Gönderen Konu: Truman Doktrini  (Okunma sayısı 5660 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Darknight250

  • Konsolos
  • *
  • İleti: 856
Truman Doktrini
« : 30 Temmuz 2014, 12:23:37 »
Truman Doktrini, 1947 yılında ABD tarafından komünizm tehlikesi altındaki devletlere yapılacak yardımın planıdır. Sovyet Rusya'nın Türkiye'den Kars, Artvin, Ardahan'ı istemesiyle İsmet İnönü bizzat Amerika'dan yardım istemiştir. Amerika, Türkiye'ye yardımı kabul etmiştir. Benim sorum ise buradan sonra başlıyor.

I-Türkiye bu anlaşmayı kabul ederek, kâra mı yoksa zarara mı girmiştir ?
Çünkü bu antlaşma ile gelen yardım malzemelerinin bakımının masraflı olduğu bize yıllar önce ilköğretimde anlatılıyordu.

II-Bu antlaşma ile Amerika etkisine girdiğimiz gerçek midir ?

III-Eğer zarara girdiysek bunun suçlusu Milli Şef midir ?

 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #1 : 30 Temmuz 2014, 12:42:04 »
.
« Son Düzenleme: 24 Mart 2015, 17:38:39 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

Çevrimdışı Turgay

  • Cumhuriyet Generali
  • *
  • İleti: 2089
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #2 : 30 Temmuz 2014, 13:36:20 »
(aç/kapa)
Asmalı Konak ile Zerda vardı bir aralar.

Şaka bir yana uzun uzun yazıp göndermemiştim ancak bu mesajla birlikte tekrar yazmak zorunda hissettim kendimi.

ABD'nin dümen suyuna girmemiz kısa vadede bazı ufak kazançlar getirmiş gibi görünse de uzun vadede tam bir yıkım getirdi.

-ABD iç işlerimize karışma hakkı kazanmış oldu. Tam bağımsızlık için verdiğimiz onca mücadele taça çıkmış oldu.

-Başta köy enstitüleri olmak üzere cumhuriyetin taşraya ve halka inme projelerini komünizm bahanesiyle birer birer yoketti.

-Cumhuriyet kazanımları tam yerine oturmadan, daha doğru düzgün bir jenerasyon bile yetişmeden zorlama bir demokrasi geldi. Çarpık başlayan demokrasi haliyle hala yerine oturamadı.

-Demokrasi de özgür bir demokrasi olmadı zaten. Sol görüşlü biri (Ecevit) seçildiği gibi ambargoları ve tehdit mektuplarını yaşadık.

-Kominizm tehlikesine karşı darbe yapmak hak oldu. Dümeni elinde tutan ABD, komünizm tehlikesine karşı askeri müdahaleleri destekledi. Siyasetimiz hımbıllaştı. Darbeler yüzünden herhangi bir sivil denetim sistemi oluşamadı.

-Küba Füze Krizinde görüldüğü gibi nükleer tehlikeyle burun buruna kaldık. Şükür korkulan olmadı ancak korkulan olmadı diye bu sorumsuzca idareye iyi oldu diyemeyiz.

-Komünizm ile mücadele kapsamında din bir silah olarak kullanıldı. Cumhuriyetin vazgeçilmez unsuru laiklik tamamen çiğnenirken belli başlı cemaat ve tarikatler siyasete girdi ve çok güçlendi. Ülkemizde İslam, kendisiyle çok fazla çelişen emperyalizmin boyunduruğuna girerken; eşitlik, paylaşımcı yaşam, aydınlık ve bilimsel ilerleme gibi İslamla örtüşen argümanları savunanlara savaş ilan etti. Batı dünyasının orta çağına giriş yaptık.

