Gönderen Konu: Türk Tarihi ve Kültürü  (Okunma sayısı 2063 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ketolar

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1334
  • Erbörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #40 : 01 Eylül 2017, 00:34:19 »
Adamın dibisin dibi. Seni hiç tanımasam bile şimdiden çok sevdim :D

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #41 : 01 Eylül 2017, 00:46:16 »
Adamın dibisin dibi. Seni hiç tanımasam bile şimdiden çok sevdim :D
Çok teşekkür ediyorum :D ben de forumumuzdaki üyeleri seviyorum :D Seviyeli bir foruma sahibiz :D

Çevrimdışı kerem1249

  • Konsilyer
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2132
  • Leo Galante
    • Profili Görüntüle
    • Wizard101 Türkiye
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #42 : 01 Eylül 2017, 00:52:47 »
Çok teşekkür ediyorum :D ben de forumumuzdaki üyeleri seviyorum :D Seviyeli bir foruma sahibiz :D
Bu çizgiyi hep birlikte daha ileriye taşımak hedefiyle :) Tekrardan eline sağlık :)
Bir daha bu kadar aptal olmayacağına söz ver bana, tamam mı? Hayatını yaşlı bir adam daha çok yaşasın diye riske atmamalıydın...

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #43 : 01 Eylül 2017, 00:56:07 »
Bu çizgiyi hep birlikte daha ileriye taşımak hedefiyle :) Tekrardan eline sağlık :)
Bende tekrardan teşekkür ediyorum. Umarız dediğiniz gibi bu çizgi daha da ileriye taşınır.

Çevrimdışı Noman Man

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 747
  • Etnik döküntülere geçit yok !
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #44 : 01 Eylül 2017, 01:10:17 »
Kaliteli bir yazı olmuş.Bunları ilk sayfada linkler halinde birleştirirsen tadından yenmez.Zaten yapmışsın.
Hardcore denemesi mi grup denemesi mi yoksa zenci gücü mü bu fikir nedir açıkla bize :)
Paradoxfan gelişiyor..

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #45 : 01 Eylül 2017, 01:22:40 »
Kaliteli bir yazı olmuş.Bunları ilk sayfada linkler halinde birleştirirsen tadından yenmez.Zaten yapmışsın.

Sağolun.
Edit:Uzun oldu kısalttım.
« Son Düzenleme: 01 Eylül 2017, 02:33:32 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Göktürkler
« Yanıtla #46 : 01 Eylül 2017, 10:36:49 »
Göktürkler

