Gönderen Konu: Kişi Köroğlu Üzerine - 2  (Okunma sayısı 1348 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hynkel

Köroğlu Üzerine - 2
« : 28 Temmuz 2018, 03:10:43 »
1. Kısım: http://paradoxfan.com/forum/1453-1836/t56030/msg947011/?topicseen#msg947011

Ancak Türk hayal gücündeki en büyük noksan da resme tepeden bakıldığında bir yerde Köroğlu’nun kendi vücüdunda kişileşmektedir. Adaletsizliğe karşı atına binip elde kılıç savaşabilen birilerinin en azından efsanelerde, türkülerde hikayelerde bile olsa varlığı bir halkı komple yeni bir merkezi opresyonda/baskıda yeni bir Köroğlu’ya özlem duymasına neden olacaktır. Bu da sadece bizde değil balkanlardan Özbekistan’a kadar böyle olacaktır. Biat kültürünün hüküm sürdüğü her yerde bir de Köroğlu vardır arka planda.


Bunu açalım. İdareye karşı ayaklanmayan, baskı, vergi, adaletsizlik karşısında dişini sıkan ve bunun geçmesini bekleyen bir dirayet makinası olan averaj anadolu insanı çok çok nadir de olsa arada bir, koşullar ve şans müsaade ederse bir adet Köroğlu çıkartabilmektedir. Bu figür arkasına büyük bir moral destek almakta, insanlar onun başarısı için dua etmekte ve adaletsiz idareye karşı verdiği mücadelenin hikayelerini duydukça zevke gelmektedir. Ama kılıcı biz de alalım, kır olmasa da boz ata, sütçü beygirine binelim de Köroğlu’na aktif destek verelim gibi bir fikir hiç bir zaman hasıl olmaz. Köroğlu yaşlanıp öldükten hikayeleri artık sadece kıraathanelerde bağlama eşliğinde halk ozanları tarafından çalındığı zaman bir başka Bolu beyi gelip siyasi baskıyı kaldığı yerden devam ettirir. Halkın o andan sonra artık tek yaptığı şey bir başka Köroğlu beklemektir. Bir tane çıktıysa ikincisi neden çıkmasındır. Bunun için iki nesil üç nesil, yüz kadar yıl da olsa beklerler. İçten içe çıksın dua ederler. Otoriteye, vergiye, baskıya beddua eder, diş bilerler. Köroğlu mk2 en sonunda geldiği gün ise kıratında yine yalnız olacaktır. Bu döngü nedense bir türlü kırılamamaktadır.


Bülent Somay devletin psikanalitik incelemesinde çok ilginç bir konuya temas etmektedir. Doğu ve Batı siyasi anlayışlarında iktidar kendisine göre bir Baba figürüdür. Devlet bir baba’dır. Aynı bir baba’nın evinde patria potestas haklarını kullanıyor olması gibi devlet evin ahalisi gibi herşeyi üzerinde tam bir iktidar sahibidir. Babaya haytalık yapılır, yaramazlık yapılır ancak bizim anlayışımızda Babayı çekip vuramazsınız. Çünkü o Baba’dır. Babanın bizim üzerimizdeki tasarruf hakları ve yetkileri biz doğmadan konmuş kurallarla sabittir. Köroğlu ise babaya sesi bir miktar yüksek çıkabilen büyük ağabey figürü gibi bir şeydir. Ağabeyin haklı olduğu durumlarda ses çıkarmadan içten içe kendisinin kazanmasını ister ev ahalisi. Ancak onun yanında aktif olarak yer almaz. Alamaz. Babaya biat/saygı o derece derinlere işlemiştir.


Batı toplumları ise Bülent Hoca’ya göre işte o siyasi babalık ile bizzat uğraşmışlardır. Ev ahalisi olarak babayla hesaplaşmışlardır. Onu tahttan indirmiş. Oliver Cromwell’in 1. Charles’a, Convention National’in Louis XVI’ye yaptığı gibi kafasını kesmişler, gücünü de paylaşmışlardır. O noktadan sonra aile babaları adımlarını dikkatli atmak zorunda kalmış bugün ise iktidar çok farklı oluşumlarda toplanmak üzerinde evrilmiştir.



Aşağıdan yukarıya gelen adalet, vatandaşlık hakları gibi günümüzde daha geçer sebepler yüzünden bizde hiçbir halk ayaklanması hiç bir zaman en tepedeki baba ile siyasi olarak hesaplaşmadığı için, yeniçeri isyanları, patrona halil, celaliler, sadece baba figürünü bir başkasıyla değiştirdiği ya da başka bir hakim figür, mesela ağabey bir anda yeni baba oluverdiği için biat Türk kültüründe bugün dahi çok canlı olarak varlığını sürdürmektedir.

Özetlersek Türk insanı sıkıntıya düştüğünde Bolu Beyi ile uğraşmak yerine hala ama hala bir Köroğlu çıksın da bizi kurtarsın diye beklemektedir. Eli taşın altına sokmak buralarda hala bir tabudur.

