Gönderen Konu: Dünya Kıbrıs'ın geleceği  (Okunma sayısı 2548 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı MelaRossa

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 531
  • The Emperor
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #60 : 16 Ocak 2017, 11:16:31 »
O 400 yılda Türk yönetimi vardı şimdi Gavur yönetimi gelecek. Aynı olacağını Ecevit bile düşünmemişti.

Tarihe duygusal bakmayı bıraksanız diyorum? Kimse ak ya da kara değil. Biz Gondor olmadığımız gibi onlar da Mordor değil. Ayrıca bırak ona Kıbrıs halkı karar versin. Orada doğmuş büyümüş bir Kıbrıslı herhalde çok daha iyi biliyordur olası bir birleşmede işin nereye varacağını. Gene eskisi gibi olacak olursa ordumuz boşuna değil.

Bu arada Yunanistan'a bağlanmalı diyen aramızdaki hainler kim ;D
« Son Düzenleme: 16 Ocak 2017, 11:31:21 Gönderen: MelaRossa »
Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.
 

Çevrimdışı Gök Börü

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #61 : 16 Ocak 2017, 12:23:55 »
Böyle hezeyan mı olur?Türkiye dünyayı karşısına alarak Kıbrıs harekatını yaptı.O dönem çekilen güçlükleri anlatmanın luzmü yok herhalde.Her şey olduğu gibi devam etmelidir.KKTC'yi tanıtmamız lazım bizim.Başka sorun yok.
 

Çevrimdışı MelaRossa

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 531
  • The Emperor
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #62 : 16 Ocak 2017, 12:31:51 »
Böyle hezeyan mı olur?Türkiye dünyayı karşısına alarak Kıbrıs harekatını yaptı.O dönem çekilen güçlükleri anlatmanın luzmü yok herhalde.Her şey olduğu gibi devam etmelidir.KKTC'yi tanıtmamız lazım bizim.Başka sorun yok.

Biz oraya toprak fethetmek için değil soydaşlarımızı korumak için gittik. Onların iyliği için. Şimdi onların iyiliği için gereken şey çekilmekse öyle yapmalıyız.
Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.
 

Çevrimdışı cemoooo

  • Onursal Üye
  • *
  • İleti: 1980
  • Burrard
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #63 : 16 Ocak 2017, 12:43:18 »
Apolojist tavır takınmadan önce adanın siyasî tarihini bilmek gerek. Kaldı ki olaya salt Kıbrıs Türkü gözünden bakmak romantizm olur, rasyonalite değil.

Örneğin Kıbrıs'ın jeopolitik değerini iyi tahlil eden Benjamin Disraeli'nin «Kıbrıs, Küçük Asya'nın anahtarıdır.» sözü bugün yaşananlarda konum almak için önemlidir.
« Son Düzenleme: 16 Ocak 2017, 18:06:00 Gönderen: cemoooo »
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc
 

Çevrimdışı ketolar

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #64 : 16 Ocak 2017, 13:15:09 »
Böyle hezeyan mı olur?Türkiye dünyayı karşısına alarak Kıbrıs harekatını yaptı.O dönem çekilen güçlükleri anlatmanın luzmü yok herhalde.Her şey olduğu gibi devam etmelidir.KKTC'yi tanıtmamız lazım bizim.Başka sorun yok.

Aynen öyle hatta gerekirse İngilizleri adadan çıkartmalıyız. Bütün heryeri kurcalıyorlar, orta doğuyu mafettiler.
 