Soğuk savaş döneminde tarafsız kalabileceğimizi zannetmiyorum. Seçilen tarafın da çok büyük bir önemi yok. Tabi paktlara dahil olursun, taraf seçer, anlaşmalarda taraf olursun. Burada önemli olan ipleri bu kadar bırakmak, kırmızı çizgilerini çekip yeni düzene uyumla ilerleyememek, kontrolü tamamen kaybetmek.
 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #3 : 30 Temmuz 2014, 15:04:25 »

Söylediğine ek olarak Türkiye önemli stratejik bir bölgede olmasına rağmen yunanlardan daha az yardım alıyor. Neredeyse tehlikesiz durumdaki irlanda kadar yardım almışız.
« Son Düzenleme: 30 Temmuz 2014, 15:06:27 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

Çevrimdışı Darknight250

  • Konsolos
  • *
  • İleti: 856
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #4 : 30 Temmuz 2014, 15:06:23 »
(aç/kapa)

Tam da böyle bir cevap bekliyordum. Tamamen katılıyorum. Amerika'nın demokrasi getirdiği ülkeleri görüyoruz. İç işlerine müdahaleler, demokrasinin yerine oturmaması... Uzun dönemde zararlı bir antlaşma bence de.

Eklenti:
(aç/kapa)

Gönderdiğin grafik Marshall Planı ile alakalı ama o da Amerika'nın müttefiklere yardımı. Truman'da da Yunanistan bizim 3 mislimiz kadar yardım alıyor ama aklımda değil sayıları söylemeyeyim.
« Son Düzenleme: 30 Temmuz 2014, 15:10:07 Gönderen: Darknight250 »
 

Çevrimdışı erman95

  • Konsolos
  • *
  • İleti: 517
  • Mareşal Erwin Rommel
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #5 : 30 Temmuz 2014, 15:17:09 »
Bize yardım etmeseler de olurmuş :P
 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #6 : 30 Temmuz 2014, 15:21:07 »
.
« Son Düzenleme: 24 Mart 2015, 17:39:16 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

Çevrimdışı Turgay

  • Cumhuriyet Generali
  • *
  • İleti: 2089
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #7 : 30 Temmuz 2014, 15:26:14 »
Yunanistan iç savaşını unutmamak lazım. Tito'nun dibinde iç savaş yaşayan Yunanistan'ın bizden fazla yardım alması gayet makul, o tariihte bizde komünist devrim tehlikesi hiç yoktu.

Eleştirdiğim şey Varşova paktı yerine NATO'ya dahil oluşumuz değil. Tabi taraf olacaktık. Eleştirdiğim şey; tüm kararların ABD tarafından alınması, içerideki siyasete direk müdahil oluşu, komünizmle mücadelenin McCarthycilik'e dönüşmesi, kısacası taraflığın mandalığa dönüşmesi. Madem ABD mandasına girecektik, milli mücadeleyi niçin yaptık? Onca canı niye verdik, onca yoksulluğu ve sıkıntıyı niçin çektik? Girerdik ABD mandasına, kafamız rahat yaşardık.
 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #8 : 30 Temmuz 2014, 15:44:12 »
.
« Son Düzenleme: 24 Mart 2015, 17:39:24 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

Çevrimdışı Börklüce

  • Başrahip
  • *
  • İleti: 3804
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #9 : 30 Temmuz 2014, 16:53:02 »
Girerdik ABD mandasına, kafamız rahat yaşardık.
Zamanında ABD istemedi ki girelim, nasıl bir ülkeysek artık adamlar sömürge olarak bile istememiş. ;D

Yakın tarihteki ABD etkisi deyince aklıma Güney Amerika geliyor, bizimkine çok benziyor bu ülkelerin geçirdikleri.
 

Çevrimdışı Turgay

  • Cumhuriyet Generali
  • *
  • İleti: 2089
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #10 : 31 Temmuz 2014, 08:43:09 »
(aç/kapa)
Manda olsan kendi dilini konuşup kendi yemeklerini yiyemeyecek miydin? ABD mandasına girince millete zorla burger kola mı yedirip "Owww yeah man, sana puhanım dohuz kanka" diye mi konuşturacaklardı?

