Gönderen Konu: Ben Japon değilim!!! (Sıradan Bir Kore Hikayesi) (Hyang'ın Yolu) (Anketli)  (Okunma sayısı 26589 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mixedindustry

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 655
  • Deutschland, einig Vaterland!
    • Profili Görüntüle
Açıkçası böyle olacağını hiç düşünmemiştim. Buna rağmen Uesugi'yle savaş. Çünkü kılıcının ulaştığı yerde onların okları hiçbir şey yapamaz.  tbrk*

Bunun için takipçilerimiz seni destekiyor :)
Marxist-x----Revisionist
Political Left--x------Political Right
Open Society--x----Closed Society
Market Socialism-----x-Planned Economy
Hawk Lobby----x--Dove Lobby
Interventionism---x---Isolationism
Religious Policy: Secularism
Citizenship Policy: Full Citizenship
War Policy: Pro Military
Ideology: Communist
Consciousness: 7.00(+0.0115)
Millitancy: 5.00 (+0.00015)

Çevrimdışı krall1

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 447
    • Profili Görüntüle
cidden çok iyi olmuş, üslubunu çok iyi tutturmuşsun. daha şimdiden devamını bekliyorum :D bu arada kolonileşmek için amerika daha iyi, asyadaki adalar pek işine yaramıyor, amerikada yeterince hızlı kolonileşirsen aztek altınlarını ele geçirebilirsin.
"You always were an unruly child. I adored that about you."

Çevrimdışı Shqiptar

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 513
  • Zivela Jugoslavija !
    • Profili Görüntüle
Güzel bölüm  tbrk* Yeni dünya seni bekliyor  :popcorn:

Çevrimdışı kobra

  • Azab
  • *
  • İleti: 51
    • Profili Görüntüle
güzel bölüm

Çevrimdışı yns139

  • Azab
  • *
  • İleti: 18
    • Profili Görüntüle
Güzel bölüm  tbrk* Yeni dünya seni bekliyor  :popcorn:

Çevrimdışı Frederik Barbarossa

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1405
  • The North Remembers...
    • Profili Görüntüle
Yine harika bir bölümdü. Japonlara yapılan diss'e koptum  evil*
Tarih, ilerisini göremeyenler için acımasızdır.

Çevrimiçi ALERHATE

  • Lord of The Warriors
  • Yarışma Kazanan
  • *
  • İleti: 1285
  • Ruh Halim
    • Profili Görüntüle
İyi güldürdün yav. Sonraki bölümlerinde böyle olması dileği ile.  :ceasaryes:
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos

Çevrimdışı FANBOY

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 168
    • Profili Görüntüle
Kore'yi Bir Daha Göremeyecek Miyim?

Şimdi dönüp bakıyorum da, yıllardır sadece Kore'yi yükseltmek için çalışmışım. Verdiğim her karar, attığım her adım hatta aldığım her nefes onun içindi. Artık kendi ülkesine yabancı, kaybolmuş biri değilim. Ama itiraf etmeliyim ki ülkeyi yönettiğim yıllar boyunca hep cesur ve büyük kararlar almaktan çekindim, sonuncusu hariç. Şimdi geldiğimiz yere bakın. Uesigu bize kılıç çekmiş adeta meydan okuyor, bizse henüz hazır olmadığımız için kulaklarımızı tıkayıp duymazdan geliyoruz. Kore bu kadar güçsüz olmamalı, olmamalıydı. Belki daha iyi yönetebilseydim, belki böylesine önemli kararları vermek için son ana kadar beklemeseydim, belki..

Artık böyle olmayacağından emin olabilirsiniz. Kore bugünden itibaren yeni bir döneme giriyor. İlerleyişimiz asla durmayacak, ta ki karşımızda duracak birisi kalmayana kadar. Duracak cesareti gösterenler de bağışlanmayacak. Tamam, belki birkaç yıl daha görmezden gelebiliriz onları, öncelikle yapmamız gereken başka şeyler var. Ama sonra bağışlamayacağız. Vallaha.

