Gönderen Konu: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)  (Okunma sayısı 2159 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #20 : 11 Eylül 2016, 17:07:51 »
Fikirleriniz var ise yorumlarda belirtebilirsiniz


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı Noman Man

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 727
  • Etnik döküntülere geçit yok !
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #21 : 11 Eylül 2016, 18:29:16 »
Hardcore denemesi mi grup denemesi mi yoksa zenci gücü mü bu fikir nedir açıkla bize :)
Paradoxfan gelişiyor..

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #22 : 11 Eylül 2016, 21:37:28 »
yani ?
« Son Düzenleme: 11 Eylül 2016, 22:12:29 Gönderen: Gregory »


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı Noman Man

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 727
  • Etnik döküntülere geçit yok !
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #23 : 11 Eylül 2016, 22:02:32 »
Gaza cihat güzel iyi gidiyorsun hayırlısı  ;D
Hardcore denemesi mi grup denemesi mi yoksa zenci gücü mü bu fikir nedir açıkla bize :)
Paradoxfan gelişiyor..

Çevrimdışı ak_gandalf

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 782
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #24 : 11 Eylül 2016, 22:06:19 »
Umarım iyi sonla biter

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #25 : 11 Eylül 2016, 22:41:58 »


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
Teşkilat 5.Bölüm
« Yanıtla #26 : 14 Eylül 2016, 15:19:40 »
14 Kasım 1914
Cağaloğlu - Umur-i Şarkiye Dairesi Merkez Binası
Kuşçubaşı Eşref,elindeki dosyaları tekrar tekrar inceliyordu.Alt kata indiğinde Teşkilat-ı Mahsusa gönüllülerinden Naci Bey,masasından kalkarak Kuşçubaşı Eşref'in önünü kesti.Naci bey,Kuşçubaşı'na gülümseyerek; ''Yeni görevler mi var kumandanım ?'' diye sordu.Elindeki dosyayı açarak farklı dillerde basılmış fetvanın örneklerini Naci Bey'e uzattı.Naci Bey fetva örneklerini inceledikten sonra gülümsedi ''Peki,nasıl göndereceğiz bunları ?'' diye sordu.
''Heyetler oluşturacağız Naci Bey,bu heyetler bütün İslam coğrafyasına gönderilip İslam davası ile hürriyet fikrini yayacak ve Müslümanları sömürgecilere karşı örgütleyecek.Ancak bunun için gözüpek yiğit alim ve neferler lazımdır bize'' cevabını verdi Kuşçubaşı Eşref Bey.
Ömer Naci Bey,Kuşçubaşı'nın yüzündeki hatlardan onun biraz umutsuz olduğunu hissetmişti.Zaten Teşkilat'ın içinde yer almasının sebeblerinden biri bu idi.İnsanların yüz ifadeleri ve hareketlerinden onların yalan söyleyip söylemediğini anlayabilirdi.Ayrıca Arapça,Fransızca ve İngilizceyi fasih bir dille konuşan bu doktor,Cemiyet'in gizli bir davetiyle vatanı için bu Teşkilat'ta yerini almıştı.Elini çenesinin altına götüren Naci Bey,pala bıyıklarını biraz sıvazladıktan sonra kafasını yukarıya kaldırıp ''Eşref Bey,neden Bab-ı Meşihat'ten adam seçmiyoruz ?''