Manda olmakla işgal altında olmayı karıştırmışsın. Manda olmak demek bayrağının dalgalanmaması değil, bayrağının yanında bir bayrağın daha dalgalanması demek. Seni idare edecek yöneticilerin vali atar gibi atanması demek. Kendi topraklarında bile birilerinin senden üstün olduğunu kabul etmek demek. Politikalarının başkaları tarafından oluşturlması demek. Bir tek o selam konusunda haklısın. Bunların hepsi de zaten o tarihlerde yaşandı. ABD, vali atar gibi yönetici atadı, istemediği zaman döve döve indirdi. Kimlerle ticaret yapıp yapamayacağımızı belirledi. Komünizm tehlikesini bahane ederek en önemli projelerimizi bir bir çöpe attı, dış politikayı geçtim iç politikaları da onlar belirledi. Gelinen noktada mandadan farkımız kalmadı. Tam bağımsızlık için verilen mücadele de taça çıkmış oldu.

(aç/kapa)
Sen istersen adamlar niye reddetsin. O tarihte İngiltere daha önde olduğundan İngiliz mandası konuşuluyordu. 40'ların sonu 50'lerin başı olsaydı ABD mandası konuşulurdu.
 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #11 : 31 Temmuz 2014, 09:48:21 »
.
« Son Düzenleme: 24 Mart 2015, 17:39:36 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

Çevrimdışı Börklüce

  • Başrahip
  • *
  • İleti: 3804
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #12 : 31 Temmuz 2014, 10:23:21 »
O tarihte İngiltere daha önde olduğundan İngiliz mandası konuşuluyordu. 40'ların sonu 50'lerin başı olsaydı ABD mandası konuşulurdu.
Okuduğum bir şey değil o yüzden iddialı değilim ama "ABD mandalığı için başvuru yapıldığı ancak ABD'nin bunu istemediği" gibi ilginç bir bilgiyi tarihçiyle yaptığımız bir konuşmadan hatırlıyorum. Dediğim gibi, kesin doğru mu bilmiyorum.
 

Çevrimdışı Swift

  • Tribunus Militus
  • *
  • İleti: 1306
  • Hadi Güle Güle
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #13 : 31 Temmuz 2014, 10:35:18 »
ABD'nin Filipinler mandası vardı, 1890-1935 arasıydı sanırsam tarihleri. Ondan sonra direk kukla devlet oldu, savaş sonrası da ne olduğu biliniyor zaten. 

Türkiye'nin Filipinler ile yaşadıklarının hiçbir farkı yok. Hatta Filipinler gibi, Endonezya, Brezilya, Arjantin, Venezuela vs. de bunlara bir örnek.

Kruşçev'in (veya Hruşçyov her neyse) 1950'lerde BM toplantısında o ünlü ayakkabısıyla masaya vurmadan önce tartıştığı biri vardı, Filipinler delegesi. Rezil olmuştu orada Filipinler delegesi söyledikleriyle. Çünkü göz göre göre kendi ülkesinin zararına olan durumları ABD kızmasın diye savunuyordu.

İşte aynı böyle bir durumdayız. 1949 Türkiye-ABD eğitim işbirliği anlaşmasıyla zaten istediğini almış oldu ABD. Ardından Türkiye'nin Kore'ye asker yollaması ile NATO'ya da üye olmuş olduk. NATO'ya girer girmez ABD'nin danışman sıfatıyla yolladığı kişiler din derslerinden, tarih derslerine vs. köklü değişiklikler yaptılar müfredatta.

Türkiye soğuk savaş sırasında ABD'yi korumak için iyi bir askeri güç olarak kullanıldı. Soğuk savaş sonrasında ise ortadoğu'da çok kritik bir devlet oldu vs. Ama sonuç olarak ABD sürekli Türkiye'yi bir oyuncaktan fazla görmedi. ABD'nin içişlerine müdahilesiyle sürekli Türkiye kendi enerjisini içinde harcadı, bir ortadoğu devleti olarak hiç İsrail'e doğru düzgün tepki veremedi bile.
İnsanların politik görüşlerini çarpıttı, suni ayrılıklar yarattı, sonuç olarak metro da bile siyasi kavga çıkaran insanlar ortaya çıktı.

