Gönderen Konu: Bölücü Terör Örgütü PKK  (Okunma sayısı 6288 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Yabgu

  • Ziyaretçi
Bölücü Terör Örgütü PKK
« : 02 Ağustos 2010, 10:42:46 »
             Kürdistan İşçi Partisi (Kürtçe: Partiya Karkerên Kurdistan ya da ), Türkiye'nin güneydoğusu, Irak'ın kuzeyi, Suriye'nin kuzeydoğusu ve İran'ın kuzeybatısını kapsayan bölgede bir devlet kurmayı amaçlayan ve bu amaçla söz konusu toprakların Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde kalan kısmına sahip olabilmek için güvenlik kuvvetleri, geçici köy korucuları ve sivillere karşı silahlı eylem yapan yasadışı silahlı örgüt. Örgüt daha çok Kürtçe adının başharflerinden oluşturulmuş PKK ismi ile bilinir. Ayrıca KADEK  (Kürtçe: Kongreya Azadî û Demokrasiya Kurdistanê, Türkçe: Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi) ve Kongra-Gel (Halk Kongresi) isimlerini de kullanmıştır. PKK, 7. Parti Kongresi'nde bağımsız bir Kürdistan fikrinden vazgeçtiğini açıklamıştır.


             PKK, aralarında Türkiye dahil olmak üzere, Avrupa Birliği, ABD, Birleşmiş Milletler ve NATO gibi bir dizi ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak ilan edilmiş, ayrıca ABD'nin uyuşturucu kaçakçıları listesinde bulunan etnik ayrılıkçı, militan bir organizasyondur.

             Türkiye'de Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı "Türkiye'de halen faaliyetlerine devam eden başlıca terör örgütleri" listesinde "PKK/KONGRA-GEL (Kürdistan Halk Kongresi-KHK)" adı altında yer almıştır.



İdeolojisi

             PKK'nin ideolojik yapısı Marksizm, Leninizm, Maoculuk, ve Apoculuk'tur. Ancak son yıllarda örgütün Kürt milliyetçiliğine kaydığı yorumları da yapılmaktadır.

             Abdullah Öcalan, PKK'yi "Kürt proleter devrimci hareketi" ve "ulusal kurtuluş mücadelesi" olarak tanımlamıştır

             1974 yılında Abdullah Öcalan tarafından kurulan PKK'nin ideolojisi, Devrimci Sosyalizm ve Kürt Milliyetçiliği üzerine kuruludur. PKK'nın başlangıçtaki amacı, Kürdistan diye tanımlanan, Kürtlerin de yaşadığı, Irak'ın kuzeyi, Suriye'nin kuzeydoğusu ve İran'ın kuzeybatısı arasında kalan coğrafi bölgede, bağımsız sosyalist bir Kürt devleti kurmaktı.


Kurulmadan Önce

             1960'larda başlayan bireysel hareketlerin ülke içinde gelişiminin olası sebepleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgedeki ekonomik ve sosyal yapılar yüzünden ülke genelindeki değişimi aktaramaması bahanesi, üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen Osmanlı döneminde yaşanan sosyal ve ekonomik sorunlarının bölgede tekrarlanması varsayımı ve Soğuk savaş yapısı altında Rus ve Suriye gizli servislerinin Güneydoğu Anadolu'daki oluşumlara bilgi, kaynak ve yönlendirme faaliyetleridir.
Doğu mitingleri

             Türkiye İşçi Partisi 16 Eylül 1967'de Diyarbakır, 24 Eylül'de Silvan, 1 Ekim'de Siverek, 8 Ekim'de Batman, 15 Ekim'de Tunceli, 22 Ekim'de "Doğu Mitingleri" düzenlemiştir. 23 Mayıs 1971'de Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kurulmuştur.


Apocular dönemi (1974-1978)

             PKK'nin organizasyon olarak geçmişi 1974'de "Ankara Democratic Patriotic Association of Higher Education" olarak başlamaktadır. Grup, bu dönemde büyük ölçüde öğrencilerden oluşmakta ve başında Abdullah Öcalan bulunmaktadır. Ankara'da kurulan organizasyon kısa bir süre içinde Güneydoğu Anadolu'ya taşınmış ve bölgedeki genç Kürtler arasında propaganda faaliyetlerinde bulunmuştur.

             27 Ekim 1978'de Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde yapılan bir toplantıyla (1. Kongre) "Kuruluş Bildirgesi"ni düzenler ve adını Kürdistan İşçi Partisi olarak değiştirir. PKK, bu bildirgeyle hareket alanını genişlettiğini de ilan eder ve yeni bir safha olan şehir eylemleri metotlarını uygulamaya başlar. Marksist, Leninist temelli etnik bölücü bir organizasyon olması sebebiyle sağ organizasyonlarla da çatışmaya girmiştir. Bu dönemde Başkan olarak Abdullah Öcalan, Başkan yardımcısı olarak Cemil Bayık, Yürütme kurulu başkanı olarak Şahin Dönmez, Asker sorumlusu olarak Mehmet Karasungur, İstihbarat sorumlusu olarak Mazlum Doğan, Yürütme kurulu üyesi olarak Mehmet Hayri Durmuş, Yürütme kurulu üyesi olarak Öcalan'ın eşi olan Kesire Yıldırım yer aldı.

