Gönderen Konu: Türk Tarihi ve Kültürü  (Okunma sayısı 2118 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı mami2003

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 425
  • Ejder Yalçın
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #1 : 30 Ağustos 2017, 10:40:49 »
Faydalı bir konu eline sağlık  tbrk*

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #2 : 30 Ağustos 2017, 10:45:41 »
Faydalı bir konu eline sağlık  tbrk*

Sağolun. Dediğim gibi anlatacak çok şey var.

Çevrimdışı Agnostik

  • Vive la Révolution
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 581
  • "Tanrı öldü! Tanrı öldü! Onu biz öldürdük!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #3 : 30 Ağustos 2017, 10:50:25 »
Hocam kaynak belirtirsen sabitleyebilirim. Yararli bir konu acmissin.
Gel ki geceler çatlasın, gel ki şafaklar tutuşsun...

Osmanlılar benim bildiğim İrlandalı. Öyle duydum yani ben. Benim duyduğum o şekilde. İrlanda'dan Anadolu'ya göç eden bir aile. Sonra burada Müslümanlığı seçip devlet kuruyorlar. Ujmin İrlanda'da bir pagan rahibin adıymış, oradan geliyor isimleri, sonra Anadolu'da Ujmin olmuş Osman. İrlandalı yani bunlar.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #4 : 30 Ağustos 2017, 10:53:18 »
Hocam kaynak belirtirsen sabitleyebilirim. Yararli bir konu acmissin.

Hocam kaynak kitaplar, ansiklopediler. Copy Paste değil. Ancak bazı yerlerde kaynak vermeye çalışırım. Küçük bir edit yapayım.

Çevrimdışı Agnostik

  • Vive la Révolution
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 581
  • "Tanrı öldü! Tanrı öldü! Onu biz öldürdük!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #5 : 30 Ağustos 2017, 11:07:56 »
Hocam kaynak kitaplar, ansiklopediler. Copy Paste değil. Ancak bazı yerlerde kaynak vermeye çalışırım. Küçük bir edit yapayım.

Copy, paste olmadigi belli. Ama yine de bir kac kaynak belirtirsen iyi olur. Ayrica gunumuze dogru gelmelisin tarihte.
Gel ki geceler çatlasın, gel ki şafaklar tutuşsun...

Osmanlılar benim bildiğim İrlandalı. Öyle duydum yani ben. Benim duyduğum o şekilde. İrlanda'dan Anadolu'ya göç eden bir aile. Sonra burada Müslümanlığı seçip devlet kuruyorlar. Ujmin İrlanda'da bir pagan rahibin adıymış, oradan geliyor isimleri, sonra Anadolu'da Ujmin olmuş Osman. İrlandalı yani bunlar.

Çevrimdışı alemdar1227

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 429
  • Gelecek sene YKS'ye kadar ara veriyorum.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #6 : 30 Ağustos 2017, 11:08:12 »
Güzel bir konu. Daha önce hiç duymadığımız bilgiler var. Teşekkürler devamını da bekleriz.
- Zamanla artan sadece iki şey vardır : 1. Ölüm korkusu  2. Kaybettiklerimiz.
- Bazen delirmek en akıllıca seçimdir.

Ne mutlu Türküm diyene!
                              
Kendinize iyi bakın. 24 Haziran 2018'de buradayım.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #7 : 30 Ağustos 2017, 11:21:15 »
Copy, paste olmadigi belli. Ama yine de bir kac kaynak belirtirsen iyi olur. Ayrica gunumuze dogru gelmelisin tarihte.

Hocam yavaş yavaş hepsi olacak. Bu arada birkaç kaynak ekledim yalnız daha başka kaynaklarda var ancak hepsini hatırlayamıyorum, yazamıyorum. Bir sonraki sefer daha dikkatli olurum.

Güzel bir konu. Daha önce hiç duymadığımız bilgiler var. Teşekkürler devamını da bekleriz.

Sağolun. Bence Hun tarihini çok kısıtlı kaynaklardan öğrendiğimiz için bize çok kısa ve az geliyor. Hunlara daha devam ederdim ancak yavaş yavaş ileriyle gelmek istiyorum.

EDİT: İmla
« Son Düzenleme: 30 Ağustos 2017, 11:22:46 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı Agnostik

  • Vive la Révolution
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 581
  • "Tanrı öldü! Tanrı öldü! Onu biz öldürdük!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #8 : 30 Ağustos 2017, 12:44:04 »
Eline sağlık. :)
Gel ki geceler çatlasın, gel ki şafaklar tutuşsun...

