Sağlığınız için #evdekalın.

Bağlanılan Hatırlatmalar

  • 2010'un En : 06 Ocak 2011 - 12 Ocak 2011

Gönderen Konu: Norðhymbriscra Ealdgesege (TAMAMLANDI)  (Okunma sayısı 47560 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ömer

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #20 : 16 Haziran 2010, 09:49:01 »
Yazarlık var galiba, okurken film seyredermiş gibi oluyorum. sskn*

Waltheof, şu ana kadar durumu iyi idare etti ama Normanlar'a karşı nasıl bir politika izleyecek merak ediyorum. nrm*
Şu küstah Norman komutanına da iyi bir ders verecek sanırım ;D
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #21 : 16 Haziran 2010, 12:08:19 »
Wulfgar da tam artizmiş. Norman'a onların dilinde racon kesti, büyük maharet :D
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #22 : 16 Haziran 2010, 12:26:44 »
Süper yazıyorsun hakikaten. tbrk*

İmlâ ve dilbilgisi kurallarına dikkat ediniz. - YÖNETİM
« Son Düzenleme: 28 Haziran 2010, 21:05:28 Gönderen: fatih pasha »
 

Çevrimdışı Anatole France

  • Profesör Doktor
  • *
  • İleti: 3498
  • Macht geht vor Recht
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #23 : 16 Haziran 2010, 15:17:54 »
Yine mükemmel olmuş. tbrk*
Denn nur Eisen kann uns retten...
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #24 : 16 Haziran 2010, 15:19:13 »
Yeni bölüm geliyo galiba. Kim nerede'ye baktığımda buraya yanıt veriyodu fatih pasha :D
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2004
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #25 : 16 Haziran 2010, 15:22:34 »
Wulfgar'ın başına gelen olay, Hastings'de Normanlar tarafından perişan edilen Saxon ordusunun başına gelen felaketi yansıtıyor aslında. En azından ben, Wulfgar'ın ölümünü Hastings'e bu göndermeyi yapmak için yazdım.  

Normanlar Hastings'de Saxon ordusunu kendilerine saldırmaları için kışkırtmışlardı. Normanların uzun uğraşları sonucu, nihayet Saxonlar'ın sabrı taşıp Normanların üzerine yürümüşlerdi. Aslında kendi sonlarına doğru yürümüşlerdi ama haberleri yoktu. Norman piyadesi ile savaşa tutuştuklarında, Norman süvarisi arkalarına sarkmış ve kaçış istikametini kesmişti. Tepede Kral Harold'ın yanında kalan adamları dışında hücuma kalkan Saxonlar'ın tamamına yakını Normanlar tarafından kılıçtan geçirildi.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı Bersun

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #26 : 16 Haziran 2010, 15:58:25 »
M2TW'de bu savaşı yapmıştım tutorial olarak. Çok iyi savaştı. Köprüyü tutup kaçmak isteyen saxonları bir bir kesiyordum evil*
 

Çevrimdışı Ragnarr Loðbrók

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #27 : 16 Haziran 2010, 16:22:49 »
çok zevkli bir bölümdü o :J :J evil* evil*
 

Çevrimdışı 1. İsmail

  • Yrd. Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 1082
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #28 : 16 Haziran 2010, 17:02:31 »
gayet güzel yanlız fransızca kısımları google translateden mi yaptın çünkü çevirisi tam olmuyo dediklerinin
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2004
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #29 : 16 Haziran 2010, 17:57:47 »
gayet güzel yanlız fransızca kısımları google translateden mi yaptın çünkü çevirisi tam olmuyo dediklerinin

Hayır kendim yazdım.

Normalde Türkçe karşılık şu: "Yeter! Bir başka saygısızlık yaparsan Norman, öldün demektir."

Tabi ben diyalogları en başımdan beri kafamda İngilizce kurup Türkçe'ye döktüğüm için o söz kafamda şöyle şekillendi: "Enough! Another disrespect, Norman, you are dead!"

Direkt İngilizce'den Fransızca'ya çevirince karşılığı yazdığım gibi oluyor. O kadarcık Fransızcam var evelallah.  krp*

Tabi Norman Fransızcası'nda yukarıdaki cümle nasıl söylenir bilmiyorum. Büyük ihtimalle bir iki yerde eski Norse kelimeler vardır.
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2010, 18:00:03 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2004
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #30 : 16 Haziran 2010, 20:49:26 »

5.BÖLÜM: SADAKAT YEMİNİ


Kasım ayının son haftasında Waltheof yanına aldığı on adamıyla birlikte Londra’ya doğru yola çıktı. İki hafta önce Wulfgar’a bir cenaze töreni düzenlemişti. Kilisenin bahçesine herhangi bir asilzadeden farksız bir törenle defnedilmişti. Mezar taşına ise Waltheof’un emriyle şu satırlar yazılmıştı:

“Burada, lordunun şerefi için canını vermiş sadık ama özgür bir adam yatıyor. Tanrı ruhuna merhamet etsin.”

