Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 7 ... 10
21
Mod sahibi arkadaş askerde. Bu sebeple Mod güncellenemiyor ve bağlantısı yüklenemiyor.
22
Merhaba acaba birisi upload edebilir mi ?
23
Crusader Kings II / Ynt: CKII - Kısa Sorular ve Cevaplar
« Son İleti Gönderen: Agnostik Bugün, 13:24:58 »
3den fazla krallik tutarsan vasallarindan eksi yersin. Krallillari paylastir. Hem vasallarin artr o zaman.
24
Europa Universalis IV / Ynt: EUIV - Osmanlınızı Yollayın!
« Son İleti Gönderen: fksahin Bugün, 13:01:21 »
-1000 yiyorsan diplomaside, seni rivallerine eklemiş olabilir Fransa. Ya da savaşına katılmadığın için "trust" yüzünden belli bir süre için (5 ya da 10 yıl) bu devam edebilir. Aranızdaki ilişki puanının üstünde fare imlecini bekletirsen sebebini görebilirsin.

İspanya Iberian wedding ile Aragon ve Napoliyi pu'ya alıp yutmustur. Bunu daha önce engelleyebilirdin. Şimdi çok uzun savaşlar vermen lazım. Geç kalmışsın yani.
25
Crusader Kings II / Ynt: CKII - Kısa Sorular ve Cevaplar
« Son İleti Gönderen: fatih387 Bugün, 12:58:35 »
Yamasız da ben oynayamıyorun maalesef. Peki pluşturabildiğim kadar krallık oluşturmalımıyım?3 krallık krallığım olunca İmparatorluk kurdum. Trabzon krallığı da oluşturabilirim şimdi. Peki bunun artısı eksisi nedir?
26
Europa Universalis IV / Ynt: EUIV - Osmanlınızı Yollayın!
« Son İleti Gönderen: ShadowDances Bugün, 12:45:39 »
Öncelikle hoşgeldin.:)

Bu kadar agresif bir genişlemeden sonra koalisyon yemediysen çok şanslısın:)

Vasalını annexlemek için de önce ilişkini geliştir. 190 olduktan sonra da diplomasi penceresinden annex vassal a tıklayarak işlemi başlat.

Eyvallah hoş buldum :))

Fransa ile muttektim ama İngiltere ve kastilyaya savaş açtı bende girmedim savaşa sonra gelmediğim için ittifak bozuldu -1000 yiyorum ne zaman duzelir aram fransayla çünkü kastilya once afrikayi aldı şimdide italyayi almış. Nasıl durdurabilirim İspanyolları bu saatten sonra :( çok yanlış yaptım heralde İspanyolların bu kadar gelişmesine izin vermekle... İngiltere de İskoçların yutmuş bu 2li içimden geçecek gibi bir his var içimde =[
27
Kaiserreich / Ynt: Britanya Birliği [Devlet Tanıtım Serisi]
« Son İleti Gönderen: BfMonsterTR Bugün, 12:43:25 »
Britanya Birliği, Batı Avrupa'da bulunan bir sosyalist devlettir. Avrupa ana karasının kuzeybatısında birçok adadan oluşan devletin etrafı Atlantik okyanusuyla sarılıdır. En yakın komşusu Kelt Denizi'nin ötesindeki İrlanda Cumhuriyetidir, güneyde ise Manş Denizi'nin ötesindeki Fransız Komünüdür.

---Tarih---

Büyük Grev

Britanya Birliği'nin kökenleri 28 Şubat 1925 tarihinde Sendikalar Kongresi'nin (TUC) endüstriyel grev lehine oy kullanmasıyla atılmıştır. 1925'deki grev hareketlerinin bir "Genel Grev" haline gelmesinin başlıca nedeni Başbakan George Curzon'un liderlik ettiği Muhafazakar-Ulusal koalisyon hükümetidir. Almanya ve doğmakta olan Mitteleuropa bloğuna karşı uygulanan politikalar başlangıçta İngiliz imalatında canlanmaya neden olsa da Alman İmparatorluğu çeşitli ülkelerdeki İngiliz gümrük tarifelerini atlamak için hızlıca yollar keşfetti.