             27 Ekim 1978 tarihli kuruluş bildirgesine kadar olan dönem Apocular olarak adlandırılmaktadır. Apocular ismi özellikle Dikmen toplantısından sonra yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Öcalan'ın politik fikirlerinin geliştiği ve ülke içinde 1970'lerin ortasına kadar gelişen yapılarla bağlantılarını kurmuş ve tanıtmıştır. Bu dönemin sonlarında fikirlerini harekete koymak için Güneydoğu Anadolu'da var olan feodal yapıda yer bulması ve bu yapıyı kendi amaçları için şekillendirmesi ve kendi amaçlarınında bölgenin yapısı altında şekillenmesi gerekli idi.

             Apocuların çekirdek grubu 16 kişiden oluşmaktadır. Yıllar içinde bu on altı kişiden sadece Öcalan grupta kalmış, bazıları kendi kuruluşunda rol oynadıkları sistem tarafından öldürülmüştür.


Şehir Savaşı (1978-1980)

             PKK ilk saldırılarını İşçi Partisi'nin Güneydoğu'daki 5 il başkanına yapmıştır.

             Kuruluş bildirgesiyle bölgede varlığını geliştirme ve sosyal yapıya bürünme devresine girmiştir. Devletin terörizm saydığı 43.000 olayın yaşandığı gerçeği altında, PKK Şehir Savaşı döneminde aktif bir yapıdadır. 12 Eylül 1980 büyük oranda Şehir Savaşı dönemini sona erdirse de organizasyonun eylem kabiliyetini ortadan kaldırmamıştır.

             PKK'nın çatışmaları sadece karşıt görüşlerin çatışması olmakla kalmayıp 30 Temmuz 1979'da Urfa Milletvekili Mehmet Celal Bucak'a düzenlenen suikastla PKK'yı devletle işbirliği içinde olmakla Kürtleri sömürmekle suçladığı aşiretlere de yönlendirmiştir. 1980 darbesi öncesi diğer komünist gruplar gibi yapılanmış ve propagandasını silahlı eylemlerle duyurmuştur. 1980 ihtilali ülke içinde yaşamın sekteye vurulmasını amaçlayan faaliyetlere karşı bu faaliyetleri yürüten bireylerin etkisiz kılınması amacı ile yürütülmüştür. Darbe öncesi duyum alan Öcalan, ülkeyi terk etmiş ama onunla ülke dışına çıkmayan PKK militanları darbe grubunca yakalanıp hapsedilmişlerdir. Bu grup daha sonra cezaevi direniş hareketinin çekirdeğini oluşturacaktır.

Bedenî protest

    * 1982: Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Necmi Önen, Mahmut Zengin
    * 1990: Zekiye Alkan
    * 1992: Rahşan Demirel
    * 1995: Nilgün Yıldırım, Bedriye Taş
    * 1996: Vedat Aydemir
    * 1997: Abdullah Şengüler
    * 1998: Mirza Mehmet Çimen, Sema Yüce, Fikri Baygeldi, Welat Azat emirhanoğlu
    * 19 Ekim 1998'den sonra: Mehmet Halit Oral vs.


1980-1984

             1979'da Öcalan'ın Suriye'ye geçmesinde; Dev-Genç'in temellerini attığı eğitim kamplarının kurulması ve İhtilal'in ülke içindeki eylem alanını kapatması etken olmuştur. Türkiye'deki askeri yönetim, sol görüşlü organizasyonların, Öcalan'ın Lübnan çağrısına cevap vermesine sebep olmuştur. 1982-84 yılları Öcalan'ın organizasyonun yeniden şekillendirmesine yardımcı olmuştur.

             Abdullah Öcalan ihtilal döneminde Suriye'nin gözetiminde Bekaa Vadisi'ne yerleşmiş ve buradan organizasyonun yeniden yapılandırılmasını planlamıştır. Bu dönemin Abdullah Öcalan için çok önemli olduğunu daha sonra yazdığı anılarında açıklamaktadır.

1984-1993

             1984 senesiyle PKK yeni bir yapıya bürünmüştür. Kendisine Mao'nun Halk devrimi yöntemini seçmiş ve Suriye'nin desteklemesiyle Güneydoğu Anadolu'da terör metotlarını uygulamaya başlamıştır.

             'Uzun süreli halk savaşı' ilan etti. 'Uzun süreli halk savaşı'
1.'stratejik savunma',
2:'stratejik dengeleme' ve
3:'stratejik saldırı' başta olmak üzere üç aşamadan ibaretti. Bunun ilk aşamasının yöntemini 'Silahlı Propaganda' olarak nitelendirerek Kürdistan Kurtuluş Güçleri (Kürtçe: Hêzên Rizgarîya Kurdistan, HRK) kuruldu ve üç birlik oluşturdu: 'Agit' kod adılı Mahsun Korkmaz komutasındaki '14 Temmuz Silahlı Propaganda Birliği' Eruh-Şırnak-Pervari bölgesine, Abdullah Ekinci komutasındaki '21 Mart Silahlı Propaganda Birliği' Hakkâri-Çukurca-Şemdinli ve Ali Ömürcan komutasındaki '18 Mayıs Silahlı Propaganda Birliği' ise Van-Çatak bölgelerine saldıracaktı. Ancak Ali Ömürcan'ın birliği hücuma geçemedi. 15 Ağustos 1984 akşam 21:30'da Eruh ve Şemdinli'de PKK ilk büyük ölçekli silahlı eylemini gerçekleştirdi.