İlk adımımızı da atıyoruz. Uesigu'ya karşı daha fazla askere, insan gücüne, donanmaya ve gelire ihtiyacımız var. Eğer Manchu'yu yüce Kore'mizin bünyesine katmayı başarırsak bu sorunları aşabileceğimizi düşünüyorum. Diplomatçı çocuğu gönderdim, Manchu halkını, ordusunu ateşlesin, zamanı gelince bize sadakat yemini etmeye hazır olsunlar.



Birkaç gün içinde Uesigu'dan diplomat geliyor. Japonya'da kontrol altında tuttuğumuz bölgelerin geri iadesini istiyorlar. Aksi halde istediğiniz savaşı alacağınızdan emin olabilirsiniz, dedi diplomat. Ayrıca şimdiden bize karşı müttefik arayışlarına girmişler.


Dediğim gibi, henüz karşı hamle yapabilecek durumda değiliz. Belki ortam biraz sakinleşir umuduyla Harima vilayetini, geçen savaşta Kore'ye bağladığımız Shimazu Daimyoluğu'na devrediyoruz. Japonya'daki otoritemizi üstünü kapatarak sürdürmeliyiz.


Şimdilik 2 ileri 1 geri adım atmış durumdayız. Manchu bize ihtiyacımız olan gücü sağlayacak ama basit bir restleşmede bile Uesigu'nun taleplerini kabul etmiş olmamız itibarımızı zedeledi. Eğer bunun arkasından daha büyük bir adım atarsak Uesigu, rekabetten çekilmediğimizi farkedecek.

Ming Hanedanı ile bağlarımız yıllar geçtikçe güçlendi. Birkaç olumsuz olay dışında asla birbirimize olan desteğimizi kesmedik. Onlar sırtımızı dayadığımız büyük bir güçtü, biz ise onlar için... Aslında onlar için neydik bilmiyorum. Neyin kafasıyla desteklediler bizi yav. Neyse, savaş zamanı gereken önemi verememiş olsam da artık onları arkadan bıçaklamanın zamanı geldi. Varisi olmayan mevcut Ming İmparatoru'nun acısına bir kat daha acı katıyoruz, 'Eğer imparator öldüğünde yerine geçecek bir varis olmazsa, Ming tahtı Kore'nin hakkıdır!'



Japonya'daki taraftarımız Shimazu'nun bize olan sadakatinden emin olmalıyım. Taraf değiştirmesi dengeleri de değiştirecek. Onlar bizim en büyük silahımız, Kore yönetimini isteyen Japonlar! Diplomatçı çocuk onları da ateşleyecek.


Ekonomimiz hiç olmadığı kadar güçlü. Bize bağlı devletler, oldukça yüksek haraçlar ödüyor. Devlete isyan, halkımızın düşüncelerinden olabildiğince uzak. Tek sıkıntımız savaştan yorgun bedenler. Zaman alacak ama o da geçecek. Yakında Uesigu karşısında başımız eğik durmak zorunda kalmayacağız.


Danışmanlar yönetimdeki bu değişimin farkına varıyorlar. Bu derece büyük kararları onlara danışmadan vermem ve hızla uygulamaya geçirmemiz, saraydaki gerginliği arttırıyor. Aralarında tartışırken ülkenin geleceği hakkında onlarca teoriyi ortaya atıyorlar. Gerçekçi olmaları veya olmamaları farketmiyor, söylenen herşeye inanıyorlar. Ve nasıl beceriyorlarsa bu hikayeleri halka yaymayı da başarmışlar. Neyse, en azından çeşmebaşlarında toplanan gençler artık karı-kız değil memleket muhabbeti çeviriyor. Bu da birşey sayılır, değil mi?


Bir türlü istediğim yükseliş ivmesini yakalayamadık. Herşey daha iyi olacak derken Hangwon vilayetinde veba baş gösteriyor. 2 ileri 1 geri 2 ileri 1 geri... Bu böyle gitmeyecek!


Ülkemiz için kara bir gün daha yaşıyoruz! Hafif gemilerimiz, haftalardır karadan habersiz bir şekilde denizde devriye görevindeydi. İkmal için uğradıkları karantinaya alınmamış Hangwon limanında ne yazık ki hastalığa yakalanıyorlar. Birçok tecrübeli denizcimiz ve Kore Donanması'nı bugünlere getirmiş değerli kaptanımız Se Heo, birkaç gün içinde hayatını kaybediyor. Tüm ülke yasta. En kötüsüyse hastalığın bulaşması ihtimali olduğu için doğru düzgün bir tören bile yapamıyoruz. Bizi affet ve Konfüçyus'a selam söyle yüce kaptan!