Almanya, kendi tarifelerini İngiliz malları yerine koymakta hızlı davrandı ve başka devletleri de benzer önlemleri almaya zorladı. İngiliz ihracatı kısıtlandı, İngiltere'deki tüketici fiyatları yükseldi ve yabancı ithalat makul olmayan bir şekilde pahalılaştı. Kömür endüstrisi, İngiltere'deki diğer sektörlerden çok daha sert vuruldu; kömür, küresel pazardan düştü ve yerini Almanya ve ABD'nin mallarına bıraktı.

TUC'ın grev kararı, A. J. Cook'un radikal demeçleriyle hızlandı. Cook, TUC tarafından "çılgın komünist" olarak tanımlanmış Birleşik Krallık Madenciler Federasyonu Genel Sekreteriydi. 6 Mart 1925'de, hükümetle yapılan görüşmelerin sona ermesinin ardından genel grev yürürlülüğe girdi. İktidarın çevresinde toplanan diğer sağ-merkeziyetçi güçler grevi ulusal krizden yararlanmaya çalışılan bir aktivite olarak görürken "Ev Sekreterliği" görevinde bulunan Winston Churchill, Silahlı Kuvvetlerin güçlendirilmesine devam etmek ve grev sırasında barışı sağlamaya çalışmak için ordunun kısmen harekete geçmesine izin verdi.

Ramsay MacDonald yönetimindeki İşçi Partisi, parti içinde bölünerek yükselen grev meselesine sessiz kalıyordu. Partinin bir bölümü greve destek çağrısına hazırken MacDonald grevin onaylanmasının kendisine ve partiye "devrimci sosyalist" yaftasını yapıştıracağından endişe ediyordu. Bu durum muhafazakar kesimin faydalanacağı ve İşçi Partisi'nin oylarının bölünebileceği anlamına geliyordu. Sonunda parti, hükümet ve grevciler arasında uzlaşmaya varılmasını umut eden belirsiz bir bildiri yayınladı.

Devrimin İlk Kurşunu

İngiliz Devrimi'nin kesin nedeni ve bunu tetikleyen ayaklanma, gizem ve dezenformasyonla örtülüdür. Kesin olarak bilinen tek şey olayın Güney Galler'deki Tarenni Colliery'de gerçekleşen bir olaylar silsilesinin üzerine başlamasıdır. Genel Grev ilanından sonra hükümet güçleri barışlı sağlamak ve ulusal öneme sahip herhangi bir işi üstlenmek için görevlendirildi. Yerel protestocular ve hükümet güçleri arasında gelişen bir karşı duruş neticesinde hükümet güçlerinin Colliery'de bulunan maden bölgesine girişine protestocular tarafından izin verilmeyecek, bu girişim yerel halk tarafından açık düşmanlık olarak görülecekti.

Devam eden tartışmalarda devrimci unsurların savunduğu şey devlet güçlerinin herhangi bir provokasyon olmaksızın masum protestoculara ateş açtığını savunurken eski devlet tarihçileri protestocuların saldırılarına karşı savunma olarak ilk ateşin açıldığını belirtiyor. Çoğu tarihçi ise sahneyi kaosa dönüştürmek için yeterli olanın tek bir kurşun atışı olduğu inancındadır.

Düzeni sağlamak için görevlendirilen kişiler, Kuzey Galler'den çıkarılan, genel grevle savaşmak için hazırlıksız olan Kara Ordusu'nun büyük ölçüde deneyimsiz bileşenleriydi. Tek bir atışın, yanlışlıkla kullanılmış bir emniyetle tüfekten ateşlendiği düşünülür. Sebep ne olursa olsun bundan sonra meydan şiddete kaldı ve olaylar kısa sürede patlak verdi. Ateşli ve öfkeli grevciler hükümete karşı harekete geçti.

Daili Herald gazetesinde hükümetin Tarenni'deki grevcilere ateş açılması talimatı verdiği haberinin yer alması üzerine ülke çapında işçi toplulukları arasında yangın gibi yayıldı ve şiddet eylemleri başladı. Ülkede çatışma haberleri arttıkça kaos kendisini besledi.

Devrim Alevi Yükseliyor



15 Mart 1925'de İskoç devrimci John Maclean, George Meydanı'nda İngiltere'nin geleceğini değiştirecek o konuşmayı yaptı. İlk başlarda hükümet eylemlerinin kınanmasından başka bir şey gibi durmayan konuşma giderek saldırganlaştı ve alevlendi. Maclean, 1919 Fransız Devrimi'yle bağlantılı konuşmasını sona erdirerek İngiltere işçilerini silah zoruyla Curzon hükümetini devirmeye çağırdı.

