İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - fear34

Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 97
1
Forum Duyuruları / Ynt: ParadoxFan 8 Yaşında!
« : 14 Kasım 2017, 18:47:19 »
Forumun hala ayakta olduğunu görmek sevindirici. Zamanında ne günlerimiz geçti bu koca çınarda :)

Mutlu yıllar Paradoxfan

2
Belliki Osmanlı Devleti'ni daha da güçlendirecekler. Avusturya'yı dengeler diye düşünüyorum. Rusya'nında daha çok güçleneceği anlamını çıkarttımki buda Litvanya'nın doğuyu ele geçirmesini engeller.

3
Böyle bir önem sıralamasının olması normal fakat abartırlarsa alternatif tarih imkansız hale gelir.

4
Tarih / Ynt: Kütüphanemden Anektodlar
« : 20 Eylül 2012, 00:01:29 »
Amaçlarına ulaştılar demek biraz abartı olur zira bu meseleleri küresel konjonktürden gayri düşünmek zor. Yani tüm dünyada ulus-devlet modeli yaygınlaşırken bizim çokuluslu bir imparatorluk olarak devam etmemiz zaten beklenecek bir şey değil. Fakat herşeye rağmen cumhuriyeti tesis eden elitin ufkunun son derece sınırlı olduğunu da söylemek lazım. Bu elit, kısacık bir süre içinde tüm imparatorluk mirasını çöpe attığı gibi sınırın iki adım ötesine dahi yabancılaştı. Bu açıdan belki amaçlarına ulaştılar diyebiliriz fakat ne kadarı üzerinde kendilerine pay biçebilirler orası muğlak.
Bence sadece ufukları dar olduğundan değil, o dönemki realiteden ve kendi tecrübelerinden doğan önyargılardan dolayı tüm imparatorluk mirasını çöpe atıp sınırın iki adım ötesine dahi yabancılaştılar. Kalın kafalı adamlar değillerdi sonuçta.

5
Tarih / Ynt: Kütüphanemden Anektodlar
« : 19 Eylül 2012, 23:36:26 »
Bu söz İngilizlerin aslında İTC'yi ne kadar tehlike gördüğününde bir göstergesi. İTC'ye olan düşmanlıklarının, aslında partinin Büyük Savaşta İngilizlere karşı cephede savaşmasından daha çok mücadele ve fikirleri olduğunu belirtiyor. Fakat dediğin gibi zaten ölmüş bir ideali yeni cumhuriyetin kurucuları benimsemediler.

6
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 17 Eylül 2012, 00:29:47 »
Amerika'nın göç almasının en büyük sebebi ekonomisinin gelişmiş olması değil, özgürlükler açısından ilerde olması. Parası olan o yüzden kaçıyor Rusya ve Çin'den. Bu iki ülkede ilerleyen yıllarda cazibe açısından ABD ile karşılaştırılamayacak. Tıpkı şimdi olduğu gibi.

7
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 13 Eylül 2012, 17:21:31 »
İsviçre ile ilgili buna benzer bir tehdit var mıdır?

8
bana inanmayın farketmez de japon ve abd üniversitelerinde osmanlı devleti üzerine yapılan çalışma ve kitaplarda geçen ottoman state veya ottoman empire kelimelerini basa basa içeren kitapları da yakın bu zihniyetinizle.
Osmanlı isimlendirmesini biz yapmışız o yüzden öyle devam ediyor. Misal olarak Karahanlı Devleti'nin resmi bi' adı yoktur Ruslar 19. yüzyılda böyle isimlendirdiş, akademik literatüre girmiş, yine Hititler kendilerine Neşalı diyorlar onların zamanında kimse onlara Hitit demiyor, ama Tevratta onlara Hattiler dendiği için modern literatüre Hittites diye girmiş. Yani önemli olan Japonya, Amerika değil kaldıki Osmanlı Hanedanı Japon ya da Amerikan bi' hanedan değil. Biz adamlara Muz Devleti deseydik onlar ülkenin adını Muz Devleti yapacaklardı.