İlk Göktürkler
Göktürkler, Türk ismini kullanan ilk boy olarak bilinir. Ancak Orhun Kitabelerine baktığımızda zaten eskiden beri kökenlerinin ortak olduğunu bildiklerini görüyoruz. Göktürklerin hükümdar ailesi Aşina Hanedanıdır. Bu hanedan Asena Hanedanı veya Bozkurt Hanedanı olarak da geçer. Aşina Hanedanı Türklerin bir dişi Bozkurt’tan türediklerine inanırlardı ve bu efsaneyi Türk kültürüne kazanarak bizim şu anda kullandığımız Bozkurt imgesinin temellerini o dönemden atmışlardır. Türk mitolojisindeki tek Bozkurt bu Asena’dır. Hepimizin ulu anası.
Belki de şaşıracaksınız fakat Göktürkleri yöneten Aşina Hanedanı yabancı kaynaklarda İskit kökenli Türk hanedanı olarak geçer. Selçukluların Alp Er Tunga’yı ataları ilan ettiğini biliyoruz. Bu durumun Aşinalar için de geçerli olduğunu tahmin ediyoruz. Alp Er Tunga’nın ulusu Asyalı Türkler için Han ulusuydu. Belki de Aşinalar İskit kökenli değildi, ancak soylarını Alp Er Tunga’ya dayandırmışlardı. Bunu asla bilemeyiz, ancak Türkler için Alp Er Tunga’nın önemini buradan görüyoruz.
 Göktürkler, Cücenlerin hükümdarlığı altında Çin’in yakınlarına göç etmişlerdir, oraya gidiş amaçları başta ticari amaçlar olsa da, bir süre sonra Cücenlerin zayıflığından faydalanarak isyan ettiler ve Cücen Devleti’ni yıkarak Avarları, Balkanlara sürdüler.
 Göktürkler kendilerine ait yazıları torunlarına miras bırakan ilk Türk halkıdır. II. Göktürk Kağanlığı dönemi yazılan Göktürk Anıtları sonraki nesiller için çok önemli bilgiler içerir.
 Göktürk tarihine girmeden evvel Göktürklerin sadık bir şekilde bağlı oldukları Cücenlerle aralarının nasıl açıldığını anlatalım. Çinliler tarihsel kaynaklarında Bumin Kağan’ın, Cücen Kağanı’nın kızını istediğini, buna karşılık Cücen Kağanı’nın “Senin gibi demirci bir kölem benim kızımı hangi cesaretle nasıl isteyebilir?” diye cevap vermiş, buna karşılık Bumin Kağan öfkelenip Topa Devletiyle müttefik olup Cücenleri mağlup etmiş ve kendi hükümdarlığını kurmuştur.
 Göktürkler, Bumin Kağan öncülüğünde bağımsızlıklarını ilan ettikten sonraki yıl ölmüştür. Bumin Kağan’ın kardeşi İstemi ise bu sırada batıda fetihlerini sürdürmektedir. Bumin’in ölümü üzerine Bumin’in oğlu Kolo tahta çıkmıştır. Ancak Kolo Han’da kısa süre yaşamıştır ve ölümünün ardından tahta geçen Mukan Kağan devleti en ulu seviyesine çıkarmıştır. Mukan Kağan, Cücenleri yıkmış, devletin sınırlarını Kore’ye kadar uzatmış, Kırgızları egemenlik altına almıştır. Bu sırada ikiye bölünmüş olan Çin Devleti’nin bu bölünmüşlüğünden faydalanarak iki tarafın da mallarından faydalanmıştır. Mukan Kağan 572 yılında ölünce yerine kardeşi Tapo tahta çıkmıştır. Tapo Kağan’da, Mukan Kağan gibi iki Çin devleti arasındaki düşmanlıktan faydalanmaya çalışmış ancak Çinlilere karşı ılımlı bir siyaset izlemiştir. Tapo Kağan’ın ölümünün ardından taht kavgaları başlamıştır. Göktürk devletinin geri kalan siyasi hayatı çok huzursuz geçmiş devlet en sonunda 630 yılında yıkılmıştır. Baga Kağan, Tulan Kağan, Yami Kağan, Şipi Kağan, Çula Kağan, İllig Kağan devlet ikiye bölündükten sonra doğuda hüküm sürmüşlerdir. İstemi Yabgu ise devleti Kırım’a kadar uzatmıştır ancak ölümünden sonra gelen hükümdarların döneminde devlet yavaşça zayıflamış ve en sonunda Çin hâkimiyetine girmiştir.

Aşina Çişie-Kür Şad

 Bu tarihi dönemde yabancı kaynaklarda Aşina Çişie olarak geçen Kür Şad ile ilgili rivayetler vardır. Kür Şad’ın, Çin İmparatorunun yaz sarayını bastığını yazan yabancı tarihçiler bununla ilgili farklı şeyler yazmışlardır. Kimisi bunu bir yağma, kimisi bir isyan olarak adlandırmıştır. Kür Şad isminin çıkışı hakkında kesin bir şey söyleyemeyiz. Gerçekten bu isim tarihte kullanıldı mı? Yoksa modern bir isim mi bilmiyoruz. Fakat şunu biliyoruz ki Kür kelimesinin Göktürk anıtlarındaki karşılığı aldatma, hile yapmadır. Orhun abidelerinde Kür Şad ile ilgili bir şeyler yazmaz. Aşina Çişie’in (Chieh-she-erh diye yazılıyor) yaşadığı ve Çin İmparatorunun yaz sarayını bastığı su götürmezdir. Ancak yabancı kaynaklar Aşina Çişie’nin yanındaki asker sayısı hakkında bilgi vermez. Her ne olursa olsun bu Türkler tarafından yapılmış büyük bir ihtilaldir.