Çevrimdışı Hertzoflar

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 192
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #65 : 16 Ocak 2017, 13:25:03 »
Şurda kıbrısı alalım keselim ingilizleri kovalım rumlara ölüm vs diye yorum yapan arkadaşlar.. kıbrısta gidin bi 2-3 ay yaşayın bakalım hayat okadar pahalıki orda .. ülke ekonomisi kumar ve turizm den dönüyor anca ki oda yeterli değil türkiye hariç bütün devletler şuan oraya gitmiyor ne bir uçak şirketi var ne birşey sadece türk şirketleri orda.. ya kuzey kıbrıs bize bağlanacak yada adada bir çözüme kavuşulup kıbrıs birleşecek ve garantörler yine aynı kalacak.yada garantör sadece türkiye olacak
Silence is the best response to a fool..
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #66 : 16 Ocak 2017, 22:15:35 »
KKTC şu anki haliyle mevcudiyetini devam ettirebilecek konumda değil. Dolayısıyla geriye iki seçenek kalıyor: İlhak ya da birleşme. İlhak etmek Türkiye'yi dış politikada bir hayli zora sokacağından -ki mevcut durum bile ne kadar zorluyor görüyoruz- geriye kalan tek mantıklı çözüm adanın birleşmesi. Türkiye'nin tek amacı adadaki Türklerin mevcudiyetini koruyabilecek maksimum tavizi karşı taraftan alarak bu işi bitirmek. Rumlara toprak veriliyor tamam ama iki devletli bir çözümü de karşı tarafa kabul ettirdiğimizi unutmayalım. Rumlar, böylelikle aslında en çok karşı oldukları konuyu kabul etmiş oldular. Çünkü onların tezine göre adada Türk ve Rum yok, Kıbrıslı var. İki kesimli, federal bir çözümü kabul ettirebilmek bence önemli bir başarıdır.

Kıbrıs'ın muazzam bir stratejik değeri var, bu doğru fakat aynı anda iki şeyi birden elde edemezsiniz. Yani teoride orada bir cumhuriyet oluşturup, Kıbrıs Türk'ünün kendi kaderini tayin hakkını kabul edip, üstüne bir de emperyal amaçlar güdemezsin. Türkiye için adadaki askeri varlık da, garantörlük de, ilhak tehdidi de her zaman taviz koparma politikası olarak kullanılmıştır.
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı Herr Marschall

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 95
  • Yeni üye oldum.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #67 : 16 Ocak 2017, 23:57:02 »
Bir iki kelâm da ben edeyim, müsadenizle. Kıbrıs üzerinde yapılan görüşmeler mâlûmunuz olduğu üzere 5 kişilik bir çekirdek heyet tarafından götürülüyor. En gizli haritalardan tutun da diğer açıklanmayan maddelere kadar hiçbir konuyu -iddia edilen o ki- bu beşli dışında kimse bilmiyor. Bu yüzden konuşanlar da farazî konuşuyor.
Ben, Kıbrıs'ı verelim de kurtulalım, diyenlere karşı çıkmıyorum. Adam zihniyeti ve fikir dünyası bundan ibarettir der geçerim. Başka çözüm de yok, diye ahkam kesen veya Kıbrıs'ı vermek istemeyenlere ırkçı rum düşmanı muamelesi çeken sevgili liberaller ve Rum hayranlarına da Rum tarafına geçmelerini ve gördükleri muamele sonrası bir daha düşünmelerini tavsiye ederim.

Kıbrıs sorunu nasıl çözülür? Kıbrıs çevresinde var olan ve ileride daha da kıymet kazanacak doğalgaz yatakları varken zor çözülür. Kore bile gelmiş burada şirketleri ile gaz arıyor. Bugün tartışılan şey de çözüm falan değil zaten. Bugün, Kıbrıs satılıyor. Şehit kanıyla alınan topraklar veriliyor.

Kıbrıs ekonomisi uzmanlarına bir de gidin Rum tarafına bakın demek geçiyor içimden. Kuzey sefalet içinde de Güney sanki varsıl! Madem tek dert kuzeyin ekonomisi, yahu senin devletin 3 milyon Suriyeli -ki resmi rakam bunlar- için 25 milyar dolara yakın para harcamış. Suriye'de belki 100 milyar dolar belki daha fazlası Kürdistan kurulması ve Türkiye'nin cihatçı yuvası olması dışında bir işe yaramayan bir savaşa harcanmış. 300 bin adam mı sorun?

