Gönderen Konu: Roma Mirası; Regnum Romanum'dan, Devlet-i Aliyye'ye  (Okunma sayısı 182 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Roma Mirası; Regnum Romanum'dan, Devlet-i Aliyye'ye
« : 18 Eylül 2017, 00:10:34 »


Roma İmparatorluğu İ.Ö 753 yılında Romulus Rex isimli bir hükümdar tarafından kurulmuştur. Bu Etrüsk kökenli hükümdar diğer Roma Rexleri gibi efsaneleşmiş ve yüceltilmiştir. Romulus ve kardeşi Remus’un, Roma’yı kurmasını anlatan efsane şu şekildedir;
 “Efsaneye göre ırmağa bırakılmış Romulus ve Remus adlı iki kardeş bir dişi kurt tarafından ırmaktan çıkarılmış ve büyütülmüştür. Romulus ve Remus büyüdüklerinde kurt tarafından yetiştirildikleri yeri Roma şehrini kurmak için seçmişler, ancak aralarında çıkan bir kavga sonucu Romulus, Remus’u öldürmüş ve Roma’yı tek başına kurmuştur.”

 Bu efsane büyük ihtimalle Romulus’a kutsal bir kişilik yüklemek için oluşturulmuştur. Bunun yanında bazı tarihi kaynaklar bunun bir tür ritüel olduğunu ve akraba kanı dökerek bu toprakları kutsadığını öne sürmektedir. (Aynı iddiayı tarihçiler Attila’nın, Bleda’yı öldürmesini açıklamak için de kullanırlar. Zira Bleda’nın öldürüldüğü şehir Bleda isminin Germen dillerindeki karşılığı olan Buda adıyla kurulacaktır)

 Regnum Romanum bir tür cumhuriyetle yönetiliyordu. Kralı senato seçiyor ve kralın haklarını istediği gibi kısıp, arttırabiliyordu.

 Regnum Romanum kurulduğu İ.Ö 753 yılından İ.Ö 509 yılına kadar İtalya’da küçük bir devlet olarak siyasi varlığını sürdürmüştür. Ancak İ.Ö 509 yılında Latinler, Roma Krallığı’na başkaldırıp “Senatus Populus Que Romanus (SPQR)” olarak geçen Roma Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Bu yeni Roma devleti tamamen Senato ve senatonun seçtiği iki konsül tarafından yönetilmiştir. (Konsülün gücü senatonun gücünü hiçbir zaman geçemezdi.)

 Roma Cumhuriyeti 500 küsur yıl hüküm sürmüş, Latinler bu dönemde Akdeniz kıyılarını kısmen hâkimiyetleri altına almışlardır. İ.Ö 27 yılına kadar konsüllük yapan Julius Ceaser’in darbesi sonucu Roma Cumhuriyeti yıkılmış ve yerine Imperium Romanum yani Roma İmparatorluğu kurulmuştur.

 Roma İmparatorluğu, cumhuriyet veya krallık döneminin aksine tamamen babadan oğula geçen bir monarşi sistemiyle yönetilmiştir. Bu dönemde Senato’nun ülke içerisindeki otoritesi kısıtlı ve İmparatora bağlı kalmıştır.

 İmparatorluk dönemi Roma tarihi için çok önemlidir. Çünkü devlet İmparatorluk döneminde Kafkasya’dan Britanya’ya, İberya’dan, Suriye’ye uzanan büyük topraklara ulaşmıştır. Roma İmparatorluğu’nun kudreti bu büyük topraklardan sağladığı insan ve köle gücüdür. Aynı zamanda Roma, dönemin diğer uluslarına göre teknolojik olarak her zaman bir adım ötede durmuştur. Ancak Hristiyanlığın yayılması beraberinde bazı felaketleri getirmiştir. Doğu ve Batı Roma olarak ikiye bölünen devletin batı kısmı Got ve Hun istilaları sonucu yok olmuş ve yerine Frank Krallığı, Lombard Krallığı gibi farklı ulus devletleri kurulmuştur. Doğu Roma ise sadece Roma adını alarak siyasi hayatına başladı.

