Gönderen Konu: Game For English Throne  (Okunma sayısı 11593 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #20 : 29 Kasım 2014, 13:56:22 »
CKII'yi tekrardan kurmam gerektiğini anladım. Güzel bölüm.
Teşekkürler.Bölüm olmuş mu?Ben daha iyi yapabileceğimi düşünüyordum,sence nasıl?
 

Çevrimdışı Augustinus

  • (Vatikan Müftüsü)
  • Sekban
  • *
  • İleti: 2262
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #21 : 29 Kasım 2014, 14:10:37 »
Güzel bölüm. :)
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #22 : 03 Aralık 2014, 17:04:46 »
EADWIN'S REVOLT

"Sonunda" diye düşündü Leofwine."Sonunda ordum hazır.Eski çalışma odamı özledim.Buradaki çok küçük.".Kapıdaki muhafıza konsey üyelerini,önemli komutanları Çalışma odasının karşısında bulunan büyük odaya çağırmasını söyledi.Çalışma odası böyle bir görüşme için çok küçüktü.Önce ordu işleriyle sorumlu Beorhtmaer girdi içeri.Daha sonra sırasıyla para işlerinden sorumlu Matthew,istihbarattan sorumlu Wulf ve Surrey'in kale komutanı Oscytel geldiler.Diplomasi işlerinden sorumlu Stigand ve Baş Papaz Eadmund da konsey üyesi oldukları için gelmişlerdi.Söyleyecek bir şeyleri yoktu.Leofwine konuşmaya başladı:
-Bu konseyi Normanlar tarafından işgal edilmiş şehrimi geri almak için sefere çıkmadan önceki son kararları vermek için topladım.Ordumuz hazır.Beorthmaer,onlara anlat.
Beoerthmaer konuşmaya başladı:
-Ordumuz yaklaşık 2000 kişiden oluşan çoğunluğu yaya olan bir ordu.Ordunun ikmali için gerekli her şeyi Sör Matthew ile birlikte planladık.
Matthew konuşmaya başladı:
-Ordunun ikmali hazineye önemli bir yük bindirecek.Gelir kaynaklarımızla bunu karşılayamayacağımız için üzgünüm.Ama hazinede önemli miktarda paramız var.Hazinemizdeki para bunu karşılamaya yetecektir.
Leofwine tahtta hak iddia edince paralı askerlere ihtiyacı olacaktı.Bu haber onu üzmüştü.Ama bu planını henüz konseyle paylaşmamıştı.Konseydeki minik bir kuş olan biteni Harald'ın kulaklarına uçurabilirdi.Paranın tükenmesinin önlenmesi için surlara erkenden bir saldırı başlatılabilirdi.Bunu sormak gerekiyordu.
-Wulf,kalenin durumu hakkında istihbarat aldın mı?
-Kalede yaklaşık 1000 asker var.Savunmalar kale alındıktan sonra ufak tefek gediklerin kapatılması hariç geliştirilmemiş.Ayrıca yakında bir Norman ordusu bulunmuyor.Gözcülerim yakında hiç bir Norman ordusu görmemişler.Kral Harald'ın onları yenmesinden sonra toparlanamamış olmalılar.
Leofwine hayal kırıklılığına uğradı.Askeri alanda pek bilgisi yoktu ama surun üstündeki 1000 kişinin surun altındaki 2000 kişiyi yenebileceğini gayet iyi biliyordu.Geriye tek bir seçenek kalıyordu:Kaledekiler açlıktan tükenene kadar beklemek.
-O zaman surlara bir saldırı başlatmamız imkansız,onların teslim olmasını beklemeliyiz.Sizin düşünceleriniz nelerdir?
Kale komutanı Oscytel söz aldı:
-Lordum böyle düşünmekte akıllılık ediyor.Ben de aynı fikirdeyim.
-Öyleyse geriye tek bir şey kaldı.Saldırıyı kimlerin  komuta edeceği.Benim fikrim orduyu Beorthmaer'in yönetmesidir.Kendisi daha önce kendisini savaş alanında ispatlamıştır.
Oscytel itiraz etti:
-Kendimi orduyu komuta edeblecek yeterlilikte görüyorum lordum.Bu görevi bana verirseniz sizi pişman etmem.
-Sen orduyu komuta etmek için yeterlisin ama o daha büyük bir tecrübeye sahip.
Oscytel daha fazla itiriz etmedi.
Beorthmaer sordu:
-Lordum siz de kuşatmaya gelecek misiniz?
-Ben kuşatmaya geleceğim.Ama bir ordu yönetmeyeceğim.1 hafta boyunca kuşatmanın gidişatını analiz ettikten sonra geri döneceğim.Söyleyecek başka bir şeyi olan var mı?
Oda derin bir sessizliğe gömüldü.Bunun üzerine Leofwine konuştu:
-Konsey görüşmemiz burada sona ermiştir.Her şeyi burada kararlaştırdığımız gibi uygulayın.

