Gönderen Konu: Karabağ Savaşı  (Okunma sayısı 2312 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Augustinus

  • (Vatikan Müftüsü)
  • İmperium
  • *
  • İleti: 2466
Karabağ Savaşı
« : 10 Ocak 2015, 19:13:55 »
Alıntı
Karabağ Savaşı (Şubat 1988 - Mayıs 1994), Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nın Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmasını isteyen Ermeniler ile bunu kabul etmeyen Azeriler arasında başlayan ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti arasında çatışmaya dönüşen bir savaş.

Savaş öncesinde ve etnik çatışmaların sıcak savaşa dönüşmesi sonrasında Sumqayıt Pogromu, Kirovabad Pogromu, Bakü Pogromu gibi pogromlar, Hocalı Katliamı ve Maragha Katliamı gibi katliamlar yaşanmıştır.
Bu konuyu tartışmak ve bilgi almak için açtım, bu olay hakkına bilgim yok. Tam olarak nasıl gerçekleşti, hangi taraf haklı foruma sunabilecek olan varsa sevinirim.
« Son Düzenleme: 10 Ocak 2015, 19:15:10 Gönderen: Vatikan Müftüsü »
 

Çevrimdışı RedGuard

  • Mülkiyetçi
  • *
  • İleti: 256
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2015, 23:58:33 »
Tek bildiğim Karabağ ESSC'ye bağlı değildi.
Haklı tarafa gelince Karabağ'da Ermeniler çoğunlukdu.
« Son Düzenleme: 11 Ocak 2015, 00:00:13 Gönderen: RedGuard »
 

Çevrimdışı Emperor

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1947
  • The Mad Baron
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #2 : 11 Ocak 2015, 00:52:38 »
Uzun uzun olarak yazılır da özet geçmek gerekirse sorun Ermenistan ve Azerbeycan'ın Sovyetler Birliği'ne katılmasıyla başlıyor. 1923'de Karabağ bölgesi Sovyetler tarafından otonom bir yönetim altında Azerbeycan Cumhuriyeti'ne bağlanıyor. Tabi bu bölgede yaşayan Ermeniler bu durumdan rahatsız olmasına rağmen Sovyetler'in demir yumruğu altında seslerini çıkaramıyorlar. Bu durum Sovyetler'in zayıfladığı 80'li yıllara kadar devam ediyor.

Gorbaçov döneminde sorunlar iyice gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Ermeniler'in orantısal olarak yüksek olduğu bu bölgede gerilim gittikçe artıyor ve ayrılıkçılar bu bölgenin Ermenistan kontrolüne geçmesini istiyorlar. Aynı şekilde Azeri tarafı da bölgedeki kendi soydaşlarını korumak istiyor ve halkının da büyük desteğini alıyor. Sonuçta ilk etnik çatışmalar başlıyor ve ardından 1988'de Karabağ bölgesindeki Ermeniler Azeri tarafının tanımadığı bir referandum yapıyorlar ve ayrılık yönünde bir karar çıkıyor. Bu sonuç olayları iyice çığırından çıkarıyor ve çatışmalar iyice alevleniyor. Hatta iki taraftan da ciddi sayıda kayıplar verilmeye başlanıyor. Ama dikkati çekmek isterim halen Sovyet kontrolü altındalar ve Ermeni Azeri Cumhuriyetleri arasında resmi bir savaş yok.

Gorbaçov da çığırından çıkan olayların sonucunda Moskova'nın sevimli babalık rolünü üstleniyor ve Karabağ'ı iki taraftan da ayırarak direkt Moskova'ya bağlı bir statüye getiriyor. Bölgeye binlerce askerlik yığınak yapıyor. Bu olayları biraz azaltsa da etnik çatışmanın önüne geçemiyor ve sonuçta dünyaya kendisinin de demokratik bir devlet olduğunu göstermek isteyen Gorbaçov bir süre sonra birliklerini geri çekiyor.

