Gönderen Konu: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-  (Okunma sayısı 5930 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kingphilippe

  • Misyoner
  • *
  • İleti: 6
ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« : 15 Şubat 2013, 19:14:17 »
I.BÖLÜM: SONUN BAŞLANGICI-YENİ BİR KRAL-YENİ POLİTİKA-
 Tarihler 1276 yılını gösterdiğinde Aragon’un yaşlı ve felçli kralı Fatih Jaumie Barcelona’daki sarayında yatağında rahipler ve dualar eşliğinde son nefesini verdi. Büyük şansölye Carles de Empirues o esnada bir ayaklanmayı bastıran büyük oğul Pere’ye haberciler yolladı. Pere babasının ölüm haberini aldı ve askerlerinden bir kısmını yanına alıp Barcelona’ya yola çıktı. Tarihler 1276 yılının 17 Haziranını gösterdiğinde Barcelona’daki sarayda tahta geçen III. Pere( isminin bu isimle anılan III. Üyesi) 37 yaşındaydı.



  Yağmurlu bir eylül günü Kraliçe Sicilyalı Constance saray merdivenlerinden kayıp düştü. Kral’a 3ü erkek 2si kız olmak üzere 5 çocuk veren kraliçe boyun kırılması sonucu öldü.16 Eylül günü Barcelonada çanlar kraliçe için çalıyordu. Kral Pere tahtına oturmuş epey üzgündü. Kral bir süre sonra acısından kurtuldu ve şöyle söyledi:
-Bana hemen şansölyemi çağırın. Yaşlı şansölye bastonuna dayanarak yürüdü ve kralını selamladı. Kral’ın dediklerini dinlemek için iyice yaklaştı. Kral şansölyesiyle ilk kez konuşacaktı. Kral Pere şansölyesinden raporları istedi ve göz ucuyla kontrol etti. Evet, Aragon Casteille kadar verimli ve geniş topraklara sahip değildi lakin vergiler düzenli toplanıyor halkın geneli mutluydu. Kral Pere şansölyesine yöneldi ve konuşmaya başladı:
-Ben komşu krallıklarla ittifak kurma niyetindeyim ve siyasi evliliklerle bu ittifakları pekiştirmek ve yüceltmek istiyorum. İlk başta kendimden başlamalıyım. Eş olarak kendime Habsburglu Kutsal Roma İmparator’u I.Rudolf’un kızı Mathildeyi almaya karar verdim. Kral elçileri İmparator’a yolladı ve kararı bekledi.1 Ekimde Barcolandaki Katedralde III. Pere ve genç prenses Mathilde evlendi. Siyah kıvırcık saçlı ve dindar bir kadın olan Mathilde sessizce saraydaki köşesine çekildi ve ömrü boyunca eşinin hiçbir işine karışmadı.



III.Pere bugün heyecanlıydı ne de olsa ilk kez Cortez azalarının karşısına çıkacak kraliyet yeminini edecek ve belirli kararları alacaklardı.Oda hizmetçisi Lope de Urgell Kral’ın giyinmesinde yardımcı oldu ve başına Aragon tacını taktı.Kral III.Pere saray’ın içindeki meclise girdi ve yüksekteki tahtına oturdu yanında veliaht prens Alfonso da vardı.Kral tahtına oturduktan sonra saray piskoposu yaşlı rahip yaklaştı İncilden birkaç bölüm okudu ve en sonunda baba oğul ve kutsal ruh adına diyerek duasını bitirdi.Kral Pere önüne konulan İncil’e elini bastırde ve kraliyet yeminini tüm Cortez azalarının önünde etti.Kral Pere boğazını temizledi ve şöyle konuştu:
-Sayıdeğer lordlarım, hepinizi Tanrı korusun. Ben kral Fatih Jauime’nin oğlu Kral Pereyim ve sizlerin de sayesinde bugün burada ilk toplantımızı yapacağız. Öncelikle birçoğunuz babama sadakatlerinizi göstermekte çekinmediniz ve her anında yardım ettiniz. Sizlerden de aynı sadakati ve desteği bekliyorum. Taht yasa tasarısını oylamaya sunuyorum. Ben Tanrı’dan gelen bu haklarımı yüceltmek ve güçlendirmek istiyorum yeni yasa tasarısını sizlere sunuyorum. Cortez azaları yasayı okudular ve kabul ettiler. Artık Pere taht üzerinde daha da güçlendiriyordu.