İkinci Göktürkler

 Takvimler 681 yılını gösterdiğinde Aşina hanesinden Kutluk Kağan, Çin’in kuzey topraklarında yaşayan Türk boylarını toparlayıp, Çin, Kıtan ve Dokuz Oğuzlarla savaşarak Ötüken toprağında Göktürk Kağanlığını kurdu. Kutlug Kağan, İli toparlayan manasına gelen İlteriş ismini aldı.
İlteriş Kağan’ın 692 yılında ölmesi üzerine Kapgan tahta geçti. Tonyukuk’la beraber Kitanlara, Tatabilere, Basmıllara, Çiklere, Azlara, Baturkulara, Türgişlere, Kırkız ve Dokuz Oğuzlara seferler düzenledi. Devletin sınırlarını Okyanus kıyısından Maveraünnehir’e kadar genişletti. Bu sayede İpek yolu için büyük bir güç konumuna geldi.
Kapgan Kağan, Bayırkular tarafından bir pusuda öldürülünce yerine oğlu Yinal geçti. Fakat İlteriş Kutluk Kağan’ın oğlu Bilge, Yinal’ın kağanlığını kabul etmedi. Boy beyleri Bilge’yi kağan seçtiler. Yinal her ne kadar Bilge’yi kağan kabul etmese de, yakalanıp öldürtüldü. Tonyukuk vezrliğine devam etti. Bilge’nin kardeşi Kül Tigin ise komutan ilan edildi. Bilge’nin dönemi hep isyanlarla geçti. Bilge Kağan ise önce Tonyukuk’u ardından Kül Tigin’i kaybetti. En sonunda kendisi de zehirlenerek öldürüldü. Bilge Kağan’ın yerine Tengri Kağan geçti fakat çocuk yaşta olduğu için Ozmış Kağan tahta çıktı, fakat o da ülkeyi toparlayamadı ve Dokuz Oğuzlar Ötüken’e girip Göktürk Kağanlığı’nı yıktılar.

« Son Düzenleme: 02 Eylül 2017, 14:19:03 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Göktürkler ve Toquz Oguzlar
« Yanıtla #47 : 01 Eylül 2017, 22:01:57 »
Göktürk Kültürü
Göktürklerin sahip olduğu kültür klasik bozkır göçebe kültürünün öncüsüdür diyebiliriz. Çünkü Göktürkler pek çok ulusu kendi hâkimiyetleri altına almışlardı ve Mançular, Moğollar gibi uluslarla bazı ortak noktalarımızın olması da kendi kültürel ögelerimizi onlara da aşılamamızdır.
 Göktürklerin kıyafetleri genelde soğuk bozkırda kendilerini sıcak tutması için içi kürk bir sarma kıyafet giyerlerdi, başlarına hayvan kürkünden yapılmış ve genelde birkaç parçadan oluşan börkler takardı. Saçlarını genelde uzun bırakırlar, sakallarını kesip bıyıklarını uzatırlardı.
 Savaşlarda kullandıkları silahlar ise ölümcüldü. Göktürkler genelde kılıç olarak 1 metrenin biraz üstünde (balçak dâhil), ortasına doğru hafif kıvrılan ve ucuna doğru tekrar düzleşen, bazen yalmanlı bazen yalmansız kılıçlar kullanırlardı. Bu kılıçlar bir süvarinin kullanabileceği kılıçlardı çünkü eğik yapıları dolayısı ile kılıç düşmanı kesip direk geçiyor ve hemen sıyrılıyordu ve kuvvet karşısında bileğin kırılma ihtimalini düşürüyordu. Kullandıkları yaylar ise klasik Türki yaylardandı. Kısa olan bu yaylar at sırtında kullanım için tasarlanmıştı. Acemi bir askerin elinde hiçbir işe yaramazken, işini bilen bir askerin elinde muazzam bir ölüm makinesine dönüşürdü.
 Göktürklerin kültüründe kadın, erkek fark gözetmeksizin savaşa çıkılırdı. Devlet yönetiminde hatuna her alanda danışılırdı. Hatta Türklerin türemesine sebep olan karakterin kadın olması dolayısı ile din alanında kadınlara daha fazla saygı gösterilirdi.
 Göktürklerin inancına göre Tengri, devlet kurma yetkisini kendilerine vermiştir. Bu yüzden Göktürk adı ile çağırılmayı tercih etmişlerdir. Gök rengi bu gün bile Türkler için sembol niteliğinde bir renktir. Göktürkler dini törenleri yüksek yerlerde yaparlardı.
609 yılı tahta çıkan ve 10 yıl hüküm süren Şipi Kağan, Çin’in siyasetine müdahale etmiştir. 617 yılı geldiğinde Çinli bir general olan Liang Şidu’ya kendi ordusunu kumanda etme görevini vermiş ve kendisine Tadu Bilge Kağan unvanıyla birlikte kurt başlı bir tuğ armağan etmiştir. Buradan da Göktürklerin, kurt başlı tuğu çok önemli tuttuğunu ve önemli rütbedeki kişilerin bu tuğa sahip olduğunu çıkarabiliriz.
Asya’da arkeolojik kazılardan çıkan Göktürkçe eserler, para, taş ve ağaç üzerine yazılan metinlerden para ve taşlar üzerindeki yazılar günümüze kadar kalmışlardır. En önemli kaynak ise Göktürk abideleridir.
   
