Gönderen Konu: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)  (Okunma sayısı 14831 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« : 05 Şubat 2010, 19:13:19 »
14 Mayıs 1948'de, İsrail Devleti'nin kurulmasından hemen birkaç saat sonra genel bir Arap taarruzu ve dolayısıyla Arap-İsrail Savaşı başladı. Gerilla mücâdelesi şeklinde başlayan savaş, Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan, Irak ve Suudi Arabistan'ın da katılmasıyla büyümüş ve sekiz ay kadar devam ettikten sonra 7 Ocak 1949'da Rodos Adası'nda imzalanan ateşkes anlaşmasıyla son bulmuştur.[5]

Mısır, Irak, Lübnan, Suriye ve Ürdün orduları, İsrail'e operasyonlar yapmaya başladılar. Sayı bakımından üstün olmasına rağmen Arap devletleri, diplomatik olarak çöküntü içindeydiler. Özellikle savaş stratejisinin olmaması, Arap devletlerini çok uğraştıracaktı. İsrail ise henüz bir düzenli ordu kuramamıştı. Silahlarını Çekoslovakya'dan getirtiyorlardı. Ayrıca dış politikada ABD ve SSCB'yi arkalarına almışlardı. Diplomatik süreçte İsrail'e sorun çıkarabilecek tek ülke vardı: İngiltere. Ancak onlar da tüm askerlerini aylar öncesinden çekmişlerdi.

Arap orduları, Mısır Kralı Faruk ve Ürdün Kralı Abdullah tarafından komuta ediliyordu. Ancak bu iki kralın da stratejileri farklıydı. Bu nedenle komuta sorununu çözmek için Amman yakınlarında bir araya geldiler..

Mısır, stratejik öneme sahip Gazze şeridini işgal etmişti. Kral Abdullah, dinî ve siyâsî öneme sahip Eski Kudüs'ü işgal ederken; İsrail, Jaffa, Galiee ve Nazarreth'i almıştı.O sırada Mısır ordusu, Negev'i alarak İsrail ile bağlantısını kesti. Kral Abdullah'ın ordusu, Doğu Kudüs'ü ele geçirmiş; ama daha ileri gidememişti. Ancak Arap ordusu, kısa sürede yorulmuştu. İsrail ordusu, harekete geçti. Kısa sürede ilerleyen İsrail, güneyi ele geçirdi. Hatta Süveyş'e inmek bile istemişti. Ancak İngiliz ordularının Süveyş'te bulunduğu haberi, onları durdurmaya yetti.[2]

Bu savaşta Mısır, Ürdün, Suriye ve Irak kuvvetleri, üç yönden saldırıya geçerek önemli ilerlemeler kaydettiler. Ancak Batılı güçlerin İsrail'i desteklemesi üzerine savaş, Arapların aleyhine dönüştü. Ayrıca İsrail, savaş sırasında Sovyetler Birliği'nden de önemli oranda yardım aldı.[4] İşin ilginç tarafı, Amerika, yeni İsrail devletini 14 Mayıs günü tanıdığı halde, Sovyet Rusya, Arap-İsrail savaşının çıkmasından iki gün sonra tanıdı. Yani Sovyetler, açıkça Araplar'a karşı cephe almış oluyorlardı. Kaldı ki, bununla da yetinmediler. İngiltere ve Amerika, savaş çıkar çıkmaz Filistin kıyılarını abluka altına alıp, Filistin'e silah sevkıyatına ambargo koydukları halde; Sovyetler, kurdukları bir hava köprüsü vasıtası ile Çekoslovakya'dan Yahudilere hafif toplar ve otomatik silahlar sevk etmeye başladı.[6]

İsrail, Sovyetler'den gelen uçaklarla Ürdün ve Suriye'nin başkentlerine saldırdı ve bu saldırılarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İsrail, savaş sonunda 1947'de taksim planı ile elde ettiği %56'lık Filistin toprağını % 78'e çıkardı. Yahudi zulmü altında yaşamak istemeyen 700.000 Filistinli, evlerini terk etmek zorunda kalarak komşu ülkelere veya Arapların yoğun olduğu bölgelere sığındılar. Yurtlarını terk eden Filistinlilerden 250.000'i, Gazze'ye yerleştirildi. Filistinlilerin başka ülkelere göçü ve Yahudilerin Filistin'de gün geçtikçe artan nüfusu, demografik yapının bölgenin asıl yerleşik halkı olan Araplar aleyhine dönüşmesine neden oldu ve bugüne kadar süregelen Filistinli mülteciler sorunu başladı.[4]

