Gönderen Konu: Güncel Bir İmparatorluğun Çöllerde Çöküşü [Kaiserreich]  (Okunma sayısı 1211 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı HaylHitler


Şam'daki 69. Adana Tümeni'nde görevli Topçu Mülazım-ı Evvel Ahmet Efendi'nin 7 Nisan 1939 tarihli günlüğünden.
Mezzeh'teki Jandarma karakolunda güne havan atışlarıyla uyandık. Selahaddin'in sevgili şehri Şam, o gün cehennemin yeryüzündeki yansımasıydı adeta. İsyanı püskürtmek için 9. Ordular Grubu Kumandanı Mustafa Kemal Paşa'nın tüm Suriye'de ve Filistin vilayetlerinde bir emirname yayınladığını öğrendik. Sokağa çıkma yasağı, ve isyancı Arapların ivedilikle bastırılması için Levant'taki tüm Türk orduları harekete geçmiş. Şam'da kontrolü sağlamak için sokaklara indiğimizde, istisnasız her pencereden biz Türklerin üzerine mermi ve bomba yağmaya başladı. Asırlardır tebaamız olan Araplar 20 yıl önce yaptıkları gibi yine biz efendilerine başkaldırdılar. İsyancılar sabah vakitlerinden itibaren şehirdeki Türklere ait binaları yakmaya başlamışlar. Hükümet konağı etrafında mevzilendik. Araplar her yandan kuşatmaya aldıkları Türk erleri katletmeye devam ettiler. Gün boyu ağır çarpışmalar ve göğüs göğüse boğuşma devam etti. Adana'nın Mehmed'i, Kastamonu'nun Ahmed'i, Edirne'nin Musa'sı, Sivas'ın Kazım'ı o gün Şam'da şehit edildiler. İsyancılar siyah bayraklarla esir aldıkları Türk oğlanlarını vahşice parçaladılar. Belki altın yutmuşlardır diye midelerini deştiler, dişlerini söktüler. Hükümet konağı gibi pek çok kamu binası Arap isyancıların eline düştü. Şehirde oturan Türkler kuzeye doğru ricat etmeye başladı bile. Biz ise Türk ordusu olarak Halifemiz Padişahımız Hazretleri adına çarpışmaya devam edeceğiz.
(aç/kapa)


7 Ağustos 1939. Miralay Mersinli Ferhat Bey'in günlüğünden.
Arap böceklerinin kalbi Riyad'a doğru olan ileri harekatımız mağlubiyetle sonuçlandı. Ne yaptıysak Padişahımız Efendimiz için yaptık. Ancak Arap çöllerinde muvaffak olamadık, galiba birkaç gün sonra teslim olacağız. Kumandanlık ettiğim 46. Tugay ve peşimizden ilerleyen 2. Hecünsüvar Birliği'nin arkası tamamen kesildi, ikmal hatlarımız bedevilerin saldırılarına uğradı ve imha oldu. Medine'den hareket ettiğimiz gün tümenin mevcudu 19 bin kişi iken şuan hayatta kalabilenlerin sayısı 2 bin, belki de bin kişi. Anadolu'nun köylerinden toplanıp gelmiş bıyığı yeni terleyen Türk gençlerinin böyle bir cehennemde öleceği. Korkunç, rezalet! Askerlerim ve subaylarım çölde birbirini kaybediyor ve bedeviler tarafından teker teker avlanıyor. Yolumuzu kaybettik, ne yapacağımızı bilmiyoruz. 8. Kolordu komutanı Mirliva Hüseyin Paşa Arap liderlerle anlaşıp kuşatmadan kaçtı. Ordu bu hainliği unutmayacak. Ben bu satırları yazarken dahi erlerim öldürülüyor, parçalanıyor, mevcudumuz azalıyor. Allah günahlarımızı affetsin. Biz bu çöllerde feda olsak dahi, Devlet-i Aliyye bu savaşı kazanacaktır.
(aç/kapa)