.Kuşçubaşı Naci Bey'e bakarak ''Bab-ı Meşihat'teki o şeyhülislam'ın mason olduğunu bilirsin değil mi ? tıpkı o Maliye Nazırı cavid gibi hainler.Hepsi yahudi hizmetinde,Büyük ayı T-'' Naci bey ''Aman ne diyorsun ? kimseler duymasın bunu Kumandanım yoksa sizin de fermanınıza imzayı atarlar'' diyerek Eşref Bey'in sözünü yarıda kesti.Kuşçubaşı derin bir nefes çekti ''Bak..'' dedi ''Bana yardım et ve bunları gizli tut...Talat Paşa bile bilmemeli.Sadece Enver Paşa,ben ve Teşkilat'ın içinden çıkmamalı bu sır.Adam bulmak için bana biraz yardım lazım.'' Ömer naci gülümseyerek elini  uzunboylu Çerkes'in omuzuna koyarak ''Merak etme Komutanım,sen sadece şunları ver.Heyetleri koruyacak adamları sen seçersin,gerisini bana bırak !'' diyerek Kuşçubası'nın gönlüne bir nebze de olsa su serpti.
--------------------------------------------------
15 Kasım 1914
  Darüşşafaka Lisesi
''Evet çocuklar,yarına kadar hepinizin Nefi'ye ait dört beyitlik bir şiiri ezberlemesini istiyorum.Takılmayıp okuyabilenlerin Edebiyat notunu 8 vereceğim.'' dedi yaşlı adam.Çocuklar bu yaşlı ve güleryüzlü öğretmenlerine veda ettikten sonra kitaplarını alıp sınıftan çıktılar.Uzun sakallı,yaşı yetmişe dayanmış bu takım elbiseli adam eski yazarlardan Ahmet Mithat Efendi idi.Sultan Hamid döneminde pekçok eseri Türk Edebiyatına kazandırmış ancak Abdülhamid tahttan indirildiğinde onunda pabucu dama atılmış.Kafası batının çöpüyle dolmuş kafalara inat milli değerleri savunmuş,Müslümanlar ve Türkler'in içinde bulunduğu buhranlardan nasıl kurtulacağı hakkında onlarca makale yazmıştı.
Çocukları uğurlayan bu yaşlı adam,masasına oturup sarraftan yeni aldığı bir kitabı okumaya başladı.Öyle dalmıştı ki okumaya kapının önündeki davetsiz misafiri görmemişti bile.''Ahmet Mithat Efendi ?'' diye seslendi davetsiz misafir.Mithat Bey kafasını sola çevirdiğinde Ömer Naci Bey'i kapının başında beklerken görür.''Size bir teklifim var Ahmet efendi'' deyip arkasından kapıyı kapattı.
-------------------------------------------------------
15 Kasım 1914
Kuveyt Şehir Merkezi
Kuveyt on yıl önce özerkliğini ilan etmiş olsa da hala Osmanlı Devleti'nin bir vilayeti sayılıyor,askerler Kuveyt'te nizamı sağlıyordu.Şehrin garnizon komutanı Yüzbaşı Ahmet Bey,masasındaki Kuveyt haritasından müstakhem mevzileri kontrol etmekteydi.Ahmet Bey haritayı incelerken büyük bir titreme ve gürültü binayı salladı.Yerinden hemen kalkan Yüzbaşı,pencereden dışarı bakınca koşuşturan askerleri ve duman içindeki şehri gördü.Alt taraftan geçen askerlere durumu sorunca durum anlaşılmıştı;
İngilizler Kuveyt yakınlarına çıkarma yapmış,şehrin eteklerinden toplarıyla ölüm yağdırmaya başlamışlardı.Ahmet Bey elindeki kuvvetleri hemen sokaklarda barikat kurdurarak pozisyon aldırmış,savunmaya geçilmişti.Ancak ağır bombardıman ağır zayiatlar verdirmiş,Osmanlı askerleri teslim olmak zorunda kalmıştı.


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı cemoooo

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1531
  • Friedrich der Große
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #27 : 14 Eylül 2016, 15:35:26 »
Yeni fark ettim, gayet güzel yazıyorsun.
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc

Çevrimdışı BosnianTr

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 988
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #28 : 15 Eylül 2016, 15:56:55 »
Oyunun adı nedir acaba ?

