Gönderen Konu: Slav Kazakları  (Okunma sayısı 188 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Slav Kazakları
« : 02 Ekim 2017, 19:22:34 »
Ön Bilgi


 Don Kazakları günümüz Ukraynalıların atalarıdır. Rus ordusunda askerlik yapmaları ve Osmanlı’nın başına bel olmalarıyla bilinirler.
 Don Kazakları genellikle Doğu Slav kökenli ve Rusça’nın neredeyse aynısı denilebilecek bir dil konuşurlardı. Ancak her ne kadar konuştukları Slavca’nın bir şivesi olsa da, Kazak Hetmanı*1 Pylyp Orlyk’in yazdığı Pylyp Orlyk’in Bildirgesi’nde*2 Don Kazakları’nın*3 Hazar kökenli olduğu belirtilmiştir.[1] Aslında Slav bir ulus için bu iddia mantıksız değildir.*4 Bunun yanında Kazakların, Kuman kökenli olduğu da öne sürülmektedir. Bunun en büyük sebebi Eski Doğu Slavları’nın (Ruslar değil, Rusya’nın yerli Slavları’nın) dilinde Kosak*5 kelimesinin Kuman manasına gelmesidir.

 Aslında Don veya Zaporojya Kazakları dediğimiz halka Ruslar Kozak (Kozaky) diyorlardı. Kozaklar Azov, Karadeniz, Buh, Kafkas, Danube, Don, Kuban, Terek, Volga, Ural, Hacıtarhan, Orenburg, Sibir, Amur, Baikal, Semirechye, Zaporojya ve Ussuri gibi bölgelerde de yaygın bir şekilde bulunuyorlardı.
 
Zaporojya Kazak Tarihi

Erken Tarih

 Zaporojya Kazakları’nın ilk atalarının Slav kökenli olduğu düşüncesi oldukça yaygındır. Hatta bazı kesimler onların gerçek Slavların soyundan geldiğini öne sürerler.*6 Pylyp Orlyk’in yazdığı bildirge ise kesin olarak Zaporojya Kazakları’nın tam manasıyla Hazar kökenli olduğunu belirtmiş hatta Kazakların tarihini anlattığı bölümde gelişimlerini de aktarmıştır. Akademisyen Zabelin ise Kazakların kökenini farklı halklara bağlamıştır hatta onun gibi çoğu Kazak tarihçisi de Kazakların kökenini İskitlere, Hazarlara, Kumanlara, Gotlara ve bazıları da eski Slavlara bağlamıştır.[2] Bunun yanında bazı tarihçiler Türk (Tatar ve Türkmen), Slav, Kafkas kavimlerinin karışması sonucu oluştukları, bazı Türkologların ise Kırım ve Rusya’nın yerli Kıpçakları olduğu yönünde görüşleri vardır. Burada asıl dikkat çeken konu ise Kazakların, Slavlığa çok önem vermemesi hatta genel olarak kabul etmediklerini belirtebileceğimiz bir şekilde kökenlerini farklı uluslara bağlamalarıdır.
 Aslında bir dönem Hazar teorisi Kazaklar arasında çok tutmuş hatta Hazarların Slavlaştığı tarihi 10. Yüzyıl olarak belirleyip kendilerine bir tarihi başlangıç bile oluşturmalarına sebep olmuştur. [Elbette elde tam veri olmasa da bu düşüncelerin sağlam bir kökü olması gerektiğini düşünmekteyim.]