 Artık siyasi evlilikler konusuna geçebilirlerdi. İlk olarak İngiltere elçisi Thomas Canterville içeriye girdi ve Kral’ı selamladı. Elçi İngiltere kralı Uzunbacaklı Edward’ın sevgi dolu mesajlarını getirdiğini söyledi ve buraya Tanrı’nın izniyle güzel işler yapmaya geldiğini söyledi. Elçi niyetini açıkladı. Kral Edward kızını veliaht prens Alfonso ile evlendirmek istiyordu. Herkes bu duruma sevindi çünkü İngiltere Gaskonya toprakları sayesinde komşu durumundaydı ve iyi bir müttefik olabilirdi. Nişan yapıldı. Elçi ve maiyetinin akşam yemeğe kalınması söylendi.





 Aradan birkaç gün geçti. Barcelona’daki saray bugün önemli konukları ağırlayacaktı. Fransız elçisi Kont Henri de Daimpeirre maietiyle birlikte saraya Capetlerin ve Fransızlar’ın kralı III. Philippe’in selamlarını ve sevgilerini getirmeye gelmişti. Kral Fransızlar’ı iyi karşıladı çünkü güçlü bir ülke olan Fransa ile başını derde sokmak istemiyordu. Kral Philip oğlu veliaht prens Philippe ile prenses Isabel’in nişanlanmasını talep ediyordu. Küçük Isabel dadısı ve kardeşleriyle sarayın bahçesinde o esnada oynarken büyükleri onun geleceği için imzaları atmışlardı. Prenses günün birinde Fransa kraliçesi olarak taç giyecekti.




   Aragon Kralı Peter son olarak İtalya’daki Sicilya krallığını Alman Hohenstaufenlerinin elinden alıp başa geçen Fransız kral Anjoulu I.Charles’in veliaht torunu ile kızı Violant’ı nişanlamak niyetindeydi. Kral Pere kont Jean de Urgell’i yanına çağırdı ve ona şöyle söyledi: Sicilya’daki yeni kral meşruluğu için iyi bir evlilik istiyor. Biz onun aradığı bir soyuz ve saygınlığımız yüksek. Yaşlı kral’a ne yap ne et bu iş için ikna et. Sana güveniyorum Tanrı ve azizler yardımcın olsun. Elçi Jean de Urgell Napoli’de ihtiyar Kral tarafından iyi karşılandı ve nişan gerçekleşti. Küçük Violant ablası Isabel gibi ailesinin ve ülkesinin çıkarları adına evlenene kadar görmeyeceği bir çocukla nişanlanmıştı.



Böylece Kral III. Pere tüm Avrupa’ya barışçıl ve uzlaşmacı bir kral olduğunu gösteriyordu. Peki, bu hep böyle mi sürecekti? Yarım adanın güneyindeki Arapların yeni bir savaş hazırlığına giriştiği casuslar tarafından kulağına fısıldanıyordu. Ayrıca kardeşi Mallorca Dükü ve Rosellion kontu Jaume tahtın kendisinin olduğunu iddia ettiğini duymayan yoktu. Bu barış ne kadar sürecekti, politikalar ne kadar başarılı olacaktı? Hepsi ve daha fazlası bölüm II de  :D :D :D



 


 
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2013, 19:35:29 Gönderen: Probang »
 

Çevrimdışı barkardes

Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #1 : 15 Şubat 2013, 19:21:11 »
Hikaye güzel ama resimler gözükmüyor.
 

Çevrimdışı kingphilippe

  • Misyoner
  • *
  • İleti: 6
YOK
« Yanıtla #2 : 15 Şubat 2013, 19:23:43 »
 Resim koymaya çalıştım ama beceremedim nasıl konulacağı hakkında bir bilginiz var mı? Yardımcı olursanız teşekkürler şimdiden.Saygılarımla..
 

Çevrimdışı MassiveStroke

  • (NukeHero)
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1944
  • Beyne karşı biber gazı...
Ynt: YOK
« Yanıtla #3 : 15 Şubat 2013, 19:26:17 »
Resim koymaya çalıştım ama beceremedim nasıl konulacağı hakkında bir bilginiz var mı? Yardımcı olursanız teşekkürler şimdiden.Saygılarımla..
Resim linklerini ver senin için düzenleyeyim.
 

