Gönderen Konu: Kilikya Ermenî Krallığı (1198-1375) - Tarihsel Makale Çevirisi  (Okunma sayısı 9556 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
Kilikya Ermenî Krallığı
Կիլիկիոյ Հայոց Թագաւորութիւն

1198-1375
Moğollar ve İlhanlılar himayesinde (1245-1335)


Bayrak

Kraliyet Arması



Başkent: Tarsus (ilk başkent), Sis
Dil: Ermenîce (yerel dil), Latince, Eski Fransızca, Yunanca, Süryanice, Almanca
Din: Ermenî Apostolik Kilisesi
Yönetim: Monarşi
Tarihsel Dönem: Orta Çağ
- I Levon, Kilikya Ermenistanı'nın ilk kralı olur. 6 Ocak 1198
- Moğollar'a vergi ödenir. 1236
- Memlûkler Sis'i fetheder ve krallığa son verirler. 1375
Günümüzde Parçası Olduğu Ülkeler:
- Türkiye
- Suriye

1198'de kurulmuş olmasına rağmen krallığın temelleri I Ruben'in Kilikya'da I Ruben prensliğini kurmasıyla atılmıştır.


Kilikya Ermenî Krallığı (Orta Dönem Ermenîce: Կիլիկիոյ Հայոց Թագաւորութիւն Kilikio Hayots Tagavorutyun; Fransızca: Le Royaume Arménien de Cilicie), aynı zamanda Kilikya Ermenistanı, Kilikyalı Ermenî Krallığı, Kilikya Krallığı veya Yeni Ermenistan olarak da bilinen, Orta Dönem Orta Çağ'sında Selçukluların Ermenistan'ı işgal etmesinden dolayı buradan kaçan Ermenî mültecileri tarafından kurulan bağımsız bir prenslik devletiydi. Ermenistan Dağlık bölgelerinin dışında bulunan ve Antik Çağ Ermenistan Krallığı'ndan farklı olan bu krallık, İskenderun Körfezi'nin kuzeybatısında kalan Kilikya bölgesini merkez edinmişti.

Krallığın kökeni, çeşitli dönemlerde Ermenistan ve Gürcistan tahtlarında söz sahibi olan Bagrat hanedanının soyundan geldiğini iddaa eden Ruben hanedanı tarafından 1080 yılında kurulmasıyla başlar. Başkentleri önceleri Tarsus iken sonradan Sis olmuştur. Kilikya Avrupalı Haçlılar'ın güçlü bir müttefiki idi ve kendilerini Hristiyan âleminin Doğu'daki kalesi olarak görüyorlardı. Ayrıca Ermenistan bölgesi bu dönemde yabancı ülkelerin hakimiyetinde olduğundan Ermenî milliyetçiliği ve kültürü için büyük bir önem arz ediyordu. Kiliya'nın Ermenî tarihindeki önemi ve devlet olma statüsü, Ermenî Apostolik Kilisesi'nin Katolikos'u; yani Ermenî halkının ruhanî liderinin bölgeye taşınmasıyla tasdiklenmiş oluyordu. 1198 yılında, Ruben hanedanından "Muhteşem" Levon'un taç giymesiyle Kilikya Ermenistan'ı bir krallık hâline gelmişti. 1226'da taç, Kraliçe Zabel'in ikinci kocası I. He'tum vasıtasıyla rakip hanedan Het'umlulara geçmişti. Moğollar'ın Orta Asya ve Orta Doğu'nun büyük bir bölümünü fethetmesiyle birlikte Het'um ve ondan sonra gelen Het'umlu hükümdarlar, başta Memlükler olmak üzere ortak Müslüman düşmanlara karşı bir Ermenî-Moğol ittifakı kurma arayışı içerisine girdiler. 13. ve 14. yy'da, Haçlı devletlerinin dağılmasıyla ve Moğolların İslam'ı kâbul etmesi, Ermenî Krallığı'nın bölgede hiçbir müttefiğinin kalmamasına sebep olmuştu. 14. yy'da ardı ardına gelen Memlük saldırılarının akabinde, Lüzinyan hanedanının yönettiği Kilikya Ermenistanı'nın içte dinî çatışmalar yaşamaya başlaması sonucu 1375 yılında yıkıldı.

Avrupalılar ile yapılan ticarî ve askerî ilişkiler, Kilikya Ermenî toplumuna yeni Batılı yönler getirmişti. Şövalyelik kavramı, giyim-kuşamda değişiklik, Fransız ünvanları, isimleri ve dili de dahil olmak üzere Batı Avrupa yaşamının birçok yönü soylu sınıf tarafından benimsenmişti. Dahası, Kilikya toplumundaki örgütlenme, eski geleneksel sistemden Batı derebeylik sistemine daha yakın bir sisteme dönüşmüştü. Avrupalı Haçlılar da Ermenîlerden kale ve kilise mimarîsi ile ilgili teknik bilgiler edinmişti. Ayas limanının Doğu ve Batı ticareti için merkez konumda olmasıyla birlikte Kilikya Ermenistan'ı ekonomik olarak epey gelişmişti.

İçerik
1 Erken Dönem Ermenîlerin Kilikya'ya Göçü
  1.1 "Büyük" Dikran Döneminde Kilikya
  1.2 Bizans İmparatorluğu Dönemindeki Büyük Ermenî Göçü
2 Ruben Hanedanı
  2.1 Kilikya Ermenistanı'nın Ortaya Çıkışı
  2.2 Birinci Haçlı Seferi
  2.3 Ermenî-Bizans ve Ermenî-Selçuklu Çekişmeleri
  2.4 Prensliğin Krallığa Dönüşmesi
3 Het'um Hanedanı
  3.1 Ermenî-Moğol İttifakı ve Memlûk Tehlikesi
  3.2 Memlûkler ile Yapılan Ateşkes (1281-1295)
  3.3 Moğollar ile Yapılan Seferler (1299-1303)
4 Kilikya Ermenistanı'nın Çöküşü
  4.1 Lüzinyan Hanedanı Dönemindeki Çöküş Süreci
  4.2 Kilikya Ermenistan Nüfusunun Dağılması
5 Kilikya Ermenî Toplumu
  5.1 Kültür
  5.2 Ekonomi
  5.3 Din
6 Kilikya Ermenistan Krallığı Hükümdar Sıralaması
  6.1 Lordlar/Prensler
  6.2 Krallar ve Kraliçeler
  6.3 Tahtta Hak İddia Edenler
7 Referanslar


Erken Dönem Ermenîlerin Kilikya'ya Göçü

"Büyük" Dikran Döneminde Kilikya
Ermenîlerin Kilikya'da bulunmaları, MÖ 1. yy'da "Büyük" Dikran dönemindeki Ermenistan Krallığı'nın genişleyerek Doğu Akdeniz bölgesinin büyük bir kısmını fethetmesine kadar dayanır. MÖ 83 yılında, kanlı bir iç savaştan dolayı zayıflamış olan Selevkos Suriyesi'nin Yunan soylu sınıfı, bu hırslı Ermenî kralına sadakat yemini ettiler. Sonrasında Tigranes, Fenike ve Kilikya'yı da fethederek, Selevkos İmparatorluğu'nu tümden bitirmiş oldu. Ülkenin güneydeki sınırları Ptolemais'e (günümüz Akka) kadar ulaşmıştı. Fethedilen şehirlerde yaşayan yerlilerin büyük bir kısmı yeni kurulan başkent Tigranakert (Latince: Tigranocerta) şehrine gönderilmişti. Gücünün doruğunda olduğu dönemde, Dikran'ın Ermenî İmparatorluğu Kuzey Anadolu Dağları'ndan (günümüz kuzey-doğu Türkiyesi) Mezopotamya'ya ve Hazar Denizi'nden Akdeniz'e kadar uzanıyordu. Dikran güneyde, günümüzde batı İran'da bulunan, Partların başkenti Ekbatan şehrine kadar ilerlemişti. MÖ 27 yılında Roma İmparatorluğu Kilikya'yı fethederek burayı doğudaki eyaletlerinden birine dönüştürdü.

Bizans İmparatorluğu Dönemindeki Büyük Ermenî Göçü

Selçuklu Devleti döneminde Ermenistan Yaylası'ndaki durum

MS 395 yılında Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesinin akabinde Kilikya, sonradan Bizans İmparatorluğu olarak da bilinen Doğu Roma İmparatorluğu'na dahil oldu. MS 6. yy'da, Ermenî aileleri Bizans bölgelerine taşındılar. Birçoğu Bizans ordusunda asker veya komutan olarak görev yaptılar ve resmî kurumlarda önemli konumlara ulaştılar.