Konuşmanın tanıkları mesajı çevrelerine iletirken TUC, mesajı Daily Herald vasıtasıyla defalarca yayımladı. Tarenni'de meydana gelen olayları takiben hükümetin yürüttüğü tutumla, bölgesel birlikler gönüllü olarak direnişe geçti, pek çoğu devrimcilerin safına geçti ve kilit endüstri bölgeleri ve yerel hükümetler işgal edildi. 18 Mart 1915 tarihinde İşçi Partisi'nde James Maxton, John Wheatley ve David Kirkwood liderliğindeki bazı milletvekilleri greve desteklerini belirtip devrim çağrısında bulundular. Bu kişiler derhal Avam Kamarası'ndan atıldı.

Her ne kadar Birmingham, Chamberlain politik hanedanının toprakları olarak hizmet eden sıkı muhafazakar bir şehir olarak görülse de bu pek doğru değildi. Birmingham halkı, muhafazakarların egemen olduğu kenti aşarak devrimci davaya katkıda bulundu. İşçi Hareketi için Muhafazakar Parti'yi terk ederek Emek Hareketi'ne verdiği büyük destekten ve hitabetiyle emekçileri etkilemesinden ötürü İşçi Milletvekili Oswald Mosley'in davranışlarına önem verildi. Kısa sürede İngiltere'nin büyük kentleri devrimcilerin kontrolüne girerken halen hükümet kontrolünde olan Londra'nın dış dünyayla ilişkisi kesildi.

Başbakan Curzon, mesane kanamasından ötürü 20 Mart 1925 tarihinde öldü. Hastalığını uzun süre gizleyerek halkın moralini iyi düzeyde tutan başbakanın ölümü destekçileri üzerinde şok etkisi yarattı. Çoğu insan bu ölümün devrim ateşinin Curzon üzerinde yarattığı stresin ürünü olduğuna inanıyor. Stanley Baldwin, Curzon'un ölümünden sonra yetkileri devraldı ancak Birleşik Krallık'ı yavaş yavaş tüketen kaosun ortasında kendini resmi başbakan ilan edecek zamanı olmadı.

Düzeni sağlamak için verilen sözlere rağmen durum her geçen gün daha da kötüleşti ve 22 Mart 1925'de Baldwin, kendisini ve kabinesini Kanada'ya taşımayı öngören benzeri görülmemiş bir harekette bulunarak yenilgisini kabullendi. Kraliyet Donanması'nın sadık unsurlarını ve Kraliyet destekçilerini yanına alarak Atlantik'e mümkün olunan maksimum düzeyde malzemeyle açıldılar. Kraliyet Ailesi, yedi gün önce kraliyet ziyareti kılıfı altında geçici olarak tahliye edilmişti, ancak geçici düzenlemeler sonradan kalıcı hale getirilecekti.

Açılış Kongresi

Britanya Birliği, 3 Haziran 1925'te resmen ilan edildi. Milletvekillerinin çoğunluğu ülke kaosundan kaçtığından İşçi Partisi kalıntısı radikaller, Birleşik Krallık'ın son yasasını onayladılar. Parlamento ve Krallık feshedilerken yeni bir hükümet kuruldu. Ve bu yeni yönetim TUC'a bağlandı. Böylece TUC üyeliği İngiltere'nin tüm yetişkin nüfusuna yayılmış olacaktı. Yeni bir Britanya için yeni bir temsilci hükümet.

Britanya Birliği'nin açılış kongresi 4 Haziran 1925'de tek bir günde gerçekleşti. Birliğin hızla kurulması ve ülkenin dört bir yanında süren kaos nedeniyle, katılım büyük oranda TUC'ın aktif üyeleri ve devrimci çetelerle sınırlı kaldı. Kısa bir oylamanın ardından ilk Ulusal Sendikalar Kongresi (NTUC) ilan edildi.

Şaşırtıcı olmayan şekilde, savaş sırasında yaptığı bitmek bilmez kampanya ve devrimi ateşleyen hareketleri sebebiyle John Maclean kongre tarafından TUC'ın başkanı seçildi ve böylece ülkenin de ilk başkanı oldu. Kıdemli sendikalist ve komünist Tom Mann ise 1884'e kadar Ticaret Birliği hareketine bağlılığı ve uzman organizasyon becerileri sebebiyle oy üstünlüğüyle Genel Sekreter olarak seçildi. Ticaret Birliği üyeleri arasında önde gelenlerden Walter Citrine ve Büyük Grev'in mimarı Arthur James Cook; Dışişleri Komiseri ve Komisyon Üyesi olarak görevlendirildi.