Dediklerimi baştan okuyun, bugün bi' Fransız'a Bourbonlar Devleti'nin Fransız İhtilaliyle yıkıldığını söylemek gibi birşey yapıyorsunuz. 1920'lerdeki siyasi durum şuan da yok rejimin temelleri gayet sağlam Osmanlı ile Cumhuriyeti kesin bir çizgiyle ayırmak 2012'de çocukça bir kapristen başka birşey değil.

9
Eu4'ün çıkmasına çok sevindim ama EU: Rome'u geliştirseler daha iyi olurdu. Hazır Rome:Total War çıkarken iyi reklam olurdu.

Oyunda devletleri isimlendirirken tarihî gerçeklere önem verilmiyor. Örneğin Doğu Roma'ya, Bizans adı 1500'lü yıllarda yakıştırılmış bi' isimdir. Tarihten bu derecede referans alan bi' oyunda Bizans isminin olması çok büyük saçmalık. Yine Kutsal Roma-Cermen diye bir birlik ne kadar kutsaldır, ne kadar Roma'nın mirasına sahiptir bu da tartışılır. Yine tarihsel açıdan Avusturya diye bir devlet 1806'da kurulmuştur. Bu devlet kendisini Kutsal Roma-Cermen İmp. diye tanımlamaktadır ve açıkça Habsburg devletidir. Oyunda KRC'ye üye olan devletler aslında sadece Habsburg devletinin etkisi altındadır. (sphere of influence ) KRC lafı sadece Habsburgların siyasî meşruiyet kazanmak için uydurdukları bi' isimdir.

Gerçek Roma'yı yıktıkdıktan sonra onun mirası üzerinde kurulan Türkiye'de kendisinin Roma olduğunu ilan etmiştir. Hükümdarları kendilerine Kayzer-i Rûm demişlerdir. Ayrıca şunu da belirtiyimki o dönemde müslüman olan bütün devletler Türkiye'ye Rum Sultanlığı, Anadolu Türklerine'de Rûm demişlerdir. ( en bilindik örnek Mevlana Celadeddin Rûmî )

Yine o dönemde hayatta kalan son Paleolog ( Doğu Roma'nın son hanedanı ) ile evlenen III. Ivan kendisini Tsar yani Ceasar ya da Kayzer ilan etmiştir. 3. Roma söylemini torunları devam ettirmiştir hatta halen daha Rusya'da dillendirilmektedir.

Görüleceği üzere Roma'nın mirası üzerine pek çok iddia vardır. Ama oyunun yapımcıları KRC'ni Roma'nın tek varisi gibi gösteriyorlar, Gerçek Roma'yı çok büyük bir yanılgıyla uydurma bir şekilde isimlendiriyorlar. Yine gerçekte olmayan Avusturya adını Habsburgların adı yapıyorlar fakat sanki göçebe bir barbar adı gibi Türkiye'ye Ottomans garabetini yakıştırıyorlar. Oyunda İngiltere nasıl Plagenent ya da Tudor, Fransa Capet ya da Valois, Macaristan Arpad diye isimlendirilmiyorsa Türkiye'nin de öyle isimlendirilmemesi gerekiyor.

Fakat bu seferde oynayış açısından şöyle bi' problem ortaya çıkabilir; Türkiye'nin yıkılıp/küçülüp Karamanlıların ya da başka Türk kökenli küçük bir beyliğin bu coğrafyada üstün hale gelmesi. Buna EU3'te bir çözüm vardı, benimde başıma gelmişti. Fransa paramparça olduğu bi' zamanda Orleans'la Fransa'yı kurmuştum, böyle bir eventin Türkiye içinde olmaması hatta adının Türkiye olmaması firmanın doğuya ( buna Doğu Roma'da dahildir sadece biz değil ) daha fazla özenme gerektiğini gösteriyor.

belki yanlış yere yazmışımdır ama bu sitede bir saçma tavır oluştu.osmanlı için çok ayılıp bayılmam ama osmanlı değildi o devletin adı diyen bir zahmet uluslararası çapta bir üniversiteden onaylı belge falan getirmedikçe osmanlı demeye devam edeceğim.o devletin adı the turks,türkiye,turkey falan değildi.koca devlete osmanlı diye bir devlet yoktu o hanedan ismiydi diyenin bilgisini kaale alamam.sırf sen istedin diye devletin adı falan değişmez.

