Gönderen Konu: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.  (Okunma sayısı 5020 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Furkan61

  • (Sipahi)
  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 261
  • Eskiden tımar vardı, Sipahilik kolaydı.
    • Profili Görüntüle






1. BÖLÜM-TUFANIN BAŞLANGICI

Kral Salamon henüz 13 yaşında bir çocuk. Ama Avrupa'nın en kudretli devletlerinden birinin tahtında oturuyordu. Macaristan.. Uzun ve bereketli ovaları,geniş toprakları olan bir kara devleti. Kudretli kontlara ve düklere sahip.



Yıllar su gibi akmış 16 yaşına gelen Salamon naibe gerek kalmadan ülkeyi yönetmeye başlamıştı. Çok kuvvetli bir entrikacı olan Salamon'un eşi Kutsal Roma İmparatorluğu prensesi Juttaydı.



Evlendikten bir kaç ay sonra Kraliçe Jutta yatağında dalgın duran krala yanaştı ve:
'' Aziz Kralım bir çocuğumuz olacak. !''
Salamon bu habere çok sevinmişti. İçgüdüsel olarak elini karısının karnına koymuştu. Macaristan'ın geleceği 9 ay sonra dünyaya gelecekti.


 
9 ay sonra nedime haberi getirdi. Kralın nur topu gibi kızı olmuştu. Kral emin adımlarla yatağa doğru yürüdü ve acaip sesler çıkaran bu minik meleğe baktı. Ve isminin Angela olmasını buyurdu.



Yıllar geçiyordu fakat kralın erkek çocuğu olmuyordu. Angela'dan sonra iki kızı daha olmuştu.Kızlarını seviyordu fakat Macar tahtına tabi ki soyunu devam ettirecek prensin oturmasını isterdi. Ayrıca lordlar huysuzlanıyor ''Tahta kadının oturması neymiş. Eğer kral erkek çocuk sahibi olamazsa yerine kardeşi David'i geçiririz'' diyorlardı. Kral bu söylentilere kulaklarını tıkamıştı ama bu daha ne kadar böyle devam edebilirdi?

Kral dalgın dalgın dışarıyı seyrederken Jutta krala sokuldu. ''Haşmetli kralım eminim bu sefer erkek doğacak.''
-Nereden biliyorsun kraliçem?'' diyerek hevesle atıldı kral Salamon.  Jutta kralın elini tuttu ve devam etti.'' Rüyamda sarayın bahçesinde kızlarımız oyun oynuyordu. Birden her taraf karardı. Gökten gelen bir ışık huzmesi karnıma indi. Ne olduğunu anlayamadan sarışın güzel bir çocuk kucağımda belirdi.Bu bizim oğlumuz aziz kralım bana güvenin.''

Salamon umut dolmuştu. Karısıyla beraber odalarına geçip uyudular. Ertesi sabah kral çığlıklarla uyandı. Karısı doğuruyordu. Telaşla odadan çıktı. O gece gördüğü garip rüyayı düşünmeye başladı birden. Garip giyinimli bir adam yanaşmıştı yanına. ''Oğlum ben hanedanımızın kurucusu büyük büyük deden Arpad'ım. Bu topraklara boyumuzla beraber geldik. Burayı vatanımız yaptık. Benden sonraki nesiller topraklarımızı büyüttü ve en sonunda bu kutlu taht senin oldu. Yarın bir gün senin oğlun bu tahta geçecek bu döngü böyle devam edecek. Yapman gereken vatanımızı büyütmek ve halkımızı mutlu kılmaktır.''
Dedikten sonra ''avucunu aç.'' dedi büyük Arpad. Ve kralın avcuna toprak,kum,su ve buz bırakarak kayboldu. Solomon bu rüyanın ne anlama geldiğini öğrenmeliydi. Bebek ağlamasıyla irkildi ve düşüncelerden sıyrıldı. Györ piskoposu sevinçle yanına geldi. ''Haşmetli kralım oğlunuz oldu !'' Kral Salamon sarayın şapeline gitti ve uzun uzun Tanrı'ya kendisine erkek çocuk bahşettiği için şükretti. Şimdi bebeği görebilirdi. Kraliçe yorgun bir şekilde yatıyordu. Ancak krala verdiği sözün gerçekleşmesinden dolayı mutluydu. Kral karısının avcunun içini öptü ve oğlunu kucağına aldı. ''Fulöp,sen bu ülkeye güneş gibi doğdun.'' diye kulağına fısıldadı.




