Gönderen Konu: Muharebe Fall Weiss Harekatı # Bölüm - 5 (Son)  (Okunma sayısı 458 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KoKi

Fall Weiss Harekatı # Bölüm - 5 (Son)
« : 26 Temmuz 2018, 13:32:28 »
Doğudan Gelen Sovyet İşgali



molotov-ribbentrop anlaşması neticesinde ruslar pastadan daha büyük bir pay gitmeden (leh yenilgisinin de ayyuka çıktığı günlerde) doğu sınırlarından polonya’yı beyaz rusya ve ukrayna cephelerinden 800 bin askerle işgale başlarlar. 17 eylül’de olası bir polonya savunma planı sadece romen köprübaşı‘ndan ibarettir.

romen köprübaşı (przedmoscie rumunskie) bir leh son çare planıdır. ola ki almanya saldırısı çok güçlü geldi ve sınırda tutulamadı, tüm leh birlikleri o yıllardaki polonya- romanya sınırında (o yıllarda sınırları vardı bu ikisinin, bugün bu topraklar ukraynada kalmıştır) toplanarak insiyatif kullanabilecek bir güç oluşturmasını, oluşturamıyorsa köstence limanından batı ülkelerine transit geçiş yolları aramasını öngören bir tür mezar planıdır. polonya hükümeti ve hazinesi de bu gemilerde olacaktır. polonya ordusu ve hükümeti ülkeyi işgalci gücün insiyatifine bırakarak direnişi yurtdışından örgütlemeye gidecektir.

sovyetler sınırdan giriverdiğinde bu plan da doğrudan çöpe gitmiştir. sovyetler daha önceden girmeye de niyetlidir ancak pasifik kıyılarında japonya ile saldırmazlık anlaşmasını tam imza edememişlerdir. 15’inde japon-sovyet saldırmazlık anlaşması imzalanınca 17’sinde polonyaya girilmiştir. girildiği gibi de polonya-sovyet saldırmazlık anlaşması çöpe atılmıştır. bu anlaşma yırtıp atmalar ikinci dünya savaşı boyunca sürecektir. almanya aynısını rusyaya 1941’de, sovyetler 1945’te japonyaya yapacaktır. diplomatik açıdan da çok ilginç bir 10 yıldır bu.

varşova kuşatılmış polonya ordusu komple geri çekilirken bir de rusların girmesiyle herhangi bir operasyonel ya da taktik savunma planı vardıysa da artık yalan olmuştur. rusların ana saldırı istikameti minsk’in 50km kadar güneyinde (uzda havalisinde) toplanan yoğun bir tank konsantrasyonunun mir ve navahrudak üzerinden grodno’ya girmesi gibi görünmektedir. ayın 17’sinde süvari ve piyade ağırlıklı kuzey grubu navahrudak havalisine erişip bir günde 93km katetmişlerdir. hafif zırhlı güney grubu ise 197 km’lik bir sprint yaparak vavkavisk havalisine gelmişlerdir. bu gruplar ufak çatışmalarla 21 eylül’de birleşerek grodno’ya saldıracak ve 23 eylülde suwalki üzerine taarruz ederek sovyet nüfuz alanını çizecektir.

komutayı alan edward rydz-smigly sovyet sınırını tutan polonya birliklerine ruslara saldırmamalarını ve geri çekilmelerini emreder. cephe genelinde bu emre uyulur ancak polonya ordusu kaos koşullarını yaşadığı için iletişim her kademede iyi değildir. bu emri alamayan birkaç polonya birliği ruslara ateş açacak ve küçük çaplı ancak mühim çatışmalara sebebiyet verecektir.

