Gönderen Konu: Rabia Kadir  (Okunma sayısı 3544 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı FurkanBey

  • Dük
  • *
  • İleti: 1322
Rabia Kadir
« : 19 Ocak 2010, 13:22:38 »
Rabiye Kadir (Uygurca رابىيه قادىر, (Çince 热比娅·卡德尔); * 1948) Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan'da) yaşayan Uygur halkının insan hakları için mücadele eden Uygur aktivist. 2005 yılından bu yana ABD'de yaşamakta ve Uygurların sesini dünyaya duyurmaya çalışmaktadır.
2006'da Dünya Uygurlar Kurultayı (WUC) başkanı seçilmiştir.


Rabiye Kadir ilk kocasından ayrıldıktan sonra, 27 yaşında 6 çocuk annesi olmasına rağmen tekstil sektöründe bir şirket kurmuş ve bu iş ile o kadar başarılı olmuştur ki sonunda Urumçi'de iki mağaza sahibi olmuştur.

1978 yılında, Sıdık Hacı Rozi ile evlenmiş, birlikte 3 çocuk yapmış, 2 çocuk ta evlatlık edinmişlerdir.

Sonra Sincan Ticaret odasının başkanı seçilmiş ve 1992 yılında Milli Halk Kongresi'nin üyesi olmuştur. Kısa süre sonra da kadın haklarının savunucusu olarak Çin Hükümetinin delegasyonuna alınmış ve 1995 yılında BM'nin Pekin'de gerçekleştirdiği Dünya Kadınlar Konferansına katılmıştır.
Rabiye Kadir Çin Halk Kongresi'nde 1997 yılında yaptığı bir konuşmada Çin Hükümetinin Sincan politikasını çok sert eleştirmiş ve bu yüzden kısa süre sonra Halk Kongresinden çıkarılmıştır. Rabiye Kadir aynı yılda (1997) kadın haklarını ve kadınların meslek dünyasındaki imkânlarını genişletmek için mücadele amacı ile Bin-Analar-Harekatını yaratmıştır.

1999 yılında Rabiye Kadir Hükümet sırlarını kamu oyuna taşımakla suçlanmış ve 8 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. 2005 yılının mart ayında, uluslararası baskı sonucu hapishane'den erken bırakılmıştır.[2] Hürriyetine kavuşan Rabiye Hanım eşinin de yaptığı gibi ABD'ye iltica etmiş ve bugüne kadar orada yaşamaktadır. Çocuklarının beşi hala Çin'de tutulmakta ve gizli servis tarafından izlenmektedir.
2006'nın kasım ayında Münih'de yeni kurulan Dünya Uygur Kurultayı'nın (WUC) başkanı ilan edilmiştir. 2004 yılında Norveç'te, insan hakları için savaşmasından dolayı Thorolf-Rafto-Ödülü'nü almıştır.

Çinli'lerin görüşü :
Çin Hükümeti'nin Uygurlara karşı yaptığı uygulamalar hakkında verdiği Çinlilerin resmi açıklamalarında, sebeb olarak Terörizm ve aşırı dinciliğe karşı mucadele'den bahsedilmektedir.


Türkiye'nin rolü :
Doğu Türkistan'ın Gökbayrağı Türkiye'de yasaklanmıştır.
Özbek TV'nin yaptığı bir röpörtajda kendisine Türkiye'den beklentileri var mı diye sorulduğunda: Türkiye Hükümetinden Türkçülük veya İslam namına bile değil sadece demokrasi ve insan hakları namına destek bekliyoruz ama henüz bunu da alamadık demiştir.
Doğu Türkistan'ın Gökbayrağı Türkiye'de Mesut Yılmaz'ın başbakanlığı döneminde bir genelgeyle yasaklandı ve hâlâ serbest değil.
Sabık Doğu Türkistan Milli Merkezi Türkiye'den Almanya'ya taşındı.
Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Rabiye Kadir Hanım, bütün Avrupa ülkelerinde, Japonya'da ve Avustralya'da üst düzey ziyaretler gerçekleştirmekte, ilgili ülkelerde bakanlarla görüşmeler yapmakta ve paneller, açık oturumlar düzenlemekte. Ancak Türkiye ziyareti için Türkiye tarafından vize verilmemekte.
Türkiyeye çeşitli yollardan gelip yerleşen Doğu Türkistanlılara bir taraftan Çin pasaport vermezken, Türkiye'de polis yetkilileri "illa ki pasaport alacaksın" diye sıkıştırmakta.