Bu bilgileri değiştirmek için üniversiteden yazılmış, noterden tasdik edilmiş bi' belgeye ihtiyaç yok. Google'dan İngiltere Tarihi ya da Fransa Tarihi diye araman yeterli olacaktır. Biz gerçekle alakası olmayan bi' şekilde Hunlar, Göktürkler, Selçuklar, Osmanlılar, Türkiye diye bölüyoruz devletimizi. Ama adamların tarihine bak İngiltere adı altında hanedanları sıralıyorlar. Fransızlarınki ise daha çok bize benziyor. Cumhuriyet rejimi gelince biz Bourbonlar devletini yıktık Fransa'yı kurduk demiyorlar, çünkü doğrusuda bu. Fransa devletinin rejimi cumhuriyet oluyor. Benzer bir şekildeTürkiye Devleti'nin monark sülalesi Osmanoğulları, yönetimden çekiliyor ve Türkiye devleti cumhuriyetle yönetilmeye başlıyor. Bugün atıyorum Ahmet adında biri kendini Türkiye Kralı ilan etse bu tarihimizde Ahmetoğulları Hanedanı olarak geçecek. Devlet yine Türkiye olarak kalacak. Çünkü bu ülkenin halkı, gelenek-görenekleri, dili, kültürü, dini, etnik yapısı ve en önemlisi coğrafyası değişmiyor. Rejim değişiyor sadece.

Yani tarihte hiçbir zaman Osmanlı Devleti olmadı. Tıpkı Hohenzollern Devleti, Plagenentler Devleti, Bonapartlar Devleti olmadığı gibi. Bunların hepsi o ülkeyi yöneten hanedanın adıdır. Osmanoğullarıda sadece hanedan adıdır.

10
Gördüğüm kadarıyla mükemmel bi' iş çıkarmışsınız, devamıda gelir inşallah. Modu İngilizce olarak yabancı forumlara koyarsanız büyük sükse yapar. ;)

11
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 19 Ağustos 2012, 08:53:36 »
Okuduğum bir kitapta, bir Moğol hanının, tüm akrabalarını katledip, hanedanlığın sonunu getirdiği yazıyordu. Böyle şeyler var mı? Bir kaç örnek verir misiniz?

IV. Murat'ın ölmek üzereyken, I. İbrahim'in öldürülmesi emrini verdiği söylenir. I. İbrahim'den başka şehzade olmadığı için bu hanedanın sonu olabilirdi. Ama bu sadece bi' rivayet.

Batak Katliamı gerçek midir, aslı astarı nedir?
93 Harbi'nden önce Bulgar İsyan'ında pek çok Müslüman köylüsü katledildi. Buna karşılık bişi yapılmış olabilir ama denildiği gibi 5.000 kadın/çocuğun katledilmesi daha çok propaganda amaçlı abartı olmadılır. Zaten 93 Harbi'ni tetikleyen sebeplerden biri bu karışıklıklardır.

12
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 17 Ağustos 2012, 04:02:42 »
Arada muazzam bi' güç farkı var, o dönemde 30.000 kişilik bir farkla Türklerin kazanması imkansız. En nihayetinde savaş tam bir bozgun olarak gözüküyor, karşı tarafın komutanı bile esir düşüyor, bu kadar büyük güç farkıyla bunun olması daha da imkansız.

