Gönderen Konu: Konstantinopolis'in Yağmalanması  (Okunma sayısı 3491 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Karahan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 103
    • Profili Görüntüle
Konstantinopolis'in Yağmalanması
« : 26 Ocak 2011, 10:33:09 »
    Aşağıda dünya genelinde eski ve yeni tarihçilerin eserlerinden alınmış II. Mehmed'in Konstantinopolisi fethettikten sonra askerlerin şehri yağmalamasına dair birkaç bilgi var. Kitap ağırlıklı olarak yabancı tarihçiler, dönemin İtalyan ve Rum vakanüvisleri vs. nin alıntılarından oluşmaktadır. Bu bilgilere göre Türk askeri şehre girdikten sonra terör estirmiş insanları öldürmüş, köleleştirmiş, şehrin mallarını soymuş ve katliyamlar gerçekleştirmiş. Kitabın bu bölümündeki Rum ve İtalyan vakanüvislerin yazdıkları abartılı da olabilir. Aslının olup olmadığı tartışmaya açıktır.
      
    Türk birlikleri iç surdan geçip, Theodosios surlarındaki muhafızları öldürerek ya da etkisiz hale getirerek şehre yayılırken, Theodosios surlarının burçlarında ve Blakhernai Sarayı'nda ay yıldızlı Türk bayrağı dalgalanıyordu. Öğlen olmadan son direniş noktaları da temizlendi; hayatta kalan İtalyanların çoğu Venedik gemilerine kaçıp, Rumları kaderleriyle baş başa bıraktılar. Mehmed söz verdiği gibi, askerlerini serbest bırakıp şehri üç gün yağmalamalarına izin verdi. Rum ve İtalyan vakanüvisler Türk askerlerin köleleştirmedikleri insanları nasıl öldürdüklerini, Haghia Sophia'nın ve diğer kiliselerin kutsal emanetlerini ve hazinelerini alarak buraları nasıl soyduklarını, imparatorluk sarayını ve zenginlerin evlerini nasıl yağmaladıklarını yazarlar. Kritovulos, kuşatma sırasında ve sonrasında yaklaşık 4.000 kişinin öldürüldüğünü ve 50.000'den fazla kişinin, yani şehir nüfusunun neredeyse tamamının köleleştirildiğini söyler.

    Mehmed, kendisine ait olan kamu binalarını yıkmamak koşuluyla askerlere şehri yağmalama izni vermişti. Ama o zamanın anlatımlarından anlaşıldığına göre, Türk kuvvetler yağma, köleleştirme, tecavüz ve katliyamları sırasında şehre epey zarar verdiler. Kritovulos, Mehmed'in fethettiği şehre ilk girdiğinde gördüğü ölüm ve yıkıma gösterdiği tepkiyi yazar.

    Ondan sonra sultan şehre girdi ve etrafını seyrederek şehrin büyüklüğünü, mevkiini, ihtişamını ve güzelliğini, kalabalık ahalisini, letafetini, kiliselerinin ve devlet binalarının paha biçilmez kıymetini gördü... Çok sayıda insanın öldürülmüş olduğunu, harap olan binaları, şehrin viran ve ıssız halini görünce merhamete geldi ve yağma ve tıkım karşısında az pişmanlık duymadı.  "Nasıl bir şehri yağmaya ve yıkıma terk etmişiz." diye canı gönülden ah çekerken gözlerinden yaş aktı.(Kritovulos, s. 76-7.)

   Sultan II. Mehmed şehri aldığı gün, 29 Mayıs 1453 tarihinin ikindi vaktinde, bir zafer alayıyla Edirne Kapı'dan şehre girdi. Kapıdan geçerken, askerler onu Fatih ilan ettiler; kendisi daha sonra da bu adla anılacaktı. Türkler bu şehre Konstantiniye diyorlardı; ama fetihten sonra adı İstanbul oldu; İstanbul, "şehirde", "şehre" anlamına gelen Rumca "eis tin polin" sözcüğünün bozulmuş şeklidir.

