Gönderen Konu: Project W (Katılım Herkese Açıktır)  (Okunma sayısı 78099 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Bersun

Project W (Katılım Herkese Açıktır)
« : 23 Aralık 2012, 17:18:19 »


(aç/kapa)

(aç/kapa)
« Son Düzenleme: 12 Mart 2013, 17:06:38 Gönderen: Bersun »
 

Çevrimdışı Luftwaffle

Ynt: Project W
« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2012, 17:23:47 »
2 gundur aklimda bu vardi, yaz beni.

Edit: HRE disindaki hanedanlardan da eklense iyi olurdu.
« Son Düzenleme: 23 Aralık 2012, 17:30:39 Gönderen: Luftwaffle »
 

Çevrimdışı Kazak

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1787
  • bad translations only
Ynt: Project W
« Yanıtla #2 : 23 Aralık 2012, 17:33:02 »
Yalnız ben CK2 hakkında hiç bir şey bilmiyorum. rlywrd*
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Project W
« Yanıtla #3 : 23 Aralık 2012, 17:34:12 »
2 gundur aklimda bu vardi, yaz beni.

Edit: HRE disindaki hanedanlardan da eklense iyi olurdu.

Feodal yapısı daha gevşek olduğu için HRE'yi tercih ettik şimdilik.

Her şey değişebilir tabii. :P

@yasin

Bi' dur kuzum.
 

Çevrimdışı Oyunbaz519

  • Kaptan
  • *
  • İleti: 704
  • Fire and Blood
Ynt: Project W
« Yanıtla #4 : 23 Aralık 2012, 18:18:40 »
Bersun ben daha hiç CK2 oynamadım ve EU3'üde pek iyi oynadığım söylenemez.Yalnız Vic2 ve HoI3'e geçersek o zaman yapabilirim.Eğer CK2 de olacak diyorsan ben bu akşam indireyim.2 gün içinde çözerim(Çözmeye çalışırım)Ama projede kalmak istiyorum :P
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Ynt: Project W
« Yanıtla #5 : 23 Aralık 2012, 18:29:51 »
CK2'den başlayıp gidicez dümdüz.
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Project W
« Yanıtla #6 : 23 Aralık 2012, 20:30:19 »
Takımımızın kararıyla von Luxemburg hanedanı projemizi gerçekleştireceğimiz hanedan olacak. Eğer ilk karakter için itirazı olan yoksa ben başlayacağım.
 

Çevrimdışı Luftwaffle

Ynt: Project W
« Yanıtla #7 : 23 Aralık 2012, 20:31:09 »
Bu arada, mod, versiyon, dlc falan olacak mi?
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Project W
« Yanıtla #8 : 23 Aralık 2012, 20:33:22 »
Söyleyecektim, aklımdan çıkmış.

1.08 versiyonlu DLC ve modsuz oyun olacak.

Ekleme:

Takıma üye alımı her zaman açıktır. Sadece bir hükümdar yönetip destek olmak isteyen arkadaşlar bile gelebilirler.
« Son Düzenleme: 23 Aralık 2012, 20:34:01 Gönderen: Bersun »
 

Çevrimdışı Luftwaffle

Ynt: Project W
« Yanıtla #9 : 23 Aralık 2012, 20:33:56 »
Tamam tbrk*

Edit: Dynasty Shields DLC'si olsa olur mu?
« Son Düzenleme: 23 Aralık 2012, 20:51:54 Gönderen: Luftwaffle »
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Ynt: Project W
« Yanıtla #10 : 23 Aralık 2012, 21:25:22 »
DLC'siz derken, sanırım bazı dlc'ler çalışması için zorunlu. Ondan onu ayarlasak iyi olur.
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Project W
« Yanıtla #11 : 24 Aralık 2012, 09:06:42 »
Bende hiç DLC yok ve oyun kodu JQDK. Oyunum orijinal. Çalışması için zorunlu DLC mi varmış? ;D
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Oyunun ilk dlcleri falan var ya, olmadan çalışmıyo demişti biri.
 

