Sağlığınız için #evdekalın.

Gönderen Konu: Karanlığın Evlatları (Hikaye) [Giriş]  (Okunma sayısı 3647 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Altair İbn-i La Ahad

  • Öğrenci
  • *
  • İleti: 4
  • Hiç bir şey doğru değil , herşey mümkün !
Karanlığın Evlatları (Hikaye) [Giriş]
« : 20 Ağustos 2012, 00:15:49 »
Karanlığın Evlatları(Giriş Bölümü)

İstefan Sarayı

Hasan Sabbah.. Hikayemizin kahramanı. Dünyanın sayılı devlet adamlarından Nizamülmülk ' ün yardımı ile İstafanda Sultan Melikşahın adamlarından olmuştu. Ne var ki Hasan Sabbah , Nizam'dan nefret etmeye başlamış her fırsatta pintiliği ile meşhur Melikşah'a onu kötülemeye başlamıştı.Sürekli biçimde vezir'in yaptığı harcamalardan söz ediyor, aldığı yeni giysileri, vezirin yakınlarını aldıkları eşyaları anlatıyordu.Melikşah'ı iyice körükledikten sonra, ateşi yakmayı kararlaştırdı. Olay, bir Cumartesi günü, taht odasında meydana geldi. Vezirinin Ermenilerden oluşan muhafızlarına altmış bin altın dağıttığını öğrenen Melikşah bu duruma içerlemişti. Haber tabii ki Hasan ve şebekesi tarafından verilmişti. Nizam, sabırla ayaklanmayı önlemek için birlikleri beslemek gerektiğini belirtiyordu. Melikşah ise, avuç dolusu altın saçmakla, sonunda maaş verilmeyecek duruma düşüleceğini, ayaklanmanın işte o zaman başlayacağını söylüyordu.Emrini verdi:

-Hazineme giren her bir kuruşun ve sarfedilen her bir akçenin ayrıntılı hesabını istiyorum. Sonuç ne zaman hazır olur?

Nizam çökmüş gibiydi.

-Bu hesabı verebilirim ama zaman alır dedi,

-Ne kadar zaman Hoca?


Sultan'ın "Ata" değilde "Hoca" demesi dikkat çekti. Gerçi saygılı bir sesleniş biçimiydi. Ama gözden düşmenin işareti de sayılabilirdi. Nizam, şaşırmış, anlatmaya çalışıyordu:

-Her eyalete bir muhasip göndermek ve uzun hesaplar yapmak gerekecek. Tanrı'nın inayeti ile geniş bir imparatorluğa sahibiz. Böyle bir çalışmanın sonucunu iki yıldan önce almak zordur.

Bu konuşmadan sonra Hasan saygılı bir biçimde yaklaştı.

-Sultanım.Olanak verilir ve Divan'ın bütün evrakının verilmesi emredilirse böyle bir çalışmayı kırk gün içinde tamamlarım.

Nizam cevap vermek istediyse de, Sultan ayağa kalkmıştı. Büyük adımlarla kapıya gitti ve:

Pekala ! dedi. Hasan, divana girecektir. Divan kalemi onun emrinde olacak. Onun izni olmadan hiç kimse kaleme giremeyecek. Kırk gün sonra bu iş bitmiş olacak.

O günden sonra, bütün imparatorluk büyük bir telaşa düştü. Kayıtlar inceleniyor, hesaplar tek tek bir araya getiriliyordu. Hasan ve yardımcısı kırk gün boyunca yoğun bir uğraş verdi. Ve nihayet hesapların ortaya dökülmesi gereken an çıkageldi...

O gün kabul odası bir arenaya benziyordu. Melikşah alçak sesle konuşuyor ve her zaman ki gibi bıyığını çekiştirip duruyordu. Hasan, siyah buruşuk giysileri, siyah sarığı ile ayakta duruyordu.

Sultan'ın hemen yanında duran Ömer bitkin ve kaygılı idi.

Melikşah:


-Hazinemizin durumu hakkında bugün bilgi verme vaadinde bulunulmuştu. Hazır mı? diye sordu.

Hasan eğilerek selam verdi.

-Sözümü tuttum. Her şey hazır dedi.

Katibine döndü, adam yanına geldi ve ona evrakı verdi. Sabbah okumaya başladı.

-Her eyaletin, her ünlü ve büyük kentin, sultanımızın hazinesine verdiğini tam olarak hesap ettim. Düşmandan elde edilen ganimeti de değerlendirdim .

Boğazını temizledi. Okuduğu sayfaları katibine uzattı. Diğerlerini alıp okumak üzere gözlerinin hizasına getirdi, dudakları aralandı sonra kısıldı. Sayfaları uzaklaştırdı. Kızgın bir şekilde evrakı karıştırmaya başladı. Kimseden ses çıkmıyordu. Sonunda hakan sabırsızlandı.

-Ne oluyor? Seni dinliyoruz dedi.

-Efendimiz gerisini bulamıyorum. Sayfaları sıraya koymuştum. Ama aradığım kağıt kaybolmuş. Çalmışlar...kağıtlarımı karıştırmışlar!

Nizam ayağa kalktı. Melikşah'ın yanına vardı ve kulağına:

-Efendimiz en yetenekli hizmetkarlarına, işlerin zorluklarını bilen, oluru olmazdan ayırabilenlere güven duymazlarsa sonunda bir deli ya da cahil tarafından işte böyle hakarete uğrarlar  diye fısıldadı.Nizam-ül Mülk, Hasan'ın katibini satın almış, bazı sayfaları yok etmesini, bazı sayfaların da yerini değiştirmesini emretmişti. O istediği kadar komplo yapıldığını söylesin, çevresindekilerin gürültüsü sesini bastırıyordu. Sultan da oyuna getirilişinin dahası vezirinin vesayetinden kurtulma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasına dayanamıyor bunun kusurunu Hasan da buluyordu. Ömer il kez söz aldı:

-Efendimiz merhamet etsinler. Sabbah belki kusur işlemiştir. Belki çok aceleci ve işgüzar olmakla günah işlemiştir ki bu yüzden kovulması bile gerekir. Ama kimseye bir kötülüğü dokunmamıştır.