 Roma ilk başlarda sınırlarını Mısır’a kadar genişletse de İslam’ın doğuşu ve Fars saldırılarıyla büyük darbeler yiyerek Anadolu ve Balkanlara sıkışıp kaldı.

 Selçuklu İstilası sonucu Anadolu’nun doğu ve iç kesimlerini kaybeden Roma İmparatorluğu çöküşe doğru ilerliyordu. Selçuklu’nun, Moğol İstilalarına dayanamaması sonucunda yıkılması ve 1299 yılında bölgesel bir hâkimiyet kazanan, 1302 yılında resmen kurulan Osmanlı İmparatorluğu Anadolu’nun yeni süpergücü olmaya adaydı.   

 Osmanlı, Fatih dönemine kadar sıradan bir Türk-İslam devleti olarak görünürken Fatih dönemi büyük bir Roma hayranlığı başladı.

 Fatih’in, Roma Tarihi’ni okuduğu yabancı ve yerli tarihçiler tarafından ispatlanmıştır. Hatta Fatih, Atam-Babam* Kanunu adıyla bir kanunname bile çıkartmıştır.*
 Fatih'in, Nova Rome*2 şehrini fethetmesi sonucunda , 2. Roma İmparatorluğu yok oldu. Artık doğudan yeni bir güneş yükseliyordu bu yepyeni bir romaydı.

 Fatih’in Otranto Seferi, kendini Roma İmparatoru olarak gördüğünün en büyük kanıtı olmuştur. Çünkü 2. Roma’nın sınırları Güney İtalya, Balkanlar ve Anadolu’ydu. Fatih dönemi Osmanlı Güney İtalya hariç Anadolu ve Balkanlarda hüküm sürüyordu.

 Fatih, Papa’ya yazdığı mektuplarda kendisini açık açık Kayser-i Rum (Ceaser’in Almanca söyleminden gelen bir kelimedir.) ilan etmiş ve Roma Mirasının koruyucusu olarak tanıtmıştır. Dönemin piskoposları Fatih’e Hristiyan olursa Roma mirasında daha sağlam hak ilan edebileceği söylenmesi üzerine bir piskopostan Hristiyanlık hakkında bilgi almak istemiş ve piskopos Fatih’e yazdığı mektuplarla Padişah’a Hristiyanlığı öğretmiştir. Fatih Hristiyanlıktan etkilenmeyip İslam dinine bağlı kalsa da Roma iddiasını sürdürmüştür.

 Fatih sonrası dönemler Osmanlı’nın Roma iddiası sürdürülmemiş ve çoğu padişah bu mirasa sahip çıkmamıştır. Hatta bu dönemlerde Rus İmparatorluğu’da, kendini Roma olarak görmüş ancak bu iddiayı Fatih gibi kadar sağlam bir şekilde savunamamıştır.

 İ.S 1922 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla, Roma iddiasını savunan son devlet yok olmuştur. Yani aslında Roma İ.Ö 753 yılında Romulus tarafından kurulup, İ.S 1922 yılında Mehmed Vahdettin tarafından yıkılmıştır. Etrüsk Romulus’un kurduğu devlet, Türk Vahdettin dönemi yıkılmıştır.

 Roma'nın mirasını bu gün sürdüren devlet ABD'dir. Amerika her ne kadar açık açık kendini Roma ilan etmese de halk ve yöneticiler tarafından Roma'ya benzetildiği aşikardır. Özellikle yabancılar bu konu üzerinde çokça durmaktadırlar. Çünkü Amerika yeni bir ulus yaratmak için harika bir ülkedir. Amerika'da halk İngiliz, Fransız, İtalyan şeklinde ayrılmaz. Geçmiş dönemlerde hatta bu gün bile bir Ruslara karşı bir ayrım olsa da Amerika'da yaşayan halkın çoğu etnik kökenini bilmez ve insanları etnik kökenine göre diğer uluslara nazaran daha az yargılar. Bu yeni bir milli kültür yaratmak için ideal bir ortamdır. Amerika ileride Roma'nın mirasını sahiplenebilir. Hatta bu gün bile kısmen sahiplenmiş sayılmaktadır.