Bu ülke 40 senedir ayakta duruyor. (KKTC) Birileri sevmese de ayakta duruyor. Ambargolarla yaşıyor yine de kendi bayrağını savunuyor. Bahsi geçtiği gibi çöken, mahvolmuş bir ülke yok orada.

Peki ne yapalım. Artık Türklerin gerek kendi içindeki 10-12 milyon azınlığa gerekse de büyük güçlere ve beslemeleri olan çetelere verecek tavizi olmamalı. Tavizi de çözüm gibi görmemeli.

KKTC kendini Rum kesimi karşısında koruyabilecek bir ülke haline getirilmeli. Bu nasıl olur? Gerekirse buradan göçlerle ülke nüfusu Rum karşısında dengelenmeli. Şu an 1-3 oran var. Sonra kendi ordusunun teşekkülü için destek verilmeli. Bir saldırı vb. duruma cevap verecek büyüklükte bir ordusu olmalı. Eşit bir ülke haline gelmeli. Sonra gider konuşuruz. Toprak verecek ve manevi tazminat ödeyecek bir durumumuz da yok. Bilâkis, Rumlar bize ödemeli.

Türkiye'de hükümetler Kıbrıs'ı elden çıkarılacak bir yük gibi gördü ve 40 yıldır KKTC'nin güçlenmesini ve bir ülke olarak ayakları üstünde durmasını istemedi. KKTC'de bir karış toprak vermek ve Türk askeri varlığını şartlara bağlamak çok değil birkaç yıl sonra daha büyük bir felâkete yol açacak.

Türkiye toplumu ve siyasetine bakınca görüyorum ki, bu sefer Türkiye çok çok iki gemi yollar ve 300 bin Türk'ü Mersin'e taşır. Kıbrıs sorunu da böylece çözülmüş olur!
 

Çevrimiçi kerem1249

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #68 : 17 Ocak 2017, 00:22:56 »
Aslında en barışçıl durum Mersin'e göçtür. Devletinde böylece Mersin'e geliştirme yatırımı yaparak bölgeyi kalkındırması gerekir. Adana ve Antalya zaten büyük, aralarındaki Mersin'de gelişmiş olur böylece.
« Son Düzenleme: 17 Ocak 2017, 00:23:18 Gönderen: kerem1249 »
Egemenlik Ulusundur.

Başkomutan Mareşal Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk

1881~
9 Eylül 1922, İzmir'in Kurtuluşu.
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #69 : 17 Ocak 2017, 00:34:32 »
Alıntı
Bir iki kelâm da ben edeyim, müsadenizle. Kıbrıs üzerinde yapılan görüşmeler mâlûmunuz olduğu üzere 5 kişilik bir çekirdek heyet tarafından götürülüyor. En gizli haritalardan tutun da diğer açıklanmayan maddelere kadar hiçbir konuyu -iddia edilen o ki- bu beşli dışında kimse bilmiyor. Bu yüzden konuşanlar da farazî konuşuyor.
Ben, Kıbrıs'ı verelim de kurtulalım, diyenlere karşı çıkmıyorum. Adam zihniyeti ve fikir dünyası bundan ibarettir der geçerim. Başka çözüm de yok, diye ahkam kesen veya Kıbrıs'ı vermek istemeyenlere ırkçı rum düşmanı muamelesi çeken sevgili liberaller ve Rum hayranlarına da Rum tarafına geçmelerini ve gördükleri muamele sonrası bir daha düşünmelerini tavsiye ederim.

