Bağlanılan Hatırlatmalar

  • 2010'un En : 06 Ocak 2011 - 12 Ocak 2011

Gönderen Konu: Norðhymbriscra Ealdgesege (TAMAMLANDI)  (Okunma sayısı 46341 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fatih pasha

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1985
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« : 15 Haziran 2010, 11:25:03 »
3. BÖLÜM: BİR ADA ÜÇ KRAL

Harold Godwineson

Tostig Godwineson

William de Normandie

Edward’ın ölümü İngiltere tahtına göz diken üç adamın mücadelesinin başlangıcı olmuştu. Bunlar; Harold Godwineson, Normandiya Dükü William ve Harold’ın kardeşi Tostig’diler. Harold İngiltere’de olduğu için avantajlıydı ve asiller meclisi Witan tarafından İngiltere kralı olarak taçlandırılmıştı. Kuzeydeki güçlü lordlar Morcar ve Eadwin kızkardeşleriyle evlenmiş olan Harold’ın krallığını tanımışlardı. Harold’ın kral olmasını engelleyemeyen William ise Normandiya’da bir istila ordusu kurmaya koyulmuştu. Harold’ın kardeşi Tostig de Norveç’te Kral Harald’ın desteğini alıp bir Viking ordusuyla İngiltere’yi işgal etmenin hazırlıklarına girişmişti.

Norveç Kralı Harald Hardrada

Bahar aylarında Tostig’in İngiltere’nin güneyine düzenlediği yağma akınlarından başka bir hareketlilik yaşanmamıştı.  Ancak Eylül başlarında Norveç Kralı Harald ve Tostig’in komutasındaki 300 gemilik bir viking filosu Northumbria’ya çıkmıştı ve ilk hedefleri York şehriydi. Harold’ın Essex’teki ordusunu alıp York şehrine ulaşması uzun zaman alacaktı. Bu süre zarfında vikingleri oyalamak Northumberland ve Lancaster dükleri olan Morcar ve Eadwin Leofricson kardeşlerin göreviydi. Waltheof kuzeye yardıma gidip gitmemek konusunda karasızdı. Sonunda, Waltheof’un Leofricson ailesine duyduğu kin ağır basmış ve kuzeye gitmemeye karar vermişti. Zaten Northamptonshire’dan çıkarabileceği 500 kişilik bir ordu, vikinglere karşı yapılacak umutsuz bir savaşa etki edemezdi.  Böylece Waltheof vikinglerin Leofricson kardeşleri Fulford’da mağlup etmesine ve York kentini ele geçirmelerine seyirci kaldı. Bu zaferin ardından Vikingler’in  güneye doğru inecekleri muhakkaktı. Eğer Harold kısa zamanda ordusuyla kuzeye gelmezse, viking orduları kısa zamanda Northamptonshire’a dayanacaklardı. Waltheof diplomasi yeteneklerine güvense de, vikinglerin diplomasiden anlayacağına ihtimal vermiyordu. Üstüne üstlük Tostig’in kendisini sevmediğinin de farkındaydı. Diplomasi şansı düşüktü. Onlara doğrudan boyun eğip, himayelerini kabul ederse, belki mevcut topraklarına dokunmazlardı. Ama bu sefer de onu Harold’a karşı savaşmaya zorlarlardı. Savaşı Harold’ın kazanması halinde ise büyük ihtimalle kellesi vurulurdu ve Yiğit Siward’ın soyu onunla birlikte son bulurdu. Waltheof’un korkuları Harold ve ordusunun Eylül ayının son haftasında kuzeye gelmesiyle son buldu.

23 Eylül günü, üzerindeki tuniğinde Harold’ın ejderhalı Wessex sancağını taşıyan bir ulak Northamptonshire’a geldi. Harold’dan bir mesaj getirmişti. Harold, Waltheof’un hemen elindeki birliklerle kuzeydeki Saxon ordusuna katılmasını istiyordu. Waltheof hemen hazırlıklara başlayacağını bildirerek ulağı geri gönderdi. Ama bu bir yalandı. Waltheof Harold’dan da nefret ediyordu. Çünkü Harold kral olmadan önce East Anglia Earl’üydü ve Waltheof’un, çocukken babası Siward’dan aldığı bir kaç öğütten biri de East Anglia’nın her zaman Northumbria’nın en büyük düşmanı olduğuydu. Waltheof’un bu düşmanlığı belki çocukçaydı ama Harold her halükarda Edward’dan farksızdı. O kral olduğu müddetçe, Waltheof’un Kuzey İngiltere’nin hakimi olma ideali sadece boş bir hayal olarak kalacaktı.