Kral oğlunun şerefine büyük bir şölen düzenledi. Herkes bu şölene davetliydi. Macaristan'ın dört bir yanından sanatkarlar,kontlar,şövalyeler,baronlar,cambazlar ve halk bu şölene akın etti. Şölenin bitiminde herkes çok mutluydu ve kralın ne kadar eli açık biri olduğunu söylüyordu. Kral böylece dedesinin bir öğüdünü yerine getirmişti. Şimdi sıra diğerinde yani ülkesini genişletmekteydi.



SAVAŞ

Komşu Hırvat krallığı en kolay hedefti. Fakat sebepsiz yere savaş açılamazdı. Kral bir süre düşündükten aklına Bacs kontluğu ve kontu Beled geldi. Bacs kontluğu güney Macaristan'da bir bölgeydi. Kont Beled'in Hırvatistan'a bağlı olan Slavonya düklüğünün merkezi olan Krizevci kontluğunda hakkı vardı. Kral bu vasıtayla Hırvatistan'a savaş açacaktı. Hazırlıklar yapılmaya başlandı. Kral savaşçı bir kişiliğe sahipti. Başkent Estergon'a topladığı dük ve kontlarına şöyle seslendi. '' Aziz soylular,kontlarım,düklerim. Hırvat kralı bizden zorla koparılan bölgelerde rahatlıkla her türlü iğrençliği ve Hristiyanlığa yakışmayacak zulümleri yapıyor. Tek suçu Macar olmak olan insanların evleri yıkılıyor yakılıyor ve bu insanlar köle olarak kullanılıyor.
Ben Macaristan Kralı olarak buna müsaade edemem. Bir Macar çocuğu ağlarken ben sefa süremem. Savaşacağız asil soylular. Ülkemizi büyütecek kardeşlerimizi kurtaracağız. Kan dökmeye hazır olun ! Muzaffer bayrağımız Krizevci burçlarında dalgalanacak !''

Sınır kontluklarından Székesfehérvár'da toplanan Macar ordusu Krizevci kontluğundaki kaleleri kuşatmaya başladı. 13 günlük kuşatma sonucu Krizevci kalesi düşmüştü. Kral sözünü tutmuş burçlarda Macar bayrağını dalgalandırmıştı.



Hırvatistan kralı Stepan dehşete düşmüş ve hemen elçilerini göndererek her şartı kabul edeceğini söylemişti. Kral Salamon Krizevci'yi almak şartıyla barışı imzalayacağını belirtti. Hırvat elçiler bu şartı kabul etmek zorundaydı. Çünkü Salamon tüm Hırvatistan'ı istila etmekten bahsediyordu. Aslında bu savaş kısa sürsün diye yapılan bir blöftü. Salomon henüz o kadar güçlü değildi. Anlaşma imzalanmış ve Krizevci kontluğunun yönetimi Kont Keled'e bırakılmıştı.



Elçiler gittikten sonra Kral Salamon çadırından çıktı , ileride gördüğü göle doğru ilerlemeye başladı.Gayri ihtiyari ayağı bir taşa takıldı ve düştü. Kalkıp üstünü silkelerken elbisesine yapışmış toprağı farketti. Yavaş yavaş Arpad'ın ne demek istediğini anlıyordu..
Neden mi Fenerbahçe? Bilmem.. Biz nedensiz sevdik..
 

Çevrimdışı Luftwaffle

Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #1 : 09 Ocak 2013, 16:31:30 »
Guzel, takip tbrk*
 

Çevrimdışı Stuka

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 347
    • Profili Görüntüle
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #3 : 09 Ocak 2013, 16:39:01 »
Güzel bölüm.Başarılar.Rüyalar renk katmış.
 