Toquz Oguzlar (Dokuz Oğuzlar)

“Yabguyu, Şadı orada vermiş. Güneyde Çin milleti düşman imiş. Kuzeyde Baz Kağan, Dokuz Oğuz Kavmi düşman imiş.”
                                                                                                       Orhun Kitabeleri
Dokuz Oğuzlar, Göktürk Devleti içerisinde, Göktürk boyu hariç en kuvvetli vasal boy idi. Bu boyun beyleri genelde Göktürkler için her zaman sıkıntı çıkartmış ve isyanları ile kendi bağımsızlıklarını kazanmaya çalışmışlardır. Dokuz Oğuzların, Uygurların ve günümüz Anadolu, Balkan, Suriye, Azerbaycan ve Asya’da yaşayan Türkmen kökenli halkın ortak atası olduğunu biliyoruz. Bu boy Bugular , Hun, Bayırku, Tongra, İzgil, Ch'i-pi, A-pu-sse, Ku-lun-wu-ku ve Ediz olmak üzere 9 tane alt kola ayrılıyordu. Bu 9 boya Uygur boyu da eklenince 10 Uygur adını almışlardır. Bu boy I. Göktürk Kağanlığı’nı çok zor durumlara sokmuş, II. Göktürk Kağanlığı’nı yıkmıştır. Uygur Devleti’nin kurucu boyu olmuştur.
« Son Düzenleme: 14 Eylül 2017, 12:02:14 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı Heinz Guderian

  • Achtung,Panzer! | CKII
  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 1244
  • Crusader Kings 2 Bölüm Moderatörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #48 : 02 Eylül 2017, 10:43:24 »
Eline sağlık, çok kaliteli bir konu.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #49 : 02 Eylül 2017, 10:54:34 »
Eline sağlık, çok kaliteli bir konu.

