurulmuştu. Bu kolonilerin İberya Yarımadası'ndaki etkileri belgelerde yazmaktadır, fakat Hamilkar Barka'nın yaptığı fetihlerden önceki politik etkileri tartışılır.


SİCİLYA SAVAŞLARI

Birinci Sicilya Savaşı

Kartaca'nın ekonomik başarıları ve denizcilikte olan ilerlemeleri, onlara, güçlü bir donanma oluşturma konusunda zemin hazırladı. Bu başarıları, egemenliklerinin büyümesiyle birleşerek, Kartacalıları, Akdeniz'in merkezindeki bir diğer büyük güç olan Sirakuza Yunanları ile savaşma konusunda ileri götürdü.


Roma döneminden kalma Kartaca yıkıntıları.
Kartaca'nın eşiğinde bulunan Sicilya adası, bir çok savaş sahnesine şahit olmuştu. Erken dönemde, Yunanlar ve Fenikeliler bu büyük ada ile ilgilenmeye başlamışlar, adanın kıyısında bir çok koloni ve ticarî merkezler kurmuşlardı, bu ada için yapılan savaşlar bir kaç yüz yıl sürmüştür.

MÖ 480'de, diğer Yunan şehirlerinin desteğini arkasına alan, Sirakuza Yunanlarının tiran lideri Gelo, adayı kendi boyundurluğu altında birleştirmeye çalıştı. Kartaca bu olası tehlikeyi görmezden gelmedi ve Perslerden aldıkları destekle Hamilkar'ın liderliğini yaptığı bir ordu oluşturdu. Millî kimliğinin ona verdiği avantaj sayesinde, Hamilkar'ın ordusu 300,000 askerden oluşuyordu; tabi bu rakamın abartı olmasının yanı sıra olmaması için de bir neden yoktu.

Hamilkar, Sicilya için çıktığı seferde, kötü hava koşullarından dolayı büyük kayıplar verdi. Panormus'a (günümüz Palermo'su) demir atarak, burada 3 gün boyunca ordusunu yenileyip yıpranmış donanmasını tamir ettirdi. Kartacalılar Himera kıyısı boyunca ilerlemeye devam etti ve Himera Savaşı'ndan önce burada kamp kurdular. Hamikar ya savaş esnasında ya da bir intihar girişimi sonucu öldü. Sonuç olarak konsey, barışı sağlayıp eski yönetim biçimleri olan monarşiyi, cumhuriyet ile değiştirdiler.

İkinci Sicilya Savaşı

MÖ 410 ile birlikte Kartaca verdiği ciddi kayıpları telafi etmeye başladı. Günümüz Tunus'unun büyük bir çoğunluğunu ele fethetip güçlenmiş, Kuzey Afrika'da yeni koloniler kurmuş, Hanno Afrika'nın güneyine doğru seferler yapmış ve Himilco, Avrupa Atlantik kıyısı boyunca keşifler yapmıştı. Bu yılda İberya kolonilerinin Kartaca'dan ayrılıp gümüş ve bakır kaynaklarına giden yolu kesmelerine rağmen, Hannibal Mago ve büyük oğlu Hamilcar, Fas ve Senegal'a yapılan fetih yolculuklarının yanı sıra, Sicilya'yı tekrar almak için hazırlıklara başladılar.

Hannibal Mago, MÖ 409'da ordusuyla birlikte Sicilya'ya yol aldı. Selinus ve Himera'daki şehirleri ele geçirdikten sonra savaş ganimetleri ile birlikte Kartaca'ya döndü. Fakat birincil düşman olan Sirakuza'ya halen dokunulmamıştı, bu yüzden MÖ 405'te, Hannibal Mago adayı tekrar almak için bir sefer hazırlığı başlattı. Fakat bu sefer büyük bir direnişle ve şanssızlıkla karşılaştı. Kartaca ordusu, Agrigentum kuşatması sırasında salgın hastalık yüzünden telef olmuş, Hannibal Mago bu durum karşısında yenilgiyi kabul etmişti. Vârisi Himilco, Gela şehrini ele geçirip Dionuysius'un ordusunu yenilgiye uğratmıştı; Sirakuza'nun yeni tiranı, salgın hastalık nedeniyle zayıf düşmüş ve barış anlaşması yapmadan önce Kartaca şehrine getirilmişti.