Kimse Kıbrıs'ı verelim de kurtulalım demiyor. Türkiye'nin siyasi elitlerinde de böyle bir eğilim yok. Kıbrıs'ı vermek de çirkin bir ifade. Madem Kıbrıs bizim, o halde ilhak edelim? Yok eğer Kıbrıs Kıbrıslıların ise o zaman bırakalım da kendi kararlarını kendileri versinler. Böyle işine gelince Kıbrıs bizim (buradaki biz herhalde Türkiye oluyor), işine gelmeyince Kıbrıslı Türklerin dramı tiyatrosu oynarsan olmaz. Bu konu yıllardır milliyetçiler tarafından ajite ediliyor.

Kıbrıs'ı vermek yerine doğru ifade Kıbrıs sorununu çözmek olmalı. Çünkü ortada bir sorun var ve adı Kıbrıs. "Yoo ortada bir sorun yok, böyle iyi herşey" diyorsan, Türkiye'nin bizzat 40 yıllık politik duruşunu bile reddetmiş oluyorsun zira Türkiye, Kıbrıs Barış Harekatı'nı adayı işgal etmek için değil, kendi soydaşlarını korumak ve adada barışı tesis etmek için yaptı. Bunu da garantör ülke sıfatıyla yaptı. Yani Türkiye dünyay diyor ki "ortaya böyle bir durum çıktı, ben de anlaşmalardan doğan hukuki hakkımı kullandım." Şu an Kıbrıs'ta "senin" kendine ait saydığın topraklar da Kıbrıslı Türkleri güvende tutabilmek için "kurtarıldı". Yani birilerinin iddia ettiği gibi fethedilmedi. Hukuki olarak da bu "fetih" meselesini zaten politik olarak açıklayamazsın. Rumlar da bunu kendi perspektiflerinden fethin tersi, yani işgal olarak nitelendirip Türkiye'yi dış politikada zor durumda bırakma politikası güdüyor.


Alıntı
Kıbrıs sorunu nasıl çözülür? Kıbrıs çevresinde var olan ve ileride daha da kıymet kazanacak doğalgaz yatakları varken zor çözülür. Kore bile gelmiş burada şirketleri ile gaz arıyor. Bugün tartışılan şey de çözüm falan değil zaten. Bugün, Kıbrıs satılıyor. Şehit kanıyla alınan topraklar veriliyor.
Tam aksine bugün çözümün, birleşmenin itici gücü doğalgazdır. Maalesef jeoekonomi ve jeopolitik bilmeyenler bunlarla alakalı meseleleri yanlış yorumluyor. Doğalgaz, İsrail ve Türkiye de dahil olmak üzere bütün bölge ülkeleri için win-win durumu yarattığından şu an herkes için en hayırlısı adanın birleşmesi. Geçmişte herkes için en hayırlısı adanın birleşmesi olmadığından ada bir türlü birleşemiyordu. Tarihi şekillendiren şey milliyetçi masallar değil, ekonomidir.

Alıntı
Kıbrıs ekonomisi uzmanlarına bir de gidin Rum tarafına bakın demek geçiyor içimden. Kuzey sefalet içinde de Güney sanki varsıl! Madem tek dert kuzeyin ekonomisi, yahu senin devletin 3 milyon Suriyeli -ki resmi rakam bunlar- için 25 milyar dolara yakın para harcamış. Suriye'de belki 100 milyar dolar belki daha fazlası Kürdistan kurulması ve Türkiye'nin cihatçı yuvası olması dışında bir işe yaramayan bir savaşa harcanmış. 300 bin adam mı sorun?

Bu ülke 40 senedir ayakta duruyor. (KKTC) Birileri sevmese de ayakta duruyor. Ambargolarla yaşıyor yine de kendi bayrağını savunuyor. Bahsi geçtiği gibi çöken, mahvolmuş bir ülke yok orada.
Rum tarafının da durumu iyi değil ama Rumların Kuzey'e gezmek ve ucuza alışveriş yapmak için geldiklerini söyleyeyim. Ki Kıbrıs, Türkiye şartlarına göre pahalı bir yer olmasına rağmen Rumlar burada daha ucuza alışveriş yapıyor çünkü Güney'in alımgücü daha yüksek. Türkler ise üç kuruş daha fazla kazanabilmek için Güney'e çalışmaya gidiyor. Türkiye'den Kıbrıs'a her sene 1.5 milyar tl para akıtıldığını, yine Kıbrıs bütçesinin, ülke boyutlarına göre devasa bütçe açığı verdiğini de ekleyelim.

