Gönderen Konu: Osmanlı Hanedanlığı  (Okunma sayısı 38822 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Osmanlı Hanedanlığı
« : 27 Aralık 2013, 14:26:08 »
OSMANLI HANEDANLIĞI



Ünvanlar

Fatih : İstanbul'u fetheden hükümdar Fatih ünvanını alır.
Halife: Memlük devletini ortadan kaldıran hükümdar ilk Halife sayılır.
Kanuni: Devleti batılılaştıran hükümdar Kanuni ünvanını alır.
Fatih-i Berberi: Kuzey Afrika'nın tamamını ele geçiren hükümdar bu ünvanı kazanır.
Muhteşem: Macaristanı ilhak eden hükümdar bu ünvanı kazanır.


Kurallar

1. Hile kesinlikle yoktur.
2. Hükümdar öldüğünde sıra yeni hükümdara geçer.
3. Hükümdar öldüğünde tahta geçecek bir varis yoksa aynı hükümdar o dönemi oynar.
4. Hükümdarlar yaptıklarını göstermelidir.
5. Hükümdarlık sırası gelen kişi 24 saat içinde oyuna devam edeceğini söylemezse diğer hükümdara geçer.
6. Hükümdarlar oyunlarını 3 gün içinde oynamalı ve yayınlamalıdır.


(aç/kapa)

Not: Her hükümdar yaptıklarını yayınladıktan sonra diğer hükümdarlar yapılanları yorumlarsa daha zevkli bir oyun geçiririz herkese bol şans.




« Son Düzenleme: 15 Şubat 2014, 15:24:50 Gönderen: Sergiu Hell Dragoon »

Çevrimdışı Anarsi

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 391
  • HRE İmparatoru
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #1 : 27 Aralık 2013, 15:39:58 »
hayırlı olsun
Bazen hayat yanlış olanı gösterir, doğru olanı görmen için vermen gerekir özveri.



Paradox oyunlarının Türkçe olması için sende buraya imzanı bırak

http://www.change.org/tr/kampanyalar/paradox-interactive-paradox-oyunlar%C4%B1-neden-t%C3%BCrk%C3%A7e-olmas%C4%B1n#share

Sağ tarafta istenen bilgileri girince imzanızı vermiş oluyorsunuz.

Çevrimdışı Manwell

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1095
  • For The Emperor
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #2 : 27 Aralık 2013, 15:45:38 »
Kanuni ünvanını batılılaşmayı başlatan mı alacak yoksa tamamlayan mı? Bence önemli bir nokta. :D Ayrıca yapılan işle çok uygun bir ünvan değil.

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #3 : 27 Aralık 2013, 16:12:50 »
İşin eğlencesi o :P.

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı 1.Kısım
« Yanıtla #4 : 27 Aralık 2013, 16:39:12 »
Sultan II. Mehmet 1. Kısım

Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni

   II. Mehmed sadrazam Ali paşa ile birlikte orduyu denetlemek için yeniçeri ocağına gitti. 8 aydır İstanbul’un fethine hazırlanıyorlardı. İstanbul’u almak   II. Mehmed için çok önemliydi. Hatta bir keresinde divanda bu görüşünü ortaya koyduğunda yeniçeri ağası Mahmut ağa;
       ‘’Aman Hünkarım o surları nasıl aşarız İstanbul’u almak çok meşakatli iştir.’’ dedi. Bunun üzerine   II. Mehmed;
      ‘’ Sen hangi muharebenin savaşılmadan kaybedildiğini gördün. Bu sözünü duymamış olayım Mahmut ağa. Senin kelleni tez kestirirdim lakin İstanbul’un fethi vacib gelir. Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni.’’ diyerek İstanbul’un fethine karar verilmiştir.
   Bizans İmparatorluğu savaşı haber alınca kendince önlemler almaya çalışmıştır. Surların aşılamayacağını düşünmüş, diğer ülkelerden destek istemiştir.
      II. Mehmed yeniçeri ocağına geldiğinde Mahmut Ağa’ya yeniçerilerin durumunu sormuştur.
‘’ Anlat bakalım Mahmut Ağa askerlerin durumu nasıl bir eksik var mıdı?’’
‘’ Hiçbir eksiğimiz yoktur Hünkarım. Yiğitlerimiz savaş gününü beklerler.’’
‘’Alâ alâ. Birde şu topları görelim bakalım.’’ dedi.   II. Mehmed Han topların yanına vardıktan sonra Urban adında bir ustaya yaptırdığı Şahi topunu gördü.
‘’ Şahi topunun durumu nasıldır Urban’’.
Urban ellerini birleştirerek Hünkarın gözlerine bakmadan;
‘’ Hünkarım iki ya da üç güne top hazır hale gelecektir. Diğer toplarımızın da bakımı itinayla yapılmıştır.’’ dedi.
‘’ Surları yıkmak için bu topa ihtiyacımız olduğunu bilirsin. Bir aksilik istemem.’’
‘’ Hiç merak etmeyin Hünkarım kafirlerin havada uçuştuğunu göreceksiniz.’’ dedi.
Saraya dönerken   II. Mehmed Ali Paşa’ya Barboros Hayrettin Paşa’yı yanına çağırmasını söyledi.
‘’ Sen de git Barboros’u çağır. Donanmanın durumu nasılmış bir bakalım’’ dedi.
‘’ Emredersiniz Hünkarım’’ deyip eğilerek yanından uzaklaştı.
Bir süre sonra odasında oturmuş Barboros’u beklerken kapı açıldı ve Barboros izin alarak içeri girdi.
‘’ Beni emretmişsiniz Hünkarım.’’
‘’ Evet Hayrettin Paşa. Anlat bakalım donanmanın durumunu bir eksik gedik var mı? Donanman savaşa hazır mıdır? Kafiri kalbinden vuracak mıyız?’’
Barboros Hayrettin Paşa tebessüm ederek;
‘’ Hiç merak etmeyin Hünkarım. Tam 15 Ağır savaş gemimiz şu anda hazır durumda İstanbul’a girmeyi bekler.’’ dedi.
‘’ Seninle gurur duydğumu söyleyebilirim Hayrettin Paşa. Kısa zamanda bu kadar gemiyi hazır ettin. Mükafatını göreceksin’’ der.
Bunun üzerine Barboros;
‘’ Aman hünkarım devletimizin refahı için her şeyi yapmaya hazırım.’’ dedi.
   II. Mehmed ‘’çekilebilirsin’’ diyerek istirahat etti.
Üç gün sonra padişahın ilk işi topları kontrol etmek oldu. Şahi topu bütün görkemi ile padişahın karşısında duruyordu. Top hazırdı. Ali Paşa donanmayı ve yeniçerileri kontrol ettikten sonra padişahın yanına geldi.
‘’ Hünkarım emrettiğiniz üzere donanma ve yeniçerileri kontrol ettim. Hepsi emrinizi beklerler. Gördüğüm kadarıyla toplarda hazır. Sefere hazırız Hünkarım. Emrinizi bekleriz’’ der. Bunun üzerine   II. Mehmed;
‘’ Öyleyse hazırlanın kafirin kalesini yıkmaya gidiyoruz.’’ diyerek 2 gün sonra sefere çıkılmıştır…



İstanbul devasa surlarının üstüne büyük bir ordu.



''Arnavutluk düştü Ferman Sultanımızın..''



Şehzade Mustafa çok yaşa



Koca imparatorluğun sonu..



Devlet-i Ali'nin yeni başkenti Konstantiniye







Çevrimdışı Brk007

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1106
  • Watch Me Bro
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #5 : 27 Aralık 2013, 16:44:10 »
Ne çabuk öldü la. Neyse eve gelince saveyi verirsin.
.

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #6 : 27 Aralık 2013, 16:45:16 »
Ne çabuk öldü la. Neyse eve gelince saveyi verirsin.