             25 Ekim 1986'de Lübnan'da yapılan 3.kongresinde HRK lağvedilerek yerine Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu (Kürtçe: Artêşa Rizgarîya Gelê Kurdistan, ARGK) kuruldu. 1991-1992 yılında örgütün artan eylemleri 1993'te doruk noktasına ulaştı. 24 Mayıs 1993'te Bingöl-Elazığ karayolunu kesen PKK militanları, eğitimlerini tamamlayarak görev yerlerine sevk edilen silahsız 33 eri otobüslerden indirerek kurşuna dizdi. PKK'lılar, 13 er, bir polis ve 8 vatandaşı da kaçırdılar. Olayın ardından düzenlenen operasyonda, 10 PKK'lı öldürüldü ve kaçırılanlar kurtarıldı.


1993-1998

             Bu dönem örgütün hayatta ve ülkeler arası yapıda kalabilmek için ideolojisini büyük ölçüde yeniden gözden geçirdiği dönemdir. Komünizm (Marksist-Leninist) yerine sosyalizm benimsenmekte ve kadın erkek eşitliğini savunduğunu göstermek üzerede kadınlarda erkek davranışlarını öne çıkarmaya ve cinsel öğeleri göz ardı etme politikası uygulanmaktadır. Parti içinde dine karşı tolerans gösterilmesi bu yapının uzantısıdır.

             Bu değişimlerle PKK, Kürt devleti söyleminden vazgeçmiş ve Türkiye Cumhuriyeti devleti altında otonom bir yapı amaçladığını söylemeye başlamıştır.

             Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin savunma harcamalarına ayırdığı miktar bütün harcamalarının %10'una kadar yükselmiştir. Bu dönemdeki askeri faaliyet yoğunluğunu devam ettirebilmek ordu bütçesi için 8 milyar ABD doları yıllık harcama seviyesine ulaşılmıştır.

             Mayıs 1997 harekatının Türkiye'ye faturası ise 300 milyon dolar olmuştur.

Başbağlar Katliamı (1993)

             5 Temmuz 1993 tarihinde 100'e yakın PKK mensubu, Kemaliye'nin Başbağlar Köyü'nde sivilleri kurşuna dizip evleri ateşe verdi. 31 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Katliamı PKK üstlendi ve Abdullah Öcalan Davası'nda PKK'nin eylemlerine örnek olarak gösterildi.

İntihar eylemi (1996)

             30 Haziran 1996'da "Zilan" kod adlı PKK'lı kadın militanin (Zeynep Kınacı), Tunceli'de vücuduna sardığı bombaları İstiklal Marşı'nın okunduğu sırada tören alanında patlattigi olay. Olayda ikisi astsubay toplam 6 asker hayatini kaybetmistir. Zeynep Kınacı ayni zamanda tarihte intihar eylemi gerceklestiren ilk kadin militandir.

             25 Ekim 1996'da ikinci canlı bomba olayı daha gerçekleşti. Adana'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü bahçesindeki polislerin arasına dalan PKK'li Leyla Kaplan üzerindeki bombayı patlattı. Olayda 3 polis hayatini kaybetti.

             29 Ekim 1996 Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı sırada Güler Otaş üzerindeki bombayı patlattı. Saldırıda üçü polis, biri sivil 4 kişi hayatini kaybetti.

    * Zeynep Kınacı Haziran 1996
    * Leyla Kaplan Ekim 1996
    * Güler Otaş Ekim 1997
    * Fatma Özen Kasım 1998
    * Hüsniye Oruç Aralık 1998
    * Hamdiye Kapan Aralık 1998
    * Meral Maymak Mart 1999
    * Canan Akgün Nisan 1999
    * Şengül Akkurt Mayıs 2003


1998-2002

Şemdin Sakık'ın teslimi


             13 Nisan 1998'de PKK'nın eski ikinci adamı olup örgütten iltica ederek Mesut Barzani'nin yanına sığınmış Şemdin Sakık (Kod adı: Parmaksız Zeki) ve kardeşi Arif Sakık, Özel Harekât birimleri tarafından ele geçirilerek Türkiye'ye getirilmişlerdir.

Öcalan'ın Suriye'den çıkışı
Hafız Esad


             29 Ağustos 1998'de Abdullah Öcalan MED TV'de yayınlanan basın toplantısına telefon bağlantısıyla katılarak tek taraflı ateşkes ilan etmiştir. Buna Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı Mesut Yılmaz şöyle yanıtlamıştır:

             "Eğer Türk devleti ile savaşmakta çaresizliğini anlayıp da teslim olmak için bir adım atıyorsa ben bunu olumlu görürüm. Devamının gelmesini bekleriz. Ama eğer kendine Avrupa'da siyasi platformda yer kazanmak için bir oyun peşindeyse boşunadır. Hiçbir zaman muhatap alamayız."