Çevrimdışı Probang

Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #4 : 15 Şubat 2013, 19:32:42 »
Düzelttim.
Steam

Ağlamayı bile sevmişiz seninle
 

Çevrimdışı kingphilippe

  • Misyoner
  • *
  • İleti: 6
YOK
« Yanıtla #5 : 15 Şubat 2013, 19:33:40 »
 Çok teşekkür ederim ;D ;D
 

Çevrimdışı Probang

Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #6 : 15 Şubat 2013, 19:34:04 »
Çok teşekkür ederim ;D ;D
Birşey değil :) Hikaye düzeni çok iyi olmuş eline sağlık başarılar.
Steam

Ağlamayı bile sevmişiz seninle
 

Çevrimdışı MassiveStroke

  • (NukeHero)
  • Filozof
  • *
  • İleti: 1944
  • Beyne karşı biber gazı...
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #7 : 15 Şubat 2013, 19:34:12 »
Düzelttim.
Süper Berk bide sondaki boş kod kapamasınıda silseydin iyiydi.
« Son Düzenleme: 15 Şubat 2013, 19:35:32 Gönderen: NukeHero »
 

Çevrimdışı Stuka

  • Mülkiyetçi
  • *
  • İleti: 355
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #8 : 15 Şubat 2013, 19:46:14 »
Çok güzel.CK hikayelerini diğer oyunlara göre daha çok seviyorum.  tbrk*
 

Çevrimdışı kingphilippe

  • Misyoner
  • *
  • İleti: 6
II. BÖLÜM: KAN- SAVAŞLAR-GÜÇ
   1276 yılının sonlarında Aragon Kralı III. Pere soğuk ve sessiz odasında kitaplarını okuyordu. Bugün saray kütüphanesini ziyaret etmişti. Babası savaş ve isyanlardan dolayı sarayını özellikle de bu kısmını ihmal etmişti. Pere sabahtan kütüphaneye gittiğinde kütüphanecinin karısı Joana Sançhez kralın yanına usulca sokuldu ve ona:-“Majesteleri, izninizi alaraktan sizlere çok değerli kitaplar göstermek istiyorum.” Pere epey heyecanlanmıştı ve kadını takip etti. Kadın çok eski bir sandıktan kapakları tozdan görünmeyen kitaplar çıkarttı ve şöyle ekledi: -“Bunlar Araplar tarafından yazılmış çok nadir bulunan sağlık, kimya, ziraat ve tarih kitaplarıdır. Bunlar, babanızın Cordoba’ya yaptığı saldırılar sonucunda bir rahip tarafından bulunmuş ve bana getirildi. Majesteleri, bu kitaplar Aragon’u ihya edebilir.”dedi. Pere kitapları aldı ve okumaya başladı ve kitaplarda gördükleri karşısında çok şaşırdı. Kitaplarda sağlık hakkında uygulanmayan birçok yöntem vardı. Pere ömrü boyunca iyi bir okuyucu oldu ve Avrupa’nın kralları, dükleri ve hatta Papa kralın gönlüne giden yolun nadir el yazmalarından ve kitaplardan geçtiğini hiçbir zaman unutmadılar.
 

  1276 yılının Noel’i Aragon sarayında günlerce ve dopdolu kutlandı. Kral ve yeni Kraliçesi Mathilde kiliseleri, düşkünler evlerini ve fakir mahalleleri ziyaret ettiler ve birçok yardımda bulundular. Özellikle Kraliçe Habsburglu Mathilde tüm halkın ve keşişlerin sevgisini kazanmıştı, bu durum Pere tarafından hoşuna gitti ve kraliçesine bir kraliyet toprağının gelirlerini ona maaş olarak bağladı. Son gün sarayda elçilerle birlikte büyük bir ziyafete oturuldu. Ziyatertin sonuna gelinirken sarayın koridorlarında bir ses duyuldu ve bu ses bir adamın sesiydi. Adam Castilya İspanyolcası konuşuyordu ve kral denilenleri az buçuk anlamaya çalıştı. Adam şöyle diyordu:-Yardım edin! Araplar! Onlar siyah vahşi atlar üzerinde geldiler ve tüm kardeşlerimizi öldürdüler. Gelen, kız kardeşi Violant’ın kocası, Kastilya kralı X.Alfonso’nun habercisiydi. Durum ortaydı uzun süredir ortalıkta dolaşan tüm haberler doğruydu demek, Araplar sonunda beklenen saldırıyı yapmıştı. Kral Pere ilk savaşına hazırlanmaya o an karar verdi. Artık Arap egemenliği İber yarım adasında son bulmalıydı her ne olursa olsun. Pere şöyle seslendi:-“Lordlarım, atalarımız 400 yıldır Araplarla mücadele halinde babam, dedem ve onların da dedeleri ve babaları Araplarla mücadele ettiler, bu topraklar bizim ve İsa efendimizin. Artık tüm İber yarım adasında çanların sesini duymak istiyorum. Evet, lordlarım, bu kutsal günümüzde önce Tanrı’nın, İsa efendimizin ve azizlerin iznini alaraktan ben Aragon Kralı III. Pere tüm kanım ve canımla savaşa karar veriyorum”.Böylece Pere ilk savaşına karar vermiş oluyordu.
 