MÖ 398'de, Dionysius, tekrar eski gücünü kazanıp barış anlaşmasını fesh etmiş, Motya kalesinde Kartacalılara saldırmıştı. Himilco buna, sadece Motya'yı değil, aynı zamanda Messina'yı da alarak sert bir şekilde cevabını vermişti. Sonunda, Sirakuza şehrini kuşatma altına aldı. MÖ 397 yılında kuşatma neredeyse başarılı olacaktı, fakat MÖ 396'da tekrar salgın hastalık baş göstererek Kartaca ordusunu yıkıma uğrattı.

Bu olaylardan sonra Sicilya, Kartaca için bir saplantı haline gelmişti. Geçen altmış yıl sonrasında, Kartacalılar ve Yunanlar, bir dizi savaş ve çatışmada bulundular. MÖ 340'la birlikte, Kartacalılar adanın güneybatısına kadar sıkıştırıldılar ve ada için sıkıntılı bir barış yapmak zorunda kaldılar.


Üçüncü Sicilya Savaşı


MÖ 323'te Akdeniz ülkeleri
MÖ 315'te, Sirakuza tiranı Agathocles, Messene (günümüz Messina'sı) şehrini ele geçirdi. MÖ 311'de Sicilya'daki son Kartaca yerleşimi olan Akragas'ı işgâl ederek barış anlaşmasını fesh etti.

Hanno'nun büyük oğlu Hamilcar, Kartacalılar adına buna cevap vererek büyük bir başarıya ulaştı. MÖ 310'da Sicilya'nın büyük bir kısmını ele geçirmiş, Sirakuza'yı kuşatma altına almıştı. Gözü önmüşlüğün verdiği etkiyle, Agathocles, gizlice 14,000 adam toplayarak anavatanları Afrika'da bulunan Kartaca şehrine doğru yola çıktı. Ve başarılı oldu: Kartaca'nın Hamilkar'a ihtiyacı vardı, ve Sicilya'daki ordusunun bu umulmadık tehlikeyle yüzleşmesi gerekiyordu. MÖ 307'de Agathocles'in ordusu mağlup edildi. Agathocles Sicilya'ya kaçtı ve burada Sirakuza'nın, Sicilya'daki tek Yunan yerleşkesi olduğuna dair bir barış anlaşması yaptı.

Pirik Savaşı


Kartaca'dan bir Trireme mozaiği, Bardo Müzesi, Tunus
MÖ 280 ve 275 yılları arasında, Epirli Pirus batı Akdeniz seferi için iki büyük hazırlık yaptı: biri güney İtalya'daki Roma Cumhuriyeti, diğeri ise Sicilya'daki Kartacalılar içindi.

Pirus, Tarentium'a, Cineaus komutasında 3,000 piyade bulunan bir ordu gönderdi. Pirus ise ana ordusu ile Yunan yarımadasını geçerek Teselyalılar ve Atinalılarla savaştı. Erken dönemdeki başarılarından sonra Pirus, Tarentium'daki ordusuyla kendi ordusunu birleştirdi.

Pirus, İtalya seferi sırasında, adadaki Kartaca hakimiyetine bir son vermek için Agirentum, Sirakuza ve Leontini şehirlerine elçiler göndererek askerî yardım talebinde bulundu. Pirus başarılı oldu, Sicilya şehirlerinden, 200 geminin desteğiyle birlikte tam 20,000 piyade, 3,000 süvari ve 20 savaş fili topladı. Pirus'un Kartacalılar karşı yaptığı Sicilya seferi başarılı oldu ve Kartacalıları buradan attı, Lilybaeum'u alamasa bile sonrasında kale-şehir olan Eryx'i ele geçirdi.

Kartaca, verdiği bu kayıplardan sonra barış isteğinde bulundu, fakat Pirus, Kartacalılar Sicilya adasında hak iddia etmeyi bırakana dek barış isteğini kabul etmeyeceğini söyledi. Plutarch'a göre, Pirus, gözlerini Kartaca şehrinin fethine dikmişti ve bunun için hazırlıklara bile başlamıştı. Sonuç olarak, sefer hazırlıkları sırasında Sicilya şehirlerindeki acımasız tutumu ve ona komplo kurmaya çalışan iki Sicilya valisini idam ettirmesi, Sicilya'dan kaçıp güney İtalya'daki sorunlarla uğraşan Pirus'un, Yunanlılara karşı böylesi bir zafer elde etmesini sağlamıştı.