7. yy'da Kilikya, Arap istilasına uğradı ve tamamîyle Abbasî Halifeliği'ne dahil oldular. Fakat, Halifeliğin Anadolu'da sağlam bir ayağı olmamasından dolayı Kilikya, 965 yılında Bizans İmparatoru II Nikeforus Fokas tarafından tekrar fethedildi. Halifeliğin Kilikya ve Anadolu'nun diğer bölgeleri üzerindeki hakimiyeti çok sayıda Ermenî'nin sığınma ve korunma için Bizans İmparatorluğu sınırları içerisinde daha da batıya göç etmelerine sebep oldu ve bunun sonucunda bölgede nüfus açısından bir dengesizlik oluştu. Gerçekleştirdikleri fetihlerden sonra doğudaki bölgelerine daha iyi bir koruma sağlamak adına Bizanslılar çareyi İmparatorluğun sınırları dahilindeki yerli nüfusun büyük bir kısmını taşıyarak başka bölgelere yerleştirmekte buldu. Böylece Nikeforus Kilikya'daki Müslümanları kovdu ve Suriye ile Ermenistan'da yaşayan Hristiyanları bölgeye taşınmaları konusunda cesaretlendirdi. İmparator II Basil (976-1025), sınırlarını doğuda Ermenî vilayeti Vaspurakan ve güneyde Arapların elinde bulunan Suriye'ye kadar genişletmeye çalıştı. Bizans'ın bu askerî seferlerinin sonucunda, Ermenîler Kapadokya'ya, Kilikya'nın doğusunda kalan Suriye'nin kuzey dağlık bölgelerine ve Mezopotamya'ya yayıldılar.

Büyük Ermenistan'ın 1045 yılında Bizans İmparatorluğu tarafından ilhâk edilmesi ve buranın 19 yıl sonra Selçuklu Türkleri tarafından fethedilmesi Kilikya bölgesine iki yeni Ermenî göç dalgası gelmesine sebep oldu. Ermenîler, Bagratlılar tarafından yönetilen Ermenistan'ın yıkılışından sonra yerel bölgeleri yabancı güçlerin hakimiyetine geçtiğinden burada yeniden bağımsız bir devlet kuramadılar. 1045'te bölgenin fethedilmesini ve Bizans'ın, İmparatorluğun doğudaki nüfusunu daha da şekillendirme çabalarını takiben, Kilikya'ya yapılan bu Ermenî göçleri giderek arttı ve önemli bir sosyo-politik durum hâlini aldı. Ermenîler, askerî ve sivil konumlarda hizmet etmek amacıyla Bizans'a geldiler ve İmparatorluğun doğudaki sınırlarında bulunan önemli şehirlerin yönetimini devraldılar. Bunun yanında Selçuklular da Ermenî nüfusunun Kilikya'ya olan göçünde önemli bir rôl oynadılar. 1064'te Alp Arslan'ın önderliğinde Selçuklu Türkleri, Bizans'ın hakimiyetinde bulunan Ermenistan'ın Ani şehrini ele geçirerek Anadolu'ya olan ilerleyişlerini başlattılar. Yedi yıl sonra, Van Gölü'nün kuzeyindeki Malazgirt'te İmparator IV Romen Diyojen'in ordusunu mağlup ederek Bizans'a karşı kesin bir zafer kazandılar. Alp Arslan'ın vârisi I Melikşah, Selçuklu İmparatorluğu'nu daha da genişletti ve Ermenî halkından ağır vergiler topladı. Katolikos II Gregory Martirofil'in yardımcısı ve temsilcisi olan Kilikyalı Parsegh'in talebi üzerine Ermenîler az da olsa refaha kavuştular fakat Melikşah'ın yeni göreve gelen yöneticileri vergileri toplamaya devam ettiler. Bu olaylar Ermenîlerin Bizans topraklarına ve Kilikya'ya sığınmalarına yol açtı. Bazı Ermenî önderleri kendilerini bağımsız lordlar olarak gördüler, diğerleri ise göstermelik de olsa İmparatorluğa sadık kaldılar. Bu erken dönem Ermenî kumandanlarından en başarılı olanı, Malazgirt'te Romen Diyojen'in yanında bulunan eski Bizans komutanı Filaretos Brakaymos'tu. 1078 ve 1085 yılları arasında Filaretus, kuzeyde Malatya'dan güneyde Antakya'ya ve batıda Kilikya'dan doğuda Edessa'ya kadar uzanan bir prenslik kurdu. Birçok Ermenî soylusunu yerleşmeleri için ülkesine davet edip onlara toprak ve kaleler verdi. Fakat Filaretus'un devleti 1090 yılındaki ölümünden önce çökmeye başlamıştı ve tamamiyle yerel lordluklara ayrılarak bölünmüştü.

Ruben Hanedanı

Kilikya Ermenistanı'nın Ortaya Çıkışı

Kilikya Ermenistan Baronluğu, 1080-1199

Filaretos'un davetine olumlu cevap veren prenslerden biri, son Bagratlı Ermenî kralı II Gagik ile yakın bağları olan Ruben'di. Ruben, Bizans imparatorunun ricası üzerine Konstantinopolis'e gelen Ermenî hükümdarı Gagik'in yanında bulunmuştu. Barış anlaşması yapmak yerine kral, Ermenistan topraklarını devretmek ve sürgünde yaşamak zorunda bırakılmıştı. Sonrasında Gagik, Yunanlar tarafından suikaste uğramıştır. Suikaste uğramasından belli bir süre sonra, 1080 yılında Ruben Ermenî askerlerinden oluşan bir grup topladı ve Bizans İmparatorluğu'na karşı ayaklanma başlattı. Diğer birçok Ermenî derebeyi ve soyluları da ona katıldı. Böylece 1080 yılında bağımsız Kilikya Ermenî Prensliği'nin ve gelecekteki krallığın temeli Ruben'in önderliğinde atılmış oldu. Onun soyundan gelenlere Rubenliler dendi. Ruben'in 1095'te ölmesiyle Bardzrberd ve Bahka kaleleri civarında merkezleşmiş olan Ruben hanedanının prensliği artık Ruben'in oğlu Ermenistanlı I Konstantin tarafından yönetiliyordu; fakat Kilikya'nın hem içinde hem de dışında, Het'um hanedanı başta olmak üzere başka Ermenî prenslikleri de bulunmaktaydı. Bu önemli Ermenî hanedanı eski Bizans komutanı Oşin tarafından kurulmuştu ve merkez olarak Kilikya Geçitleri'nin güney ucundaki Lampron ve Babaron'da bulunmaktaydılar. Het'umlular, Kilikya üzerindeki hakimiyet ve güç konusunda Rubenliler ile sürekli bir çekişme içerisindeydiler. İki tanesi Kilikya'nın dışında olmak üzere çeşitli Ermenî derebeyleri ve Filaretos'un eski komutanları da Maraş, Malatya (Melitene) ve Edessa gibi şehirlerde bulunmaktaydılar.

Birinci Haçlı Seferi

Boulogne'lu Baldwin, Edessa'da Ermenîlerin saygı gösterisini kabul ederken

I Konstantin'in hükümdarlığı sırasında, Birinci Haçlı Seferi vuku bulmuştu. Batı Avrupa Hristiyanları'ndan oluşan bir ordu Anadolu ve Kilikya üzerinden Kudüs'e doğru yola çıkmıştı. Kilikya'daki Ermenîler bu Frank Haçlıları arasında, liderleri olan Godfrey de Bouillon -ki kendisi Ermenîlerin kurtarıcısı olarak gürülürdü- gibi güçlü müttefikler edinmişlerdi. Konstantin, Haçlıların gelişini bölgede kalan son Bizans kalelerini de yok ederek Kilikya'daki hakimiyetini güçlendirmek için yegâne fırsat olarak görüyordu. Haçlıların da yardımıyla hem bölgede gerçekleştirilen askerî harekâtlar hem de Antakya, Edessa ve Tripoli'de Haçlı devletlerinin kurulması ile Bizanslılar'a ve Türkler'e karşı Kilikya'nın güvenliği sağlanmış oldu. Ayrıca Papa XIII Gregory'nin Ecclesia Romanası'nda bahsedildiği üzere Ermenîler de Haçlılara destek sağlamışlardır:

Alıntı
Ermenî halkının kiliseye ve Hristiyan dünyasına yaptığı güzel eylemler arasında özellikle şu vurgulanmalıdır ki, Hristiyan prensleri ve savaşçıları Kutsal Toprakları almak için yola çıktıklarında hiçbir halk veya millet, böylesi bir coşkuyla, sevinçle ve inançla, Haçlılara atlar, önlem ve rehberlik sağlayan Ermenî halkı kadar yardım etmemiştir. Ermenîler üstün cesaretleriyle Kutsal savaşlar sırasında bu savaşçılara büyük yardımlar sağlamıştır.