Sağolun. Daha kaliteli olması için çabalıyorum.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Hazarlar
« Yanıtla #50 : 02 Eylül 2017, 11:40:28 »
Hazarlar
Hazarlar. Uzun süre Göktürk egemenliği altında kalmışlardı. 651 tarihinde tam manasıyla bağımsızlıklarını ilan eden Hazar boyları, Pontus Stepleri için büyük bir güçtü. Tarihte pek çok büyük devlete tanıklık olmuş olan bu stepler, şimdi yine Türklere şahit olacak.
 Sovyetler dönemi bazı Rus tarihçiler Hazarları, Kafkas kavmi olarak tanımlamaya çalışsa da diğer tarihçiler buna şiddetle karşı çıkmışlardır. D.M Dunlop, Hazların Dokuz Oğuzların soyundan geldiğini belirtiyor. Hazarlar, “Hazar” ismi ile Doğu Roma’ya kendilerini iyice tanıtmışlardı, ancak Hazar isminin dışında, Doğu Roma tarihçileri onları her zaman Türk olarak anmışlardır. Çin kaynakları ise Hazar Türkü olarak adlandırmışlardır. Bunun yanında bazı tarihçiler Hazarları, Uygur değil Ogur olarak kaydetmiştir. Hazar isminin gezgin manasına geldiğini iddia edenler de olmuştur.
 Hazarlar diğer Türk boylarının arasında ayrı bir yere sahiptir çünkü Hazarlar İslam ve Hristiyanlık harici bir Semavi dine inanmışlardır. Yahudilik. Hazarların inandığı Yahudi mezhebi bu günkü Yahudilerden farklıdır. Çünkü Yahudilerde, Yahudi soyundan gelmeyen birinin Yahudi dinine kabul edilmeyeceği düşüncesi vardır. Fakat o dönem Kırım’a giden Yahudiler, bu coğrafyada daha iyi yaşamak için yerel halkı da aralarına kabul etmeye başlamış ve sonucunda Hazar Devleti büyük bir Musevi topluma sahip olmuştur. Bulan Sabriel Han dönemi ise tam manasıyla devlet Yahudiliği kabul etmiştir. Kendisinden sonra gelen hükümdarların isimlerine bakıldığında dinin günümüz Türk dünyasında olduğu gibi Hazarlara da çok büyük etki ettiğini görüyoruz. Hazarlar bir daha Türkçe isim kullanmamışlar tüm hükümdarları Yahudi isimleriyle anılmışlardır.
 Hazarlar bir süre ulu Türk hanedanı ve kral soyu Aşina Hanesi tarafından yönetilmiştir. Ancak Yahudiliği kabul eden Bulan Han’ın soyundan gelenlerin kurduğu Bulan Hanedanı, Hazarları yıkılıncaya kadar yönetmişlerdir.
İstahri, Hazarları Ak ve Kara olarak ikiye ayırmıştır. İstahri Ak Hazarları, çok yakışıklı, mavi göze ve kızıl saçlı olarak anlatırken, Kara Hazarların çok koyu tenli olduğunu belirtmiştir. Bazı tarihçiler bu Ak ve Kara Hazarları sosyal statü belirtisi olarak görmüşlerdir. Göktürklerin alt sınıfa Kara Budun demesi gibi, Hazarların da alt tabakaya Kara Hazar dediğini yazmışlardır. İbni Rabbihi ise Hazarları, beyaz tenli, siyah saçlı, mavi gözlü olarak kaydetmiştir. İbi Sad El Mağribi ise beyaz tenli, mavi gözlü, kızıl saçlı ve iri vücutlu olarak sınıflandırmıştır.
 Yahudiliği kabul eden Hazarlar kendilerine Yahudi kökenli bir ata yaratmaya çalıştılar. Ancak yapabildikleri tek şey Nuh’un oğlu Yafes’in oğlu Yecüc’ün oğlu Togarma’nın çocuğu Kozar’a dayandırmaktır. Bunun yanında Hazarlar, Bulgar, Uygur, Oğuz, Sabar gibi bazı Türk boylarını da bu soya dayandırmıştır. Peki, günümüzde dahi kabul edilen bu soyu Nuh’a dayandırma doğru mudur? Bu dayandırmanın gerçek olma ihtimali düşüktür. Çünkü bu dayandırma kendi içinde çelişkiler içerir. En büyük çelişki soyun dayandığı atadır. Çoğu halk Semavi dinlere girdikten sonra kendi soyunu Nuh’a dayandırmaya çalışmıştır. Divan-ü Lügat-it Türk kesin bir şekilde Çinlilerden Yecüc ve Mecüc diye bahseder. Bu durum bizim Yecüc’ün soyundan geldiğimiz bahsine tamamen terstir. Orta Çağ Yahudileri genelde tarih yazma konusunda farklı milletlerin dikkatini çekmek ve kendi dinlerinin mantığını güçlendirmek için bu tarz soy ağaçları yazmışlardır. Bunlardan bir kaçı şu şekildedir;
 Yosef Ben Gorion’a göre Togarma’nın çocukları bu şekildedir. Bu tablodan Alanların Türklüğünü pekiştirebiliriz. Çünkü Togarma’nın, Türk soyunun atası olduğu şeklinde bir düşüncesi vardır Yosef’in. Aynı şekilde Macarlarda bu listede yer almıştır;