Kaynak:Vikipedi
Bu Doğu Türkistan bayrağı yasak mı hala? Ben zannetmiyorum çünkü Osmaniye'nin her yerinde asılı ve tanıdık Uygur da asıyor.

Uygur da bu Uygur Kurultayı içinde.
« Son Düzenleme: 19 Ocak 2010, 13:31:29 Gönderen: FurkanBey »
 

Çevrimdışı bir_dost

Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #1 : 19 Ocak 2010, 17:27:22 »
Bu vatansever kadın maalesef ülkemize alınmadı.  >:( 
 

Çevrimdışı FurkanBey

  • Dük
  • *
  • İleti: 1322
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #2 : 19 Ocak 2010, 17:29:43 »
Almayanlar da belli, şimdi Fransalarda sürünüyor.Oh olsun.
 

Çevrimdışı SaRaZeN

  • Şövalye
  • *
  • İleti: 190
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #3 : 13 Nisan 2010, 23:14:24 »
Bu kadını gelen kullandı giden kullandı. Bir biz kullanamadık  ;D
 

Çevrimdışı fear34

  • Arşidük
  • *
  • İleti: 2036
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #4 : 20 Ağustos 2010, 20:15:48 »
En güzel yorum bu oldu. ;D

Türkiye'nin bu konuda sicli pek bozuktur. Neyseki çooook muhteşem bir cumhurbaşkanımız dönemindeki gibi, Çin'e karşı saşavan Uygurlar Çin'e teslim edilmedi. Benzeri daha önce zikrettiğim çooook muhteşem bir cumhurbaşkanımız döneminde Sovyetler ile olmuştu.
« Son Düzenleme: 20 Ağustos 2010, 20:17:41 Gönderen: fear34 »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Dük
  • *
  • İleti: 1985
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #5 : 21 Ağustos 2010, 09:59:23 »
Türkiyeyi ABD'nin adamları yönettiği sürece Türkiye tabi Uygurlara destek veremez. Çünkü ABD'nin adamları Araplara yardım yapmakla meşguldür. Aynı sebepten dolayı Türkiyede Doğu Türkistan'ın Gökbayrağının yasaklanması normaldir. ABD'nin adamlarından dünyadaki diğer Türk milletlerine karşı her türlü kötü politika beklenir. Çünkü Obama'nın İslamcı adamları Arapları görmekten Türkleri göremiyorlardır veya görmezlkten geliyorlardır. Bu yüzden Türkiyeden destek bekleyen Türk milletlerinin Türkiyeye karşı yüz çevirmesi normaldir.

Atatürk'ün hedefi dünyadaki bütün Türklei birleştirmekti. Fakat ABD'nn adamlarının hedefi eş başkanı oldukları BOP pojesini gerçekleştirmek.

Uygurları kukla gibi kullanıp, istediği zaman Şincan'da ayaklanma başlatan kim? ABD değil mi? Uygurlarla hiç oturup konuştun mu? Adamlar ümitlerini Amerika'ya bağlamışlar.

Senin dediğin mantığa göre, Amerika Çin'in çıkarlarını korumak için Uygur aktivistlerin diğer ülkelere girişini engelliyor o zaman. Buna kendin inanıyor musun?

Sırf bir şeyler yazmış olmak için yazmasanız. Azıcık okuyup, araştırıp, düşünseniz yazmadan önce.
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2010, 10:03:28 Gönderen: fatih pasha »
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı Baranduin

  • Kont
  • *
  • İleti: 1004
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #6 : 21 Ağustos 2010, 10:12:59 »
Neden Uygurlar ümitlerini ABD'ye bağlamışlar? Türkiye Uygurlara yüz çevirdiği için. Bu ABD'nin Türk milletlerini birbinden uzaklaştırma taktiğidir.

Senin dediğin mantığa göre, Amerika Çin'in çıkarlarını korumak için Uygur aktivistlerin diğer ülkelere girişini engelliyor o zaman. Buna kendin inanıyor musun?

Ben böyle birşey demek istemediğimden senin bu sözüne inanmıyorum.