Çevrimdışı Bersun

Sorun yok bende, bir deneyin.

Korsanda öyle bir şey varsa bile kayıtlı oyun orada da çalışır diye düşünüyorum.
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Tabi biz updateyle uğraşalım adam orjinal takılsın :disappointed:
 

Çevrimdışı Luftwaffle

Korsan olanlarda hangi versiyon var? Ben 1.08 Repack kullaniyorum.
 

Çevrimdışı Bersun

Konrad I von Luxemburg - 1. Bölüm

26 yaşındaki Lüksemburg Dükü Konrad, Lüksemburg toprakları haricinde bir toprağa hükmetmiyordu. İmparatorluğun Fransa sınırına yakın ve en büyük lordlardan ikisi olan Aşağı ve Yukarı Loren düklerinin arasında hüküm sürüyordu.



Konrad'ın akrabalarının çoğu dışarılara dağılmıştı. Üvey kardeşi Herrmann  ve kuzeni Heinrich dışında yanında akrabası yoktu. Üçü de bekardı.



Dük Konrad, imparatorluk dışındaki nüfuzunu ve şöhretini daim tutmak için kardeşiyle kendine gelin adayları aramaya girişiti. Kendisi için 16 yaşındaki Danimarka Prensesi Gunhild'i, kardeşi için yine genç yaştaki Macar Prenses Adelhaid'i uygun gördü ve ulaklarını yola çıkardı. Aşağı yukardı 20 gün sonra iki gelin de Lüksemburg'a ulaşmıştı. Konrad çeyiz için krallardan para istemedi, bu onun onuruna yakışmazdı şüphesiz.





Diğer yandan Kutsal Roma İmparatoru Heinrich Salian, kendine bağlı lordların bu kadar gevşek olmasından hoşnut değildi belli ki. İmparatorluk içinde yeni kurallar koymaya çalışarak kendini ön plana çıkarma çabası içindeydi. Dük Konrad, Heinrich'in bu hamlesini kesin bir dille reddetti.



İstediği desteği bir türlü toplayamayan İmparator Heinrich, çareyi lordların gözünü boyamakta buldu. Kuzeydeki Pagan kabilelerinin üzerine sefer yapma kararı verdi ve imparatorluğun dört bir yanında asker topladı. Böylece lordlarının gözünde kafirlere düşman bir cengaver gibi görünecekti.



Tüm bunlar olurken savaştan pek anlamayan, aslında hiç özel bir yeteneğe sahip olmayan Konrad şatosunda konaklıyordu. Bir seferinde şehri gezmek için şatodan çıktı. Şehrin kuytu sokaklarında yola alırken yüzünü gözünü gizlemiş bir adam ona yaklaştı. Konrad normal zamanlarda silah taşımazdı, yumruk dövüşünü de hiç beceremezdi. Tedirginliği gittikçe artarken yaklaşan adam abasının altından bir kitap çıkardı. Kitabın üzerinde hiç yazı yoktu. Konrad, şaşkın bir şekilde kitabı eline aldı ve adamın hızlı adımlarla uzaklaşmasını seyretti. Aralarında tek kelime sözlü diyalog geçmemişti. Yalnız adamın ağzından birkaç kelime dökülmüş ama şaşkınlıktan adeta şoka giren Konrad bunları es geçmişti.



Konrad ilk kez bir şeyi bu kadar merak ediyordu. Kitabı şatosuna götürüp orada okumaya başladı. 10 gün gecesini gündüzüne katan Konrad, kitaptaki sembollerin ve şiirlerin anlamlarını bir türlü çözememişti. Konuyla ilgili araştırmalar yapmış, birçok kitap okumuş ama başarılır olamamıştı. Kitaptaki sır denen şeylerin bir saçmalıktan ibaret olduğunu düşünen Konrad, onu rafa kaldırmaya karar vermişti. Kitap ona 10 gün ve biraz mürekkebe malolmuştu. Buna karşın kitap okuma artık ona daha çekici geliyordu. Okuduğu her kitapta yeni bir şeyler öğreneceğini çok iyi biliyordu artık Konrad.