             16 Eylül'de Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Suriye'ye hitaben şöyle konuşmuştur:

             "Bazı komşularımız bizim iyi niyetimizi, gösterdiğimiz yakınlığı yanlış değerlendirmişlerdir. Uzun zamandan beri Apo denilen eşkıyayı kendi ülkelerinde barındırıp, onu destekleyerek Türkiye'yi terör belasına bulaştırmışlardır. Şunu açıkça söylemek istiyorum: Türk milleti artık bu konuda göstereceği iyi niyetin sonuna gelmiştir. Sabrımız tükenmek üzeredir. Sabrımızı taşırmasınlar."

             1 Ekim'de TBMM'nin açış konuşmasında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel:

             "Tüm uyarılarımıza ve barışçı açılımlarımıza rağmen hasmane tutumdan vazgeçmeyen Suriye'ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu, sabrımızın taşmak üzere olduğunu bir kere daha tüm dünyaya ilan ediyorum."

             Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, 6 Ekim'de Türkiye'yi ziyaret ederek arabuluculuk girişiminde bulunmuş ve Türkiye bunu kabul etmiştir.

             9 Ekim'de Abdullah Öcalan PKK Yunanistan temsilcisi Ayfer Kaya (kod adı: Rozerin) ve bazı arkadaşları ile birlikte Suriye'yi terk etmiştir. (Bu olay PKK'nin literatürüne "9 Ekim Komplosu" olarak geçmiştir.)

             Mısır Dışişleri Bakan Amr Musa 12 Ekim'de Ankara'ya gelerek Süleyman Demirel'e Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın mesajını iletmiştir. 19 Ekim'de Adana'da yapılan Türkiye-Suriye görüşmesinin sonucu "Öcalan şu andan itibaren Suriye'de değildir ve kesinlikle Suriye'ye girmesine izin verilmeyecektir" hükmünü de içeren mutabakat metni imzalanmış ve 20 Ekim'de açıklanmıştır"


Nairobi operasyonu


             Lazarus Mavros adına düzenlenmiş Kıbrıs Cumhuriyeti sahte pasaportunu taşıyan Abdullah Öcalan, 2 Şubat saat 11.33'te Melsa Deniz ve Yunanistan istihbarat mensubu Savvas Kalderides ile birlikte Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gelmiş ve Yunanistan Büyükelçiliğine ait binaya yerleşmiştir.CIA'den haber alan Özel Kuvvetler Komutanlığı, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun ile birlikte bir operasyonu hazırlamıştır. Öcalan'ın yakalanmasında Mossad'la işbirliği yapıldığına dair söylentiler Mossad tarafından yalanlanmıştır. Cavit Çağlar'a ait TC-CAG kuyruk numaralı Falcon 900 B ile operasyon timini Kenya'ya göndermiştir.

             Kenya hükûmeti 15 Şubat'ta Öcalan'ın sınır dışı edilmesini talep etmiş ve Öcalan da Hollanda'ya gitmek koşuluyla binayı terketmeyi kabul etmiştir. Ancak Öcalan'ı havalimanına götüren araç aniden konvoydan ayrılarak kaybolmuştur. Öcalan 16 Şubat saat 3.00'te Türkiye'ye getirilmiş ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit açıklamada şöyle konuşmuştur:

    "Dünyanın neresinde olursa olsun devletimizin onu ele geçireceğini söylemiştik. Bu devlet sözünü yerine getirdi, şehit analarına verilen sözü yerine getirdi."


Öcalan'ın Yargılanması (1999)

             Abdullah Öcalan 29 Haziran 1999 tarihinde Türk Ceza Kanunu'nun muhtelif maddelerinde geçen ve 125'inci maddesinde müeyyidesi tespit edilen "devletin birliğini bozmaya veya devletin hakimiyeti altında bulunan topraklarda bir kısmının devlet iradesinden ayırmaya kalkışmak" suçundan yargılandı. Yargılanmasına 31 Mayıs 1999'da İmralı Devlet Güvenlik Mahkemesinde başlanan davada Öcalan, PKK terör örgütünü kendisinin kurduğunu, örgütü sevk ve idare ettiğini, yakalandığı ana kadar örgütün kendisinin liderliği ve komutası altında faliyetlerini sürdürdüğünü itiraf etti.

             29 Haziran 1999 tarihinde Abdullah Öcalan, oybirliği ile idama mahkum edildi. Karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından da onandı. Mahkemenin gerekçeli kararında Öcalan'ın, eylemlerinin şiddeti, yoğunluğu ve sürekliliği ile içinde bebek, çocuk, ihtiyar ve kadınların da bulunduğu binlerce insanın öldürülmüş olması ve ülke genelinde ciddi tehlike oluşturması nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesinde düzenlenen cezai sorumluluğu kaldıran veya azaltan nedenlerden yararlandırılmamasına karar verildi. Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından ölüm cezası kararı verildi ancak karar uygulanmadı. Mahkemenin verdiği idam kararı uygulanmadı ve İmralı adasındaki özel hapishanede müebbet hapis cezasını çekmektedir.