Grodno Savaşı


ülkenin bu kısmındaki leh birliklerinde asker ve malzeme kalitesi o kadar kötü ve yetersizdir ki antitank timleri oluşturmuş leh alaylarında top bulunamamaktadır. mecburen gazyağı ve terebentin şişeleri ile molotof kokteylleri hazırlarlar. ancak o sıralarda bu icadın adı henüz molotof kokteyli değildir. onun için (bkz: kış savaşı) 3 ay daha finlileri beklemek lazımdır. grodno doğu polonya’nın büyükçe bir şehridir. varşova’nın doğusundaki her yer gibi batıya oranla çok izbe endüstrileşmemiş bir görünüm hakimdir. burayı izciler, polis memurları ve deneyimsiz ihtiyatlarla dolu 3000 kadar savunmacı tutmaktadır.

ruslar buraya 15. tank kolordusuyla girerler. ruslar tabii piyade desteğinden mahrum garip bir saldırı meydana getirdikleri için şehirlerde zırhlı savaş gibi bir derde de balıklama dalmışlardır. 23 kadar zırhlı araç ve tank kaybettikten sonra topçularını getirerek grodno şehir merkezini dümdüz olana kadar bombalarlar. leh askeri kurmay heyeti litvanya’ya geçebilmek için şehri terkeder ancak alelacele kaçarken bir savunma ya da teslim direktifi vermedikleri için çatışmalar bir süre daha devam eder. grodno teslim olduktan sonra ruslar 300 kadar içlerinde genç çocuklar olan savunmacı kafilesini kurşuna dizer.

Ülkeyi Terk Aşaması

grodno’nun da kaybıyla polonya hükümeti için savaş polonya içinde artık sürdürülemez bir hale gelir. bir genel emir yayınlayarak bunu yapmaya ehil askeri ve sivil tüm erkanın ülkeden kaçarak tercihen fransa’ya ulaşarak tekrar organize olmalarını ister. almanyayla ya da rusyayla barış görüşmelerine falan başlamazlar.

bunu yapamayacak iki eli almanlarla ya da ruslarla kanda olan birlikler savaşmayı sürdürürler. krakow ve lublin orduları tomaszow lubelski havalisindeki bir başka savaşta çok feci hırpalanır. 22 eylül’de slovak-alman taarruzundan evvel davranan sovyetler lvov’u alırlar. stalin 20 sene önce alamadığı intikamını böylece almış olur. ancak polonya ordusundan intikamını ayrıca alacaktır (bkz: katyn katliamı)

varşova 28 eylül’e kadar savunulur. modlin kalesi 16 gün dayandıktan sonra varşova’nın düşüşünün ertesi günü 29 eylül’de teslim olur. hitler eylül’ün son haftasında danzig’e bizzat giderek “polonya’nın bir daha versailles anlaşmasıyla falan asla dirilemeyeceğini” söyleyen bir konuşma yapar.

6 ekime kadar ufak tefek çatışmalar, yenilgiler ve sovyet `nkvd`’sinin ele geçirdiği kimseleri vurmasıyla geçen bir süreçten sonra tüm operasyonlar biter.

polonya hükümeti etrafta savaş dönerken tüm leh hazinesini toplayıp romanya’ya götürmeyi ve buradan gemilerle ingiltere’ye altın olarak götürmeyi başarmıştır. az buz değil tam 75 ton altındır bu. hükümet de aynı gemiyle londra’ya inerek sürgündeki polonya hükümeti olarak yaşamını sürdürecektir. ancak rusların en sonunda polonya’da kukla komunist bir devlet kurmasıyla o iş çok acıklı bitecektir ancak o da başka bir yazının konusudur.