Pirus'un İtalya'daki seferleri yetersiz kalmış, kısa bir süre sonra Epirus'a kaçmıştı. Bu Kartaca için büyük bir fırsattı. Roma için, onların etkisinde bulunan Magna Graecia'daki kolonileri savunmak için yaptığı bir hataydı. Roma'nın İtalya hakimiyeti ve Romalıların büyük ülkelere karşı kullanabileceği askerî gücü, ileride olacak Pön Savaşları'na zemin hazırlamıştır.


Pön Savaşları


Kartaca sikkesi, MÖ 250, İngiliz Müzesi
MÖ 288'de Agathocles öldüğünde, daha önceden ona hizmet eden bir grup İtalyan paralı askerleri bulunuyordu. Sicilya'yı terketmek yerine, Messana şehrini ele geçirdiler. Kendileri Mamertinliler ("Mars'ın çocukları") diyen bir grup, etraftaki bölgelerde terörist faaliyetler göstermeye başlamıştı.

Mamertinliler, Kartaca için Sirakuza gibi bir tehlike arz etmeye başlamıştı. MÖ 265'te, Pirus'un eski kumandanı II. Hiero ve Sirakuza'nın yeni tiranı, bunlara karşı bir harekat düzenlediler. Büyük bir güçle karşılaşacaklarını anlayan Mamertinliler, iki gruba bölündüler; biri Kartaca'dan yardım isteyecek, bir diğeri ise Romalılardan askerî yardım talebinde bulunacaktı. Romalılar bunu hâlen düşünürken, Kartacalılar hiç düşünmeden Messana'ya bir garnizon ordusu gönderdiler. Kartaca garnizonu şehre girmiş, Kartaca donanması ise Messana limanına doğru yol almaya başlamıştı. Fakat sonra, Kartacalılar Hiero ve ordusu ile anlaşmaya çalıştılar ve Mamertinliler Romalılara tekrar bir elçi gönderip Kartacalıları şehirden atması için yardım isteğinde bulundular.

Hiero'nun bu olaylar içinde oluşu, Kartaca ordularının, Sicilya ve İtalya arasındaki dar kanalı geçmesine vesile olmuştu. Üstelik, Kartaca donanmasının hazır oluşu da kanal üzerindeki hakimiyetlerini ikiye katlamış, bu sayede güçlerini Roma'ya kanıtlamışlardı.


MÖ 200'de Akdeniz ülkeleri
Sonuç olarak Roma topluluğu, paralı askerlerle yaptıkları müttefiklikten memnun olmasalar da, Messana'nın kontrolünün Mamertinlilere geçmesi için yardımda bulundu.

Romalıların Messana'daki Kartaca ordusuna saldırması Pön Savaşları'nı başlatmış oldu. Bir sonraki yüzyıl boyunca, Roma ve Kartaca arasında olan bu üç büyük savaş, Batı uygarlıklarının kaderini belirleyecekti. Bu savaşlar, neredeyse Roma'nın yükselişini durduracak olan ve Hannibal tarafından yapılan seferleri de kapsamaktadır.

MÖ 266/265'te, Romalılar, Regulus'un komutasında, Afrika'ya geldiler ve ilk başlarda aldıkları küçük yenilgilerden sonra, Kartacalılar bu Roma istilasini geri püskürttüler.

Birinci Pön Savaşı'ndan kısa süre sonra, Kartacalılar, Kartaca şehrinin politik yapısını değiştiren büyük bir paralı asker ayaklanması (Barkid ailesini ön plâna çıkaran) ile yüzleştiler, bu ayaklanma Kartaca'nın prestijini sarstığı gibi, Roma'nın Sardunya ve Korsika adalarını ele geçirmesine de neden oldu.

KAYNAKÇA

1. Barcelo, Pedro. Karthago und die Iberische Halbinsel vor den Barkiden, 1988, ISBN 377492354X.
2. Plutarch, Life of Pyrrhus, 22:1–22:3
3. Plutarch, Life of Pyrrhus , 22:4–22:6
4. Plutarch, Life of Pyrrhus , Chapter 23
5. Hoyos, Dexter. Truceless War: Carthage's Fight for Survival, 241 to 237 BC. BRILL, 2007, ISBN 9004160760, p. xiv.


Derleme: http://en.wikipedia.org/wiki/Carthaginian_Empire
Çeviri: Özgün GÖKSU (TuCoT)
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2012, 18:26:44 Gönderen: Ömer »

Çevrimdışı Kül Tigin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 980
  • Pyrrhic Victory
    • Profili Görüntüle
Yine Tucot'tan harika bir çeviri!