Yazın ilk günlerine girilirken kuzeyde savaş sürüyordu. Von Lüksemburg Şatosu bir misafire ev sahipliği yapıyordu. 7 yıl önce kaybolduğunu ve en sonunda bu şatoya ulaştığını söyleyen ve kendini bir lord olarak tanıtan Waldemar adlı yaşlı bir şövalye Konrad'ın huzuruna çıkmıştı. Konrad onu maiyetine almayı kabul etti ve şatoda ona diğer soylular gibi oda tahsis etti.



İmparator Heinrich Salian, savaş boyunca diğer lordlarla ilişkilerini ilerletmiş, bazılarıyla yan yana bile savaşmıştı. Onun nüfuzunu bu şekilde artırmasıyla daha sefer sona ermeden çıkardığı yeni yasa kabul edildi. İtalya'da çatlak sesler çoktan çıkmaya başlamıştı, artık bunların arasına Heinrich'in otoritesini zayıflatmak isteyenler de katılıyordu.



Konrad'ın karısı Gunhild, koskoca Danimarka sarayının içinde büyümüştü. Her biri tahta geçmeye aday onlarca oğlan ve onların gudubet karılarıyla birlikte geçirmişti hayatının önemli kısımlarını. Konrad da onun bu yeteneğini kullanmak istiyordu. Şatodaki dedikoduları, dışarıdan şatoya girip çıkan haberleri bir bir ondan öğreniyordu. Yine bir akşam Gunhild Konrad'ın yanına geldi. Konrad, şato içinde dolaşan lafları dinleyeceğini zannederken Gunhild'in ağzından o güzel cümle döküldü: "Hamileyim!"



Aylar birbirini kovaladı, 1068 yılının Mayıs ayının son günü Konrad'ın ilk evladı, ilk erkek evladı dünyaya geldi. İsmini Konrad kendisi koydu: Siegfried. Konrad'ın toprakları artık onun üvey kardeşine değil, bizzat kendi oğluna geçecekti.



Siegfried'in doğumundan 4 ay sonra üvey kardeş Hermann da Giselbert adında bir erkek evlat sahibi oldu.



Aradan geçen süre içinde İmparator Heinrich kuzeyde seferlerini hızlandırmıştı, 1069 yılına gelindiğinde kabileler bir bir teslim olmaya başlamıştı bile. Aynı yılın Mart ayında Konrad'ı yine sevince boğacak bir haber işitildi. Gunhild tavşana bağlamış, yine hamileydi.



Hiçbir sıkıntısı olmayan, küçük oğluyla birlikte oynarken kendini dünyanın en mutlu insanlarından biri sayan Konrad'ın mutluluğu yaz mevsiminin sonunda bozuldu. İtalya'da birleşen lordlar, Toskana Düşesi'nin önderliğinde Heinrich Salian'a karşı ayaklanmışlardı. Daha sonra İtalyanların yanına Frenk lordlar da katılmış ve isyan büyüdükçe büyümüştü. Konrad, isyancı lordların Lüksemburg'a zarar vermesinden endişe ediyordu.



Tüm bunlar olurken 1069 Ekiminin başında Konrad ikinci oğul sevincini yaşadı. Oğlunun ismini Gottfried koymuştu.



1070 yılı içerisinde İtalya'daki savaş İmparator Heinrich için tam bir felaketti. İtalyan orduları ekipman açısından eksiksiz ve çok başarılıydı. Konrad'ın endişesi giderek artıyordu. Bir de bunun üstüne iki komşu dük, daha da önemlisi İmparatorluğun en güçlü düklerinden ikisi olan Aşağı Loren ve Yukarı Loren dükleri savaşa tutuşmuşlardı. Konrad bu işi fırsata çevirmek için uzun süredir sözü geçen Liege Piskoposuna ait toprakların asıl sahibinin kim olduğuyla ilgili tartışmaya son vermek istedi. Liege toprakları Lüksemburg'un bir parçasıydı ve ancak Lüksemburg Dükü'ne bağlı kalabilirdi.