leh ordusuna bağlı esir olmamış askerler yapabildikleri her yolla fransa ve ingiltereye ulaşarak buradaki özgür leh ordusuna katılmaya başlar. ancak bu çok uzun ve tehlikeli bir yoldur. romanya – yugoslavya – yunanistan gibi ülkelerde beş parasız kendi öz imkanlarıyla bunu yapmaya çalışan binlerce askerden çoğu yollarda telef olacaktır. bir ateşkes ya da barış anlaşması imzalanmadığı için alman esaretindeki bütün polonyalı askerler savaşı stalag kamplarında, bütün subaylar ise oflag kamplarında geçirecektir. rusların ele geçirdiği askerler bir süre sonra bırakılmakla sovyet güdümündeki `armia ludowa`’ya katılmak arasında bir seçime zorlanacak. esir bütün polonya subayları ise (neredeyse 28000 tanesi) tek tek kafalarından tabancayla vurularak öldürülecektir. tekrar (bkz: katyn katliamı)

Savaş Sonrası Durum

polonya ortadan kalkmıştır. almanlar işgal ettikleri toprağın bir kısmını doğrudan almanya’ya ilave ederler. poznan ve wartha nehri havalisi reichsgau wartheland adıyla bir gau (eyalet) haline gelir ve valisi (gauleiter) atanır. buradaki bütün polonyalı nüfus ise doğuya sürgün edilir. wartha’nın doğusundaki polonya için söylenecek bir bu kadar daha yazı vardır ancak o iş iki farklı açıdan incelenmelidir. polonya’daki yahudiler herkesin de malumu olduğu üzere holokost denen bir kıyma makinesine girmiş ve çok azı bundan sağ çıkmıştır. okumuş etmiş tüm polonyalılar toplanarak ortadan kaybolmuş, polonya bir köle ulus haline getirilme aşamasına varmıştır.

Harekatın Genel Askeri Analizi

* teorinin pratiğe bu denli kusursuz döküldüğü bir harekat askeri tarihte çok yoktur. bir örnek düşünün ki 20 yıl öncesinin savaş anlayışı tüm dünyada hüküm sürüyor. ancak generalleriniz vs barış zamanında oturup buna alternatifler geliştiriyor, kitaplar yazıyor. siz eskiyi 10 yıldan az bir sürede komple rafa kaldırarak yeniyi komple standartlaştırıyorsunuz. teori tank diyor, yeni dizaynlar çıkartıyorsunuz, teori yakın hava desteği diyor en isabetli pike bombardıman uçağını icat ediyorsunuz (bkz: stuka) böylesi bir doktrin modernizasyonunun meyvesini yemek herkese nasip olmaz. almanlar derslerini çok iyi çalışıp gelmişlerdir. bu sınavda aldıkları notu o yüzden haketmişlerdir.

* almanlar blitzkrieg’i tam anlamıyla test etmişler ve dünya aleme birinci dünya savaşından nasıl bir ders çıkardıklarını göstermişlerdir. 31 ağustos 1939’da savaştan bir gün öncesinde dünyada hakim görüş kısıtlı saldırı, baraj bombardımanı, ağır tahkimat, süvari operasyonları iken polonya’nın üzerinden geçildikten sonra hakim görüş artık zırhlı birliklerin yakın hava desteği ve yakın izleyen piyade ile herkesi hacamat etmesidir. doktrin değiştiren, ezber bozan, game changer bir harekat olmuştur. bundan sonra almanlar burada deneyim kazanan orduyu fransa sınırına yığıp bir blitzkrieg’de onlara yapacak, polonya’nın üç katı büyüklüğünde bir devleti de 6 haftada devireceklerdir. işin aslı polonya harekatında çıkan dersleri çalışan müttefik tarafında kimse yoktur. aval aval bakmaktadırlar. bu da onlara çok pahalıya mal olacaktır.

* polonya ordusunun yerleşim dispozisyon konusundaki büyük yanlışları askeri tarihte en çok eleştirilen şeyleridir. polonya silahlı kuvvetlerinin harekat boyunca kolordu seviyesinde açık alanda manevra yaptığı örnek yazıyla üçtür. ordu seviyesinde bzura hadisesinde bu birdir. 1 milyon asker elinde hiç insiyatif olmadan düşmanın elinde düşmanın kararlarıyla oyuncak edilmiştir. satranç oynarken tüm siyah piyonları beyaz hattan başlatmak gibi, ilk saldırıyı yapan düşmana bu kadar yakın başlayınca düşmandan insiyatifi almanın yolu artık kalmıyor. kendi ordunuzla rezil oluyorsunuz.