Arap - İsrail savaşı bir yıl kadar sürdü, İsrail'in ancak 75.000 kişilik muntazam bir ordusu olmasına ve beş Arap devletinin saldırısına uğramasına rağmen, Araplar her yerde ağır yenilgiye uğradılar. İçlerinde en iyi dövüşeni, Ürdün ordusu oldu.

Savaş çıktığı andan itibaren Birleşmiş Milletler de bir ateşkes sağlamak için taraflar arasında aracılık çabalarına girişti. Bu çabalara, Arapların beceriksizliği ve yenilgileri de eklenince, Arap ülkeleri için İsrail ateşkes imzalamaktan başka çare kalmadı. İsrail Mısır ateşkes anlaşması, 24 Şubat 1949'da Rodos'ta, İsrail- Lübnan ateşkes anlaşması 23 Mart 1949 da Ras-en-Nakura'da, İsrail-Ürdün ateşkesi 3 Nisan 1949'da Rodos'ta ve İsrail-Suriye ateşkesi de 20 Temmuz 1949 da Manahayim'de imzalandı. Irak'ın İsrail ile sınırı olmadığı için herhangi bir ateşkes anlaşması imzalaması da söz konusu olmadı.[6]

Filistin'i kurtarma amacıyla savaşa girmiş olan Ürdün, Batı Şeria'ya; Mısır da Gazze Şeridi'ne asker yığdı. Sina'nın büyük bir kısmı, İsrail'in işgâli altında kaldı. Kudüs'ün kontrolü ise, batıda İsrail, doğuda Ürdün arasında bölündü.

1948 savaşı sonrasında savaşa katılan Arap ülkelerinde siyâsî rejim değişikliğine varan karışıklıklar yaşandı. En önemli değişiklik, Mısır'da gerçekleşti. Mısır'da Kral Faruk bir darbe ile tahttan indirilerek yerine General Necib getirildi.

Savaştan en karlı çıkan taraf, İsrail oldu. 1914'te 85.000, 1943'te 539.000 , 1946'da 608.000, 1947'de 650.000 olan Filistin'deki Yahudi nüfusu, savaş sonrası anlaşmaların imzalandığı 1949 yılında 758.000'e ulaştı. Ürdün de İsrail'den sonra en çok toprak kazanan ülke oldu.[4]

Savaş bitmişti; ama etkisi ve uzantıları, etkin bir biçimde sürüyordu. Özellikle Kral Abdullah'ın Arap Devletler Birliği'ndeki sert çıkışları, Arap devletleri arasında gerginliğe yol açmıştı. Arap devletler arasında en büyük askerî güce sahip Mısır ve Ürdün, otorite savaşına başlamışlardı. Arap Devletler Birliği, şimdiki Filistin'de yeni bir devlet kurulmasını isterken Kral Abdullah ise arta kalan İsrail'den arta kalan toprakların Ürdün'e katılmasını istiyordu.

Birleşmiş Devletler ise çok daha farklı bir konuyla,Kudüs'ün tarafsız kalması için uğraşıyordu. Kudüs'teki İsrail ordusunun şehri boşaltmasını istiyorlardı. Bazı Arap devletleri de bu teklifi destekliyordu. Kral Abdullah için, Kudüs ve kentteki önemli camileri kontrol alında tutması, Filistin'de konumunu sağlamlaştırmak için şarttı. Her şeye rağmen Arap Devletler Birliği, 1949 yılının Ekim'inde yaptıkları bir açıklamayla Kudüs'ün tarafsız kalmasına karşı çıkıyorlardı. Bu geçen sürede Kral Abdullah, garip diplomatik açılımlara başlamıştı. İsrail ile yakınlaşan Kral Abdullah, özellikle Mısır ile zıtlaşmaya başladı. İsrail ile anlaşarak Gazze'ye bir hat çekilmesini dahi teklif eden Kral Abdullah, Mısır'da çıkan bir gazete tarafından Arapların ve İslam'ın düşmanı olarak gösteriliyordu.[2]

