Gönderen Konu: Kişi Köroğlu Üzerine - 1  (Okunma sayısı 1301 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hynkel

Köroğlu Üzerine - 1
« : 28 Temmuz 2018, 03:06:53 »
Her ülkenin kendi folklorunda düzene karşı durabilmiş halk kahramanları bir şekilde hatırlanıyor. Ortaçağ İngilteresinde yarı mistik Robin Hood, ondan biraz daha gerçek İsviçreli Guillaume Tell, İskoç William Wallace, Hollandalı Pier Gerlofs Donia’nın ortak paydaları kendilerinden çok daha üstün bir organizasyon, silah gücü ve finansal olasılıklara sahip siyasi entitelerin karşısında kendilerinden beklendiği gibi korkup sinmeden “kendilerince” direnişe geçmeleri. Bu isimler tabii daha uzayıp gidiyor ve sisteme ciddi bir yapısal hasar verenler olsa da direndikleri güçlere karşı sınırlı imkanlarıyla total bir zafer kazananları pek yok. Buna en yaklaşanlardan biri olan Spartacus’un hikayesi Appia yolunun iki şeridinde Roma’ya kadar ordusuyla beraber çarmıha gerilmek oluyor. Robin Hood’un aslında sisteme dair bir eleştirisi zaten yok, Whitby’de bir korsan gemisi içindeki herkesi okladıktan sonra bir manastırda ölüyor. Wallace’ın ayaklanması kendisinin asılıp indirilip dörde bölünmesiyle bitiyor. Guillaume Tell ise oğlunun başındaki elmayı emirle vurduktan sonra Avusturya valisi Albrecht Gessler’e de suikast düzenleyerek aslında aralarında en başarılılardan biri oluyor. Ancak İsviçre’nin bağımsızlığı için kendisinden biraz daha fazla şeye ihtiyaç olduğu için halk kahramanlarının sıfırdan en tepeye geldiği pek gözlenmiyor.



Bizde ise otoriteye karşı -eğer varsa- hareketler genellikle ya azınlığın değişik dini ya da mezhebiyle bu eşleştirildiği için opresif idareye karşı halk kökenli bir hareket olarak bunlar pek görülmez. Celali isyanları mesela birer huzursuzluktur. Celaliler hakim mezhebe göre Alevi-Bektaşi oldukları için zaten huzursuzluğun çekirdeği olarak görülmektedir. Pir Sultan Abdal’ın idari eleştirisi mezhep farkındandır. Devlet’i Ali Osman’ın mezhebi onikiler şiası olsa kendisinin yine ayaklanacağı mesela düşünülmediğinden bu böyledir. Şeyh Bedrettin ise kendi politik gücünün konsolidasyonu ya da kendi devletini kurmak için ayaklanıyor gibi bir imaj vermektedir. Kastoryotoğlu İskender Bey (Skanderbeg) ise etnik yabancı osmanlı’ya karşı bildiğini yapmakta ülkesini savunmaktadır. Bunlar şu an halk kahramanlığına yakın düzeyde seyrediyor olsa da otoriteye başkaldırışlarındaki siyasi sebepler ele avuca gelir, “ha bu yüzden” diyebileceğimiz şeylerdir.

Köroğlu işte öyle değildir.