             İlk ifadesinde, yakalandıktan sonra kötü muameleye maruz kalmadığını söyledi ve PKK'nın ölümüne neden olduğu insanlardan özür diledi. Daha sonra ifadesinde PKK'nın 140 ayrı ülkeden destek gördüğünü ve eğer idam edilirse pekçok kan döküleceğini, canı bağışlanırsa çatışmaları bitirmeye çalışacağını söyledi.

             Bu davada Öcalan, Türk vatandaşı olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve onun ceza kanununu tanıdığını ve savunmasının hukuki değil siyasi olacağını belirtmiştir.


PKK'nın feshi (1999-2002)

             Öcalan, 1 Ağustos 1999'da ateşkesin sürdürülmesini ve silahlı güçlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sınırları'nın dışına çekilerek, sembolik barış gruplarının iyi niyetin bir göstergesi olarak Türkiye Cumhuriyetine gelmelerini ister. Ardından, örgüt tarafından PKK'nın silahlı güçleri sınırların dışına çekilerek, biri dağdan biri de Avrupa'dan olmak üzere iki barış grubu gönderilir.

             PKK, 2002'de kendisini fesheder ve yerine Kürdistan Demokratik ve Özgürlük Kongresi KADEK'i kurar. KADEK de AB terör örgütleri listesi'nde yer almaktadır.


Yıllara göre ölümler

Yıllar   PKK üyesi    Sivil            Asker          Polis          Köy korucusu
1984    11             20              24                   -             -
1985    100             82              67                  -                  -
1986    64             74              40                 3                  -
1987    107             237              49                 3                  10
1988    103             81              36             6                     7
1989    165            136              111                  8                     34
1990    350            178             92                  11                  56
1991    356            170             213                 20                  41
1992    1055            761             444                 144                  167
1993    1699            1218            487                 28                156
1994    4114            1082            794                43                 256
1995    2292            1085            450                 47                 87



Kuzey Irak kampları

             PKK Güneydoğu Anadolu bölgesinde yeterli halk desteğini alamadığından ve güvenlik güçleri karşısında 20.000'den fazla kayıp verdiğinden sınır ötesine yerleşmeye çalışmıştır. Uzun süre Suriye'de kaldıysa da, bu hem yeterli olmamış, hem de 1998'den sonra burada da barınma imkânı kalmamıştır. Körfez Savaşı'ndan sonra oluşan güç boşluğundan yararlanan PKK 1990'ların başında Kuzey Irak'a yerleşmiştir. Irak Savaşı (2003) ise PKK'ya daha geniş bir güç boşluğu sağlamış ve Kandil Dağı ve çevresine yerleşmiştir. Bu bölgede 10'dan fazla PKK kampı vardır. ABD, Irak'ı işgal ederken bu kampları ortadan kaldırma sözü vermiş, Bağdat Yönetimi ve yerel Kürt yönetimi de PKK faaliyetlerine izin vermeyeceklerini açıklamışlardır. Ne var ki zaman içinde Her üçü de PKK'yı bu bölgeden sökmeye güçlerinin yetmediğini ima etmişlerdir. Özellikle Barzani ve adamları ise PKK faaliyetlerine göz yummanın ötesinde silah da sağlamışlardır. Irak Ordusu'nun silahları PKK'lıların eline geçerken, bu silahlar sayesinde Türkiye'deki eylemleri artmıştır.
Kuzey Irak'taki bir grup Kürdistan İşçi Partisi üyesi.

             2006 yılının Temmuz ayında PKK Türk Büyükelçiliği'nin sadece 500 metre ilerisine Öcalan Kültür Merkezi adı altında bir propaganda ofisi açmıştır. Türkiye buranın kapatılması için nota verirken, ABD'lilerin ilk açıklaması "Biz böyle bir merkez görmedik" şeklinde olmuştur.

             Temmuz 2006'da Türkiye'nin ABD'ye PKK kampları konusundaki tepkileri zirveye çıkmıştır. Başbakan Tayyip Erdoğan gerekirse sınır ötesi operasyonun tek taraflı olarak yapılacağını ilan etmiştir. Bu tepki bir haftada PKK terörüne verilen ölü sayısının 15'e ulaşması ile oluşmuştur. Bu uyarı Dışişleri ve diğer kanallardan da tekrarlanmıştır

             Bu sert tepkiler üzerine ABD Başkanı George W. Bush ve Amerikan Dışişleri Bakanı Rice'dan PKK'ya karşı gerekenin yapılacağı sözü geldi.