TUC içerisinden daha ılımlı bir ses, Londra Ekonomi Okulu'nun ve 1884'te kuruluşundan bu yana Fabian toplumunun önde gelen sesi olan Sidnew Webb, Yurt için Komiserlik görevine seçildi. Bu arada Maclean'ın yakın dostu Emanuel "Manny" Shinwell, devrimin ana hattını korumaktaki yorulmaksızın devam eden çalışmaları nedeniyle Gizli Hizmetler Bürosu'nın başına geçirildi. Birleşik Krallık Genelkurmayı'nın çoğu kuvvetleri dağılmış olsa bile kendilerini kraliyete atadıkları için genç subay Tom Wintringham, Genelkurmay Başkanı seçildi ve Cumhuriyetçi Milislerin başkomutanı olarak atandı. Donanma ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı ise geçici olarak boş kaldı.

Yeni Britanya'nın Dışında Kalanlar

Kongredeki kayda değer devamsızlıklar Birleşik Krallık Komünist Partisi'nden ve "Birmingham Kahramanı" Oswald Mosley'den temsilcileri içeriyordu. CPGB önderliği, Sydney Webb ve onun Fabian müttefiklerinin yer aldığı küçük burjuvazi üyeleri kongrede olduğu sürece Uluslararası Sosyalizm'in kongrede yer edinemeyeceğini düşünüyorlardı.

Birmingham'daki eylemleriyle kariyerinin üst noktasına ulaşan Mosley, TUC'ın yönettiği yeni Britanya yönetimini eleştirdi ve bu işin böyle yürümeyeceğini belirtti. Bu yeni yönetimi eski liberal demokrasinin bir kalıntısı olarak lanse etti. Otonomluğu savunan sisteme karşı merkeziyetçiliği ve devlet sosyalizmini savunan Mosley, Yurt için Komiserlik görevine aday oldu. Eleştirileri ve aristokrat geçmişi kendisine karşı tutulan Mosley seçimleri kazanamadı ve Webb komiserliğe atandı. Bunun üzerine Mosley'in binayı tiksinti ile terk ettiği söylenir. Devrimin sonuçları Mosley'i bir kez daha İngiliz siyasetinin eteklerine taşıyacak gibiydi.

İlerlemeye Devam

25 Nisan 1929'da John Maclean TUC'a seslenirken konuşmasının ortasında çöktü. Ölen liderin ölüm nedeninin genel olarak Weltkrieg yıllarında yattığı hapis koşullarından olduğu söylenmektedir. Maclean'ın kurduğu güçlü kongre değişmeden yoluna devam etti ve 1926'da atanan bakanlar görevlerini sürdürdüler. Bununla birlikte siyasi manzara artık çok farklıydı. Hizipler, kongreyi revize etmek için güç yarışına girmiş gibiydi.

TUC'ın yeni seçilmiş başkanı, iyi bir çoğunlukla, 20'li yaşlarının başında sosyalizme dönen eski bir liberal olan mütevazi Philip Snowden'di. Kendisi ayrıca eski Bağımsız İşçi Partisi başkanlığı da yapmıştı. Snowden'in zaferinin ana kaynağı kongre içindeki hizipçiliğe karşı olması ve kendisini bağımsız bir aday olarak lanse etmesiydi. Tom Mann'in emekliliğini takiben seçilen yeni Genel Sekreter, TUC'ta statükonun korunmasına kendini adamış olan Federalist hizipinin lideri Arthur Horner'dı. Clifford Allen ise yeni Dişişleri Komiseri olacaktı. Allen, federalistlerle uyuşmayan, pasifizm ve sosyal adalete önem veren ve erkek egemenliğindeki kongrede feministlerin lideri olarak parlayan siyasetçi olacaktı.