Bu görüşmeden 2 gün sonra Leofwine orduyla beraber şehirden çıktı.Önceki seferde gizlenmek için kullandığı dar patika yerine geniş olan yolu kullandı.Kale önce ufukta göründü.Küçücüktü ve gittikçe büyüdü.11 günlük yürüyüşün sonunda kale koskocaman olmuştu.Burada ordu durdu ve kalenin etrafına yayılmaya başladı.Ordunun yanında mancınıklar yoktu,merdiven de inşa edilmeyecekti.Zaten duvarlara bir saldırı olmayacaktı.Kuşatma aradaki küçük çatışmalar hariç kayıpsız bitecekti.Kaleye gelebilecek her türlü yardım kesilmişti.Kaledeki stoklar bitince mecburen teslim olacaklardı,ya da son adamına kadar öleceklerdi.
Leofwine gece olunca yattı.Kalktığında kalesinin içindeydi.Yatak odasındaydı.Yumuşacık yatağının içindeydi.Yatağından kalktı ve kitabını okudu.Daha sonra kahvaltısı geldi.Kahvaltısında neler yoktu ki:Bal,çeşitli peynirler,zeytin,sosis,jambon,domuz pastırması,ekmek,bira,yumurta,mantar,kızartılmış domates,fasülye...İştahla yemeye koyuldu.Kahvaltısını yaparken önünden bir ok geldi.Ok karnına saplandı.O anda Leofwine korkuyla uyandı.Yanında bir adam baygın halde yatıyordu.Biraz dikkatli bakınca bu okun adamın karnında olduğunu gördü.Leofwine bunu görünce çok şaşırdı.Rüyasında da kendisine aynısı olmuştu.Bu adam onun hayatını kurtarmıştı.Bu sırada kenardan bir bağırma geldi:
-Lordum çekilin.Sürpriz bir saldırıya uğradık.Düşman fazla değil.Size onları hallettikten sonra bilgi veririm.
Leofwine koşarak güvenli bir yere kaçtı.Kalbi yerinden atacakmış gibi atıyordu.Nefes nefese kalmıştı.Sonunda oturdu ve olayı düşünmeye başladı.Kendisini kurtaran adama büyük bir minnet duydu.O adamın iyileştirilmesi için emir verdi.Ama kısa süre sonra haber geldi.Adam çoktan ölmüştü.Leofwine çok üzüldü.Büyük bir vicdan azabı çekti.Eğer daha dikkatli olsa bu adam ölmeyecekti.En azından ailesinin rahat yaşamasını sağlamalıydı,borcunu böylece ödeyebilirdi.Bu adamın ailesi soruşturuldu ve Leofwine onlara hayatları boyu yetecekten fazla para verilmesi için emir verdi.Leofwine daha huzurlu hissediyordu.Bu sırada Beorthmaer kralın yanına geldi.
-Lordum size saldırı hakkında daha ayrıntılı bir rapor vereceğim.Normanlar az sayıda okçularını burada bırakmışlar.Amaçları sizi öldürerek ordunun moralini kırmak,kuşatmayı geciktirmekmiş.Peşlerine düştük ve hepsini imha ettik.
-Peki koruma neden bu kadar zayıftı?Eğer önümde başka bir adam olmasaydı beni gömüyor olacaktın.Ve biliyor musun,o adam öldü.Hem de beni korumaya çalışırken.Sizin yapamadığınız şeyi...
-Lordum bundan sonra daha dikkatli olmaya çalışacağız.
-Daha dikkatli olun.Bir sonraki hatanda seni affetmem.