Merak ediyorum Tucot, bunları neden çeviriyorsun? Başka bir konuda mı gerekli senin için yoksa sadece forumlara koymak için mi?

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
Hem İngilizcemi geliştirmek, hem Antik Çağ tarihine olan merakımı gidermek, e bir de bunları (varsa) öğrenmek isteyenler için. :)
Bu sayede bir çok yeni terim ve kelime öğreniyorum.
Bir de internet ortamında bu konular hakkında Türkçe yazılı kaynaklar çok az.
« Son Düzenleme: 18 Ağustos 2010, 22:32:33 Gönderen: TuCoT »

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 5829
    • Profili Görüntüle
Evet, Tucot çok önemli bir iş yapıyor. Tarih konusunda gerçekten çok kötü durumdayız. Ne yazıyoruz, ne okuyoruz. Lehçe viki maddeleri Türkçe'yi katlıyor. İnternette doğru düzgün tarih sitesi ya da bloğu yok. Birilerinin bu tarz şeyleri yapması çok olumlu. Bu çevirdiğin başlıkları Türkçe vikiye de geçirirsen çok iyi olur.
« Son Düzenleme: 18 Ağustos 2010, 22:37:20 Gönderen: Annibal »

Çevrimdışı Kül Tigin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 980
  • Pyrrhic Victory
    • Profili Görüntüle
Hem İngilizcemi geliştirmek, hem Antik Çağ tarihine olan merakımı gidermek, e bir de bunları (varsa) öğrenmek isteyenler için. :)
Bu sayede bir çok yeni terim ve kelime öğreniyorum.
Bir de internet ortamında bu konular hakkında Türkçe yazılı kaynaklar çok az.

Bende bir okuyucun olarak takdir ve teşekkür ediyorum. Gelecek çevirilerini bekliyorum. ;)

Çevrimdışı Amiral

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1546
  • Uncle Junior
    • Profili Görüntüle
Evet, Tucot çok önemli bir iş yapıyor. Tarih konusunda gerçekten çok kötü durumdayız. Ne yazıyoruz, ne okuyoruz. Lehçe viki maddeleri Türkçe'yi katlıyor. İnternette doğru düzgün tarih sitesi ya da bloğu yok. Birilerinin bu tarz şeyleri yapması çok olumlu. Bu çevirdiğin başlıkları Türkçe vikiye de geçirirsen çok iyi olur.

Yabancı bloglar var doğru ama Avrupalılar veya Amerikalılar da çok da tarih meraklısı değiller. Yani durum her yerde aynı.
You heard about the Chinese Godfather? He made them an offer they couldn't understand.
-Uncle Junior

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 5829
    • Profili Görüntüle
Şimdi bir ülkede sıradan insanlar elbette tarih meraklısı olmaz. Ancak bir kıyaslama yapıldığı vakit bizde durum çok vahim. Tarihimizi bilmiyoruz, okumuyoruz. Bildiğimiz şeyler de hep böyle olağanüstü şeyler. Yabancıların ise her yerde yazılı kaynakları var. Adamlar okuyor.

Çevrimdışı Loki

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 4607
    • Profili Görüntüle
Paylaştıgın için sağol tucot

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
Önemli değil. Bir ara İskitlerle ilgili bir çeviri de yapmak lâzım.

Çevrimdışı Loki

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 4607
    • Profili Görüntüle
Persleride detaylı ve tarafsız şekilde yazarmısın Özgün ?

Çevrimdışı Kül Tigin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 980
  • Pyrrhic Victory
    • Profili Görüntüle
Şimdi bir ülkede sıradan insanlar elbette tarih meraklısı olmaz. Ancak bir kıyaslama yapıldığı vakit bizde durum çok vahim. Tarihimizi bilmiyoruz, okumuyoruz. Bildiğimiz şeyler de hep böyle olağanüstü şeyler. Yabancıların ise her yerde yazılı kaynakları var. Adamlar okuyor.
Açıkçası katılmıyorum. Akedemik çalışmalar açısında daha ileri bir noktada olabilirler ancak sıradan halk tarihten hiçbir şey anlamıyor. Bizim halkımız yanlış da olsa tarihe dair bir takım bilgilere sahiptir ve öğrenmekten zevk alır ancak Avrupalı ve Amerikalılar bilmiyorlar ve umursamıyorlar.
« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2010, 08:17:57 Gönderen: Kül Tigin »

Çevrimdışı Ömer

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 13066
    • Profili Görüntüle
    • Paradox Interactive Türkiye Forumları
Yine harika bir çalışma olmuş. 1. Pön Savaşı'ndan sonraki olayları da ekleyecek misin?
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri

Çevrimdışı stone417

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 728
  • What does not destroy me,makes me strong
    • Profili Görüntüle
Yine harika bir çalışma olmuş. 1. Pön Savaşı'ndan sonraki olayları da ekleyecek misin?