             30 Haziran 2007 tarihinde örgütün kamplarından kaçan biri kadın 4 kişi, Şırnak ilinin Silopi ilçesinde güvenlik güçlerine sığınarak pek çok itirafta bulundu. İtirafçılar, Türkiye Cumhuriyeti'nin düzenleyeceği sınırötesi operasyon söylentilerinin PKK mensupları arasında korku yarattığını belirtti. Basın mensuplarına da açıklama yapmalarına izin veirlen itirafçılar şu açıklamalarda bulundular:

    "Biz terör örgütüne kandırılarak katıldık. Örgütte yaşananlar karşısında gerçekleri gördük. Bize, teslim olursanız Türkiye'de kötü muameleyle karşılaşırsınız denildi. Ancak biz buna rağmen gelip güvenlik güçlerine teslim olduk. Bize söylenenlerin hiçbirinin doğru olmadığını gördük. Burada hiçbir kötü muameleye maruz kalmadık. Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var. Eğer onlara bir güvence verilirse inanıyoruz ki hepsi gelip teslim olur. Son günlerde sınır ötesi operasyon söylentileri örgüt içinde korkuya neden oldu. Bütün kamplar boşaltıldı.


             Teslim olmak için Habur Sınır Kapısı'nı kullanan itirafçılar, örgütün uzaktan kumandalı mayınlarla gerçekleştirdiği eylemler için gerekli teçhizatı Kuzey Irak'tan temin ettiğini söylediler. Kandil Dağı'ndaki kamplara 2 ABD zırhlısının silah getirdiğini öne sürerek ajan olmakla suçlandıklarına ilişkin baskılara dayanamadıklarını ve bu nedenle de teslim olduklarını, bazı arkadaşlarının ise intihar ettiğini söylediler.

Çocuk Militanlar

             Irak Türkmen Cephesine göre, son yıllarda yaşanan silahlı mücadeledeki başarısızlıklar sonucunda PKK ciddi bir eleman sıkıntısı yaşadı ve bunun sonucu olarak silah altına aldığı kişilerin yaşı 10-11'e kadar düştü. Alınan çocukların büyük kısmı ise 14-15 yaş civarında kızlardan oluşuyor.



Almanya'daki faaliyetleri

             Almanya Kürtleri, PKK ile derin bir bağa sahiptir. 1990'lı yılların başında özellikle Alman endüstrisi tarafından ucuz işçi olarak sevinçle karşılanan Kürtler, daha sonra içlerinden bir kısmının PKK'nın aktivitelerine olan destekleri ve ülke içinde yarattıkları huzursuzluklar sebebiyle "istenmeyen kişi" durumuna düşmüşlerdir. PKK taraftarı eylemlerde bulunan Kürtlerin sayısı Türkiye'ye göre 70.000, Alman hükümetine göre 11.000'dir, ancak PKK destekçisi gösterilerde bu rakamların çok üzerinde kişi yer almaktadır. PKK, Türkiye'deki eylemleri için Almanya'yı bir mobilizasyon üssü olarak kullanmakta, Almanya Kürtleri'nin bir kısmı tarafından desteklenmektedir.

             1992 ve 1993 yıllarında PKK tarafından Almanya Türkleri'ne karşı altı büyük saldırı dalgası düzenlenmiştir. Bu saldırılar Türk kökenlilerin iş yerleri ve evlerine yönelik bombalama ve kundaklamalar ile sokaklarda rasgele Türklere saldırılar şeklinde, korku ve terör yaratma amaçlı olarak düzenlenmiştir. PKK, 1993 yılından itibaren Almanya sınırları içindeki Türklerde korku yaratma amaçlı saldırılara başlamış, 4 Kasım 1993'te 50 farklı şehirdeki bir seri saldırıda bir kişinin ölümüne sebep olmuştur.

             PKK, Almanya'da çok sayıda basılı ve görsel medyaya sahiptir. Bu amaçla yayımlanan Serxwebun (Kürtçe: Özgürlük) gazetesi PKK'nın propoganda organı olarak çalışmaktadır. 1995'e kadar Almanya'da periyodik olarak yayımlanan PKK taraftarı 76 farklı yayın bulunmaktadır.

             1996'ya kadar PKK propogandası yapan MED TV, uydu yayımı iptal edilerek 1996 yılında kapatılmıştır. Kanal, ardından Polonya ve Fransa tarafından da kapatılmış, yerini ise Roj TV almıştır.


Taktikleri

             Örgüt genellikle dağlık olan kırsal alanlarda ve yoğun kentsel alanlarda faaliyet gösterir. Dağlık arazi PKK üyeleri için mağaralarda gizleme ve askeri hava operasyonlarından saklanma avantajı sunar. Kentsel alanlarda ise PKK üyeleri genellikle yerel nüfus arasına karışarak gizlenirler.