Osmanlılar benim bildiğim İrlandalı. Öyle duydum yani ben. Benim duyduğum o şekilde. İrlanda'dan Anadolu'ya göç eden bir aile. Sonra burada Müslümanlığı seçip devlet kuruyorlar. Ujmin İrlanda'da bir pagan rahibin adıymış, oradan geliyor isimleri, sonra Anadolu'da Ujmin olmuş Osman. İrlandalı yani bunlar.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #9 : 30 Ağustos 2017, 12:46:01 »
Eline sağlık. :)

Sağolun bu gün bir iki konu daha yazabilirim. Bu konu zaten sadece devletler tarihi değil boylar, fenotipler, kültür üzerine de yazılar içerecek. Yani amacım Türk tarihi ile ilgili önemli ve az bilinen gerçekleri yaymak.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Sakalarda ve Hunlarda Kültür
« Yanıtla #10 : 30 Ağustos 2017, 19:14:08 »
Sakalarda ve Hunlarda Kültür
Sakalarda Kültür
   
 Bize Sakalar hakkında en elde tutulabilir bilgileri Divan-ü Lügat-it Türk’ten okuyoruz. Örneğin daha sonraları Kadın yönetici manasına gelecek hatta zamanla harf değişimleri ile direk kadın manasına gelecek olan Katun kelimesinin kökeni Divan-ü Lügat-it Türk’te şu şekilde anlatılıyor;
                      “Qatun Afrasiyab’ın büyün kız torunlarına verilen isimdir.”
Bunun yanında Alp Er Tunga’nın yani Saka Türklerinin yayılımlarının iki yolu olması gerekir. Çünkü yine Divan-ı Lügat-it Türk’te, Alp Er Tunga’nın kızı Kaz’dan bahseder ve günümüz Hazar’ın hemen altında yer alan Kazvin şehrinin ismini Alp Er Tunga’nın kızından aldığından bahseder.[1]
 Şimdi gelelim Sakaların kültürlerine. Elimizde Saka kültürü ile ilgili çok ayrıntılı bilgiler olmasa da inandıkları dinin Tengrizm olmadığını söyleyebiliriz. Sakalar büyük ihtimalle Tengrizm’in atası diyebileceğimiz ve kabileden kabileye fark gösteren bir tür Şamanist inanca inanıyorlardı. Günümüzde bile hala Tengrizm’in kahramanları boylar arasında değişiklik gösterebiliyor iken o dönemler aynı İranlılar gibi her kabilenin farklı bir dini inancı olmalıdır. Eski Roma tarihçisi Priscus Hunların, İskitlerle kültürel benzerliğini öne sürerek Hunların, İskit olduklarını yazmıştır. Buna bakarak İskitlerin Orta Asya göçer kültürüne sahip olduklarını söyleyebiliriz. Ancak bu gizemli kültür hakkında elimize geçen bulgular pek azdır.