Çevrimdışı Muhafız

  • Mr. Achievement
  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 1025
  • EU4 Moderatörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #29 : 15 Eylül 2016, 16:02:23 »
Napoleon Total War

Çevrimdışı Patlıcan

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 640
  • Iron sword huh? What are you killing, butterflies?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #30 : 16 Eylül 2016, 00:07:26 »
Güzel, takip.
I used to be an adventurer like you... Then I took an arrow in the knee.                                                                                                                                                  So you can cast a few spells? Am I supposed to be impressed?                                                                                                                                                  Let me guess someone stole your sweetrole.                                                                                                                                                  Hey, you mix potions, right? Can you brew me an ale?

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
6.Bölüm
« Yanıtla #31 : 23 Eylül 2016, 18:27:47 »
Afrika'da İlk Kıvılcım
30 Kasım 1914
Sahra Çölü
Sahra Çölü'nün uçsuz bucaksız kumlarında,derin vadilerde hiçbir canlıya rastlanmıyordu.Pekçok yerde kış olsa bile çöl insanı için yaşam değişmezdi.Uçsuz bucaksız saf altın renginde kumlar ve bir fırın gibi kavurucu güneş.
Bu güneşin altında,vadinin ucunda bir kervan belirdi.Uzun bir yolculuktan gelmişlerdi.İstanbul'dan başlayan,kutsal din için yapılan bir yolculuk idi bu.
Bir sırları vardı içlerinde saklı.İstanbul'dan gelen kutsal bir emanet.Ömer Naci elinin tersiyle alnında biriken terleri bir çırpıda siliverdi.Nasıl Dersaadet'ten bu insan fırını çöllere geldiklerini parça parça aklına getirmeye çalışıyordu develeri sonsuz çöllerde yol alırken.Haydarpaşa Garı'ndan başlayan tren yolculuğu Akabe'de son bulmuş,yakın arkadaşları ile sahte hüviyetlere bürünerek Libya'ya develer üzerinde günler süren yolculukla giriş yapmışlardı.Onu daldığı hülyalardan uyandıran yaşlı muharrir Ahmet Mithat'ın dürtmesi oldu.''Evladım uyuma,yoksa devenin altına düşüp paspas olursun'' dedi yaşlı dostu gülerek.Ömer Naci lafı gediğe koymakta gecikmemişti ''Ölsem ne olacak ki ? En azından vatan uğruna gurbet ellerde şehitlik nasib olur,ha cephede ha devenin nalları altında ? hepimiz vatan için buradayız.''

Ahmet Midhat bu yoldaşının cevabına karşılık bir söz söylemedi ve sadece gülümsemekle yetindi.Daha bir kaç hafta önce Darüşşafaka'da öğretmen iken,Teşkilat'ın bir gönüllüsü oluvermişti ve hepsi de Ömer Naci Bey sayesinde idi.Onun ikna etmesi ile ancak bu Teşkilat içinde yer almayı kabul etmişti.
Ömer Naci,kervanın içindeki diğer adamları gözleriyle süzdü.Meşihat Dairesinden Vaiz Hacı Hasan Efendi,on iki teşkilat silahşörü ve Teşkilat'ın Afrika üyelerinden Rehber Abdurrahman kervanın diğer isimleriydi.Rehber Abdurrahman,Libya'yı avucunun içi gibi bilen bir Senusi dervişi idi.Daha önce Trablusgarp Harbi'nde Teşkilat ile tanışmış,onların yanında yerini almıştı.Rehber Abdurrahman'a doğru Ömer Bey devesini sürüverdi ''Daha ne kadar yolumuz var diye sordu ?'' Rehber Abdurrahman Ömer Naci'ye sadece bir günlük yolun kaldığını anlatınca Ömer Nacinin gönlüne ferahlık gelir.