Araçlar ve silahlar

             Türk Genelkurmay'ı Temmuz 2007 yılında, 1984-2007 arasında PKK militanlarından ele geçirilen silahlar ve kökenleri hakkında bir rapor yayınladı. Rapora göre silah toplam sayısı ve izlenebilir olanlar için kökeni aşağıdaki gibidir


PKK'nın izi sürülebilen silahları ve menşeileri (Temmuz 2007)[54]
Tip                       Miktarı                               Menşei
AK-47                  4,500                            %71.6 SSCB,%14.7 Çin, %3.6 Macaristan, %3.6 Bulgaristan
Tüfekler              5,713 (959 izi sürülebilir)    %45.2 Rusya, %13.2 Birleşik Krallık, %9.4 ABD.
roket atar              1,610 (313 izi sürülebilir)    %85 Rusya, %5.4 Irak, %2.5 Çin.
tabanca             2,885 (2,208 izi sürülebilir)    %21.9 Çekoslovakya, %20.2 İspanya, %19.8 İtalya
el bombası             3,490 (136 izi sürülebilir)    %72 Rusya, %19.8 ABD, %8 Almanya,
mayınlar              11,568 (8,015 izi sürülebilir)    %60.8 İtalya, %28.3 Rusya, %6.2 Almanya



Can kaybı

             Millî Savunma Bakanlığı�nın hazırladığı verilere dayanan rakamlara göre 1984 yılında ilk PKK eylemlerinin başlamasından bu yana 4.828 sivil, 7.946 güvenlik görevlisi (bunlardan 5.821�i Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, 775�i emniyet görevlisi, 1350�si korucu) ve 28.000 civarında PKK'lı yaşamını yitirdi.Güvenlik görevlileri arasında en çok kayıp veren 10 il ise şöyle sıralanıyor: 1. Şırnak (302), 2. İstanbul (284), 3. Hakkâri (264), 4. Ankara (260), 5. Diyarbakır (233), 6. Konya (203), 7. Mardin (199), 8. Sivas (198), 9. Adana (186), 10. Van (177).


Kaynaklar

Kaynakça
Kitaplar

    * Nihat Ali Özcan, PKK (Kürdistan İşçi Partisi) Tarihi, İdeolojisi ve Yöntemi
    * Robert Olson, Turkey-Iran relations, 1979-2004 : revolution, ideology, war, coups and geopolitics
    * Robert Olson, The Kurdish nationalist movement in the 1990s : its impact on Turkey and the Middle East
    * Ferhad Ibrahim, Gülistan Gürbey, The Kurdish conflict in Turkey : obstacles and chances for peace and democracy
    * Vamik Volkan, Bloodlines : from ethnic pride to ethnic terrorism
    * Nur Bilge Criss, 'The Nature of PKK Terrorism in Turkey', Studies in Conflict and Terrorism 8 (1995) pp. 17-37

Wikipedia
« Son Düzenleme: 31 Ağustos 2010, 00:53:55 Gönderen: BySeco »
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: PKK
« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2010, 01:40:57 »
Bu yazı kime ait?
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı KHAN

  • Onursal Üye
  • Dük
  • *
  • İleti: 1923
Ynt: PKK
« Yanıtla #2 : 03 Ağustos 2010, 09:17:33 »
Alıntı yaptığınız yeri kaynak olarak gösterin, hangi kitapların kaynak olarak kullanıldığını değil,tabi oturup kendin yazmadıysan!
 

Çevrimdışı Apol10

  • Dük
  • *
  • İleti: 1070
Ynt: PKK
« Yanıtla #3 : 03 Ağustos 2010, 14:10:47 »
Kaynak: Wikipedi sanırsam.
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 20:23:47 Gönderen: Ömer »
 

Çevrimdışı General

  • Kara Kalpaklı
  • Tekniker
  • Kont
  • *
  • İleti: 565
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
Ynt: PKK
« Yanıtla #4 : 03 Ağustos 2010, 14:45:25 »
Arkadaşlar asıl konuya bakalım. Kaynak Vikipedi. Konu hakkında yorumlarınız varsa alalım.
« Son Düzenleme: 03 Ağustos 2010, 14:46:27 Gönderen: General »
 

Çevrimdışı Kül Tigin

  • Kont
  • *
  • İleti: 886
  • Pyrrhic Victory
Ynt: PKK
« Yanıtla #5 : 21 Ağustos 2010, 11:17:06 »
Referandum süreci ile PKK'nın eylemsizlik dönemlerinin paralellik göstermesi sadece ilginç bir tesadüf mü?
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 20:23:26 Gönderen: Ömer »
 

Çevrimdışı General

  • Kara Kalpaklı
  • Tekniker
  • Kont
  • *
  • İleti: 565
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
Ynt: PKK
« Yanıtla #6 : 21 Ağustos 2010, 11:20:44 »
Tesadüf değil ayarlama. PKK ülkenin karışmasını istemiyor mu zaten? Onlar için bu kaçınılmaz bir fırsat. Kendileri ilan ediyor bunu. Zaten tam olarak neyi oyladığını bilmeyen halkın kafasını karıştırmak kolay nasıl olsa.
 

Çevrimdışı Ömer

Ynt: PKK
« Yanıtla #7 : 21 Ağustos 2010, 13:56:37 »
Tesadüf değil ayarlama. PKK ülkenin karışmasını istemiyor mu zaten? Onlar için bu kaçınılmaz bir fırsat. Kendileri ilan ediyor bunu. Zaten tam olarak neyi oyladığını bilmeyen halkın kafasını karıştırmak kolay nasıl olsa.
Ayrıca Ramazan ayı da etkili olmuş olabilir.
Eu4 için Antik dönemde geçen mod yapımında bana yardım etmek isteyen mesaj atsın.

Steam'den beni ekleyip yanıt alamamış ya da eklemek isteyen üyeler bana PM atarak Steam ismini yazarsa sevinirim.