* polonya’da nehir geçişleri dışında bir yükselti olmayışı mobil savaşı çok kayıran bir hadisedir demiştim. aslında lehlerin tankın ne olduğunu bilerek süvariye deli gibi yatırım yapmasındaki asıl amaç atın üzerinden hiç inmeyip ona buna gallop hücum eden bir süvari sınıfını çok sevmelerinden değil, mobil piyade fikrine daha sıcak bakmalarıdır. o yaldır yaldır koşan atların tepesindeki süvari erleri piyade olarak savaşmaya hazırdır. çoğu havan topu da taşımaktadır. antitank tüfekleri de vardır. bu süvari tugaylarının çoğunluğu atı ve süvari manevralarını biniciyi uygun pozisyona intikal için kullanmaktadır. o pozisyon bulunduğunda at inilmekte, savaşılmakta, tekrar intikal gerektiğinde at binilmektedir. tabii vakit oldukça süvari hücümunu da es geçmemektedirler ama leh ordusuna tanka atla mızrakla charge ettiler demeden önce askeri gerekçelerini altyapıyı bilmekte de fayda vardır.

* stuka bu savaşın gerçek kazananlarından biridir. karşısına hızlı ve sert vuran bir avcı uçağı dizaynı çıkmadığı için çok ama çok başarılı olmuştur. stuka’nın daldığı alandaki düşman piyadesi için o canavar düdüklerinin ve sirenlerin psikolojik etkisi inanılmazdır. yakınlara bir stuka saldırısı var diye silahını atıp kaçan binlerce kişi vardır. ancak bunlar stukaların zaferin altın anahtarı gibi çok haketmediği bir imajı da edinmesine yol açmıştır. fransa seferinde de bu imajını iyice perçinleyecek sonra ingiltere göklerinde spitfire ve hurricane uçakları varken o imajını çok kötü kaybedecektir. uzun vadede polonya seferindeki stuka dizaynı başarısı tüm alman kurmayının stratejik bombardıman fikrinden iyice uzaklaşmasına yol açacaktır. bunun nedeni de şudur. elde stuka gibi bombasını iğne deliğinden geçirecek kadar isabetli ve yan ürün olarak psikolojik baskı uygulayan bir uçak var. 1000 kg kadar bomba taşıyabiliyor. almanlar olarak e o zaman bunu her yola getirelim her görevde kullanalım diyorsunuz. isabet en önemli faktör haline geliyor. oysa ki stratejik bombardıman denen hadise, yani 4 motorlu uçaklarınızı düşmanın endüstri altyapısına sokmak o fabrikaların ürettiği tankı uçağı stukaların pinpoint yoketmesinden daha efektif bir savaşa yol açıyor. ama stuka bu kadar başarılı olunca tabii gözünüz kör oluyor, halı bombardımanında hedeflerin %5i ila %15i ancak vurulabiliyor ne gereği var israfa, stuka %100 vuruyor diyip duruyorsunuz.

işte `b17` uçankaleler almanya göklerine 1000 adet geldiğinde 4 yıl sonra göreceksiniz o %15 nasıl bir şeymiş. yakın hava desteği her şeyin cevabı değil.