-------------------------------

Trablus Mevkileri
Kumların başka ucunda ise bir can pazarı kurulmuştu.İtalyan kumandanlar ellerinde dürbünler ve masalarında haritalar ile Senusiler üzerine yapacakları hücüm için kıtalarını konuşlandırmakla meşgul oluyorlardı.Libya Valisi Kaneva elindeki haritayı tekrar inceledikten sonra kum tepelerine baktı.Sadece 2 yıl önce işgal ettikleri topraklar pek çok askerinin mezarı olmuştu.Birkaç bin bedevinin yaptığı nerede ve ne zaman çıkacağı kestirilemeyen saldırılar onların kabusu olmuştu.General Kaneva iki taburunun sağ cenaha kaydırılmasını emretti.Plana göre bedevilerin sağ kanadına şiddetli bir taaruz yapılarak onların bozulması sağlanacaktı.Yarbay Andrea'yı bunun için görevlendiren Vali General Kaneva tablasından kalan son sigara kağıdını alıp tütün koyarak sardı.Bu Libya cehenneminde bedevi avlamaktan deliye dönen Kaneva,elindeki kuvvetlerle bir bedevi karargahını sarmış,kurmayları ile çevreyi çadırından seyrediyordu.
Fazla beklemenin kendilerinin aleyhine olduğuna karar veren Kaneva,bütün kuvvetlerine genel taaruz emrini verdirdi.Elindeki sahra topları ağızlarından ateş kusmaya,bedevi çadırlarını paramparça etmeye başlamışlardı bile.İtalyanlar çöl kumlarında bedevi çadırlarına ilerlemeye başlamışlardı.Sunusiler de mevzilendikleri yerden üzerlerine usta bir nişancılıkla ateş ediyor,teker teker hepsini cehenneme yolluyordu.İki tarafta süngülerini takarak birbirleriyle teması beklerken kurşunlar konuşuyor,her iki taraftan biri yere yığılıyordu.
Birkaç dakika sonra boğaz boğaza çarpışma başlamıştı.Yorgun italyan birliklerine karşılık doğuştan çölde büyümüş Sunusiler,İtalyan birliklerinin üzerine bir kartal gibi atladı.Öyle ki bir Senusi bazen iki italyanı birkaç hamlede yere serdiği görülüyordu.



Kaneva dürbünüyle kum tepelerini incelerken gözlerine inanamadı.Birkaç yüz develi bedevi İtalyanların arkasını çevirmiş,onları iki ateş arasında bırakmıştı.Geri çekilen ve onları kovalayan bedevileri gören Kaneva için bir hezimet daha kesinleşmişti.Kendisi ve diğer kalanların esir düşmemesi için geri çekilme emrini istemeye istemeye vermek zorunda kaldı.Bedevi süvarilerin başındaki uzun boylu bedevi kaçan İtalyan askerlerine ve bıraktıkları mühimmatlara baktı.Onları şehit olan arkadaşlarından kalan develere doldururken,şehitleride kumlara gömdüler.İkindi vaktine doğru güneş aşağılara çekilirken Şeyh Ahmed Sunusi de dergaha hareket emrini verdi.

---------------------------------------------

Bingazi - Sunusi Dergahı
Teşkilat üyeleri ertesi günün ikindi vakti dergaha ulaşmışlardı.Sunusiler Halife'nin elçilerini tıpkı bir kral gibi karşılamışlar,onlara tavuk,şerbet ve su ikram etmişlerdi.Onların etrafında pervane oluyor,bir dediklerini iki etmiyorlardı.Ahmet Mithat halinden oldukçe memnun şekilde önündeki tabaktan tavuk yiyiyor,Ömer Naci'nin de keyfi gözünden kaçmıyordu.Karınlarını bir güzel doyuran Ömer Naci ve Ahmet Mithat efendiler,omuzlarına dokunan elle irkildiler.Arkalarında uzun yoldan geldiği anlaşılan bir bedevi Şeyh Ahmet'in geldiğini,heyetin dergaha vardığını duyunca hemen yanlarına getirilmesini emretmişti.Bu iki dost hemen dergahın üstü açık bir salonunun ortasına alındılar.Gökkubbenin yıldızları onlar için kandil olmuş,cızıltı halinde olan mum ışıklarını bile geçmişlerdi.İkisi Yüce Yaratıcının tazim ettiği gökkubeyi izlerken,elinde bastonuyla yaşlı Şeyh Ahmet Sunusi iki yolcu gibi kendisine ayrılan mindere oturmuş,mücahit talebeleri ise ayakta kendilerini bir hilal gibi kuşatmış beklemekteydiler.