Çevrimdışı Furkan61

  • (Sipahi)
  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 261
  • Eskiden tımar vardı, Sipahilik kolaydı.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #4 : 09 Ocak 2013, 16:46:53 »
Teşekkür ederim arkadaşlar. 2.bölümü de bir kaç saat sonra yayınlayacağım.
Neden mi Fenerbahçe? Bilmem.. Biz nedensiz sevdik..
 

Çevrimdışı Nizam-ı Türk

  • Paşa
  • *
  • İleti: 6642
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #5 : 09 Ocak 2013, 16:53:05 »
Takip.
 

Çevrimdışı MadKing

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 233
    • Profili Görüntüle
Sinema Öğrencisi
 

Çevrimdışı Brk007

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1143
  • Watch Me Bro
    • Profili Görüntüle
.
 

Çevrimdışı assasin987

  • Müsellem
  • *
  • İleti: 102
  • Smaug!!!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #8 : 09 Ocak 2013, 18:37:38 »
Müthiş olmuş. Tebrik ederim

''Oğlum ben hanedanımızın kurucusu büyük büyük deden Arpad'ım. Bu topraklara boyumuzla beraber geldik. Burayı vatanımız yaptık. Benden sonraki nesiller topraklarımızı büyüttü ve en sonunda bu kutlu taht senin oldu. Yarın bir gün senin oğlun bu tahta geçecek bu döngü böyle devam edecek. Yapman gereken vatanımızı büyütmek ve halkımızı mutlu kılmaktır.''

Burası en can alıcı yer olmuş. Fetih 1453'de ki Osman Gazi'nin Fatih'in rüyasına girmesine benzemiş.

Çevrimdışı TheDoctor

  • Ağır Süvari
  • *
  • İleti: 4163
    • Profili Görüntüle
 

Çevrimdışı zafer2813

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 441
  • 20 Ramazan (Pazartesi) 1415
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #10 : 09 Ocak 2013, 20:25:58 »
Güzel takip, bu hikayeleri okudukça CK:2 hakkında bilgileniyorum iyi oluyor  tbrk*
« Son Düzenleme: 10 Ocak 2013, 13:15:14 Gönderen: zafer2813 »
 


Çevrimdışı Michael Wittmann

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2965
  • Gözümü kapatıyorum, Halep düşüyor...
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #12 : 10 Ocak 2013, 11:18:58 »
Katip.
 

Çevrimdışı MadKing

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 233
    • Profili Görüntüle
Sinema Öğrencisi
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #14 : 10 Ocak 2013, 16:07:23 »
ne oldu facepalm ne ayak
Senin mesajına alıntı yapınca hiç birşey yazmamıştı.Düzeltmiş.
 

Çevrimdışı MadKing

  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 233
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #15 : 10 Ocak 2013, 16:21:36 »
o zaman pardon  ;D
Sinema Öğrencisi
 

Çevrimdışı Deniz Ali

  • Sekban
  • *
  • İleti: 2011
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #16 : 10 Ocak 2013, 19:19:35 »
Güzel hikaye.Macaristan'la oynamak zevkli oluyor.
 

Çevrimdışı Furkan61

  • (Sipahi)
  • Yeni Çeri
  • *
  • İleti: 261
  • Eskiden tımar vardı, Sipahilik kolaydı.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #17 : 11 Ocak 2013, 14:03:16 »
2. BÖLÜM - İHANET CEZASIZ KALMAZ

Muzaffer kral Salamon Estergon'daki sarayına geri dönmüştü. Zaferinin keyfini süren kral sarayda eğlenceler tertip ediyor asillerle beraber eğleniyordu. Rutin bir akşam yemeğinden sonra başhafiyesi Bertalon köşede Temesli Nagyarla sessiz sessiz konuşuyordu.