Evet mesela Hannibal savaşları RTW de oynardık  ;D
Bu arada gerçekten çok faydalı oldu soluksuz okudum teşekkür ederim. tbrk*
« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2010, 09:55:48 Gönderen: stone417 »

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 5829
    • Profili Görüntüle
Açıkçası katılmıyorum. Akedemik çalışmalar açısında daha ileri bir noktada olabilirler ancak sıradan halk tarihten hiçbir şey anlamıyor. Bizim halkımız yanlış da olsa tarihe dair bir takım bilgilere sahiptir ve öğrenmekten zevk alır ancak Avrupalı ve Amerikalılar bilmiyorlar ve umursamıyorlar.

O yüzden mi internet, tarih sitelerinden geçilmiyor? İnsanlarımız yalan-yanlış bilgilerle dolduruluyor? Okul sıralarında öğretilen resmi tarihten başka birşey bilmiyor?
Amerika'da Avrupa'da bu tarz şeylere talep var, talep olan şey de yapılır. Orada basılan kitabın, mevcut internet sitesinin sayısını bizimkiyle kıyas etmeyelim çünkü onlarca yıl gerideyiz.

Çevrimdışı Loki

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 4607
    • Profili Görüntüle
Zaten Kül Tigin gibi düşünmüyordum ama Annibal haklı , katılıyorum...

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
Evet ben bir ara araştırayım dedim, internette tarih ile ilgili Türkçe bir forum vs. var mı diye. 1-2 tane var, onlarda da pek bir şey yok. Gerçekten adam gibi site yok.

Bir de bir yerde duymuştum, dünya üzerindeki yazılı kaynakların henüz %3'ü bile internete aktarılmamış.  rlywrd*
« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2010, 12:43:17 Gönderen: TuCoT »

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 5829
    • Profili Görüntüle
İnternette hergün harika kaynaklar buluyorum ama hepsi yabancı.
Şu an Türkçe yayın yapan en büyük kaynak ne diye sorarsanız hemen söyleyeyim: Vikipedi. E onun hali de malum.
O yüzden diyorum ya çok gerideyiz. Biz de tarih kitapları da pek satmaz. Ancak böyle romanlaştırırsanız falan satar.
Bazı türler ise Türkiye'de yayın olanağı bile bulmaz. Örneğin okçuluğun tarihi ya da atların evcilleştirilmesi ve savaşlarda kullanılmasının tarihi.
Yabancı ülkelerde bunlar hakkında yazılmış sayısız makale ve kitap bulabilirsiniz ama bizim ülkemizde yok ne yazık ki.
O yüzden biz tarihle ilgileniyoruz diye kendimizi kandırmayalım. Vikipedi ve okul kitapları okuyarak, kulaktan dolma bilgilerle tarih öğrenip
tarihle ilgili olduğumuzu söylersek yanlış yaparız.
« Son Düzenleme: 19 Ağustos 2010, 12:35:55 Gönderen: Annibal »

Çevrimdışı Kül Tigin

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 980
  • Pyrrhic Victory
    • Profili Görüntüle
Yapmayın, şimdi bu güzel yabancı sitelere oradaki sıradan insanın sürekli girdiğini mi düşünüyorsunuz? Muhtemelen hayır. Bu tarz sitelerin yazarları da okyyucuları da belirli bir toplumun içine girmiş insanlar. Avrupa ve Amerikadaki insanlar daha İslam medeniyetini buluşlarından veya finlerin orta-asya kökenli oldukların haberi yok(ki bunları internette bazı insanlarla konuşarak teyit ettim.)

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 5829
    • Profili Görüntüle
Kül Tigin ilk mesajımda da dediğim gibi ben bu genellemelere sıradan halkı dahil etmiyorum. Belli bir okur-yazar kitlesinin kültür düzeyinden bahsettim. İslam hakkında bilgileri az demişsin. Bizim ülkemizde hala Aleviler hakkında, mum söndürme hikayelerine ciddi ciddi inananlar var. Kendi insanımızı tanımıyoruz daha, elin Amerikalısı neden İslamı bilmiyor diye suçlamayalım ya da mukayese etmeyelim.