Yakın siyasi tarihimizde en köklü değişiklikleri yapmış Mustafa Kemal Atatürk bile ne kadar muhteşem bir insan ve inkılapçı ise de yalnızca bir baba figürüdür. Kendisine verilen soyadı Atatürk dahi Türklerin atası/babası demektir. Babaların en nüfuzlusu artık tarihimizde O’dur. Ancak başımıza gelebilecek bu en iyi baba figürünün inkılapları da bu döngüyü kıracak kadar uzun yaşayamamış, Devletin kutsallığı ve otoriteye koyunvari biat halkın damarlarına çok daha derin işlediğinden ve halk yeterince eğitilip siyasi bir yetkinliğe erişemeden boğazından aşağı parlementer demokrasi boca edildiğinden artık hemen hemen başladığı yere dönmüştür.



Devlete biat edilmesi için devletin başında kim olduğunun mühim olmaması da Türklere özgü çok ilginç bir kültürdür. Bunu devlete duyulan aşk  olarak söylesek de aslında yeridir. Devlet Türk kültüründe kendilerine hizmet eden bir organdan ziyade ölene kadar işler halde tutulması gereken bir karınca yuvası gibi olarak addedildiğinden şu anki iktidara ideolojik olarak en uzakta en muhalif duran mesela Atatürkçüler dahi sözkonusu devlet olduğu anda “herşey teferruattır” diyebilmektedir. Devletin başına saygı duymamak ancak devletin başının şahsi olarak yöneticilerini atadığı tüm kurumlara da (ve mesela sağladığı bilgilere, raporlara) körlemesine bir biat içinde olmak çok ilginç bir ruh hali olsa gerektir. Mesela Seçim kurulu verilerinde atıyorum bir kolpa olduğuna kani olsalar dahi devletin bütünlüğünü bozacak devlete karşı olarak addedilecek herhangi bir hareketten kaçınmaktadırlar. Devletin uzun süre sahibi olan bu kesim devleti hala kendilerinden ayrı bir yapı olarak görmeyi beceremedikleri için devlet organlarına karşı harekette bulunmaya geldiğinde durumu algılayamamakta, deyim yerindeyse mavi ekran vermektedir. Anlayanlar ise kendileri güçsüz görerek gizliden gizliye bir başka Köroğlunun çıkıp kendilerini bu sıkıntıdan kurtarmasını ummaktadırlar. Sistemin devamlılığı ile ilgili köroğlundan 500 sene sonra hala hiçbir aşama kaydedilememesi, elit sınıflarda bile bunun böyle olması şayanı hayrettir.

Bu sistemi kısır döngüden kurtarıp baba figürünün otoritesini ev ahalisine dağıtacak ve gücü halka verebilecek bir model mevcut mudur? Bilemiyorum, ancak bildiğim bir şey varsa bu yeni Bolu haritasındaki yeni Köroğlu’nun işinin sosyal medya aracılığı ile bir miktar daha kolaylaştığı. Şu an baskı altında olan toplumun nispeten okumuş, sandığa kör biatından ziyade sağlıklı siyasi tahlilini yönlendirebilen ve aralarında çoğunluk beyaz yakalı olan insan güruhunun eğer isterse bu denklemi bozabilmesi ve tekere Köroğlu’nun Bolu’da yaptığından çok daha ciddi ve etkili bir çomak sokması da iletişimin decentralized olması sayesinde çok ihtimal dahilindedir. Bolu beyi sizi öldürebilir, sürebilir, hapse atıp kör edebilir. Ama tebaasını iyileştirecek doktorları, inşaatlarını yapacak mühendislerini, bankalarını döndürecek finans uzmanlarını biat kafasındaki tebaa’dan devşiremez. İthal de edemez. En önemlisi sizi artık susturamaz. Bolu’nun sizin emeğinize olan ihtiyacı Köroğlunun kıratından çok daha etkili bir silahtır.

Aslan gücünün farkına varırsa bu bekleyişi belki de o gün geçersiz kılar.

Acep o günü beklemek de bir Köroğlu bekleyişi midir, Kimbilir.


Yazar: Anglachelm
Kaynak: www.lobotomi.com
« Son Düzenleme: 19 Eylül 2018, 16:04:52 Gönderen: ceylankral »
Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

 
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper

Çevrimdışı Noman Man

Ynt: Köroğlu Üzerine - 2
« Yanıtla #1 : 28 Temmuz 2018, 08:45:24 »
Sosyalist oldum okumayın.  ;D
Şaka bir yana güzel yazılmış bir yazı Atatürk'ün bu konuyla ilgili bir sözü vardı ama tam hatırlayamadım.
Hardcore denemesi mi grup denemesi mi yoksa zenci gücü mü bu fikir nedir açıkla bize :)
Paradoxfan gelişiyor..
 

Çevrimdışı vakanüvis

Ynt: Köroğlu Üzerine - 2
« Yanıtla #2 : 28 Temmuz 2018, 10:40:45 »
Bu makale forumumuzun "edebiyat ve hukuk" makelesi olabilirdi. dikkatli olalım beyler böyle çok hararetli yazılar yazmayalım. Sonra devlet babanın kuĺağina gider de forumumuz serveti fününe döner...