27 Aralık 1940, 5. Ordu Kumandanı Mirliva İsmet Paşa'nın günlüğü.
Bugünlerde sıhhatim çok afiyette değil, muharebe hatlarına gitmem lazım lakin dizanteri denen illete ordudaki birçok subay gibi ben de yakalandım. Yattığım yerden kalkamıyorum, ve 30 bin mevcutlu bir sözde orduyu kurtarmam lazım gelmektedir. Cepheden sunulan raporlar iç açıcı değil, subayların şahsiyet-i maneviyesi çöküş yaşamaktadır. Alman Harun Paşa'nın 45 bin kişiden mütevellit 2. Ordusu Ürdün'de Arapların kuşatması altındadır ve çoğu subayı esir düşmüştür. Benim ordumun da böyle bir kara talihle yüzleşmemesi için yapmam gereken iki şey vardır. Ve karar vermek zordur. Ya Halep vilayetine doğru genel ricat (geri çekilme) emri vereceğim, ya da Şam ve Lübnan'ı tek fert düşene kadar savunacağım. Ağrılarımın çoğalması sebebiyle kumandanlık vazifemi layığıyla yerine getirememekten yakınırım. Türk evlatları açlıktan ve hastalıktan, dizanteriden, tifüs ve koleradan kırılmaktadır. Anadolu'nun bu garip çocukları Filistin'de, Hicaz'da ve Irak'ta hiç görmedikleri ortamlarda Arap'la göğüs göğüse çarpışmak zorundadır. Mısırlılar Şam'ı bombardıman etmeye başladı, Levant (Suriye ve Filistin) Harbiye-i Umumiye Kumandanı Mustafa Kemal Paşa'yla irtibat kurmaya çalışıyoruz. Allah Halifemiz Efendimize zeval vermesin.
(aç/kapa)

Çevrimiçi Furkan 65

Ynt: Bir İmparatorluğun Çöllerde Çöküşü [Kaiserreich]
« Yanıtla #1 : 29 Nisan 2018, 14:01:14 »
Takip  :popcorn:

Bu arada Suriye iç savaşı hikayene ne oldu ?
Uzun bir savaş verdik ve şimdi bu savaşı bitirme zamanı...
Ve biz o savaşı kaybettik.
 

Çevrimdışı HaylHitler

Ynt: Bir İmparatorluğun Çöllerde Çöküşü [Kaiserreich]
« Yanıtla #2 : 29 Nisan 2018, 14:05:26 »
Takip  :popcorn:

Bu arada Suriye iç savaşı hikayene ne oldu ?
Senden hızlısı mezarda, daha konu düzenini ayarlıyordum  :D
Suriye hikayesini devam ettirmiyorum şimdilik, moda birçok güncelleme geldi. Modun son sürümünü indirip oynamaya başlarsam yeni bölümler gelecek.

Çevrimiçi TürkHan

Ynt: Bir İmparatorluğun Çöllerde Çöküşü [Kaiserreich]
« Yanıtla #3 : 29 Nisan 2018, 15:15:35 »
Suriye'ye devam etseysin daha güzel olurdu. Takip :)
Selimi boğdurup Mustafayı tahta geçirebilirmiyiz?
 

Çevrimiçi kerem1249

Ynt: Bir İmparatorluğun Çöllerde Çöküşü [Kaiserreich]
« Yanıtla #4 : 29 Nisan 2018, 20:04:50 »
Hikayeyi takipteyim :) Güncel eklenmiştir.
Geldikleri gibi giderler...

Başkomutan Mareşal Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk

1881~
 

Çevrimiçi vakanüvis

  • Bölüm Moderatörü
  • *
  • İleti: 596
  • Beğenildi: 48 kere
  • Yaratılanı hoş gör, yaradan’dan ötürü.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bir İmparatorluğun Çöllerde Çöküşü [Kaiserreich]
« Yanıtla #5 : 01 Mayıs 2018, 21:06:00 »
takip  :popcorn:
Savaş, sonsuz yaptırım ister
-Cicero