Büyük donanmamızı kaptansız bırakma ihtimalimiz yok. Se Heo'nun sağ eli olarak tanınan, genç ve yetenekli bir denizciyi yeni kaptan olarak atıyorum. Pasifik artık Do Yun'un ellerinde.

(Tamam, benimle aynı isme sahip olması bu terfiyi almasında biraz etkili olmuş olabilir. Çok az ama.)



Oirat Hanlığı, Moğolları ve Çağatayları birleştirdikten sonra büyük bir güce kavuşuyor. Sahip oldukları güç ve bizim sahip olduğumuz değerli topraklar, Kore ve Oirat'ı potansiyel düşmanlar yapıyor. Eğer zor duruma düşersek hiç zaman kaybetmeden kendi paylarını almak için harekete geçeceklerinden o kadar eminim ki... Onlara bu fırsatı vermeyeceğiz!


Büyük bir kayıp daha! Hangwon bölgesinde bulunan yerel askerleri denetlemek için gönderdiğim askeri danışmanımız Do Ha vefat ediyor. (Oha, koskoca Kore'de Do'dan başka isim yok mu yav.) Oğluma ilk kez başkenti emanet etmeden önce onları işe aldığım günü hatırlıyorum.. Zaman oldukça hızlı geçiyor dünyanın bu uzak köşesinde.

Ne yazık ki onun için de bir tören düzenlenemedi. Çok geçmeden de ismi Do olmayan başka bir danışmanı işe aldım, birkaç gün içinde görevine başlayacak.

Sanki böylesine büyük insanların ölümünü çok kolay atlatıyormuşuz gibi hissediyorum. Sanki onlar daha önce hiç var olmamış gibi. Sırf yönetim sekteye uğramasın diye yeni birini atıyoruz boş kalan pozisyona. Acaba ben öldüğümde de böyle olacak mı?



(Şu an farkettim, galiba eski iki danışman kardeşmiş. Ah be paradox, birkaç tane daha isim-soyisim ekleyemedin mi Kore'ye. Hikaye yazıyoruz şurda.)


(Yeni askeri danışmanımız. Şimdiye kadar ne başka bir Yuenrueng'le ne de başka bir Noh'la karşılaştım. Belki Japon ajanıdır? Yada anne-babası çok fena dalga geçmiştir. Yuenrueng diye isim mi olur yav. Umarım çok işim düşmez bu adama, düşerse de Bay Danışman der geçerim.)

2 ileri adımımızı atıyoruz yine. Birkaç hafta arayla iki yeni teknolojiye sahip oluyoruz. Sefil düşmanlarımız üstün silahlarımız karşısında duramayacak!


Yönetimdeki politika değişikliği devlet üzerindeki ilk etkilerini gösteriyor. Ülkedeki istikrar yükselmiş durumda. Artık daha da cesur adımlar atmak için halkın desteğini almış durumdayım.


Sosyal hayatta düzeni sağlamak için yeni bir yasayı yürürlüğe sokuyoruz, artık ölçü ve ağırlık birimlerinde resmi birimler kullanılacak.


Halktan daha fazla vergi toplamak için yeni bir yola başvuruyoruz, devlet destekli tapınaklar! Bir yandan halkın dini duygularını sömürerek daha fazla para kazanırken diğer yandan kendimizi dini koruyan bir hükümet olarak göstererek onların gözlerinde daha fazla değer kazanacağız. İnsanları zayıf noktalarından vurmak gibisi yok.. En önemlisiyse tapınakçıların fetvalarına, halkı kışkırtmalarına karşı kendi fetvalarımızı çıkartacağız. Kore'de tam otorite sağlandıktan sonra beni yavaşlatan birşey kalmamış olacak.


Tibet'e hacca giden Konfüçyust halkım, Ming topraklarından geçerken eşkiyaların saldırılarına uğruyorlar. Ne yazık ki onları korumak için yapabileceğimiz birşey yok. Ming ile olan ilişkilerimiz şimdiden gerginleşmeye başladı. Bu meselenin büyük bir sorun haline gelmesini istemiyorum. İbadet edecekseniz gidin Kore dağlarında edin, gidin tapınaklarda edin. Boşuna mı yatırıyoruz o kadar parayı.


Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz iki devlet büyüğümüzden sonra hayatın kısa olduğunu farkettim. Görevci dede hala nasıl hayatta bilmiyorum ama yaşıyor ve son günlerini zindanda geçirmesini istemiyorum. Emir verdim çıkarttılar zindandan. Koşa koşa geldi yanıma, 'O Oiratlılar var ya o Oiratlılar, hah işte onlardan sana dost olmaz evlat. Gönder diplomatlarından tekini laf atıp gelsin.' dedi. Tamam, ben de güvenmiyorum o adamlara da şimdi yok yere laf atmak ayıp olmaz mı? Neyse, onca senenin hatrı var, yapacağız.


Dostu, düşmanı daha net görmek istiyoruz. Biz Koreliyiz, arkadan iş çevirmeyiz. Yani, çoğu zaman. İşte düşmanlarımız.


(Enemies : Japon Shogunu'nun kalıntıları, ne yaptıklarına anlam veremediğim Ryukyu, gittikçe ters düştüğümüz Oirat, hain Uesigu )
(Rivals : Oirat ve Uesigu )
Uesigu şu an rival ilan edildi.

Diğer meselelere geçmeden önce şu görevi halletmem gerekiyor. Şöyle en kralından bir laf sokup adamları çılgına döndürmek istiyorum. Günlerce düşündüm, düşündüm, düşündüm.. Yok abi bulamadım. Gittim tüm danışmanlara sordum, saçma sapan şeyler söylediler. Diplomatı Oirat Hanı'nın otağına gönderip 'Sen git kralın gelsin.' dedirtip döndürtmek nedir ya. Koskoca ülkeyiz oğlum biz, biraz daha geniş düşünelim.

Baktım kimseden birşey çıkmıyor, en sonunda çözümü ben buldum. Bir sandığa en kalitelisinden gül lokumu doldurttum. Aslında lokum ne bilmiyordum, tüccarlarımız Hindistan'dan getirtmiş, oraya da daha batıdan gelmiş. Biraz tadımlık yedim tadı güzel ama bayağı pahalı birşey bu meret. Güzel de kokuyor. Neyse sonra bir kağıda not yazdık 'Kim ne yerse onu ikram eder!!' diye. Koyduk kağıdı da lokumlarla beraber sandığa, diplomatçı çocukla beraber gönderttim Oirat Hanı'na. Han'ın adamları açmışlar sandığı, önce kağıdı görmüşler, bakmışlar bakmışlar okuyamamışlar. Malum Korece bilmiyorlar. Sonra bizim diplomatçı çevirisini yapmış Moğolca'ya, yine birşey anlamamışlar, kağıdı çöpe atıp lokuma bir güzel girişmişler.

Olan bizim ateş pahası lokumlara oldu gibi duruyor. Umarım gereken mesajı almışlardır. Ama gitti canım lokumlar yav.



En azından görevi tamamladık. Görevci dededen ödülümü almayı unutmadım.


Devletimiz için çok önemli bir karar daha alıyoruz. Günlerce süren tartışmaların ve sunulan onlarca çözümün sonunda bunun Kore için en iyisi olduğuna karar verdik. Hızla artan nüfusumuzun bir kısmını, henüz devlet kuramamış, halkı ilkel kalmış bölgelere taşınmaları için teşvik ediyoruz. Böylece ekonomik, ticari ve askeri anlamda daha çok güç kazanacağız ve stratejik pozisyonu önemli olan bölgeleri kontrol edeceğiz. Barış zamanı bile yeni topraklar ele geçirilecek!


Tabiki de halkı sadece taşınmaya teşvik etmek yetmiyor. Onları vahşi yerlilerden koruyacak refakatçilere ihtiyaçları olacak. Daha sorunu yaşamadan önlemini alıyoruz. 3 bin kişilik bir piyade bölüğü taşıma gemilerine binmek için limanda bekliyor. Bu görevi verebileceğim tek kişi ise... Oğlum Hyang. Yeni Kore'de otorite tamamen Hyang'ın elinde olacak. Onun toprakları, onun halkı, onun kuralları. Umarım yüzümü kara çıkartmaz.