Alıntı
Peki ne yapalım. Artık Türklerin gerek kendi içindeki 10-12 milyon azınlığa gerekse de büyük güçlere ve beslemeleri olan çetelere verecek tavizi olmamalı. Tavizi de çözüm gibi görmemeli.
10-12 milyon azınlık kim oluyor sayın bölücü arkadaş?

Alıntı
KKTC kendini Rum kesimi karşısında koruyabilecek bir ülke haline getirilmeli. Bu nasıl olur? Gerekirse buradan göçlerle ülke nüfusu Rum karşısında dengelenmeli.
En başta da seni göçettirelim. Çobanlık yaparak Mesarya ovasında iyi para kazanılıyormuş.

Alıntı
Türkiye'de hükümetler Kıbrıs'ı elden çıkarılacak bir yük gibi gördü ve 40 yıldır KKTC'nin güçlenmesini ve bir ülke olarak ayakları üstünde durmasını istemedi.
Allah Allah! Dünyada kimsenin tanımadığı, ticareti bırak spor bile yapamayan izole bir ülke nasıl ayakları üstünde duracakmış onu da bir açıklasana. Kimsenin bilmediği şu reçeteyi bir de biz duyalım. Ha göç politikası vardı değil mi, onunla güçlenecekti Kıbrıs unutmuşum.

« Son Düzenleme: 17 Ocak 2017, 00:35:51 Gönderen: Annibal »
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı ketolar

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #70 : 17 Ocak 2017, 02:19:46 »
Türkiyeden gidenler için Kıbrısta yaşam zor ve pahalı geliyor ama aslında çok güzel cennet bir mekandır Kıbrıs. Zaten Anadoludan koptu tabi cennet bir yer olacak. Ha ayrıca Kıbrıs için oraya yerleşen pkk sempatizanları çok fazla hatta yakın doğu üniversitesinin adı bile çıkmış zaten. Kıbrısın birleşmesine çok sıcak bakmıyorum ama tamamen kişisel görüşüm bu. Bizimkilerin orada asimile olmasını istemiyorum. Birleşmenin çok fazla olumlu getirisi olacaktır fakat gelip arsa, dükkan gibi yerler alıp bizimkileri zaman içerisinde azınlık yapıp bir yerlerden kpvma ve Türkçeyi çok az konuşulan bir dil haline getirmeyi amaçlayacaklardır. Nereden çıkarıyorsun arkadaşım falan diyenler için birleşme olursa eğer bir 10 yıl beklemesini öneririm. İngiliz yönetimindeyken bile adaya Yunanlılar yerleştirilip duruluyordu. Ha bizde ilk aldığımız zaman yerleştirdik Türkleri oraya. Her zaman dediğim gibi biz onlarla birlikte Türkiyeyiz. KKTC yi kurmamızın sebebi bize atılan işgalci çamurunu temizlemek içindi yoksa tamamen kendi elimizde tutabilirdik İngiltere gibi.
 

Çevrimdışı Gök Börü

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #71 : 17 Ocak 2017, 03:10:36 »
Kimse Kıbrıs'ı verelim de kurtulalım demiyor. Türkiye'nin siyasi elitlerinde de böyle bir eğilim yok. Kıbrıs'ı vermek de çirkin bir ifade. Madem Kıbrıs bizim, o halde ilhak edelim? Yok eğer Kıbrıs Kıbrıslıların ise o zaman bırakalım da kendi kararlarını kendileri versinler. Böyle işine gelince Kıbrıs bizim (buradaki biz herhalde Türkiye oluyor), işine gelmeyince Kıbrıslı Türklerin dramı tiyatrosu oynarsan olmaz. Bu konu yıllardır milliyetçiler tarafından ajite ediliyor.