insanin üzerine bir stuka dalmasının nasıl bir şey olduğunu şu dunkirk videosuna bakarak bir miktar anlayabilirsiniz :

https://www.youtube.com/v/NO5oOJUUW74&fs=1&wmode=transparent

* polonya’nın yokolup gitmesi batılı müttefiklere çok değerli bir takım hediyeler getirmemiş de değildir. alman donanması ve ordusunun telsiz haberleşmesi için kullandığı enigma şifreleme aygıtına ilişkin bilgiler ingiltere’ye polonyalılar aracılığıyla gelir. lehler aslında enigma’nın ticari bir versiyonunu 1930’ların başında şansa bir şekilde ele geçirmişler ve varşova’nın kabaty mahallesinde bir kriptoloji enstitüsünde (biuro szyfrow) bu ilk versiyon enigma varyasyonlarını kırmayı becermişlerdir. marian rejewski adında dahi bir matematikçileri de vardır. bu bilimadamları ve notları harekattan sonra ingiltere’ye kaçarak bletchley park’ta alan turing’in alman şifresini kırmasının en büyük sebebi olacaktır.

Marian Rejewski

* çok bilinmeyen bir diğer trivia ise, almanların harekata başlarken tüm araçlarında kullandığı dev beyaz haçların lehler tarafından nişan tahtası olarak değerlendirilmesi ve alınan hemen hemen bütün isabetlerin bu haçların etrafında olması sonucunda almanlar balkankreuz tarzı iki renkli haça dönmüş boyunu da ufaltmışlardır.


harekatin materyal analizinde ise alman üstünlüğü tartışılmaz biçimde üstündür.

iki tarafın standart ekipmanını yanyana koyup bakarsak daha kolay anlaşılıyor. piyade tüfeklerinde her iki taraf ta mauser 98 dizaynlarıyla savaşmaktadır.

makineli tüfeklerde ise alman mg-34 genel maksatlı makineli kavramını dünya literatürüne sokarken lehler wz28 gibi şarjörlü dizaynlara yönelmiştir. polonya o sınırlı endüstriyel yeteneğiyle böylece piyadeye ayrı, ağır makineliye ayrı, tankın uçağın makinelisine ayrı dizayn ve üretim tesisi ayırmaktadır. almanlar ise piyadeye de tanka da araca da motora da mg-34 üretmektedir. almanların bu öngörüsü çok tutmuş, bu sistem bugün standart hale gelmiştir.

tabancalarda polonya kendini alıp wz.35 radom gibi efsanevi bir tasarım yapmayı becermiştir. bu silah o kadar büyük bir prestij objesi olacaktır ki alman ordusunda 1945’te berlin savaşı enkazında bile hala milletin belinden çıkacaktır.

araçlarda alman tank dizaynları panzer.1, panzer.2, panzer.3 ve panzer.4 tasarımlarıyla polonya’da boy göstermiştir. bunların üstüne çekoslovakya’da ele geçen bir miktar 38t tanklar da başarıyla görev yapmıştır. lehler ise ithal fransız ve ingiliz tanklarıyla modası geçmiş bir doktrinle savaşmaktadır.

lehler bunun da üzerine tanket ile uğraşan buna kaynak ayıran tek güçtür. kendilerine de çok bir faydası dokunduğu söylenemez.

uçaklarda almanlar avcı olarak messerschmitt bf109 a-b-c-d ve bf110 a-b modellerini başarıyla kullanmaktadır. leh hava kuvvetlerinde pzl.11 tek iş görebilen tasarımdır ancak parasol kanatları ve açık kokpitiyle bf109 ve bf110 ile aşık atacak kapasitesi yoktur.

hafif bombardıman uçaklarında almanlar ju-87 a ve b modeli stukalar ile operasyonun kaderini çok değiştirmişlerdir. lehler ise pzl.37 los ile başarılı bir model geliştirmişler ama kullanmak çok nasip olmamıştır.

bombardıman uçakları he-111 , do-17 ve ju-88 yine çok başarılı olmuştur. lehler ise ağır bombardıman uçağı bulundurmamaktadır.


alıntı:lobotomi.com -Anglachelm
 
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: napolyon94, 25itroy25, Dutchy

 

Foruma ilişkin tüm bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 14 gün içerisinde yanıt verilecektir.