Gönderen Konu: Teçhizat MPT-76  (Okunma sayısı 164 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hynkel

MPT-76
« : 11 Ağustos 2018, 22:05:21 »
Merhaba arkadaşlar bu forumdaki ilk makalemsi yazı olacak. Savunma Sanayi ile oldukça içli dışlıyım fakat paylaştığım şeylerin yalnızca başka kaynaklardan başka insanların yorumu olduğunu gördüm ve artık kendi düşüncelerimi yazıya dökmem gerektiğini düşündüm. Tabi ki bu yazıda tüfeği kullanmadığım için ve herhangi bir Güvenlik Gücü ile tanıdık vasıtasıyla olmak dışında bir bağım olmadığı için başka kaynaklardan yararlandım. İzninizle başlıyorum.

Öncelikle tüfeğimizi tanıtalım:
MPT-76, AR-15 tüfeğinin mekanizmasının ufak değişikliklerle yapılandırılması sonucu oluşmuştur.
4,1 KG Ağırlığındadır
92 CM'dir
Namlusu 410mm'dir.
5.56mm ve
7.62mm (ağırlıklı olmak üzere) mühimmat kullanmaktadır.

Gerekliliği:
Türk Silahlı Kuvvetleri Nato'ya dahil olduğundan beri donanım kısmında sorun çekmiştir, bunu bilmek için bir uzman olmaya gerek yok. En çok sıkıntı çektiği kısım ise Kıbrıs Harekatı sonrası ABD ambargosundan sonra PKK saldırılarıdır.
PKK 1984'te eylemlerine başlamış 1990'larda ise tavan yapmıştır. Hatta yaşım yetmediği için o tarihlerde askerlik yapanlara sorduğumda askere gitmemek için kırk takla attıklarını, gidenlerin ise canından can gittiğini duydum. Bunun sebebi ise sadece düzenli bir orduyla savaşacağını düşünen TSK'nın bir anda gayrinizami (gerilla) savaşının ortasında kendini bulmasıdır. Öyle ki TSK kendini düzenli bir orduyla savaşacağını sanıp çadırlar, sıhhiye birlikleri, istihkam malzemeleri ile vs. doğudan güneydoğuya birlik kaydırmıştır. Bunun sonucunu Osman Pamukoğlu'nun anlattıkları ile anlayabilirsiniz (https://www.youtube.com/watch?v=Tk_8UeM6CWs tavsiyem tamamını izleyin).
Bu gayrinizami harbi bilmemenin acısı ise TSK ve Türk Halkına ağır bir şekilde ödetilmiştir.

Şimdi ise gerekliliği tam anlatım ile özetleyeceğim:
TSK PKK ile mücadelede tamamı ile piyade tüfeği olarak AK-47 ve G3 kullanmıştır. İkisinin de ortak yanı 7.62 mühimmat kullanmasıdır. Kullanmasıdır derken bunu bir keyfiyet olarak algılamayın. NATO kıstaslarına göre bir NATO'ya bağlı bir ordu piyade tüfeklerinde sadece 5.56 ve 7.62 mermi kullanabilirdi. Ve bu iki mermi çapı açısından NATO 5.56 çağında mühimmat kullanımını resmen olmasa da zorunlu kılıyordu. TSK ise PKK ile olan mücadelesinde 7.62 mm mermi kullanması zorunluydu. Çünkü Güneydoğu arazi olarak çok engebeli, yüksek ve uzun mesafeli muharebeye izin veren bir arazidir. Bu arazide 7.62 mm mermi kullanmak bir zorunluluktur. Aralarındaki fark ne derseniz bunu size açıklayabilirim. 5.56 mm mermi kullanan bir askerin "Vuruyoruz vuruyoruz adamlar hala koşuyor" demesi ve G3'te kullanılan 7.62 merminin ise girdiği yeri yivli olması sebebiyle dönerek, tabiri caizse anasını ağlatarak çıkmasını anlatabilirim.


Devamı Yarın
« Son Düzenleme: 19 Eylül 2018, 16:05:38 Gönderen: ceylankral »
Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

 

Çevrimdışı Kirpi

Ynt: MPT-76
« Yanıtla #1 : 12 Ağustos 2018, 01:55:18 »
' Bunun sebebi ise sadece düzenli bir orduyla savaşacağını düşünen TSK'nın bir anda gayrinizami (gerilla) savaşının ortasında kendini bulmasıdır. Öyle ki TSK kendini düzenli bir orduyla savaşacağını sanıp çadırlar, sıhhiye birlikleri, istihkam malzemeleri ile vs. doğudan güneydoğuya birlik kaydırmıştır.'

Osman Pamukoğlu yapılan operasyonun analizini yapıyor. Ordu karşısındakinin gerilla harbi icra ettiğini biliyordu. Özel Kuvvetlerin gayri nizami harp unsurlarına karşı özellikle ilk Polis Özel Harekatçıların terörist ile terörist gibi mücadele ettiğini gördük. Ordu bilemedi yapamadı edemedi değil, ordu bildi mücadele etti. O bahsettiğiniz çadırlar, ileri üs bölgesi olarak geçer ve sınır ötesinde operasyon faaliyeti icra eden unsurlar için lojistik, konaklama, tedavi amaçlı kullanılır. Bu karşısındakini düzenli ordu sanıp öyle hareket ediyor diye değil bir zorunluluktan kaynaklanıyor. Asker yurt içi operasyonunda ileri üst bölgesi kurmuyor, zaten karakollarımız mevcut bu konuda bilginiz yanlış o yüzden.

Şimdi Ak-47 ve G-3 kalibresinde dağlar kadar fark vardır. G-3 7.62x51mm çapında mühimmat kullanır, Ak-47 ise 7.62x39mm. Aslında buradan şu sonucu çıkarın, 5.56mm standart NATO mermisinin uzun mesafede AK 7.62'sinden daha fazla performans verdiği görülmektedir. Bu performansı etkileyen en temel unsur silahın sahip olduğu yiv-set yapısıdır ardından namlu uzunluğudur. Kalibre bir silahın etkili olmasında en son etkenlerden biridir anlayacağınız. NATO içerisinde herhangi bir zorunluluk yoktur bu konuda zorlama yetkisine sahip değildir. Fakat anlaşmalar gereği ülkeler standart mühimmat çapını kullanmalıdır çünkü olası bir ortak operasyonda mühimmat sıkıntısı çekilmemesi için.

'G3'te kullanılan 7.62 merminin ise girdiği yeri yivli olması sebebiyle dönerek' her piyade tüfeğinde yiv-set vardır. Hepsinde aynı şekilde girer çıkar. Yukarıda bahsettiğim gibi ve ek olarak;

1)Namlu uzunluğu
2)Barut hakkı
3)Sahip olduğu yiv-set (3-3, 4-3)
4)Mühimmat kalitesi 

Bu 4 madde bir mühimmatın ne kadar efektif olacağını belirler.

'Çünkü Güneydoğu arazi olarak çok engebeli, yüksek ve uzun mesafeli muharebeye izin veren bir arazidir. Bu arazide 7.62 mm mermi kullanmak bir zorunluluktur.' böyle bir zorunluluk söz konusu değildir. Bugün aktif operasyonlarda 7.62x51mm den çok standart NATO 5.56'sı kullanan HK-33'ler kullanılmaktadır. Yukarıda bahsettiğim 4 madde...
 
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: KoKi

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.