[Mod] Eşit Alan Projeksiyonu - [Mod] Eski Dünya Müziği - Tarihi ve Coğrafi Harita Siteleri
 

BySeco

  • Ziyaretçi
Ynt: PKK
« Yanıtla #8 : 22 Ağustos 2010, 19:56:00 »
Türkiye'nin sınırları çizilirken doğu sınırı bilinçli olarak dağlık bölgelerden geçirilmiş. Sizce böyle olabilir mi?
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 19:57:00 Gönderen: BySeco »
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: PKK
« Yanıtla #9 : 22 Ağustos 2010, 20:18:15 »
Öyle zaten.
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 20:22:58 Gönderen: Ömer »
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

BySeco

  • Ziyaretçi
Ynt: PKK
« Yanıtla #10 : 22 Ağustos 2010, 20:19:20 »
Demek bir asır önce bunlar planlanmıştı.
 

Çevrimdışı fear34

  • Arşidük
  • *
  • İleti: 2036
Ynt: PKK
« Yanıtla #11 : 22 Ağustos 2010, 20:21:06 »
Bunlar planlanmamıştı. Olası Musul Savaşı için düşünülmüştü. Sınırı çizen de bir bayandır ayrıca.
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 20:22:41 Gönderen: Ömer »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."
 

Çevrimdışı Temüroğlu

  • Kral
  • *
  • İleti: 3348
Ynt: PKK
« Yanıtla #12 : 30 Ağustos 2010, 22:05:47 »
Bana hocam demişti , İngilizler herhangi bir savaş için Türkiye'ye en dağlık yerleri verilmiş.Neyse konuyla ilgili yorumum ;

O toprakları eskiden Ruslar talep ediyordu.Sonra Ermeniler.Şimdide PKK.Adlar farklı ancak hepsi düşman.Amerikalılar orayı farklı insanlarla ele geçirmeye çalışıyor.Eskiden ermeniler vardı şimdide bunlar.Ancak bu sefer bu siyasetle pek bi ilerleme gösteremeyeceğiz.
« Son Düzenleme: 30 Ağustos 2010, 22:06:42 Gönderen: Boz Kurt »
 

BySeco

  • Ziyaretçi
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #13 : 31 Ağustos 2010, 00:54:29 »
Ermeniler örgütün 3/2 kadarını oluşturuyor zaten.
« Son Düzenleme: 31 Ağustos 2010, 00:54:39 Gönderen: BySeco »
 

Utku551903

  • Ziyaretçi
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #14 : 09 Eylül 2010, 20:59:18 »
Yazı marxizmi kötülüyor.PKK kürt faşizminden başka hiçbirşey yapmamaktardır.
 

BySeco

  • Ziyaretçi
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #15 : 09 Eylül 2010, 23:28:30 »
Faşizm değil katlizm.
 

Çevrimdışı spyboy

  • Dük
  • *
  • İleti: 1467
  • In Soviet Russia, pants jizz in you!
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #16 : 09 Eylül 2010, 23:32:23 »
PKK kürt faşizminden başka hiçbirşey yapmamaktardır.

Katılıyorum.
1.(ma)ru de (da)me na (o)ssan: good-for-nothing old man                       6.(ma)ttaku (da)ijobu ja nai (o)kyaku: customer who's really not all right
2.(ma)jide (da)ssai (o)yaji: the really uncool old man                              7.(ma)tomo ni (da)karetakunai (o)toko: men no one wants to date
3.(ma)ssa ni (da)rusou na (o)yaji: really uncool-looking old                      8.(ma)ji de (da)kaetai (o)toko: man one seriously wants to date
4.(ma)ttaku (da)rakushite (o)ssan: really depraved old man                     9.(ma)ttaku (da)masenai (o)toboke: fool who unconvincingly feigns ignorance
5.(ma)zui (da)shi to (o)age: horrid bean curd                                        10.(ma)ssugu ikite no (da)inashi na jinsei na (o)jisan: old man who lives as he wants, but accomplishes nothing
 

Çevrimdışı FurkanBey

  • Dük
  • *
  • İleti: 1322
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #17 : 09 Eylül 2010, 23:33:00 »
PKK maşadan başka bir şey değildir.
 

BySeco

  • Ziyaretçi
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #18 : 09 Eylül 2010, 23:37:39 »
Ancak örgüt elemanları davul ve zurna ile karşılanıyor.
« Son Düzenleme: 09 Eylül 2010, 23:38:08 Gönderen: BySeco »
 

Çevrimdışı General

  • Kara Kalpaklı
  • Tekniker
  • Kont
  • *
  • İleti: 565
  • Savaşmak için kur, hükmetmek için savaş!
Ynt: Bölücü Terör Örgütü PKK
« Yanıtla #19 : 10 Eylül 2010, 00:53:52 »
Arkadaşlar boş ve yerinde olmayan mesajlar atmayalım. Eğer paylaşım yapacaksanız bilgilendirici olsun. Böylece hem birbirinizden soğumamış olursunuz hem de bilgilenmiş olursunuz. Buyrun konudan devam lütfen.
 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.