Gönderen Konu: 1972 Ötüken Yayınları - Türkiye'nin Yeniden Kuruluşu (H.Nihal Atsız)  (Okunma sayısı 7508 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kocaadam

  • Asker
  • *
  • İleti: 1
  • Yeni bir üyeyim.
Türk tarihi üzerine en bilgili kişidir kendileri. Irkçı bir tavrı var ama Hitler kadar ileriye gitmiyor. Sadece büyük bir çin - kürt - yunan - rum ve arap düşmanlığı besliyor.
Atsızcılar.org'da Atatürk'ü sevdiğini falan söylerler ama nefret eder Atatürkten. Dalkavukların gecesi adlı bir romanında atatürk'e, Z vitamini adlı romanda ise İsmet İnönüyü eleştirir.
1924'te Mehmet Ali Üngen'e tarih kitaplarının yanlış olduğunu belirttiği için 3 ay hapse atılmıştır.
Yine İnönü döneminde'de hapis yatmıştır. Ötüken dergisi İnönü döneminde kapatılmıştır. O dönemde yazdığı yazılar dolayısıyla "keskin kalem" olarak tanınmıştır.


Turancı gençleri toplayıp Şükrü Saraçoğlunun istifasını istemiştir. Meclisin önünde eylem yapmıştır.
Başlarda Osmanlıya karşı bir tavır alsada, ilerki zamanlarda bu tavrı takınmamıştır. Bir yazısında Genç Osman'a övgüler yağdırır.
Bozkurtların ölümü adlı kitabı Türkiye'de en çok okunan kitaplar listesinde yer alır. Emin olmamakla birlikte sanırım en çok satılan kitap Bozkurtların ölümü adlı kitap. (emin değilim)
1970'dae osmanlı hanedanın kronolojisini yazacaktır ama darbeden sonra hapse atılmıştır. Sonra kalp rahatsızlığı nedeniyle hapisten çıkarılmıştır. Rahatsızlığı yüzünden kıitabı tamamlayamamıştır.

Atsız keskin bir ırkçıdır. Sadece kürt, yunan, rum, arap düşmanı falan değildir. Sanırım ılımlı yaklaştığı bir tek Moğollar var. O da Türk olma ihtimallerinden, ya da en azından törelerin benzemesinden

Atatürk konusunda çok büyük bir yanlışa düşmüşsün. Kitapları yanlış anladın sanırım. Atatürk hayranıdır kendisidir. Ancak bu hayranlık fikirlerden kaynaklı değildir. Kemalist değil yani. Atatürkün keskin zekasına, politikasına ve askerliğine hayrandır kendisi. Makalelerini okuyun, açıkça belli.

"Komünizme karşı ya milliyetçilikle, yahut dinle durulabilirdi. Bunların ikisini birden kullanmak şüphesiz daha akıllıca olurdu." Nihal Atsız. (TÜRKÇÜLÜĞE KARŞI HAÇLI SEFERİ)

"Ey Türk genci, erkeksen bir “Kül Tegin” kızsan bir “Umay” olmaya çalış . Ve “GAZİ"nin Memleketi idare edenler gaflet ve hıyanet içinde olsalar bile yine vazifen Türklüğü kurtarmaktır" diyen büyük vasiyetini unutma!" (ATSIZ MECMUA 17-76,77)

"Arkadaşlarımın içlerinden gelen hız kuvvetleniyordu. Tolunay'ın şu parçasını sanki karşılarındaki Gazi'ye hitap edermiş gibi söylüyorlardı:
Asırlar bize yaştır,
Kemal ülküye baştır,
Bize yol göster Kemal,
Anayurda ulaştır." (ÇANAKKALE’YE YÜRÜYÜŞ)

"Türk tarihi son asırlarda öksüz ve mütehassir kaldığı bir Türk Dahisine kavuştu ve onu ölmez bir "şaheser" olarak sinesine aldı. Türkün Tunç iradesini tem eden bir deha doğdu. Garbın ilim metotları Türk kafasına girerse ne harikalar doğacağını bütün dünya Öğrendi. Fakat artık irademizin kudretinden emin olarak kendi içimize ve işimize bakmaya mecburuz." (ATSIZ, ATSIZ MECMUA SAYI 1 SAYFA 1)