Hunlarda Kültür
   

 Hunların sahip olduğu kültürel özellikleri bu gün farklı kaynaklardan farklı şekillerde okuyoruz. Asya Hunlarının genel olarak göçebe bir halk olduğunu ve o dönemki diğer Doğu Asya Ulusları ile aynı kültürel özelliklere sahip olduklarını söyleyebiliriz. Çinlilerin Hunlar ile ilgili genel yazılarına bakarsak Hun devleti Moğolca ve Türkçe konuşan uluslar tarafından kurulmuştur. Latinlere göre kurucu hanedan Türktür. Çinlilere göre ise kurucu hanedan Moğolca konuşan ancak Türk kökenli bir ulustan geliyordur. Hunlar Türk boylarını kendi hâkimiyetleri altına almıştır. Bu boylardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;
-Tahin Türkleri
-Ting-Lingler
-Kırkızlar
 Hunlar Tengrizm dinine inanıyor olmalıdırlar. Çünkü kullandıkları ünvanlardan biri Tengrikut ünvanıdır. Ancak bu Tengrizm bizim bildiğimiz kamların, iyelerin olduğu bir Tengrizm değil daha kabilesel ve günümüzde bilinen Tengrizm’den daha az kapsamlı bir Tengrizm olmalıdır.
 Avrupa Hun Kültürü ise çok daha değişiktir. Öncelikle şundan bahsetmeliyiz ki Hunlar Avrupa’ya göçebe olarak geldikleri halde burada Attila’nın yerleşik bir düzende yaşadığı biliniyor. Eski Roma tarihçisi Priscus Hunların Kamos adı verilen ve kısrak sütünden yapılan bir içki içtiklerinden bahseder. Bu içki kımızdan başka bir şey değildir. Attila’nın Tanrı Mars’ın kılıcına sahip olduğunu iddia etmesi inancının Tengrizm’den farklı olduğunu gösterir. Bu da Avrupa Hunları’nın bir sentez dine inandıkları ihtimalinin yükseltiyor.  Hunlardan bahseden Romalı tarihçiler onların kısa boylu, esmer, Kafkas tipli ve çok kıllı olduklarından bahseder. Gerçi Hunların Avrupa’ya geldikleri tarihi düşünürsek yerel Avrupa Halklarıyla karıştıklarını düşünebiliriz.[2]
 Avrupa Hun kültürü yerel İrani ve Tötonik kültürle büyük oranda karışmış olmalıdır. Çünkü Hunlar Asya’da sahip oldukları kültürün aksine daha çok Avrupa kültürünü andıran bir kültüre sahiptirler. Asya Hunlarında genel olarak tek eşlilik hâkimdir fakat birden fazla evlilik yapanlar olduğu da bilinmektedir. Ancak inanca göre kişi annesinin ulusuna bağlıdır ve annesinin milleti neyse kişinin milleti de odur. Hatta Ön Türklerin anaerkil oldukları yönünde pek çok bulgu günümüze ulaşmıştır. Avrupa Hunları bu geleneği Attila’ya kadar sürdürmüş olabilirler ancak Attila’nın diğer Hun hükümdarlarından farklı olarak pek çok eşe sahip olduğunu, hatta bunlardan biri kendi öz kızı olduğu Romalı tarihçilerce bize aktarılıyor.[3] Attila’nin bir cezalandırma yöntemi olarak çarmıha germe yöntemini kullandığı hakkında bilgileri Roma Tarihçisi Priscus bize aktarıyor. Tekrar Avrupa Hunlarının inandığı dine gelirsek bu dinin Tötonik ve Hellenik dinlerle sentezleşmiş bir Tengrizm olması çok olasıdır. Tanrı Mars’a inanılması, Attila’nın kendini tanrılaştırması bunun en büyük göstergesidir.[4] Avar ve Hun uluslarının halka olarak bilinen yerleşimlerde yaşadıkları biliniyor hatta bazı rivayetlere göre Hun hükümdarları büyük bir ortak mezara gömülüyordu, ancak bu mezarlık tam manasıyla bulunabilmiş değil. Ancak bu rivayet ve Hunların yaşam alanına baktığımızda göçebe kültürün yanında yerleşik kültüre sahip olduklarını görürüz.[5]



[1] Divan-ü Lügat-it Türk
[1][2][3][4][5] William Herbert, Attila
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2017, 14:13:12 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı kerem1249

  • Konsilyer
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2141
  • Leo Galante
    • Profili Görüntüle
    • Wizard101 Türkiye
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #11 : 30 Ağustos 2017, 19:34:02 »
Emeklerin için teşekkür ederim, profesyonelce yazıyorsun. Takipteyim :)
Bir daha bu kadar aptal olmayacağına söz ver bana, tamam mı? Hayatını yaşlı bir adam daha çok yaşasın diye riske atmamalıydın...

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #12 : 30 Ağustos 2017, 19:40:52 »
Emeklerin için teşekkür ederim, profesyonelce yazıyorsun. Takipteyim :)

Sağolun :D

Çevrimdışı Heinz Guderian

  • Achtung,Panzer! | CKII
  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 1244
  • Crusader Kings 2 Bölüm Moderatörü
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #13 : 30 Ağustos 2017, 20:01:24 »
Eline sağlık, takip.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #14 : 30 Ağustos 2017, 20:06:46 »

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Hunlar Dönemi Diğer Boylar; Ak Hunlar (Alanlar)- Avarlar-Ağaçerleri
« Yanıtla #15 : 31 Ağustos 2017, 01:39:24 »
Hunlar Dönemi Diğer Boylar; Ak Hunlar (Alanlar)- Avarlar-Ağaçerleri
Ak Hunlar
   