Leofwine bir hafta boyunca ordunun yerleşimine baktı.Kalenin durumuna baktı.Başarı şansını değerlendirdi.Büyük bir Norman ordusu gelmezse kuşatma başarılı olacaktı.Normanların da 2.000 kişilik bir ordu çıkarmaya yetecek askerleri yoktu.Harald onları bozguna uğratmıştı.Kale düşecekti.Artık Leofwine'ın işi bitmişti.Surrey'e geri döndü.



Leofwine surların önünden ayrılalı 1 yıla yakın olmuştu.Her zamanki rutin hayatına devam ediyordu."Defansif Formasyon" kitabını bitirmiş,"Dövüş Sanatı" adlı kitaba başlamıştı.Bu kitap taktik bilgiden çok yakın dövüşle ilgili bilgiler içeriyordu.Kahvaltısı gelince yemeye başladı.Bu sırada bir haberci geldi.Kahvaltısını bitirince haberciyi içeri aldı.Haberci haberi verdi:
-Lordum Dover Kalesi teslim olmuş.Tekrar sizin bölgeniz haline geldi.Bölgedeki Normanlar atıldı.Artık topraklarımız güvende.
Leofwine çok mutlu olmuştu.Bir kese altın aldı ve haberciye verdi.Haberci teşekkür ederek ayrıldı.Leofwine bu haber üzerine bekleyemedi.Yanına 100 kişilik bir muhafız birliği alarak Kent şehrine doğru yola çıktı.5 günlük yolculuk ona haftalar,aylar,yıllar gibi geliyordu.Ama yolculuk sonunda bitti.Leofwine çok heyecanlıydı.Kalesinde uzun süredir vakit geçirmiyordu.Kalenin her tarafı onun için bir anı demekti ve bu kaleyi onun için daha özel yapıyordu.Kaleye gelince kaleye tekrardan yerleşti.Daha sonra kaleyi teftişe çıktı.Kale kapısında Normanlar'ın kaleyi alırken açtığı bir gedik vardı.Bu gediği Normanlar kapatılmıştı ama eskisi gibi değildi.Leofwine kapının düzeltilmesi için emir verdi.Bu işle duvar ustaları ilgilenecekti.



Leofwine kalede her zamanki hayatına devam ediyordu.Çalışma odasındayken bir haberci geldi.William'ın taht üstündeki haklarından vazgeçtiğini anlattı.Harald İngiltere tahtının mutlak hakimi olmuştu.Ayrıca kuzeyde çoktan başlamış olan İskoçya ile yapılan savaşa asker götürmüştü.Bu haber Leofwine'a yeni ulaşmıştı.Kuzeyde İskoçlar ile bir savaş başlamıştı.Bu savaş başlayalı çok olmuştu ama Leofwine'a haberler yeni ulaşıyordu.İskoçlar ile olan savaşı duymamıştı bile.Gelen habere göre İskoçlar hem bir isyanla uğraşıyorlar,bir yandan da Norveç ordusuyla uğraşıyorlardı.İskoç ordusu yakın zamanda Harald tarafından büyük bir bozguna uğratılmıştı ve zafer için bir umudu yoktu.