Sırf bir şeyler yazmış olmak için yazmasanız. Azıcık okuyup, araştırıp, düşünseniz yazmadan önce.

Haklısın. Ben bu dediklerini yapıyorum ve aynılarını senden bekliyorum.
 

Çevrimdışı FurkanBey

  • Dük
  • *
  • İleti: 1322
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #7 : 21 Ağustos 2010, 10:35:15 »
Uygurları kukla gibi kullanıp, istediği zaman Şincan'da ayaklanma başlatan kim? ABD değil mi? Uygurlarla hiç oturup konuştun mu? Adamlar ümitlerini Amerika'ya bağlamışlar.

Senin dediğin mantığa göre, Amerika Çin'in çıkarlarını korumak için Uygur aktivistlerin diğer ülkelere girişini engelliyor o zaman. Buna kendin inanıyor musun?

Sırf bir şeyler yazmış olmak için yazmasanız. Azıcık okuyup, araştırıp, düşünseniz yazmadan önce.

O ayaklanmaları başlatanlar ABD değil Çin.Tibet'te de aynı şeyleri yapıyorlar.Sık sık yürütülen bir  Çin oyunu bu, hem bakın isyancılara, devletime nasıl da zarar veriyorlar, halkımı nasıl öldürüyorlar diyebilmek için, hem de zaman zaman ortaya çıkan Uygur örgütleyicilerin yakalanıp idam edilmesi için uyguladıkları bir yöntem.Olayı Çin başlatıyor yani.Amerika ile alakası yok fakat nedense bu isyanların arkasında hep ABD olduğu düşünülüyor.ABD olsa olsa isyan çıktıktan sonra destek verir.
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Dük
  • *
  • İleti: 1985
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #8 : 21 Ağustos 2010, 11:33:44 »
O ayaklanmaları başlatanlar ABD değil Çin.Tibet'te de aynı şeyleri yapıyorlar.Sık sık yürütülen bir  Çin oyunu bu, hem bakın isyancılara, devletime nasıl da zarar veriyorlar, halkımı nasıl öldürüyorlar diyebilmek için, hem de zaman zaman ortaya çıkan Uygur örgütleyicilerin yakalanıp idam edilmesi için uyguladıkları bir yöntem.Olayı Çin başlatıyor yani.Amerika ile alakası yok fakat nedense bu isyanların arkasında hep ABD olduğu düşünülüyor.ABD olsa olsa isyan çıktıktan sonra destek verir.

ABD'nin amacı Şincan'da topyekun bir halk ayaklanması başlatmak değil ki. İstese de yapamaz zaten. ABD'nin amacı bölgede sürekli karışıklık potansiyelini elinde tutup, hassas dönemlerde düğmeye basmak. Şincan'daki zengin doğalgaz ve petrol rezervini de unutmamak gerek. ABD'bin bu bölgeye göz dikmemesini düşünmek saflık olur. ABD'nin Çin'e karşı bölgede kullanabileceği pek bir kozu yok. O yüzden Uygurlar ABD için çok değerli. Zaten yukarıda bahsedilen Dünya Uygur Kongresi'nin arkasındaki oluşum Uygur Amerikan Derneği. Uygur Amerikan Derneği'nin arkasındaki oluşumu tahmin edin: NED(National Endowment for Democracy) Ulusal Demokrasi Vakfı. Kimdir bu vakıf? Vanezuela'da Chavez'e yönelik, İran'da Ahmedinecad'a yönelik muhalif hareketlere desteğiyle bilinen vakıf, ABD güdümlü kadife devrimlerin finansmanını sağlamıştı. Vakıf, Küba'daki mevcut idareye düşman olduğunu ise gizlemiyor. CIA bağlantılı bu vakıf, dünyada ABD çıkarlarına ters ne kadar rejim varsa, hepsinde sorun çıkartma görevini yürütüyor. 

Çin eğer Uygur'daki ayaklanmaları, bölgedeki hakimiyetini daha da etkin kılmak için başlatıyor olsaydı, bugün Türkiye'de Uygurlar'ın toplandığı dernekleri, lokalleri, cafe ve restoranları dinlemek gibi bir işe kalkışmazdı. Sonuçta Uygurlar'ın Çin'i terketmesi Çin'in işine gelirdi.