Edit: şaka bir yana makale bir şeyi gözden kaçırıyor  günümüz insanının sıkıntısı sindirilmek değil, yalakaliktır yani adam diyor ki "düzen başkaldırıp sahipsiz kalacağıma düzen ile her türlü işbirliğini yapıp bir elim balda diğer elim yağda yaşarım "
Aslında dısardan bakınca çok da mantıksız değil...
Sen kendini düsün @Hynkel , mevcut düzeni eleştiren makaleler paylasmaktansa mevcut düzende müttefik bulmaya çalışsan o jandarma mülaktından geçerdin değil mi ?
« Son Düzenleme: 28 Temmuz 2018, 10:48:43 Gönderen: vakanüvis »
Savaş, sonsuz yaptırım ister
-Cicero
 

Çevrimdışı Rapper

  • Redwood Original         Men of Mayhem
  • Onursal Üye
  • Dük
  • *
  • İleti: 1541
  • Beğenildi: 18 kere
  • Redwood Original
Ynt: Köroğlu Üzerine - 2
« Yanıtla #3 : 28 Temmuz 2018, 11:49:52 »
Alıntı
Özetlersek Türk insanı sıkıntıya düştüğünde Bolu Beyi ile uğraşmak yerine hala ama hala bir Köroğlu çıksın da bizi kurtarsın diye beklemektedir. Eli taşın altına sokmak buralarda hala bir tabudur.

Yakın siyasi tarihimizde en köklü değişiklikleri yapmış Mustafa Kemal Atatürk bile ne kadar muhteşem bir insan ve inkılapçı ise de yalnızca bir baba figürüdür. Kendisine verilen soyadı Atatürk dahi Türklerin atası/babası demektir. Babaların en nüfuzlusu artık tarihimizde O’dur. Ancak başımıza gelebilecek bu en iyi baba figürünün inkılapları da bu döngüyü kıracak kadar uzun yaşayamamış, Devletin kutsallığı ve otoriteye koyunvari biat halkın damarlarına çok daha derin işlediğinden ve halk yeterince eğitilip siyasi bir yetkinliğe erişemeden boğazından aşağı parlementer demokrasi boca edildiğinden artık hemen hemen başladığı yere dönmüştür.

 :yes: :yes:
 
 

Çevrimdışı Hynkel

Ynt: Köroğlu Üzerine - 2
« Yanıtla #4 : 28 Temmuz 2018, 14:50:45 »
Bu makale forumumuzun "edebiyat ve hukuk" makelesi olabilirdi. dikkatli olalım beyler böyle çok hararetli yazılar yazmayalım. Sonra devlet babanın kuĺağina gider de forumumuz serveti fününe döner...

Edit: şaka bir yana makale bir şeyi gözden kaçırıyor  günümüz insanının sıkıntısı sindirilmek değil, yalakaliktır yani adam diyor ki "düzen başkaldırıp sahipsiz kalacağıma düzen ile her türlü işbirliğini yapıp bir elim balda diğer elim yağda yaşarım "
Aslında dısardan bakınca çok da mantıksız değil...
Sen kendini düsün @Hynkel , mevcut düzeni eleştiren makaleler paylasmaktansa mevcut düzende müttefik bulmaya çalışsan o jandarma mülaktından geçerdin değil mi ?

Girerdim ama girmek isteme sebebime ihanet etmiş olurdum.
Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

 

Çevrimdışı vakanüvis

Ynt: Köroğlu Üzerine - 2
« Yanıtla #5 : 28 Temmuz 2018, 15:33:45 »
Girerdim ama girmek isteme sebebime ihanet etmiş olurdum.
Aynen öyle ve millet %99 oranla oralara para ve prestij için girmeye çalışıyor... adamsın yine de takdir ettim. görüşüne katılsam da katılmasamda para ve prestij için değil de bu millete bir katkısı olmak için o tür yerlere girmek isteyenlere saygı duyarım.
Savaş, sonsuz yaptırım ister
-Cicero
 
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Hynkel

Çevrimdışı Baris

Ynt: Köroğlu Üzerine - 2
« Yanıtla #6 : 29 Temmuz 2018, 21:06:54 »
Eskiye oranla modern insan kendince canı daha kıymetli diye düşünüyor bence. Yazıda belirtilen beyaz yaka her kadar sistemi isterse bloke edebilecek gücü sahipse de bunun yaptırımlarını göze almak kolay değil. Hayatı daha verimli yaşamak üzerine bilinçli ve önce kendini kurtarmaya. Dünya ve ülkeler kolay kolay düzelmez. Devletlerin kolluk gücü olanakları da artık eskiye göre çok üstün. Basın desen artık büyük firmaların elinde, Avrupa özelinde de bu böyle. Ama bizim ülkemizin özellikle sivil toplum kuruluşlarının gelişmesi lazım.
 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.