Kolonistlerden önce askerler yola çıkıyor. Hedef Uesigu'nun kuzeyinde, düşman toprağına karadan geçiş yapılabilen, savaş zamanı inanılmaz derecede önem kazanacak olan Shiribeshi vilayeti. Donanma limandan ayrıldıktan birkaç hafta sonra karaya yaklaştıklarını, sahile çıkmak için hazırlandıklarını haber alıyorum.


Oğlumun komutasındaki Kore ordusu, nicelik, nitelik ve taktiksel anlamda yerlileri ezip geçiyor. Baş kaldırmamaları onlar için daha iyi olacaktı. Bunu biz istemedik.


Kore'nin ve Kore'ye bağlı devletlerin askeri birliklerinin bölgeye yayılış durumu :


Şehirlerdeki nüfusun hızla artmasıyla yerel güvenlik kuvvetlerini ülke çapında kullanmaya başlıyoruz. Otoritemizi her köye ulaştıracak olanlar onlar.


Görevci dede geldi yine yanıma, 'Al şu halkı götür buradan uzağa, nereye giderlerse gitsinler.' dedi. Haritadan ilk kolonimizi kurduğumuz bölgeyi gösterip burası olur mu, diye sordum. Olur olur, diyip geçiştirdi. Görev görevdir, yapacak birşey yok.


Oğlumun komutasına 3 bin yeni asker atayıp Kamikawa'yı da kontrol altına almasını söylüyorum. Uesigu'ya bu kadar yaklaşabileceğimizi düşünmemiştim.


Görev tamamlandı, ödülünden yararlanma zamanı. Bunca zamandır neredeydi böyle güzel görevler!!


Görevci dede bu sefer Uesigu'ya şekil yapmamı istiyor. Aylar önce sesimi çıkartamadım ama artık zamanı geldi Uesigu, hakaretlerimle yüzleş!


Bir sandık lokumu da Uesigu'ya gönderttim. Ama onlar da birşey anlamamış. Hatta zehirli sanıp denize dökmüşler. Ulan gitti bir mis gibi lokumlar. Neyse ben mesajımı verdim.


Bunlarla iki sandık daha lokum alabiliriz, heyoo. Yani oyes. Ne diyorum ben yav.


Görevci dede zindanda geçirdiği yılların acısını çıkartırcasına görev yığıyor. Aslında çıkarmasaymışım daha iyiymiş. Yeni görevimiz Uesigu'nun kuzey topraklarında hak iddia etmek.


Diplomatçı çocuk yola çıktı bile, şimdiden ortalık ateşlenmiştir.


Görevlerden başımı kaldırıp deftardarın yanına uğruyorum, sakinleşip hava almak için. Sakinleşmek için gitmem gereken en son yer burasıymış.. Kolonilerin hazineye yaptığı yükten bahsedip duruyor..


Neneme laf attılar. Kadın ölmüş gitmiş, arkasından konuşuyorlar. Neymiş, köylü kızıymış. Yok öyle birşey gençler, uydurmayın. Biz saf kanız. İnanmıyorsan gel kes, ejderha akar.


Burada zaman hızlı geçiyor, diplomatçı çocuğu göndereli bir yıl olmuş. Ne ara halletti geldi bilmiyorum. Neyse, yine ödül zamanı.


Yaptığımız son hamlelerin karşısında Uesigu'nun sessiz kalmasından cesaret aldım. Belki de o kadar güçlü değillerdir? Komşularımızla savaşa girmemeleri konusunda onları uyarıyoruz. Uluslararası açıdan prestijleri oldukça zedelenecek. İşte şimdi şeklin kralını yaptık.


Yeni kaptanımız donanmamızdan memnun değilmiş. Neyine yetmiyor be adam o kadar gemi. Yine de isteklerini yerine getirmek zorundayız. 3 yeni hafif gemi yakında donanmamıza katılacak.


Oha! Göz açıp kapayıncaya kadar gemiler donanmaya katılmış. Bu aralar tüm Asya bugda. Zaman bu kadar hızlı geçer mi yav.