 Asya bozkırlarının batılı çocukları. Ak Hun diye bildiğimiz halktan bahsetmeden önce Doğu Romalı tarihçilerin yazılarına bakmamız gerekir. Ak Hunların bir İskit boyu olan Alanların soyundan geldiğini yazan Roma tarihçileri bu Hun boyunu Avrupalı kuzenlerinden farklı olarak esmer, kısa boylu değil uzun boylu, iri yapılı, sarışın ve çoğunluğu renkli gözlü insanlar olarak tanımlar. Zaten İskitlerin içinde Türkler olduğunun en büyük kanıtı günümüzde Türk olduğu kesin olan bazı kavimlerden Türk diye bahsedilmesidir. Romalıların Eftalit olarak bahsettiği bu halkın Türk kökenli olmadığı yönünde bazı iddialar olsa da yabancılar bu halkın Türkçe konuştuğu konusunda hemfikirdirler. Üstelik Romalı tarihçilerin Ak Hunları, Alanların kurduğunu yazmaları da bu halkın Farsi kökenli olmadıkları yönündeki iddiaları güçlendiriyor. [1]
 Alanlar, Kafkasya’da göçebe bir hayat süren İskit kökenli bir ulustur. Ya da en azından antik kaynaklar bize öyle diyor[2]. Çin kaynakları ise onları Tiele boylarından biri olarak kaydeder. Göktürkler ise Kırkızların yanında bir boy olarak bahseder. Bazı tarihçiler Hindi-İrani olduklarını yazar. Ancak tarihi kaynakların çokluğu açısından Alanların Türk kökenli olduğunu söyleyebiliriz. Ya da en azından Türkler ile çok yakın ilişkiler kurmuş bir halktır.

Avarlar
   

Cücenler, Avarlar ya da Aparlar Orta-Doğu Asya'da hüküm sürmüş ve ardından Avrupa'ya kaymış bir halktır. Avarların orijini hakkında bazı tartışmalar olsa da genel kanı Türk veya Türko-Moğol bir kavim olduğudur. Avarlar, kurdukları Cücen Hanlığında ilk defa Han (eski Türkçe Kan veya Kagan) unvanını kullanmışlardır. Ticaret hayatı zengin olduğu için Çin'in yakınlarına yerleşen Göktürkler tarafından Cücen Devleti yıkılmış ve Avarlar batıya doğru göç etmek zorunda kalmışlardır. Ancak elbette bu Avarların balkanlara ilk göçü değildir ondan önceki dönemlerde de Avarlar defalarca Avrupa'ya gitmişlerdir. Hatta Hunlardan bahsederken söz ettiğimiz Romalı Tarihçi Priscus dâhil bazı Romalı tarihçiler Avarlar hakkında yazılar yazmışlardır. Avarların nüfuslarının az olduğundan da bahsetmek gerekir. Tarihsel açıdan baktığımızda Avrupa'ya Hunlar döneminde gelen ve dağınık boylar halinde yaşayan Avarlar burada dağınık göçebe yaşantıları dolayısı ile Avrupa kavimlerinin yerleşik hayatına ayak uydurmak zorunda kalmış ve Avrupalıların içinde erimişlerdir.
 Avarların kurduğu Cücen devleti kendisine bağlı olan Göktürkler tarafından yıkılmıştır. Avarlar, yıkılan devletlerinin ardından Avrupa'ya tam anlamıyla göç etmişlerdir. Avrupa'da kurdukları yeni devlet sayesinde Avrupa'ya süvari kültürünü dağıtmayı başarmışlardır. Süvari kılıcı, üzengiler gibi pek çok süvari donanımı Avrupa'ya Avarlar sayesinde kazandırılmıştır desek yalan söylemiş olmayız. Avarların mezarları kazıldığında bulunan kemikler, Germen, Slav, Avar kökenli insanlara aittir. Bu da Avarların Hunlar, İskitler gibi içlerinde pek çok farklı kökenli insanlar barındırdıklarını ve o insanları tam manasıyla kendi kültürleri ile yoğurduklarını gösteriyor. Aslında eski tarihe bakınca şu an için oldukça ilkel olan şeylerin gerçek bir tarihçinin gözünden ne kadar muazzam olduğunu görebiliyoruz. Avarların içlerinde karışan yabancı kültürlü insanları kabullenmeleri onların kültürel bir millet anlayışına sahip bir ulus olduklarını gösterir ki bu göçebe ve o dönemki diğer uluslara göre daha az gelişmiş diyebileceğimiz bir ulus için muazzam bir şeydir, gerçi Türk tarihi başlı başına muazzam bir şeydir.
 Avarlar bir vakit Sasaniler ile müttefik olup yanlarında yer alan Slav kavimleri ile beraber Konstantinopolis’i kuşatmışlardır. Ancak Bizans, Sasaniler ile Avarların haberleşmek için birbirine yolladığı elçileri fark edip Sasani elçilerini yakalayıp öldürtmüş ve Avarların kendileriyle müttefik olduğunu söyleyip Sasaniler ve Avarlar arasındaki müttefikliği bozmuştur. Konstantinopolis’in kuşatması Avarlar için fazla başarılı olmayan bir sonla bitmiştir. Avarların sonunu getiren şey ise Frank kralı Şarlman’a bağlılık yemini etmeleri olmuştur. Şarlman, Avarların topraklarını ve haklarını görmezden gelmiştir. Bunun üzerine Avarlar bazı küçük ayaklanmalar yapsalar da başarılı olamamışlardır ve tarih sahnesinden tamamen silinmişlerdir.