Polonya-Litvanya Hâkimiyeti

 Kazakların, Polony-Litvanya’ya bağlı olarak seferler düzenledikleri bu dönem Kazakların isimlerini duyurdukları zamandır. Polonya-Litvanya Birliği adına Osmanlı ve derebeylerine (Tatarlar vb.) seferler düzenlemeleriyle bilinen Kazaklar, Türklerin ve Katoliklerin en büyük düşmanı olmuşlardır. Katolik mezhebiyle aralarındaki çatışmalar sebebiyle zaman zaman Polonya-Litvanya ile ters düşmüşlerdir.
 Ruslara zaman zaman saldırılar düzenleyen Kazaklardan rahatsız olan Ruslar, Osmanlı padişahına mektup yollayarak Kazakları geri çekmesini istediler ancak padişah, Kazakların kendisi için savaşmadığını belirtti. Aslında Kazaklar bu dönemlerde Polonya-Litvanya’ya da sadık kalmamış hatta Leh köylerini bile zaman zaman yağmalamışlardır.
 1624 yılında Osmanlı’nın giderek güçlendiğini gören Hristiyan devletlerin yanında Türklere karşı akınlarda bulunmuşlar ve Osmanlı’yla, Tatarlara büyük zararlar vermişlerdir. Hatta bir dönem İstanbul’un dışlarını yağmalamışlardır.
 17. Yüzyılın ilk yarısının sonlarına doğru Kazaklar yavaş yavaş nüfus kaybedip akın yapmamaya başlasalar da Polonya ve Litvanya taraflarından getirilen başka kazaklar Zaporojye Kazaklarına eklenerek tekrar eski kuvvetlerine erişmeleri sağlandı.
 Ancak Polonya-Litvanya birliğinde asil sınıfın gözüne daha çok batmaya başlayan Kazaklarla, Lehistan’ın arası en sonunda açıldı ve Lehlerin 2 milletli*7 birliği yıkıp 3 milletli*8 bir birlik kurma fikri boşa çıktı.

Bağımsızlık Çağları ve Rus Himayesi
Kazaklar, Lehistan’dan ayrıldıktan sonra Rus hâkimiyeti altına girdiler. Rus hâkimiyeti altındaki Kazaklar iki ayrı grup olarak yaşamaktaydı; bu gruplardan biri Zaporojye’nin daha kuzeyindeki topraklarda, tamamen Rusya’ya bağlı bir grup, diğeri ise Zaporojye çevresinde otonom bir şekilde diğer gruba göre daha bağımsız bir şekilde yaşıyordu. 18. Yüzyılda bu otonom bölge Rusya tarafından ilhak edildi ve Kazaklar tamamen Rus İmparatorluğu’na bağlandılar.
 Rusların kendilerini tamamen paralı asker haline getirdiğini görerek eski yaşamlarını isteyen Kazakların bir kısmı Tuna’ya bir kısmı ise Kuban’a göç etti.
 2. Dünya savaşına kadar Rusların hakimiyeti altında savaşan Kazak birliklerinin gerek Sovyet Rusya’ya, Gerek İmparatorluk Rusyası’na pek çok faydası bulunmuştur.

Kazak Halkları

Kazaklar

 Bunlar Kazakların temelini oluşturuyorlardı. Yukarıda tarihçesi verilen Kazak halkı bunlardır. Temel olarak Rusya ve Lehistan taraflarında bulunuyorlardı. Ana merkezleri Zaporojya’ydı fakat pek çok yerde bu Kazakların yerleşimlerine rastlamak da mümkündü.

Tuna Kazakları

 Tuna Kazakları, Zaporojya Kazakları’nın daha batıya göç etmiş bir koluydu. Osmanlı İmparatorluğu tarafından Tuna civarına yerleştirilen bu Kazak boyu özellikle Rus bağımsızlık savaşında Osmanlı adına savaşmıştır.

Nekrasov Kazakları

 Bulav İsyanı’nın başarısız olmasından sonra kaçan Kazakların oluşturduğu gruba verilen addır. Kuban bölgesine göç eden bu Kazakların, Osmanlı ve Tatarlara defalarca yardımları dokunmuştur. Bu Kazaklar, Eski Ritüeller olarak bilinen bir dini hareket mensuptular ve Ortodoks kilisesinin reform yapmadan önceki haline inanıyorlardı. Bu sebeple bölgedeki Rus Ortodokslar tarafından çok zulüm görmüşlerdi. Bu Kazakların bir kısmı Anadolu’ya yerleşmiştir. Hatta torunları Türkiye’de yaşamaktadır.

