Gönderen Konu: Günümüz Türkçesi İle Ne kadar Zaman Öncesi İle Anlaşabiliriz ?  (Okunma sayısı 425 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BosnianTr

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 991
    • Profili Görüntüle
Uzun süredir aklımda olan bir soru. Günümüzde konuştuğumuz Türkçe ile tarihte hangi döneme gitsek rahatça atalarımızla anlaşabiliriz ? Mesela Fatih Sultan Mehmed zamanı ? Veya Alp Arslan zamanında bu Türkçe mi konuşuluyordu ?

Belgesel izlemeyi seven bir insanım. Atatürkün konuşmalarına denk geldim. Bizimle aynı konuşuyor. Atatürk 1881 doğumlu ve bebekken duya duya öğrendi her bebek gibi. Dememk ki 1880'lerde bizim Türkçemiz konuşuluyormuş.

Veya Mahmut Şevket Paşanın Hareket Ordusuna yaptığı konuşma kaydı :https://www.youtube.com/watch?v=xIRUC8p0t7M

Günümüz Türkçesini kullanan birisi olarak herşeyini anladım, şimdi gelse muhabbet eebiliriz yani :)

Demek istediğim kısaca, günümüz Türkçesi ile nekadar öncesi ile tam anlaşabiliriz ?

Çevrimdışı cemoooo

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1525
  • Flinders Petrie
    • Profili Görüntüle
Oğuzca'nın başlangıcına kadar.
« Son Düzenleme: 12 Ağustos 2016, 14:34:47 Gönderen: cemoooo »
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc

Çevrimiçi Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 5825
    • Profili Görüntüle
Rahatça Kaşgarlı Mahmut zamanına kadar gidebilirsin yani 11. asır. Kaynak olmadığından öncesini pek bilemiyoruz ama biraz daha gidebiliriz diye düşünüyorum. Anadolu kırsalındaki herhangi bir köyde bugün nasıl konuşuluyorsa en aşağı 16. asırda da aynı şekilde konuşuluyordu.

Çevrimdışı GoktugPasa

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 569
    • Profili Görüntüle
Anca Fatih Sultan Mehmet'e kadar felan.

Çevrimdışı HadjiNazmi

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 252
    • Profili Görüntüle
1000 yıl öncesine gitsen kısa bir alışma devresinin ardından rahat konuşursun. Oğuzlarla tabii. Kıpçaklarla değil. Ondan öncesini Oğuzca için pek bilemiyoruz. Yani Köktürk Kitabelerindeki dil Oğuzca'ya ne kadar yakındı bu meçhul. Ama Köktürk devrinde Ötüken'e gitsen anlayamazdın mesela. Kitabelri orijinalinden okumaya kalkarsan görürsün zaten. Çoğu kök ve ek aynıdır ama eğitimini almadıysan neyden bahsettiği anlaşılmaz.

Alışma devresinden kastım da söyleyişteki darlık-genişlik(öyledür/öyledir), damak n'si ya da bazı kelimelerin muhtelif eski versiyonlarına alışmaktan ibaret(gögercin- güvercin misali gibi).

Fatih devrine gitseydin alışma devren çok kısa sürerdi.

O zaman gideyim bari kardeşim. 21.yüzyıl

Ol vakit gideyin bari biraderüm/karındaşum. 15. yüzyıl

Aradaki fark çoğu yerde bu kadardan ibarettir. Ama tabii sarayda yazıcı olamazdın. Onun için burada bu zamanda en azından iyi bir Eski Yazı eğitimi alman gerekirdi. xd.
« Son Düzenleme: 12 Ağustos 2016, 16:42:32 Gönderen: HadjiNazmi »

Çevrimdışı Bakuy

  • CKII
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 611
  • .
    • Profili Görüntüle
Ben de bir soru sorayım:

Eski Türkçedeki -üçüncü tekil şahıs- ol ne zaman o, fiil olan bolmak ne zaman olmak olmuştur? Yoksa bu tarihin bilinmeyen zamanlarında gerçekleşmiş olan Oğuz-Çağatay ayrımı mıdır?

Bir de Orhun Kitabelerini yazanlar Çağatay Türklerinin ataları mıdır? Çünkü Oğuzlardan farklı bir grup olarak bahsediyor.
                 

Çevrimdışı HadjiNazmi

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 252
    • Profili Görüntüle
Ben de bir soru sorayım:

Eski Türkçedeki -üçüncü tekil şahıs- ol ne zaman o, fiil olan bolmak ne zaman olmak olmuştur? Yoksa bu tarihin bilinmeyen zamanlarında gerçekleşmiş olan Oğuz-Çağatay ayrımı mıdır?

Bir de Orhun Kitabelerini yazanlar Çağatay Türklerinin ataları mıdır? Çünkü Oğuzlardan farklı bir grup olarak bahsediyor.

Şahıs zamiri: ol => çoğul (anlar)
İşaret zamirleri: ol, o => (anlar), (olar)

Ol tahminen Yeni Türkçeye geçiş devrinde yani 1700lerde "o" olmuş olabilir. Yukarıya yazıklarım da zaten işaret zamiri olarak "o"nun kullanıldığını gösteriyor. Az kullanılır ama olsun. Ol'dan o2ya geçerken bu işaret zamiri tesirde bulunmuş olabilir. Yalnız bununla ilgili hiç bir şey okumadım söyleyeyim. Benimki sadece tahmin. Ama 1800lere geldiğimizde kişi zamiri olarak "o" kullanılır. Ol kelimesi sırf şekil olsun diye kullanılır haldedir 19. yüzyılda. Normal. Yeni Türkçe devri.

Bolmak ayrı bir vaka. Doğu Türkçesindeki "b" sesleri bizim Batı TÜrkçesinde yani Oğuzca'da ya düşüyor ya da kısıtlı bir kullanım olarak "v"ye dönüyor(Sadece bir kaç örneği vardır bu durumun). Tarihle falan pek ilgisi olan bir şey değil aslında.

birmek=> virmek. gibi. Sadece bu da değil k=> g değişimi gibi pek çok ses değişimi hadisesi var. Bunlar tabii olaylar. Niye oluyor demek tuhaf. Dil değişir. Ha kastın bu Oğuz- Kıpçak şivelerinin ayrımının tezahürü müdür dersen, evet öyledir.

Köktürk Kitabelerini yazanların kim olduğuna gelince. Bu biraz meçhul. Yani hangi boylardan oluştukları falan. Ha bizim aşırı nasyonalist tarihçilerimize sorsan Köktürklerin büyük kısmını Oğuzlar oluşturuyormuş. Kaynak? "Tokuz Okuz" terimi. Kardeşim iyi de bunların kim oldukları hala belli değil ki? Hem yirmi dört boy olan Oğuzlara niye Dokuz Oğuz diyor? Bİr de bunun gibi "Otuz Tatar" geçiyor. Güya onlar da Moğollarmış. Söver misin sayar mısın?

Evet Köktürk Konfederasyonunda Oğuzlar olabilir. Ama bizim bildiğimiz Oğuzlar hiç o kadar Doğuda takılmamışlardı. Olsa olsa Köktürklerin Batı kanadında olabilirler.Etkin miydiler? Meçhul.
« Son Düzenleme: 12 Ağustos 2016, 19:12:35 Gönderen: HadjiNazmi »