A. J. Cook ve Sydney Webb yeni kurulan hiziplere kaymayarak büyük çoğunlukla görevlerine yeniden seçildiler. Büyük bir üzüntü ise Maclean'ın yakın müttefiği Emanuel Shinwell'in  Fenner Brockway'e yenilmesiyle gerçekleşti. Shinwell, Başkan Snowden'in müttefiğiydi. Açılış Kongresi'nde boş kalan koltuklar ise artık doldurulmuştu. Cumhuriyetçi Milislerin Başkomutanı genç teorisyen Alan Brooke olurken A. V. Alexdander donanmaya, William Wedgewood Benn ise Hava Kuvvetleri'ne atandı.

2 Kasım 1931'de ölen Cook'un zamansız gidişi 1926'dan beri görevde olduğu Hazine Komiserliği'ni boş bırakmıştı. Sydney Webb de Yurt için Komiserlik görevinden emekli olduktan birkaç gün sonra sivil hayata dönmek istediğini, yaşının ilerlediğini belirtti.

Tüm siyasi kesimlerden gelen adaylar, her iki boşalan pozisyon için kendi adaylarını ortaya koydular. Ancak en şaşırtıcı aday Oswald Mosley'di. Hazine Komiserliği'ne yeniden aday olan Mosley, son altı yılını siyasetin vahşi doğasında geçirmiş ve olgunlaşmıştı. Artık fikirleri iyice olgunlaşan lider bu göreve gelerek Britanya'nın vizyonunun gerçekleşmesini, ülkede daha radikal değişimin geleceğini ve devrimin hızla yoluna devam edeceğini demeçlerinde belirtti.

Mosley, 12 Aralık 1931'de rakibi Arthur Greenwood'u şüpheli biçimde az farkla yenerek Hazine Komiserliği görevini devraldı. Bunun dışında Federalist Herbert Morrison, Başkan Snowden'e destek olmaksızın statükoyu korumacı tavrı ile Yurt Komiseri olarak seçildi.

Siyaset

İngiliz politikası yakında büyük bir değişime uğrayacak. Yaklaşan 1936 Sendikalar Kongresi ve Snowden'in emekli olacak olması nedeniyle kongre içerisindeki büyük partiler seçimlerde çoğunluğu ele geçirmek için yarış halinde. Ana hizipler ise Mosley'in Maksimisleri, Niclas y Glais'in Otonomistleri, Arthur Horner'in Federalistleri. Bu partiler ülkenin yönetimi konusunda farklı görüşlere sahipler. Maksimistler genel merkezileşmeyi savunurken otonomisler bunun tam tersi için savaşıyor. Tam özerklik ve hatta bağımsızlık. Federalistler ise statükoyu korumaktan yanalar ve bu görüşlerin ortasında kalıyorlar.

Genel Sekreter: Arthur Horner

Dışişleri Komiseri: Clifford Allen

Ekonomi Komiseri: Oswald Mosley

Savunma Komiseri: Herbert Morrison

İstihbarat Komiseri: Fenner Brockway

Askeriye

Britanya Birliği askeri doktrini, kara sularında deniz üstünlüğüne büyük önem verdiği gibi, ada uluslarının can damarı olan ticaret gemileri için eskort sağlama yönünde. Hava Kuvvetleri askeriyede ikinci öneme sahip yapı olsa da donanmanın ezici üstünlüğü vardır.

Ordu

İngiliz Ordusu, yurt savunma garnizonları için mobil rezerv sağlayan ayakta kalan ordu birliklerinin, yerel milislerin ve kıyı garnizonlarının karışımıdır. Daimi ordu oldukça küçüktür ancak Britanya'nın insan gücü iyidir ve ihtiyaç duyulması halinde nispeten kısa sürede büyüyebilir.

Donanma

Birçok geminin Kraliyet Donanması olarak kaçmasına rağmen Cumhuriyet Deniz Kuvvetleri hala dünyanın en büyük deniz kuvvetlerinden birisi ve uçak gemisi kullanabilen gelişmiş bir donanmadır. Cumhuriyet Donanması, Kayser'in Denizi'ni ondan olabilecek tek Avrupa gücü olabilir. Özerk yönetimle büyük ölçüde kendi kendini finanse eden donanma, sadece savunma göreviyle kalmaz aynı zamanda gemi inşaatı, ticaret ve dış politika üzerinde de büyük bir etkiye sahiptir.

Hava Kuvvetleri

Cumhuriyet Hava Kuvvetleri aslen düşman sahasına saldırmak için değil, Britanya hava sahasını korumakla görevli birçok avcı uçaktan oluşur. Yine de savaşı düşmana götürmek durumunda kalınırsa Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne nazaran önemli miktarda stratejik bombardıman görevlisi istihdam edebilir.