Leofwine her zamanki rutin hayatına devam ediyordu.Kötü bir gündü.Kent'i kazanan komutan hayatını kaybetmişti.Savaş zamanının yaklaşması bu haberi daha da yıkıcı hale getirmişti.Yine de yerine birisinin atanması gerekiyordu.Yerine Surrey'in kale komutanı Oscytel getirildi.Oscytel de iyi olsa da Beorhtmaer kadar iyi değildi ve tecrübeye ihtiyacı vardı.
Bu sırada bir haberci geldi ve bir mektup bıraktı.Mektup  Mercia Dükü Eadwin Leofricson'dan geliyordu.Tahtta kendisinin hakkı olduğunu öne sürmüş,isyan etmiş,taç giymiş ve vassallarını başkentine çağırmıştı.Leofwine'dan gerçek kralına bağlılık yemini etmesini istiyordu.Norveç ordusu İskoçyadaydı.Sayıları gittikçe azalıyordu.Belli ki bunu fırsat bilmişti ve tahtta hak iddia etmişti.Leofwine ne yapması gerektiğini düşünmeye başladı."Bir Norveçlidense bir İngiliz'in tahtta olmasını yeğlerim" diye düşündü.Ama sonra kendisine öfkelendi."Ama gerçek kral ben olmalıyım,o değil.".Bunun için beklemesi gerekiyordu ve Leofwine'ın hislerine göre çok da beklemesi gerekmeyecekti.



Eadwin ilk olarak Oxford üzerine yürümüş ve burayı ele geçirmişti.Kont Wulfnoth ise Eadwin'in eline geçmemek için halkın arasına karışmıştı.Kaleler önemliydi ama savaşın asıl sonucunu yapılacak bir meydan savaşı belirleyecekti.Leofwine savaşın sonucunun ne olacağını merak ediyordu.Savaşın sonucu Leofwine'ın planını etkileyecekti.Eadwin güçlü bir düktü ama savaşı kazanınca ordusunun güçlü olmayacağını varsayarak bir an önce savaşa girmek gerekecekti.Yoksa gücünü iyice toplayacak ve yenmek zorlaşacaktı.Harald yenerse de Harald ölecek ve yerine düklerden biri geçecekti.Oylamanın sonucu sürekli değiştiği için kimin geçeceği kesin olarak söylenemezdi.Bir zamanlar en çok oyu Leofwine almıştı,ama desteğini kaybetmişti daha sonra.



Papaz Eadmund Leofwine'a bir rapor sunmuştu.Teknolojik bazı gelişmeler sağlayabilecek bir adam bulmuştu.Ondan faydalanmak için ona biraz ödeme yapmamız gerekiyordu.Bu parayı verdi ve adam onlar için çalışmaya başladı."Belki de yanlış yaptım" diye düşündü Leofwine."Belki de parayı isyan edeceğim zamana saklamalıydım.".Ama artık parayı vermişti.Bu anlaşmadan elbette bir şeyler kazanacaktı.



Leofwine o gün Oscytel ile konuşuyordu.Uzun süredir askere daha iyi teçhizatlar dağıtılmasını düşünüyorlardı ve o gün bunlar dağıtılacaktı.Hafif birlikler artık daha keskin kılıçlara sahiptiler.Savaşta işe yarayacakları şüphesizdi.Yakın zamanda gelen haberden sonra savaşa hazırlanmak için harcanan çabalar yavaşlamıştı.Gelen haberlere göre Eadwin ordusu büyük bir yenilginin eşiğindeydi.Savaşı kazanabilmeleri için gökten büyük bir ordunun inmesi gerekliydi-ki savaşın bu andan itibaren kazanılma olasılığı gökten bir ordu inmesiyle aynı olasılığa sahipti-.




(aç/kapa)
(aç/kapa)
 

Çevrimdışı Plutarch

  • (Hasan.Macit)
  • Sekban
  • *
  • İleti: 2019
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #23 : 03 Aralık 2014, 21:00:44 »
Hmm Eyi olmuş.

Kod: [Seç]
                                                                             






 Allah'ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan'ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!
 