Ölmedi, sadece bazı önemli yerler için bir hikaye yazmaya karar verdim o kadar yoksa daha var  :P .

Çevrimdışı Darknight250

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 832
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #7 : 27 Aralık 2013, 16:46:00 »
Ne çabuk öldü la. Neyse eve gelince saveyi verirsin.
Öldü mü? Varis pek iyi değilmiş.Bu arada Barbaros'un Fatih'in zamanında yaşaması garip. ;)

Çevrimdışı Brk007

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1106
  • Watch Me Bro
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #8 : 27 Aralık 2013, 16:47:46 »
Serviste olduğum için zor okudum yanlış okumusum. :D
.

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #9 : 27 Aralık 2013, 16:49:17 »
Hayır ölmedi. Barbaros ismi 'Bu Projede' Kanuni döneminde kullanılacak diye bir kural yok.
« Son Düzenleme: 27 Aralık 2013, 16:49:51 Gönderen: Sergiu Hell Dragoon »

Çevrimdışı unonimus

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2576
  • Kinoshita Hideyoshi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #10 : 27 Aralık 2013, 17:12:40 »
Takip ediyorum.

Bu arada, biri Paradox'a desin artık "casus belli" kelimesinin çoğulunun tekiliyle aynı olduğunu :fpalm: .

Çevrimdışı ajdarın askeri

  • Azab
  • *
  • İleti: 9
  • Yeni bir üyeyim.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #11 : 27 Aralık 2013, 17:25:45 »
takip

Çevrimdışı Jackal

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 353
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #12 : 27 Aralık 2013, 21:40:57 »
Takip.

Çevrimdışı erman95

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 339
  • Mareşal Erwin Rommel
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #13 : 27 Aralık 2013, 21:46:02 »
Takip  :toff:

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #14 : 28 Aralık 2013, 11:05:00 »
  Fatih Sultan Mehmet 2.Bölüm     


    İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed Anadolu’daki Türk beyliklerinin kaldırılmasını düşünüyordu. Bunun üzerine divanı topladı. Divandaki üyelerin hepsi beyliklerin kaldırılmasında hemfikir oldular. Alınan karardan sonra 25 mayıs günü Fatih Sultan Mehmed yeniçeri ağasını ve Ali paşa’yı yanına çağırdı. Fatih Sultan Mehmed Mahmut Ağa’ya dönerek;
‘’ Söyle bakalım Ağa Yeniçerinin durumu nasıldır?’’
‘’ Sayenizde hepsinin yüzü gülüyor Hünkarım. Moralleri yerinde ve şuanda dağıttığınız akçeleri saymakla meşguller.’’ diyerek tebessüm etti.
‘’ Alâ alâ. Sizi buraya neden çağırdığımı az çok tahmin etmişsinizdir. Biliyorsunuz ki Anadolu topraklarında Türk beylikleri artık bir tehdit unsuru oluşturmakta. Önümde gördüğünüz haritada eğer bu beylikleri alırsak ülkemiz ne kadar genişleyecek görüyorsunuz. Ziya’dan aldığım habere göre – beyliklere gönderilen casus- Karamanoğulları ve Candaroğulları’nın pek fazla askeri yokmuş. Lakin Dulkadiroğulları biraz bizi zorlayabilir. Bunu göz önüne alarak Ali Paşa sen emrindeki orduyla birlikte Dulkadiroğullarını kuşatacaksın. Mahmut Ağa sende diğer beylikleri kuşatacaksın. Bu seferden başarıyla döneceğinizden hiç şüphem yoktur. Sefere çıkmaya hazır olduğunuzda bana bildiiriniz. Şimdi çekilebilirsiniz.’’ diyerek kadıyı yanına çağırtmıştır.
Kadı içeri girince;
‘’ Söyle bakalım Kadı Efendi seferden sonra halkın durmu nasıldır?’’
‘’ Aman Hünkarım nasıl olsun sayenizde hepsinin yüzü gülüyor.’’
‘’ Şimdi bir ferman yayınla. Her köylü ailesine bir kese altın vereceksiniz. Çekilebilirsin.’’
‘’ Emredersiniz Hünkarım.’’ diyerek odadan ayrıldı.