Malazgirt'den 5 yıl önce meydana gelen Hastings Savaşı'nda iki tarafın güçleri 10.000 kişiyi bile bulmuyor. Bu açıdan bakarsak Malazgirt'te iki tarafın toplam güçlerinin 20.000-30.000 kişiyi zar zor bulacağını düşünüyorum. Güç farkı olarak birbirlerine yakın ya da Türk tarafının daha kalabalık olması daha olası geliyor.

13
Tarih / Ynt: Almanya'nın kuruluş hikayesi
« : 16 Kasım 2011, 06:47:46 »
Fransızlar tarihlerinde hiçbir zaman tek başına Almanlara karşı duramamıştır. Tarihte Almanların Fransızlara karşı bariz üstünlüğü vardır.

14
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 23 Eylül 2011, 22:19:18 »
Khanın dediklerine tamamiyle katılmakla birlikte şunu ekleyeyim esir olanların çoğunluğu cephe gerisindeki firariler. Y. Ordular Grubunun 18 Eylül günü muharip 75 bin askeri yoktu.

15
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 21 Eylül 2011, 16:47:09 »
Kantimir gözü kapalı kabul eddilebilecek bir kaynak değil ama yazdıklarının hepsi doğru. Sadece Kantimir'de geçen iddialar değil bunlar.

16
1836-1919 / Ynt: Ermeni Tehciri Hakkında
« : 28 Ağustos 2011, 11:35:58 »
Ben senin objektifliğine kısmi inanıyorum. Bence de onun suçu veya bunun suçu diye olaya yaklaşmamak gerekiyor. O dönemde pekçok acı yaşandı her iki halkta bu acıyı karşılıklı yaşadı. Fakat gelişen ve dünyada sivrilmeye başlayan Türkiye'nin canını gereksiz yere sıkan bir konu. Türkiye uluslararası platformlarda daha güçlü yer aldıkça katil, barbar, soykırımcı olarak daha fazla suçlanacaktır. İşte bu yüzden tarihle ilgilenen herkese bu konuda çok fazla iş düşüyor.

Ayrıca küçük Ermenistan'ın hiç işine gelemyecek bir sorun. Bu yüzden 4 bir taraftan ambargo altındalar. Bir nevi İsrail'in yaşadıklarını yaşıyorlar. Fakat siyasetçiler sırf muhalefeti sindirmek için bu tezi savunuyorlar. İç siyasette altın bir fırsat gibi görünsede ülkeye kısa ve uzun vadede büyük zararlar vereceği aşikar. Ayrıca dünyadaki bütün devletler soykırım olduğunu kabul etse bile Türkiye'ye kabul ettirmedikten sonra tazminat falan almaları imkansız. Yani boşa çaba. Objektif ve soğukkanlılıkla olaya sadece tarih diye bakılarak yakşılsa o zamanki olaylar daha güzel bir şekilde anlaşılır ve bir daha tekrarlanmaz. Aksi halde nefreti, kini daha da körükler buna benzer olaylar tekrarlanabilir. ( Örnek olarak 90'lı yıllarda Azerilerin yaşadıkları gösterilebilir)

Benim esas tepkim yazdıklarının yanlışlığıyla ilgiliydi. Onun haricinde ayrılıkçı olmayan Ermenileri de hain yaptığım falan yok. Bilakis ben Türkiye'nin eski kozmopolitliğe sahip olması halinde daha da güçleneceği taraftarıyım.

Kaynakların kapalı olması bizim büyük bir aptallığımız bunu da eklemek istiyorum. Kaynaklarımızın kapalı olması karşı tarafın argümanını istediği kadar ileri götürmesini sağlayabilir ki sağlıyorda.