İngiltere genelinde Norman hakimiyetinin gerçek yüzü yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Wulfgar Normanlar’ın tek kurbanı değildi. Kırsaldaki Norman birlikleri yağma, talan ve tecavüz konusunda vikinglerden daha aşağılıktılar. Bazı köyler sırf askerlere erzak vermeyi reddettikleri için tamamen yakılmıştı. Bir zamanlar İngiltere’nin asilzadeleri olan Saxon toprak sahipleri topraklarından edilmişti. Koca İngiltere’de sadece bir kaç Saxon earl kalmıştı ama onlar da kuzeydeki Leofricson kardeşlerle ittifak halindeydiler ve Waltheof’a bakışları belliydi. Waltheof tam anlamıyla İngiltere’nin en yanlız lorduydu. Yanında kendisine danışmanlık yapacak kimse yoktu. Bu kadar yanlız bir lord tek bir şey yapabilirdi: En güçlü lorda bağlılık göstermek ve onun koruması altına girmeyi ümit etmek.

Yaklaşık 2 günlük yolculuğun ardından Londra’ya vardılar. Waltheof yanında bir muhafızıyla kaleye gidip William ile görüşme talebinde bulundu. William onu huzuruna kabul etti. William’ın salonuna girmeden önce siyah saçlı ve siyah sakallı bir papaz onu karşıladı. Papaz:

“Hoşgeldiniz. Ben Dük William’ın başpapazı Ealmund Butler. Lütfen kılıcınızı ve miğferinizi adamınıza bırakın.” dedi.

Kaleye girdiğinden beri Fransızca’dan başka bir dil duymamıştı. Ama bu papaz İngilizce’yi gayet düzgün bir Sussex aksanıyla konuşuyordu. Waltheof kılıcını kınıyla belinden çıkardı ve yanındaki muhafızına verdi. Miğferini de çıkardıktan sonra muhafızına uzattı.

“Sanırım genel uygulamayı biliyorsunuz.” dedi papaz.

Waltheof daha önceden de Edward’ın önünde bağlılık yemini ettiğinden prosedüre aşinaydı. Evet anlamında başını salladı.

“O zaman beni takip edin.”


Papaz salonun kapısını açtı. Fransızca, yüksek sesle Northampton Kontu’nun geldiğini duyurdu. Waltheof o zaman William’ın İngilizce bilmediğini hatırladı. O zamana kadar Northumbria’dan başka bir şey düşünmüyordu ama şimdi, İngilizce bilmeyen, viking kırması, bir piçin İngiltere tahtına oturacak olması ona çok ağır gelmişti. Papaz Ealmund eliyle Waltheof’u içeri davet etti. Waltheof ağır adımlarla salona girdi. Odanın sağ tarafında altı kişilik bir danışman heyeti ayakta duruyordu. William kapının tam karşısındaydı. Henüz kral ilan edilmemişti ama Harold’ın tahtında oturuyordu. Anlatıldığı kadar kaba saba bir görünüşü yoktu. Üzerinde ipekten yapıldığı belli çok şık bir kaftan vardı. Papaz William’ın sağ yanında yerini aldı. William, salona giren Waltheof’u dikkatli gözlerle süzdü. Waltheof William’ın hemen önünde durdu. Papazın baş işaretiyle yere diz çöktü. İki elini dua edercesine birleştirdi ve William’a doğru uzattı ve bağlılık yeminini ezberinden okumaya başladı:

“İnancım üzerine yemin ederim ki, gelecekte lorduma karşı hep sadık olacağım, ona asla zarar vermeyeceğim ve ona karşı olan saygımı herkesin yanında iyi bir inançla ve dürüst bir şekilde göstereceğim.”

William oturduğu Harold’ın tahtından ellerini uzattı ve iki eliyle Waltheof’un ellerini tuttu. Bir müddet öylece durdular. Sessizliği papazın tok sesi bozdu.

“Kalkabilirsiniz.”

Waltheof ayağa kalktı. William hala ellerini tutuyor ve gözlerinin içine bakıyordu. Fransızca bir şeyler söyledi. Papaz tercüme etti:

“Bağlılığını kabul ediyorum  Earl Waltheof.”