Çevrimdışı Augustinus

  • (Vatikan Müftüsü)
  • Sekban
  • *
  • İleti: 2262
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #24 : 03 Aralık 2014, 21:01:55 »
Keşke ara vermesen,neyse sınavlar bittikten sonra bekliyoruz. :)
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #25 : 04 Aralık 2014, 17:38:56 »
Hmm Eyi olmuş.
Teşekkürler.
Keşke ara vermesen,neyse sınavlar bittikten sonra bekliyoruz. :)
Keşkeeee :P
Sınav dönemini sağ atlatabilirsem yazacağımdan emin olabilirsin :)
 

Çevrimdışı cennaro

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 424
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #26 : 08 Aralık 2014, 13:56:29 »
Eline sağlık. Bu birim paketleri oyunun sonuna kadar böyle mi kalıyor?
"Power resides where men believe it resides."

 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #27 : 08 Aralık 2014, 14:53:20 »
Eline sağlık. Bu birim paketleri oyunun sonuna kadar böyle mi kalıyor?
Sağol.Emin değilim ama DLC'yi kapatırsan birim modeli vanilla haline gelir tahminen
 

Çevrimdışı emirhankyy

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1966
  • Krdş Grup Bura Ne Beklion (KGB)
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #28 : 08 Aralık 2014, 17:17:25 »
Takip.Yeni gördüm.CK2 hikayeleri pek yazılmıyor.  :popcorn: :popcorn:  tbrk* tbrk*
 

Çevrimdışı Michael Wittmann

  • Nizam-ı Cedid
  • *
  • İleti: 2965
  • Gözümü kapatıyorum, Halep düşüyor...
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #29 : 08 Aralık 2014, 19:17:30 »
Bölümü yeni görüyorum. :fpalm: Güzel bölüm olmuş, devamını bekliyorum.
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #30 : 26 Aralık 2014, 19:37:35 »
Gecikme için özür dilerim.Bu aralar hesabımda olmayanişlerim çıktı.Yeni bölüm Pazara kadar gelir.
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #31 : 27 Aralık 2014, 11:17:18 »
VIKINGS!
Leofwine sarayda hep aynı şeyleri yapmaktan sıkılmıştı.Yanlarına seçkin muhafızlarını alarak dışarı çıktı.Muhafızları silahsızdı,kendisi de öyle.Böylece halkın arasında şüphe çekmeden dolaşabiliyordu.Pazara girdi ve bir şarap satıcısının önünde durdu.Konuşmaya başladı.
-Şarapların nereden geliyor?
-Hepsi aynı yerden gelmiyor.Şuradaki şarap çevredeki köylerden toplanan üzümlerle yapılan şarap.Burada yetişen üzüm güzel olmuyor.Tadı güzel değil.Ama şurada gördüğünüz şarap Fransa'dan geliyor.Tadı çok güzel.Denemek ister misiniz?
-Bir deneyeyim.
Leofwine satıcıdan yarım bardak kadar şarap aldı ve yavaaşça içmeye başladı.Şarabın tadı çok güzeldi.Hayatında böyle güzel bir şarap içmemişti.Şaraptan almak istedi.
-Bu şaraptan 1 fıçı kadar almak istiyorum.Ne kadara satarsın?
-1 altın.
-Tamam alıyorum.
Leofwine cebinden 1 altın çıkardı ve adama verdi.Fıçıyı yanındaki adamlardan biri taşımaya başladı.Yolda giderlerken kavga eden 2 adam gördü Leofwine.Adamları onu oradan uzak tutmak için harekete geçmişti ki Leofwine onlara durmalarını söyledi.Aklına bir fikir gelmişti.Eğer dövüş yeteneklerinin yeterli olup olmadığını öğrenmek istiyorsa onlarla dövüşecekti.Böylece savaşta hayatta kalma olasılığı da artacaktı.Şarabın da verdiği cesaretle adamlara doğru koşmaya başladı.Yumruğunu hazırladı ve sarı saçlı olanın yüzüne vurdu.Adam şaşkınlıkla Leofwine'a baktı.O sırada Leofwine sağ taraftan gelen bir yumruğu hissetti ve tam zamanında harekete geçerek o yumruğu engelledi.Siyah saçlı adam da ona karşı saldırıya geçmişti.Leofwine siyah saçlı adama bir tekme atarken çenesine bir yumruk yedi.Geriye doğru sendeledi ve adam bir yumruk daha vurdu.Leofwine yere düştü.Çenesi ağrımaya başlamıştı.Sonunda diğer adam ona bir tekme attı.Leofwine içinin bir sinirle dolduğuınu hissetti ve içine bir güç doldu.Aniden ayağa kalktı ve adama bir yumruk attı.Toparlanmasına izin vermeden bir tekme attı.Bu sırada sarı saçlı adam ona bir yumruk savururken Leofwine yumruğu havada yakaladı ve çevirebildiği kadar çevirdi.Adam yere düşmüştü.Siyah saçlı adamın kasığına bir tekme attı.Bu kısa andan yararlanarak adamı ayağa kalkmakta olan sarı saçlının üzerine attı.İkisi de yere devrildiler.Leofwine yerdeki adamların kalkmasına izin vermeden yüzlerine tekmeler savurmaya başladı.Her tekmeyle Lefwine'ın içindeki öfke daha da azalıyordu.Bir süre sonra iki adam da yerde baygın yatıyordu.