Ermenî müttefiklerine olan minnetlerini göstermek amacıyla Haçlılar, Konstantin'i Comes ve Baron ünvanları ile onurlandırdılar. Ermenîler ve Haçlılar arasındaki bu ilişkiler, kendi içlerinde sıklıkla yaptıkları evliliklerle daha da güçlendi. Örnek vermek gerekirse, Edessa Kontu I Joscelin, Konstantin'in kızı ile; Godfrey'in erkek kardeşi Baldwin ise, Konstantin'in erkek kardeşi T'oros'un kızı ile evlenmiştir. Sonraki iki yüzyıl boyunca Ermenîler ve Haçlılar zaman zaman müttefik, zaman zaman ise düşman olmuşlardır.

Ermenî-Bizans ve Ermenî-Selçuklu Çekişmeleri
Konstantin'in oğlu, 1100 yılında tahtı devralan I T'oros idi. Hükümdarlığı sırasında, hem Bizanslılar hem de Selçuklular ile karşı karşıya geldi ve Ruben hanedanının sınırlarını genişletti. Kilikya başkentini Tarsus'tan, buradaki küçük bir Bizans garnizonunu yok ettikten sonra Sis'e taşıdı. 1112'de, son Bagratlı Ermenî kralı II Gagik'in öcünü almak maksadıyla Cyzistra kalesini ele geçirdi. Sonrasında, kalenin yönetiminden sorumlu üç Bizanslı kardeş acımasızca öldürüldü. Böylece, bölgede Ruben prenslerinin yükselmesiyle merkezî bir yönetim sistemi ortaya çıkmış oldu. 12. yy civarında bölgede Bizanslılar ile güç konusunda boy ölçüşebilecek tek hâkim hanedan onlardı.

1129 yılında T'oros'un kardeşi ve aynı zamanda vârisi olan Prens I Levon'un hükümdarlık dönemi başladı. Kilikya'da bulunan kıyı şehirlerini Ermenî prensliğine katarak bölgedeki Ermenî ticareti konusundaki hakimiyetini güçlendirmiş oldu. Bu dönemde, Kilikya Ermenîleri ve Selçuklu Türkleri arasındaki husumet hâlen sürmekteyken, Amanus'un güneyinde bulunan kaleler üzerindeki hakimiyet konusunda Antakya Prensliği ile de zaman zaman çekişmeler yaşanıyordu. Bu bağlamda 1137'de, Kilikya'nın hâlen bir Bizans eyaleti olduğunu savunan İmparator II John'un emriyle Bizanslılar, Kilikya düzlüklerinde bulunan pek çok kasabayı ve şehri fethettiler. Levon ve onun oğulları Ruben ile T'oros'un da içlerinde olduğu birçok aile üyesi yakalanıp Konstantiopolis'te tutsak edildiler. Üç yıl sonra Levon tutsak olduğu sırada öldü. Ruben'in gözleri kör edildi ve yine tutsak iken öldürüldü, fakat Levon'un ikinci oğlu ve vârisi II T'oros 1141'de kaçtı ve Kilikya'ya dönerek Bizanslılar'a karşı bir mücadele başlattı. Başlarda Bizans istilalarını geri püskürtmek konusunda başarılı olmuştu fakat, 1158'de İmparator I Manuel'e olan saygısından ötürü Bizans ile kısa süreli bir anlaşma yaptı. 1151 civarında T'oros'un hükümdarlığı esnasında, Ermenî Kilisesi gözlerini Rumkale'ye çevirdi. Sırasıyla II Ruben, Mleh ve III Ruben 1169, 1170 ve 1175'te T'oros'un yerine geçtiler.

Prensliğin Krallığa Dönüşmesi

1200 yılında Küçük Ermenistan ve çevresinde bulunan devletler

I Levon'un torunlarından biri ve III Ruben'in erkek kardeşi olan Prens II Levon, 1187'de tahta geçti. Konya, Halep ve Dımeşk hükümdarları ile savaştı ve Akdeniz kıyısındaki bölge büyüklüğünü ikiye katlayarak Kilikya'ya yeni topraklar kattı. Bu sırada Mısır hükümdarı Selâhaddin, Küdus Krallığı'nı mağlup ederek Üçüncü Haçlı Seferi'nin başlamasına sebep oldu. Prens II Levon fırsattan istifade ederek Avrupalılar ile ilişkilerini geliştirdi. 1189'da Papa III Clement'in, Levon'a ve Katolikos IV Gregory'e, haçlılar için Ermenîlerden askerî ve maddî destek istediğini bildiren mektuplar göndermesi, Kilikya Ermenistanı'nın bölgedeki önemini kanıtlar niteliktedir. Kutsal Roma İmparatorları'nın da (Frederick Barbarossa ve onun oğlu VI Henry) desteğiyle Levon, devletin statüsünü prenslikten krallığa yükseltti. Ermenîlerin, İsa'nın doğumunu kutladıkları gün olan 6 Ocak 1199 yılında Prens II Levon, Tarsus katedralinde Suriye Yakubî patriğinin, Tarsus Yunan başpiskoposunun ve çok sayıda mevkî sahibi kişinin ve de askerî liderin huzurunda müthiş bir törenle taç giydi. Katolikos VI Gregory Abirad tarafından bizzat taç giymesinin yanı sıra Levon, Kutsal Roma İmparatoru VI Henry'nin adına Başpiskopos Mainz'li Conrad tarafından üzerinde aslan amblemi bulunan bir sancak aldı. Tahtının güvencesini sağlamış olan I Levon, Kral ünvanıyla Ermenî Kilikyası'nın ilk Kral'ı oldu. Kilikya Ermenî devleti için siyasî, askerî ve ekonomik alanlarda yaptığı çok sayıda katkılarından dolayı Muhteşem Levon olarak anılmaya başlandı. Levon'un giderek artan gücü onu, komşu ülke olan Antakya haçlı devletinin çok önemli bir müttefiği yapmış ve bunun sonucunda soylu aileler arasında evlilikler düzenlenmişti fakat izlediği ülke politikası sonucu Latinlerin kesinkes karşı çıkacakları, Antakya'yı derebeylik yapma hırsını belli etmişti. Bunun sonucunda Levon'un büyük yeğeni Raymond Roupen ve Antakya-Tarabuluslu IV Bohemond arasında Antakya Veraset Savaşları patlak verdi.

1219'da, Raymond-Roupen'in tahtta hak iddaa etme çabasının başarısız olmasının akabinde, Levon'un kızı Zabel, Baghraslı Adam'ın naipliğinde Kilikya Ermenistanı'nın yeni hükümdarı ilân edildi. Adam çok geçmeden suikaste uğradı ve naiplik, epey sözü geçen bir Ermenî ailesi olan Het'um hanedanından Baberonlu Konstantin'e geçti. Selçuklu tehlikesini savuşturabilmek adına Konstantin, Antakyalı IV Bohemond ile bir müttefiklik arayışı içerisine girdi ve bunu, Bohemond'un oğlu Philip'i Kraliçe Zabel ile evlendirerek garanti altına aldı fakat Philip, Ermenî Kilisesi'nin kurallarına uymayı reddeddiği için Ermenîler'e göre fazla "Latin" kalmıştı. 1224'te Philip, Ermenistan tacındaki değerli taşları çalmaktan ötürü Sis'te tutsak edildi ve birkaç ay bu bu şekilde tutsak olarak kaldıktan sonra zehirlenerek öldürüldü. Zabel ise Selefkiya şehrinde manastır hayatı yaşamaya karar verse de sonrasında Konstantin'in oğlu Het'um ile 1226 yılında evlenmek zorunda bırakıldı. Het'um, Kral I Het'um ünvanıyla eş kral oldu.

