Gönderen Konu: Güncel S.S.C.B. - Troçki'nin Yolu  (Okunma sayısı 2732 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı The New Kaiser

Ynt: S.S.C.B. - Troçki'nin Yolu
« Yanıtla #40 : 07 Şubat 2018, 16:51:46 »
Üst düzey bürokratlar ve askeri yetkililerin gözünden
”Biz Milliyetçiliği Demirellerden,Türkeşlerden öğrenecek değiliz. Biz milliyetçiliği Ege’nin serin ve derin sularına, Afyon’un haşhaş tarlalarına ve Kıbrıs’ın Beşparmak Dağlarına yazdık..Değil ayakları onların hayalleri bile oralara ulaşamaz..”

                -Bülent Ecevit
 

Çevrimiçi alemdar1227

Ynt: S.S.C.B. - Troçki'nin Yolu
« Yanıtla #41 : 07 Şubat 2018, 22:06:18 »
Bence günlük hayattan hikayelerden de araya kat. Hikayeye farklı bir hava katacaktır. Ayrıca yeni bölümü de bekliyoruz.
No time for self-pity
No time for dwelling on
What should have been
But is yet to be
 

Çevrimdışı Emirhanönal

Ynt: S.S.C.B. - Troçki'nin Yolu
« Yanıtla #42 : 12 Şubat 2018, 19:49:32 »
Hikaye durdu mu?
 

Çevrimdışı Malt

Ynt: S.S.C.B. - Troçki'nin Yolu
« Yanıtla #43 : 16 Şubat 2018, 12:58:26 »
Bölüm 1.3.0: Oslo'da Son Görüşme

12 Şubat 1936. Norveç genelini ağır kar yağışı vurmuş ve yollar tıkanmışken Bay ve Bayan Troçki'nin evine gelecek olan aracılar halen eve ulaşamadı. Troçki gergin bir şekilde pencereden dışarıyı gözlüyor, iki saat geç kalmış milislerin yolunu gözlüyordu. Ya plan açığa çıktıysa ve milisler ortadan kaldırıldıysa? Ya Stalin, Troçki'nin ölüm emrini verip milislerinden evinin yerini öğrenmeye çalıştıysa ve tüm planlar batacaksa? Hayır, hayır. Troçki düşmanı gibi paranoyak olmayacaktı. Bir asker olarak soğuk kanlılığını kaybetmeyecek ve hava şartlarından dolayı geç kalmış milisleri beklemeye devam edecekti. Yine de tedbirli olması gerekti. Yatak odasına yönelip şifonyerine gitti ve üstten ikinci çekmeceyi açtı. Atletlerini kaldırıp saklamış olduğu Colt M1911'ı eline aldı. Kapital işi olsa da güvenlik için kullanılması uygundu sonuçta. Tabancayı hırkasının cebine koydu ve elini de cebinde tutarak tekrar pencereye yöneldi. Karısı Natalia'ya evde önemli bir buluşmanın gerçekleşeceğini söylemiş ve arkadaşlarıyla dışarıda olmasını rica etmişti. Bunu derken ne kadar güvende hissettiğini düşündü şimdi de, ya farkında olmadan karısını da ölüme yollamışsa? Sesli şekilde sövdü, planlarda en ufak bir aksaklık bile kafasını ne kadar meşgul etmiş ve canını sıkmıştı. Son aşamada da böyle olursa kendisine güvenini yitirebilirdi. Fakat tabii ki öyle olmayacaktı, bunun için kendini şartlamıştı. Çekilen onca çileden sonra gerçek devrim ateşini ana vatana götürmek için geriye yaklaşık bir ay kalmıştı.

Ansızın düşüncelerinden uzaklaştı, fotoğraflardan teyit ettiği iki kişiyi karşı kaldırımdan kendi evine doğru gelirken gördü. Her ihtimale karşın tabancasına sarıldı ve kapıya yöneldi, kolu çevirdi ve araladı. Soğuk suratına ansızın çarptı, tabii ortalama bir Rus'u nasıl etkilediyse kendisini de öyle etkilemişti bu soğuk. 16 yıl önce kendisi de açken tüm Kızıl Ordu'yu daha beter hava koşullarında yönetmişti. Şu anki rahatıyla karşılaştırılamazdı bile.  İki milis parola olarak belirlenen el hareketlerini yaparak yaklaştı ve Troçki'yi kanlı canlı görmenin heyecanıyla kapının eşiğine geldiler. Troçki kapıyı tamamen açtı ve milislere "buyrun" dedi. Asker selamı vermeden duramayan iki milis disiplinli görünmek için kendilerini zorlayarak içeri girdiler ve kendilerine ayrılmış iki kişilik kanepeye oturdular. Troçki, kapıyı kapattı ve önceden sehpaya koyduğu kadehlere en sevdiği skoçtan ideal düzeyde koydu. Aracı milislere kadehleri verirken de sessizdi ve sert bir bakışla milisleri süzmüştü. Karşıdaki koltuğa oturup kadehinden ilk yudumunu almasını bekleyen bir milis atılarak, "Affınıza sığınıyorum yoldaş, hava şartları çok kötü olduğundan saatlerce evinizi aradık. On metre ilerisini görememek, özellikle de ilk kez gelinen bir şehirde oldukça kötü. Özrümüzü kabul edin lütfen." dedi. Troçki, gülümsedi ve cebinden emniyetini açtığı M1911'i çıkarttı ve yanındaki sehpaya yerleştirdi. Milisler utanç içerisinde kendisine bakarken, "Sıkıntı yok, bunlar zor zamanlar. İklim de hep bizden yana olacak değil yoldaşlar." dedi. Milisler esprili cevabın ardından rahatlamış ve viskilerini yudumlarken Troçki kendilerine birtakım sorular sordu, genel olarak Rus Sovyeti'ndeki genel durum ve siyasi yargılamalarla ilgili. Milislerin cevaplarını dinlerken yüzünde oluşan ciddiyeti bozmadan tebessüm etme çabası veriyordu. Haberler oldukça iyi ve darbeye destek çıkartacak türdendi. Ancak bunlar üzerinde daha çok durmadan asıl konuya, toplantıya başlamaları gerekiyordu. Milisler notlarını çıkarıp kalemlerini hazırladı. Ve Troçki nutuğuna başladı.


---Bu toplantı bölüm olarak devam edecek.----

« Son Düzenleme: 16 Şubat 2018, 12:58:49 Gönderen: BfMonsterTR »
Si vis pacem, para bellum.
 

Çevrimdışı Emirhanönal

Ynt: S.S.C.B. - Troçki'nin Yolu
« Yanıtla #44 : 16 Şubat 2018, 18:15:42 »
Güzel bölüm ama kısa olacaksa daha sık gelsin.