 Savaş hazırlıkları tam altı ay sürmüştü. Kral Pere Cortez azalarını savaşa ikna etmek için tam iki ay boyunca uğraşmıştı. Bu duruma göre tüm Dükler ve kontlar asker vermek mecburiyetindeydi. Pere Barcelona sarayındaki odasında sessizce oturuyordu yanında Savaş bakanı ve babasının sağ kolu Juan de Nejera kralın huzuruna çıktı. Bu yaşlı ve şarap meraklısı adam bir zamanlar Araplar’ın şiirlerine dahi konu olmuştu. Güçlü ve gözü kara bir adamdı. Kralını selamladı ve kral ondan bilgi almak istedi. Juan pek açık konuştu:”Majesteleri, asker sayımız yeteri kadar ve gerçekten de teçhizat açısından iyi durumdalar. Ordunun başına geçmeye kararlı mısınız?”dedi. Pere, savaşa katılacağını ve babası gibi savaşmak istediğini söyledi. Bu arada gelen bilgiler büyük bir haçlı seferi olacağını söylüyordu. Savaşa Aragon,Portekiz,İngiltere ve Fransa katılıyordu.Bu sefer Kralların Seferi olarak tarihe geçecekti.
 
 
Savaş başlamıştı. Kastilya ordusundan sonra Güney’e inen ilk ordu Aragon ordusuydu. Ordu dinç ve savaşmaya meraklıydı. Rahipler, Cennet’e gidecekleri konusunda onları teskin ediyorlardı. Aragon kralı Pere ve Kastilya kralı X.Alfonso buluştular. Yaşlı ve kurnaz kral genç kral Pere ile uzun süre sohbet etti. Pere ablası Violant ve yeğenlerinin durumlarını sordu. Hepsi şükür ki iyiydiler. Sonraki günlerde Avrupa’nın en büyük kralları aynı sofrada yemek yediler. Papa, bu dostluktan dolayı hepsini aziz-kral ilan etti. Savaş güzel gidiyordu ve Araplar güneydeki toprakları terk etmeye başlamışlardı. Bu sefer Haç Hilal’e üstün gelmişti.
 Bir akşam, Aragon kralı Pere ve İngiltere kralı Uzunbacaklı Edward birbirleriyle kadınlar hakkında konuşuyorlardı. Aragon kralı Pere birçok kadınla birlikte olduğunu ballandıra ballandıra anlatıyordu. Pere, birçok gayri-meşru çocuğa sahipti. Edward İspanyol karısı Leonor haricinde asla başka bir kadınla birlikte olmamıştı. Leonor ve Edward’ın aşkı tüm Avrupa’da biliniyordu. Tam gülüşürlerken içeriye kraliçe Habsburglu Mathilde’nin armasını taşıyan bir haberci geldi, kraliçenin sevgi ve selamlarını illetti ve mektubu ona verip gitti. Pere Edward’ı yalnız bırakıp çadırına girdi ve mektubu açtı, mektupta şunlar yazıyordu:

Sevgili lordum ve kocam,
 Tanrı ve Azizler seninle beraber olsun. Lakin sana bir güzel bir de kötü haberim var. Erkek kardeşin Castellion kontu Jaume, Aragon tahtının kendisine ait olduğunu söylüyor ve senin meşru evlat olmadığını söylüyor. Rosellion ve Mallorca adalarından da adam toplamaya başlamış sen gelene kadar Barcelona dayanabilir fakat içteki düşmanlar bizim için çok daha tehlikelidir. Gelip tahtını ve tacını korumalısın sevgili lordum. Ayrıca, savaşa gitmeden önce birlikte olduğumuz gece meyvesini verdi, sana Tanrı’nın izniyle güçlü bir erkek çocuk vereceğim.
Sevgilerimle, Tanrı yardımcın olsun.
Mathilde  von Habsburg-Queen Consort of Aragon&Princess of Holy-Roman Empire

Pere mektubu zırhının bir köşesine soktu ve derhal ordusunun büyük bir kısmını alarak Barcelona’ya doğru yola çıktı. Fransa ve Portekiz kralı kendisine 750 piyade ve 300 atlı asker vermişti. Pere bu iyiliği asla unutmayacaktı.
 