-Öyleyse gözlerine mil çekilsin. Demiri kızdırın.


Hasan ses çıkarmıyordu. Ömer yeniden söz aldı:

-Efendimiz diye yalvardı. Genç, gözden düşmüş olmanın tesellisini okumada bulacak bir adama, bu cezayı uygun görmeyin.

Bunun üzerine Melikşah:

-İnsanların en bilge olanı, en saf yürekli olan senin için Hoca Ömer, kararımdan vazgeçiyorum. Hasan Sabbah sürgün edilecek ve ömrünün sonuna kadar uzak beldelerden birinde yaşayacaktır. İmparatorluk topraklarına bir daha asla ayak basmayacaktır,  dedi. Hasan ise kendi kendine yemin ederek tüm bunların intikamını alacağını söylüyordu.

Not :Giriş olduğu için resim yoktur.. Bu bölüm tarihten esinlenilmiştir. Diğer bölümler tamamen kurgusal olacaktır.. İyi - Kötü yorum bekliyorum.

Not 2 : Birinci olacak hikayemi ifşa ettim.

Not 3 :Spoiler butonu yok mu ?

Not 4 : PF oyunlarını daha önce oynamadım . Hikayeyi genel konulara açacaktım ama bana gözükmüyor.  :hippy: PANZER Ck2 de haşhaşiler olduğunu söyledi bende buraya yazdım :D
 

Çevrimdışı Coldhands

  • Dr. Öğretim Üyesi
  • *
  • İleti: 911
Bu bölüm Semerkand'da da var değil mi?Şimdiden başarılar dilerim.
 

Çevrimdışı no_afk

  • Dr. Öğretim Üyesi
  • *
  • İleti: 839
  • İşi bilecen,işe gitmiycen
güzel hikaye olacak gibi.şimdiden başarılar dilerim.
Dagli amici mi guardi Dio, che dai nemici mi guardo io.
italyan atasözü (meali=Beni dostlarımdan Tanrı'm korusun, düşmanlarımdan ben kendimi korurum.)
 

Çevrimdışı Altair İbn-i La Ahad

  • Öğrenci
  • *
  • İleti: 4
  • Hiç bir şey doğru değil , herşey mümkün !
güzel hikaye olacak gibi.şimdiden başarılar dilerim.
Sağol
Bu bölüm Semerkand'da da var değil mi?Şimdiden başarılar dilerim.
Anlamadım .Semerkand ne :D
 

Çevrimdışı Coldhands

  • Dr. Öğretim Üyesi
  • *
  • İleti: 911
Sağol Anlamadım .Semerkand ne :D

Amin Maalouf'un Semerkand isimli kitabı.
 

Çevrimdışı Frederik Barbarossa

güzel hikaye olacak gibi.şimdiden başarılar dilerim.
Tarih, ilerisini göremeyenler için acımasızdır.
 

Çevrimdışı Altair İbn-i La Ahad

  • Öğrenci
  • *
  • İleti: 4
  • Hiç bir şey doğru değil , herşey mümkün !
usta girişi netten arakladım biraz değiştirerek :) 1. bölüm %100 benim kurgumla yazıldı. biraz daha ilgi olursa koyacağım.
 

Çevrimdışı Deniz

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2294
    • DotA Türk
Alıntı
Not :Giriş olduğu için resim yoktur.. Bu bölüm tarihten esinlenilmiştir. Diğer bölümler tamamen kurgusal olacaktır.. İyi - Kötü yorum bekliyorum.
Tarihten değil de şu kitaptan esinlenilmiş gibi:

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=17326&sa=117193102
Tavsiye ederim, okuduğum en iyi kitaplardan biridir.
 

Çevrimdışı Altair İbn-i La Ahad

  • Öğrenci
  • *
  • İleti: 4
  • Hiç bir şey doğru değil , herşey mümkün !
usta girişi netten arakladım biraz değiştirerek :) 1. bölüm %100 benim kurgumla yazıldı. biraz daha ilgi olursa koyacağım.
yazdım demek ki kitaptan nete koymuşlar. Hem tarihi noktası var. Ama 1. Bölüm %100 kurgulayarak yazacağım . Ne netten ne de kitaplardan bişey yok. Bunu da okuyucu konunun amacını bilsin diye koydum. Her neyse 1. bölümü okuyunca anlarsınız  :square:
 

Çevrimdışı Michael Wittmann

  • Profesör Doktor
  • *
  • İleti: 3090
  • Gözümü kapatıyorum, Halep düşüyor...
Güzel gerçekten çok hoş.Böyle bir hikaye bekliyordum zaten.(Hashasiler ile) Takipteyim.
 

Çevrimdışı Knock0uT

  • Dr. Öğretim Üyesi
  • *
  • İleti: 721
  • Mustafa Kemal ATATURK
Askerlerıne uyusturucu verıp cennetı vaad ederek kalenın ustunden atlamasını emreden Hasan Sabbah'tı degıl mı? Hep merak etmısımdır takıpteyım. tbrk*
 

Çevrimdışı cemoooo

  • Onursal Üye
  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2272
  • Burrard
Rahmetli çok gizemli adamlı.Takipteyim.
Whatever happens,
we have got The Maxim gun,
and they have not.

Hilaire Belloc
 

Çevrimdışı Heinz Guderian

Takip.
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.