  Edirne Kapı'daki bir tabela Fatih'in muzaffer girişini, XVII. yüzyıl Türk seyyahı Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde tasvir ettiği sahneyi kaydeder: "Koca Fatih örf-i izafetiyle ayağında gök rengi çizmesiyle katıra binip elinde Muhammed'in kılıcını kaldırıp ' Koma gaziler! Huda'ya hamdolsunki Fatih-i Konstantiniye oldunuz' deyu pür-silah yetmiş seksen bin güzide asker ile Konstantin sarayına yürüdü"(Evliya Çelebi, cilt I, Bölüm I, s. 43-44)

  Mehmedi Mese ya da Orta Yol olarak bilinen, Altıncı Tepe'den eski Byzantion akropolünün bulunduğu Birinci Tepe'ye giden Roma yolundan şehre girdi. Yolu takip edip Haghia Sophia'ya, Büyük İlahi Bilgelik Kilisesi'ne(Great Church of the Divine Wisdom) geldi. Konstantinopolis halkı bir gece önce kiliseyi doldurmuş, asla gelmeye ilahi kurtuluş için dua ediyorlardı; o sabah Türk askerler içeri girince, cemaatin bir bölümü öldürüldü, diğerleri de köleleştirildiler.

Kaynak: John Freely, Büyük Türk(Kitap II. Mehmed hakkında modern bir biyografi olması amacıyla yazılmış, yazarın kendi deyişiyle: "... Bu kitapta bunu yapmaya koyuluyorum; fetihlerinden çok şahsın kendine yoğunlaşılacak, ama Rönesans'ın şafağındaki Avrupa'ya etkisiyle birlikte parlak askeri kariyeri de ayrıntısıyla betimlenecek."
« Son Düzenleme: 26 Ocak 2011, 11:21:17 Gönderen: Karahan »

Çevrimdışı HeroSK

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 712
  • Subutai - Destroyer of Nations
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #1 : 26 Ocak 2011, 11:09:24 »
Çok güzel bir yazı, teşekkürler. Yalnız bu yazıyı faklı kaynaklardan alarak kendin mi bu hale getirdin yoksa ilk baştaki yorum kısmı hariç diğer tarafını başka yerden mi aldın bunu belirdirsen güzel olur.
g]

Çevrimdışı Karahan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 103
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #2 : 26 Ocak 2011, 11:13:36 »
Çok güzel bir yazı, teşekkürler. Yalnız bu yazıyı faklı kaynaklardan alarak kendin mi bu hale getirdin yoksa ilk baştaki yorum kısmı hariç diğer tarafını başka yerden mi aldın bunu belirdirsen güzel olur.


Başlangıçtaki benim yorumumdu. Geriye kalan kısım kitaptan alındı. Kitapta yazarın kendi kattıkları ve pek çok farklı milletten tarihçinin eserlerinden alıntılarla oluşuyor.

Çevrimdışı HeroSK

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 712
  • Subutai - Destroyer of Nations
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #3 : 26 Ocak 2011, 11:16:10 »
Demek istediğim oydu. Yazarını ve kitabı altına ekleyip oradan alıntıdır dersen daha güzel olur.
g]

Çevrimdışı Karahan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 103
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #4 : 26 Ocak 2011, 11:21:49 »
Demek istediğim oydu. Yazarını ve kitabı altına ekleyip oradan alıntıdır dersen daha güzel olur.


Evet haklısın. Şimdi düzelttim.

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Paşa
  • *
  • İleti: 5829
  • Baba kaçar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #5 : 26 Ocak 2011, 11:46:44 »
Güzel yazı ama 50,000 kişinin köleleştirilmesi iddiası abartının Allahı. Şehir zaten 50,000 kişi. Bütün şehri köleleştirmek gibi birşey olmaz. Üstelik 50,000 köle ülke ihtiyacının çok çok üstünde. Onların %90'ı satılamaz, elde kalır. Bunun yanında fetihten hemen sonra İstanbul'da yapılan sayımda şehir nüfusu 47,000'dir, yani o çapta bir köleleştirme olmadığı açık. Şehir, Fatih'in büyük çabalarıyla 40 sene içerisinde nüfusunu yaklaşık ikiye katlıyor. Yaklaşık 40,000 yeni insan şehre yerleştiriliyor.