Het'um Hanedanı
Kilikya'nın iki büyük hanedanı olan Rubenliler ve Het'umlular arasında evlilik yoluyla yapılan bâriz birleşme, hanedan ve bölge kavgaları ile dolu bir yüzyıl ile bitmiş oldu ve bu, Het'umluların Kilikya Ermenistanı'nda siyasî baskınlık yönünden öne çıkmasını sağladı. 1226'da I Het'um'un tahta çıkmasıyla Kilikya Ermenistanı'nın birleşmiş hanedan krallığı dönemi başlamış olsa da Ermenîlerin uğraşması gereken pek çok dış sorunu vardı. Bohemond, ölen oğlunun öcünü almak amacıyla Selevsiya'nın batısında kalan bölgeleri ele geçirmiş olan Selçuklu Sultanı I Keykubat ile müttefiklik arayışına girdi. Ayrıca Het'um da bir tarafında kendi resmi, diğer tarafında da sultanın ismi yazılı olan sikkeler bastırdı.

Ermenî-Moğol İttifakı ve Memlûk Tehlikesi

Kilikya Ermenistanı'nda 13. yy civarında inşaa edilen Korikos kalesi

Zabel ve Het'um'un hükümdarlığı sırasında, Cengiz Han'ın ve onun vârisi Ögeday Han'ın önderliğinde Moğollar, Orta Asya'dan hızla genişlemeye başlamış, Orta Doğu'ya ulaşmış ve Mısır'a doğru yola çıkmadan önce Mezopotamya'yı ve Suriye'yi fethetmişlerdi. 26 Haziran 1243'te Selçuklu Türkleri'ne karşı Köse Dağ'da kesin bir zafer kazandılar. Moğollar'ın fetihleri Büyük Ermenistan için felâket niteliğindeydi fakat Kilikya için bu söz konusu değildi zîra, Het'um çok önceden Moğollar ile işbirliği yapmayı plânlamıştı. 1247'de ittifak anlaşması yapması için erkek kardeşi Smbat'ı Moğolların Karakurum'da bulunan sarayına gönderdi. 1250'de Moğollar tarafından Kilikya'nın bütünlüğünü ve Selçuklular'ın elinde bulunan kaleleri yeniden ele geçirme konusunda yardım edileceği sözünü garanti eden bir anlaşma ile geri döndü. 1253'te Het'um bizzat kendisi yeni Moğol hükümdarı Möngke Han'ı Karakurum'da ziyaret etti. Büyük bir onurla karşılandı ve Moğol bölgelerinde bulunan Ermenî kiliseleri ve manastırlarından vergi alınmayacağına dair garanti verildi. Moğol sarayına yaptığı yolculukta ve 1256'da Kilikya'ya dönüş yolculuğunda Büyük Ermenistan'a da uğradı. Dönüş yolcuğundaki kalışı, yerel prensler, piskoposlar ve başrahipler tarafından ziyaret edildiği için daha uzun sürdü. Het'um ve ordusu, Hülâgü'nün Moğol sancağı altında, Müslüman Suriye'nin fethi için savaştı ve 1259'dan 1260'a kadar olan sürede Halep ile Dımeşk ele geçirildi. Arap tarihçilerin görüşlerine göre, Hülâgü'nün Halep'i fethi sırasında şehrin ana camiinde, yakınındaki bölgelerinde ve çarşısında yapılan katliamdan ve kundaklamalardan Het'um ve kuvvetleri sorumludur.


Bir Kilikya Ermenî atlısı

Bu sırada Mısır Memlûkleri, Mısır'da eski Eyyûbi efendilerinin yerine geçmişlerdi. Başlangıçta bu Memlûkler, Cengiz Han tarafından Mısır sultanına satılan Türkî ve diğer milletlerin kölelerinden oluşturulan bir süvâri ordusuydu. 1250 ve 1253 yıllarında sırasıyla Mısır ve Filistin'in yönetimini ele geçirdiler ve Moğollar'ın önceki Eyyûbi ve Abbasî yönetimlerinin yıkımına sebep olmasının sonucu açılan boşluğu doldurdular. Kilikya Ermenistanı da genişleyerek Maraş ve Behesni başta olmak üzere Kapadokya, Mezopotamya ve Suriye sınırları üzerinde bulunan önemli ticaret yollarının geçtiği toprakları geri aldılar ve bu Ermenî krallığını Memlûklerin gözünde daha büyük bir potansiyel hedef hâline getirdi. Ayrıca Ermenîler Memlûkler ile baharat ticareti hakimiyeti konusunda da karşı karşıya gelmişlerdi. Memlûklerin önderi Baybars 1266'da Orta Doğu'daki Haçlı devletlerini bölgeden temizleme maksadıyla yola çıktı. Aynı yıl I Het'um'u, müttefikliğini Moğollardan Memlûklere değiştirmesi için yanına çağırttı ve Ermenî kralının Moğollar'a boyun eğerek Memlûklerden aldığı bölgeleri ve kaleleri geri iade etmesini istedi. Tüm bu tehditlere rağmen Het'um, askerî destek elde etmek amacıyla İlhanlıların İran'da bulunan Moğol sarayına gitti fakat yokluğunda Memlûkler Kilikya Ermenistanı'nı işgâl ettiler. Het'um'un oğulları T'oros ve Levon ülkeyi savunmak için ayrıldılar. Mari Felâketi sırasında Sultan El-Mansur Ali'nin ve Kalavun'un komutasında Memlûkler Ermenîleri yenilgiye uğrattılar; T'oros'u öldürüp Levon'u ve beraberindeki onbinlerce Ermenî askerini ele geçirdiler. Het'um Levon için yüklü miktarda fidye ödemekle birlikte Memlûklere çok sayıda kale verdi ve epey bir para ödedi. 1268'deki Kilikya depremi ülkeyi daha da kötü bir duruma sürükledi.

1269'da I Het'um, Memlûklere yüklü miktarda yıllık vergi ödeyen oğlu II Levon'un iyiliği için geri adım attı. Vergiler ödense bile, Memlûkler her birkaç yılda bir Kilikya'ya saldırmaya devam ettiler. 1275'te sultanın emirleri tarafından yönetilen bir ordu sebep belirtmeksizin ülkeyi işgâl ettiler ve hiçbir şekilde direnecek gücü olmayan Ermenîler ile karşı karşıya geldiler. Tarsus şehri ele geçirildi, kraliyet sarayı ve Saint Sophia kilisesi yakıldı, devlet hazinesi yağmalandı, 15.000 sivil öldürüldü ve 10.000'i esir olarak Mısır'a götürüldü. Ayas, Ermenî ve Frank nüfusunun neredeyse tamamı helâk olmuştu.

Memlûkler ile Yapılan Ateşkes (1281-1295)

1300 yılında Anadolu'da bir Hristiyan bölgesi olan Küçük Ermenistan ve etrafındaki devletler

1281'de Möngke Temur'un komutasındaki Moğolların ve Ermenîlerin İkinci Humus Savaşı'nda Memlûkler tarafından yenilgiye uğratılmalarının hemen sonrasında Ermenistan ateşkes yapmak zorunda kaldı. Dahası, 1285'te Kalavun'un zorlayıcı baskıları üzerine Ermenîler kendileri için zor şartlar içeren on yıllık bir barış anlaşması imzalamak zorunda kaldılar. Ermenîler çok sayıda kaleyi Memlûklere devretmek mecburiyetinde kaldılar ve kendi savunma istihkamlarını yeniden inşaa etmekten de men edildiler. Kilikya Ermenistanı Mısır ile ticarete zorlandı ve böylece papa tarafından konulan ticaret ambargosu aşılmış oldu. Buna ilâveten Memlûkler her yıl Ermenîlerden bir milyon dirhem vergi alacaklardı. Tüm bu sayılanlara rağmen Memlûkler fırsat buldukça Kilikya Ermenistanı'na akın yapmaya devam ettiler. 1292'de bölge, bir yıl öncesinde Kudüs Krallığı'nın Akre'deki son kalıntılarını temizleyen Mısır Memlûk sultanı El-Eşref Hâlil tarafından işgâl edildi. Rumkale yağmalandı ve Katolikosate (Kilikya Kutsal Makamı) Sis'e taşınmak zorunda bırakıldı. Het'um Behesni'yi, Maraş'ı ve Tel Hamdun'u Türkler'e bıraktı. 1293'te erkek kardeşi III T'oros'un iyiliği için Mamistra manastırına kapandı.