İşin medya boyutu var bir de. Türkiye'de hep Çinliler'in topluca Uygurlar'a saldırmasıyla ilgili hikayeleri anlatılırken, Uygurlar'ın Han Çinlilerinin işyeri, ev ve araçlarına yönelik saldırıları gösterilmiyor. Sanki Çin katliam yapıyor, Uygurlar eli kolu bağlı oturuyor. Alakası bile yok. Uygurlar da haklı olarak ellerine ne geçiyorsa onunla karşı koyuyorlar. Uygurlar bu en son yaşanan olayı ta bir yıl önceden planlıyorlardı. Bunu da kimse bilmez. "Sen nereden biliyorsun?" diye soran olabilir. Eniştem 2 yıl öncesine kadar Çin'de ikamet ediyordu. Çin'de yaşadığı 5 yılın 2 yılını Şincan'da geçirdi. Türkiye'ye kesin dönüş yapmadan önce eşe dosta veda etmek için Şincan'a gidiyor kendisi. "Sonra yine görüşürüz, ben seneye yine gelirim buraya" dediğinde kendisine "Bir seneye kadar ortalık karışacak. Gelemezsin" diyorlar. Nitekim aynen öyle oluyor bir sene sonra Şincan karışıyor. Olayları zaten biliyorsunuz. Şu anda Şincan'a giriş çıkış yasak. Çin'e girişlerde ve çıkışlarda TC Pasaportu taşıyan kişilere ekstra özen gösteriliyor. Çünkü bazı Uygurlar TC pasaportu alıp Çin'e giriş yapıyorlar. En son gittiğimde Shenzen'dan, Hong Kong'a geçerken sınırda yarım saat alıkoydular beni. Sonradan öğrendim ki Uygurlar'ın ekserisi üç isimliymiş. Ben de üç isimli olunca, tip de hafif andırınca Uygur olmamdan şüphelenmişler.

Her neyse, anlatmak istediğim bu iş siyah-beyaz değil. Gri ton ağırlıkta. Uygurlar benim soydaşım, dindaşım. Davaları hak. Ama diğer yanda iki büyük süper gücün arasında yaşanan bir mücadele var ve Uygurlar maalesef bu güçlerden birinin elinde bir maşa hükmünde. Öyle olunca ateşin içine dalıp da en fazla zarar gören onlar oluyor.

Alıntı
Neden Uygurlar ümitlerini ABD'ye bağlamışlar? Türkiye Uygurlara yüz çevirdiği için. Bu ABD'nin Türk milletlerini birbinden uzaklaştırma taktiğidir.

Uygur mücadelesi hakkında zerre bir şey bilmediğin ortada.

Alıntı
Ben böyle birşey demek istemediğimden senin bu sözüne inanmıyorum.

Azıcık okuyup araştırsan bana inanmana gerek kalmaz. Kendin bilirsin. Ama burada yok ABD yok Türklere düşmanlar diye hamasi mesajlar atmaktan başka bir şey yapmıyorsun.


Alıntı
Haklısın. Ben bu dediklerini yapıyorum ve aynılarını senden bekliyorum.

Yukarıda yazdığın şeylerin Uygur Sorunu ile ilgili hiç bir bilgi içermemesinden belli oluyor ne kadar okuyup araştırdığın.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı fear34

  • Arşidük
  • *
  • İleti: 2036
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #9 : 21 Ağustos 2010, 13:29:40 »
Fatih Pasha'nın sözünün üstüne söz söylemek olmaz. Adam king. ;D Eğer o yazmasaydı bende buna benzer bişi yazacaktım. Ama bu kadar derinlemesine birşey olmazdı. Azıcık düşünen biri Uygurların ABD maşası olduğunu anlar.

Bunun haricinde bazı arkadaşlar konudan konuya geçiyor, pembe hayalleri bitmiyor.
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2010, 13:29:46 Gönderen: fear34 »
"When you play the game of thrones, you win or you die. There is no middle ground."
 