Ömer Naci cübbesinde yamaladığı gizli yerden Arapça hattı humayunu çıkardı ve bir tazimle Şeyh Ahmet Sunusi'ye uzattı.Sanki bir sevdiğine kavuşmuş gibi Şeyh,gözleri yaşlı bir şekilde fermanı öpüp başına koydu.Derin bir saygıyla kızıl mührü söküp Halife'nin iradesini fetva ile beraber çevresindekilere okudu.Bütün herkesin gözü yaşlı idi.Dervişler birbirlerine sarılıyor,bazen arapça Halife'ye dualar ediyorlardı.Şeyh Ahmet yanındaki bir dervişten küçük sanduka getirtmesini istedi,dakikalar sonra da dervişin getirdiği sandukaya fermanı tekrar bir saygı ile yerleştirdi.Ahmet Mithat Bey'de Libyalıların bu bağlılığı ve sevinci karşısında hüzünlenmiş onunda gözleri yaşarmıştı.İki yıl önce kendilerinden koparılan bu vatan toprağında hala Emperyalist İtalya'ya karşı bir nefret,Osmanlı'ya karşı bağlılık siyasi olmasa da manen devam etmekteydi.Kendilerini Osmanlı gören Libyalılar,ümmet olmanın önemini kavramış bir millet idi.Ömer Naci'nin Şerefsiz Şerif ismini verdiği Hüseyin gibi yapmıyordu.


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #32 : 23 Eylül 2016, 19:48:45 »
.


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı Patlıcan

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 640
  • Iron sword huh? What are you killing, butterflies?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #33 : 24 Eylül 2016, 00:27:01 »
Şerefsiz Şerif ;D
I used to be an adventurer like you... Then I took an arrow in the knee.                                                                                                                                                  So you can cast a few spells? Am I supposed to be impressed?                                                                                                                                                  Let me guess someone stole your sweetrole.                                                                                                                                                  Hey, you mix potions, right? Can you brew me an ale?

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
7.Bölüm-(Uzun Aradan sonra Güncelleme)
« Yanıtla #34 : 16 Haziran 2017, 11:20:08 »
Uzun bir vakitten sonra tekrar beraberiz Okul falan hikayeyi güncellemeye el vermemişti.