Viking ve Saxon orduları Stamford Bridge’de karşılaştılar. Kalkan duvarına karşı kalkan duvarı. Kanlı bir muharebe oldu. Sonuna kadar dayanan taraf Saxonlar oldu. Harold’un Housecarl birlikleri günü kurtardılar ve vikingler mağlup edildi. Kral Harald ve Tostig savaş alanında öldürülmüştü. Saxon zaferinin haberi Northamptonshire’a bir iyi ve bir de kötü haber olarak vardı. İyi haber Waltheof’un çocukluğunu eziyete çeviren Tostig’in ölümüydü. Kötü haber ise Saxon zaferinin kendisiydi. Harold, savaşa iştirak etmeyen Waltheof’tan hesap soracaktı.

Harold ve ordusu Yorkshire’da bir gün dinlenip, güneye döneceklerdi. Yol üzerinde Northamptonshire’a uğrayıp Waltheof’a gerekli cezayı verecekleri de muhakkaktı. Waltheof’un tek yapabileceği şey dua etmekti.  Saxon zaferinden 2 gün sonra, Waltheof kilisede diz çökmüş dua ederken kilisenin ahşap kapısının açılmasıyla irkildi. Arkasını dönmeden, gözlerini kapayıp daha hızlı dua etmeye başladı. Sonunda Harold buradaydı ve ceza vakti gelmişti.
“Lordum! Lordum!” Sadık kahyası Wulfgar’ın sesiydi bu ve sesindeki heyecan Waltheof’u daha da korkutmuştu. “Lordum! Normanlar!” Waltheof şaşkınlıkla duasını yarım bıraktı ve duyduğu şeyi anlamaya çalıştı. “Normanlar Sussex’e çıktılar!” Genç earl, durduğu yerden arkasını dönüp ihtiyar adama baktı. Duyduğu şeye hala inanamıyordu. Yine bir iyi ve bir kötü haberle karşı karşıyaydı. İyi haber Harold’ın hızla güneye gitmesi zorunluluğunun doğmasıydı. Böylece cezadan kurtulmuştu. Kötü haber ise, vikinglerden daha beter olan Normanlar’ın İngiltere’yi işgal etmesiydi.


Harold, savaştan yeni çıkmış yorgun askerlerini alıp gece gündüz durmadan ilerleyerek nihayet Hastings’e vardı. Ancak yol boyunca askerlerinin bir çoğu hasat zamanını bahane edip tarlalarına döndüler. 14 Ekim günü Normanlar ve Saxonlar Hastings’in güneyindeki Senlac Tepesi’nde karşılaştılar. Akşama kadar süren muharebede, Saxonlar, askerlerinin disiplinsizliği ve süvariden yoksun olmaları sonucu mağlup oldular. İngiltere’nin son Saxon kralı Harold da, bu savaşta gözüne saplanan bir ok ile hayatını kaybetti.

Norman zaferinin ve Harold’ın ölümünün haberi hızla tüm İngiltere’ye yayıldı. Normandiya Dükü William Londra’ya girmiş ve Witan’ı kendisini kral ilan etmesi için zorlamaya başlamıştı. Bu sırada Norman orduları da kuzeye doğru ilerleyip son Saxon direnişini ortadan kaldırmaya koyulmuşlardı. Karşı koyan Saxon lordlarının toprakları birer birer ellerinden alınmış, yerlerine Norman asilzadeleri getirilmişti. Waltheof aynı akıbete uğramaktan korkuyordu. Önünde tek bir mantıklı seçenek vardı. O da Normanlar’a boyun eğmekti.
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2010, 11:27:22 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.