İsrail, Arap ülkelerinin tepkisine rağmen 23 Ocak 1950'de Kudüs'ü başkent ilan etti. Bunun üzerine Arap ülkeleri, İsrail ile ateşkes anlaşması imzalamış olmalarına rağmen barış anlaşması yapmaya yanaşmadılar. 17 Haziran 1950'de aralarında askerî ittifaklar yaptılar. Diğer yandan Batılı güçlerin Araplara ambargo uygularken, İsrail'i desteklemeleri, gerginliği iyice arttırdı. 25 Mayıs 1950'de ABD, İngiltere ve Fransa tarafından "Üçlü Bildiri" ilan edildi. Söz konusu bildiri, "Ortadoğu'da güven ve istikrar uğruna çalışan Batılı bir ülke" oluşu itibariyle İsrail'in himayesini ve korunmasını kapsamaktaydı. Bu, Batılı devletlerin İsrail'in bölgede gerçekleştirdiği bütün eylemlerin ardında olduğunu ve gerektiğinde İsrail'i desteklemekten geri kalmayacaklarını açıkça deklare eden bir durumdu.[7]

Kral Abdullah, 20 Temmuz 1951'de, Kudüs'teki El-Aksa Camii'nde suikaste kurban gidiyordu. Tahta geçen oğlu Hüseyin, 11 Ağustos 1952'de kral olduğunda; Ürdün'ün nüfusunun üçte ikisi, kaçak Filistinlilerden oluşuyordu. Bu Filistinliler, Ürdün ekonomisini birkaç yıl içinde paramparça edip İsrail'in Ortadoğu'nun lideri haline gelmesini sağlayacaklardı...

............

Ve sonuç olarak;

İsrail, şu anda hem askerî hem de ekonomik olarak dünya devleri arasında. Bunun sebebi, çok açık: Yaptıkları olağanüstü diplomatik etkileşimler... Tüm Arap devletlerinin birleştiği halde yenemedikleri İsrail, savaş sırasında iç ve dış olarak her zaman müttefikleriyle iyi geçindi. ABD ve SSCB'yi yanlarına almaları demek, dünyanın %90'ını yanınıza çekmek demektir. Bu günlerde Gazze'ye yapılan operasyona hiçbir ülke ses çıkarmamaktadır.Çünkü İsrail, tüm dünyada olağanüstü lobi çalışması yürüten bir ülkedir.[2]
Kaynaklar

[1] tr.wikipedia.org/wiki/Arap-İsrail_Savaşları
[2] www.farklitarih.com/2008/12/bitmeyen-savafilistin-israil-sava1948.html
[3] Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, "Filistin Meselesi ve Arap -İsrail Savaşları (1948-1988)",  Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1991, s. 483-485.
[4] tr.wikipedia.org/wiki/1948_Arap-İsrail_Savaşı
[5] ansiklopedi.turkcebilgi.com/1948_Arap-İsrail_Savaşı
[6] Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, a.g.e., s. 485-488.
[7] home.arcor.de/filistin/filistinin/islamidonem/israildevleti/birinciarapisrailsavasi.html

Çevrimdışı Anatole France

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2813
  • Macht geht vor Recht
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #1 : 05 Şubat 2010, 20:09:50 »
Modern OrtaDoğu tarihine meraklıysan eğer boş ver internet sitelerini.
Cleveland adlı yazarın pek çok üniversitede kitap olarak okutulan ModernOrtadoğunun Tarihini tavsiye ederim.
Taa İslamiyetin Doğuşundan Körfez Savaşına kadar.
Özelikle 1925 sonrası çok ayrıntılı.
Mısır, İran, Ürdün, İran, Türkiye... hepsi 1925'ten iyi bir şekilde anlatılmış.
1925 öncesi de Osmanlı ve Safaviler üzerinde durmuş yazar ancak geniş kapsamlı bir Safevi ve Osmanlı kaynağı olarak gösterilemez.
Denn nur Eisen kann uns retten...