Sovyetlerin çekilmesinin ardından 1989 sonlarında olaylar tekrar çığırından çıkıyor ve yine iki taraf birbirini yemeye başlıyor. Bunun üzerine Gorbaçov cici babalık rolünü bırakıyor ve Bakü'de büyüyen olayları bastırmak için özel birlikleri görevlendiriyor. Tarihe Kara Ocak olarak geçen bu olayda Bakü de binlerce askerin kontrolünde olağanüstü hal ilan ediliyor ve sokağa çıkma yasağı uygulanıyor, yine önemli sayıda sivil kaybı yaşanıyor.

1991 yılında münferit çatışmalar belirli bir düzeyde devam ediyor ve aynı yılın 10 Aralığında Karabağ yine Azeri tarafının tanımadığı bir referandum ile bağımsızlığını ilan ediyor ve bir ay sonra 92'nin Ocağında Ermenistan'a bağlandıklarını ilan ediyorlar. Bu Kırım'da gerçekleşen referandumu bir haylı anımsatıyor.

Buraya kadar sorunun temelleri, buradan sonrası ile Sovyetler'in dağılmasının ardından iki devlet arasında çıkan silahlı çatışmalar ve savaş durumu. 1992 yılı içinde kanlı Hocalı Katliam'ı gerçekleştiriliyor. Birkaç ay sonra Azerbeycan'ın seçimle gelen ilk cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey yüksek bir moral ile Haziran'da görevinin başına geçiyor ve karşı taarruz başlatılıyor. Bu taarruzlar kısmen başarılı olsa da çok ağır kayıplara sebep oluyor, bunun üzerine Elçibey cephedeki kararlarını beğenmediği Süret Hüseynov'u görevinden alıyor. Ki aynı Hüseynov bundan birkaç ay sonra Gence'de birlikleri ile isyan edip bir hükümet darbesi denecek şekilde Bakü'ye giriyor. Elçibey'in kendisine yardım için Bakü'ye davet ettiği Haydar Aliyev ise Hüseynov'un tarafına geçiyor ve kardeş kanı akmasını istemeyen Elçibey ise Bakü'den ayrılıp Nahçivan'a çekiliyor. Tabi bu süreçte Azerbeycan'ın iç karışıklıkları ve komuta kademesindeki yetersizlikler yüzünden Ermeniler ilerlmeye başlıyor ve bazı bölgeleri de kolaylıkla ele geçiriyorlar. Mayıs 94'de de Haydar Aliyev'in de istekleriyle ateşkes sağlanıyor ve günümüzdeki sorunlu bölge o haliyle kalıyor.

Benim için bu katliamlar yanındaki en acı durum Türk dünyasının son yüzyılda çıkardığı büyük insanlardan biri olan Ebulfez Elçibey'in safdışı bırakılmasıdır.

« Son Düzenleme: 11 Ocak 2015, 00:56:30 Gönderen: Emperor »
Heyder Baba, göyler bütün dumandı,
Günlerimiz birbirinden yamandı,
Birbirizden ayrılmayın, amandı,
Yakşılığı elimizden alıblar,
Yakşı bizi yaman güne salıblar!
 

Çevrimdışı Annibal

Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #3 : 11 Ocak 2015, 22:27:16 »
Elçibey'in sanırım Azerbaycan'ı Türkiye'ye bağlama projesi vardı, devrilince yalan oldu. Aliyev ailesi -ya da hanedanı mı demeli- sonrasında baya baya Rus yanlısı çıktı.
"Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir"
 

Çevrimdışı KIZILORDU

  • Mülkiyetçi
  • *
  • İleti: 415
  • Ceterum censeo carthaginem esse delendam!
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #4 : 12 Ocak 2015, 14:32:15 »
Türk hükümetinin doksanlı yıllarda azerbaycanda darbe tertiplediği bunun büyük bir skandal olarak ortaya çıktığı gibisinden birşeyler okumuştum ama darbeyi kim ne zaman kime karşı örgütledi nasıl gelişti ve açığa çıktı tek satır bilgi bulamadım. Bu darbe girişiminin tansu çiller ve elçibeyle ilişkisi var mı?
 