Bertalon : - Bunu Kral'a nasıl söyleyeceğim? Ya bana inanmayıp zindana attırırsa beni?
Nagyar:-    Senin görevin kralı,ailesini ve devleti korumak,aleyhinde çalışanları krala bildirmek. Seni bu göreve getiren o. Komployu da sen kurmadığına göre seni nasıl suçlayabilir?
Bertalon: Bilmiyorum aziz dostum.. Tek bildiğim bunu krala ne olursa olsun söylemeliyim..

Bertalon Kral'a bunu ilettiğinde Salamon bir an tökezledi. Kardeşi David. Ona hep iyilikle muamele etmiş karşısına çıkıp toprak istediği zaman kendi tacında bulunan Heves kontluğunu ona vermişti. Büyük olarak onu hep kollamıştı. O ise hanedana kara leke sürmek istiyor öz yeğeninin canına kastediyordu. Kral ivedi olarak David'i sarayına çağırdı. ''David bu yaptığın affedilemez aslında. Fakat sırf babamız ve annemizin ruhları azapta olmasın diye canını bağışlıyorum. Bundan sonra asla gözüme gözükmeyeceksin.'' Salamon David gittikten sonra üzüntüyle tahtına oturdu kaldı.




Tanrı Hristiyanların kudretli krallarından olan Salamon'a cömert davranmıştı. Ilık bir Nisan akşamında ikinci oğlu Laszlo dünyaya geldi. Böylelikle kraldan sonra -Tanrı esirgesin- büyük oğluna birşey olması durumunda küçük oğlu tahta geçebilir soyunu devam ettirebilirdi. Macaristan Krallığı'nın geneline yayılmış huzurlu ve mutlu günler bozulmaya gebeydi. Çünkü en büyük fırtınalardan önce mutlaka bir sessizlik hakim olurdu..




İsyan !

10 Haziran 1085- Pecs


Kont İmre dalgın dalgın önüne bakıyordu. Küçüklüğünden beri huysuz,geçimsiz ve kavgacı olarak nam salmıştı. İyi bir savaşçıydı fakat stratejik zekadan yoksundu. Kral Salamon'un parlak geleceğini gören kontların düklerin hepsi kraldan yanaydı. Fakat İmre ondan ölesiye nefret ediyordu. Aklına geldikçe ''ukala köpek'' diyordu sinirle kral için. Koca masada tek başına oturup yemeğini yerken hizmetkarlarından Tamas odaya girdi. ''Efendim Kral Salamon krallık yetkilerini arttırmak için kanun değişikliği kararını vermiş. Ve diğer kontların cevaplarını bekliyor. Sizin oyunuz nedir? Acilen cevabınızı Estergon'a göndermeliyiz.''
İmre doğruldu. Elindeki şarap kadehini yere fırlattı. ''O ukala köpek hepimizi arkasına takıp bizi av tazısı niyetine kullanmak istiyor anlaşılan. Yüz yıldır süre gelen kanunu değiştirmenin gereği ne? Oyumun hayır olduğunu bildirin. Ömrümün sonuna dek ona muhalefet olacak ve  tökezlemesini bekleyeceğim. '' diye noktaladı sözlerini. Kont İmre kararını verdi. Macaristan'ı bu baş belasından kurtaracaktı..

Estergon 11 Haziran 1085

''Aziz kralım,Aziz kralım !''
''Ne oldu,niye böyle koşturuyorsun Miklos?''
''Kont İmre isyan etmiş ve ordusunu toplayarak Estergon'a doğru ilerlemeye başlamış!''



Kral Salamon öteden beri sevmediği İmre'nin bu cahil cesaretine oldukça şaşırmıştı. Tek başına ne kadar asker toplayabilirdi ki. Taş çatlasın bin. O da çoğunluğu eline hiç kılıç almayan köylüler. Doğrudan doğruya Estergon'a gelmek demek ha. Cezalarını en ağır şekilde verecekti. Kont İmre ise yanaştığı bütün kontlardan red cevabı almıştı. Aceleyle derme çatma bir ordu kurmuştu. Sarayında derin hayallere dalan İmre halkın da kendisi gibi kraldan hoşlanmadığını düşünüyor onu yok ettiği zaman belki de tahta onu oturtacaklarını düşünüyordu. Ama büyük hataya düşmüştü. Krallarını çok seven Macar halkı bu isyanı lanetlediler. Kontların hepsi göreve hazır olduklarını bildirdiler. Kralın keşife gönderdiği süvarinin atı Estergon'a vardıklarında çatlamak üzereydi. Doğrudan kralın yanına alınan süvari gördüklerini anlatmaya başladı.