"Başta Sultan olmak üzere bu masum ve yorgun millet için en hatıra gelmez hainlikler hazırladılar. İstanbul, Adana, Edirne ve İzmir gibi Türkün en can alıcı mafsalları tüyler ürpertecek birer vahşetle alındı. Evvela Erzurum da, sonra Sivas ta Mustafa Kemal Paşa etrafında toplanan "Türk" savaş tarihlerinin göstermediği bir yararlıkla vurulan zincirleri kırdı; kendi varlığını dünyaya tanıttı. Sultanı ve adamlarını kovarak memlekette cumhuriyet ilan etti. Çok az bir zamanda içtimai ve siyasi yenilikler yaparak mazinin köhne ve sakat müesseselerini yıktı. Fakat: İnkılâp tamam değildir. İnkılâbın en mühim eksikliği yeni binaya yaraşan; müşterek düşünür, müşterek amel ve aksülamellere malik bir gençlik yokluğudur. Yeni binanın adı "Cumhuriyettir". Temelinde kan ve iman vardır. Biz bu binanın yıkılmayacağına inanmışız. Bizim gözümüzün önünde yapılan bu binanın bazı ustalarında beceriksizlik, kayıtsızlık, yorgunluk vardır. Genç kuvvetlerin yardı. "(BİZE BİR ‘‘GENÇLİK’’ LAZIMDIR adlı makalesinden)

"Ata söylüyor, biz de onunla beraber haykırıyoruz. Yeni bir Samsuna ayak bastık. Yeni bir Sakarya’dan geçerek yeni bir Dumlupınar’a ve oradan da yeni bir Lozan’a gidiyoruz. Gazinin kumandasında olarak çarpışacak olan bu ordunun muvaffakiyeti, Türk tarihinin son asırlarda cihana örnek yaptığı ikinci şaheser olacaktır.Sakarya, Dumlupınar yolu ile iktisadi kurtuluşa gidiyoruz. Sakarya, Dumlupınar ve Lozan'a gidiyoruz." (Makaleler III - Milli İktisat)

"...Yeni tarihimize gelince, bunun yalniz Kurtulus Savasi devresini alarak hangi milli kahramanlari yetistirdigini düsünürsek verecegimiz hüküm hiç tereddütsüz su olacaktir. Kurtulus Savasi’nin iki milli kahramani, en karanlik günlerde bile bu isin basarilacagina inanan Kazim Karabekir ve Mustafa Kemal Pasa’lardir. Biri iyi silahli Ermeni ordusunu onun yarisi kadar bir kuvvetle bozguna ugratarak, öteki bir destan savasi olan Sakarya’yi ve imha savasinin en güzel örnegi Dumlupinar’i kazanarak bu payeyi almislardir. Bu savaslarin Türk ve cihan hayatindaki tesirleri hala devam etmektedir..." ("Kim Millî Kahramandir?)

"Günümüzde milleti bahtiyar edecek bir siyaset tutumundan çok, tehlikelerden kaçınıp yalnız için de bulunulan günü düşünmek prensibi almış yürümüştür. Atatürk'ün çok hesaplı ve gerektiğinde çok atılgan siyasetine karşılık İsmet İnönü sadece hesaplı, hesabında da kendisini yanlışlara götürecek kadar ihtiyatlı siyaseti ile devleti yürütmeye çalışmıştır." (Milli Siyaset)

"Atatürk'ün büyük kumandan olduğunda kimsenin şüphesi yoktur. Ama Birinci Cihan Savaşı'nın sonunda Suriye'de yenildi.
Gazi Osman Paşa da büyük kumandandır. O da yenildi. Hem de tutsak düştü. Bunlarla Atatürk'ün ve Gazi Osman Paşa'nın büyük kumandan olmak vasfı gider mi? Gitmediğine en büyük senet, Moskof Çarı'nın Gazi Osman Paşa'ya kılıçla gezmek müsaadesini vermesi, İngilizlerin de Çanakkale Savaşı hakkındaki resmi tarihlerinin başında Atatürk'e yaptıkları ithaftır." (Milli Değerler ve Milli Ruh)

"Uzun süre devleti idare etmiş olan Halk Partisi'nde 1938'den sonra bir İnönü'yü yüceltme çağı başlamış, evvelce Atatürk için kullanılan "Millî Şef” deyimi ona mal edilmiş, pullardan ve paralardan Atatürk'ten üstün olduğu havası yaratılmak istenmiştir. Halbuki bu çok yanlış bir davranıştı. Çünkü Atatürk, Rusya'da ortaya çıktığı zaman, hakkında kimsenin ve tabiî kendisinin de bir şey bilmediği komünizmi ve onun Türkiye için tehlikesini anlamış, tedbirlerini almış olduğu halde İnönü komünizmin nasıl bir belâ olduğunu bir türlü idrak edememiş." (3 Mayıs 1944)

Samimi olmadıkları her tür davranışlarından bellidir (Komünistlerin). Tarihi tahrif ederler. İstatistik uydururlar. Komünizm'in her yerde ezilmesini tavsiye eden Atatürk'ü solcu gösterecek kadar yüzsüzleşirler.