William Waltheof’un ellerini bıraktı ve arkasına yaslandı. Waltheof da bir iki adım geriye çekildi. William papaz aracılığıyla konuştu:

“Demek Yiğit Siward’ın oğlu sensin.”

Waltheof başını kaldırmadan cevap verdi: “Evet lordum.”

Papaz bunu tercüme etme ihtiyacı duymamıştı. William devam etti:

“Baban hakkında çok şey duydum. Büyük bir adam. Senin yaşın henüz genç ama senin de bana aynı büyüklükte hizmet edeceğini umuyorum.”

Waltheof’un başı hala öne eğikti. “Hiç şüpheniz olmasın lordum.”

Papaz Fransızcaya çevirdi. William bir şeyler daha söyledi, papaz çevirmeye devam etti:

“Bana söylemek istediğin başka bir şey yoksa gidebilirsin.”

Waltheof başını kaldırıp William’a baktı. “Söylemek istediğim bir şey var lordum.”

William tercümanı aracılığıyla sordu:

“Nedir?”

Waltheof William’a bakmaya devam ediyordu ve istediğinden daha sert bir şekilde cevap verdi:

“Bu ayın başında sizin davetinizi getiren süvari komutanı bana karşı büyük bir saygısızlık yaptı.”

Papaz’ın yüzü gergin bir ifadeye büründü. “Sakin ol çocuk. Sakin.” diye mırıldandı papaz.

William papaza baktı. Papaz Waltheof’un sözlerini Fransızca’ya çevirdi.
 
“Anlat lütfen.”

Waltheof o gün yaşananları tüm detaylarıyla anlattı. William büyük bir dikkatle dinledi ve sonra papaz aracılığıyla cevap verdi:

“Kaybın için üzgünüm Northampton. Guy Renouf’a derhal bir ulakla durumu soracağım. Şimdi sizi yüzleştirmek isterdim ama kendisi şu anda Surrey Kontu olan dayısının yanında.” 

Waltheof, Renouf’a bir şey olmayacağını o an anladı. William, önemsiz bir Saxon’u öldürdüğü için asla kontlarından birinin yeğenini cezalandırmazdı. William eliyle odadaki ihtiyar bir adama işaret edip bir şeyler söyledi. Adam belinden çıkardığı bir para kesesini William’a verdi. William keseyi Waltheof’a uzattı.

“Bunu bahtsız adamın ailesine ver.”

Waltheof keseye baktı.

“Wulfgar’ın ailesi yoktu lordum.”

Papazın çevirisinden sonra William cevap verdi:
 
“O zaman Renouf adına benim özrüm ve sadakatin için teşekkürüm olarak kabul et. Bu talihsiz olaya rağmen bugün buraya gelip bana bağlılık yemini ettin.”

William’ın Renouf’a hiç bir şey yapmayacağı bu para kesesiyle netlik kazandı. Waltheof, William’a içinden o para kesesini alıp bir tarafına sokmasını söylüyordu ama diğer yandan William’ın hediyesini reddedip daha ilk karşılaşmasında müstakbel kralla sürtüşme yaşamak istemiyordu. Keseyi aldı.

“Teşekkürler lordum. Çok cömertsiniz.”

William gülümsedi. “Başka bir şey var mıydı.”

Waltheof başını öne eğdi.
 
“Hayır lordum. Tanrı sizi korusun.”

“Tanrı seninle olsun Northampton. Ölen bahtsız adam için dua edeceğim.”

Waltheof geri geri yürüyerek kapıya vardı. Nöbetçiler kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Muhafızından kılıcını aldı. Beline takarken Papaz Ealmund salondan çıktı.

“Düke karşı bir Norman kontunun yeğenini şikayet etmekle büyük cesaret gösterdin Northampton. Ancak işin ilginç yanı, dük senden hoşlanmışa benziyor.”

Waltheof papaza baktı.

“Lordumuzun teveccühü.”

Papaz gülümsedi. “Dük William akşam düzenleyeceği eğlenceye senin de iştirak etmeni istiyor.”

Waltheof hemen Northamptonshire’a dönmek istiyordu ama bu hassas dönemde William’ın davetini reddetmesi hiç iyi olmazdı.

“Lordumuza teşekkürlerimi ilet. Davetine icabet edeceğim.”