Şehrin zenginliği meselesine gelirsek büyük bir palavradır bu. Şehir zengin değildi bilakis fakirlikten kırılıyordu. 1204'teki Haçlılar şehrin zenginliğine çok büyük darbe vurmuş, bir daha da o parlak günlere dönememişti. Fetihten evvelki İstanbul'u donatan o saraylar, mabetler, sarnıçlar bakımsızlıktan dökülüyordu. Şehir fetihten sonra kendine geldi desek yeridir. 40 senede nüfusunu ikiye katlıyor. Bir 40 sene sonra daha nüfusu 400,000'e çıkıyor. İstanbul'un fethi bir yıkım değil, aksine bir kurtuluştur. Tabi İstanbul'u canlandırmak için toplanan vergiler de halkı canından bezdirmiştir.
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"

Çevrimdışı Amiral

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1546
  • Uncle Junior
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #6 : 26 Ocak 2011, 12:55:01 »
Okuduğum bir kitapta Fatih'in yaşlıları şehirden sürdüğünü, yeniçerilerin de yağma için birbirleriyle savaştığını yazıyordu. Bunlar abartıdır diye düşünüyorum ama olmayacak da değil.
You heard about the Chinese Godfather? He made them an offer they couldn't understand.
-Uncle Junior

Çevrimdışı Karahan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 103
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #7 : 26 Ocak 2011, 13:17:00 »
Güzel yazı ama 50,000 kişinin köleleştirilmesi iddiası abartının Allahı. Şehir zaten 50,000 kişi. Bütün şehri köleleştirmek gibi birşey olmaz. Üstelik 50,000 köle ülke ihtiyacının çok çok üstünde. Onların %90'ı satılamaz, elde kalır. Bunun yanında fetihten hemen sonra İstanbul'da yapılan sayımda şehir nüfusu 47,000'dir, yani o çapta bir köleleştirme olmadığı açık. Şehir, Fatih'in büyük çabalarıyla 40 sene içerisinde nüfusunu yaklaşık ikiye katlıyor. Yaklaşık 40,000 yeni insan şehre yerleştiriliyor.

Şehrin zenginliği meselesine gelirsek büyük bir palavradır bu. Şehir zengin değildi bilakis fakirlikten kırılıyordu. 1204'teki Haçlılar şehrin zenginliğine çok büyük darbe vurmuş, bir daha da o parlak günlere dönememişti. Fetihten evvelki İstanbul'u donatan o saraylar, mabetler, sarnıçlar bakımsızlıktan dökülüyordu. Şehir fetihten sonra kendine geldi desek yeridir. 40 senede nüfusunu ikiye katlıyor. Bir 40 sene sonra daha nüfusu 400,000'e çıkıyor. İstanbul'un fethi bir yıkım değil, aksine bir kurtuluştur. Tabi İstanbul'u canlandırmak için toplanan vergiler de halkı canından bezdirmiştir.

Evet, elbette abartılar var köleleştirme konusunda haklısın. Yazıda onu görünce bende çok şaşırmıştım ve inanmamıştım. Zaten üstede kısa bir yorumumu koydum. Zenginlik konusundada  haklısın ama sanırım yazıda bahsettiği şehrin geçmişten beri gelen zenginliği yapısı, eserleri vb. Yağma konusunda askerlerin neler yaptığını bilemezsin tabi ama yukarıda geçen olayların olmasıda mümkün, sonuçta adı üstünde yağma. Bazı yerlerde II. Mehmed'in yağmayı görmemek için Edirne'ye gittiği, sonra şehre dönünce gördükleri yüzünden gözyaşı döktüğüde söyleniyor.
« Son Düzenleme: 26 Ocak 2011, 13:18:28 Gönderen: Karahan »

Çevrimdışı HeroSK

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 712
  • Subutai - Destroyer of Nations
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #8 : 26 Ocak 2011, 13:50:52 »
Güzel yazı ama 50,000 kişinin köleleştirilmesi iddiası abartının Allahı.

Sen abartı görmemişsin. Amerikalı asker kökenli bir yazarın yazdığı bir kitapta Kanuni'nin Mohaç Savaşını kazandıktan sonra 2.000.000 (yazıyla : İKİ MİLYON) köleyle İstanbul'a geri döndüğünü yazıyor. :)
g]

Çevrimdışı Karahan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 103
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #9 : 26 Ocak 2011, 14:03:21 »
Sen abartı görmemişsin. Amerikalı asker kökenli bir yazarın yazdığı bir kitapta Kanuni'nin Mohaç Savaşını kazandıktan sonra 2.000.000 (yazıyla : İKİ MİLYON) köleyle İstanbul'a geri döndüğünü yazıyor. :)


Artık ne diyeyim neresinden uydurduysa onu. :D Sırf böyle adamlar yüzünden tarihte sayı konusunda neye güveneceğini şaşırıyor insan. En basitinden vikipedide bile bir savaşın farklı dillerdeki varyasyonlarındaki rakamların birbirleriyle alakaları yok.