1-Kozar (Hazar)
2-Pacinak (Peçenek)
3-Alikansoz (Alanlar)
4-Bulgar (Bulgar)
5-Ragbiga
6-Turqi (Göktürkler)
7-Buz (Oğuz)
8-Zabuk
9-Ungari (Macarlar)
10-Tilmac (Kaynaklar Tauri diyorlar. Tilmac kelimesi eski Türkçe’de yer alan Dilmaç kelimesine çok benziyor)

Bunun yanında çoğu Yahudi tarihçi bu listeyi aynı şekilde yazmıştır. Fakat Türk kökenli olan bazı kavimlerin bu listede olmaması bunun uydurma bir tablo olabilme ihtimalini de beraberinde getirmiştir. Her ne kadar bazı İslam tarihçileri de aynı şekilde Türk soyunu Nuh’a dayandırmaya çalışsa da sadece bu listede o dönem bildikleri Türk boylarına yer vermişlerdir. Mesela çoğu günümüz Türk boyunun atası olan Kırgızlar burada yer almamıştır.
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2017, 14:21:01 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı alemdar1227

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 422
  • Gelecek sene YKS'ye kadar ara veriyorum.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #51 : 03 Eylül 2017, 00:28:03 »
Oooo baya hızlısın. Bayram ziyaretinden yeni geldim. Hemen yazdıklarını okuyorum. Şimdiden teşekkürler.
- Zamanla artan sadece iki şey vardır : 1. Ölüm korkusu  2. Kaybettiklerimiz.
- Bazen delirmek en akıllıca seçimdir.

Ne mutlu Türküm diyene!
                              
Kendinize iyi bakın. 24 Haziran 2018'de buradayım.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #52 : 03 Eylül 2017, 01:17:29 »
Oooo baya hızlısın. Bayram ziyaretinden yeni geldim. Hemen yazdıklarını okuyorum. Şimdiden teşekkürler.
Sağolun :D bende teşekkür ederim. Aslında bu gün iki konu yayınlayacaktım ancak bayram seyran malum.

Çevrimdışı jBEY

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 115
  • Hata yapmaktan çok korkarsan hiçbir şey yapamazsın
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #53 : 03 Eylül 2017, 08:03:53 »
Hocam Ashina için Göktürklere bağlı bir boy demişssin ama zaten Göktürklerin kurucusu Ashinalar değilmi yani Hazarlar direk olarak Hazar = Göktürk oluyor. Yani Hazarlar Göktürklerin hakimiyeti altında kalamaz ama Göktürkler gibi Cücenlerin hakimiyeti altında kalabilirler.

Çevrimdışı kerem1249

  • Konsilyer
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2132
  • Leo Galante
    • Profili Görüntüle
    • Wizard101 Türkiye
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #54 : 03 Eylül 2017, 09:24:24 »
Eline sağlık güzel yazılar geliyor. Ancak Hazarlar için
Hazarlar direk olarak Hazar = Göktürk oluyor.
bu görüşe katılıyorum, bizleri bu konuda biraz daha aydınlatırsan (Hazarlar niçin Göktürklerin kendisi olarak anılmazlar gibi bir yazıyla) faydalı olacaktır.
Bir daha bu kadar aptal olmayacağına söz ver bana, tamam mı? Hayatını yaşlı bir adam daha çok yaşasın diye riske atmamalıydın...