 

   Tam karargâhtan ayrılacakken ablası Violant’ın karargâha geldiğini öğrendi. Pere uzun yıllarını birlikte geçirdiği ve anneleri Macaristanlı Yolande ölünce kendisine annelik yapan bu kadını görmeden gitmenin yanlış olacağını düşündü. Birkaç saat sonra ablası Kastilya kraliçesi Violant Pere’yi görebileceğini söyledi. Pere ve Violant 12 yıldır birbirlerini görmemişlerdi. Violant görmeyeli epey yaşlanmıştı ve yüz hatları derinleşmişti. Abla kardeş yalnız kalmak istediklerini söyledi ve herkes çadırdan çıktı. Abla Violant herkesin gittiğinden emin olunca lafı uzatmadan o sert ve karalı sesiyle konuşmaya başladı:”Kardeşim, üvey kardeşimiz kont sana karşı isyan etmiş duyduğum kadarıyla. Sen bir çapulcu sürüsü için koca bir orduyu niçin peşine taktın bu işi daha kısa yoldan bitirebiliriz, krallar basit problemlerle uğraşmamalıdırlar” dedi ve elbisesinin içinden ufak bir şişe çıkardı ve şöyle ekledi:”Bunu kontun yemeğine koyacak bir adam bile ayarladım iki üç damla ile yakında işi bitecek. Sevgili kardeşim Aragon’un büyük işlere ve sana ihtiyacı var bunu bana bırakmalısın” dedi. Pere ablasının bu fikrine aklı yattı, öyle ya kralsan ve hükümdarsan her yol senin için meşru olmalıydı.
 
   Neyse ki, ablasının fikri işe yaramıştı ve kardeşi Jaume bir akşam Domuz sotesini yedikten bir süre sonra karnına şiddetli ağrılar girdiğini söyleyerek bağıra bağıra ölmüştü. Böylece bu dert bir kişinin ölümüyle sona ermişti. Eğer savaş olsaydı yüzlerce kişi aynı ırktan ve kandan olan kişiler birbirlerini bir hiç uğruna boğazlayacaklardı. Kral III. Pere bunu düşündü, vicdanını rahattı. Duasını etti ve yatağına huzurla uzandı.
 
  Kral, büyük bir zaferle Barcelona’ya dönmüştü. Nihayet Araplar yenilmiş ve hepsi Fas topraklarına kaçmaya başlamışlardı. Halk ellerinde çiçek demetleriyle askerleri selamlıyor genç Katalan kızları askerlerin boyunlarına atlayıp onları öpüyor ve güzel yiyecekler ikram ediyorlardı. Sarayın kapısında Kraliçe Mathilde ve çocukları onu beklemekteydiler. Mathilde kralının önünde diz çöktü ve kral eşini dudaklarından öptü. Çocuklarını sırasıyla sevdi ve Alfonso’yu yanına alaraktan saraya geçtiler. Akşam büyük bir ziyafet vardı ve kraliçe ilerleyen zamanlarda kuzeni Macaristan kralı IV. Laszlo’nun elçilerinin geldiğini söyledi. Karnı burnunda kraliçe eşinden izin isteyip odasına çıktı. Kral Pere sabah olduğunda Macaristan elçilik heyetini karşıladı. Kuzeni, tahta yeni geçmişti ve bekardı.Niyeti halası Yolande’nin ölümüyle kesintiye uğrayan Aragon-Macaristan akrabalığını devam ettirmekti.Kral’ın gayri-meşru kızı Beatriu’yu kendinle nişanlanmasını talep ediyordu.Kral bu öneriyi büyük bir istekle kabul etti zira gayri-meşru çocuklar ilerleyen zamanlarda büyük sıkıntılar çıkartıyordu.Elçiler büyük bir memnuniyetle geri döndüler.
 