Bence Türkiye halkının acilen siyasetle olan fazla ilgilenişini koparması lazım. Çünkü kimse konuşarak anlaşmıyor, sürekli işin sonucu kavgaya dökülüyor.

ABD tarafından desteklenen en önemli darbe "80 Darbesi" ile Türkiye tam bir politik kaosa sürüklendi. Ardından gaza gelip dayılanan Türk Milliyetçileri (garip bir şekilde çoğunluğunu CHP'liler oluşturuyor) olayları daha da körükledi. Karşı taraf da aynı karşılığı verdi vs.
Bir barış ortamı göremedik sonuç olarak Türkiye'de. 

Bence ABD'nin kendi açısından en başarılı icraati, kendi fikirlerinde dışındaki fikirlere "hepiniz aynısınız işte konuşmaya lüzum yok" diyebilen jenerasyonu yetiştirebilmektir.

Benim korkum bu iç karışıklıklar sonucu sokaktan geçen sıradan insanın bile hararetle siyaset tartıştığını görmektir.

Herkes RTE'ye kızıyor ABD ile çok yakınlaştı, ülkeyi sattı böldü vs. vs.
Kusura bakmayın işte konuda da görüldüğü üzere ülke çok daha önce satılmış zaten. Kendimizden 50 kat güçlü bir ülkeyle ittifak kurarsak aynı zamanda onun uydusu olmuş oluruz.

Bir de ülkenin kurtuluşunu "CHP+MHP koğolosyon korson ABD infilüenzasından kurtulalım" durumuna getirenler var ki, işte bunlarda bitmez zaten. Bu ülke de adam gibi her şeyi açık açık söyleyen partiler %0.01 oy alıyor sonra da kapanıyor. Çünkü milyonlarca lira döktürüp meydanlarda elini yumruğunu masaya vurup kavga çıkartamıyor bu insanlar bu yüzden bu kadar oy alıyorlar. Türkiye'de iktidar da olsun olmasın partilerin ezici çoğunluğu bizim halkımızın özeti açıkça. Ancak vurmaktan kavgadadan anlıyorlar ve sürekli AKP'ye oy verenlere koyun der CHP'liler, fakat CHP'lilerinde pek bir farkı yok, kendi dışındaki her türlü görüşü düşünmeden direk olarak yaftalayan bir zihniyettir genelde benim anladığım. Bunun AKP zihniyetinden pek bir farkı yok. MHP'ye girmeye lüzum bile yok zaten.

Gerçi çoğunluğun da zekice karar alıp düşünmesini bekleyemeyiz, her zaman zeki insanların %0.01 olması iyidir, sonra ne farkları kalır yani, o kadar insanla aynı olmamalı. :)
« Son Düzenleme: 31 Temmuz 2014, 10:39:32 Gönderen: Swift »
düke düke dol dozet yu ve düke düke dal dozetyu ve düke düke dal dozeyet yu deki düşke düke dal duzet yuvediüke dükedal dozet yuvedakdallyöz

-Kendinize iyi bakın.
 

Çevrimdışı Turgay

  • Cumhuriyet Generali
  • *
  • İleti: 2089
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #14 : 31 Temmuz 2014, 11:17:07 »
(aç/kapa)
Hiç öyle birşey duymadım. Böyle bir teklifi resmi ağızla yapacak, devleti temsil edebilecek statüde olanların hiçbiri ABD mandasını desteklemiyordu. Sıradan biri gidip:
-Başkan biz gelelim mi?
-...
-nyse sn mşglsn glb .s.s.s

tarzı bir diyalog yaşadıysa bilemem :) .