Kamikawa sahillerinde büyük balık sürülerinin olduğunu farketmişler. Hatta o kadar çoklarmış ki kıyıdan ayrılmadan, daha ayağın yere basarken ellerinle balık tutabilirmişsin. Yerliler çok cahilmiş, balık avlamayı bilselerdi herşey çok daha farklı olabilirdi.


Son birkaç haftadır kendimi pek iyi hissetmiyorum. Hatta 3 gündür yatağımdan çıkmıyorum. Sanırım artık iyice yaşlandım. İnsanlar da şarap değil ki yıllandıkça kalitesi artsın. Ahh, biliyor musun, yıllar önce aldığım o kan ve ölüm kokusu şu an odamda. Hissedebiliyorum.

Son yıllarımı böyle radikal atılımlarla geçirmek de beni yıpratmış olabilir ama eskisine göre kendimi çok daha huzurlu hissettiğimi söylemeliyim. Kore'yi hayallerin ülkesi yapmayı başaramadım belki ama babamdan bana miras bırakılanın çok daha ötesinde olduğumuzu kimse inkar edemez. Şimdiyse herşeyden elimi eteğimi çekme zamanı. Anayurdu danışman kurulu,Yeni Kore'yi oğlum Hyang yönetiyor.

Ah Hyang.. Sen de o kadar yaşlanmışsın ki.. Zaman hiçbirimize yaramıyor.



Hayır, günler geçtikçe iyileşmiyorum, daha da kötüye gidiyorum. Sanırım bunlar gerçekten son günlerim. Oğlum başkente yetişemeyecek kadar uzakta, en iyisi ölümümden sonra haber verilmesi. Ölüm.. Ne kadar kolay söyleniyor değil mi? Ama kabul edelim artık yaşım gelmişti, tam 81 yıldır dünyanın bu unutulmuş köşesinde, Uzakdoğu'nun en uzağında, en doğusunda yaşıyorum. Belki dağ havası, köy hayatı falan yaramıştır da o yüzden dinç kalmışımdır bilmiyorum. Ama bu kadar hükümdarlık süresinin bile yettiğini söyleyemem. İnsan hep daha fazlasını istiyor. Şimdiyse taht sanırım oğluma kalacak. 63 yaşındaki oğlum tahta çıkacak.. Bana bir kağıt, bir fırça ve siyah boya verin. Vasiyetimi yazmak istiyorum.

Do, kağıdın altına bir kitap koyup kitabı da dizinde tutarken yazmaya başlar. Kağıt bu devirde pahalı olduğu için yanlış yazdığı yerleri karalayıp yanından devam eder. Kağıdı arkalı önlü, tam verimle kullanır, yazacak bir yer kalmayana kadar yeni kağıda geçmez. Malum bu devirde kral bile olsan tasarruflu olmak zorundasın.

Yazmayı bitirdiğinde gözlerini pencereden dışarıya çevirir, görebildiği kadarıyla son bir kez başkentine, denize, limana, ağaçlara, güneşe bakar. Aman Konfüçyus, bu ne güzel bir manzaradır. Acaba Kore'den daha güzel bir memleketin var olması mümkün müdür? Belki cennetin demo sürümüdür bu topraklar. Gözlerinden hafifçe yaşlar süzülmeye başlar ama silmeye tenezzül etmez. Son bir kez 'Oğlum!' der ama aklındaki soru bambaşkadır; Kore'yi bir daha göremeyecek miyim? Başı yavaşça sağa doğru eğilirken kolu sol yanına düşer. Ama sağ eliyle sıkıca kavradığı kağıtları asla bırakmayacakmış gibi durması 'Ben henüz ölmedim!' izlenimini oluşturuyor. Artık çok geç, o şu an Konfüçyus'un yanında. Belki o, yükseklerden Kore'yi tekrar görecek ama biz onu bir daha göremeyeceğiz.


Peki, şimdi Kore'ye ne olacak?
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2014, 04:24:09 Gönderen: FANBOY »

Çevrimdışı Tolonka

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 105
    • Profili Görüntüle
Çekirdek paketi aldım Kore dizisi izler gibi okuyorum.Harika gidiyorsun hiç durma  :ceasaryes: :ceasaryes:  ;D

Çevrimdışı krall1

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 447
    • Profili Görüntüle
yeni bölüm gelmiş haberimiz yok :D hemen okuyorum
"You always were an unruly child. I adored that about you."