1914 Aralık Ayı- III.Ordu Karargahı
Köprüköy ve Azap muharebeleri sonrası,Enver Paşa Üçüncü Ordu Karargahı'na üstüste telgraf çekerek Rusların üzerine bir an önce karşı saldırı düzenlenmesini emrediyordu.Ahmet İzzet Paşa,bir zamanlar talebesi olan bu hırslı genç Harbiye Nazırı'na fasih ve açık bir dille bu kış kıyamette yapılacak olağan bir karşı taaruz hareketinin intihar olacağını özellikle belirtmişti.En azından bahara kadar beklenmesini,bu zamana kadar Erzurum hattının tutulmasının daha münasip olduğunu Dersaadet'teki Umumi Karargah'a bildirdi.Ahmet İzzet Paşa Umumi Karargah'tan müsbet bir cevap beklerken görevinden alındığı kendisine belirtilince büyük bir şok yaşamıştı.Kendisinin yerine Enver Paşa'nın sözünden hiç çıkmayan Hafız Hakkı Paşa Üçüncü Ordu'nun komutanlığını geçici olarak devralmıştı.Bir kaç gün sonra Ahmet İzzet Paşa,eşyalarını toplamış,gitmek için hazırdı.Son defa karargahın penceresinden talim yapan askerlerine acıyarak baktı.Nasıl acıyamazdı ki ?
Koskoca dünyayı titretmiş,üç kıtayı fethetmiş bu Anadolulu yiğitlerin düzgün bir kışlık kıyafetleri hatta doğru giyecek bir çizmeleri bile yoktu.Enver Paşa'nın delice bir hayal uğruna bu yüzü nurlu gençleri beyaz cehennemin içine atmasını kabullenemiyordu.Ama elinden birşey de gelmiyordu.Bütün çabalarına rağmen yaptığı uyarılar dikkate alınmamıştı.Askerlerden biri yanına gelerek Ahmet İzzet Paşa’yı omuzundan dürterek Enver Paşa ile Almen generallerin Karargah’a geldiğini haber verdi.Derin düşüncelerinden uyanan Ahmet Paşa ayağa kalkıp ceketini giydi.Dışarı çıktığında meşhur öğrencisi Başkumandan Vekili Enver Paşa’yı ikinci komutan Refik Paşa ile konuşurken buldu.İzzet Paşa bavulunu yanına alıp Enver Paşa’nın yanından geçerken ona soğuk bir bakış attıktan sonra arabasına bindi.Arabası kaleden aşağı inerken gönderde dalgalanan aziz bayrağı onun gözlerinden iki damla yaş akmasına sebep olmuştu.
1914 sonları - Libya
Güneş ilk ışıklarını şeker gibi serpiyordu Dergah’ın üzerine.Mücahit müritler sabah ezanının hemen ardından tıpkı Teşkilat’ın çalışan üyeleri gibi işlerine koyulmuşlar,bazısı avluyu temizlerken bazıları da silah ve cephaneleri kontrol ediyordu.Mısır sınırından kaçak olarak sokulan cephaneler ve gelen mücahitler Sunusi mücadelesine taze kan oluyor ve mücadelenin devamlılığını sağlıyordu.Ömer Naci ve Ahmet Mithat efendiler müridlerin atış talimi yaptığı avluda konuşuyorlardı.
‘’Olanları duydun mu Ahmet Midhat ?’’ dedi Ömer Naci ‘’Hayrola ?’’ Midhat Efendi sordu merakla.Ömer Naci derin nefes aldı içinden ‘’Şerefsiz İtalyanlar üç bedevi köyünü yakıp yıkmışlar.Kadın,çocuk,yaşlı demeden herkesi süngülemişler,bazılarını camiye doldurup yakmışlar’’
‘’Tövbe estağfurullah !’’
Ahmet Midhat efendi şok geçirip bir iç çekti ‘’Nereden duydun ?’’
‘’Nereden olacak,müridlerin şans eseri kurtardığı birkaç bedevi aileden,onları geceleyin dergaha getirdiler.Görmeliydin ne aç ve bitkindiler.İki tas çorba ile bir lavaşla karınlarını iyice doyurdular’’ Ömer Naci cevap verdi.
Şeyh Ahmet Sunusi elindeki bastonu yere vurarak onların dikkatini çekti.İki teşkilat üyesi ellerini bağdaştırıp büyük mücahid lidere saygı gösterdi ‘’Ey gözlerimizin süruru Evladı Halife nasılsınız bugün ?’’
‘’Hamdolsun Şeyh Hazretleri,sağlığınıza duacıyız.Müridleriniz silahları develere yüklüyor.Hayrola yeni bir baskın mı var ?’’
Şeyh Senusi gözlerini bir uykudan uyanmış gibi açarak Ömer Naci’ye baktı ‘’Hayır.Bu sefer taaruz var,Katade köyünde General Kaneva’nın yardımcısı ve danışmanı Albay Pavlus karargah kurmuş.Buraya büyük bir saldırı planlıyoruz.Trablus Harbi’nde sizin yaptığınız gayri nizami harb taktiğini uygulayacağız.Köydeki kadın ve çocukları bodrumlara yerleştirip evlerin içinden ateş açılacak.Böylece Pavlus ve diğer İtalyan keferesi çapraz ateş altına almayı planlıyoruz.Eğer Pavlus keferesini ele geçirirsek Kaneva'nın kolunu kırmış ve önemli bilgileri ele geçirmiş olacağız’’