(aç/kapa)
Esasında bugün yaşadığımız temel problerin neredeyse hepsinin altında bu var. Cumhuriyetin taşraya inememesi ülkeyi hep şark kurnazı zübüklerin kontrolüne bıraktı. Dahası köylere yapılan yatırımların komünizm bahanesiyle kesilmesi büyük göçleri getirdi ki bugün büyük şehirlerdeki sosyal problemlerin ve çarpık kentleşmenin de temelinde bu var.
 

Çevrimdışı Darknight250

  • Konsolos
  • *
  • İleti: 856
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #15 : 31 Temmuz 2014, 11:24:12 »
''Amerika'nın uydusu olsak da kurtulsak'' diyenleri hiç anlamıyorum. Herhalde bu zatlara göre Kurtuluş Savaşı olmamıştır. Hiç kaybımız olmamış, nüfus devamlı artarak bu zamanlara gelmiştir.

Köy Enstitülerinin kaldırılmasının sebebi de Sovyetler'den alınması. ABD kendinden olmayan çocuğunu ,Haseki gibi, ne kadar yetenekli de olsa öldürtmüş. Sizin de dediğiniz gibi şehirlerdeki, özellikle İstanbul, kalabalıklığın sebebi bu. İstanbul'da yaşıyorum şehir bayramda bile oldukça kalabalık.

Ekleme:  Ankara'da bir araştırma yapılmıştı. Araştırmanın gayesi ilköğretimden mezun olan çocuklarımızın kaç kelime öğrendiğiydi. Amerika çocukları bizden 12 kat daha fazla kelime öğreniyordu yaklaşık 50.000 . Bu araştırmayı bilen biri lütfen kaynak verebilir mi ? Velhasıl adamlar eğitimimize de el attılar. Sonra neden bizim bilim adamımız çok az ?  evil*
« Son Düzenleme: 31 Temmuz 2014, 11:27:22 Gönderen: Darknight250 »
 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #16 : 31 Temmuz 2014, 11:29:02 »
.
« Son Düzenleme: 24 Mart 2015, 17:39:42 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

Çevrimdışı Darknight250

  • Konsolos
  • *
  • İleti: 856
Ynt: Truman Doktrini ve Ülkemize Etkileri
« Yanıtla #17 : 31 Temmuz 2014, 11:53:32 »
Bence bu ülkede insanlar bilimi dine ters bir kavrammış gibi görüyorlar.  Bilim ülkede birazcık gelişse hemen herkes dinsiz olacak zannediyorlar. Bu ülkedeki insanlar cahil olup kandırılmaya mahkumlardır.
Bu bizden önce Osmanlı'nın yıkılış döneminde de vardı. Bizde de var. Aslında din ile bilim aynı safhada. Atatürk'ün mücadelesinin amacı bu. Dini kullananları engellemek. Neyse konu biraz kaydı. Başlığı değiştirdim.
 

Çevrimdışı Swift

  • Tribunus Militus
  • *
  • İleti: 1306
  • Hadi Güle Güle
Ynt: Truman Doktrini
« Yanıtla #18 : 31 Temmuz 2014, 12:00:01 »
Ekleme:  Ankara'da bir araştırma yapılmıştı. Araştırmanın gayesi ilköğretimden mezun olan çocuklarımızın kaç kelime öğrendiğiydi. Amerika çocukları bizden 12 kat daha fazla kelime öğreniyordu yaklaşık 50.000 . Bu araştırmayı bilen biri lütfen kaynak verebilir mi ? Velhasıl adamlar eğitimimize de el attılar. Sonra neden bizim bilim adamımız çok az ?  evil*
İngilizce her ne kadar suni olarak dönem dönem dilbilimciler tarafından kasıtlı olarak evrim geçirtirilmiş bir dil olsa da İngilizce Türkçe'den çok daha zengin bir dildir. He dil yapısı bakımından Türkçe'de dahil bir çok dille mukayese bile edilemez fakat bu İngilizce'yi kötü bir dil yapmaz. Aksine dünyadaki en zengin dillerden biridir yapı bakımından beğenilmese de.