Biz 74 harekatını yapmasaydık da Kıbrıslılar kendilerini korusun deseydik o zaman kendi kararlarını versinler diyebilirdik.Korumaya Türkiye gelecek ama Türkiye karar veremeyecek.Böyle saçma şey mi olur?Siyaset zaten işine geldiği gibi davranmaktır.
 

Çevrimdışı MelaRossa

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 531
  • The Emperor
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #72 : 17 Ocak 2017, 03:27:06 »
Biz 74 harekatını yapmasaydık da Kıbrıslılar kendilerini korusun deseydik o zaman kendi kararlarını versinler diyebilirdik.Korumaya Türkiye gelecek ama Türkiye karar veremeyecek.Böyle saçma şey mi olur?Siyaset zaten işine geldiği gibi davranmaktır.

Biraderim o zamanlar zaten adaya Türkler gelmesin Rumlar bizi kessin demiyordu kimse. O zamanki ya taksim ya ölüm sloganlarını bir incele. Çok basit bir şekilde açıklayım

Biz adaya neden geldik?

Soydaşlarımızı korumak için.


Şuanda soydaşlarımız için doğru olan şey bir Ortadoğu ülkesi hariç kimse tarafından tanınmayan dünyadan izole bir şekilde yaşamak mı yoksa AB'ye üye olan bir devletle bütünleşip dünyaca tanınmak ve en gelişmiş bölgeyle bütünleşmek mi?

Hangisi onların daha fazla işine gelir?

Ayrıca adada Türkler söz sahibi olmayacak diye bir şey yok. Biz garantör ülke olarak ada içindeki Türklerin ezilmesini önleyen ve dolaylı olarak her zaman söz sahibi olan bir ülke olacağız zaten.


Eğer diyorsanki umrumda değil kardeş ben daha geniş topraklar istiyorum, o zaman işe emperyalist bakış açısıyla yaklaşacak olursak da orada Türkiye'nin işgalci pozisyonuyla daha fazla durması genel anlamda Türkiye'ye yararlı değil. Orasının Türkiye'ye ilhak olmasının hiçbir hukuki zemini yok bize kırbin tane şey kaybettirir. Artık Orta Çağda yaşamıyoruz, devletlerin büyüklüğü toprak büyüklüğüyle doğru orantılı değil. Şöyle düşün neden İngiltere, Fransa gibi devletler sömürgelerinden çekildiler? Çünkü artık orada tutunmanın faydadan çok zarar getireceğine kani oldular.
Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.
Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.
 

Çevrimdışı HadjiNazmi

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 362
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #73 : 17 Ocak 2017, 11:29:36 »
Bize ne lan soydaşlarımızın ne düşündüğünden? Türkiye'de de hiç gocunmadan İngiliz ya da Amerikan Mandasına girmek isteyecek 1 milyon kişi bulabilirim. O halde böyle mi yapalım? Kıbrıs tüm güney sahilimizin korumasıyken bırakalım yani?

Hoş bu görüşmelerden de bir şey çıkmayacak. Rumlar bizim askerin kalmasını istemediği için, biz de kalmak istediğimiz için çözümsüz kalacak.
 

Çevrimdışı ketolar

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #74 : 17 Ocak 2017, 12:44:19 »
Böyle bir kaygıya düşmemiz bile aslında çok kötü bir durum çünkü bizi bu kaygıya düşürecek işler yapıldığından dolayı daha önce bizde bu kaygılara düşüyoruz.