Ağaçerleri

Ağaçerleri daha doğrusu Ağaçerleri, Roma kaynaklarında Agatzeri, Aghatzyeri ve daha pek çok farklı şekilde geçen bir Hun-İskit boyudur. Bu boy Doğu Roma İmparatorluğu için paralı askerlik yapıyor hatta yüzyıllar sonra yerleşecekleri Anadolu’yu ara sıra kışlak olarak kullanıyorlardı. Bu boy günümüzde Türkmen olarak biliniyor ve Anadolu’da Tahtacılar şeklinde anılıyorlar. Bunun iki ihtimali olabilir. Ağaçerleri zamanla Oğuz kitlelerince Türkmenleştirilmiş veya zaten Ting-Ling (Oğuzların atası olan Hun boyudur. Tiele ve Toquz Oguzların atasıdır. Türk kökenli olduğu kesindir.) soyundan geliyor olabilir. İhtimaller sürekli değişir ancak bu Türk boyunun eski çağlarda da Anadolu’ya geldiğini biliyoruz. Hatta Roma, Hunlara karşı diğer İskit Beyliklerini savaşa çağırdığında Ağaçerleri, Attila tarafına geçmiştir. Attila savaşı kazanınca Ağaçer Beyi hariç diğer tüm İskit Beylerini çarmıha gerdirmiştir.
 Ağaçerlerinin genel yaşam alanları bu günkü gibi ormanlık arazilere yakın yerler olmuştur ve bu boy aynı bu zamanki Tahtacı Türkmeni torunları gibi ağaç kesim işiyle uğraşmışlardır. [3]







[1][2][3] William Herbert, Attila, Hunların Hükümdarı ve Ataları
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2017, 14:13:43 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı Agnostik

  • Vive la Révolution
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 581
  • "Tanrı öldü! Tanrı öldü! Onu biz öldürdük!"
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #16 : 31 Ağustos 2017, 02:00:24 »
Hocam süpersin. Acaba Tomris Hatun ve Erlik hakkında da yazabilir misin?
Gel ki geceler çatlasın, gel ki şafaklar tutuşsun...

Osmanlılar benim bildiğim İrlandalı. Öyle duydum yani ben. Benim duyduğum o şekilde. İrlanda'dan Anadolu'ya göç eden bir aile. Sonra burada Müslümanlığı seçip devlet kuruyorlar. Ujmin İrlanda'da bir pagan rahibin adıymış, oradan geliyor isimleri, sonra Anadolu'da Ujmin olmuş Osman. İrlandalı yani bunlar.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #17 : 31 Ağustos 2017, 02:01:47 »
Hocam süpersin. Acaba Tomris Hatun ve Erlik hakkında da yazabilir misin?

Elbette. Erlik mevzusu biraz daha derin olacağı için onu Tengrizm'den bahsederken anlatmayı düşünüyorum. Tomris Hatun hakkında bir şeyler de yazabilirim.

