Gönderen Konu: CKII - Hanedanınızı Yollayın!  (Okunma sayısı 376773 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fatih pasha

  • Tribunus Militus
  • *
  • İleti: 1985
Dün gece hikaye amacı taşımayan bir oyun başlattım ve muazzam bir oyun oldu. Tabi en sonunda tarihten silindim ama süper bir deneyimdi.  :) Oyun sırasında olayların yoğunluğundan SS falan da almadım.

Earl of Surrey ile, Stamford Bridge senaryosunda oyuna başladım. Leoferic isimli karakterim Surrey, Sussex ve Kent kontluklarının sahibiydi ve 190 altına sahip olması halinde Kent Dükalığı'nı kurabiliyordu. Biz de ilk olarak kendimize bunu hedef koyduk. Ambition olarak da hala bekar olduğumuzdan evlilik yapmayı seçtik. Her oyunumda ilk ve en prestijli evlilik seçeneği olarak ortada olan HRE prensesi ile evlendik. Bu kızın tek kötü yanı "chaste" olması ve bu yüzden fertility'nin düşük olması. Ama yine de her seferinde 2-3 çocuk doğuruyor. Neyse bu kızın tek güzel özelliği HRE ile ittifak sağlaması.

Tabi oyun açıldığı anda savaşın içindeyiz. Güneyden Norman, kuzeyden Norveç istilası var. Bizim kral ve aynı zamanda abim olan Harold 4000'lik ordusuyla bir şey yapamıyor. Crown authority'yi yükseltti. Bizim levyleri topladı öyle beklemeye başladı. Asıl amacı ele geçirilen topraklardan düşman çıktığı anda gidip orayı tekrar almak, düşman üstüne yürüyünce geri çekilmek. Öyle de yaptı, ta ki William'ın 7000'lik ordusu bunu meydan savaşına zorlayıp imha edene kadar.

Elde avuçta kuvvet kalmadı. Böyle olunca ekstrem bir çözüm yoluna gidip ülkeyi kurtarma kararı aldım. Spymaster'ı Rouen'e yolladım ve build spy network dedim. Yani, şu "piç" William'ı "fatih" William olmadan önce temizleme kararı aldım. 3-4 ay sonra savaş hala devam ederken harekete geçtim. Başarı şansı %27, kaybedecek bir şeyimiz yok. Emri verdim. Bingo! William faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Norman istilası sona erdi. Şimdi mesele Norveç istilasını durdurmak. Derken bir baktık Norveçlilerin ele geçirdikleri York'ta HRE ordusu. Harold benim kayınçoyu yardıma çağırmış, o da gelmiş. Norveçlilerin kaderi belli oldu. HRE'yi yenmelerine imkan yok. Netekim üstüste aldıkları mağlubiyetler ve İngiltere'de ele geçirdikleri toprakların hepsini kaybettikten sonra barış istediler ve kabul ettik. Harold savaşı kazanmıştı ama William ölmeden önce onu afaroz ettirmişti. Böylece Harold'ın gelecekteki problemlerinin fitilini ateşlemişti.

Bu sırada iki kızım olmuştu ve hala erkek varisim yoktu. Gerçi Agnatic-cognatic gavelkind veraset yasası sayesinde kızlarıma toprakları bırakabiliyordum. Ama yasaya göre eşit dağılacak topraklarımdan biri, üçüncü çocuğum olmadığından kardeşim Harold'a gidecekti. Buna izin veremezdim. Karımın hamile kalmaya niyeti yoktu. Ben de biriken pietym ile papaya gidip boşanma talep ettim ve kabul oldu. Böylece tekrar berkardım ancak HRE ittifakımız bozulmuştu. Önemli de değildi. Artık onlara ihtiyacımız yoktu.

Uzun uğraşlar sonucu Midas touched ve lustful traitlerine sahip, yani %35 fertility bonusu olan 25 yaşında bir Saxon courtier bulup evlendim. Bu sırada param da birikmişti ve Kent Dükalığı'nı aldım. Prestijim tavan yaptı. Kral Harold beni kendi stewardı olarak atadı. Herşey yolundaydı. Derken crown authoritynin yüksek olması ve Harold'ın afaroz edilmiş olması sonucu iç savaş başladı. Bu sırada Surrey'de başlayan tifo salgını sonucu büyük kızım da hastalığa yakalandı ve öldü. Küçük kızım da eğitim için Harold'ın sarayındaydı ve Harold'ın karısı tarafından öldürüldü. Varissiz kaldım. Ben ölünce tüm topraklarıma Harold çökecekti. Acilen oğlum olması lazımdı. (Veraset yasalarım gereği ben ölünce oyuna Harold ile devam edebiliyorum ama bunu istemiyordum.)

Ama önce intikam lazımdı. Harold'ın karısına %30 küsür şans olmasına rağmen suikast düzenledim. Öldü ama adım açığa çıktı. Bunun üzerine Harold benden Sussex kontluğunu kendisine devretmemi yoksa savaş açacağını söyledi. Kendisine orta parmağımı gösterdim ve savaşa hazırlandım. 600 kişilik bir ordu çıkardım, bir de 60g paralı asker grubu kiraladım. 2100 kişiyle Harold'ın başkenti Middlesex'i kuşattım. Kendisi hala kuzeyde Lancaster ve York'la uğraşıyordu. Cornwall topraklarını Oxford dükalığı kuşatmış, Norfolk da Bedford'u kuşatmıştı. 2 yıl sonra Harold tahttan indirilmiş ve İrlanda'ya sürgüne gönderilmişti. Yerine oğlu geçmişti. Ben bağımsız yaşlı bir düktüm. Varisim yoktu. Ayrıca "stressed" ve "ill" traitleri ile beraber "chaste" traitimde vardı. Bunlar sayesinde çocuğumun olması imkansızdı. Son çare olarak İspanya'da Navarro'da court chaplin olarak bulunan en küçük kardeşimi ülkeye davet ettim. Ben ölürsem en azından yerime o geçerdi. Teklifimi kabul etti ve karısıyla çocuklarıyla geldi. F*ck yeah dedim. Ama hala varisim olarak gözükmüyordu! Bir de baktım ki bizim salak Harold bu oğlanı matrilineal marriage ile evermiş! Çocukları Jimena hanedanına mensup. Kısa bir fuuuuuuu!!!! anının ardından, başka bir yol bulmak üzere planlar yapmaya başladım ama yaşlı dükün hastalığı kötüleşti ve kısa sürede öldüm. Game over!

Dükalık kime kaldı bilmiyorum. Büyük ihtimalle bizim hanımköylü küçük biradere kaldı ve topraklar Jimena hanedanına geçti.

Bu da böyle bir anımdır.
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2012, 12:06:55 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

 

Foruma ilişkin her türlü bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.