Suriyedeki tek toprağımızı çok gereksiz bir harekatla, teknik arıza yüzünden 1 şehit vererek geri çekildik. Salih Muslim ise harekat yapılacağı zaman İstanbulda Davutoğlu ile birlikteydi. Sınırdaki bir köye bayrak diktiler  bizimkilerde oy verdi  :fpalm:

Çok şükür işid militanları saldırmadı yoksa araçların sıkıntılı olduğu sonradan açıklandı.

Yaşadıklarımızdan ötürü kaygılıyız. Karar halka bırakılsa tek çakıltaşı dahi vermeyiz.
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #75 : 17 Ocak 2017, 15:59:23 »
Biz 74 harekatını yapmasaydık da Kıbrıslılar kendilerini korusun deseydik o zaman kendi kararlarını versinler diyebilirdik.Korumaya Türkiye gelecek ama Türkiye karar veremeyecek.Böyle saçma şey mi olur?Siyaset zaten işine geldiği gibi davranmaktır.
O zaman bunun adı soydaşlarını korumak değil, soydaşlarını koruma bahanesiyle adayı işgal etmektir.
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı Gök Börü

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #76 : 17 Ocak 2017, 16:17:37 »
Evet,bunda herhangi bir mahzur var mı?
 

Çevrimdışı HadjiNazmi

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 362
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #77 : 17 Ocak 2017, 16:59:15 »
Dünyada tek toprak işgal eden bir bizim devletimiz sanki. Ne var işgal ettiysek?

Amerika okyanus ötesinden Irak'ı işgal edince sıkıntı yok. Rusya kimseyi takmadan gene Kırım'ı işgal ediyor, ki orada da halkın %80i Rus o zaman o da soydaşlarını koruyor.

Fransa kafasına göre Afrika'da askeri operasyonlar yapıyor.

Ama biz garantörü olduğumuz yere girince auuvv. İşgal ettik yalan değil. Niye yalan söyleyelim. Ve çıkarlarımız da bu işgalin devamını gerektiriyor. Ama bizimkiler ver kurtul derdindeler.
« Son Düzenleme: 17 Ocak 2017, 17:02:07 Gönderen: HadjiNazmi »
 

Çevrimdışı Domuz

Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #78 : 17 Ocak 2017, 17:16:53 »
:D hayırdır kendi kendinize gelingüvey mi oluyonuz ???
başta türk halkı öldürülüyor diye adayı işgal ettik diyonuz ajitasyon yapıyonuz sonra adam çakınca lafı bkz http://paradoxfan.com/forum/index.php?topic=51275.msg889578#msg889578
işgal ettiysek ettik nolmuş yani abd de ediyor diyonuz.kafalar mı kıyak?
kimse sana işgalcisin çık git kıbrıstan demedi burada. sade gerçeği kabullen: kıbrısta türkler öldürülüyor bahanesi ile cb alıp savaş açıp adayı işgal ettik. bu kadar basit. orada yaşayan halk zerre umrunda değil stop.
« Son Düzenleme: 17 Ocak 2017, 17:18:29 Gönderen: Patlıcan »
I used to be an adventurer like you... Then I took an arrow in the knee.                                                                                                                                                  So you can cast a few spells? Am I supposed to be impressed?                                                                                                                                                  Let me guess someone stole your sweetrole.                                                                                                                                                  Hey, you mix potions, right? Can you brew me an ale?
 

Çevrimdışı HadjiNazmi

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 362
    • Profili Görüntüle
Ynt: Kıbrıs'ın geleceği
« Yanıtla #79 : 17 Ocak 2017, 17:22:52 »
Bak yukarıda ne yazmışım;

"Bize ne lan soydaşlarımızın ne düşündüğünden? Türkiye'de de hiç gocunmadan İngiliz ya da Amerikan Mandasına girmek isteyecek 1 milyon kişi bulabilirim. O halde böyle mi yapalım? Kıbrıs tüm güney sahilimizin korumasıyken bırakalım yani? "

Burada soydaşlarımızı korumak bahanesiyle girdik mi demişim? Önce bir düzgün oku.
 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.