Çevrimdışı Serhan

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 100
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #2 : 05 Şubat 2010, 20:16:45 »
İsrailin 6 arap devleti ve destekçilerini sovyet ve ingiliz-abd destekçileriyle çöle gömdüğü savaş.Takdire şayan taktikleri vardır israilin.İsrail kurulduktan 6 saat sonra savaş ilan eden arap devletlerinin milli hislerimi canlandı nedir.Yallah ya arap el hücum dedileler saldırdılar beğenmediler sınırı yallah ya arap Allah Allah kaç dediler.Bunlar kadar savaştan anlamayan bir millet görmedim.Bi peygamberimiz ve 4 halife zamanında doğru düzgün örgütlenmişler.Ondan sonrası fıs.Emevisi fatimisi bidahada toparlanamamışlar.Hep sömürge olmuşlar.Yahudilerde öyle nere gitse tekme yemiş.Ama asla kültürünü dilini unutmamış.Hep içinde saklamışlar kinini.Bizi sürdüler diye.Şimdide kusuyolar.
Aptallıktan başka günah yoktur.

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Paşa
  • *
  • İleti: 5829
  • Baba kaçar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #3 : 05 Şubat 2010, 20:20:59 »
kutsal toprakları da biz kurtardık, biz koruduk, biz yönettik.
çok tembel bir millet.
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"

Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #4 : 05 Şubat 2010, 20:23:33 »
Modern OrtaDoğu tarihine meraklıysan eğer boş ver internet sitelerini.
Cleveland adlı yazarın pek çok üniversitede kitap olarak okutulan ModernOrtadoğunun Tarihini tavsiye ederim.
Taa İslamiyetin Doğuşundan Körfez Savaşına kadar.
Özelikle 1925 sonrası çok ayrıntılı.
Mısır, İran, Ürdün, İran, Türkiye... hepsi 1925'ten iyi bir şekilde anlatılmış.
1925 öncesi de Osmanlı ve Safaviler üzerinde durmuş yazar ancak geniş kapsamlı bir Safevi ve Osmanlı kaynağı olarak gösterilemez.
Tavsiye için saol ;)

Çevrimdışı KHAN

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1262
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #5 : 05 Şubat 2010, 20:27:03 »
Bana göre Arap Devletlerinin hatası 1948-49 savaşında yenildilkten sonra, Sovyet silah tüccarlarının gazına gelip 3 kere daha İsraille savaşa girmeleri oldu

Hem çok önemli toprakları kaybettiler, hemde İsrail'i saldıran değil savunan konumuna getirerek "de jure" olarak bölgedeki varlığını onayladılar

Sovyetlerde her savaşta yok olan Arap Ordularının techizatlarını milyarlarca dolar karşılığında yeniden donattı
« Son Düzenleme: 05 Şubat 2010, 20:27:44 Gönderen: KHAN »

Çevrimdışı Anatole France

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2813
  • Macht geht vor Recht
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #6 : 05 Şubat 2010, 20:29:11 »
Bana göre Arap Devletlerinin hatası 1948-49 savaşında yenildilkten sonra, Sovyet silah tüccarlarının gazına gelip 3 kere daha İsraille savaşa girmeleri oldu

Hem çok önemli toprakları kaybettiler, hemde İsrail'i saldıran değil savunan konumuna getirerek "de jure" olarak bölgedeki varlığını onayladılar

Sovyetlerde her savaşta yok olan Arap Ordularının techizatlarını milyarlarca dolar karşılığında yeniden donattı
Peki sence Rusya da ilerde Sovyet stratejisi izler mi? Amerikan yalısı İsrail'e karşı, Arap örgütleri?
Ya da şu an böyle bir stratejileri var mı?
Denn nur Eisen kann uns retten...

Çevrimdışı hafuyu

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 287
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #7 : 05 Şubat 2010, 20:35:41 »
Bu ayki Ntv tarihte türk-israil dostluğunu anlatıyor. Orda da savaşların yakınından geçmiş

Çevrimdışı KHAN

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1262
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #8 : 05 Şubat 2010, 20:36:17 »
@Anatole France

Hayır 1978 Camp David Anlaşmasıyla Mısır-İsrail Barışının sağlanması,1982 Lübnan savaşı ve Afganistanın işgaliyle Ortadoğu'da etkileri azaldı

Asıl vurucu nokta ise 1985 yılında Suudi Arabistan'ın petrol fiyatlarını büyük miktarda düşürerek Sovyetlerin petrol gelirlerini büyük miktarda düşürmesi oldu, bu Sovyetlerin çöküşünde başat sebeplerden birisi.