''Aziz majesteleri asiler tahminimce 400 kişiler. Ve Sopron'a 4 günlük mesafedeler.''
''Peki süvarilerini görebildin mi? Ordu piyade ağırlıklı mı yoksa süvari mi?''
'' 20 kadar süvari gördüm aziz kralım. Hafif süvariler ve piyadeleri de zırhlı değil.''
''Teşekkür ederim. Hizmetinin karşılığını alacaksın. Git dinlen ve birşeyler ye.''
diyerek süvariyi gönderdi. Kontlarının askerlerine ihtiyaç yoktu. Bu küstaha kendi muhafız birliğiyle cezasını verecekti. Kralın 640 muhafızı Sopron yakınlarında isyancılarla karşılaştı. Savaşın sonucu başlamadan belliydi. Yorgun ve askerlikten bihaber olan kontun ordusu çabuk dağıldı. Kont yaralı bir şekilde esir alındı.


''Evet İmre. Benden ne kötülük gördün ki isyan bayrağını açtın? Siz asil soylularıma her zaman adaletle davranmadım mı? Sizden hakkım olan dışında birşey istedim mi? Bu isyanın sebebini söyle bana. '' diye sordu kral Salamon. İmre ise cevap vermedi. Gerçekleri yeni algılıyordu. Bu adam diğer krallara benzemiyordu. Fakat bunu düşünmek hiç birşeye çözüm değildi. İmre kralın emriyle zindana atıldı.





Günler günleri kovalarken hekim kralın huzuruna kabülünü istedi. Kralın izniyle huzura çıkan hekim Kraliçe Jutta'nın çok hasta olduğunu ve bütün herşeyi denediklerini yine de kraliçenin iyileşme belirtisi göstermediğini söyledi. Kral heyecanla odaya girdi. Gördüğü manzara onu çılgına çevirmişti. 6 çocuğunun annesi ve delicesine aşık olduğu karısı Jutta bembeyaz kesilmiş yatakta yatıyordu. Yatağın yanına çöktü,elini karısının eline değdirdi.

Kraliçe Jutta gözlerini açtı ve güçlükle ''Kralım'' diye seslendi. ''Söyle aziz kraliçem, ne istiyorsan söyle ne gerekiyorsa söyle.'' dedi kral. ''Artık çok geç soylu efendimiz,herşeyin farkındayım. Zamanım tükendi sanki canım ellerimden,vücudumdan çekiliyor. Sizden son isteğim çocuklarımıza her daim göz kulak olun ve şefkatle yaklaşın. Sizi her zaman sevdim aziz efendim. Beni unutmayın..''. Kral Jutta'nın gözlerini eliyle kapattı. 24 senelik beraberliğin sonuna gelmişlerdi.
Hemen odayı hızlı adımlarla terketti. Ve odanın açık penceresinden içeriye sızan ayışığından başkası kralın gözlerinden akan yaşları görmedi..


« Son Düzenleme: 11 Ocak 2013, 14:52:00 Gönderen: Sipahi »
Neden mi Fenerbahçe? Bilmem.. Biz nedensiz sevdik..
 

Çevrimdışı Frederik Barbarossa

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1449
  • The North Remembers...
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #18 : 11 Ocak 2013, 16:10:34 »
Güzel bölüm  :)
Tarih, ilerisini göremeyenler için acımasızdır.
 

Çevrimdışı Brk007

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1143
  • Watch Me Bro
    • Profili Görüntüle
Ynt: Macaristan. Asil soyluların,onurlu halkın ülkesi.
« Yanıtla #19 : 11 Ocak 2013, 16:18:50 »
Güzel bölüm  :). Sonunda gözlerim doldu la  :tired:.
.