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Paşa
  • *
  • İleti: 5829
  • Baba kaçar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #10 : 26 Ocak 2011, 14:11:05 »
Sen abartı görmemişsin. Amerikalı asker kökenli bir yazarın yazdığı bir kitapta Kanuni'nin Mohaç Savaşını kazandıktan sonra 2.000.000 (yazıyla : İKİ MİLYON) köleyle İstanbul'a geri döndüğünü yazıyor. :)
Sen bana anlatmıştın onu ;D
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"

Çevrimdışı Emperor

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1573
  • The Mad Baron
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #11 : 26 Ocak 2011, 14:13:40 »
Yağma ve köle alma olabilir ama bu kadar büyük çapta değildir. Tamam orduya sırf yağma için katılanlar bile var, ama sonuçta şehir alındıktan sonra tekrar eski günlerine döndürülmesi için çok uğraşılmış. Galata'dan vs. Ceneviz gemileri ile Ege adalarına kaçan Rumlar, Cenevizliler vs. özellikle geri çağırılmış ve onlara bir zarar gelmeyeceği belirtilmiş. Şehir yeniden imar edilmeye başlanmış. Bunun gibi birçok çalışma yapılmış. Sonuçta buradaki amacın şehri yeniden canlandırmak ve eski günlerine döndürmek amacı olduğu görülüyor. Bana göre yazılanlar kısmen doğru ama biraz abartı olduğunu düşünyorum.
Heyder Baba, göyler bütün dumandı,
Günlerimiz birbirinden yamandı,
Birbirizden ayrılmayın, amandı,
Yakşılığı elimizden alıblar,
Yakşı bizi yaman güne salıblar!

ottoman

  • Ziyaretçi
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #12 : 26 Ocak 2011, 14:41:52 »
Osmanlı, Macaristanı topraklarına kattığı zaman ülke de yaşı çok küçük olan savaşlarda öksüz ve yetim kalan çoçukları yetiştirmek için alıkoyduğunu okumuştum. Ama sayısı kesinlikle  iki milyon değil 25 bin di.

Çevrimdışı Karahan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 103
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #13 : 26 Ocak 2011, 14:45:06 »
Yağma ve köle alma olabilir ama bu kadar büyük çapta değildir. Tamam orduya sırf yağma için katılanlar bile var, ama sonuçta şehir alındıktan sonra tekrar eski günlerine döndürülmesi için çok uğraşılmış. Galata'dan vs. Ceneviz gemileri ile Ege adalarına kaçan Rumlar, Cenevizliler vs. özellikle geri çağırılmış ve onlara bir zarar gelmeyeceği belirtilmiş. Şehir yeniden imar edilmeye başlanmış. Bunun gibi birçok çalışma yapılmış. Sonuçta buradaki amacın şehri yeniden canlandırmak ve eski günlerine döndürmek amacı olduğu görülüyor. Bana göre yazılanlar kısmen doğru ama biraz abartı olduğunu düşünyorum.

Evet abartı olması mümkün. Zaten II. Mehmed'in de yağma konusunda pişman olduğu yazıyor. Gayrimüslimlerin geri çağrılmasıda kendisinin istediği merkeziyetçi imparatorluğu sadece Şeriat ve Savaşla kuramayacağını, iyi bir devlet teşilatlanmasınında gerektiğini bildiği için bu adamlardan yararlanıyor. Yukarıdaki yazıda padişahın ağladığını yazan Kritovulos Gökçeada'nın yöneticisi ve bir tarihçiydi. Hatta fetihten sonra Gökçeada'yı Türklere verip II. Mehmed'in emrinde olduğunu söylemiş. İstanbulun fethiyle başlayan bir tarih eseri yapmış. Bunu Fatih'e de sunmuş. Sanırım yukarıdaki Kritovulos alıntıları ondan olsa gerek. O devirde zaten askerler ganimet için savaşlara katılıyor desek yeridir.
« Son Düzenleme: 14 Nisan 2011, 23:00:37 Gönderen: Karahan »

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Paşa
  • *
  • İleti: 5829
  • Baba kaçar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Konstantinopolis'in Yağmalanması
« Yanıtla #14 : 26 Ocak 2011, 16:25:40 »
Kritovoulos önemli bir tarihçidir.
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"