 Pere aklını kurcalayan yeni bir konuyla uğraşıyordu. Erkek kardeşi Mallorca dükü Jaume önceki isyanda kardeşine asker yardımı yapmıştı. Ayrıca ilerde onun da taht üzerinde hak iddia etmeyeceği bilinmiyordu. Kral Pere Cortez toplantısında bu fikrini açtı ve tüm Cortez azaları bu fikri kabul etti. Kral Pere ülkesinin Fransa sınırına doğru yola çıktı ve Rosellion’u kuşattı ve aldı bu sırada bir haberci geldi ve ona kraliçenin doğum yaptığını ve bir erkek çocuğu olduğunu söyledi. Kral bu habere sevindi. Gayri meşru çocuklarıyla birlikte bu tam 14. Çocuğuydu.
 
 Zaferden sonra sarayına dönen Pere’yi bebek ağlamaları karşıladı. Kraliçe Mathilde loğusa yatağında kucağında prens bebekle kralını bekledi. Kral Pere karısına sarıldı onu öptü ve kendisine sarayın özel kuyumcusu bir Morisko olan Alkara de Monteira kraliçe için özel incilerden bir kolye yapmıştı. Prens’in vaftiz gününde bu kolye tüm saray kadınlarının ilgisini çekecekti. Prens’e Felipe adı verildi ve babası yeni ele geçirdiği bu kontluğu ona bağışladığını açıkladı. Felipe annesinin soyunun tüm özelliklerini almıştı. İri bir çene, beyaz bir ten ve siyah saçlar. O tam bir Habsburgluydu.
 
   Kral Pere’nin başında yine evlilik meselesi vardı. Portekiz kralının kızı Maria ve ikinci oğlu Frederic büyük bir tantanayla nişanlandı. Küçük prens ve prenses yan yana rahip tarafından nişanlandı.
 

 Bir dahaki bölümde yeni evlilikler ve bir krallığın tacı üzerinde hak iddiası sonucu yaşanılan savaşlar ve daha fazlası... ;D ;D
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #10 : 16 Şubat 2013, 13:07:25 »
Güzel. tbrk*
 

Çevrimdışı TheDoctor

  • Kral
  • *
  • İleti: 4385
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #11 : 16 Şubat 2013, 14:11:57 »
Başarılar. tbrk*
 

Çevrimdışı Probang

Steam

Ağlamayı bile sevmişiz seninle
 

Çevrimdışı Kaymak Pürüzü

  • Kaptan
  • *
  • İleti: 948
  • Gördüğüm illegal durumları rapor ediyorum.
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #13 : 16 Şubat 2013, 15:37:23 »
Takipteyim.  tbrk*
 

Çevrimdışı Azarrath

  • Amiral
  • *
  • İleti: 72
  • Yeni bir üyeyim.
 

Çevrimdışı Deniz Ali

  • İmperium
  • *
  • İleti: 2329
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #15 : 16 Şubat 2013, 17:11:25 »
Takipteyim.Sonunda bir CK2 hikayesi.
 

Çevrimdışı kingphilippe

  • Misyoner
  • *
  • İleti: 6
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #16 : 16 Şubat 2013, 17:17:02 »
 Hikayemi beğendiğiniz için öncelikle hepinize teşekkür ederim.Hikayede olmasını istediğiniz ya da eksik gördüğünüz yön var mı? Benimle paylaşırsanız sevinirim.
Saygılarımla..
« Son Düzenleme: 16 Şubat 2013, 17:18:55 Gönderen: kingphilippe »
 

Çevrimdışı oguz350

  • Kaptan
  • *
  • İleti: 558
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #17 : 16 Şubat 2013, 19:31:53 »
çok güzel tbrk*
 

Çevrimdışı Emperor

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1947
  • The Mad Baron
Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #18 : 16 Şubat 2013, 19:42:21 »
Üzerinde düşünülen ve emek verilen hikayeler her zaman ilgimi çekmiştir. Bu da öyle hikayelerden biri gibi duruyor, başarılar...
Heyder Baba, göyler bütün dumandı,
Günlerimiz birbirinden yamandı,
Birbirizden ayrılmayın, amandı,
Yakşılığı elimizden alıblar,
Yakşı bizi yaman güne salıblar!
 

Çevrimdışı Frederik Barbarossa

Ynt: ARAGON-TAHTIN VE TACIN GÜCÜ-
« Yanıtla #19 : 16 Şubat 2013, 22:36:28 »
Üzerinde düşünülen ve emek verilen hikayeler her zaman ilgimi çekmiştir. Bu da öyle hikayelerden biri gibi duruyor, başarılar...
Tarih, ilerisini göremeyenler için acımasızdır.
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.