17
1836-1919 / Ynt: Ermeni Tehciri Hakkında
« : 30 Temmuz 2011, 17:27:44 »
Burada birkaç ek yapmam lazım. Aslında konuyu baştan anlatmak lazım ama şu an için birkaç önemli ek yetecektir. Bahsi geçen 1890lı yıllarda Doğu'da bulunan Eremenilerin en büyük sorunu Almanlar tarafından örgütlenen Kürt çeteleri tarafından tarım alanlarının ve evlerinin yağmalanması idi. O dönemde siyasi güç olan Taşnak Partisi bu konuyu İttihat ve Terrakiye iletmiştir. Fakat İttihat ve Terraki bu konuda sessiz kalmış ve doğu bölgelerdeki Kürt çetelerinin saldırılarına göz yummuştur. Daha sonra o güne kadar toplu bir silahlanma içerisinde bulunmayan Ermeniler topraklarını savunmak için silahlanmıştır. Bu çoğu zaman Osmanlı'ya saldırmak için silahlandığı şeklinde lanse edilir ama aslı budur. Daha sonra İngiliz ve Fransız kışkırtmaları giriyor bu işe doğrudur. Bu şekilde Ermeni çeteleri kuruluyor ve kendilerinin Taşnak Partisi bünyesinde olduklarını iddia ediyolar. Halbuki bu koca bir yalan. O dönemde Ermeniler arasındaki genel kanı bağımsızlık mücadelesiydi. Bunun nedeni Osmanlı topraklarını korumuyor ve Kürt çetelerinin akınlarına göz yumuyordu. Kendi topraklarını korumak için bir devlet olunması düşüncesi hakimdi. 1. Dünya savaşının çıkması ile bu düşünce resmi olarak rafa kaldırıldı ve çoğu Ermeni Osmanlı'nın yanında savaşa katıldı. Bunun yanında Ermeni çeteleri Osmanlı'ya karşı mücadelerinide devam ettirdiler. Sonrası malum anlatmaya gerek yok sanırım.

Söylediklerinin hiçbir doğru noktası yok.

Tamamiyle Rusya ve Fransa'nın kışkırtmalarıyla bağımsızlık isteyen, bazı yerlerde de güçlerini arttırmak isteyen ağaların ayaklanmaları sonucu Ermeni İsyanları çıkmıştır. Ermeni İsyanı diyip geçiyoruz ama bu isyan dediğimiz tıpkı Bulgar İsyanında olduğu gibi komşu Müslüman köylerini çoluk çocuk, yaşlı başlı demeden katletmesidir.

Silahlı Kürtler dediğin Hamidiye Alaylarının Almanlarla hiçbir alakası olmayıp Osmanlı Devleti'nin bölge halkının kendisini Ermenilere karşı savunması amacıyla kurulan birliklerdir. Bu birlikler Ermenilere karşı katliamlara girişmişlerdir. Fakat kamuoyundaki Ermenilere karşı olan görüş sebebiyle bu katliamlara göz yumulmuştur. Şunu da eklemek gerekiyorki o dönemdeki isyanlarda Ermeni'den çok Müslüman katledilmiştir. Fakat Avrupa'daki gazeteciler hiç görmedikleri olayları tam tersi şekilde yansıtmışlardır. (Tıpkı Rumeli'de olduğu gibi)

Taşnak Partisi'nin İttihat Terakki'ye bu katliamları şikayet ettiğini karşılığında hiçbir şey yapılmadığını söylemişsinki bu gerçekten çok komik bir iddia. 1901'deki 1. JönTürk Kongresi'ne Taşnak ve Hınçak'ta katılmıştır. İttihat Terakki'nin çekirdeği olan grup bu partilerle  Abdülhamid'e karşı ittifak etmeyi düşünüyorlardı. Fakat bu partilerle daha o zaman anlaşılamamıştır. Bu partiler çözüm yollarının büyük devletlerin müdahilesi olarak görmesi anlaşmayı imkansız kılmıştır.

İttihat Terakki iktidara geldiği zaman Hamidiye Alaylarını kaldırarak burdaki silahlı grubu ordu içine alıp disiplin altına sokmuştur. Bu tarihten sonra Müslümanların Ermenilere toplu halde saldırması yaşanmamıştır.

Osmanlı Devleti'nin bölge halkını koruyamadığı ise doğru bir bilgi. Fakat Osmanlı Devleti bölge halkını Ermenilerden koruyamamıştır. Kürtlerin Ermenilere karşı giriştiği katliamlara bu sebepten dolayı göz yummuştur.