Moğollar ile Yapılan Seferler (1299-1303)

Gazan 1303'te Dımeşk'e yapılacak saldırıda Ermenî Kralı II Het'um'a; Kutluk Şah'a eşlik etmesi emrini veriyor

1299'un yaz mevsiminde, I Het'um'un torunu Kral II Het'um tekrar Memlûklerin saldırı tehditleriyle karşı karşıya kalınca İran'daki Moğol kağanı Gazan'dan destek istedi. Buna cevap olarak Gazan Suriye'ye doğru yola çıktı ve Kıbrıs Frankları'nı (Kıbrıs Kralı, Tapınak Şövalyeleri, Hastane Şövalyeleri ve Töton Şövalyeleri), Memlûklere yapacağı saldırı için kendisine katılmaya davet etti. Moğollar Halep şehrini ele geçirdiler ve burada Kral Het'um da onlara katıldı. Kuvvetleri arasında, hücuma sonradan  katılan Ermenistan krallığındaki Tapınak ve Hastane şövalyeleri de vardı. Birleşmiş olan kuvvetler, 23 Aralık 1299'da Memlûkleri El-Kazandar Vadisi Savaşı'nda yenilgiye uğrattı. Fakat sonrasında Moğol ordusunun büyük bir kısmı geri çekilmek zorunda kaldı. Yokluklarından istifade eden Memlûkler yeniden bir araya toplandılar ve 1300 yılının Mayıs ayında bölgenin kontrolünü yeniden ele aldılar.

1303'te Moğollar yanlarında Ermenîler ile birlikte sayıca daha üstün bir şekilde (yaklaşık 80.000) Suriye'yi bir kez daha fethetmeye kalkıştılar fakat 30 Mart 1303'te Humus'ta ve 21 Nisan 1303'te Dımeşk'in güneyinde yapılan Şahap Savaşı'nda kesin bir yenilgiye uğradılar. Bu, Suriye'nin Moğollar tarafından son büyük istilâsı olarak kabul görür. Gazan 10 Mayıs 1304'te öldüğünde Kutsal Toprakları yeniden fethetme umutları da onunla birlikte yok oldu.

II Het'um on altı yaşındaki yeğeni III Levon'un iyiliği için bir Fransisken rahibi oldu, yine de Kilikya'yı bir Memlûk ordusunun saldırısına karşı savunması gereken Levon'a yardım etmek için manastırdaki hücresini terketti fakat, Baghras yakınlarında yenilgiye uğradı. 1307'de yeni ve eski kral, Kilikya'da bulunan Moğol temsilcisi Bulargu ile, Anazarba'nın hemen dışındaki ordugâhında bir araya geldiler. Henüz İslâm dinini seçmiş olan Bulargu, gelen Ermenî grubunun tümünü öldürttü. Het'um'un erkek kardeşi Oşin hemen karşılık vermek için Bulargu'ya karşı harekete geçti ve onun hakkından gelerek Kilikya'yı terketmek zorunda bıraktırdı. Bulargu işlediği suçtan dolayı, Ermenîlerin isteği üzerine bizzat Olcaytu tarafından infaz edildi. Oşin Tarsus'a döndüğünde Kilikya Ermenistanı'nın yeni kralı olarak taç giydi.

Het'umlular, IV Levon'un 1341'de kızgın bir kalabalık tarafından suikaste uğramasına dek istikrarsız bir Kilikya'yı yönetmeye devam ettiler. IV Levon Kıbrıs Krallığı ile bir ittifak kurdu, sonrasında ülke Frank asıllı Lüzinyan hanedanı tarafından yönetildi, ne var ki Memlûklerin saldırılarına karşı konulamadı.

Kilikya Ermenistanı'nın Çöküşü

Günümüz Ermenistan bayrağının esin kaynağı olan Ermenî Lüzinyan hanedanının bayrağı

Lüzinyan Hanedanı Dönemindeki Çöküş Süreci

Ermenistan hükümdarı III Konstantin, Hastane şövalyeleri ile birlikte tahtındayken. "Les chevaliers de Saint-Jean-de-Jerusalem rétablissant la religion en Arménie", Henri Delaborde ait 1844 yapımı bir tablo.

Ermenîler ve 12. yy'da doğu Akdeniz'deki Kıbrıs adasında kurulmuş olan Lüzinyanlar arasında uzun zamandır yakın ilişkiler vardı. Eğer onlar Kıbrıs'ta olmasalardı belki de Kilikya Ermenistan'ı zorunluluktan dolayı bu adada kurulacaktı. 1342'de Levon'un kuzeni Guy de Lüzinyan, Ermenistan Kralı II Konstantin olarak törenle hükümdar ilân edildi. Guy de Lüzinyan ve onun küçük erkek kardeşi John tam bir Latin yanlısıydılar ve Doğu Akdeniz'de bulunan Roma Katolik Kilisesi'ne sıkı sıkıya bağlıydılar. Hükümdar hanedan olarak Lüzinyanlar Katolikliği ve Avrupa usüllerini dayatma girişiminde bulundular. Ermenî soylu sınıfının büyük bir kısmı bunu kâbul etti fakat köylü sınıf bu değişikliklere karşı çıktı ve bunun sonucunda iç çatışma patlak verdi.

1343'ten 1344'e kadar olan; Ermenî nüfusunun ve onun derebey yöneticilerinin, Lüzinyan hanedanının hakimiyetini ve Ermenî Kilisesi'ni Latinleştirme politikasını benimsemeyi reddettiği bir zaman diliminde Kilikya, bölgesel genişleme niyetinde olan Memlûkler tarafından tekrar işgâl edildi. Ermenîler, Avrupa'daki yarı din kardeşlerinden belli aralıklarla  yardım ve destek istiyorlardı ve krallık yeni haçlı seferleri düzenleme plânları yapmaktaydı. Tüm bunlar olurken Ermenîlerin Avrupa'dan istedikleri yardım tâlebinin cevapsız kalması, 1374'te Sis'in ve Gaban kalesinin 1375'te Memlûklerin eline geçmesi ve bunun sonucunda Kral V Levon, kızı Marie ve onun kocası Shahan'ın esir alınması krallığın sonunu getirdi. Son kral V Levon'un güvenli bir şekilde ayrılmasına izin verildi ve başka bir haçlı seferi yapılmasıyla ilgili başarısız çabasından sonra 1393'te Paris'te sürgündeyken öldü. 1396'da Levon'un ünvanı ve hakları, kuzeni ve Kıbrıs kralı olan I James'e geçti. Böylece Ermenistan Kralı ünvanı, Kıbrıs Kralı ve Küdus Kralı ünvanları ile birleşmiş oldu.

1396'da Levon'un ünvanı ve hakları, kuzeni ve Kıbrıs kralı olan I James'e geçti. Böylece Ermenistan Kralı ünvanı Lüzinyanların Kıbrıs ve Kudüs Kralı ünvanları ile birleşmiş oldu. 1489'da Kıbrıs'ın kaybedilmesiyle Lüzinyanlar'ın Akdeniz'deki kolu Konstantinopolis'te ve 19. yy'dan itibaren Saint-Petersburg'te devam etti. Konstantinopolis'te hüküm süren son Prens; kral Janus, I Jacques ve IV Hugo'nun soyundan gelen Kristodül de Lüzinyan idi. 1827'de Rusya'ya gelişinin akabinde oğlu Lui de Lüzinyan, Rus İmparatoru I Nikolas tarafından "Kıbrıs, Kudüs ve Ermenistan Kraliyet Prensi" olarak karşılandı. Söz konusu soy, Lui'nin oğlu ve Kristodül'ün torunu olan St.Petersbourg'te bulunan Prens Mişel de Lüzinyan tarafından 1880 yılındaki Fransız sivil mahkemelerinde savunulmuştur. Kraliyet hanedanının başı olarak Prens Mişel aynı zamanda Kıbrıs'ın Kılıcı Kraliyet Tarikâtı (L'Ordre Royal de L'Épée de Chypre) Büyük Üstad'ı olarak da tanınmıştır. Bu soyun şu an hüküm süren prensi Prens Konstantin de Lüzinyan'dır.

Ayrıca Savoy Hanedanı da söz konusu ünvan ile birlikte Kudüs Kralı ve bir takım diğer tahtlar üzerinde dolaylı yoldan hak iddia etmiştir.