Nuğaybaklar

 Ortodox Nogayların soyundan gelen Noğaybekler, Türk kökenli Kazaklardır. Kazakların kültürel özelliklerine adapte olmaya başlamış olan bu Kazak grubu günümüzde 10.000’e yakın bir nüfusa sahiptir.

Bunların yanında İran ve Çin’de bir takım Kazak grupları oluştursa da bu gruplar ismini asla duyuramamıştır. Aynı zamanda Kazakların içinde Yahudi kökenliler (millet olarak değil din olarak Yahudi) bulunması Kazakların gerçekten Hazar kökenden gelebileceği düşüncesini destekler niteliktedir.[3][4]



Kazak Kültürü

 Kazaklar başlarında Ataman (sonraki dönemlerde Hetman) adı verilen yöneticilere sahiplerdi. Bu yöneticiler kendi kabilelerinde (gruplarında) söz sahibiydiler ve tüm kazaklar tarafından saygı görürlerdi.
 Kazaklar eğitime çok önem verirlerdi hatta çocuklarını, okuması için düşman topraklarına yolladıkları bile bilinmektedir.
 Kazaklarda aile gelenekleri çok sıkıydı. Her Kazak ailesi koyu Ortodoks Hristiyan mezhebine mensuptu ve neredeyse her Kazak mezhebine büyük bir aşk ve bağlılık içerisindeydi.[5]
 
Kazak İsyanları

 Tarih pek çok Kazak isyanı görmüştür. Bu isyanlardan en ünlü olan Hmelnitsky Ayaklanmasıdır. Tarihsel sırayla Kazak isyanları şu şekildedir;
1-Kosiński Ayaklanması (1591-1593)
2-Nalyvaiko Ayaklanması (1594-1596)
3-Hmelnitsky Ayaklanması (1648-1657)
4-Bulav İsyanı (1707-1708)
5-Pugaçev İsyanı (1773-1775)

İlgi gelirse isyanlarla ilgili bir yazı da yayınlayabilirim. İsyanları ve kişileri tanıtırım.
 



*1 Kazaklarda Hakan’a verilen unvan.
*2 Zaporojya Kazakları’nın haklarını belirten bir bildirge.
*3 Sadece Don Kazakları değil günümüz Ukrayna ulusunu oluşturan tüm Kazak boyları.
*4 Bulgarlar ve Makedonlar Türk (Bulgar), Ruslar, İskandinav (istek gelirse daha sonra bir yazıda Rusları uzun uzun anlatabilirim. Rus kelimesinin eski İskandinavca kürekçi manasına geldiğini ve dönemin İskandinavlarının, Rusya’ya kayıklarla kürek çekerek geldiği bilinmektedir.)
*5 Cosac
*6 4’te belirttiğimiz gibi çoğu Slav ulusu ya sonradan Slavlaşmış ya da iki halkın karışması sonucu taraflardan biri olan Slavların dilini temel almış uluslardır.
*7 Lehler ve Litvanlar
*8 Lehler, Litvanlar ve Kazaklar


[1]Pylyp Orlyk'in bildirgesinden.
[2]Ivan Zabelin. Rus Hayatı ve Tarihi (The history of Russian life)
[3][4]Heritage of Cossacks-Nekrasovites, В. Н. Вите век и и. Сказки, загадки и песни нагайбаков
[5]Steven Eke, Rus Kazakları Tekrar Yükseliyor (Russia's Cossacks rise again)
« Son Düzenleme: 02 Ekim 2017, 21:03:58 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı cemoooo

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1536
  • Tomás de Zumalacárregui
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #1 : 02 Ekim 2017, 20:08:03 »
Türkçe için de Kozak tercemesi daha doğru.

Ayrıca bu tarz târih yazılarına kaynak ekleyelim.
« Son Düzenleme: 02 Ekim 2017, 20:14:42 Gönderen: cemoooo »
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #2 : 02 Ekim 2017, 20:51:57 »
Türkçe için de Kozak tercemesi daha doğru.