       Bir hafta sonra ordularını hazırlayıp padişahın yanına gelen komutanlar Fatih Sultan Mehmed’den sefere çıkmak için izin istediler ve izini aldıktan ertesi gün yola koyuldular









İyi haber 5 sene sonra geldi ve Türk beylikleri ortadan kaldırılmıştı. Dulkadiroğulları seferini başarıyla tamamlayan Ali Paşa saraya döndüğünde içi içini yemeye başladı. Kendi kendine; ‘’ Artık o tahtı ben hak ediyorum. Hünkar ne yapıyor ki savaşan biziz. O sadece emir verip durur.’’ der. Bu düşünceleri adeta bir zehir gibi vücudunun her yerine yayılır. Taht sevdası gözünü kör etmiştir bir kere.



Yüce Fatih şimdi Balkanlarda kendini bilmeden genişleyen Sırplar üzerine bir sefer yapmaya karar verir. Yeniçeri ağasıyla görüştükten sonra sefer başlar.



Yeniçeri ağası tamda Fatihin beklediği gibi işini mükemmel yapar kısa sürede tüm Sırp topraklarını kuşatma altına alır.




Erzurum'da Türklerin katledilmesi hiç hoşumuza gitmedi Erzurum'da ki Türklere her ay 2 altın göndermeye başladık.



Vatana millete en hayırlı fikrin ofansif bir fikir olacağını düşündük.



Sırplarla barış masasına oturduk. Sırplar ne istesek kabul ettiler..





Ramazanoğulları arkalarına kimseyi alamadan savaşamadığı için arkasına bir it sürüsü alıp yüce devletimize savaş ilan etti.



Taramo'da düşman ordularını yeniçerilerimiz büyük bir hezimete uğrattı



Erzurum'da ki Türkler devletimize katılmayı kabul ettiler. Doğuda güçlü bir ordu işimizi göreceğinden şüphemiz yoktu.



Koalisyon savaşının kaybedeni Ramazanoğulları !! Bu toprağı almakla birlikte Türk topraklarının hepsi yönetimimize geçmiş bulunmakta.





Ali Paşa gizliden gizliye halkı Fatih kafirdir diye örgütlemeye başlamış ve bunun meyvelerini şimdi almaya başlıyor. Ülkemiz bir köylü isyanı ile karşı karşıya. Savaşlardan zayıf düşen ülkemiz bunlara karşı ne yapabilir ki ?




Daha fazla İsyanlara dayanamıyoruz ve Köylülerin isteklerini yerine getiriyoruz.






İsyanları fırsat bilen Venedikli hırsızlar ülkemizi zapt etmeyi düşünüyorlar.




Şehzademiz kirli bir oyuna yenik düştü. Ali Paşa tahtı ele geçirmek için bu kadar ileriye gideceğini hiç düşünmedik.



Sırplar hangi akıl ile bize saldırabilir ki ?



Çok uzun zaman geçmeden bir barış imzalıyoruz.



Yeni şehzademiz Süleyman



Venedikliler ilede bir beyaz barış yapıyoruz.





Atina devletinin artık ülkemize katılması gerektiğini divanda bir alınan karar ile uygulamaya başladık.



Yüce devletli sultanımız bu dinin bir koruyucusu olmamız gerektiğini ve yayılan kafir iddalarını sona erdirmek için yüce İslamın koruyuculuğunu üstlendi.