Çevrimdışı Re-Doom

  • Kaptan
  • *
  • İleti: 851
  • GeneralTzschück
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #5 : 12 Ocak 2015, 16:19:02 »
Savaş zaten SSCB dağılmadan olarak başlamıştı.Azerbaycan ve Ermenistan'da çıkan çok sayıda olay.Azeri ve Ermeni mahallelerinin talan edilmesi vb. olaylar.En önemli sonuçlarından biri de '80 sonrası Türkiye'nin ne kadar pasifleştiğidir.
wow, such protest, much democracy, very ban, wow.
 

Çevrimdışı Emperor

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1947
  • The Mad Baron
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #6 : 12 Ocak 2015, 18:13:23 »
Türk hükümetinin doksanlı yıllarda azerbaycanda darbe tertiplediği bunun büyük bir skandal olarak ortaya çıktığı gibisinden birşeyler okumuştum ama darbeyi kim ne zaman kime karşı örgütledi nasıl gelişti ve açığa çıktı tek satır bilgi bulamadım. Bu darbe girişiminin tansu çiller ve elçibeyle ilişkisi var mı?

Skandal susurluk raporlarıyla ortaya çıkmıştı sanırım. Mart 1995'te yapılan darbe girişimi Tansu Çiller tarafından onaylanmıştır ve Elçibey'in tekrar Azerbaycan Cumhurbaşkanı yapılması için planlanmıştır. Devletin resmi-gayrıresmi birçok kurumu ve oluşumu bu girişimin içinde yer almıştır. Girişim sırasında Azerbaycan'da birçok çatışma yaşanmış ve onlarca kişinin ölümü ile sonuçlanmıştır. Özellikle Karabağ Savaşı'nın önemli figürlerinden ve darbe girişimindeki kilit isimlerden Ruşen Cevadov'un OMON (Özel Amaçlı Polis Birimi) birlikleri ağır kayıplar vermiştir, Cevadov da bu çatışmalarda hayatını kaybetmiştir. Hatta bir yerlerde karargahı sarılan Cevadov'un buradan yaralı kurtulduğu fakat kaldırıldığı hastanede gelen emirler doğrultusunda tedavisinin yapılmadığı ve ölüme terkedildiğini okumuştum diye hatırlıyorum.

Darbe girişiminin fiyasko ile sonuçlanacağı anlaşıldığında ise dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel meslektaşı Aliyev'i aramış ve kendi kontrolü dışında gelişen darbe girişimi hakkında Aliyev'e bilgi vermiştir. Bazı görüşler bu arama konusunda Demirel'i suçlarken bazıları da Türkiye'nin itibarını kurtarmak adına bir "B Planı" olarak geliştirildiğini savunurlar, bu konuda kesin bir bilgim yok.
« Son Düzenleme: 12 Ocak 2015, 18:14:45 Gönderen: Emperor »
Heyder Baba, göyler bütün dumandı,
Günlerimiz birbirinden yamandı,
Birbirizden ayrılmayın, amandı,
Yakşılığı elimizden alıblar,
Yakşı bizi yaman güne salıblar!
 

Çevrimdışı KIZILORDU

  • Mülkiyetçi
  • *
  • İleti: 415
  • Ceterum censeo carthaginem esse delendam!
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #7 : 14 Ocak 2015, 16:25:07 »
Bu kadar önemli bir mesele hakkında düzgün bir çalışma yapılmamış olması ne kadar üzücü. Verdiğin bilgiler için teşekkürler tbrk*
 

Çevrimdışı lordlombak

  • Mandate
  • *
  • İleti: 126
Ynt: Karabağ Savaşı
« Yanıtla #8 : 18 Ocak 2015, 00:30:35 »
Düzgün çalışma yapılmamasının sebebi birilerinin susuyor olması. Şeffaf bir devlet anlayışından ziyade sığ ve başarısız planların kamuoyundan saklanarak faaliyete geçirilmesi ile alakalı.
 

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.