Arkasını dönüp geniş koridorda yürüyerek, avluya çıkan büyük kapıya doğru yöneldi. Kapının yanındaki sütuna yaslanmış nöbet saatini dolduran Norman askeri onu görünce hiç istifini bozmadı. Waltheof da onu önemsememişti ve yürüyüp gidecekti. Ama bir anda askerin önünde durdu ve kafasını askere doğru çevirdi. Bir kaç saniyeliğine askerin gözlerinin içine baktı. Asker önce "ne var" dercesine Waltheof'a baktı sonra yavaşça kendini topladı ve esas duruşa geçti. Kuzey Fransa’nın kimbilir hangi köyünden İngiltere’yi işgale gelmiş bu asker Waltheof’un kim olduğunu bilmiyordu belki ama bakışlarından önemli biri olduğunu tahmin etmişti.

Waltheof askeri baştan aşağı süzdü ve ağır adımlarla avluya doğru yürüdü.  Dudaklarında inceden bir tebessüm belirmişti.

Artık Normanlar’ın emrindeydi.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı 1. İsmail

  • Yrd. Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 1082
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #31 : 16 Haziran 2010, 21:01:46 »
güzel olmuş
 

Çevrimdışı Anatole France

  • Profesör Doktor
  • *
  • İleti: 3498
  • Macht geht vor Recht
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #32 : 16 Haziran 2010, 22:04:03 »
Asıl olay bundan sonra.  :)
Denn nur Eisen kann uns retten...
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2004
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #33 : 16 Haziran 2010, 23:30:13 »
Asıl olay bundan sonra.  :)

Aynen öyle.  krp*
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı Anatole France

  • Profesör Doktor
  • *
  • İleti: 3498
  • Macht geht vor Recht
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #34 : 16 Haziran 2010, 23:33:01 »
Ayrıca Normanlara olan tüm sevgimi ilgimi kırdın.  ;D

Crusader King için AAR bölümü açılmayacak mı?
Denn nur Eisen kann uns retten...
 

Çevrimdışı zulmetefza

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #35 : 16 Haziran 2010, 23:43:13 »
Çok iyi yazıyorsun da, oyunu bilmediğimden burada yazdıklarının ne kadarı oyundan hareketle yazılmış anlayamadım.
 

Çevrimdışı Ömer

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #36 : 17 Haziran 2010, 00:06:29 »
Akşamki eğlenceye Renouf da iştirak edecek mi acaba. :)
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2004
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #37 : 17 Haziran 2010, 00:39:54 »
6. BÖLÜM: PRENSES INGRID

Waltheof, William’ın eğlencesine katıldığı için Northamptonshire’a dönmeden önce Londra’da bir gece daha kalmıştı. Eğlenceye katılan tek Saxon lordu kendisiydi. Waltheof için o gece yaşadığı tek önemli şey Danimarka Kralı Svend’in kızı Prenses Ingrid ile tanışması olmuştu. Gece boyunca prenses ile sohbet etmişti. Ingrid de genç Saxon lordundan oldukça etkilenmişti. Gecenin bitiminde Waltheof’a üzerinde gül işlemesi olan beyaz bir mendil vermiş ve odasına çekilmişti. Waltheof gece boyunca uyuyamamıştı. Ertesi sabah Northamptonshire’a dönerken yol boyunca aklında Ingrid vardı.

Waltheof'un aşık olduğu kadın: Prenses Ingrid

Northampton’a döner dönmez ilk işi, katibine bir mektup yazdırmak olmuştu. Mektup, Waltheof’un adına, Danimarka Kralı Svend’e yazılmıştı. Waltheof, Svend’den kızıyla evlenmek için izin istiyordu. Mektup hemen bir ulakla yola çıkarıldı.

Waltheof, Ingrid’e aşık olmuştu belki ama Ingrid olmasa da kendisine en kısa zamanda bir gelin bulmak zorundaydı. Ülkenin kontrolü Normanlar’ın eline geçmişken kendi akıbetinin ne olacağı belirsizdi. Belki hiç bir şey olmayacak ve Northampton Kontu olarak hayatına devam edecekti. Ancak diğer Saxon asilzadeleriyle aynı kaderi paylaşmaması için de bir sebep görmüyordu. O yüzden hemen bir erkek varis sahibi olmalıydı. Kendi başına bir şey gelirse, Northumbria ailesinin davasını devralacak ve babasının intikamı için çalışacak bir oğul sahibi olmalıydı.

Waltehof'un henüz bir varisi yoktu

Kasım ve Aralık geçmiş, Ocak ayı gelmişti. William 25 Aralık 1066 Noel günü İngiltere kralı ilan edilmiş, bu da yetmezmiş gibi Waltheof’un Northampton Kontluğu için hak iddiasında bulunmuştu. Bu hak iddiasından sonra, halk arasında ve İngiltere genelinde Waltheof’un William’a rakip olduğu söylentileri yayılmaya başladı. Böylece Waltheof’un gelecekle ilgili kaygıları daha da atmıştı.