Sovyetler Birliğinin Köroğlu anısına bastırdığı pul serilerinden biri


Köroğlu Yaşar Kemal romanlarından fırlayıp çıkmış bir karakter gibidir. Kendisi daha sonra Üç Anadolu Efsanesi’nde bunu gayet destanlaştıracak da olsa daha sonradan yazacağı Anadolu kahramanlarında da Köroğlu mitinden çok beslenecektir. Bilmeyenler için kısa bir özetini geçersek Köroğlu, Koca Yusuf namlı efsanevi bir at yetiştiricisinin oğludur. Bolu beyi Koca Yusuf’a yaşayan en doru en güçlü atı bulmasını ya da yetiştirmesini emreder. O da olabilecek en hastalıklı cılız ve albino atı bulup “aha buldum” diyecektir. Bunu direkt bir aşağılama kabul eden Bolu beyi Koca Yusuf’un gözlerine kızgın miller sokup kendisini kör eder. Koca Yusuf’un oğlu Ruşen Ali bu sayede artık körün oğlu, ya da Köroğlu olarak anılacaktır. Atı içine bir milim bile güneş girmeyen bir ahırda organik spa kürüne tabi tuttuktan sonra at gerçekten Rohan’da gezen Gölgeyele gibi bir efsanevi at haline gelir. Öyle ki çamur deryasında dörtnala koşup toynaklarını bile kirletmemektedir. Köroğlu bu Kır-At’ın üzerine elde kılıçla çıkıp artık babasının kanunsuz sorgusuz sualsiz ve yanlış yere kör edilmesinin intikamını almaya yemin etmiş bir otorite karşıtı figür haline gelir.

İşte bu siyasi opresyon/baskı karşıtlığı Köroğlu’nu gri, nispeten seküler ve adalet orjinli bir karakter haline getiriverir. Köroğlu Bolu beyi olmak istememektedir, hakim dini veya mezhebi yıkıp yerine yenisini getirmek de istememektedir. Adalet istemektedir. O zamana kadar adaletsizliğe karşı yaptıkları yapacakları sadece mevcut otoritenin sahibi kimse ölüp gitmesini beklemek olan Anadolu halkı için bu haklı sayılacak sebepleri olan bir genç yiğidin elde kılıç altında kırat gibi anadolu rock figürleriyle merkezi idareye karşı durabilmesi karşısında hem çok korkarlar hem de çok saygı duyarlar. Köroğlu’ya karşı duyulan bütün duygular genellikle başka kimsenin yapmaya götünün yemediği cesaret timsali işleri doğuştan gelen bir karizma ve kişilik patlamasıyla yerine getiriyor olmasıdır. Bu halk kahramanının kavga ettiği ejderin o zamana kadar rakibi yoktur.

Kendisi o kadar efsanevi olmuştur, günümüz ikonografisinde bile o denli etkilidir ki Köroğlu hikayesinden bihaber nesiller dahi “Silah icat oldu mertlik bozuldu” sözüne aşinadır. Veya Türk siyasi hareketinin son 75 yılına damgasını vurmuş olan Kırat gibi bir sembolün ne olduğunu bilmektedirler. Dahası aslında iktidar namzedi siyasi partiler bile bu popülariteden pay almak için “sizi beladan kurtarmaya geldik” imajını iktidarın baş düşmanı sembollerden olan kıratla falan vermeye çalışacaktır.






2. Kısım:http://paradoxfan.com/forum/1453-1836/t56031/
« Son Düzenleme: 19 Eylül 2018, 16:04:30 Gönderen: ceylankral »
Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

 
Sıralanan üye(ler) bu iletiyi beğendi: Rapper, KoKi, napolyon94, alemdar1227, 25itroy25

Çevrimdışı Rapper

  • Redwood Original         Men of Mayhem
  • Onursal Üye
  • Dük
  • *
  • İleti: 1541
  • Beğenildi: 18 kere
  • Redwood Original
Ynt: Köroğlu Üzerine - 1
« Yanıtla #1 : 28 Temmuz 2018, 11:40:56 »
Sabaha doğru saat 3'te bile böyle okunaklı, tane tane yazılmış ve sıkmayan, ufku açan bir post... Teşekkürler hynkel.
 
 

Çevrimdışı The Last Kaiser

Ynt: Köroğlu Üzerine - 1
« Yanıtla #2 : 28 Temmuz 2018, 16:20:36 »
Bilgilendirici :)
 

 

Forumdan uzaklaştırmalara itiraz, yasal talepler veya uygunsuz içerik bildirimlerinizi İletişim Sayfamız üzerinden yapabilirsiniz. 3 gün içerisinde yanıt verilecektir.