Gönderen Konu: Takiyüddin bin Maruf  (Okunma sayısı 1096 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı anderas andersen

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 294
  • Mod üzerine boş boş çalışan birisi
    • Profili Görüntüle
Takiyüddin bin Maruf
« : 10 Mayıs 2015, 13:00:33 »
Yakın zamanda bir kitap okudum ve Takiyüddin efendinin rasathanesinin "Allah'ın işine karıştık veba bu yüzden geldi Osmanlıya" gibi bir söylemle Şeyh-ül İslam'ın fetvası ile yıkıldığı ve çalışmalarının toplatıldığı yazıyordu. Bu konuda bir bilgisi olan var mı? Neden bu kadar büyük bir bilim adamına böyle bir şey yapılsın ki??
 

Çevrimdışı KIZILORDU

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 415
  • Ceterum censeo carthaginem esse delendam!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Takiyüddin bin Maruf
« Yanıtla #1 : 11 Mayıs 2015, 01:11:21 »
Yüksek medeniyetler kurmuş, büyük başarılar elde etmiş toplumlar artık mevcut medeniyetlerini ayakta tutacak güçten düşmeye, eski büyük başarıları geride bırakmaya başladıkları anlarda kelimenin tam manasıyla siyasi ve içtimai alanlarda tıkanmış vaziyete düçar olurlar kolay kolay kendilerini toparlayamazlar. İşte 16.yüzyılın ikinci yarısından sonra Osmanlı Medeniyeti içinde geçerli olan durum budur. İktisadın gerilemesi ve maddi verimliliğin azalması aranan metaların bulunamaz hale gelmesi ve yahut çok yüksek meblağlarla alınabilir durumda olması toplum yaşamını mahvetmiştir. Toplumsal işleyişi bozulan Osmanlıların doğal olarak toplumsal yaşamı da -Takiyyüddin'in rasathane açtığı dönemde- bunalım halindeydi. Dinin yüksek tesiri altındaki memleketlerde ne zaman ki böyle büyük sorunlar çıkmıştır işte o zamanlar sorunu çözecek bilimsel metotlar daha keşfedilmeden bir takım dinci çevreler ortaya çıkar ve ipleri eline alır, devletler sorunu çözmek için hareket etmeden önce onlar harekete geçerler ve kendilerinden başka kimseye bu meseleler üzerinde çalışma hakkı tanımazlar. Osmanlı devlet adamları XVI.Yüzyılın ikinci yarısında uğraşmak zorunda kaldıkları sorunlara gerekli çözümleri daha üretememişken ve hatta bu sorunların çözümü üzerine düşünme aşamasına dahi yeni geçmişlerken radikal islamcılar kendi düşüncelerini cebren kabul ettirme yoluna gittiler. Emin olunuz Takiyyüdin 1580 yıllarında değilde doğrudan islam peygamberinin hane halkından insanların yönetici oldukları 4 halife dönemlerinde yaşamış ve astronomi üzerine çalışmalar yapmış olsaydı kimse onun uğraşılarına karışmazdı zira bilimsel ve sanatsal çalışmalar ancak iktisadi ve sosyal bir sebepten ötürü başında ağrı hissetmeyen toplumlarda gelişebilir. Takiyyüddin'in yaşadığı dönemde ise Osmanlı iktisadi düzeni resmen bir çöküş içerisindeydi. 1581 yılında 70 akçe eden 1 venedik dukası 1590 yılına gelindiğinde 160 akçeye fırlamış, osmanlı parasının alım gücü çok büyük değer kaybederken aynı zamanda devletin akçe cinsinden geliri de azalmıştı. Bunalım halindeki başkent halkı her türlü sebepten birikmiş olan sinirini ne yazık ki Takiyyüddin'den çıkarmıştı. Aynı şey Emir Timur'un oğlu Şahruh'un ölümünden sonra Türkistan sahasında oluşan düzensizlikten sonrada yaşanmış daha önce 30 seneden fazla rasathanesinde rahatça çalışan ve çalışmaları yüreklendirici seviyede destek gören Mirza Uluğ Bey radikal islamcılar tarafından katledilmişti. Halbuki öldürülmeden sadece bir kaç yıl önce, yönetmeyi beklediği devletin refahında herhangi bir sorun görülmediği için astronomi çalışmaları Türkistan halkı tarafından gurur verici bir uğraş olarak görülüyordu.

Ne oldu da bu halk takiyyüddin'in rasathanesini donanmanın toplarıyla yıkacak kadar gerildi diye merak ediyorsan şuraya bir bak azıcıkta olsa birşeyler aydınlanır kafanda :http://www.paradoxfan.com/forum/index.php?topic=45119.0
 

Çevrimdışı Celali

  • Tımarlı Sipahi
  • *
  • İleti: 331
  • Roma Prensi
    • Profili Görüntüle
Ynt: Takiyüddin bin Maruf
« Yanıtla #2 : 12 Mayıs 2015, 21:51:16 »
Bu rasathaney yıktıran kadızadelerdir.Hiçbir osmanlı alimi bu rasathaneye karışmazken Kadızadeler padişahın aklına girerler.
Bu kadızadelerin adetleri düşünceleri modern selefi akımlara uymakta.Peygamberden sonra gelen şeyleri bid'at kabul etmekdeler bunların 17.yy ilk yarısında gücü fazlaydı köprülü mehmed paşa bunları sürgünlerle def etti.

Böyle selefi akımlar ne zaman devlet sosyal,iktisadi ve askeri anlamda dara düşse bunalıma girse ortaya çıkarlar şu an afganistan ve ırak aynı durumda işgal edildiler sonuç selefi örgütler savaş çıkardı.

Osmanlı zamanında tasavvuf ile diğer alimler bunlara karşı ilmi bir savaş verip bunların iddalarını çürüttü fakat olan yarım asır önce olmuş bu kadızadeler rasathaneyi yıktırmıştı.
Örneğin bu kadızadeler tasavvufu anlamaz ve nefret ederdi halkı kışkırtırdı bunlarla tasavvufçular tartışmaya girdi bunlar kaybedince değerleri azaldı köprülünün sürgünleri bitirdi.

Yani önüne gelen her  islamcı radikal değil.
« Son Düzenleme: 12 Mayıs 2015, 21:53:27 Gönderen: Celali »
-Gürz ve Zafer- bir 17.yüzyıl efsanesi http://www.paradoxfan.com/forum/index.php?topic=39356.0

-Timur İmparatorluğu Diriliş -
http://www.paradoxfan.com/forum/index.php?topic=43995.0