Waltheof Kral William'ın rakibi olarak görülüyordu

11 Ocak 1067’de, Danimarka’ya giden ulak, Svend’in mektubuyla birlikte geri geldi. Mektubu okuyan Waltheof bir anda Norman tehditini unutmuştu. Svend, Waltheof’un kızıyla evlenmesine izin vermişti. İki gün sonra Ingrid maiyetiyle birlikte Londra’dan Northampton’a geldi. Yanında babasının kraliyet düğün yardımı olarak gönderdiği 48 altın getirmişti. Waltheof altını kabul etti. Aynı gün Waltheof ve Ingrid evlendiler. Üç gün üç gece süren eğlenceler düzenlendi. Northamptonshire halkı, genç lordlarının bir prensesle evlenmesini kutluyordu. Ziyafetler verildi, oyunlar oynandı. Waltheof artık Danimarka Kralı’nın damadıydı.

Danimarka Kralı Svend evlilik için onay vermiş ve düğün için 48 altın göndermişti

Tarihler 19 Ocak’ı gösterdiğinde Londra’dan bir Norman elçisi Waltheof’un huzuruna geldi. Elinde William’ın mührünü taşıyan bir mesaj vardı. Waltheof mesajı okuduğunda şaşkınlığını gizleyemedi. William tarafından Oxford Dükü olarak ilan edilmişti. Ancak dükalık sınırlarına dahil olan Oxfordshire toprakları hala William’ın kontrolündeydi ve mesajda bu toprakların kendisine verildiğiyle ilgili bir şey yazmıyordu. Ingrid mesajı kocasının elinden alarak inceledi ve gülümsedi. Waltheof onu kendi özel danışmanı olarak atamıştı. Waltheof şaşırmış olsa da, bu durumdan hiç rahatsız değildi. Aksine, sevincini zor zaptediyordu. Ama, diğer yandan William’ı böyle bir karar almaya iten sebebin ne olduğunu çok merak ediyordu. Norman elçisi, William'ın Leicester Kontu Robert de Beaumont'u da York Dükü olarak ilan ettiğini söyledi. William belli ki iki haftalık krallığını daha da pekiştirmek için saygınlık kazanmaya çalışıyordu. Bunun için de emrindeki lordlara ünvanlar dağıtmaya başlamıştı. Bu cömertliği gören diğer lordlar da William’a saygıda kusur etmeyeceklerdi. Ama bu sadece Waltheof’un fikriydi. William’ın asıl düşüncesini ise asla bilemeyecekti.

Waltheof artık Oxford Düküydü

William Oxfordshire topraklarını kendi elinde tutmayı tercih etmişti.

Kış ve bahar ayları herhangi bir hareketliliğe sahne olmadı. Havaların ısınmasıyla Waltheof sık sık avlanmaya çıkıyordu. Northamptonshire’da yapacak pek bir şey de yoktu zaten. Haziran ayının başlarında, yine bir gün askerleriyle avdan dönmüş ve kaleye gelmişti. Büyük salona girdiğinde kendisini Ingrid karşıladı. Genç Düşes, kocasına bakıyor ve gülümsüyordu. Waltheof şaşırdı ama o da karısına gülümsedi. Sonra yavaş yavaş Ingred’in gözleri yaşardı ve kendisini tutmaya çalışmasına rağmen ağlamaya başladı.  Şaşıran Waltheof karısına sarıldı.

“Neyin var Ingred? Tanrı aşkına. Kötü bir şey mi oldu?”

Ingred hala ağlıyordu.

“Hayır lordum.”

“Neden ağlıyorsun peki?”

Ingred kendisini geriye çekip Waltheof’un yüzüne baktı.

“Hamileyim.”

Mutlu haber

Waltheof’un o anki mutluluğu tarif edilemezdi. Karısına tekrar sarılıp onu öpücüklere boğdu. Sonunda kendisine bir varis geliyordu. Waltheof’un dudaklarından defalarca aynı söz çıktı:

“Tanrıya şükürler olsun!”


« Son Düzenleme: 17 Haziran 2010, 00:45:38 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Doçent Doktor
  • *
  • İleti: 2004
Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #38 : 17 Haziran 2010, 00:42:53 »
Akşamki eğlenceye Renouf da iştirak edecek mi acaba. :)

Waltheof'un onun için başka planları var.

"Hello Renouf. I wanna play a game."  evil*
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı Ömer

Ynt: Norðhymbriscra Ealdgesege
« Yanıtla #39 : 17 Haziran 2010, 09:17:20 »
Waltheof'un işler yolunda gidiyor.
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.