Ethelgifu yeterince büyümüştü.Artık iyi bir eğitime tabi tutularak devlet yönetimine hazır hale gelmesi gerekiyordu.Leofwine'ın tek varisi oydu ve Leofwine'ın bir erkek çocuğu olmadığı sürece sıradaki varis oydu.Bir savaş eğitimi alacaktı.Aslında savaş eğitimi bir kıza uygun değildi ama Leofwine savaş meydanında düşerse savaşını devam ettirebilecek,intikamını alacak birisi olmalıydı.Komutan Oscytel bunu yapabilecek en iyi kişilerden biriydi.Ethelgifu her gün savaş eğitimi almaya başladı.



Leofwine'ın rutin hayatını bozan bir gelişme olmuştu.Pencereden baktığında ucu ejderha şekilli gemiler gördü.Çocukken kendisine aktarılan hikayeleri hatırladı.Eski çağlarda Ejderha uçlu gemileriyle Vikingler topraklarından uzaklara yağmaya giderlerdi.Oradakilerin mallarına el koyar, erkeklerini öldürür ve kadınlarını esir alırlardı.Peki bunlar kimdi?Vikingler uzun zaman önce Hristiyan olmuştu ve eskisi gibi akınlara çıkmıyorlardı.Leofwine şaşırsa da ordusunu harekete geçirdi.Ordunun sol kanadını yönetiyordu.Borular çaldı,okçular atışlarına başladı.Her bir okçu atışında Leofwine'ın içi korkuyla doluyordu.Kent kalesinin kuşatıldığı gün başına gelenler aklına geldi ve hüzünlendi.Ama kendisini toplaması gerekiyordu.Vikingler saldırıya geçmişti.Baltalı adamları saldırı yönünden güçlü ama savunma yönünden zayıftı.Bir baltalı adam Leofwine'ın karşısına geldiğinde Leofwine'ın kalbi güm güm atmaya başladı.Ama heyecanını kontrol altında tutmayı başardı.Balta yukardan aşağı inerken sağa çekildi ve kılıcıyla öne atıldı.Adam geri çekilirken kılıç kolunda küçük bir çizik bırakmıştı.Adam bundan etkilenmedi ve baltasıyla yanlamasına saldırdı.Leofwine saldırıdan kaçamadı.Son anda kalkanını kendisiyle balta arasına koyduğunda etrafa küçük kıymıklar saçıldı.Leofwine adamın toparlanmasına izin vermeden öne atıldı ve adamın boğazını kesti.Boğazından oluk oluk kan akmaya başladı.Leofwine kendini kötü hissetti.Bu adam bizzat öldürdüğü ilk adamdı.Daha önce suçluları idam ettirmişti ama asla kendisi birisini öldürmemişti.Bu suçluluk duygusuyla yürümeye düşmana doğru ilerlemeye devam ederken çok kötü duygular içindeydi.Ama sonra kötü hissetmemeye başladı.Eğer o adamı öldürmese o adam köyleri yağmalayacak,insanları öldürecekti.Leofwine iyi hissetmeye başladı ve konu kapandı.Bu sırada durum iyi gözüküyordu.Vikingler ordusunun çoğunu kaybetmiş kalan kısmıyla gemilere binerek kaçıyordu.Bütün ordu bir zafer çığlığı attı.Ordu şehre doğru geri dönmek için yola koyuldu.