Çevrimdışı SteppeWarrior

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 69
    • Profili Görüntüle
Bulgarlar - Massagetler
« Yanıtla #18 : 31 Ağustos 2017, 12:15:04 »
Bulgarlar - Massagetler (İstek Üzerine)   
Bulgarlar

Özünü yitirmiş bir Türk toplumu. İslamiyet’i kabul eden ilk boylardan, aynı şekilde Hristiyanlığı da. Bulgarlar. Ogur Türk boyunun en büyük temsilcileri olan Bulgarların torunları bu gün Tatarlar ve bazı kaynaklara göre de Kafkasya Balkarları. Klasik bir bilgi vereyim. Bulgar ismi Bulgamaktan yani Bulamaktan gelir. Bulgarlar, Asya’da yaşadıkları süre hakkında tarih için çok büyük önem arz eden bir boy değildi. Ancak Bulgarların Balkanlara girmesi, işte bu onların tarihe en büyük etkisiydi. Bulgarlar, Balkanlara ilk İsperuh Kağan dönemi yayılmaya başlamışlardır. İsperuh Kağan bazı rivayetlere göre soyunu Attila’ya dayandırmıştır. Bulgarlar, ilk başlarda Ortodoks Azizlere karşı yaptıkları katliamlar ile Doğu Roma içinde ünlenmişlerdir. Arapların 680 yıllarında Konstantinopolis’i kuşatması dolayısı ile Bulgarlarla ilgilenemeyen Bizans topraklarının bir kısmını bu Türk boyuna kaptırmıştır hatta İmparatorun yolladığı askerleri arazi avantajından faydalanarak yenmiş ve Balkanların en sağlam kuvveti olmuşlardır[1]. Kurum ve Ömürtag kağanın dönemleri Bulgarların en kuvvetli oldukları dönemlerdir. Ancak Balamir ve Farsyan Han dönemleri Bulgarların Hristiyanlığa yavaş yavaş adapte oldukları dönemdir. Boris Han dönemi ise Bulgarlar tam manasıyla Hristiyanlaşmışlardır. Ancak Bulgarlar 1000li yıllara kadar özlerini korumaya devam ettiler. Bunun en büyük kanıtı Divan-ü Lügat-it Türk’ün şu yazısıdır;
                          “Rûm Ülkesine yaklaştıkça görülen Bulgar, Suvar ve Beçenek halklarının
                           dillerine gelince. Bu kendine özgü bir Türkçedir, çünkü sözcük sonlarının
                           kısaltıldığı tek kullanımdır.”
Bulgarlar daha sonraki dönemlerde dillerinin yavaş yavaş Slavlaşmasına göz yummuşlardır[2]. Ancak Bulgarların bütünlüğüne en büyük darbeyi yakın tarihte var olmuş olan Yugoslavya devleti vurmuştur. Kendi dönemine kadar sadece Antik bir Yunan Hanedanı olan Makedon hanedanının yönettiği ve Makedonya olarak geçen topraklarda yaşayan Bulgarları, Makedon adı ile özlerinden tamamen uzaklaştırmıştır. Kısaca günümüzde Makedon ve Bulgar olarak bildiğimiz Slav kökenli ulus aslında Tuna Bulgarlarının soyundan gelmektedir.
 Tuna Bulgarlarının, Doğulu kuzenleri olan İdil Bulgarları ise 1400lere kadar varlıklarını sürdürmüşler, Moğol ve Timurlu ordusunda görev almışlardır. Ancak tarihe Batılı kuzenleri gibi etki edememişlerdir. Nitekim bir kesimi Ogur boyunun dil özelliğini yitirerek Kıpçaklaşmış ve bu gün Kıpçak grubunun, Kıpçak-Bulgar grubuna giren Tatar Türklerini oluşturmuş, bir kesimi Türkmenleşmiştir. Bir rivayete göre ise Kafkaslarda Balkar olarak bilinen Türk boyu Bulgarların soyundan gelmektedir.

Massagetler
   
Massagetler. Tomris Hatun’dan tanıdığımız İskit boyu. Massagetleri yaşadığı coğrafyayı Herodot “Hazar’ın doğusundaki büyük ovada yaşıyorlar, bazen Araxes Nehri'nin oralara geçiyorlar” şeklinde yazmıştır. Ancak Herodot’un anlatımında bazı hatalar da vardı. Massaget İ.Ö 6.yüzyılda Ahammenişlerle savaşmış ardından İ.Ö 4-3. Yüzyıllarda da İskender’in işgalleri sırasında Hunlara sığınmışlar ancak bir süre sonra aralarında çıkan anlaşmazlıklar sonucu bir savaşa tutuşmuşlardır. Bazı Avrupalı tarihçiler Massagetleri diğer ulusların soydaşları olarak görmüşlerdir. Bazı tarihçiler Asyalı Gatea’larla bazı tarihçiler ise Hunların düşmanı, Yüeçilerle bağlantılı olduklarını öne sürdü. Herodot Kiros’un, Massagetlere saldırısını şu şekilde anlatıyor;