Katade Köyü
General Kaneva'nın yaveri Pavlus elindeki incil'i okuduktan sonra cebine koydu ve gözlüklerle uçsuz bucaksız çölü izledi.Zamanında buraya gelmenin büyük hata olabileceğini hiç aklından geçirmiyordu.Aklına çöl gelince küçükken dinlediği efsanevi Binbir gece masalları geliyordu.Ama gördüğü sadece altın sarısı kumlarla ölüm kusan süvari bedevilerin kapışması idi.
''Karargahtan haber var mı ?''
''Efendim hatlarda bir sorun var,telgraf telleri geçen gün bedeviler tarafından sabotaj edilmişti.Hattı kontrole bir keşif birliği gönderdik''
''Güzel..Buraya biz kedi olup fare avlamaya gelmişken asıl farenin biz olduğunu idrak edemedik.Bu cehenneme hiç gelmemeliydim.''
Pavlus atını yakınında kamp kurdukları Katade köyüne sürdü.Her nasılsa içinde bir tuhaflığın olduğunu hissedetmişti.Bir kaç saniye sonra yanındaki adamlarının çekirge gibi düştüğünü görünce dehşete kapılıp hislerinin yersiz olmadığını anlamıştı bile.Tabancasını alarak atını karargah olarak kullandığı eve doğru sürdü.Ancak bir bedevinin kurşunu atını öldürüp onu yere yuvarlamıştı.Bir asker hemen onu yerden kaldırıp diğerlerinin koruması altında çatılardan bedevilerin ateşi altında evden içeri girdi.Sıcak çatışmalar arasında bedevilerden biri arka taraftan hissettirmeden çatıya tırmandı ve eski bir el bombasını dışarı saldı.Fitilin çıtırtı sesini duyan Pavlus kendini dışarı attı ancak diğerleri o kadar şanslı değildi,bomba ile beraber hepsi ölmüştü.Biraz sendeletikten sonra ayağa kalkan Pavlus etrafının bedevilerle çevrili olduğunu gördü.Silahlar tam başına doğrultulmuştu


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimdışı Sokullu

  • Azab
  • *
  • İleti: 4
  • Rehberimiz Kuran Yolumuz Turan
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #35 : 22 Haziran 2017, 18:14:02 »
.


Hikaye-Osmanlı Devleti'nin son gecesi ve istihbaratçıların savaşı  (Napoleon Total War Hikayesi)

Çevrimiçi kerem1249

  • Strong Turkey, Strong Army
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2053
  • 23 Ekime kadar yoğunum...
    • Profili Görüntüle
    • Wizard101 Türkiye
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #36 : 29 Haziran 2017, 10:49:30 »
Çok eski bir hikaye, merak uyandırdı. Takipteyim. ;)

Çevrimdışı HaylHitler

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 272
  • We will take Jerusalem again!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #37 : 29 Haziran 2017, 14:17:40 »
Yeni gördüm daha, bunun gibi hikayelerin arada kaynaması üzücü.

Çevrimdışı Elessar

  • CKII
  • Sekban
  • *
  • İleti: 1025
  • Bunu Merlin'den çaldık. Hırsızız biz.
    • Profili Görüntüle
    • Paradoxfan
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #38 : 04 Temmuz 2017, 22:57:58 »
9 ay geçmiş gg iyi hikaye idi.
Modlar uyuy*r y*vrucaklar :fpalm:


Çevrimdışı Patlıcan

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 640
  • Iron sword huh? What are you killing, butterflies?
    • Profili Görüntüle
Ynt: Teşkilat-Son Osmanlı Gecesi (NTW-TGW AAR)
« Yanıtla #39 : 03 Eylül 2017, 20:21:52 »
iyiydik.
yeni bölüm gelecekmi?
I used to be an adventurer like you... Then I took an arrow in the knee.                                                                                                                                                  So you can cast a few spells? Am I supposed to be impressed?                                                                                                                                                  Let me guess someone stole your sweetrole.                                                                                                                                                  Hey, you mix potions, right? Can you brew me an ale?