1. Dünya Savaşı çıkınca Ermeniler bağımsızlık mücadelesini rafa kaldırmadılar. Tam aksine bu kendilerine verilmiş büyük bir fırsat olarak gördüler. Yıllarca savaştıkları devlet İngiltere, Fransa ve Rusya ise savaştaydı, büyük ihtimalle yenilecekti. Bu durumda hiçbir halk mücadeleyi bırakıp devletle müttefik olmaz. Ermenilerde böyle yaptılar. Tabiii olarak Amele Taburlarında görev yapan Ermeniler var. Fakat sadece Van'da isyan eden Ermeniler bu taburlardaki Ermenilerin 3-4 katıdır. Dönemin Osmanlı İstihbaratı 150.000 Ermeni'nin düzenli Rus Ordusu'na katıldığını söylüyor. Eğer o dönem yazılan bütün eserlere bakarsan Rus Ordusu'na casusluk yaparak büyük fayda sağladıklarını görürsün.

Yazdıkların kulaktan dolma ifadeler bile değil. Dönemi çok daha iyi araştırmanı ve daha tarafsız kitaplar okumanı tavsiye ediyorum. Zira o zamana kadar bu konu hakkında konuşman, seni sadece komik duruma düşürecektir.

18
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 29 Temmuz 2011, 23:10:02 »
Türkler ve moğollar sadece komşular. Bügnkü Yunanistan-Türkiye'ye benzetebiliriz. Kültürler benzer fakat başka milletlerdir. Cengiz Han ise moğoldur.

19
Tarih / Ynt: Tarihle İlgili Sorularımız
« : 23 Temmuz 2011, 12:55:37 »
Benimde iki sorum var.
2- 1453'ten buyana İstanbul'a hiç bir devlet tarafından saldırı veya saldırı teşebbüsü olmuşmudur ? (1. DS savaşı ve İsyanlar harici )

1821-1829 Yunan İsyanı savaşları sırasında bir İngiliz Donanması İstanbul'u işgal etmek için Çanakkale Boğazı'nı geçip İstanbul önlerine geldi fakat tüm İstanbul halkının da katıldığı bir savunma hazırlığı sonrasında, İstanbul kıyılarında konuşlandırılmış yüzlerce topu görünce saldırmaya cesaret edemeyerek geri çekildiler.

Bir de 1600'lü yıllarda Kazakların akınları var.
1807 Yılında olmuştur bu olay. Tahtta IV. Mustafa varken İngiliz Donanması İstanbul önlerine gelmiştir. İstanbul ise III. Selim'in yeni indirilmesinden dolayı bir hayli karışık durumdadır. Fakat dediğin gibi İngiliz Donanması boğaz önlerinden sökülüp atılmıştır.

93 Harbi'nde Ruslar Yeşilköy'e kadar gelmiştir. Fakat büyük devletlerin tepkisini çekmemek için daha fazla ilerlemeyip burada ateşkes anlaşması yapılmıştır.

1. Balkan Savaş'ında Bulgar Ordusu ise Çatalca'ya kadar gelmiştir. Burada kurulmuş olan Çatalca Hattına saldırmışlardır. Fakat başarılı olamamışlardır. Onların hedefleri ise direk olarak İstanbul'du. Büyük Devletlerin özellikle Rusya'nın araya girmesiyle ateşkes imzalanmıştır.

Bunun haricinde 1600'lü yılalrda Girit Savaşı devam ederken Venedikliler Çanakkale Boğazını kapatmışlardır. İstanbul'a direk taaruz olmasa bile dönemin devlet adamları İstanbul Surlarını beyaza boyatarak önlem almışlardır. ;D (Bu surlar II. Bayezid döneminden beri bir tadilata uğramamıştı)

20
Europa Universalis 4 dört gözle bekliyorum.  :smart:

Sayfa: [1] 2 3 4 5 ... 97