Çevrimdışı Shqiptar

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 513
  • Zivela Jugoslavija !
    • Profili Görüntüle
Tebrikler  :D

Çevrimdışı Frederik Barbarossa

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1405
  • The North Remembers...
    • Profili Görüntüle
yeni bölüm gelmiş haberimiz yok :D hemen okuyorum
Tarih, ilerisini göremeyenler için acımasızdır.

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1568
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Güzel bölüm.Ming tahtı ne oldu,ondan haber vermemişsin.
Keşke lokumlu bölümde lokumun altına mesaj olarak "Üzerlerine osurmuştum" deseydin.O zaman gör o Oirat'ların yüzünü :P .

Çevrimdışı mixedindustry

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 655
  • Deutschland, einig Vaterland!
    • Profili Görüntüle
1.Bence kolonileşme fikirlerine geçmen iyi olmuş. Mançu'yu ilhak ettiğinde Ruslar gelmeden kuzeyi kolonileştirirsin ve Kuzey Amerika'ya daha rahat yerleşirsin.  tbrk*

2.Uesugi o kadar da güçlü değil. Hatta sana bir taktik vereceğim. Youtube'da Osmanlı ile oynayan biri Japonya'yı böyle fethetmişti:

1.Japonya'nın kuzey adasına 2 asker koy.
2. Uesugi, yemi yutsun ve adanın kuzeyine geçince de gemilerine boğazı kapat.
3. Uesugi askerleri senin kuzeydeki "gereksiz" eyaletleri alırken sen de Uesugi'yi yok et ve onlardan büyük bir pay al.  evil*
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2014, 11:01:34 Gönderen: mixedindustry »
Marxist-x----Revisionist
Political Left--x------Political Right
Open Society--x----Closed Society
Market Socialism-----x-Planned Economy
Hawk Lobby----x--Dove Lobby
Interventionism---x---Isolationism
Religious Policy: Secularism
Citizenship Policy: Full Citizenship
War Policy: Pro Military
Ideology: Communist
Consciousness: 7.00(+0.0115)
Millitancy: 5.00 (+0.00015)

Çevrimdışı rizeli53

  • (mfener7)
  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 3272
    • Profili Görüntüle
Güzel hikaye.Şu bina konusunda yaptığın reklamdan görüp okumaya başladım,haberin olsun  :D

Çevrimdışı samuray ahmet

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 234
  • Mirajane-Devil Form
    • Profili Görüntüle
Haha cennetin demo sürümü.  ;D

Çevrimdışı FANBOY

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 168
    • Profili Görüntüle
(aç/kapa)

Kolonileştirmeyi seçerken düşündüğüm şey tamamen buydu.

Bu kısımı okumamak isteyebilirsiniz.
(aç/kapa)

(aç/kapa)

Daha çok reklam vermeye başlıyorum o zaman. Gidip birkaç foruma üyelik açayım.  :-[
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2014, 13:00:37 Gönderen: FANBOY »

Çevrimdışı Shqiptar

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 513
  • Zivela Jugoslavija !
    • Profili Görüntüle
Hikayenin devamı da gerçekten çok güzelmiş.  :D  tbrk* İzliyorum  :popcorn:

Çevrimdışı mixedindustry

  • Sipahi
  • *
  • İleti: 655
  • Deutschland, einig Vaterland!
    • Profili Görüntüle
Bu sefer bayağı az yanıt geldi. Olsun, yine de TAKİP!!!!!!!!!  :popcorn:
Marxist-x----Revisionist
Political Left--x------Political Right
Open Society--x----Closed Society
Market Socialism-----x-Planned Economy
Hawk Lobby----x--Dove Lobby
Interventionism---x---Isolationism
Religious Policy: Secularism
Citizenship Policy: Full Citizenship
War Policy: Pro Military
Ideology: Communist
Consciousness: 7.00(+0.0115)
Millitancy: 5.00 (+0.00015)

Çevrimdışı krall1

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 447
    • Profili Görüntüle
mesaj yok diye takip edilmiyor sanma, merakla ve sabırsızlıkla bekliyoruz yeni bölümleri  :popcorn:
"You always were an unruly child. I adored that about you."