Padişah Ali Paşa’yı huzuruna çağırır ve konuşmaya başlarlar. Fatih Sultan Mehmed;
‘’ İyi iş çıkardın Ali Paşa’’
‘’ Sayenizde Hünkarım.’’
‘’ Seninle bir hususta konuşmak isterim.’’
Ali Paşa meraklanarak;
‘’ Buyrun Hünkarım.’’
‘’ Roma’ya sefer düzenlemek isterim. Seferden döndüğümüzden beri bu düşüncedeyim. Sen ne dersin bu işe?’’
‘’ Devletlü Hünkarımız ne derse kabulümüzdür. Eğer siz uygn görürseniz bize laf düşmez. Lakin ordunun durumu eskisi kadar iyi değildir. Beylikleri aldıktan sonra moralleri yerindedir ancak sayılarında azalma vardır.’’
‘’ Haklısın Paşa lakin ben kararlıyım. Kafirin başkenti gözüme orası görünür. Tez vakit bir divan toplansın.’’
Bunun üzerine ertesi gün Divan toplanır ve üyelerin teker teker görüşleri alınır. İlk olarak sözü Yeniçeri Ağa’sı alır.
‘’ Ordumuz bu büyük sefere hazır değildir Hünkarım. Zira bu Ülke İstanbul gibi değildir. Daha güçlü ve ordusu daha fazladır.’’
Hemen ardından sözü defterdar alır.
‘’ Hazinemiz de daha yeni yeni dolmaya başlamıştır Hünkarım. Lakin savaşa girersek elde avuçta bir şey kalmaz.’’
Bir süre sessizlikten sonra;
‘’ Halkta bu sefere karşı çıkacaktır Hünkarım. Zira yeni savaştan çıktık. Bence elde olanı da kaybetmeyelim.’’ dedi kadı.
Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed Şeyhülislam’a danışır.
‘’ Sen ne dersin bu işe?’’ diye sorar.
‘’ Bana sorarsanız birkaç ay sonra hazırlıklara başlayabiliriz. Gücümüzde paramızda varken Kafirin Kalbine girmek daha akıllıca bir yaklaşımdır. Zira ben bu savaştan galip olarak ayrılacağımıza inanıyorum’’ der. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed divanı kapatır ve bir hafta sonra ferman yayınlatır.
           Kadı köy meydanında fermanı okur.
‘’ Duyduk duymadın demeyiiin! Peynir ekmek yemeyiiiiiin! Devletlü sultanımızın aldığı karar şudur ki kafirin kalbi olan Roma’ya sefer düzenlenecektir ve seferberlik ilan edilmiştir.’’ diyerek oradan ayrılır.
    Köylü bu duruma çok hiddetlenmiştir. Refah içinde yaşarken muharebeye girmek istememektedir. Ali Paşa da bu sefere girmek istemezdir. Lakin padişaha boynu kıldan incedir. Bu seferin durması için ancak bir yol vardır. O da Hünkarın katli. Kafasına koymuştur. Ona göre Padişah ölecek ve sefer duracak. Padişahın oğlu daha küçük olduğu için Hünkarın sağ kolu olduğundan Süleyman büyüyene kadar tahta o geçecek ve Mustafa büyümeden onu katlettirecektir. Bu fikir o kadar cazip gelmektedir ki planını bir an önce uygulamak ister. Üç gün sonra hünkarın kendisinden  akşama bir cariye istediğini öğrenir. Bunu fırsat bilen Ali Paşa haremin en güzel cariyesini seçer ve onu bir köşeye çeker. Ona;
‘’ Bak bana Arnavut kızı. Akşama padişahın huzuruna çıkacaksın, sabaha da padişahın ölüsü. Duydun mu beni?’’
Kız ürkerek Paşa’ya bakar.
‘’ Ne demek istiyorsunuz Paşam’’ diye sorar.
‘’ Sen beni anladın. Padişahı zehirleyeceksin. Eğer bunu yapmazsan bu saraydan senin ölün çıkar. Yaptığının karşılığını alacaksın seni zengin yapacağım.
‘’ Ama benim yaptığımı hemen anlarlar.’’
‘’ Merak etme sana verdiğim zehir iki saat sonra işler. Sen padişaha zehri verdikten sonra sabaha ölüsü çıkacaktır. Unutma zehri masadaki lokumlara dökeceksin.’’
Kız başını sallayarak oradan ayrılır. Akşam olmuştur. Hünkarın huzuruna çıkmadan önce Paşa ona zehri verir ve kız Hünkarın huzuruna çıkar. Hünkar soyunurken masadaki duran lokumları görür. Zehri hünkar görmeden döker ve tabağı alıp hünkarın yanına gider. Hünkara;
‘’ Buyrun Hünkarım. Lütfen bir tane alınız. Sonra da benim mi yoksa lokumun mu tadı güzel olduğuna karar veriniz.’’
Hünkar bu söze karşı dayanamaz ve bir tane alır. Arnavut kızın işi bitince odadan ayrılır. O gittikten sonra odayı düzenlemek için içeri hizmetçiler girer ve odayı temizlerler. Daha sonra padişah uyur. Sabah olmuştur lakin hala padişah uyanmamıştır. Ali Paşa kapıdaki muhafıza;
‘’ Hünkarımızla mühim bir konu konuşacağım. Geldiğimi söyle.’’
Bunun üzerine muhafız içeri girer ancak padişah yatakta hala yatmaktadır. Geri gelip Paşa’ya;
‘’ Hünkarımız hâla uyumaktadır Paşam’’ der.
‘’ Bu saate kadar mı?’’ diye sorarak içeri girip kapıyı kapatır. Hemen lokumları saklar ve padişahın yanına gidip öldüğünü anlar. Bir feryat koparır. Muhafızlara haber verir. Haber tüm saraya yayılır. Ali paşa muhafızlardan en son kimin odaya girdiğini öğrenir ve temizlikçileri odaya çağırır. Temizlikçilerin suçsuz olduğunu bildiği halde onları padişahı öldürmek suçundan kellelerini aldırır. Padişahın öldüğünü Kadıya bir fermanla duyurur.
‘’ Duyduk duymadık demeyin…’’