                 “Kiros, Babillilerin topraklarını işgal ettikten sonra, Massagetya'yı egemenliğine
                 alma arzusu ile içi dolup taştı. Şimdi Massagetya'nın, doğuya doğru, Güneş'in
                 yükselişine, Araxes nehrinin ötesine ve Issedones'in karşısında bulunduğu, büyük
                 ve savaşa hazır bir ulus olduğu söylentileri geliyor. Çoğu kişiler onları İskitlerin bir
                 boyu olarak görüyor.”
               
               “Kiros, Araxes'ten, Massaget bölgesine bir gün süren bir yolculuk
                yaptı Massagetlerin birçoğu öldürüldü, fakat Kraliçe Tomris'in büyük oğlu ve
                başkumandanlık yapan Spargapises dahil birçoğu da esir alındı.”

               “Tomris bütün kuvvetlerini topladı ve Kiros'u öldürmek için hazırlandı.
                Bu olayı şimdiye kadar Hellenik olmayan uluslar arasında gerçekleşmiş
                en şiddetli savaş olarak görüyorum. Savaş çok uzun sürdü ta ki Massagetler
                kesin bir zafer kazanana kadar. Fars ordusunun çoğu orada yok edildi ve Kiros'un
                kellesini aldı.”

Bunun yanında Ammianus Marcellinus yazılarında Massagetlerin kesin bir şekilde Alanların atası olduğunu yazmıştır. Procopius ise Massagetlerin artık Hun adını aldığını yazmıştır. Evgarius Scholasticus’ta, Procopius’un yazısına katılarak Trakyalıların, Hunları Massagetlerin torunları olarak gördüğünü kendisinin de bu görüşü desteklediğini yazmıştır. Tadeusz Silimirski ise Massagetlerin Hindu bir halk olduğunu söylemiştir.
 Tomris’in ve Massagetlerin kökeni hakkında kesin bir şeyler söyleyemeyiz ancak Divan-ü Lügat’it Türk’te okuduğumuz kadarıyla Kazvin’e ismini veren, Alp Er Tunga’nın kız torunu Kaz’ın, bu şehire ismini verebilmesi için İran’ın içinde yaşaması gerekiyor. Bu durumda Alp Er Tunga, günümüz Kazakistan’ında yani Seyhun civarında yaşıyor olmalı. Alp Er Tunga’nın, torunlarıda kendisinden sonra İran’a göçmüş olmalı. Tomris’in kraliyet kanı taşıması da Alp Er Tunga’nın torunu olabileceği ihtimalini de beraberinde getirir. Fakat Massagetler İskit boylarından biridir ve bir federasyondur, içlerinde Türk kökenli insanlar da olması gayet olasıdır, ancak Massagetlerin çoğunluğu İrani ulusları içerdiği kesindir. Tomris ise belki Ulahları yöneten Basarablar, Arapları yöneten Bahriler gibi Türk kökenli bir lider olabilir. Özellikle Massagetlerden, Hunlar şeklinde bahseden Romalı tarihçiler neden bu şekilde bir kanıya vardılar bilmiyoruz. Yaşam biçimleri, kültürel özellikleri, dini yapıları veya daha pek çok sebebi olabilir.



[1]Hyun Jin Kim, The Huns, Rome and the Birth of Europe
[2]Divan-ü Lügat-it Türk
« Son Düzenleme: 02 Eylül 2017, 14:14:04 Gönderen: SteppeWarrior »

Çevrimdışı alemdar1227

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 429
  • Gelecek sene YKS'ye kadar ara veriyorum.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Türk Tarihi
« Yanıtla #19 : 31 Ağustos 2017, 13:01:01 »
Çok bilgilendirici yazıyorsun. TEşekkürler.
- Zamanla artan sadece iki şey vardır : 1. Ölüm korkusu  2. Kaybettiklerimiz.
- Bazen delirmek en akıllıca seçimdir.

Ne mutlu Türküm diyene!
                              
Kendinize iyi bakın. 24 Haziran 2018'de buradayım.