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #55 : 03 Eylül 2017, 10:13:33 »
Hocam Ashina için Göktürklere bağlı bir boy demişssin ama zaten Göktürklerin kurucusu Ashinalar değilmi yani Hazarlar direk olarak Hazar = Göktürk oluyor. Yani Hazarlar Göktürklerin hakimiyeti altında kalamaz ama Göktürkler gibi Cücenlerin hakimiyeti altında kalabilirler.

Aşina Göktürklere bağlı bir boy değil. Halk olarak Hazarlar, Göktürklere bağlı bir boy. Aşina ise onları bir süre yöneten Göktürk hanedanı.

Eline sağlık güzel yazılar geliyor. Ancak Hazarlar için  bu görüşe katılıyorum, bizleri bu konuda biraz daha aydınlatırsan (Hazarlar niçin Göktürklerin kendisi olarak anılmazlar gibi bir yazıyla) faydalı olacaktır.

Alıntı
Aşina Göktürklere bağlı bir boy değil. Halk olarak Hazarlar, Göktürklere bağlı bir boy. Aşina ise onları bir süre yöneten Göktürk hanedanı.

Ancak bir yazı yayınlayacağım yine de. Akıllarda fazla soru işareti kalmasın.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Hazar mı? Göktürk mü? - Öbür Aşinalar - Hazarlarda Kültür
« Yanıtla #56 : 03 Eylül 2017, 10:38:05 »
Hazar mı? Göktürk mü?
Hazarlar, bilindiği kadarıyla Kafkasya ve Kırım civarında yaşayan bir Türk halkıdır. Bu Türk halkı gerek dil olarak, gerek bazı kültürel özellikleri sebebiyle Göktürklerden ayrılır. Göktürkler, kendi hâkimiyetleri altında bulunan bölgelere Yabgular atardı. Bu Yabgulardan birisi de Tong Yabgu’dur. Kendisi, bilinen ilk Hazar Yabgusudur.
 Göktürkler daha çok Kıpçak kökenli bir Türk boyudur. Hazarlar ise günümüzde Ogur grubunda sınıflandırılsa da, Hazarların torunu olduğunu düşündüğümüz Karaylar kendilerini Kıpçak olarak görmektedir ve dilleri de Kıpçak grubundadır. Gerçi aynı boyun (Dokuz Oğuzların) çocukları olduğumuz halde Uygurlar Karluk biz ise Oğuz grubunda bir dil konuşuyoruz. Kısaca Hazarlar, Göktürk hâkimiyeti altında yaşayan bir boydur, Göktürk değildir. Aşina ise hem Göktürkleri hem de Hazarları yöneten kral hanedanıdır. Cengiz Han’ın torunlarının, Türkmen Hive Devletini, Kazak Hanlığını, Kırım Giray Hanedanını ve daha pek çok Türk olarak geçen devleti kurması gibi. Aşinalar da Göktürkler dağıldıktan sonra Yabgusu oldukları Hazarları bağımsız yapıp Hazar Devletini kurmuşlardır. "Hudûd el-âlam min el-maşrik ila el-mağrip" isimli Arapça eser ise Hazarları, Ansa sülalesinin yönettiğini fakat bu sülalenin Göktürkleri yöneten Aşina sülalesiyle aynı sülale olduğunu anlatır. Yani Hazarlar, Tuçie (Göktürk) kökenli, kendi boylarından olmayan Hanlar tarafından yönetiliyorlardı. Ancak Aşina Hanedanı tahttan indikten sonra Hazarların başına geçen ve Museviliği devlet dini ilan eden Bulan Hanedanı, Hazar boyundandır.

Öbür Aşinalar
Hazır Aşinalardan bahsettik. Aşinaların, Arapların Orta Asya saldırıları sonucu esir edilip Arab yarımadasına götürülen ve Müslüman yapılan üyeleri olduğu yönünde çeşitli rivayetler vardır.