 

Çevrimdışı Plutarch

  • (Hasan.Macit)
  • Sekban
  • *
  • İleti: 2019
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #32 : 27 Aralık 2014, 13:11:38 »
OoO devam ediyor.Güzel olmuş

Kod: [Seç]
                                                                             






 Allah'ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan'ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!
 

Çevrimdışı cennaro

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 424
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #33 : 27 Aralık 2014, 23:41:01 »
Britanya bagimlisi Vikingler de ugramaya baslamis, ortalik senlenecek.  tbrk*
"Power resides where men believe it resides."

 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #34 : 28 Aralık 2014, 00:33:08 »
OoO devam ediyor.Güzel olmuş
Teşekkürler.
Britanya bagimlisi Vikingler de ugramaya baslamis, ortalik senlenecek.  tbrk*
Açıkçası Vikingler biraz sürpriz oldu :D .Yine de uzun süre gelemeyeceklerini düşünüyorum.Hem krallıkları küçük hem de genişlemeleri zor.
 

Çevrimdışı The Courier

  • (Berke Han)
  • Sekban
  • *
  • İleti: 1639
  • Yoldaş Yasin
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #35 : 02 Ocak 2015, 12:37:00 »
En kalite CK2 hikayelerinden biri devamını bekliyorum.
 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #36 : 02 Ocak 2015, 20:19:26 »
A CROWNED GODWIN

Leofwine son durumları kendi kafasında tartıyordu.Norveç Kralı Harald ölüm döşeğindeydi.Onun ölümünden sonra Norveç ve İngiltere ayrılacaktı.Yeni kralın işi şüphesiz zor olacaktı.Leofwine da bunu kullanabilirdi.İlk olarak yeni bir müttefik bulmak gerekiyordu.Ama kendisinin tahta geçmesinde çıkarı olan kimseyi bulamadı.Bu da geriye tek bir yol bırakıyordu:Evlilik yoluyla ittifak.Ethelgifu da bunun için çok küçüktü.Reşit olana kadar beklemesi gerekiyordu.O zaman bir söz alınmalı,ittifak garantiye alınmalıydı.Uzun süren düşünmenin ardından Leofwine Kutsal Roma İmparatoru'nun oğlunu bunun için uygun buldu.Bir mektup yazdırdı,ve gönderdi.Aylar sonra cevap geldi.İstek kabul edilmişti.



Sonunda beklenen olmuş,Kral Harald ölmüştü.Bir oylamayla Kral belirlenecekti.Leofwine kendisinin çıkmasını umut ediyor,ama gerçekçi bulmuyordu.Kendisi gerçek kral olsa da bunu destekleyecek kişilerden yoksundu.En büyük aday ise Leofwine'ın yeğeni Godwine'di.
Leofwine çalışma salonundayken içeri bir haberci girdi.Belli ki bir haber getirmişti.Konuşmaya başladı:"Lordum,Kralımız Godwine sizi bağlılık yemini etmeniz için çağırıyor.Size bunu iletmemi istedi."Leofwine haber için teşekkür etti.Muhafızını yanına çağırdı."Atımı hazırlayın.Londraya gidiyoruz."