Dış İlişkiler

Britanya Birliği bir ada devleti olduğu için genel olarak dış ilişkileden izole bir halde. Yurtiçi meseleleri bu yüzden dış ilişkileri belirliyor. Devlet, Enternasyonal devletleriyle sıcak ilişkiler devam etse herhangi bir uluslarası ittifağın üyesi değil. Eski Birleşik Krallık ülkeriyle çok kötü ilişkiler hakimdir.

Britanya Birliği'nin uluslararası siyasette ne derece yer alacağı yakın gelecekte yapılacak Sendikalar Kongresi seçimlerinde belli olacak.

Kültür

Birçok İngiliz ressam ve yazar karşı devrimcilerle birlikte ülkeden sürgün edilmiş olsa da Enid Blyton ve Eric Arthur Blair (George Orwell) gibi bazı entelektüel isimler devrimin ve sonrasında hükümetin halk desteğini kazanmasında oldukça etkili oldular. Bu iki isim sonradan TUC içerisinde de yükselecekti. Bununla birlikte birçok eleştirmen Blair'in "devrimin temellerini, nostalji ve geleneğin sürekli mevcut tehlikesinden" korumak amacıyla kurduğu Hakikat Bakanlığı'nın uyguladığı sert sansürden şikayetçi. Blair "sözde başyapıtlar"ın eskinin gereksiz ideallerini savunduğunu ve karanlık yalanları savunarak sanatı sadece seçkin zümreye mal ettiğini belirtiyor. Bu tehlikeli eserlerden korunmak amacıyla yürüttüğü "Hakikat Bakanlığı" görevini ise zevkle yerine getiriyor. Bunun dışında Avant Garde gibi birçok sanat formu yeni yönetimin altında gelişti.

(Evet arkadaşlar, 1984'de Eric Blair abimizin eleştiri olarak yer verdiği "Ministry of Truth"un bu alternatif evrende başında yer alması çok güzel bir ironi olmuş. Güzel bir ayrıntı gerçekten.)
28
Kaiserreich / Britanya Birliği [Devlet Tanıtım Serisi]
« Son İleti Gönderen: BfMonsterTR Bugün, 12:41:49 »

Tam Ad: Britanya Sosyalist Birliği

Genel Ad: Britanya Birliği

Motto: Now's the Day and Now's the Hour (Bugün o gün, şimdi o saat)

Marş: Kırmızı Bayrak

Resmi Dil: İngilizce

Başkent: Londra

Yönetim Biçimi: Sendikalist Federal Cumhuriyet

Ülkenin Başı:    Philip Snowden

Başbakan: Arthur Horner

Para Birimi: Pound, Sterlin

Kuruluş: 3 Haziran 1925

Yüz ölçümü: Yaklaşık 209,331 km²

Nüfus: 44 milyon civarı


29
70 000!?! vay, vay.  :fpalm:
Korkarım geçen oyun gibi olacak Barış, biz ikimiz birbirimizle uğraşırken Zmiy oyunu bitirecek   :wall: evil*


Stratejiyi başta Lucullus'un Doğu Akdeniz ve Afrika'da donanma toplaması üzerine kurdum. Zaten bu bölgelerdeki limanlara uğrandığında donanmaya yemi gemiler katılıyor eventler sayesinde. Bu arada da Athena'daki Pontus birliklerini mağlup edip toplanan gemilerle İtalya'ya geri döneyim dedim. Zaten şu an istesem de dönemem Adriyatik güneyinde fıtına var. Bunu yaparken de Zmiy 70 000 kişilik birlikle 30 000'lik orduma saldırıdı İtalya'da. O ordu erimeden dönsem iyi olur.  :popcorn:
30
Europa Universalis IV / Ynt: EUIV - Osmanlınızı Yollayın!
« Son İleti Gönderen: fksahin Bugün, 08:30:34 »
Öncelikle hoşgeldin.:)

Bu kadar agresif bir genişlemeden sonra koalisyon yemediysen çok şanslısın:)

Vasalını annexlemek için de önce ilişkini geliştir. 190 olduktan sonra da diplomasi penceresinden annex vassal a tıklayarak işlemi başlat.
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 7 ... 10