Hazinesindeki paranın neredeyse tamamını harcayarak paralı asker getiren Konrad, zaten bitik haldeki Liege'i 2 yıl sonunda tümüyle işgal etmişti. Kardeşi Hermann sefer ordularına kumandanlık ediyordu, kendisi ise şatosunda gelecek haberleri heyecanla bekliyordu. Ne ilginçti ki, ilk önemli haber seferden değil şatonun içinden gelmişti. Gunhild, yine hamileydi.



Aşağı Loren Dükü Gottfried'in barışa yanaşmaması üzerine ordular kuzeye yürümüşlerdi. 1072 yılının sonlarında Konrad'ın beklediği üçüncü çocuğu doğdu. Gunhild ona yine bir erkek evlat vermişti.



Nihayet 1073 yılının Mart ayında, savaştan savaşa koşan ve artık savaşacak askeri kalmayan Gottfried, Liege'i vermeyi kabul etti. Konrad, bir destanın ilk basamağını çıkmıştı belki de.



Güneydeki savaş tüm hızıyla devam ederken gidişatı tümüyle değiştiren bir olay yaşandı. İmparator Heinrich, bir muharebete öldürüldü. 52 yaşındaki Ordulf Billung yeni Kutsal Roma İmparatoru seçildi.



Ordulf bilge bir kişilik olarak kabul ediliyordu ve diğer lordlar da onu onaylıyordu. Heinrich'in aksine, güneydeki savaşı kısa sürede zaferle sonuçlandırdı. Bu zaferin ardından yeterli desteği topladığını düşünen Ordulf, Heinrich'in çıkardığı kanunları bir adım daha ileri götürerek imparatorun otoritesini daha da artıtmak istedi. Konrad yine buna karşı çıkan taraftaydı ama Ordulf Heinrich'ten daha güçlüydü. İsteklerini kısa sürede kabul ettirdi.



Bu olayla birlikte içini sıkıntı kaplayan Konrad, 5 gün sonra aldığı mutlu haberle tüm kederini unuttu. Kendisine 3 erkek evlat veren Gunhild, 4. kez hamile kalmıştı.



1074 yılının son günlerinde çok istemesine rağmen bir türlü elde edemediği kız evladına kavuşmuştu Konrad. Sybille adında bir kız çocuğu, Gunhild tarafından dünyaya getirilmişti.



Lüksemburg'da günlerin rutinliğini bozan tek şey Gunhild'in hamile kalmasıydı. Sybille doğduktan tam bir sene sonra, 1075 yılının son günlerinde Gunhild'in bir kez daha hamile kaldığı anlaşılmıştı.



Konrad'ın başından beri karşı çıktığı otoriter kanunlar diğer lordların da tepkisini çekmeye başlamıştı. Durduğu yerde durmayan İtalyanlar, 55 yaşına gelmiş İmparator Ordulf'un afaroz edilmesi için Papa'ya baskı yaptılar ve sonucunu aldılar.



Bu olayın üzerine Konrad harekete geçti ve ileride başlaması muhtemel bir silahlı mücadelenin parçası olmayı kabul etti.



Konrad'ın günleri yine kasvetli ve hareketli geçmeye başlamıştı. Her an İmparator Ordulf'a karşı isyana hazır olmalıydı. Bu sırada Gunhild, ikinci kızını da doğurdu. Konrad, bu kadar doğurgan bir kadın aldığı için her gün Tanrı'ya şükrediyordu.


 

Çevrimdışı unonimus

Tavşan  evil* .
 

Çevrimdışı Kazak

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1787
  • bad translations only
Çocuklardan ordu kuracaksın. tbrk*
 

Çevrimdışı Probang

Başladık ha :D Hadi bakalım.
Steam

Ağlamayı bile sevmişiz seninle
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.