Çevrimdışı FurkanBey

  • Dük
  • *
  • İleti: 1322
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #10 : 21 Ağustos 2010, 14:54:02 »
ABD'nin amacı Şincan'da topyekun bir halk ayaklanması başlatmak değil ki. İstese de yapamaz zaten. ABD'nin amacı bölgede sürekli karışıklık potansiyelini elinde tutup, hassas dönemlerde düğmeye basmak. Şincan'daki zengin doğalgaz ve petrol rezervini de unutmamak gerek. ABD'bin bu bölgeye göz dikmemesini düşünmek saflık olur. ABD'nin Çin'e karşı bölgede kullanabileceği pek bir kozu yok. O yüzden Uygurlar ABD için çok değerli. Zaten yukarıda bahsedilen Dünya Uygur Kongresi'nin arkasındaki oluşum Uygur Amerikan Derneği. Uygur Amerikan Derneği'nin arkasındaki oluşumu tahmin edin: NED(National Endowment for Democracy) Ulusal Demokrasi Vakfı. Kimdir bu vakıf? Vanezuela'da Chavez'e yönelik, İran'da Ahmedinecad'a yönelik muhalif hareketlere desteğiyle bilinen vakıf, ABD güdümlü kadife devrimlerin finansmanını sağlamıştı. Vakıf, Küba'daki mevcut idareye düşman olduğunu ise gizlemiyor. CIA bağlantılı bu vakıf, dünyada ABD çıkarlarına ters ne kadar rejim varsa, hepsinde sorun çıkartma görevini yürütüyor. 

Çin eğer Uygur'daki ayaklanmaları, bölgedeki hakimiyetini daha da etkin kılmak için başlatıyor olsaydı, bugün Türkiye'de Uygurlar'ın toplandığı dernekleri, lokalleri, cafe ve restoranları dinlemek gibi bir işe kalkışmazdı. Sonuçta Uygurlar'ın Çin'i terketmesi Çin'in işine gelirdi.

İşin medya boyutu var bir de. Türkiye'de hep Çinliler'in topluca Uygurlar'a saldırmasıyla ilgili hikayeleri anlatılırken, Uygurlar'ın Han Çinlilerinin işyeri, ev ve araçlarına yönelik saldırıları gösterilmiyor. Sanki Çin katliam yapıyor, Uygurlar eli kolu bağlı oturuyor. Alakası bile yok. Uygurlar da haklı olarak ellerine ne geçiyorsa onunla karşı koyuyorlar. Uygurlar bu en son yaşanan olayı ta bir yıl önceden planlıyorlardı. Bunu da kimse bilmez. "Sen nereden biliyorsun?" diye soran olabilir. Eniştem 2 yıl öncesine kadar Çin'de ikamet ediyordu. Çin'de yaşadığı 5 yılın 2 yılını Şincan'da geçirdi. Türkiye'ye kesin dönüş yapmadan önce eşe dosta veda etmek için Şincan'a gidiyor kendisi. "Sonra yine görüşürüz, ben seneye yine gelirim buraya" dediğinde kendisine "Bir seneye kadar ortalık karışacak. Gelemezsin" diyorlar. Nitekim aynen öyle oluyor bir sene sonra Şincan karışıyor. Olayları zaten biliyorsunuz. Şu anda Şincan'a giriş çıkış yasak. Çin'e girişlerde ve çıkışlarda TC Pasaportu taşıyan kişilere ekstra özen gösteriliyor. Çünkü bazı Uygurlar TC pasaportu alıp Çin'e giriş yapıyorlar. En son gittiğimde Shenzen'dan, Hong Kong'a geçerken sınırda yarım saat alıkoydular beni. Sonradan öğrendim ki Uygurlar'ın ekserisi üç isimliymiş. Ben de üç isimli olunca, tip de hafif andırınca Uygur olmamdan şüphelenmişler.

Her neyse, anlatmak istediğim bu iş siyah-beyaz değil. Gri ton ağırlıkta. Uygurlar benim soydaşım, dindaşım. Davaları hak. Ama diğer yanda iki büyük süper gücün arasında yaşanan bir mücadele var ve Uygurlar maalesef bu güçlerden birinin elinde bir maşa hükmünde. Öyle olunca ateşin içine dalıp da en fazla zarar gören onlar oluyor.

Uygur mücadelesi hakkında zerre bir şey bilmediğin ortada.

Azıcık okuyup araştırsan bana inanmana gerek kalmaz. Kendin bilirsin. Ama burada yok ABD yok Türklere düşmanlar diye hamasi mesajlar atmaktan başka bir şey yapmıyorsun.