Hazarlarda Kültür

 Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu ortaya çıkan eserler genellikle Sarkel şehri ve Salvato kurganlarında bulunmuştur. Hazarların günümüze ulaşmış yazılı bir eseri yoktur. Bu yüzden dilleri ve kültürleri hakkında çok fazla bilgimiz yoktur. Ancak Hazarların göçebe Türk kültürünü üzerlerinden atamadıkları, yaylak-kışlak yaşadıklarını biliyoruz. Kışın genelde şehirlerde yaşayan Hazar Türkleri, Kış haricinde yaylalarda yaşamlarını sürdürüyorlardı. Hazarların yurt şeklinde tuğla evler yaptığını biliyoruz. Büyük ihtimalle kendine özgü ilk yerleşik mimari yapılarımızdandı.
 Sarkel Kalesi’nde yapılan kazılar sonucu Hazarların yaptığı mücevherler, süslü tabaklar ve aynalar bulunmuştur. Bu Hazarların altın ve gümüşü işlediklerinin en büyük göstergesidir.
 Hazarların Yahudi cübbelerine benzeyen uzun kaftanlar giydiklerini ve kadın-erkek herkesin saçlarını ördüğünü yazan yabancı kaynaklar vardır. Çin kaynakları ise sadece hükümdarın saçlarını salabildiğini diğer herkesin saçlarını ördüğünü yazar.
 Hazarların dili ise Eski Türk Dilleri içindedir. Hazarların dilleriyle yazılmış bir eser bulunamamıştır. Bu yüzden bu dil hakkında pek fazla şey bilmiyoruz. Hazarlardan günümüze kadar gelen iki yazılı eser vardır. Bu eserler İbranice yazılmıştır. Bazı bilim adamları günümüzde Çuvaşça olarak bilinen Ogur Türk dilinin Hazarca ve Bulgarca’ya çok benzediğini dolayısıyla Hazarca ve Bulgarca’nın birbirine çok benzediğini ortaya çıkarmışlardır. Günümüzde Karaçay ve Balkar Türklerinin konuştukları dilin kelime haznesinde Hazarca kelimeler olduğu düşünülmektedir. Günümüz Polonya, Karay Türklerinin de Hazar Türkçesi’ni konuştuğu düşünülüyor. Bunun yanında Hazarlar çok zengin bir etnik duruma sahiptiler. Ülkelerinde farklı diller konuşuluyordu.
Hazarlarda Hakan olabilmek için asil bir aileden gelmek gerekiyordu çünkü Hazarlarda, klasik Türk geleneğine uygun olarak Kağanlık ilahi kaynaklı görülüyor ve Kağan, Hunlardaki Tengrikut mantığıyla, Tanrı tarafından kut verilmiş biri olarak görülüyordu. Hazarlarda Kağan katletme geleneği vardı. İstahri bir yazısında, Hazarlarda Kağan tahta çıktığı zaman bir yaşam süresi belirlenir bu süre dolduğunda Kağan hâlâ yaşıyorsa katledilirdi. İbni Fadlan ise bu konuda kağanın 40 yaşını geçtiğinde devleti yönetemeyecek yaşa geldiği düşünülere öldürülüyordu.
« Son Düzenleme: 16 Eylül 2017, 19:35:58 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı jBEY

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 115
  • Hata yapmaktan çok korkarsan hiçbir şey yapamazsın
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #57 : 03 Eylül 2017, 12:33:09 »
Hım sanırım soylu sınıfı değil çoğunluk olarak alt tabakayı baz aldığından farklı olduğunu düşünüyorsun.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #58 : 03 Eylül 2017, 19:13:39 »
Hım sanırım soylu sınıfı değil çoğunluk olarak alt tabakayı baz aldığından farklı olduğunu düşünüyorsun.

Zaten farklı. Hazar bir Türk boyudur. Göktürkler ise başka bir Türk boyu. Hazarlar, Göktürk boyundan gelen yöneticiler tarafından yönetiliyorlardı. Yani Hazarlar halk olarak Göktürk egemenliği altında kalmışlardı.
« Son Düzenleme: 03 Eylül 2017, 19:15:46 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı Heinz Guderian

  • Achtung,Panzer! | CKII
  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 1244
  • Crusader Kings 2 Bölüm Moderatörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi ve Kültürü
« Yanıtla #59 : 04 Eylül 2017, 09:25:35 »
Devam etmesini bekliyorum sabırsızlıkla :)