Kilikya Ermenistan Nüfusunun Dağılması

Kilikya'da Adana Vilayeti'nin önemli bir sancağı olan Kozan, Ermenî soykırımına kadar Ermenî nüfusunun yüksek olduğu bir yerdi

Kilikya'yı Memlûkler ele geçirmiş olsa da burayı ellerinde fazla tutamadılar. Buraya yerleşen Türkî boyları, Timur'un Kilikya'yı fethetmesine yol açtı. Sonuç olarak 30.000 zengin Ermenî Kilikya'yı terketti ve 1389'a kadar Lüzinyan hanedanı tarafından yönetilen Kıbrıs'a yerleşti. Ayrıca çok sayıda tüccar ailesi batıya doğru kaçarak Fransa, İtalya, Hollanda, Polonya ve İspanya gibi ülkelerde bulunan çeşitli diaspora toplulukları kurdular veya önceden var olanlara katıldılar. Sadece mütevazi olan Ermenîler Kilikya'da kalmıştı. Yine de Türk hakimiyeti dönemi boyunca bölgede uzun süre tutunamadılar.

On altıncı yüzyılda Kilikya Osmanlı egemenliğine girdi ve 17. yy'da resmî olarak Adana Vilayeti oldu. Uzun yıllar Ermenî kültürünü koruyabildiğinden dolayı Kilikya, Osmanlı Ermenîleri için çok önemli bölgelerden birisiydi. 1909'da Kilikya Ermenîleri Adana'da bir katliama maruz kaldılar. Sağ kalan Kilikya Ermenîleri'nin soyundan gelenler şu an Ermenî diasporasına ve Lübnan, Antelias'ta bulunan Kilikya Kutsal Makamı'na dağılmışlardır. Kilikya Ermenî devletinin amblemindeki aslan figürü, günümüz Ermenistan devletinin armasında hâlen bulunmaktadır.

Kilikya Ermenî Toplumu

Kültür

Toros Roslin tarafından 1268'de yapımı biten Havarî John'un renkli bir el yazması

Nüfus istatiği açısından bakıldığında Kilikya Ermenistanı yönetici sınıfını Ermenîlerin oluşturduğu, ayrıca Yunanların, Yahudîlerin, Müslümanların ve çeşitli Avrupalı milletlerin birleşiminden oluşan bir yapıya sahipti. Bu çok-uluslu nüfus yapısı ve başta Fransa olmak üzere Avrupalılarla olan ticari ve siyasi bağlar Ermenî kültürüne yeni ve önemli yönler getirmişti. Kilikya soylu sınıfı şövalyelik kavramı, giyim tarzı ve Fransız Hristiyan isimlerinin kullanımı gibi Batı Avrupa yaşamının pek çok yönünü benimsemişlerdi. Kilikya toplumunun yapısı artık Ermenistan'ın geleneksel nakharar sisteminden ziyade Batı'nın derebeylik sistemine daha yakındı. Hatta bu Kilikya döneminde nakharar ve sparapet gibi Ermenî ünvanları yerini Batı'daki karşılığı olan baron ve constable'a bıraktı.
Ermenî soylularının şövalyelik sisteminde de Avrupa'nın gelenekleri benimsendi; zaten kargı dövüşleri ve turnuvalar Avrupa'daki ile benzerlik gösteriyordu fakat Kilikya Ermenistanı'nda giderek daha popüler olmaya başlamıştı. Batı'nın Kilikya Ermenistan'ı üzerindeki etkisi o kadar büyüktürki, bu dönemde Ermenî diline iki yeni harf (Ֆ ֆ = "f" ve Օ օ = "o") ve çok sayıda Latin kökenli kelimeler girmiştir.

Diğer bölgelerde bu yeni Batılı eğilimlere karşı daha fazla hoşnutsuzluk vardı. Her şeyden önce sıradan Ermenîlerin çoğu Roma Katolikliği'ne veya Yunan Ortodoksluğu'na geçişe hiç sıcak bakmıyordu. Yine de bu kültürel etkileşim tek taraflı değildi; başta mimarî yöntemler olmak üzere Kilikya Ermenîleri'nin Batı'ya dönen Haçlılar üzerinde önemli etkileri olmuştur. Avrupalılar, Haçlı devletlerinde bulunan Ermenî masonlarından öğrendikleri Ermenî kale sistemi ve bir takım kilise mimarîsi öğelerini birleştirdiler. Birçok Ermenî kalesi alışılanın dışında kayalıklı tepelerin üzerine kuruldu ve Krak de Chevalies ile Markab'da bulunan Hastane Şövalyeleri'nin kalelerininkine benzer eğimli surlar ve dairesel kulelerle donatıldı. Kilikya döneminde, başta on üçüncü yüzyılda Rumkale'de bulunan Toros Roslin'in renkli el yazmaları olmak üzere bir takım önemli Ermenî sanat eserleri de ortaya çıkmıştır.

Ekonomi

1080-1375 yılları arası Kilikya Ermenî krallığına ait bir sikke

Yıllar geçtikçe Kilikya Ermenistanı, doğu Akdeniz kıyılarındaki konumu sebebiyle refah düzeyi yüksek bir devlet hâline geldi. Bölge, Orta Asya'yı ve İran Körfezi'ni Akdeniz'e bağlayan ticaret yollarının kesiştiği noktada bulunuyordu. Bu sayede krallık başta baharat ticareti olmak üzere hayvancılık, deri, yün ve pamuk gibi alanlarda önemli bir konuma gelmiş oldu. Ülkenin ihraç ettiği diğer önemli kaynaklar arasında kereste, tahıl, şarap, kuru üzüm ve ham ipek de bulunmaktaydı.

Kral Levon'un hükümdarlığı sırasında Kilikya Ermenistanı'nın ekonomisi daha da gelişti ve Batı Avrupa ile büyük ölçüde bütünleşmeye başladı. Kral Levon Pisa, Cenova, Venedik, Fransızlar ve Katalanlar ile anlaşmalar sağladı ve yaptıkları iş karşılığında onlara vergiden muaf tutulma gibi bir takım ayrıcalıklar tanıdı. Ayas, Tarsus, Adana ve Mamistra şehirlerinde, kendilerine ait kiliseleri, hukuk mahkemeleri ve ticaret merkezleri olan önemli Avrupalı tüccar toplulukları ve kolonileri oluşmaya başladı. Kilikya soylu sınıfının ikincil dilinin Fransızca olmasının yanı sıra, İtalyan şehir-devletlerinin Kilikya ekonomisindeki büyük etkisinden dolayı İtalyanca, ticaret alanındaki ikincil dil hâline gelmişti. Krallığın önemli bir kıyı şehri olan Ayas, Kral I Levon'un hükümdarlığı sırasında ve sonrasında Doğu-Batı ticaretinin kalbi olacak şekilde büyük bir önem kazanmıştı. Aynı zamanda bir liman olan bu kıyı şehri Asya'dan gelen baharatlar, pamuklar, pamuklu giysiler, halılar, inciler ve Batı'dan gelen yapımı bitmiş kıyafetler ile metal ürünler için bir pazar merkeziydi. Örneğin; Marco Polo yapacağı Çin yolculuğuna 1271'de Ayas'tan başlamıştır.

On üçüncü yüzyılda Toros'un hükümdarlığı esnasında Kilikya Ermenistanı kendi sikkelerini çoktan basmaya başlamıştı. Dram ve tagvorin denilen altın ve gümüş sikkeler Sis'te ve Tarsus'ta bulunan kraliyet darphanelerinde basılıyordu. İtalyanların ducat, florin, zecchino, Yunanların besant, Arapların dirhem ve Fransızların livre gibi Kilikya'ya yabancı olan sikkeler de tüccarlar tarafından kâbul ediliyordu.

Din

Lübnan, Antelias'ta bulunan Kilikya Kutsal Makamı'ndaki St. Gregory Ermenî Katedrali

Ermenî Apostolik Kilisesi'nin Katolikosatesi halkla beraber, Bizans ve Selçuklu çekişmelerinden dolayı savaş alanına dönen Ermenî yaylalarını sığınak aramak amacıyla terketmişti. Makamı önce 1058'de, Kapadokya'da azımsanmayacak derecede Ermenî nüfusuna sahip Sivas'a getirildi. Sonrasında götürüldüğü Kilikya'daki çeşitli yerler şunlardır; 1062'de Tavbloor; 1066'da Dzamendav; 1116'da Dzovk ve 1149'da Rumkale. Kral I Levon'un saltanatı sırasında Katolikos uzakta bulunan Rumkale'de ikâmet etmekteydi. Krallığa ait Ermenî Kilisesi'nin yönetiminde kendisine on dört piskopos tarafından eşlik edildi ve bu sayı sonraki yıllarda giderek arttı. Başpiskoposların makamları ise Tarsus, Sis, Anabarza, Lambron ve Mamistra'da bulunuyordu. Bir çoğunun tam konumu kesin olmamakla birlikte Kilikya'da altmışa yakın manastır bulunmaktaydı.

1198'de Sis Katolikosu VI Grigor Apirat, Roma Katolik Kilisesi'nin ve Ermenî Kilisesi'nin birleştiğiyle ilgili bir duyuru yayınladı fakat, yerel ruhban sınıfının ve normal nüfusun bu birliğe şiddetle karşı çıkması sebebiyle önemli bir etkisi olmadı. Batı Kilisesi, Kilikya Ermenistanı'yla uzlaşmak adına çok sayıda heyet gönderdi fakat yine pek bir sonuç alınamadı. Bu faaliyetin yetkisi Fransiskenlere verilmişti. 1288'de Monte Corvino bizzat Kilikya Ermenistanı'na geldi.

II Het'um tahttan ferâgat ettikten sonra bir Fransisken rahibi olmuştur. Ermenî tarihçisi Nerses Balients bir Fransisken idi ve Latin Kilisesi'yle birleşme fikrinin büyük bir savunucusuydu. Papalığın üstünlüğünün bile Kiliseler arası birleşim çabalarına olumlu bir katkısı olmamıştır. Bir Ermenî vekili olan Mkhitar Skewratsi 1261'de Akre'de düzenlenen konseyde, Ermenîlerin hüsranını şu cümlelerle özetlemiştir:

Alıntı
Roma Kilisesi kendi hükümlerine tabî olmazken diğer Apostolik makamları üzerinde hüküm verme yetkisini nereden alıyor? Elbette ki bizlerin [Ermenîler] sizi [Katolik Kilisesi], -tıpkı 12 Havarî örneğinde olduğu gibi- yargının önüne çıkarmaya hakkı vardır ve sizin, sahip olduğumuz bu yetkiye itiraz etme hakkınız kesinlikle yoktur.

1293'te Memlûklerin Rumkale'yi yağmalamasının hemen sonrasında Katolikosate, Kilikya Krallığı'nın başkenti Sis'e taşındı. 1441'de, krallığın çöküşünden çok sonra Sis'teki Ermenî Katolikosu IX Grigor Musabekiants Floransa Konseyi'nde yine Ermenî ve Latin kiliseleri arasında yapılan birleşme bildirisi yayınladı fakat, Katolikos Makamı'nı Echmiadzin'e taşıyarak Sis'in gözlerdeki değerini düşüren I Kirakos Virapetsi'nin Ermenîler arasında başlattığı bölücülük sebebiyle bu girişim de başarısız oldu.

Kilikya Ermenistan Krallığı Hükümdar Sıralaması

Lordlar/Prensler
I Ruben - 1080-1095 - Ruben Hanedanı
I Konstantin - 1095-1102 - Ruben Hanedanı
I Thoros - 1102-1129 - Ruben Hanedanı
II Konstantin - 1129-1129 - Ruben Hanedanı
I Leo - 1129-1140 - Ruben Hanedanı
II Thoros - 1144-1169 - Ruben Hanedanı
II Ruben - 1169-1170 - Ruben Hanedanı
Mleh - 1170-1175 - Ruben Hanedanı
III Ruben - 1175-1187 - Ruben Hanedanı
II Leo - 1187-1198 - I Leo adıyla ilk kral - Ruben Hanedanı


Krallar ve Kraliçeler
I Leo - 1198-1219 - Ruben Hanedanı
Isabella - 1219-1252 - Kraliçe ve eş kral - Ruben Hanedanı
I Hethum - 1226-1270 - Eş kral - Hethum Hanedanı
II Leo - 1270-1289 - Hethum Hanedanı
II Hethum - 1289-1293 - III Thoros için tahttan feragat etti - Hethum Hanedanı
III Thoros - 1293-1298 - II Hethum geri dönerek eş kral oldu - Hethum Hanedanı
II Hethum - 1295-1296 - III Thoros ile birlikte eş kral - Hethum Hanedanı
Sempad - 1296-1298 - Tahtı zorla ele geçirdi - Hethum Hanedanı
I Konstantin - 1298-1299 - Hethum Hanedanı
II Hethum - 1299-1303 - Tahtı geri kaldı, sonra tahttan feragat ederek III Leo'nun naipliğini üstlendi - Hethum Hanedanı
III Leo - 1303-1307 - II Hethum'un naipliğinde - Hethum Hanedanı
Oşin - 1307-1320 - Hethum Hanedanı
IV Leo - 1320-1341 - 1329'a kadar Korikoslu Oşin'in naipliğinde - Hethum Hanedanı
II Konstantin - 1342-1344 - Soylular tarafından seçildi - Lüzinyan Hanedanı
III Konstantin - 1344-1362 - Neghir Hanedanı
IV Konstantin - 1362-1373 - Neghir Hanedanı veya Lüzinyan Hanedanı
V Leo - 1374-1375 - Lüzinyan Hanedanı


Tahtta Hak İddia Edenler
V Leo - 1375-1396 - Lüzinyan Hanedanı
I James - 1396-1398 - Lüzinyan Hanedanı
Janus - 1398-1432 - Lüzinyan Hanedanı
John - 1432-1453 - Lüzinyan Hanedanı
Charlotte - 1458-1467 - Lüzinyan Hanedanı


Referanslar
1. "Landmarks in Armenian history". Internet Archive. Retrieved June 22, 2010. "1080 A.D. Rhupen, cousin of the Bagratonian kings, sets up on Mount Taurus (overlooking the Mediterranean Sea) the kingdom of New Armenia which lasts 300 years."
2. Der Nersessian, Sirarpie. "The Kingdom of Cilician Armenia." in A History of the Crusades, vol. II. Kenneth M. Setton (ed.) Philadelphia: University of Pennsylvania Press, 1962, pp. 630–631.
3. (Armenian) Kurdoghlian, Mihran (1996). Պատմութիւն Հայոց (History of Armenia), Volume II. Athens: Հրատարակութիւն ազգային ուսումնակաան խորհուրդի (Council of National Education Publishing). pp. 43–44.
4. Der Nersessian. "The Kingdom of Cilician Armenia", pp. 645–653.
5. Ghazarian, Jacob G. (2000). The Armenian Kingdom in Cilicia during the Crusades: The Integration of Cilician Armenians with the Latins (1080–1393). Routledge. pp. 54–55. ISBN 0-7007-1418-9.
6. Bournoutian, Ani Atamian. "Cilician Armenia" in The Armenian People From Ancient to Modern Times, Volume I: The Dynastic Periods: From Antiquity to the Fourteenth Century. Ed. Richard G. Hovannisian. New York: St. Martin's Press, 1997, pp. 283–290. ISBN 1-4039-6421-1.
7. "Cilician Kingdom". Globe Weekly News. Retrieved 2009-12-28.
8. "King Tigran II – The Great". Hye Etch. Archived from the original on 21 February 2007. Retrieved 2007-01-17.
9. Ghazarian, Jacob G. (2000). The Armenian Kingdom in Cilicia during the Crusades: The Integration of Cilician Armenians with the Latins (1080–1393). Routledge. pp. 39–42. ISBN 0-7007-1418-9.
10. Dédéyan, Gérard (2008). "The Founding and the Coalescence of the Rubenian Principality, 1073–1129". In Hovannisian, Richard G.; Payaslian, Simon. Armenian Cilicia. UCLA Armenian History and Culture Series 8. United States: Mazda Publishers. pp. 79–83. ISBN 1-56859-154-3.
11. Donal Stewart, Angus (2001). The Armenian Kingdom and the Mamluks: War and Diplomacy During the Reigns of Het'um II (1289–1307). Netherlands: Brill Academic Publishers. pp. 33–34. ISBN 978-90-04-12292-5.
12. Runciman, Steven (1951). A History of the Crusades, Vol. I: The First Crusade and the Foundations of the Kingdom of Jerusalem. Cambridge: Cambridge University Press. pp. 195–201. ISBN 0-521-35997-X.
13. Kurkdjian, Vahan (1958). "Chapter XXV: Magnificence to be soon followed by Calamity". History of Armenia. United States of America: Armenian General Benevolent Union of America. p. 202.
14. Kurkdjian, Vahan (1958). "Chapter XXVII: The Barony of Cilician Armenia". History of Armenia. United States of America: Armenian General Benevolent Union of America. pp. 213–226.
15. (Armenian) Kurdoghlian, Mihran (1996). Պատմութիւն Հայոց (History of Armenia), Volume II. Athens: Հրատարակութիւն ազգային ուսումնակաան խորհուրդի (Council of National Education Publishing). pp. 33–36.
16. Ghazarian, Jacob G. (2000). The Armenian Kingdom in Cilicia during the Crusades: The Integration of Cilician Armenians with the Latins (1080–1393). Routledge. pp. 118–120. ISBN 0-7007-1418-9.
17. (Armenian) Kurdoghlian, Mihran (1996). Պատմութիւն Հայոց (History of Armenia), Volume II. Athens: Հրատարակութիւն ազգային ուսումնակաան խորհուրդի (Council of National Education Publishing). pp. 42–44.
18. Nickerson Hardwicke, Mary. The Crusader States, 1192–1243.
19. Natasha Hodgson, Conflict and Cohabitation Marriage and Diplomacy between Latins and Cilician Armenians c. 1150-1254’ in The Crusades and the Near East, ed. C Kostick (Routledge, 2010)
20. Donal Stewart, Angus (2001). The Armenian Kingdom and the Mamluks: War and Diplomacy During the Reigns of Het'um II (1289–1307). Netherlands: Brill Academic Publishers. pp. 43–46. ISBN 978-90-0412292-5.
21. "The king of Armenia and the Prince of Antioch went to the military camp of the Tatars, and they all went off to take Damascus". Le Templier de Tyr. Quoted in Rene Grousset, Histoire des Croisade, III, p. 586.
22. Kurkdjian, Vahan (1958). "Chapter XXX: The Kingdom of Cilician Armenia — Mongol Invasion". History of Armenia. United States of America: Armenian General Benevolent Union of America. pp. 246–248.
23. Luscombe, David; W. Hazard, Harry (2004). The New Cambridge Medieval History, Volume IV: c. 1024-c. 1198. Cambridge: Cambridge University Press. p. 634. ISBN 0-521-41411-3.
24. (French) Luisetto, Frédéric (2007). Arméniens et autres Chrétiens d'Orient sous la domination mongole. Geuthner. pp. 128–129. ISBN 978-2-7053-3791-9.
25. (French) Mutafian, Claude (2002). Le Royaume Arménien de Cilicie, XIIe-XIVe siècle. UCLA Armenian History and Culture Series. France: CNRS Editions. pp. 74–75. ISBN 2-271-05105-3.
26. Demurger, Alain (2005). The Last Templar: The Tragedy of Jacques de Molay, Last Grand Master of the Temple. London: Profile Books. p. 93. ISBN 1-86197-529-5.
27. Demurger, Alain (2005). The Last Templar: The Tragedy of Jacques de Molay, Last Grand Master of the Temple. London: Profile Books. p. 109. ISBN 1-86197-529-5.
28. Nicolle, David (2001). The Crusades. Oxford: Osprey Publishing. p. 80. ISBN 1-84176-179-6.
29. Kurkdjian, Vahan (1958). "Chapter XXX: The Kingdom of Cilician Armenia — Mongol Invasion". History of Armenia. United States of America: Armenian General Benevolent Union of America. pp. 253–254.
30. Angus, Stewart, "The assassination of King Het'um II". Journal of the Royal Asiatic Society, 2005 pp. 45–61.
31. (French) Recueil des Historiens des Croisades, Documents Armeniens I, p.664
32. (French) Mahé, Annie; Mahé, Jean-Pierre (2005). L'Arménie à l'épreuve des Siècles. France: Découvertes Gallimard. p. 77. ISBN 2-07-031409-X.
33. Ghazarian, Jacob G. (2000). The Armenian Kingdom in Cilicia during the Crusades: The Integration of Cilician Armenians with the Latins (1080–1393). Routledge. p. 150. ISBN 0-7007-1418-9.
34. (Armenian) Kurdoghlian, Mihran (1996). Պատմութիւն Հայոց (History of Armenia), Volume II. Athens: Հրատարակութիւն ազգային ուսումնակաան խորհուրդի (Council of National Education Publishing). pp. 53–56.
35. Housley, Norman (1992). The later Crusades, 1 274-1580: from Lyons to Alcazar. New York: Oxford University Press. p. 21. ISBN 0-19-822136-3.
36. Hadjilyra, Alexander-Michael (2009). The Armenians of Cyprus. New York: Kalaydjian Foundation. p. 12.
37. Bryce, Viscount (2008). The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire. Germany: Textor Verlag. pp. 465–467. ISBN 3-938402-15-6.
38. Panossian, Razmik (2006). The Armenians: from kings and priests to merchants and commissars. London: Columbia University Press. pp. 63–66. ISBN 978-0-231-13926-7.
39. Kennedy, Hugh N. (2006). Muslim military architecture in greater Syria: from the coming of Islam to the Ottoman Period. Netherlands: Brill Academic Publishers. p. 293. ISBN 978-90-04-14713-3.
40. Abulafia, David (1999). The New Cambridge Medieval History. Cambridge University Press. p. 440. ISBN 0-521-36289-X.
41. Luisetto. Arméniens et autres Chrétiens, p. 98.
42. Parry, Ken (2010). The Blackwell Companion to Eastern Christianity. United Kingdom: Blackwell Publishing ltd. p. 43. ISBN 978-0-631-23423-4.
43. (French) Mahé, Annie; Mahé, Jean-Pierre (2005). L'Arménie à l'épreuve des Siècles. France: Découvertes Gallimard. pp. 71–72. ISBN 2-07-031409-X.
44. Chanoine Pascal, Histoire de la Maison royale de Lusignan, Paris, Léon Vanier, 1896.
45. Histoire Des Prices De Lusignan, Anciens Rois de Jerusalem, de la Petite Armenie et de Chypre, St. Petersbourg, Soikine, 1903.


Kaynak: Armenian Kingdom of Cilicia - Wikipedia, the free encyclopedia
Çeviri: Özgün GÖKSU (TuCoT)
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2014, 17:07:13 Gönderen: TuCoT »

Çevrimdışı human

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1843
  • koyaanisqatsi
    • Profili Görüntüle
Teşekkürler başlıyorum okumaya, hazırlarım sorularımı  ;D
All day and all of the night!

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
Tabi ki. Bozuk, anlaşılmayan yerleri sorman iyi olur. Hem düzeltirim.
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2014, 15:03:14 Gönderen: TuCoT »

Çevrimdışı Bakuy

  • CKII
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 611
  • .
    • Profili Görüntüle
Nüfus Dağılışında "Ermeni Soykırımı" ifadesini kullanmışsın. Tam olarak anlamadım hangi soykırımı kastettiğini.
                 

Çevrimdışı TuCoT

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 240
    • Profili Görüntüle
Biliyorum o kısımda çok takıldım. Soykırım ayrı birşey ama aynı yazıda massacre ve genocide var ve her ikisini de aynı şekilde çevirmek istemedim. Bir de bunlar benim derlemem değil, Wikipedia'da yapılan çeşitli kaynaklardan (en alttaki Referanslar bölümü) derlenerek oluşturulmuş bir yazıyı çevirdim.

Biliyorum biri katliam biri soykırım apayrı şeyler. Oraya ne yazılabileceği konusunda ise çeşitli görüşlere göre düzeltirim.
« Son Düzenleme: 23 Ağustos 2014, 15:07:47 Gönderen: TuCoT »

Çevrimdışı human

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1843
  • koyaanisqatsi
    • Profili Görüntüle
Güzel çevirmişsin eline sağlık. Ermeniler tampon bir bölgede olduğu için çok yer değiştirmek zorunda kalmışlar Kıbrıs'a kadar gitmişler.  :D
All day and all of the night!

Çevrimdışı TurkSith

  • (TurkJedi)
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 708
    • Profili Görüntüle
Eline sağlık güzel çeviri olmuş.

Çevrimdışı Börklüce

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2265
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kilikya Ermenî Krallığı (1198-1375) - Tarihsel Makale Çevirisi
« Yanıtla #7 : 24 Ağustos 2014, 16:29:38 »
Harika olmuş, teşekkürler.

Yalnız bir yerde "mütevazi Ermeniler" diye bir tabir geçiyor ki sanırım burada fakir halk kastediliyor. :D

Çevrimdışı horatio nelson

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 98
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kilikya Ermenî Krallığı (1198-1375) - Tarihsel Makale Çevirisi
« Yanıtla #8 : 28 Ağustos 2014, 23:30:01 »
Tebrikler Tucot

 Şimdilik Hetum hanedanına kadar okudum ama çevirin çok güzel olmuş. Benim için örnek bir çeviri, başarılarının devamını dilerim.