Yukarıda yazdığın şeylerin Uygur Sorunu ile ilgili hiç bir bilgi içermemesinden belli oluyor ne kadar okuyup araştırdığın.

Ben şöyle anladım, biraz da kendi bildiklerimi ekledim.
Benim de bir Uygur tanıdıığım var.Uygur Kurultayı'na üye olan bir adam.Konya bölge sorumlusu kendisi.Şimdi ben buradan anladım ki, bu Uygurlar görüş olarak iki tip.Birisi Amerikan maşası, diğeri de vatan millet sevdalısı harbi adamlar grubu.Her neyse... Amerika maşası olan grup her an patlamaya hazır, Çin bir kıvılcım çaktı mı Amerika gazı veriyor o gruba.Sonra olaylar başlıyor, olaylara ister istemez o harbi adamlar da katılıyor ve olan yine Uygurlara oluyor.Çünkü, ben düşünmüyorum ki tek faktör Amerika'nın gazı olsun.Çin zaten Uygur temizliği için devrede.Yani Amerikan gazı tek faktör olsaydı milyonlarca insan sokağa dökülüp, on binlercesi ölmezdi.
Sonuç olarak, Amerikan maşası Uygur da var, vatanını milletini seven harbi Uygur da var.Bu insanların topuna birden ne Amerikan maşası, ne de çok iyi insan diyebiliriz.
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Dük
  • *
  • İleti: 1985
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #11 : 21 Ağustos 2010, 15:43:38 »
@Furkan Bey

Genel olarak hemfikiriz ama bir iki noktayı tam belirtmek gerek. Uygur Türkleri geniş çaplı isyan hareketine 150 yıl önce başladılar ve Çinli müslümanlar olan Huilerden destek gördüler. O zamandan beri zaten bölge hep karışık. 19. yüzyılda ilk isyan eden Uygurlar veya 20. yüzyıl başlarında isyan eden Osman Batur ve vatansever silah arkadaşlarına "birilerinin maşasıydı" demek büyük terbiyesizlik olur. Bu insanlar isyanlarının bedelini yüzbinlerle hatta milyonlarla ifade edilen kurbanlar vererek ödediler. Huiler din kardeşleri olan Uygurlara destek vermelerinin cezası olarak, bizzat kendi ırkdaşları tarafından Çin'in en güzel bölgeleri olan doğu sahillerindeki topraklarından iç bölgelere sürüldüler.

Ancak 1949'da bölge yönetiminin tamamen Çin kontrolüne geçmesinden sonra Uygurlar pasif kaldılar ya da o dönem Çin kapalı kutu olduğu için yapılan isyanlar dış dünyaya yansımadı. 1980'ler ve 90'larda Çin'in yavaş yavaş dışarıya açılmasıyla Çin içerisindeki sorunlar da dünya tarafından görülmeye başlandı. Şincan'daki isyan potansiyelini görüp bunu istismar etme fikri de doğal olarak ABD'nin Çin siyaseti ajandasının baş maddesini oluşturdu. Sonraki yıllarda yaşanan başkaldırılarda ciddi bir Amerikan etkisi vardır. Çin bu yüzden geçen yıl yaşanan isyanda, Şincan'da bulunan tüm yabancı ülke vatandaşlarını tutuklayıp, sorguladı ve bölgeden çıkardı.

Ben bu olayı Çeçen direnişine benzetiyorum. Çeçen direnişi de SSCB'nin yıkılmasından sonra bir milli dava olarak ortaya çıktı ve kafkas halklarının bağımsızlık mücadelesinin odak noktası oldu. ABD bu durumdan faydalanmak amacıyla bölgeye elini atma ihtiyacı hissetti ve Çeçen direnişini kafasına göre şekillendirme yoluna gitti. Bu amaç için kullanılacak taşeron belliydi: El-Kaide. 2000'li yılların başından itibaren Çeçen direnişi milli bir Kafkas hareketi kimliğinden yavaş yavaş uzaklaştırıldı ve nihayetinde El-Kaide güdümünde, yeri gelip vahşi eylemlere imza atan bir çapulcu sürüsüne dönüştü. En son 2005'de Maşadov ve 2006'da Basayev'in şehit edilmesiyle Çeçen direnişi tamamen El-Kaide'nin kontrolüne geçti ve kısa sürede ortadan kalktı. (Bugün Çeçenya, Ramazan Kadirov isimli Rus uşağı serserinin diktasıyla idare ediliyor)