Çevrimdışı Brk007

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1106
  • Watch Me Bro
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #15 : 28 Aralık 2013, 11:10:16 »
Sırplardan o kadar claimsiz toprak almasaydın başına bu işler gelmezdi. ;)
Umarım ülkeyi yeniden toparlarsın zor bir durumda başlamak istemiyorum çünkü.  rlywrd*
.

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #16 : 28 Aralık 2013, 11:19:17 »
Divan yönetimi döneminde sana devasa bir ordu ve enfes bir donanma bırakacağım.

Çevrimdışı Darknight250

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 832
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #17 : 28 Aralık 2013, 11:37:23 »
Güzel bölüm,ölüm hikayesi hoşuma gitti iyi düşünmüşsün.  tbrk*

Çevrimdışı Celali

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 284
  • Roma Prensi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #18 : 28 Aralık 2013, 11:44:39 »
Güzel bölüm,ölüm hikayesi hoşuma gitti iyi düşünmüşsün.  tbrk*
-Gürz ve Zafer- bir 17.yüzyıl efsanesi http://www.paradoxfan.com/forum/index.php?topic=39356.0

-Timur İmparatorluğu Diriliş -
http://www.paradoxfan.com/forum/index.php?topic=43995.0

Çevrimdışı Miltiades

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3134
  • Miltiades
    • Profili Görüntüle
Ynt: Osmanlı Hanedanlığı
« Yanıtla #19 : 28 Aralık 2013, 12:13:38 »
Bir arkadaşım yazdı o bölümleri sağolun  :) .



Divan Yönetimi

Kırım bizim için önemli bir toprak parçası o yüzden onları desteklemeliyiz.



Gürcü topraklarını işgal altına aldık.



Savaş sırasında Atina bize katıldı.



Sultan Süleyman ve şehzadesi Mahmud





Fatih Sultan Mehmed Hanın Oğlu Süleyman'a bıraktığı topraklar ,




Save Dosyası
Kod: [Seç]
https://www.mediafire.com/?l7qmxuead28zd9u