Ayrıca bu tarz târih yazılarına kaynak ekleyelim.

 Ruslar Kazak şeklinde adlandırıyorlar bu sebeple tarihi açıdan bence Kazak daha doğru. Kaynak ekliyorum.

Çevrimdışı cemoooo

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1536
  • Tomás de Zumalacárregui
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #3 : 02 Ekim 2017, 21:03:19 »
Zeki Velîdî, Hüseyin Nâmık Orkun ilâ.. böyle kullanır. Tercih meselesi değil literatür.
« Son Düzenleme: 02 Ekim 2017, 21:04:11 Gönderen: cemoooo »
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #4 : 02 Ekim 2017, 21:07:18 »
Zeki Velîdî, Hüseyin Nâmık Orkun ilâ.. böyle kullanır. Tercih meselesi değil literatür.

TDK'da Kazak diye geçiyor. Türkçe'mize Kazak olarak geçmiş bir kelime.

Çevrimdışı kerem1249

  • Konsilyer
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2141
  • Leo Galante
    • Profili Görüntüle
    • Wizard101 Türkiye
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #5 : 02 Ekim 2017, 21:44:29 »
Yazı için teşekkürler, her zamanki gibi yine çok faydalı.
Türkçe için de Kozak tercemesi daha doğru.

Ayrıca bu tarz târih yazılarına kaynak ekleyelim.
SteppeWarrior'un bahsettiği gibi Kazak en yaygın ve TDK.gov.tr tarafından onaylı çeviri. Ayrıca düzeltmek isterim ki terceme yerine tercüme doğru kullanımdır. Hata ile yapmadıysanız bilin isterim.
Bir daha bu kadar aptal olmayacağına söz ver bana, tamam mı? Hayatını yaşlı bir adam daha çok yaşasın diye riske atmamalıydın...

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #6 : 02 Ekim 2017, 21:54:38 »
Yazı için teşekkürler, her zamanki gibi yine çok faydalı. SteppeWarrior'un bahsettiği gibi Kazak en yaygın ve TDK.gov.tr tarafından onaylı çeviri. Ayrıca düzeltmek isterim ki terceme yerine tercüme doğru kullanımdır. Hata ile yapmadıysanız bilin isterim.

Teşekkürler :d daha faydalı yazılar yazmaya çalışıyorum.

Çevrimdışı cemoooo

  • Yönetici
  • *
  • İleti: 1536
  • Tomás de Zumalacárregui
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #7 : 02 Ekim 2017, 22:34:11 »
Târih üzerine ıstılah denilebilecek kullanımları TDK'dan öğreniyorsak sıkıntı var. Rus Târihi özelinde Akdes Nimet Hoca'nın 1948 yılında neşrettiği «Rusya Târihi» okunmalı.

Cevaplarda bir müdafaa havası seziyorum ki bunlar bir anekdottur. Şahsî algılamamak lâzım. :)

Terceme meselesinde ise eski usûl, yanlış yazım değil.
« Son Düzenleme: 02 Ekim 2017, 22:41:59 Gönderen: cemoooo »
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Slav Kazakları
« Yanıtla #8 : 02 Ekim 2017, 23:11:06 »
Târih üzerine ıstılah denilebilecek kullanımları TDK'dan öğreniyorsak sıkıntı var. Rus Târihi özelinde Akdes Nimet Hoca'nın 1948 yılında neşrettiği «Rusya Târihi» okunmalı.

Cevaplarda bir müdafaa havası seziyorum ki bunlar bir anekdottur. Şahsî algılamamak lâzım. :)

Terceme meselesinde ise eski usûl, yanlış yazım değil.

 TDK'dan öğrenmek değil dilimize Kazak olarak geçmiş bir kelime bunun yanında Ruslar Kazak diyorlar, ancak şunu söylemeliyim ki doğrusu bence de Kozaktır. Ama Kazak kelimesi kullanım açısından Türkçe'ye çok eski dönemlerde girmiştir. Bu sebeple bu yazıda Kazak şeklinde bahsettim.