 "Turancılık" ülküsü Rusya'yı istihdaf ediyor diye cephe alırlar. Bütün dünyanın birleşeceğini kabul ederler de bütün Türklerin birleşmesine hayal diye bakarlar. Hâlâ Moskof ordularının işgali altındaki Doğu Almanya, Polonya gibi anti sosyalist imparatorlukların o son merhaledeki kalkınmayı nasıl sağladıklarını açıklayamazlar. Hele yüz binlerce insanın ölümü göze alarak sosyalist cennetinden niçin kaçtığı sorusuna cevap veremezler. (ÖTÜKEN, 10 Haziran 1965, Sayı: 19)

"Bu topluma yıllardır iyi, insanca, erdemli ve Türkçü olarak ne verildi? Hiç!.. Ama rezalet, rezalet, kepazelik adına ne varsa, ne kadar yalan akla gelirse bilim, sanat, ilerilik diye hepsi sunuldu. Kıyıcılığa hak denildi. Milletin çoğunluğuna "kuyruk" adı takılarak aşağılandı. Bir zümrenin ahlâksızca ihbarıyla dört yüz bin kişinin tutuklandığı zamanlar oldu. "Türkiye halkları" diye bağırıp soygunculuk yapan geri zekâlı bir anarşiste "İkinci Atatürk" diyen haysiyetsiz insanlar görüldü. Atatürkçülükten başka hiçbir prensip tanımadıklarım söyleyenler, Atatürk'ün adını unutturmak için elinden geleni yapan, para ve pullardan, resmî dairelerden resimlerini kaldırtan, mezarını yaptırtmayan İnönü'yü millî kahraman ilân ederek Anıtkabir'e gömdürdü. Millî düşmana kardeş diyen alçaklar çıktı." (Türk Budun, Ökün!)

"Atatürk'ten sonra Türkiye'de huzur diye bir şey kalmadı."(Açık Yürekli Olmak)

"Atatürk'ten büyük olamamak, yıllardır onun içini kemiren dertti." (Z Vitamini İnönü Kastediliyor)
« Son Düzenleme: 09 Mart 2012, 08:04:18 Gönderen: kocaadam »
 

Çevrimdışı Loki

  • İmparator
  • *
  • İleti: 7103
Nihal Atsız sevdiğim birisidir ırkçı özellikleri bir yana potansiyeli olan biriydi ve iyi yönlerini örnek almak daha doğru olurdu.

Tartışma çıksın istemiyorum'da  Yahudilere ırkçılık yapanı savunup bu adamı ırkçı düşüncelere sahip olduğu için hor görenlerin nasıl bir mantıksızlık içinde olduğunu merak ediyorum tükürdüğünü yalamak gibi bir şey olsa gerek.

Paylaşım için teşekkürler.

Çevrimdışı Baranduin

  • Filozof
  • *
  • İleti: 1004
Aslen Türk Solunu desteklememe rağmen, aynı zamanda Türk milliyetçisi olduğumdan mıdır, nedir Nihal Atsız'a da sempati duyuyorum.
 

Çevrimdışı Loki

  • İmparator
  • *
  • İleti: 7103
Aslen Türk Solunu desteklememe rağmen, aynı zamanda Türk milliyetçisi olduğumdan mıdır, nedir Nihal Atsız'a da sempati duyuyorum.

+1 Milliyetçilik ile alakası yok. Milliyetçilik ve vatanseverliği layığı ile yapan tek kişi olduğu için destekliyorum ben. Devlet Bahçeli gibi tipler nefret ettiriyor gerçi alakası yok vatanseverlikle gördük APO asılacağı zaman dediği şeyleri  '' Başbakan nasıl uygun görüyorsa öyle olur demişti , kendisi yardımcı olduğu dönemde ''

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.