Zaten 1990'daki çöküşten itibaren iç sorunlarıyla boğuşan Rusya'nın bu stratejiyi izlemesi mümkün değil

Rusya'nın şu anki stratejisi İsrail karşıtı olmadan Araplarla iyi geçinmek, bir petrol krizi daha istemiyorlar çünkü bu sefer ekonomileri tamamen çöker.

Geçen yıl Körfez monarşileriyle yaptıkları anlaşmalarla Doğalgaz karteli oluşturma yolunda büyük adım attılar, şuanda Arap devletleriyle ilişkileri yanlız enerji alanında, zaten Araplar silahlarını artık ABD'den alıyor
« Son Düzenleme: 05 Şubat 2010, 20:37:09 Gönderen: KHAN »

Çevrimdışı BosnianTr

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 988
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #9 : 08 Şubat 2010, 21:57:57 »
israilin en sevdiğim yönü birsürü arap devletini daha yeni bir devlet olduğu halde yenmesidir.

Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #10 : 13 Şubat 2010, 14:24:43 »
Hizbullah 2006 yılında İsrailin havasını söndürdü merak etmeyin ;)

Çevrimdışı Annibal

  • Crazy Horse Archer
  • Paşa
  • *
  • İleti: 5829
  • Baba kaçar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #11 : 13 Şubat 2010, 15:01:07 »
lübnanın yarısı yok oldu, bu mu havasını söndürmek?
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"

Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #12 : 13 Şubat 2010, 15:35:50 »
İsrail oraya neden girdi Hizbullahı yoketmek için ama yapabildimi hayır şimdi Hizbullah eskisinden daha güçlü

Çevrimdışı Veletiz

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1125
  • Tharex
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #13 : 13 Şubat 2010, 15:46:39 »
Kendine müslüman diyen yobazlar , dinin lideri olmuş. Sonumuz hayr olsun.
Hayırlı forumlar ve elveda ...

Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #14 : 13 Şubat 2010, 15:57:28 »
Kim yobaz Hizbullahtan bahsediyorsan senin İranın destekliyor onu söyliyim

Çevrimdışı FurkanBey

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1457
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #15 : 13 Şubat 2010, 16:06:17 »
Kim dinin lideri ya öf saçmalamayın.Müslüman dünyası olsun Hristiyan dünyası olsun herkes biliyor bu adamların gerçek Müslüman olmadığını.İşlerine geldiği için kıvırıyorlar.

Çevrimdışı Anatole France

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2813
  • Macht geht vor Recht
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #16 : 13 Şubat 2010, 17:31:55 »
Hizbullah ne zaman "Ben İslam'ın lideriyim." dedi. Ya da ne zaman Amerika, Almanya vs. gibiyerlrde terör eylemi yaptı. Hizbullah'ı ElKaide zannetmeyin.
Denn nur Eisen kann uns retten...

Çevrimdışı FurkanBey

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1457
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #17 : 13 Şubat 2010, 17:33:21 »
Konu sadece Hizbullah olmaktan çıktı ama dediğin doğru abi.Hizbullah Avrupa'da eylem yapmıyor.

Çevrimdışı PANZER GENERAL

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6971
  • MR.KEY
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #18 : 13 Şubat 2010, 17:36:17 »
Lübnan Hizbullahının kendi toprakları dışında eylemi olmamıştır ama İran Hizbullahı lideri eğer ABD bize saldırırsa savaşı Amerikaya taşırız demiştir

Çevrimdışı Veletiz

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1125
  • Tharex
    • Profili Görüntüle
Ynt: 1. Arap-İsrail Savaşı (1948-1949)
« Yanıtla #19 : 13 Şubat 2010, 17:44:18 »
Lafımı gerçekten çok uğraşarak farklı şekilde anlamışsınız tebrikler.

Ordaki kinaye , Hizbullah , elkaide gibi kendi halkına zarar veren artık islamla alakası olmayan adamların " Gaza "'ya çıkmasının komikliği.
Hayırlı forumlar ve elveda ...