Leofwine uzun bir yolun ardından Londra'ya vardı.Kral Godwine onu kale kapısında karşıladı.Leofwine onunla konuşmaya başladı.
-Seni görmek güzel.Tebrik ediyorum.Umarım krallık seni yıpratmaz.
-Teşekkür ederim amca.Seni de görmek güzel.Birazdan taç giyme törenim yapılacak.Hemen oraya gidelim.
-Tamam,gidelim.
Leofwine Godwine'ın arkasından atını sürmeye başladı.Bir süre sonra sarayın önündelerdi.Çok büyük bir binaydı.Leofwine'ın Kent'teki sarayı bunun yanında çok sıradan kalıyordu.Atından indi ve saraya doğru yürümeye başladı.Saraya girdiğinde çok büyük bir ziyafetin kurulduğunu gördü.Uçsuz bucaksız masalarda binlerce insan oturuyor,müzik aletleri çalınıyordu.Leofwine diğer lordların bulunduğu masaya gitti.Boş bir sandalyeye oturdu.Bir süre sonra kral geldi.Müzik aletleri susmuştu.Kimse konuşmuyordu.Leofwine bunun sebebini anlayamadı ve çevresine bakındı.Bir papazın elinde altından bir taçla geldiğini gördü.Papaz kralın önüne geçti ve başına bir taç koydu.Kral konuklara doğru döndü.Kralın yanındaki bir adam konuklara sesini duyurabilmek için bağırarak konuşmaya başladı:"Kralın huzurunda diz çökün!".Leofwine söyleneni salondaki herkes ile beraber yaptı.Kral "Ayağa kalkın" diyince herkes ayağa kalktı.Kral tahtına oturdu ve "Ziyafet başlasın" dedi.Leofwine önündeki yiyecekleri yemeye başladı.Ziyafetin sonunda atına atladı.Şehirden ayrılırken karşısına Godwine çıktı.
-Benimle beraber biraz yürümek ister misin?
-Memnuniyet duyarım.
Leofwine atından indi ve Godwine ile yürümeye başladı.Bu sırada Godwine konuşmaya başladı.
-Senden bazı isteklerim var amca.Öncelikle konseye girerek ülkenin para işlerine bakmanı istiyorum.
-Benim için büyük bir gururdur majesteleri.
-Ayrıca İskoçya üzerine bir sefere çıkacağım.Bu savaşta bana destek olmanı istiyorum.
-Kaleme döner dönmez askerlerim sizin adınızı bağırarak gelecek.Buna emin olabilirsiniz.
-Bunu duyduğuma sevindim.Şimdilik görüşürüz amca.
Godwine ayrıldıktan sonra Leofwine sesli bir şekilde gülmeye başladı.En azından kralına yalan söylememişti.Evet askerlerinin Londraya bir dahaki gelişinde askerleri Godwine'ın ismini bağıracaktı.Ama kralın kellesini isterken...





En kalite CK2 hikayelerinden biri devamını bekliyorum.
Teşekkürler.
« Son Düzenleme: 02 Ocak 2015, 20:21:51 Gönderen: barkardes »
 

Çevrimdışı Bakuy

  • CKII
  • Sipahi
  • *
  • İleti: 776
  • .
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #37 : 03 Ocak 2015, 11:17:44 »
Güzel.  :ceasaryes:
                 
 

Çevrimdışı cennaro

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 424
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #38 : 03 Ocak 2015, 15:41:12 »
Leofwine tahta ve taca yaklaştı, ala. ;)
"Power resides where men believe it resides."

 

Çevrimdışı barkardes

  • Sekban
  • *
  • İleti: 1623
  • Fakirin Fekeresi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Game For English Throne
« Yanıtla #39 : 13 Ocak 2015, 18:54:10 »
Bu aralar yazmaya çok zaman bulamadım.Yeni bölüm bu cumaya gelecek.