* Atam-Babam kanunu devlet içerisindeki bazı belli başlı kurumları Roma İmparatorluğu'nun kurumlarına benzer hale getirmiştir.
*2 Konstantiniyye bazı kaynaklarda Nova Rome olarak geçer.
« Son Düzenleme: 18 Eylül 2017, 00:51:16 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı Hynkel

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 60
  • Yol ver Türk'ün bayrağına.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Roma Mirası; Regnum Romanum'dan, Devlet-i Aliyye'ye
« Yanıtla #1 : 18 Eylül 2017, 00:45:54 »
Sadece Roma üzerine iddia meselesi değil. Osmanlı kurumları Roma kurumlarına da çok fazla benziyordu.
Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Roma Mirası; Regnum Romanum'dan, Devlet-i Aliyye'ye
« Yanıtla #2 : 18 Eylül 2017, 00:51:23 »
Sadece Roma üzerine iddia meselesi değil. Osmanlı kurumları Roma kurumlarına da çok fazla benziyordu.

Atam-Babam kanunundan bahsettik fakat biraz yarım kalmış. Editle açıkladık. Ancak şunu belirtmeliyim ki Osmanlı ve Roma kurumları sanıldığı kadar çok benzemiyorlar özellikle Roma'da her zaman Senato ve bazı diğer kuruluşlar kendi içlerinde serbest bir şekilde özgür kararlar verebiliyordu hatta bazen Senato ve İmparator ters düşüyorlardı. Ancak Osmanlı'da her şey Sultan'a bağlıydı. Osmanlı'da da bazen Padişah devlet içi kurumlarla ters düşse de bu durumlar Roma'daki kadar kritik olmamıştır.
« Son Düzenleme: 18 Eylül 2017, 00:54:26 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı Hynkel

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 60
  • Yol ver Türk'ün bayrağına.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Roma Mirası; Regnum Romanum'dan, Devlet-i Aliyye'ye
« Yanıtla #3 : 18 Eylül 2017, 00:56:13 »
Atam-Babam kanunundan bahsettik fakat biraz yarım kalmış. Editle açıkladık. Ancak şunu belirtmeliyim ki sanıldığı kadar çok benzemiyorlar özellikle Roma'da her zaman Senato ve bazı diğer kuruluşlar kendi içlerinde özgürlerdi. Ancak Osmanlı'da her şey Sultan'a bağlıydı.

Tabi ki farklar da var hatta bazı farklar çok büyük. Fakat Osmanlı'nın merkeziyetçiliğini çağın gerekliliğine ve bir İslam devleti olmasına bağlıyorum ben. Orta Asya'dan gelen kut sistemi de var işin içinde tabi.

Ve şunu da eklemek lazım edit olarak. Zaten yazmışsın ama tekrar etmek lazım. 3. Roma İmparatorluğu iddiasında olan birçok imparatorluk vardır. Kutsal Roma İmparatorluğu ve Rusya İmparatorluğu gibi. Dönem şartlarında casus belli olarak bile kullanılıyordu bu iddia.
« Son Düzenleme: 18 Eylül 2017, 00:59:36 Gönderen: Hynkel »
Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet

Çevrimdışı Heinz Guderian

  • Achtung,Panzer! | CKII
  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 1244
  • Crusader Kings 2 Bölüm Moderatörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: Roma Mirası; Regnum Romanum'dan, Devlet-i Aliyye'ye
« Yanıtla #4 : 18 Eylül 2017, 17:19:02 »
Eline sağlık.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle