Gönderen Konu: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi  (Okunma sayısı 19119 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı enes28

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 252
    • Profili Görüntüle
Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #140 : 14 Mart 2017, 09:46:50 »
vikidenmi kopyaladın ??? :(

Sanki diğer bilgileri yazan arkadaşlar kütüphanede araştırmalar yapıp yazıyor.
 

Çevrimdışı kerem1249

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #141 : 11 Nisan 2018, 11:10:22 »
Merhaba arkadaşlar,
Konunun tekrar güncel hale gelmesini isteyenler buradan bildirebilir. Talep çokluğuna göre yeni bölümler ekleyebiliriz.
Geldikleri gibi giderler...

Başkomutan Mareşal Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk

1881~
 

Çevrimdışı Furkan 65

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #142 : 11 Nisan 2018, 15:22:48 »
Evet aktifleştirilirse güzel olur.
 

Çevrimdışı Dutchy

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #143 : 11 Nisan 2018, 18:23:15 »
Prusya kralı Friedrich'i yapabilirim eğer uygunsa.
 

Çevrimiçi Agnostik

  • Vive la Révolution
  • Global Moderatör
  • *
  • İleti: 1231
  • Beğenildi: 28 kere
  • Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!
    • Profili Görüntüle
Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #144 : 11 Nisan 2018, 18:43:43 »
Tabii ki. Yapabilirsin. Ana mesaja eklerim.

Çevrimdışı TitanBey™

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #145 : 11 Nisan 2018, 19:09:23 »
kanuni osmanlı imparatoru yapabilirim çok detaylı olarak
TitanBey™ - Blog tıklayarak bloguma gidebilirsin!

TitanBey™ - Discord tıklayarak discord kanalıma gelebilirsin
 

Çevrimdışı Dutchy

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #146 : 11 Nisan 2018, 22:00:11 »

Büyük Prusya kralı Fredrick 24 şubat 1712  doğdu ve 17 ağustos 1786 yılına kadar yaşadı.
Tahta 1940 yılında geçti ve ölene kadar tahtta hüküm sürdü. Başarılarından ötürü tıpkı Süleyman'a  verilen 'Muhteşem' gibi Büyük Fredrik ismi verilmiştir.
Kendisi sıkı disiplin altında yetişmiştir gençliğinde bu baskıdan kurtulmak için kaçma girişiminde bulunmuş,Sonrasında yakalınca arkadaşının idamını seyretmek cezasına çarptırılmıştır.
19. yüzyıl Alman tarihçilerinin neredeyse tamamı, Frederick'i, önderliğini, yönetim verimliliğini, görevine bağlılığı ve Prusya'yı Avrupa'da büyük bir güce kurmada başarıyı öven övgü dolu bir savaşçının romantik bir modeline dönüştürdü. Tarihçi Leopold von Ranke, Frederick'in "Prusya devletinin bir güç düzeyine yükseltilmesiyle ölümsüzleştirilen ... silahlarla dolu büyük fikirlerden esinlenen kahramanca yaşam" övgüsüne kapılmamıştı. Johann Gustav Droysen daha da güzeldi. Frederick, Birinci Dünya Savaşı'nda Alman İmparatorluğu'nun yenilgisiyle takdir edilen tarihi bir figür olarak kaldı ve Naziler onu Hitler'i önceden kuran büyük bir Alman lideri olarak yüceltdi, ancak hem Doğu hem de Batı Almanya'daki saygınlığı, düşüşünden sonra daha az elverişli oldu. Nazi rejimi, büyük ölçüde Nazilerin favori bir simgesi olarak statüsüne bağlı. Bununla birlikte, 21. yüzyılda, mirasının büyük bir general ve aydınlanmış bir monarşi olarak yeniden değerlendirilmesi onun lehine görüşünü geri getirdi.

Frederick'in hedefi, zayıf şekilde ayrılmış topraklarını modernleştirmek ve birleştirmek oldu; Bu doğrultuda, Habsburg hanedanlığının neredeyse sürekli olarak 15. yüzyıldan 1806'ya kadar süren Kutsal Roma İmparatorları olarak hüküm sürdüğü Avusturya'ya karşı savaşlar düzenledi. Frederick, Prusya'yı, fruktoz babasının yetiştirdiği kaynakları kullanarak beşinci ve en küçük Avrupa gücü olarak kurdu.

31 Mayıs 1740'da babasının ölümü üzerine tahta çıktıktan sonra  ve Avusturyalı Silezya eyaletini (Prusya'nın da küçük bir iddiası vardı) istemekle sonuçlanan Frederick, 1713 tarihli Pragmatik Yaptırım'ı onaylamayı reddetti. Habsburg etki alanlarının mirasını, Avusturya'nın Maria Theresa, Kutsal Roma İmparatoru Charles VI'nın kızı tarafından sağlanması için mekanizma. Böylece, 29 Ekim 1740'da Charles VI'nın ölümü üzerine, [23] Frederick 23 yaşındaki Maria Theresa'nın sırayla Habsburg topraklarına karşı çıkarken aynı anda Silesia'ya karşı kendi iddiasını savunuyordu. Buna göre, Birinci Silezya Savaşı (1740-1742) Avusturya Arması Savaşı'nın bir parçası), Frederick'in istila ettiği ve hızlı bir şekilde eyaleti işgal ettiği 16 Aralık 1740'ta başladı. [31] Frederick, Silesia'yı işgal etmemesi durumunda, Polonya Kralı ve Saksonya'nın Elçisi olan Augustus III'ün, Silezya üzerinden kendi farklı topraklarını birbirine bağlamaya çalışacağından endişe ediyordu. Bu nedenle, Prusya kralı, Hohenzollern ve Britanyalı Piast hanedanlığı (Brzeg) arasında 1537'den kalma bir anlaşmazlık olarak gerekçelendirerek, önleyici ve hızlı bir şekilde Silezya'yı işgal etti.


Hohenfriedberg Savaşı, Prusya Piyade Saldırısı, Carl Röchling
Frederick, Zavallı yollara ve kötü hava koşullarına rağmen, sadece yedi hafta içinde Glogau, Brieg ve Breslau'daki  üç kalesi dışında Silezya'yı işgal etti. Ohlau'daki kale hemen hemen Frederick'e düştü ve Frederick'in ordusunun kışlık mahallesi oldu. 1741'in sonlarında, Frederick tekrar kampanyasına başladı, ancak Avusturyalıların ani bir sürpriz saldırısıyla geri çekilmeye zorlandı. Frederick'in Silesia'da karşılaştığı ilk gerçek savaş 10 Nisan 1741'de Mollwitz Savaşı oldu. Frederick gerçekte Savoy Prensi Eugene'nin başına hizmet etmiş olsa da, bu bir orduya ilk kez komuta ediyordu. Ordusunun Avusturyalılar tarafından yenilgiye uğratıldığına inanan Frederick, ele geçirilmekten kaçınıyordu ve orduya komuta etmek için Saha Marshal Kurt Schwerin'den ayrılıyordu. Gerçekte, Prusyalılar, Frederick'in kaçtığı anda savaşı kazanmıştı. Frederick daha sonra bu disiplin ihlalinde küçük düşürülmeyi kabul eder ve daha sonra şöyle yazdı: “Mollwitz benim okulumdu.” Babası eğitimini piyade lehine ihmal etmiş olan süvarilerinin performansı ile hayal kırıklığına uğramış olan Frederick, zamanının çoğunu Silesia'da geçirdi ve onlar için yeni bir doktrin oluşturdu.


1756'da patlak veren Yedi Yıl Savaşı (1756-63) süresinde Prusya ordusu başta ağır yenilgilere uğradı. Hatta 1759'da başkent Brandenburg istila edildi. Ancak 1759'dan sonra şansı dönen Prusya ordusu, düşmanlarını her cephede bozguna uğrattı. Ancak bu çarpışmalar Prusya ordusunun asker sayısını önemli ölçüde azalttı. Rus Çariçesi Yelizaveta 1762'de ölünce, yerine geçen ve Friedrich'in hayranı olan Çar III. Petro, Prusya'yla barış anlaşması yapmakla kalmadı, savaşta Rusya'nın ele geçirdiği bölgeleri de geri verdi. Çar III. Petro'nun aynı yıl devrilmesine karşın,Prusya şimdi daha iyi durumdaydı. İsveç'in de Prusya'yla barış anlaşması imzalayarak savaştan çekilmesinin ardından Prusya'nın düşmanı olarak kalan Fransa ile Avusturya, 1763'te barış anlaşması imzalayarak savaştan çekildiler ve Yedi Yıl Savaşı, Friedrik'in zaferiyle sonuçlandı.Bu zafer Avrupada ki asıl askeri gücün Almanlarda olduğunu kanıtlamıştır.


Frederick, gençliğinden bu yana Polonyalıları hor gördü ve Polonya karşıtı ön yargıyı dile getiren ve Polonya toplumunu "aptal" olarak nitelendiren ve "soyadıyla sona eren bütün bu insanların - sadece hor görmeyi hak ettiğini" belirten çok sayıda ifade var. Tutkulu bir şekilde Nefret ve toprak genişlemesini Aydınlanma'nın fikirleriyle meşrulaştırırken Polonya ile ilgili her şeyden nefret ediyordu. Polonyalıları “slovenly Polish trash” olarak tanımladı; 1735'ten "kirli" ve "aşağılık maymunlar" olarak bir mektupta onlara atıfta bulunarak Polonyalı köylüleri Amerikan yerlileriyle karşılaştırdılar.


Kral Friedrik II, Anna Dorothea Therbusch, 1772 tarafından
Friedrik, Polonya'nın aydınlanma ve medenileşme misyonunun bahanesiyle Polonya topraklarının fethini üstlendi, özellikle Polonya ve onun yönetici seçkinlerinin gelenekleri hakkındaki olumsuz algıları göz önüne alındığında, bunların hepsi Aydınlanma'nın  iyileştirilmesi için sadece uygun bir yol sağladı. “Prusya yolunun” ayırt edici özelliklerinde yükselen güvencedir. Polonya-Litvanya'nın en geç 1752'de, Pomerania, Brandenburg ve Doğu Prusya eyaletleri arasında toprak köprüsüne kavuşmasını umuyordu. Friedrik, Polonya hükümetinin zayıflığından kısmen sorumluydu ve 1756'da Saksonya'nın fethi sırasında elde ettiği Polonya parası kalıpları ile parasını şişirmişti. Karlar, Prusya'nın barış zamanında ulusal bütçesinin iki katını aştı. Polonya'da siyasi reform girişimlerine karşı çıktılar. ve birlikleri, Vistula'daki gümrük kapılarını bombaladı ve Polonya'nın modern bir mali sistem oluşturma çabalarını bertaraf etti. 1731'in başlarında, Friedrik, Prusya Krallığı'nın ayrılan topraklarına katılmak için ülkenin Polonya Prusyası'na katılmasıyla iyi hizmet edileceğini öne sürmüştü.
Friedrik 17 Ağustos 1786'da öldüğünde, Prusya Avrupa'nın en önemli ülkelerinden sayılıyordu. Friedrik'in ölümünden sonra yerine kardeşi August Wilhelm'in  oğlu II. Friedrik Wilhelm (1744-1797) geçti.

Arkadaşlar kısa olduysa uzatabilirim istediğiniz zaman.
Beğenmişsinizdir umarım.  ;) ;) ;) ;)

Kaynakça: vikipedia(çoğu bilgiyi burdan aldım)
Birde şu kitaplardan bazı bilgileri aldım:
Büyük Frederik-Anti-Machiavel(Kendisi yazmıştır çok sevdiğim bir kitap yaşamını anlatır. Voltaire düzenlemiştir.) ( bu siteden bulabilirsiniz kitabı=https://archive.org/details/AntiMachiavelFriedericktheGreat)
Historische, militärische und philosophische Schriften, Gedichte und Briefe bunu okuyamadım fırsatım olmadı Almanca olduğundan ötürü.(Ama çevirisine göz atmıştım bunu yazmadan önce)

Tekrardan zamanınızı aldığım için özür dilerim keyifli forumlar.  ^-^ ^-^

(bundan bir kaç gün sonra birinci Elizabeth'i yapabilirim eğer uygunsa :DD )


« Son Düzenleme: 11 Nisan 2018, 22:16:07 Gönderen: Dutchy »
 

Çevrimdışı TitanBey™

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #147 : 15 Nisan 2018, 02:10:45 »

6 Kasım 1494 tarihinde, Trabzon'da doğmuştur.

Babası bir Osmanlı Sultanı olan I. Selim'dir.

Çocukluk yıllarını, süt kardeşi Yahya Efendi ile birlikte Trabzon'da geçirdi. Sonrasında büyüdüğünde eğitim almak için İstanbul, Topkapı Sarayı'na gönderilmiştir. 1508 yılında kendisi Karahisar Sancakbeyi atandı ancak çevre beylerin reddi sonucu Bolu Sancağı'na atanmıştır. Her ziyarete gittiği fethedilmiş bölgelerden kendisine dost edindi bunlardan en sadığı ise Pargalı İbrahim'dir. 1520 yılının 21 Eylül de 9. Padişah Selim Han aniden vefat etti ve veliaht şehzade olan Süleyman, tahtını ilan etti.

yapan hem en çok sefere çıkan ve de en uzun süre sefer yapan Osmanlı Sultanı olmuştur.

I. Süleyman 1520 yılında, babası I. Selim'in ölümünün ardından tahta çıktı. Batıda Belgrad, Rodos, Boğdan ve Macaristan'ın büyük kısmını imparatorluk topraklarına kattı. 1529 yılında Viyana'yı kuşatsa da çeşitli sebeplerden ötürü bu kuşatma başarısızlıkla sonuçlandı. Doğuda, Safevîlerle yapılan savaşlar sonrasında Orta Doğu'nun büyük kısmını ele geçirdi. Afrika'da imparatorluğun sınırları Cezayir'e kadar uzanırken; Osmanlı Donanması ise Akdeniz'den Kızıldeniz'e kadar olan sularda hakimiyet kurmuştu. I. Selim'den 6.557.000 km2 olarak devraldığı Osmanlı İmparatorluğu'nu, padişahlığı döneminde 14.893.000 km2'ye ulaştırdı.  Zigetvar Kuşatması'nın sonlanmasından bir gün önce, 7 Eylül 1566 tarihinde hayatını kaybetti ve yerine oğlu II. Selim geçti.

1579 yılında, Nakkaş Osman'ın Şemâilnâme adlı eserinde yer alan ve I. Süleyman'ı gençlik yıllarında resmeden bir minyatür
6 Kasım 1494 tarihinde, Trabzon'da doğdu.[8] Babası, Süleyman doğduğu zaman Trabzon valisi olan ve 1512 yılında padişah olarak tahta geçen I. Selim, annesi ise Ayşe Hafsa valide sultan idi. Çocukluk yıllarını, süt kardeşi Yahya Efendi ile birlikte Trabzon'da geçirdi.[10] Yedi yaşında bilim, tarih, edebiyat, din ve askeriye alanlarında eğitim almak için İstanbul'a, Topkapı Sarayı'ndaki Enderûn'a gönderildi.

1508 yılında Şarkî Karahisar sancak beyi olarak atandı; ancak babası Selim'in kardeşi Amasya sancak beyi Ahmed'in itirazı sonrasında Bolu'ya atandı. Ahmed'in buna da itiraz etmesi sebebiyle atandığı Kefe sancağına 1509 Temmuz'unda çıktı. Babası I. Selim'in 1512'de tahta çıkmasından sonra İstanbul ve Edirne'de oturdu. 1513 yılında Saruhan sancak beyliğine atandı. Burada, sonraları baş danışmanlarından biri olacak olan Pargalı İbrahim ile yakın bir arkadaşlık kurdu. Yaklaşık yedi yıllık Saruhan sancak beyliğinin ardından, 1520 yılının 21 Eylül'ü 22 Eylül'e bağlayan gecesi babası I. Selim'in ölümü üzerine İstanbul'a hareket etti ve tahtta hak iddia edecek başka biri olmadığından herhangi bir mücadele vermeden 30 Eylül 1520 tarihinde onuncu Osmanlı padişahı olarak tahta çıktı. Tahta geçişinden birkaç hafta sonra Venedik elçisi Bartolomeo Contarini Süleyman'ı "Yirmi altı yaşında, uzun fakat sırım gibi ve kibar görünüşlü. Boynu biraz fazla uzun, yüzü zayıf, burnu kartal gagası gibi kıvrık. Gölge gibi bıyığı ve küçük bir sakalı var. Cildi biraz soluk olsa da yüzü oldukça hoş. Derisi solgunluğa meyilli. Akıllı bir hükümdar olduğu söyleniyor ve herkes onun saltanatının hayırlı olacağını umuyor" şeklinde tanımlamıştır.



I. Süleyman'ın tahta geçmesinden kısa bir süre sonra Şam Beylerbeyi Canberdi Gazali, Süleyman'ın padişahlığını tanımadı ve kendi hükümdarlığını ilan ederek isyan başlattı. Merkezden gönderilen Ferhad Paşa komutasındaki birlikler, Zülkadriye Eyaleti'nde bulunan kuvvetler ve Şam'daki kuvvetlerin etkinlikleri sonucunda Şam yakınlarındaki Mastaba adlı bölgede, 27 Ocak 1521 tarihinde yapılan çarpışmalar sonucunda Gazali'nin yenilmesi ve öldürülmesiyle isyan bastırıldı. Onun yerine Ayas Paşa bölgeye atanmıştır. Süleyman ilk seferini 1521 yılında Belgrad Şehri'ne yapmıştır. Çevresindeki Böğürdelen, Zemun ve Salankamen şehirlerinin alınmasının ardından 1 Ağustos günü kuşatılan şehir, 29 Ağustos 1521 tarihinde teslim oldu. Avrupa'da gerçekleştirilebilecek fetih ve seferler için önemli bir merkez olan Belgrad'ın fethi hakkında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun İstanbul elçisi "Belgrad'ın ele geçirilmesi, Macaristan Krallığı'nın çöküşüne sebep olan olayların başlangıcıydı. II. Lajos'un ölümü, Budin'in ele geçirilişi ve Erdel'in işgaliyle devam eden süreçte Macaristan İmparatorluğu yıkılmış ve diğer ülkeleri de benzer sonu yaşayacağına dair bir korku sarmıştı." ifadelerini kullanmıştı.


Ertesi yıl Süleyman, Hospitalier Şövalyeleri'nin bulunduğu Akdeniz'deki Rodos adasına karadan sefer düzenledi. Kuşatmaya katılacak olan Osmanlı Donanması ise Haziran 1522'de adanın "Cem Bahçesi" körfezine demir attı.


Yaklaşık 100.000 kişi ve 400 gemiden oluşan Osmanlı ordusu, 6 aydan fazla süren kuşatma, 26 Aralık 1522'de şövalyelerin başı Philippe Villiers de L'Isle-Adam'ın teslim koşullarını kabul etmesi ve adanın hakimiyetinin Osmanlı İmparatorluğu'nun eline geçmesiyle sona erdi. Mart 1525'te, Süleyman Kâğıthane'de avlandığı sırada yeniçeriler şehirde ayaklanma başlattılar. Kısa sürede bastırılan ayaklanma sonrasında Yeniçeri Ağası Mustafa Ağa, kâhyası Kıran Bali ile reis-ül küttab Haydar idam edildi. Mısır'ı düzene koyan İbrahim Paşa ise 6 Eylül 1525 günü İstanbul'a döndü.

Bu dönemde İstanbul'a gelen Fransa elçisi Jean Frangipani, 24 Şubat 1525'teki Pavia Muharebesi sonrası Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'na esir düşen Kral I. François için, kralın annesi Louise de Savoie'un ricası üzerine Süleyman'dan yardım istedi.
Yazdığı mektupla yardım sözü veren Süleyman, iki devlet arasında anlaşma sağlanıp François serbest bırakılsa da Macaristan üzerine sefer gerçekleştirme kararı aldı.

Macaristan üzerine önce Sadrazam İbrahim Paşa'yı gönderdi, 23 Nisan 1526'da ise Süleyman'ın önderliğindeki ordu Macaristan'a hareket etti. 1526 yılında Macar ve Osmanlı orduları mohaç ta karşılaşmıştı Macarların sayısı Osmanlı'dan yüksekti. Sultan Süleyman taktiklerini düşündü ve kararlaştırdı. Macar ordusuna birden taktiksiz saldırdı Macar ordusu yenmeye başlayınca Osmanlı'nın üstüne geldi ve o sırada Kırım Hanlığı birlikleri çıktı ve birden hepsi helak olup kaçtılar.


Bu yokoluş fırsatını bilen Osmanlı Ordusu, Viyana'ya yürüdü ancak havalar kışa yaklaşmıştı Osmanlı Ordusu nerdeyse yok oluyordu. 'İyi bir serdar zamanında geri çekilmeli' sözünü kullandı ve ordusunu alıp Payitahta döndü.

Osmanlı açısından başarısızlıkla sonuçlanan Viyana kuşatmasının ardından Ferdinand tarafından gönderilen ve Macaristan Krallığı'nın kendisine verilmesi gerektiğini bildiren ikinci elçi de Süleyman'dan ret cevabı aldı.

Bunun üzerine Kutsal Roma orduları kaleleri ele geçirip tekrar bağımsızlıklarını aldılar. Süleyman ise bulduğu kuklası [ Translivler ]'i macar tahtının başına istiyordu ve tekrar sefere çıktı. Ancak bu sefer birsürü devlet ile karşılaşmıştı. Deniz güvenliğini sağlayamıyordu ancak o sayıyı bilmediğinden Piri Paşa, Yunan deniz açıklarına çıktı ve 3 katı bir donanmayla karşılaştı. Yapacak birşey yoktu, tüm leventler dualar edip onları yazıp suya attılar tek umutları rüzgarın kesilmesiydi ve rüzgar birden kesildi. Avantaj Osmanlı Donanması'na geçti ve helak olan donanma geri çekildi Osmanlı'da moraller yüksekti.

Boğdan Litvanya'dan ayrılmıştı tabiki Sultan Süleyman bu fırsatı bulup Boğdan'ı ikinci kez kuklası yaptı ancak 3-4 sene sonra kıtlık olan devlet, Boğdan'dan yardım istedi ancak ret cevabı geldi ve isyan çıkarıldı. Seneye Osmanlı Ordusu, Boğdan'a yürüdü kolayca fethetti.


Bu savaşlardan yorulan ordu dinlenirken Safeviler tekrar hakkını almak amacıyla Anadolu'yu işgale çıkardı ve büyük bölümünü işgal etti. Paşalar 1 sene bölgeleri tutmayı başardı ve sonra Osmanlı Ordusu, kayıplarla Tebriz'i fethetip Bağdat'a yürüdüler. Bu sefer iş içine Safevi Donanması girdi, Portekiz Donanması ile anlaşma yaptılar ve Osmanlı'nın hint ticaret gemilerini bombaladılar bunun üzerine Piri Paşa hint seferine çıktı.


Safeviler, Tebriz'i kuşatıp almak için rambo saldırılarına başladı ve Nahçivan bölgesini ele geçirdi. Tebriz - Kars ilişkisi kesildi.


Bunu anlayan Osmanlı Şehzadesi Mustafa ordusunu oraya sürdü ve kayıp versede başarılı oldu.

Yıllar boyunca vergi vardı Macarlara ancak aradan 20-30 sene geçtiğinden tekrar güçlendiler ve Belgrad'a kadar geldiler. Sultan Süleyman yaşlanmıştı, ancak yinede sefer ısrarı edip Zigetvar'a yürüdü. Ancak otağında hayatını kaybetti. En azından sarayında değil bir savaşçı olarak vefat etmişti.


Eşleri
Hürrem Sultan: Sancak beyliği veya 1520'deki tahta çıkışının ardından haremine girdiği tahmin edilen cariye Hürrem Sultan, 1521'de Mehmed'ı, 1522'de Mihrimah'ı, 1522 veya 1523'de Abdullah'ı, 1524'de Selim'ı, 1525'de Bayezid'ı, 1531'de Cihangir'ı dünyaya getirdi. 15 Nisan 1558'de vefat etti.

Mahidevran Sultan (bazı kaynaklarda ismi Gülbahar olarak da geçer): 1500 yılı civarında doğan ve cariye kökenli olan Mahidevran Sultan, 1515'de Mustafa'yı dünyaya getirdi. Mustafa'nın Süleyman tarafından 6 Ekim 1553'te boğdurulmasının ardından Bursa'da yaşamaya başladı. 3 Şubat 1581'de, Bursa'da vefat etti.

Gülfem Hatun: Süleyman'ın, Hürrem Sultan'dan önceki ve sonraki hasekisi olduğu yönünde görüşler olan, cariye kökenli eşiydi. 1561 veya 1562 yılında vefat eden Gülfem Hatun'un,1521'de dünyaya gelen ve 12 Ekim 1521'de vefat eden Şehzade Murad'ın annesi olduğu yönünde görüşler mevcuttur.

Fülane Hatun: Süleyman'ın ilk eşi olup, gerçek adı bilinmemektedir. 1512'de dünyaya gelen Mahmud'un annesiydi.

Çocukları

II. Selim
Şehzade Mahmud: 1512 yılında, Fülane Hatun'dan doğan Süleyman'ın ilk oğluydu. 29 Ekim 1521'de, geçirdiği hastalık sebebiyle vefat etti.

Şehzade Mustafa: 1515 yılında Mahidevran Sultan'dan dünyaya geldi. Çeşitli sancaklarda, sancak beyi olarak görev yaptı. Tahta geçmek istediği söylentilerinin ardından 6 Ekim 1553 günü, Konya Ereğlisi'nde babası Süleyman tarafından boğdurtuldu.

Şehzade Murad: 1521'de dünyaya gelen ve ekim 1521'de vefat eden Murad'ın annesi kesin olarak bilinmese de, Gülfem Hatun olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır.

Şehzade Mehmed: 1521 yılında Hürrem Sultan'dan dünyaya gelen Mehmed, 1543 yılında vefat etti.
Mihrimah Sultan: 1522 yılında, Hürrem Sultan'dan dünyaya geldi, 1578'de vefat etti.

Şehzade Abdullah: 1522 veya 1523 yılında, Hürrem Sultan'dan dünyaya gelen Abdullah, doğumundan iki-üç yıl sonra vefat etti.
Şehzade Selim: 1524'te Hürrem Sultan'dan dünyaya geldi. Annesi Hürrem Sultan'ın ölümünden sonra, kardeşi Bayezid ile girdiği taht mücadelesinde babası Süleyman'ın da desteğini aldı. Süleyman'ın vefatının ardından, II. Selim olarak Osmanlı Padişahı oldu. 1574'te ölene kadar padişah olarak kaldı.

Şehzade Bayezid (1525-1561): 1525'te Hürrem Sultan'dan dünyaya geldi. Hürrem Sultan'ın ölümünden sonra, kardeşi Selim ile taht mücadelesine girdi. Süleyman'ın Selim'in tarafını tutmasıyla İran'a kaçtı. 1561'de Osmanlı elçileri tarafından Kazvin'de boğularak öldürüldü.

Şehzade Cihangir (1531-1553): 1531'de Hürrem Sultan'dan dünyaya gelen Cihangir, 1553'te vefat etti.
Raziye Sultan: 1524 yılında, 1571'de vefat etti.
İsmi bilinmeyen bir kız




Kaynakça: http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSS5fUyVDMyVCQ2xleW1hbg


TAMAMEN TARAFIMCA YAZILMIŞTIR
İLK BAŞLARDAKİ BÖLÜMLER VİKİPEDİ'DEN KOPYALANMIŞTIR.
« Son Düzenleme: 15 Nisan 2018, 12:31:49 Gönderen: TitanBey™ »
TitanBey™ - Blog tıklayarak bloguma gidebilirsin!

TitanBey™ - Discord tıklayarak discord kanalıma gelebilirsin
 

Çevrimdışı Dutchy

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #148 : 15 Nisan 2018, 13:48:01 »
Çok bilgilendirici bir yazı olmuş sağ olun. Bazıları ecdadının tarihini bile bilmiyor ne yazık ki.  :no:
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #149 : 15 Nisan 2018, 15:24:49 »
Eu4 ile tarih öğreniyorumun ne alakası var wikiden copy paste ile ?
 

Çevrimdışı TitanBey™

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #150 : 16 Nisan 2018, 11:11:15 »
Bunların hepsi eu4 dede eventlerle olduğu için olabilir mi?
TitanBey™ - Blog tıklayarak bloguma gidebilirsin!

TitanBey™ - Discord tıklayarak discord kanalıma gelebilirsin
 

Çevrimdışı kerem1249

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #151 : 16 Nisan 2018, 13:06:11 »
Alıntı yapılan: Ragnarr Loðbrók
Eu4 ile tarih öğreniyorumun ne alakası var wikiden copy paste ile ?
Yanlışım varsa düzelt ancak Kanuni Sultan Süleyman portresi EU4 yükleme ekranında var diye hatırlıyorum. Konuda EU4'de değinilmiş tarihi kişilikler hakkında makaleler hazırlanıyor.
Geldikleri gibi giderler...

Başkomutan Mareşal Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk

1881~
 

Çevrimdışı TitanBey™

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #152 : 16 Nisan 2018, 20:48:23 »
Eğer eu4 e değinmesem sefer ağırlıklı değil tüm hayatını yazardım.
TitanBey™ - Blog tıklayarak bloguma gidebilirsin!

TitanBey™ - Discord tıklayarak discord kanalıma gelebilirsin
 

Çevrimdışı Furkan 65

Ynt: EUIV ile Tarih Öğreniyorum Köşesi
« Yanıtla #153 : 17 Nisan 2018, 20:15:47 »
Yeni updatelerle gelen liderleri de yapılmamış tarihi karakterler kısmına eklersek güzel olur.