Araştırmaya gelince ABD her açıdan kapitalist bir ülke. Yani bölgeden bölgeye eğitim çok farklılık gösterebiliyor. Örneğin Milwaukee'nin herhangi bir yerinde ki okul New York'un göbeğindeki okul ile aralarında çok büyük farka sahip. ABD tam bir sosyal devlet değil yani. Rusya, Almanya gibi ülkenin dört bir tarafı birbirine yakın eğitim veren okullarla dolu değil. Yani eğitim açısından uçurumlu bir ülke. Mesela bazı liselerde en yoğun ders alışveriş dersi (dersi bile komik) oluyorken bazılarında fizik dersi olabiliyor. Ama tabii ki de ABD'de dünyanın en iyi eğitim veren okulları da varken en kötüleri de vardır. Doğrudur yani bu araştırma büyük ihtimalle.

Güzel yazı fakat CHP-MHP koalisyon kursun diyenleri anlamıyorum. Birleşip aKApe karşısında tek parti olsun deseler anlarım.
Konuyu yanlış anlamışsın dostum sen. Ben CHP-MHP-AKP hepsi birleşse ülkenin %90'ını temsil eden iktidar falan olsa yine bir şey değişmez. Biz her türlü ABD mandası oluruz, mandaterliğe boyun eğmemek için en yapılacak şey kendimizi geliştirmekten daha fazlası değildir. Neden Hollanda'da darbe olmuyor da Türkiye'de oluyor insan bir sormalı kendine. Halkın gelişmesi lazım zihinsel açıdan, askerlerin içeri atılması sadece darbe yapabilecek kişileri değiştirmekten başka bir işe yaramaz yani.   

Bu arada ülkemizde çok yanlış bir beyin göçü algısı var bence. ABD'ye okumak için gideni vatan haini ilan edebiliyorlar. Bu vatan haini bilim adamı olayı çok olmaz dünyada. Ancak askeri teknolojiler üzerine çalışan bir bilim adamı başka bir ülkenin askeri bir endüstriyel firmasında görevli olarak çalışırsa hain falan denilebilir belki onun dışındaki işlerle ilgilenen bilim adamları istediği yere gitsin hain falan olmaz. Türkiye'de bilim adamı az Japonya'da çok diye bir şey yok. Japonya'lıların çoğu ABD'ye öğrenim görmek için geçmişte de gidiyordu hala gidebiliyor. Türkiye'de böyle eğitim için çok yurtdışına gidemiyor insanlar.

Bu arada başlığı değiştirmeye gerek yok. Zaten Truman doktrini yapı itibariyle komünizmi bahane ederek devletlerin içişlerine müdahile etmekten yani o ülkeyi etkilemekten başka bir şey değildir.
« Son Düzenleme: 31 Temmuz 2014, 12:01:36 Gönderen: Swift »
düke düke dol dozet yu ve düke düke dal dozetyu ve düke düke dal dozeyet yu deki düşke düke dal duzet yuvediüke dükedal dozet yuvedakdallyöz

-Kendinize iyi bakın.
 

Çevrimdışı ALERHATE

Ynt: Truman Doktrini ve Ülkemize Etkileri
« Yanıtla #19 : 31 Temmuz 2014, 12:02:22 »
.
« Son Düzenleme: 24 Mart 2015, 17:39:47 Gönderen: ALERHATE »
Großdeutsches Reich - Lebensraum für Deutschland (NAB) - (AAR)
United States of America - Democracy Protector of the World (AAR) 14. BÖLÜM 2. KISIM YÜKLENDİ

Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. - Zhuge Liang
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. - Napoléon Bonaparte
Ancak, kendi kendini idare edebilen akıllı insanlar hürdür. - Horace
Acının ödülü tecrübedir. - Eshilos
 

 

Foruma ilişkin her türlü bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.