Uygur direnişi gerçi Çeçen direnişi gibi silahlı değil, daha çok politik ve diplomatik ama işin diplomasi boyutunun başını çekenlerin tamamı önceki yazımda da dediğim gibi Amerikan güdümünde. İnşallah akıbetleri Çeçenler gibi olmaz.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #12 : 21 Ağustos 2010, 15:51:10 »
Uygur bölgesinin demografik yapısı belli mi?
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı bir_dost

Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #13 : 21 Ağustos 2010, 15:55:56 »
1950'de %75 Uygurdu, günümüzde %40-50 arası. Artık çoğunluk Çinlilerde.
fatih pasha'ya katılıyorum ancak bir nokta hariç. O da Müslüman Çinlilerin desteği mevzuu. Benim bildiğim kadarıyla 1944'deki Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'nin ordusunu yok edenler Müslüman Çinlilerin kurduğu Şibei San Ma devletidir. Tabii orduları yok edilince 44-48 arası bölge Sovyet nüfuz alanı olmuştu. 
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Dük
  • *
  • İleti: 1985
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #14 : 21 Ağustos 2010, 15:56:13 »
Uygur bölgesinin demografik yapısı belli mi?

Ethnic composition   

Uyghur – 45%
Han – 41%
Kazakh – 7%
Hui – 5%
Kyrgyz – 0.9%
Mongol – 0.8%
Dongxiang – 0.3%
Pamirians – 0.2%
Xibe – 0.2%

http://en.wikipedia.org/wiki/Xinjiang
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

Çevrimdışı fatih pasha

  • Dük
  • *
  • İleti: 1985
Ynt: Rabia Kadir
« Yanıtla #15 : 21 Ağustos 2010, 16:25:02 »
Benim bildiğim kadarıyla 1944'deki Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'nin ordusunu yok edenler Müslüman Çinlilerin kurduğu Şibei San Ma devletidir. Tabii orduları yok edilince 44-48 arası bölge Sovyet nüfuz alanı olmuştu.

Uygur ordularını yokedenler Çin Halk Kurtuluş Ordusu'dur. Xibei San Ma'nın rolü sınırlıdır.

İlk büyük çaplı Uygur isyanı olan Dungan İsyanı'nda Uygurlar'ın yanında sonradan Xibei San Ma devletini kuracak müslüman Ma Ailesi ve Hui halkı da vardı. Xibei San Ma'nın Uygurlar'a 2. Dünya Savaşı sırasında cephe almasının sebebi Uygurlar'ın iyiden iyiye Sovyet güdümüne girmeleriydi. Xibei San Ma anti-komünist cenahta yeraldığı için kendi bölgesi olan kuzey-batı Çin'de Sovyet etkisine müsade etmeyecekti. Böyle olunca Uygurlarla karşı karşıya geldiler ama Uygur ordularını yokedenler ÇHKO idi.

Şimdi yukarıda "Huiler Uygurlar'a yardım ettiler" dedim ama yanlış anlaşılmasın. Uygurlar Huiler'i hiç sevmezler. Çünkü Huiler Çin'in 1980'lerde müslümanlara belli hakları tanımasından sonra Çin devleti ile iyi ilişkiler kurmaya başladılar. Bugün Çin'de Hui kökenli belediye başkanları, yüksek bürokratlar, subaylar ve büyük şirket sahipleri var. Bu adamlar müslüman olmalarına rağmen devletten hiç bir baskı görmüyorlar. Uygur ve Hui halkları aynı dine mensup olduğu için aradaki gerilim etnik veya dini olmaktan ziyade ekonomik temelde yürüyor. Devletle iyi geçinen Huiler, ekonomik alanda Uygurlar'ın önüne geçmiş vaziyetteler. Bu da Uygurlar tarafından hiç iyi karşılanmıyor.
"Dostlarım! İlerlersem beni takip edin! Geriye dönersem beni öldürün! Ölürsem intikamımı alın!" - Henri de la Rochejaquelein
Norðhymbriscra Ealdgesege
U-38'in Harp Ceridesi
 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.